Skip to main content

Full text of "Melamiler ve melamilik"

See other formats



i 


' • .. . 








! ' ' 













D 



abdOlbakI 

KONYA LiSESt EDEBtYAT MUALLtMI 







MELAMILiK 

VE 

MELAMILER 



^"""Tl 


-"•n' 


'^l 1 


i 




-* 

*2l 



I 



19 3 1 

ISTANBUL 
PEVLET MATBAASI 



r 



o# 



/c>m ed-e-t-cwi-t; &dli4 &e/efr*kfa& /a^/£^it /i<6Ucila^ aevip- 



4-e-/: SA,. ^^^^^.j^Wc^ 1 c S/f 



^e t'/^a^ e-c/i^a-bi^/z-i. 



Tiirkiye'nin dini tarihini meydana getirebilmek iqin, Tiirkiye'de inki- 
saf eden muhtelif tarikatlar hakkmda etrafh ve saglam monograf iler ya- 
zilmasi birinci larttir.Umumiyetle islam tasawuf u tarihini yazabilmek iqin 
de gok buyiik yardimi olacagi bedihi olan bu cins monograf iler, mahdut 
ve muayyen bir mevzuu biliun teferruatile ihata edebilir. Herhangi bir 
tarikatm mensei, inkisafi, bashca sahsiyetleri, ayin ve erkam, subeleri, cog- 
rafi tevezziiu, igtiamt te'siri, sair tarikatlarla rabita ve munasebetleri boy- 
le monografiler sayesinde saglam bir surette tesbit edilmeden, daha umu- 
mi mahiyette eserlerin viicude gelmesi imkanstzdtr. Avrupa'da islam tet- 
kikati henilz okadar ilerlememis oldugu zamanlarda, tasawuf tarihine ve 
tarikatlere dair umumi mahiyette bazt eserler nesredilmi§ti; halbuki tetki- 
kat ilerledikge, alelacele meydana getirilen terkibi ve umumi eserler bir ta- 
rafa btrakridt; bir taraftan eski metinlerin nesrine ve tercemesine, diger 
tarafian buyiik mutasavviflarin sahsiyetleri hakkmda, yahut tasawuf 
tarihinin muhtelif meselelerine ait monografiler yazdmaga baslandi. 

Dogru ve saglam bir yol takip eden bu tetkikatm heniiz haslangigta 
oldugunu soyliyebiliriz. Bilhassa Turkler arasmda inkisaf eden tarikatler 
ve buyiik Ti/r k sofileri hakkmdaki malumat henilz qok iptidai bir ma- 
hiyettedir. Mesela «Kalenderiye» tarikati gibi Islam tasavvufu tarihinin en 
miihim cereyanlarmdan biri hakkmda heniiz hiqbir ciddt tetkik yapilma- 
mtsttr; XIV — XV inci astrlarda Anadolu'da buyiik bir ehemmiyet kazan- 
dtgtm ahiren meydana qtkardigtmiz (Der Islam. XIX, S. 18 26) «Kazeru- 
niye =tshakiyes> tarikatinin simdiye kadar isminden baska bir seyi bilin- 
miyordu; XIII iincii asirdan hashyarak Anadolu'da da ehemmiyet kazd- 
nan«Hayderiyet» tarikatinin heniiz ismi bile pek malum degildir . . . Bu gi- 
bi misalleri namutenaht uzatmak kabildir, Goruliiyor ki bu sahada daha 
yaptlmasi icap eden birgok miihim isler vardtr. 

iste ktymetli talebemden Abdulbaki Bey'in bugiln iltm alemine takdim 
ederken hakli bir iftihar duydugum bu miihim eseri, bu derin bosluklar- 
dan birini dolduracak mahiyettedir ; Islam tasavvufu tarihinin biiytik ce- 
reyanlan arasmda qok dikkata sayan olan ve edebiyat sahasmda da miihim 



mahsuller vermis bulunan melametiye meslegi, «Ankarah Haci Bayram't 
Velt» ile, hilhassa XV inci astrdan itibaren, Turkiye'de biiyiik bir ehemmi- 
yet kazanmis, ve ugradtgt resmi takibat uzerine son asnlarda izi kaybolmak 
derecesine geldikten sonra, XIX uncu asir ortasmda Seyyid Muhammet 
Nurul'arabi ile tekrar meydana gtkarak Ikinci Mesrutiyet devresinde siyast 
sahada da buyuk roller oynamistir. Melametiye cereyanimn tik safhasi R. 
Hartmann'm bu husustaki kiymetli tetkiki sayesinde azgok vuzuh ile an- 
lasilmaktadir. Fakat Turkiye'de meydana gtkan Bayrami Melamiligi ve hil- 
hassa son devir Melamiligi, simdiye kadar Avrupa'da ciddi suretle tetkik 
edilmemisti. Sadtk Vicdant Bey'in «Tomar-i Turuk-u Aliye»silsilesinde Me- 
lamilige tahsis ettigi cuzu'de ikinci ve iigiin devir melamilikleri hakktn- 
da verdigi malumatt istisna edecek olursak, memleketmizde de bu mese- 
le hakktnda yazdmis mukim bir sey yoktur denebilir. Iste Abdiilbaki Bey' 
in eseri bilhassa bu miihim boslugu doldurmak igin yaztlmtstu; burada tik 
Melametiye cereyam hakktnda verilen malumat daha ziyade bir medhal 
mahiyetindedir; ciinki, Abdiilbaki Bey, fa'aliyetini en ziyade ikinci ve iigiin- 
cu devhier Melamiligi uzerinde teksij etmesi hususundaki tavsiyemi tama- 
mile nazan itibara almts ve mesaisini buyuk bir muvajfakiyetle tamamla- 
mistir, Eseri tetkik edenler, geng mutetebbiin ne yorulmak bilmez bir fa'a- 
liyetle galtstigtni itirafa mecbur olacaklardtr; O, umumiyetle bilinen 
membalardan baska, simdiye kadar ilim alemince isimleri bile bilinmeyeu 
bircok yazma membalan da bin miiskilat ile araytp bulmus, ve onlardan 
buyuk bir dikkat ve itina ile istifade ederek yalmz tasawuf tarihini degil, 
Tiirk edebiyatt tarihini de siddetle aldkadar eden bu cok giizel monogra- 
fiyi meydana getirmistir. Bize ilk kitabt olarak bu kadar olgun bir eser 
veren geng muelliften ilim alemi daha birgok hizmetler bekliyebilir. 



I 



iLK DEVRE MELAMlLERl 



MELAMETILER 



KOPRVWZADE MEHMET FUAT 



^^ l -• i i- 



^^s>^ 



1 — Melametiler 




EBU SALIH HMDUN IBNI AHMED 
IBNI AMMARULKASSAR 

. Ilk devre melamiligi «Melametiye» unvanile maruftur ve «§eyh Ebiil- 
kasim Abdiilkerim ibni Hevazeniil Ku§eyri is^'W'i 1 c?, c/- 11 ^ ^\j>\ &» 
nin risalesinde ve yine Ku§eynnin muasin olan ve Nefehata nazaran 
« §eyh Ebiilfazl ibni Hasan o-^ Cr. J-^M & » isminde birisinin miiridi bu- 
lunan «Aliyyibni Osman ibni ebu Aliyyiil Gaznevi tf^'i» y} Cr. z& Cr i* » [1] 
nin «Ke§fiil mahcub v^ 1 ^^» ismindeki eserinde tasrih edildigi vechile 
birinci tabaka ricalinden Ni§aburlu «Ebu Salin Hamdun ibni Ahmed ibni 
Ammariil kassar» tarafindan bir meslek olarak ne§redilmi§tir. 

Ebulkasim Ku§eyri, risalesinde Hamduni Kessan anlatirken «Ni§abur 
Melametileri ondan inti§ar etmistir. Salimul BariisT u»-jjU(fu V e Ebu Tii- 
rabi Nah§ebi u^v^i Ile sohpet etti. 271 senesinde oldii,, [2] diyor. 
Kesjiil mahcnb sahibi de kitabinda Melamilik hakkmda bazi malumat 
verdikten sonra Ebu Salih Hamduni kassar hakkmda — VwSi\>j i*j^j.»is>»9 » 
««.u &<rj jUiiisjif,> .«-t j. ^*- £u >i ^«M- sozlerile baskyarak §u malumati 
veriyor : 

«Mesayihin kudema ve miiteverrianindandi; fikih ve ilimde yiiksek 
derecede idi. Siifya.ni sevn gj* b^*~ mezhebine salik ve tarikatta Ebu 
Tiirabi Nah§ebi miiridi idi» [3] 

Yine ayni kitabm 14 iicii babinda «Kassariyye *>--*» den bahsedilir- 
ken "Bu tarikin Ebu Salih Hamduni Kassara mensup bulundugu ve 
Hamdunun buyuk alimlerinden ve bu tarikm (Melametin) sadatmdan 
oldugu ve tarikinin Melameti nesjr ve lzhardan ibaret bulundugu » tasrih 
edilmektedir. 

§eyh Ferideddini Attarin Tezkirei evliyasi da Hamduni kassar hakkin- 



[1] "Aliyyibni Osman ibni Ebu Aliyyiil gaznevi,, hakkmda "Nefehat,, a miicacaat.. 
Miirat molla kiituphanesi No 1302, varak: 156 

[2] Ku§eyri risalesi, 1284 senesi Bolak tab'i, Sa: 24 
[3] Ke§fiil mahcup, Dariilfiinun kiituphanesi, Sa : 132 



4 Ilk devre Melamileri 

da malumat verirken kuseyri ve ke§fiil mahcubun beyanatmi teyit ve 
tekit etmektedir. [1] 

"Nefehatiil uns o-W^i**" te bu zat hakkinda daha fazla malumat var- 
dir. Nefehata gore de Melametilik, tabakai ula ricalinden ehli melame- 
tin §eyh ve imami olan Ebu Salih Hamduni kassar tarafindan ne§redil- 
mi§tir. Cami, Hamduni Kassann nam ve §6hretinin Iraka kadar gittigini 
ve Sehli Testeri <sy^ J*- (vefati 283) ile Ciineydin •*-»■ (297) onu met- 
hettiklerini; hatta «Eger Ahmedi miirselden sonra peygamber gelecek. 
olsaydi onlardan (Melametilerden) olurdu» dediklerini kaydediyor. Bun« 
dan baska Hamdunun vefatindan sonra sagirtlerinden «Abdullah ibni 
Menazil Jj^* <>. ■A'-»**» m tariki melameti nesretmege devam eyledigini de 
soyliyor. [2] 

Butiin bunlardan anhyoruz ki Melametilik, Hamdundan evvel de mev- 
cut imis. Fakat her halde bu giin de biitun tarikatlar erbabinm kabul 
ettigi gibi bir suluk hali ve bir irfan ne§'esinden ibaretmis,. Melameti 
Ni§aburda bir meslek halinde nesreden Hamduni Kassardir. 

Hamduni Kassar, zamamnin cok biiyiik ve nafiz §eyhlerinden oldugu 
gibi §6hreti de her tarafa yayilmimis. ve hatta Ciineyd gibi «Seyyidiit 
taife ^'mu- » addedilen ve umumi bir hiirmete mazhar olan bir zat bile 
kendisini en yiiksek ve tazimkar kelimelerle methetmi§tir. Hamdunun. 
zamamnda iktisap ettigi bu §6hret, uzun miiddet devam etmi§tir. Hatta. 
Cami bile Hefehatmda seyhin Melamet hakkinda ve mev'iza tarzinda 
soyledigi sozleri yaziyor. 



[1] Tekiretul evliya U^sy'i": Ferideddini Attar jIUp^jiHa.jS .. «ReynoIdA. NicholsonJuit 
Leyden tap'i. ( 1905. 1323 HicrT ) Cilt : 1 . Sa: 331 - 335. Ferideddini Attar hakkinda 
Hazinetiil Asfiyaya miiracaat: Cilt: 2. Sa: 262 

[2] Nefehat. Varak: 29 



II 

HAMDUNI KASSARDAN BA§KA VE KISMEN ONDAN 
MUKADDEM MELAMETlLER 



Hamduni Kassan Melametin ilk na§ir ve mumessili addetmek tama- 
inile yanh§tir. Melametilik Hamdundan evvel de mevcuttu. Hambun, 
ancak zamamnda Melamiligi nesretmis. ve Nisabur Melametilerinin reis 
ve mumessili olmu§; bu suretle Melametin inti§annda miihim bir vazife 
gormu§tur. 

Fakat Hamdundan evvel ve sonra daha bir cok Melamet nasjr ve 
miimessillerini gormekteyiz. 

Ebu Hafsi Haddad s1 ^ u« s - > l ( Amr ibni Muslime <•>■-*&) jA ) dogrudan 
dogruya **="** c-? 5 " [1] lakabile miilakkaptir. 260 dan sonra Ni§aburda 
vefat eden ve « §eyhulislam Abdullahi ensari **J url ^'-v <o»-}|i£~s » y e g6re 
kendi vaktmda « Nemunei cihan » olan bu zat Ni§abur koylulerindendi. 
« Ahmed ibni Hudreveyh *Ar*- <>. •«■> » ve Bayezidi Bistami ifV°~k *>> » 
riifekasmdan ve « Abdullahi Mehdiyyi Baverdi isvi' ism* &*t* » §agirtlerin- 
dendi. « Ebu Osman Hiyri 6*j- £>& y\ » ve « §ah §iicai Kirmani ii^/ £i*i »va » 
yi yeti§tirmi§, bunlardan ba|ka bir cok nufuzlu muride sahip olmu§tur. 
Attar «zamamnda onun mertebesine hic kimse eri§medi. Riyazat ve 
keram et ve muruvvetii futuvvette acip bir mert idi. Kesif ve beyanda 
tek ve nazisiz bir muallim ve mulakkm olup vasitasiz Allah ile idi » 
diyor. [2] 

Muluk evladmdan olup sofiyane aba yerine §ahane kaba giyen ve 
fakir yoluna bu suretle salik olan, tecerriidun kisve ve rusum ile mukay- 
yet olmadigim « Abadan istedigimizi kabada bulduk » sozii ile ifa.de eden 
§ah §iicai Kirmani (270) [3] de Ebu Hafsin refiklerinden ve Ebu Turabin 
musahiplerindendir. 

Ebu Hafsin muritlerinden ; sofilerin miirakka' libasini giymeyip kendi 



28 



[1] Risalei Kugeyriye. Sa : 17 ; Nefehat. Varak : 

[2} ; Tezkiretiil evliya.. Sa '. 322 — 323 

[2] §ah §iicai Kirmani : Risalei Kugeyriye. Sa : 29 ; Nefehat.. Varak : 41 



6 Ilk devre melamileri 

elbisesini ihtiyar eden « Ebu Abdullahissecizi isj>JUtx*.j>i » yj > « E DU ]Vf u _ 
hammed Haddadul Haccami f uJ-i>».i* ^y\ » t « Ebu Muhammed Abdullah 
ibni Muhammedul Harraziirrazi <sj\)^M^ Cr. &±* ■***) » yi (310 dan evvel)« 
Melametiyenin Bagdatta mumessili bulunan ve Ciineydi Bagdadi ile Ebu 
Osmam Hiyriye de miilaki olan meshur «Abdullah ibni Muhammedil- 
miirtai§ ^^^ o. -&ix^ » (328) i, Ebu Hafistan sonra omriinun nihayetine 
kadar Ebu Osmam Hiyriye miisahip ve mulazim olup vefatmda Ebu 
Hafsm yanma defnedilen «Mahfuz ibni Mahmud >j* o-. £y* »u (343) [1] 
ve nihayet Melamette mezhep sahibi addedilen « Bbu Ishak Ibrahim ibni 
Yusuf ibni Muhammediizzucaci de^li** o. ^s. Cr. ^s} &*-* y} » (348) yi saya- 
biliriz. [2] 

Bu suretle Melametilerin seyhi Ebu Hafsm niifuz ve kudreti tamamile 
tezahur eder. Bu zati her halde miihim bir Melameti mumessili addetmek 
zaruretindeyiz. 

Melamet mesleginde Ebu Hafstan baska refiki Bayezidi Bistami (261) 
ve Hamdunun seyhi Ebu Tiirabi Nahsebi ile ibrahimi Edhem ve Hatemi 
esammin musahiplerinden bulunan, Ebu Ha f s ve Cuneydin akranm- 
dan addedilen, hacca giderken Nisaburda Ebu Hafsi, Bistamda 
Bayezidi hasseten ziyaret eden ve Ebu Hafsin tazim ve tevkirine 
mazhar olan Ahmed ibni Hudreveyh de (240) miihim bir mevki 
sahibidir. 

Ahmet, sofi kisvesile gezmeyip asker libasile tesettur ederek tam 
bir Melameti eri bulundugunu gerek akval ve gerek ef'alile ispat eyledL 
Zevcesi Fatma da emir kizlarmdan olup tarikatta miihim bir mevki 
sahibi idi. [3] 

Ahmed ibni Hudreveyh ; «Ebu Abdullah Muhammed ibni Aliyyut 
tirmizi <s**JU< & .c, : ■»# ■&»•*-* y} » ve «Ebu Behir Muhammed ibni Omenil 
verrakut tirmizi »*i»>Ji 3bjV o. *& A?.\ » gibi miiritlere malikti. [1] 

Hamdunun seyhi Ebu Tiirabi Nahsebi de; Ciineyd akranmdan adde- 
dilen Ebu Hamzai Horasani (290), [4] Rey ve Cibal ( Kuhistan ve He- 
medan ) §eyhi olan ve melametini tamamile izhar eyliyen Yusuf ibni 

[1] Ebu Abdullahissecizi.. Nefehat. Varak : 54 ; Ebu Muhammedi haddad.. Nefehat- 
Varak : 28 ; Ebu Muhammedul Harraz.. Ku§eyri. Sa : 31 ; Abdullahilmiirtais.. KuseyrT. Sa : 34. 
Nefehat. Varak: 98 ; Mahfuz ibni Mahmut.. Nefehat. Varak: 64; Ibrahim ibni Yusuf iizziicaci.. 
Nefehat. Varak. 107 

[2] Ahmed ibni Hudreveyh.. Kuseyri. Sa : 21 ; Tezkiretiil evliya. Sa : 288 — 294 
Nefehat. varak: 27 

[3] Ebu Abdullah Muhammedi Tirmizi.. Kuseyri. Sa: 29.. Ebu Bekir Muhammed ibni 
Omeriil verrakut Tirmizi.. Kuseyri. Sa: 29 

[4] Ebu Hamzai Horasani.. Kuseyn. Sa: 33.. Tezkiretiil Evliya. Sa: 288—294.. Nefe- 
hat. Varrk: 34 



Ilk devre Melamileri 7 

Huseynurrazi (303 yahut 304) [1], Bagdath «Ebu Abdullah Ahmed ibni 
Yahyel cella ^V.* *ri «iUj* 4* » [2],«Ebu Abdullahil Biisri ^^ l ^^ >.i » [3], 
«Aliyyibni Sehlibni Ezheri Isfihani ^'W*- 1 s$ Cr. J*- * & » [4] gibi miiritlere 
malik bir seyhti. 

Fakat; Ebu Hafsul Haddad, Bayezidi Bistami ve Ahmed ibni Hudre- 
viyeden sonra kesreti muridanile meshur, melameti mumessili olarak Ebu 
Osmanil Hryriyi goriiyoruz. Ebu Osman Said ibni Ismailul Hiyri (290), 
Reyli olup §ah Sucai Kirmaninin §agirdidir. Sonra Ebu Hafsi ziyaret 
edip onun nezdinde kalmis, ve kizmi almistir. Vefatindan sonra Ebu Hafsa 
halef olup Nisaburda vefat etmistir. 

Ebu Osmam Hiyrinin zamanmda sohreti cok buyuktur. Bagdatta 
Ciineyd, Samda Ebu Abdullahi Cella. Nisaburda Ebu Osmam Hiyri, 
mesayihin en meshurlanndandi; bu uc §eyhin kabma hic kimsenin vasil 
olmadigi soylenirdi.[5] 

Esasen biz, Ciinydi Bagdadiyi de bu ziimreden addetmekteyiz. 
Qiinku, Melametiye seyhi Ebu Hafs ve Ebu Hafsin damadi ve halefi Ebu 
Osman ile hem mertebe addedilmesinden baska mesela Ebu Osmanin 
miiritlerinden bulunan ve zamanmda biitiin mesayihin mercii olan « Ebu 
Amr Muhammed ibni ibrahimuzziicaci *Vii f .»W Cr. ±* ia a' » ve pederi 
Ibrahim ibni Yusuf [6] s « Ebu Muhammed Abdullah ibni Muhammediirrazi 
^jiJ\a# o: &i±t* *? >> (353) [7], Nisabur seylerinin miiteahhirinden adde- 
dilen «Aliyyibni Bundar ibnil Huuseynissayrafi d>-*- ! > (*•**{*. ***. Cr. fr* (359) [8] 
ve yine Ebu Osmanm miiritlerinden en son vefat eden, anne cihetinden 
Ebu Abdiirrahmani siileminin ceddi bulunan ve melamette « tariki has,, 
sahibi olan «Ebu Amr ismail ibni Niiceyd Ahmedis siilemi Cr. te^A W 
^lj\ jjt\ j^ » (365) [9], Cuneydden de ahzi feyz etmis kimselerdir. Yine 
mesela; Ebu Turab miisahibi Ni§aburlu Eb Hamza, Ciineyd akranmdan 
addediliyor. Melametiyenin Bagdatta hakiki bir mumessili olan ve Ebu 
Hafsin guzide miiritlerinden bulunan Abdullahil miirtais, keza Ciineyde 
miilaki ve miisahip olmustur. Cuneydin Hamduni kassar hakkindaki soz- 



[1] Yusuf u razi.. Kuseyri. Sa: 29.. Nefehat. Varak: 46-47 

[2] Ahmedi Cella.. Ku§eyrT. Sa: 26. NefehBt. Varak: 53 

[3] Ebu Abdullahil Biisr!.. Kuseyri. Sa: 28. Nefehat. Varak: 53 

[4] Aliyyi Isfihani.. Nefehat. Varak: 49 

[5] Ebu Osmaniil Hiyri .• Kugeyri. Tezkirei Evliya. Cilt: 2. Sa: 56—63 Nefehat. Va- 
rak: 42 

[6] Ebu Amr Muhammedi zucaci.. Kuseyri. Sa : 36 

[7] Ebu Muhammed Abdullahi razi.. Kuseyri. Sa : 37 

[8] Aliyyibini Bundari sayrafi.. Kuseyri. Nefehat. Varak: 55 

[9] Ebu Amr ibni Niiceyd. Kuseyri. Sa : 37. Kuseyri risalesinde tercemei halleri bu- 
lunan bu seyhlere "Nefehat,, ta da mezkflrdur.. 



Ilk devre Melaihileri 



lerini de bundari ewelki fasilda zikretmi§tik. Biitiin bu §evahit, Cuneydin 

inelametilerle munasebetinin menit olmaktan ziyade muspet olmasma de*- 
lalet eder. 

Ebu Osmanm yukarda Cuneyd munasebetile zikrettigimiz muritlerin- 
den ba§ka Horasan cevanmertlerinden sayilan «Ebul Hasanissofi Aliy- 
yibni Ahmedibni sehl J*- Cr. •**■* Cr. ^ &^ o^-i^i» (348) [1], «Ebu Muham- 
med Abdullah ibni Muhammed ibni Abdurrahmaniirrazi •** Cr. -a^ •** y) 
(£j*J\ W^-h* Cr. » (353) [2], ve mezhebinden dolayi Belhten siirulen "Mu^ 
hammed ibni Fazlul Belhi i^M 1 J-^ Cr. *£ » (3i9) [3] ve Ebu Muhammed 
Abdullahil miirtaisjn muridi ve «Sultan Ebu Said ebulhayr js^s} -4— f} 6^»- » 
m seyhi Ebulfazl ibn Hasam Sarhasinin iistadi «Ebu Nasn sira? £s*s^*}» 
da Melameti erlerindendir. [4] Bu suretle (440) da vefat eden ve zama- 
nmda biitun megayihi kendisine hiirmete mecbur eyliyen §air Ebu Said 
Ebiilhayn[5] Melamet mesleginde gormekteyiz. Esasen Ebu Said Ebulhayr 
Melameti yalniz seyh Ebiilfazldan almamishr. §eyhinin vefatindan sonra 
§eyh Ebu Abdurrahmanissiilemiye de intisap etmistir. [6] 

Zaten bu zamanlarda Melamet, tamamile inti§ar etmistir. Saydigimiz 
zevatin her biri miiteaddit kimseleri istihlaf etmekte ve bu suretle mesle- 
gin tevessuuna hizmet eylemekte idiler. Nefehati ciddi bir surette tetkik 
edersek bunian birer birer bulmak kabildir. Hatta bunlardan ba§ka 
«Mirei Nisabun,, [7] gibi muntesip bulunduklan §eyhleri bilmedigimiz bir 
^ok melametilere de rasiayabiliriz. Fakat ispati miiddea icin bu kadanm 
kafi gormekteyiz. 

Bu asirda Melametin Tiirkmenler arasinda intisarma da sahit ol- 
maktayiz. Butun me§ayihin hiirmetine mazhar olan Ebu Saidin fevkalade 
hiirmet ettigi Tiirkmen §eyhi «Muhammed Ma§uki tusi ^.^i jji,,. .*£■ ^j.» 
nin namaz kilmadigim, boyle oldugu halde «Muhammedi hameviye «^j^» 
ile Gazalinin «kiyamette butiin siddikler ; keski toprak olsaydik ta Mu- 
hammed Ma§uk, bir giin ustiimiize basmis. bulunsaydi; niyazinda bulu- 
nacaklar,, dediklerini «Ayniil kuzati Hemedani i ,J ^ ^zii^c» rivayetile Ne 
fehat kaydetmektedir [8] 



[1] Ebul Hasan Aliyyibni Ahmed ibni Sehlil bugenci.. Ku§eyri . Sa : 37 . Nef ehat. 
Varak : 108 

[2] Abdullahibni Muhammedibni Abdurrabmanurraziyyusga'rami.. Nefehat. Varak: 109 

[3] Muhammedibni Fazlul. Belhi,. Kufeyri. Sa : 27 . Nefehat. Varak : 66 

[4] Ebu Nasn sirac.. Nefahat. Varak : 140 

[5] §eyh Ebu Sait Ebulhayr. Nefahat. Varak : 149 

[6] Nefehatta "Ebu AbdurrahmamssiilemT,, ye muracaat ! Varak : 154 

[7] Mirei Ni§aburi. Nefehat. Varak: 130 

[8] Muhammed ma§uki tusi.. Nefahat. Varak : 153 — 154 . Tiirkmen feyhi Ali Abo, 
Nefahattaki bir hilayeye nazaran Ma§uki tusinin arkadagidir. Muracaat. Vaark : 154 



tik devre Melamileri 9 

Bunlardan sonra Melameti bir tarikat halinde temsil eden "Kubrevi- 
y e <u,j^r» tarikmin muessis ve nasjri Necmeddini kiibrayi goruyoruz. Nec- 
meddini kubra, bu negveyi «Ebiinnecibi siiherverdi «pj-m-- vi?=' J1 >.i» vasitasile 
«Ahmedi gazali ^/ •"-'» den, Gazali, «Ebubekri nessac £-*£*} » dan, o- 
da «Ebu Kasimi giirgani &/<&*> » vesatatile bilhassa Nisabura gelip 
orada tavattun ve vefat eden ve Ebu Osmani Hiynnin yaninda metfun 
bulunan « Ebu Osmani Magribi J>' ^ e -* 1 » ve Ciineydden almishr. [1] 

Necmeddinin tarikatile.babasi «Sultaniil ulema Bahaeddin Veled 
jjj oljJ'.v Uji^vu- » vasitasile alakadar olan « Mevlana Celaleddini rumi 
m?jj i-Jijj^- i V » ve onun sohpet miirsidi «Semseddini Tebrizi £\j? o-^'tr* 4 » 
de de bu nes'e mutezahirdir. Mesela; Eflakinin Menakibiil arifinde zikrettigine 
^■ore — ki Nefahat ta bunu aynen nakletmektedir — Mevlana kendisini mu- 
tasavvif addetmiyordu. Bir giin, kendisine imamet teklif edildigi vakit 
« Seyh Sadreddini konevi ^y* 5 Cr.^j^ &r » (673) yi murad ederek ^^ i j o* 
'J uii ^ uto jr f ui deyip « Biz abdallanz. Nerde olsa oturur, kalkanz. 
( kuyut ile mukayyet degiliz demek olacak.) Imamet, ehli tasawuf ve 
temkine layiktir» diyerek Sadreddine iktida etmi§ti. [1] Hatta bunun igin 
mesayihi mevleviye, diger tarikatlann seyhleri gibi imamet etmezler; 
Dergah ve zaviyelerin aynca imamlan vardir. Esasen Mevlana, Mevlevi- 
ligin §imdiki ayin ve riisumunu vaz' ve Mevleviligi bir tarikat halinde 
tesis etmemisti. O, boyle kayitlardan tamamile uzak bir zatti. Sirna' et- 
mesi, vecit ve hal neticesi idi. Teslik vasitasi ask ve sohpetten ibaretti. 
Mevlevi ayin ve adabi Sultan Veled tarafmdan vaz' edilmi§tir. Bunun 
icindir ki Sultan Veled, Mevleviler indinde «Piri sani» dir. 

i§te bu suretle " Kiibreviye,, ve «Mevleviye,, tarikatlarma da ne§'e- 
sini veren Melametiligin Hamdundan evvel de mevcut ve munte§ir bir 
meslek oldugunu ve Hamdunun silsilesindeki me§ayihten ba§ka miite- 
addit zi niifuz miimessillere malik bulundugunu izahtan sonra Hamduni 
Kassann silsilesine atfi nazar edebiliriz. 



[1] Ebu Osmani Magribi .. Nefehat. Varak : 42 

J^lSI iifej >J «Xl £\J Jie L st l >c- Ij ^/s *'lj/ # yl> j\ -iSi-V J_jii« w^l Jis'i-.J 1 i>t«<* [*] 

Eflaki: Menakibiil Arifinc59jUMiJU> Siileymaniye kutiiphanesi. Halet. E. kitaplanndan 
jazma nusha, No 321. Varak: 131 



III 

HAMDUNUN SILSILEi TARIKATI VE KENDISINDEN 
SONRA MELAMET MUMESSILLERI 



Hamduni kassann §eyhi Ebu Tiirabi Nah§ebinin isminin "Ebu Tiirab 
Asker ibni Huseyn <&->■ Cr. /-*■ v 1 ^ > l „ oldugunu ve 245 tarihinde vefat 
ettigini Risalei ku§eyriyeden ve daha sonraki menba'Iardan ogrenmek- 
teyiz. 

Ke§ful mahcub, bu zati *&<*■■) i--J , <i~^ | i>. f-*- v , J r f) '<&*j J^ •■Kf 3 w^ ^ »' 
«•.»i>. a«-»> t-'-* V ^ diye kaydediyor. 925- 927 de Buharah Hafiz Mu- 
hammed isminde biri tarafmdan yazilan "Ebvabi seb'a **t~ v 1 -»; 1 „ ismin- 
deki Tezkirei evliyada [1] Ebu tiirabi Nah§ebinin ismi «Asker ibnil 
Huseyn c&~^-\ Cr. /<•* » olarak mukayyettir. 

Tibyani vesailiil hakayika [2] nazaran Hamduni Kassann silsilei 
tarikati §udur: 

Ebu Saiih Hamduriul Kassar jUiiiaj.»- £u y\ — Ebul Huseyn Salim 
ibni Huseynil Barusi «j-jjUi isy^cr. fi~ «a-^.' — Fethibni Aliyyiil Mavsilf 
«Wi 6 lt.e* — Ebu Ali Fuzeyl ibni iyazil Kufi &s&\ j°\*cr. j*-** &s.\ — Ebu 
Iyaz ibni Mansur ibnil Muammeriissulemiyyulkufi jj^ lt i S *»- j, j— *■'<>. jj~» i 'iJ'.j :s L : c >. 1 — 
Ebu Bekr ibni Muslim ibni Abdullahizzeheri «s^j^Uje ,>. £-*&./>*} — Mu- 
hammedibni Ciibeyriin nevfeli li^'ji* Cr. ±& — Ciibeyr ibni Mut'im ibni 
Nevfelul Kure§i ^j^&f Cr. ^>» Ct. j&? (Sahabeden) — Ebu Bekir jZjy — 
Muhammed *& 

Hamdunun Ebu Tiirabi Nah§ebinin miiridi olmakla beraber Salimiii 
Barusi ile de sohpet ettigini Risalei Kuseyriye ve Nefehattan anhyoruz. 
Ebu Tiirabm 245 ve Hamdunun 271 tarihlerinde oldiikleri ve tezkirelerin 
umumiyetle Hamdunun Ebu Tiirapla da g6ru§tugiinu zikretmelerine naza- 
ran Hamdunun Ebu Tiirapla miinasebeti muhakkaktir. Risalei Ku§eyri- 
yeden Ebu Tiirabm silsilesini cikarmaga cali§tim. §u neticeye vasil 
oldum: 

Ebu Tiirab Askeribnil Huseyniin Nah§ebi ^a^i^Cir^Cr.J^-^jfy} — 



fl] Bibliyografyaya bak ! 

[2] Tibyani vesailiil hakayik fi beyani selasilit taraik jj^UIj-IU. iU.j jjUi-lj5Uj £U£ 
Bibliyografyaya bak! 



Ilk devre Melamileri 



11 



Hatemibni Yusufiil asam r ^^f Cr. fi- — Ebu Ali §akik ibni ibrahimiir 
Belhi J^^r) Cr. Ji" &*} [1].. 

Bu zat ta §eyh Attarm Tezkirei evliyasma gore Ibrahim Edhem 
^^\j} den mustahleftir [2]. Yine Risalei Ku§eyriye, Fuzeyl ibni iyazm 
Ibrahim Edhemle sohpet etttigini soyliyor. [3] 

§u halde Hamdunun silsilesi, Ebu Tiirab tarafmdan da Ebu Ali 
Fuzeyl ibni iyaziil Kufiye cikiyor. Esasen Ibrahim Edhemin miiridi §a- 
kiki Belhi, Hatemi asammm seyhidir ve Hatemi asam, bundan evvelki 
mephasta zikrettigimiz me§hur Melameti Ahmed ibni Hudreviyyenin 
iistadidir. Anlasilryor ki bu silsile, tamamile Melameti silsilesidir. Yalniz 
her iki silsilede de hele Fuzeylden evvel gelenler, suphelidir ve silsileyi 
peygambere isal eden sahabe, ihtimal silsile miirettipleri tarafmdan ithal 
edilmistir. Mamafi biz vahdeti viicudun ruhu islamda bulundugu, hatta, 
bu felsefenin islamiyette bulunmadigi iddiasmin islamdan evvel vahdeti 
viicudun mevcut olmadigim iddia kadar vahi oldugu kanaatmdayiz. Onun 
icin de bu silsilenin yukan taraflarmi kat'iyetle reddetmiyoruz ; yalniz. 
supheli goriiyoruz. Bu bahsi tatvil mevzuumuzun haricinde bulnndugun- 
dan bu kadar bir i§aretle gececegiz. 

Hamdundan sonra Melametilik Tibyani vesailiil hakayika nazaran 

328 tarihinde vefat eden "§eyh Ebu Ali Muhammed ibni Abdiilvehhabiis- 
sakafi ^di^UjW cr. ±* ^?} &* „ [4] ve ondan sonra "Abdullah ibni Mena- 
zil Jj^* Cr. «M-v „ [5] tarafmdan ne§redilmi§tir. Abdullah ibni Menazil,, 
Risalei Kuseyride de 

diye vaktmin vahidi ve Melametilerin §eyhi olarak kaydedilmektedir. 329 
yahut 39 da vefat ettigi bildirilen Ibni Menazilin vefat senesini HazinetiiP 
asfiya i^-V(^> ve ihtimal ondan muktebes olan Tibyan 331 olarak kay- 
dediyor. [6] 

Zanmmiza nazaran bu tarih, hatta 339 tarihi yanli§tir. Qiinkii vefatt 

329 olarak kabul edilirse Hamdunla aralarmda 58 senelik tir fasila 
vardir. Hamduna nihayet 15-20 ya§Iarmda miilaki oldugu ve 5 - 10 
sene hizmet ve sohpetinde bulundugu farzedilirse vefatinda 85-90 ya§la- 



[1] Ebu Tiirab. Ku§eyrT. Sa : 22. Hatemi asam. Kuseyri. Sa : 20. §akiki Belhi. 
Kufeyri. Sa : 16. Bunlar hakkinda Nefehatta da malumat vardir. 
[2] Tezkirei evliya. Attar. Cilt : 2. Sa : 196 — 202. 
[3] Kuseyri. Sa : 10 
[4] Abdullvehhabiissakafi. Ku§eyrT. Sa : 34. Nefehat. varak 



96 



[5] Nefehat. varak : 99, Tezkirei evliya.. Cilt : 2. Sa : 
[6] Hazinetiil asfiya.. Cilt: 2. Sa: 194-95 



107 - 110. 



12 



Ilk devre Melarmleri 



nnda bulunmasi icab eder. Esasen bir murit 15 - 20 ya§mda miilakt 
oldugu bir §eyhe hic olmazsa 5 - 10 sene devam etmedikce o §eyhin 
ne§'e ve irfanmi nesjedecek derecede benimseyemez. Bir asir ve bir asri 
metecaviz bir muddet omiir siiren kimseler yok degilse de enderdir. 
Binaenaleyh Abdullah ibni Menazilin tarihi vefatmi 329 olarae kabul 
etmek lazimdin 

Hulasa; Risalei Ku§eyriye ve Nefehattan anlasridigma gore 328 tari- 
hinde Ni§aburda olen ve orada tasavvufu ne§ir ve izhar ederek "Imamiil 
vakt ~ ? j»rK, lakabile sohreti ve kadri ila edilen, Hamdun dan mada Me- 
lameti Ebu Hafsla da miinasebettar bulunan "Ebu Ali Muhammed ibni 
Abdulvehhabi Sakafi,, ile zamaninm vahidT addedilen muhaddis, aym 
zamanda §eyh Attara gore vecid ve hal sahibi Abdullah ibni Menazil; [1] 
Ebu Hafs, Hamdun ve Ebu Osmani Hsyri ile bunlann riifekasmdan sonra 
melameti nesjeden iki miihim §ahsiyettir. 

Tibyani vesailiil hakayik, bu iki zattan sonra melametiyenin mumes- 
sili olarak 340 da vefat eden "Huseyn ibni Muhammed ibni Musessiile- 
miyyunnisaburi «^.^i^j-h^j, o-. *f cr. £&-- „ yi, bundan sonra 412 de 
vefat eden oglu "Ebu Abdurrahman Muhammed ibni Huseyniinnisaburi 
.^liuii^-^ j. j.? ^j\j^. j-i^y^ ondan sonra da sirasi ile Ni§aburlu"Ebu Bekir 
Muhammed ibni Ahmed ibni Hamduniil ferra ^^bs^- cr. •**-' j'. ** A*> „(370)yi 
"SeyhAmu_>* & „ lakabile maruf "Ebu Ismail Ahmed ibni Muhammed ibni 
Hamza »j«- Ct. ** c .w-i j^i y\ tt (441) yi ve nihayet 396 da tevellut ve 
481 de 85 yasmda oldugu halde vefat eden "Seyhiilislam Ebu Ismail 
Abdullah ibni Ebu Mansur Muhammedul ensariyyul Herevi ^ r^'c-* 
■<sjjtf) 6j^1!^ jj~\»j>\ j', ■oi'j.c j^ic- 1 ,, yi gostermektedir. 

Bu silsiledeki me§ayihten Huseyn ibni Muhammedin, Ebu Aliyyi 
Sakafi ve Abdullah ibni Menazil ile sohbet ettigini Nefehattan anhyo- 
ruz [2]. Oglu Ebu Abdurrahman Muhammed ibnilhuseynissulemiyyiinni- 
§aburi [3] ye gelince: 

Risalei Ku§eyriyede me§ayih sozlerindeki senetlerden pek cogunda 
dahil olmasi bize mumaileyhin cok maruf ve ihatali bir §eyh oldugunu 
anlatiyor. Bu zat «§ibli ^ »nin miiridi olan ve aym zamanda Melameti 
Ebu Said Ebulhayr ile de munasebeti bulunan "Nasrabadi ts&j**,, nih 
miirididir. Bundan ba§ka "Muhiddini Arabi *f &•»"<**-„ Fiitiihatin 161 nci 
babinda bu §eyhten bahsediyor ve kendisine ruhaniyetile mutecelli ol- 
dugnnu soyliyor ki Cami, Nefehatta aym bahsi farisiye terceme ile zik- 

[11 Tezkirei evliya.. Cilt : 2. Sa : 107-110 

[2] Huseynibm Muhammed ibni Musessiilemi. Nefahat.. varak: 154 

J3j §eyh Ebu Abdurrahmanissutemiyyun Nisabur?.. Nefehat.. verak : 154 



Ilk devre MelamTleri 



13 



retmektedir. Yine Nefehat, Ebu said Ebulhayrm, Ebiilfazhn vefatindare 
sonra bu zattan hirka giydigini kaydediyor. Ebu Abdurrahmanussulemi 
nin melamete ait bir de risalesi vardir. [1] 

Silsiledeki Ebu Bekir ibni Muhammed ibni Ahmed ibni Hamduniilferra 
mn da Ni§aburun biiyiik ve kudretli seyhlerinden oldugunun; Ebu Aliyyi 
sakafi, Abdullah ibni Menazil, Ebu Bekri §ibli ve sair bir cok me§ayihle 
sohpet ettigini Nefehat kaydediyor. Aym zamanda "Seyh Amu„ nun 
"Ben, Ebu Bekri ferrayi gormeseydim sofi olmazdim,, dedigini de ilave 
ediyor ki bu sozden §eyhulislam Abdullahi ensarinin §eyhi olanve §eyh 
Amu lakabile mulekkap bulunan "Ebu Ismail Ahmed ibni Muhammed 
ibni Hamza,, nm Ebu Bekri ferraya ne derecede ihlas ve iradeti oldugunn 
anhyoruz. 

Nefehat, Seyhulislamm §eyh Amu dan ba§ka Melameti §eyhlerile de 
sohpet ve miivaneseti oldugunu soyliyor. Mesela; kiiciikken gordiigu"Ebul- 
kasn Biisti £-» j-^^.i „ yi [2] anlatirken ««j». &*t» &S63» dedigini ve yine. 
kuciikken Melameti §eyhlerinden "Ebu Ali Keyyal J*/" ' &■ > ! „i gordugiinu, 
hatta bunun hakkinda a «j'. cU/'j\ ** « 5 > &>/&£ j^ c>U/i \jj » 
demi§ oldugunu Nefehatta okumaktayiz [3]. §eyhulislam, bunlardan ba§ka 
Melameti "Ahmedi Qe§ti &^ ^ „ yi ve biraderi Ahmed Abdah da gor- 



[1] Bursah Tahir bey merhum, gayri matbu "Menakibi §eyh hace Muhammed Nuriil 
arabi ve beyam melamet ve ahvali melamiyye,, ismindeki kitabinm sonlarinda 1008 tarihinde 
Cidde de irtihal eden Gelibolulu Ali efendinin, Hilyetiirrical lilaktabi vennucebai vel ebdal 
JU^ij «UdJlj v lLsV'i3 ijU-JUJl^,, ismindeki eserinden naklen gu satirlan yaziyor : 

"Amma seyhi alimii arif Ebu Abdurrahman Muhammed ibni Huseyn ibni Muhammed 
ibni Musa Siilemiyyi Nisaburi <S^\~^-j risalesinde tariki melameti ve bunlarm ahvalii 
ahlaku kerametini bu vechile beyan buyurmu§tur ki : 

Taifei melamiyye, gol mertebei samiye sahibleridir ki Hak subhanehu ve teala, bunlarm 
bevatmmi kurbu ziilfa ve unsi ittisalden envai keramatla tezyin ediip menzileti alilerim 
halktan saklamiftir. Ancak manayi iftirakta olan zevahirlerini nasa izhar eylemiftir...,, 

Hilyetiirrical, Fatih kutuphanesindeki tasawuf kitaplarmdan 398 numarada mukayyettir. 
Aym satirlan ben de gordum. Ali efendi mezkur risalenin ismii resmine dair bir §ey yazmamis. 

Richard Hartman, Kil dariilfiinunu kutuphanesindeki 1000 — 1600 senelerine ait Berlin 
yazma kolleksiyonlarinda "Ebu Abdiirrahmani siilemi,, nin "Risaletiilmelametiyye ^HllSS'-j,, 
isminde bir eserini bulmu§ ve buna ait yazdigi mekale, Kopruliizade Cemal bey tarafmdan 
tiirkce/e nakil ve Edebiyat Fakultesi mecmuasmda negredilmistir.. ( 6 Mayis 1340 277 nci 
sahifeden itibaren.) Ali efendinin bahsettigi eser suphesiz budur. Hartman miiellifin kunye 
ve ismini aynen "Ebu Abdurrahman Muhammed ibmlhuseynissulemiyyunnisabur!,, olarak 
kayit ve 412 de vefat ettigini, sofiyyun hakkinda tetkikatta bulunan miiverrihlerden oldu^ 
gunu ( Tabakati vardir ), hatta tefsiri de bulundugunu ilave eyliyor.. 

Kegezzunun 6^IOiJ^ Cilt: 1. Sa : 442 ...!>b^jl udUl V j Jiji-I *Jj! J^\ jUje^aS- j*S~ 

[2] Nefehat .. Varak: 168 
[3] Nefehat .. Varak: 170 



14 



Ilk devre Melamileri 



mustur.Buiki seyhi de pek cok methediyor ve ikisinin de kendisine cok 
hiirmet ettiklerini soyliyor. Bilhassa Ahmedi Cefti hakkinda "Tariki me- 
lamette ondan daha kavi ve tamam hig bir kimseyi gdrmedim. Onun 
mensuplan da boyle idiler. Halktan ihtiraz etmezlerdi ve batinda cihamn 
seyyitleri idiler,, diyor. [1] 

Seyhulislam, her hal ve kali ile takva ve azimet erbabindan oldu- 
gunu ve hatta Vahdeti viicut felnefesinde « c-y ■*•«* » dan ziyade f < c-jiji «* » u 
kail bulundugunu izhar eylemistir. Buna nazaran Melameti olmasi pek 
muhtemel degildir. Esasen kendisi de Melameti §eyhlerinden bahsederken 
bu meslege daima haricten baktigini gosteriyor. Mamafi Melametiyeden 
degilse biln hic olmazsa Melametiye muhibbi idi. §eyh Amunun Melame- 
tiligi de §iiphelidir. 

"Ebu Abdurrahman Muhammed ibnil Huseynissulemi,, nin « -s-nuaw » 
sinde, tibyanda zikredilenlerden baska Ebu Hafsul haddad, Ahmed ibini 
Hamdan (311), Abdullahil murtais ibni Muhammedunnisaburi, Ebu Osma- 
niil Hiyri gibi bizim ikinci mephasta zikrettigimiz zevattan bazilanna da 
tesaeuf etmekteyiz. 

Risalede Ebu Hafsm "Oyle insanlar vardir ki batinen hak ile miina- 
sebetlerinde esran ilahiyeyi muhafazaya son derece itina ederler. Kurbeti 
ilahiye ait hallerini if$a ederlerse bundan dolayi kendilerini levmederler. 
Insanlara yalmz fena cihetlerini gosterip iyiliklerini gizlerler. Bu halde o 
derece ileri giderler ki onlan, gordtikleri hallerinden dolayi nas levmet- 
tigi gibi kendileri de bizzat batinlarmdan insanlan haberdar etmedikieri 
icm §ahislanna kar§i ta'n ve levimde hulunurlar........ „ deyip sonunda 

^i§te ehlulmelamenin tariki budur„ diyerek meslegini ve bu meslegin hu- 
susiyetlerini tasrih etmi§ oldugunu gormekteyiz.. [2] 

Risalede Ebu Hafsm bir kac sozii daha var. Bundan ba§ka Hartman, 
"Bayezidi bistaml, Ebu Hafsul haddad, Hamdun; risalede 10 defadan zi- 
yade tekrar edildigi icin melametligin hakiki tipleri oldugu, miinakasasi 
eaiz olmiyan bir keyfiyettir,, [3] diyor. 

Biitun bu mulahazattan anliyabiliriz ki daha iiciincu asnn bidayetle- 
rinde inti§ar etmi§ bulunan Melamet, gunden giine tevessu' ederek niha- 
yet besinci asirda Horasan ve butun Turkistan da miiteaddit mumessillere, 
.^eyhlere malik bir meslek haline gelmistir. Ne§'esini bilhassa teessiis eden 
muhtelif tarikatlara verdikten maada«K(ibreviyye V^»gibi aynca birsube- 
ve bunun vasitasile Mevlevilik gibi biiyuk bir tarikat meydana getirmi§ 
olan Melametiiik; Abdalhk, Kalenderlik gibi bircok Batini mezhep ve 

[1] Nefehat.. Varak : 170 

[2] Hartmanm makalesinden telhisan ( Edebiyyat Fakiiltesi 6 Mayis 340 Sahife"280 ) 

[3] Ayni makale.. ( sa : 290 ) 



Ilk devre Melamileri 



15 



mesleklerinin zuhurunda da miiessir olmu§tur. Batini meslekler erbabi 
bu, gok me§hur ve miintesjr meslegin kisvesine biirunmu§ler ve gizlene- 
miyen hallerini Melamet muktezasi olarak gostermege ba§lami§lardir. 

Ikinci mebhaste Mirei Ni§aburi, Tiirkmen Ali Abo ve Muhammed 
Masuku bilmiinasebe zikretmi§tik. Bunlardan baska §eyh Siileymam 
Turkmant, §eyh Aliyyi Kurdi, Kadibulbam Mavsih <&* aV»v~* * ve §eyh 
Reyhan da §ayani nazar simalardir. Ramazanda alenen oruc yiyen ve 
namaz kilmiyan, boyle oldugu halde zahir ulemasi tarafiudan kendisine 
fevkalade hiirmet edilen §eyh Siileymam Tiirkmani, §amda 714 tarihinde 
vefat etmistir [1] . Kazibiilban lakabile mulakkap Abdullahi Mavsili de 
zavahire riayet etmezmi§. Hatta Abdiilkadir Geylani ye, bu zatm namaz 
kilmadigi soylenince kaili "Onun basi, datma secdededir„diyerek sus- 
turmustu. [2] Nefehatta §eyh Reyhan hakkinda da bazi mahimat var- 
dir [3]. Aliyyi Kurdi de Mirei Ni§aburi gibi bir zatmis ve halka edep 
yerini a?ar, gosterirmis. Boyle oldugu halde me§hur §ahabeddini Suher- 
verdi (623) bu zati ziyaret ediyor. [4] 

724 tarihinde vefat eden meshur "LalSehbaz kalender j*b iW* ^* 
de aynen bunlar gibi zavahire ademi riayeti ile meshurdur. Hatta 
Hazinetiil asfiya, bunun tercemei halini yazarken "Gayet mest ve cezbe- 
dar oldugundan §eriat ahkamile mukayyet degildi ve Melametiye tarikini 
kendisine meslek ittihaz etmi§ti. Haik nezdinde a§ikar bir surette mus- 

kirati §urp ve eklederdi Melametiye tarikina salik olmasi 

sebebile haik arasinda S/jhbaz kalender namile §6hret buldu,, [5] diyor 
ve bu suretle de Melametilerin sekizinci asri hicri iptidalarmda dahi 
mevcut ve miinte§ir oldugunu, fakat haik nazarmda kalendenlerle kan§- 
tinldigini ve Kalenderilerin §eriat ahkami ile mukayyet bulunmadiklarmi 
bildirmi§ oluyor. Dokuzuncu asnn nisfi ahirinde yazilmi§ bulunan Nefe- 
hat tabu iltibasm ref'i icin Kalenderilerle Melametiler arasindaki farki 
anlatarak o zamandaki Kalenderlerin ahvalini §6ylece bildiriyor 

" Onlann( Melametilerle Kalenderilerin) farki budur ki Melameti, butun 
nevafil ve fazaile temessiik yolunu arar; Fakat onlan halkin nazanndan 
gizler. Kalenderiye ise haddi faraizi a§maz. (Yalmz farzlan eda ile 
iktifa eder ) ve a'malin ihfa ve lzharma mukayyet olmaz. Ama bu 
zamanda Kalender! namile mevsum olan taife, nbkai Islami boyunlann- 



[1] Nefehat Varak: 294 
[2] > » 298 

[3] * » 296 

[4] » » 294 

[5] Sa: 46—47 



16 



Ilk devre Melamileri 



dan atmislar ve saydigimiz vasiflardan hali bir hale gelmi§lerdir. Bu isim 
onlara ariyettin Hatta onlara (Ha§viyye*.,^ ) adi verilse daha layiktir [l] r 
Esasen Nefehatul iins, Hamduni Kassann tercemei halini yazdiktaa 
ve bazi ahval ve akvalini anlattiktan sonra 

.f\ . ^ ,j.U j,_j jbl J^j o^ *J> -fcJS" f ^Vi c ->» 



'A. ^6^3. 



JUij 4jW*— Jj>-' jlSja 4ii^_ o' ^^» . X1J 



'JJ 



i ir j^j , ? j^ 



0*1 






diyerek §eriat emirlerini tehvin eden Ibahilerin Melamet iddiasinda bu- 
lunduklanm anlatiyor. 

Bu mesrudat, maruzatimizi teyit edecek bir vesika mahiyetindedir. 
Qiinku yukanda §eyhulislamin bir cok Melameti §eyhlerile sohbet ettigini 
ve bir cogunu yiiksek ve tazimkar sozlerle metheyledigini soylemistik. 
Hatta buna binaen Tibyani vesailiil hakayikin muma ileyhi Melameti 
silsilesine idhal ettig-ini arzetmistik. Boyle bir zatm Melametilik hakkin- 
daki sozleri dikkati caliptir. Demek ki daha besinci asirda Melametilerin 
icine bir cok ibahi ve Batinilerin girmis bulundugu ve Melametiligin asli 
safvetini kayb etmege baskdigi bir hakikati tarihiyedir. ; 

Melametilik, besinci asirdan sonra busbiitiin Batmilesmis, ve sekizinci 
asra kadar bu hal, giinden giine miitezayit bir surette devam etmistir ki 
§ehbaz Kalender, tezkirelere Melameti olarak gecirilmis. ve Cami, Ka- 
lenderilik ile Melametiligin farklan hususunda bilhassa israr etmistir. 

Yedinci asir evailinde vefat eden (638) Muhiddini arabinin "Fiituhat,^ 
mda ve dokuzuncu asir ricalinden olan Seyyid §erifi ciircani (824)nin "Tari- 
fat„inda Melametten ve Melamiyeden uzun uzadiya bahsetmeleri de bize 
ilk devre Melamilerinin, hemen hemen ikinci devre Melamileri olan 
Bayrami Melamilerinin zuhuruna kadar suriiklenebildigini ve bu suretle 
Melametin unutulmiyarak Bayrami Melamilerinin az zaman icinde cok 
miihim bir mevki kazanmalarma sebep oldugunu gostermektedir. Fakat 
son zamanlarda, yani altinci asirdan itibaren ilk devrede oldugu gibi 
miihim bir mevki kazanan ve umumi hurmete mazhar olan bir tek Me- 
lameti seyhine tesadiif edemiyoruz. imamiil vakt aliyyi sakafilerin, alim 
ve muhaddis Ibni Menazillerin, Sadati cihan addedilen gestilerin yerlerini 
alenen §arap icin Kalenderler tutuyor ve kitaplarda zamane Melametileri 
zemmedilmege ba§lamyor. Nihayet, dokuzuncu asrm nisfi ahirinde Bay- 
rami Melamileri, ilk devre Melamilerinin yerini tutmus, ve Osmanli turk- 
lerinin diyannda zuhur eden bu tiirk tarikati pek az bir miiddet z'arfinda 
bnutii Anadolu ve Rumeliye inti§ar etmistir. 



[1] Nefehat. «^ J/Jlj j&Hh i'Wj J^.Uj Jj^I *V' O, J^'yl» Varak : 8 



IV 

SOFIYENiN MELAMET VE MELAMILER HAKKINDA 
IKI ZIT TELAKKiLERI 



Eski zamanlardan beri Melamet ve Melamiye, ricali sofiye arasmda 
iki muhtelif telakkiye mazhar olmu§tur. Yalmz muttehit olan cihet 
sudur ki: Melamileri ve Melamiligi gerek sofiler, gerek bizzat Melamiler 
mutasavvif addetmemisjerdir. 

Mesela; Kesful mahcub sahibi, kitabinin altinci babini Melamete 
hasredip "Tarikat §eyhlerinin bir kismi da Melameti ihtiyar ettiler. Me- 
lametin ihlasi mahabbet hususunda biiyiik tesiri vardir ve insani hulus 
ve mahabbete gotiirecek tam bir me§reptir. Ehli hak, biitun alem icinde 
halkin Melametine mahsus olmusla'rdir. Bilhassa bu iimmetin buyukler! 
ve Rasul y» ^ *&&* ki ehli hakkin mukteda ve imami, muhiplerin pisrevi 
idi • kendisine hakkin burhani peyda degilken ve heniiz vahyi ilahiye 
nail olmamisken herkesin nezdinde nami iyi, ; kadri yuce idi. Fakat dost- 
luk libasi iksa edilince ona haik, Melamet dilini acti. Kimisi Kahin, 
kimisi §air, bazisi mecnun, bir kismi da kazip dedi„ [1] sozlerile ba§la- 
yip Melameti bir az daha methu sena ederek uc kisma ayinyor: 

" Dogru gitmek, kasdetmek, terketmek „ .. 

Dogru gitmek Melamiligi budur ki birisi kendi halile me§gul ve 
dinperver olup §eriata da riayet eder. 

Boyle oldugu halde haik, onu levmeder. Bu, halkin ona kar§i ade- 
tidir. Halbuki o, bunlann cumlesinden farigdir,, diyor. 

Kasdi olan Melametiligi de §6yle anlatiyor: 

" Birisi hakkmda halkin azim bir teveccuhu zuhur eder ve onlann 
icinde miitemaviz olur; gonlii mansip ve caha meyleder; tab'i onlann 
arasmda mukayyet kahr. Gonlunii farig edip hak ile me§gul etmegi 
arzu eder. Tekellufle halkin levmine mazhar olmak yolunu tutar ve 
§er'an ziyan vermiyen bazi seyleri irtikap eder: bu suretle haik ondan 
muteneffir olur. Haik arasmda bu hal onun suluk yolu olup haik ta 
ondan feragat eyler. „ 

§eriat emirlerini terketmek suretile melamet lzhar edenleri de uciinn- 



[1] Kegful mahcub,. Sa : 59 - 61 



Melamiler — 2 



18 



Illc devre melamileri 



cii kisimda kisaca zemmederek " Terketmek Melameti de sudur ki ; kufur 
ve tabii dalalet biririsinin yakasina yapisu. §eriati ve seriata miitabaati 
terkedip te der ki ; bu benim ef alim, Melameti tarikinm halatindandir. „ 
sozlerini soyliyor [1]. * 

Kesjiil mahcub sahibinin bu taksimi siiphesiz indidir. Fakat zama- 
nindad Melamilerin halleri, kendisini bu taksime mecbur etmi§tir. G6- 
riiliiyor ki be§inci asrm msfi ahirinde Melametilere ulemayi rusumdan 
maada mutasavvifa da supheli nazarlarla bakmaga baslamisjardir. 

Kesfiil mahcub sahibi, bundan sonra melamet hakkmdaki fikir ve 
telakkisini §u sozlerle bildiriyor : 

" Ama benim nezdimde Melameti istemek, ayni riyadir ve riya. ayni 
nifaktir. Zira murai; tekelliifle halkin kendisini makbul gormeleri yoluna 
suluk eder; Melameti de bunun aksine olarak halkin onu reddetmesi 
yoluna saliktir. Her iki guruh ta halkta kalmislar ve ondan gecmemi§- 
lerdir. Biri bu muamele, digeri o muamele ile zahirdir. Halbuki dervisjn, 
gonliinden haik soziinnii ?ikarmasi lazimdir. Gonliinu halktan ayinnca bu iki 
manadan da farig olur ve artik hic bir §ey onun ayagini baghyamaz.„[2] 

Bu beyanattan anlasdiyor ki Ke§fiil mahcub sahibi mutasavviflan 
Melametilerden evla biliyor ve hatta Melametileri dervis. bile addetmiyor. 
Onlan heniiz vahdete ermemis. olan ve halkla me§gul bulunan bir firka 
halinde goriiyor. 

Nefehatiil iinste de ^, ^'j -5- M ^ &'Wj j^-a-ij j^ *v*d J_> ai serlevhasi ile 
aynlan babta Melametilik hakkmda su sozleri okumaktayiz: "Melameti- 
yeye gelince ; onlar, bir cemaattir ki manayi ihlasa riayette ve sidik kai- 
desini muhafazada ziyade ceht ibzalederler. Halkin nazanndan taati ihfa. 

ve hayrati ketim hususunda miibaiagayi vacip bilirler Bu taif e 

her ne kadar aziziilviicut ve §erif ul hal ise de heniiz halkin hicabi viicudu, 
onlann nazanndan bilkulliye miinkesif olmamishr. 

Bu sebepten tevhit yiizumin mu§ahedesinden ve tefrid goziiniin mu- 
ayenesinden mahcub kalmisjardir. Zira, bir kimsenin a'mali ihfaya ve 
kendi ahvalini halkm nazanndan setre eah§masi halkin viicudunu ve 
kendi nefsini gordugiinu mii§'irdir ki bu hal, tevhid manasinin tahakku- 
kuna mani'dir. Nefis te agyar cumlesindendir. Bunlar, heniiz kendi hal- 
lerine nazar etmektedirler. A'mal ve ahvallerinden agyan ihrag edeme^ 
misjerdir. Onlarla (Melametilerle) Sofilerin farki §udur ki ; cezbei inayeti- 
kadime, Sofiyyeyi bilkulliye nez'etmi§tir ve haik ve Eneiyet hicabi, §iihut 
nazarlanndan kalkmi§tir. Taat ve hayratm sudurunda arada kendilerini 



[1] Sa: 61-64 
[2] Sa: 65-66 



Ilk devre melamileri 



19 



ve halki gormezler ve halkin enzannin ittilamdan emin oiup amellerini 
ihfa ve hallerini setir ile mukayyet olmazlar. Eger vaktm maslahatij 
taati izhari mucipse lzhar, ihf asini muktazi ise ihfa ederler. §u halde 
Melametiye kesri lam ile muhlislerdir ; Sofiye, fethi lam ile muhlaslardir 
«ZJite ^\^ii-\ L'b » bunlarm vasfi halidir » [1] 

Bir kisim mutasavvifanm reiy ve telakkisine tercemari olan Ke§fiil mah- 
cub sahibi ve Cami gibi zevatm Melametiligi Sofiyenin dununda gormele- 
rine mukabil diger bir kisim da Melametiligi tariki irfanin en yiiksek nokta- 
smda goriiyor. §eyhi ekber Muhiddini Arabi, Seyyid §erifi Ciircani, Cel- 
veti §eyhlerinden Uskiidarh Ha§im baba ve Esrefi Rumi, bu ziimredendir. 

§eyhul ekber Muhiddini Arabi, Futuhatm 23 ncii babmda Melami- 
yenin, velayetin en yiiksek derecesinde olduklarim ve o derecenin f evkinde 
Nubiivvet derecesinden ba§ka bir derece bulunmadigmi ve bu makama 
velayette Makami kurbet denildigini soliyor. [2] 

Yine Fiituhatin 309 ncu babinda «c^^bV^i? Jur ^uu..,» deyip sonra 
her sinif hakkinda §6ylece malumat veriyor: 

"Birinci kisimdaki ricale ziihiit ve nevafil ve zahiri ef'ali mahmude- 
nin umumu galebe etmis oldugu gibi onlar da batinlarmi §ariin zem- 
mettigi her mezmun sifattan tathir etmi§lerdir; Bu lsledikleri amellerin 
fevkinde bir §ey gormezler. Bulunduklan makamdan ba§ka ahval ve 
makamata, lediinni ve vehbi ilimlere, esrar ve kii§ufata marifetleri yok- 
tur. I§te bunlar «Ubbad 5 u» dir. 

Ikinci kisim, bunlarm fevkindedir. Bunlar biitiin ef'ali Allah ile 
goriirler. (Allaha nispet ederler) ve §iiphesiz ki onlann fi'li aslen yoktur. 

Riya da onlardan bilkulliye zail olmu§tur Evamire im- 

tisalen caligmak, takva, zuhiit, tevekkiil ve sair hususatta Ubbad gibi- 
dirler, Boyle olmakla beraber bulunduklan makamm fevkindeki ahval 
ve makamati, ulum ve esran, kii§ufat ve keramati da goriir ve onlara 
eri§mege gayret ederler. Fakat onlardan bir §eye nail olduklan vakit 
keramattan bir §eyle avam itjinde zahir olurlar. Ciinkii Allahtan ba§ka 
bir mevcut gormezler Ahlakve Fiitiivvet ehlidirler. Bu simfa «Softye» 
denir. Bunlar iicuncii simfa nazaran ruunet ve nefis sahibleridir; tilmiz- 
leri de da'va sahibidirler. Halkm fevkinde bulunurlar ve Allahm kulla- 
nna riyasetle zahir olurlar.,, [3] 



[1] Varak 5 

Fiituhat.. (Misir tab'i 1293 Hicri)Cilt. 1 Bap : 23. ( r ^ Jjl> j\j^1 b$ 3 -^ v \lrtVW>j« S) 
Sa: 235 

[3] Futuhat. Cilt 3. Bap: 309.. Sa : 44-45 Miiracaat. 



20 



Ilk' devre Melamtleri 



Ilk devre Melamtleri 



21 



Goruluyor ki bu izah, ke§fiil mahcub ve Nefehatm izahmin tamamile 
ziddidir. Sonra §eyhi ekber, iicuncii sinifi; yani Melamiyeyi "Ociincu simf^, 
oyle ricaldir ki bunlar be§ vakit namazm iistune sunnetlerden baska bir §ey 
tezyit. etmezler ve bilinecek^zait bir halile temeyyuz etmezler. Sokaklarda 
gezip nas ile konusurlar; Allahin halkmdan hig biri onlardan birini haik 
arasinda farz bir amel ve mutat sunnetten baska zait bir §eyle mutemayiz 
gormez. Yalmz kalpleri ile nastan infirat edip Allahla bulunurlar. Ilimde 
rasihler olup Allaha ubudiyetlerinden bir lahza bile mutezelzil olmazlan 

Kalplerine Rububiyet sultani istila ettigi ve onun altmda zelil bulnn- 
duklari icin riyasete tama' etmezler. Allah, onlara her mavtini ve her 
mavtinm istihkaki olan a'mal ve ahvali bildlrmi§tir; her yerde o yerin 
iktizasina gore muamelede bulunurlar. Halktan gizlenirler. Onlar hie 
suphesiz seyyitlerine halis ve muhlis kullardir. Nas icinde yemekte, ic- 
mekte, uyamkhkta, uykuda, konugurken devam iizere efendilerini mii§a- 
hede ederler. Sebepleri yerlerine koyarlar ve hikmetini bilirler. 

Igte bunlar Melamiydir ve ricalin en yiiksegi bunlardir. Tilmizleri- 
de ricalin en biiyiikleri olup reculiyet etvanndadirlar » [1] 

sozlerile anlatiyor. 

Yine ayni bapta (309) "Bu makamm Rasul ve Ebu Bekre ve Ham- 
dun, Ebu Saidiil harraz, Bayezidi bistami gibi eski §eyhlerden bu makam 
ile mutahakkik olanlara ait bulundugunu,, soyleyip "Bizim halimiz de bu- 
dur. Zamammizda da bu makamin seyyitleri Ebiissiiud ibni§ §ibl ^«-J'-?» » 

jfiii ct>>, «Abdiilkadiriil ceyli ^ j^'J-v- »ve «Salihul berberi cs-m^-» ilh 

dir. Kitap bunian zikre miisait degildir; kafi gelmez,, [2] diyor. Ayni 
Bapta "Melamiye, hakikat hususunda sahih ilim sahipleridir. Yuksek 
derece ve dogru yol ve hakka yakin menzile erebabi, diinya ve ahirette 
ancak bunlardir. Mevatin ilminde ve bu mavtinlardaki muamelatta yedi- 
beyza. bunlanndir. ilmi mevazin ve edayi hukuk eshabi da yine bunlardir.. 
Seimam Farisi &"■& Z>\^" bu makamda bunlann kadri en celil olanlarmdan- 



_)jU.l f 4> cH^-Hj» Jl* ."!_)- ■Usei.Jl./ J»l jlL -USij^UcU! l^si ^ij (&££? V.J.J^ 5U-V UJ» A-LJ 
.Ij^SS- iijij*ii ^4*i\y> v^-^ ' by^i .i/U'd •*•* *rtJ*\j ffjj M&&-3 ft;?"* f^'J ftjjll^ M 

Fiituhat. Cilt. 3. Bap: 309 C^.Ju^ts^lj* v^J-^* ^"iS) 

j^IjjUJU^cj J^iJl u; a^»-il>,' fUI'iA CibU ^ U'Uj ij ifej W»- yj l /Ua*.i!ljj> >t> 

FUtuhat : Cilt : 3. Bap : 309 .. Sa : 44 



dir ve diinyada bu makam, makami ilahidir,, [1] sozlerini okumaktayiz. 

Yine Fiituhatm ayni babmda "Sofiye, nas icinde da'valar ve havatira 
ve icabati duaya ait harikulade halat ile temayviz ederler... Melamiye ise 
Allahin halkindan birine kar§i her hangi bir §eyle temayiiz etmezler. 

Onlar mechullerdir. Halleri avam halidir. [2] ve "Bu taifenin menzile- 
tini Allah lzhar etse nas onlan ilah ittihaz ederdi.,, tavsiflerini okuyornz.[3] 

Fiituhatm 352 nci babinda da "Melamiye, ayni adette harki adet 
halinde bulundugundan tavaifin en yuksegidir,, diyor. [4] 

Seyyid §erifi ciircam de, "Ta'rifat t^ts* „inda "Melamiye, batinlann- 
da olan ahvali lzhar etmezler. Kemali ihlasm tahkikine cah§irlar.„ Umu- 
ru, arazi gaybinde — ilmi ilahide — takarrur eden mevzi'lerine vaz'eder- 
ler. Irade ve ilimleri Haktealanin irade ve ilmine muhalif olmaz. Esbabi, 
nefyi muktazi olan mahalden mada bir yerde nefyetmedikleri gibi ispati 
iktiza eden mahalden mada bir mahalde de ispat etmezler. Zira sebebi 
vaziin nefyettigi mahalden kaldiran, sefih ve sebebin kadrini cahil olur* 
Yine vaziinin nefyettigi mahalde ispata kalkan §irk ve ilhada dii§er. 
Melamiye, haklannda; Benim velilerim, kubbelerimin altindadir. Onlan 
benden ba§ka kimse bilmez; hadisi kutsisi varit olan kimselerdir„f5] diyor. 

Imami §a'rani de "Elyevakitii vel cevahir ^Jr x i '^^ „ inde Muhid- 
dini arabinin balada zikredilen tarifatini aynen zikretmektedir. [6] 

Mutaahirinden(Aydoslu)Bursah Ismail Hakki[7] mn Kitabiil hitabmda 
Melamiye hakkinda serdettigi beyanat, Oskudarli Ha§im babanin [8] diva- 
nmdaki mensur tavsifat, E§refi rumi[9] ve sair sofi sairlerin Melamet hakkin- 
daki §iirleri, hemen hemen Muhiddini arabinin sozlerinin tekradnndan ibaret 
oldugu gibi ilk devre Melamilerile daha az alakadar oldugundan zikredilmei. 



Cilt: 3.. Ayni Bap. Sa : 47 .. UjJ'J ^W ,.Ult_,»j f VlU li» J \ JA i ^Ut ^ ^jUn^^ iK? 
^yi'j ....... e\ojJl 5;Ul^ jUl^il^c p.y\£JI^. Jl^JiJj»-^ i^ycjJl» 5-l.!U:c cjj<S ^.ijJlj [2] 

Sa : 46 . (.lyJlJU. .^jSU. i (i^_>4*l*4' . ,'^-l ■ult ( jU- $* A>-\ ^ ii)J t i;"i 
Sa: 46 ....««l* ^s'i&i o-W &&• f^^' Ci^}-Vl\^\ «j.» iliiJj [3] 

Cilt: 3. S. 312 .SjUs.^jc.J s^Uij^j ^li ciit^Jl^l ^j [4] 

&*& ^ j Vt ...U-Vi i^ii Vj Jur ^«1»^ jU .-b' ,»4-i c j (»^ sl -)t juii iis ^^ai^i^j jjSi'y I4.il ^. 

Ta'rifat.. Matbaai Amire.(1269 Hicri) Sa: 104-105 
[6] Elyevakitii vel cevahir. Cilt: 2. Sa: 93 by^.jlh £.H2l .V-JJ 
[7] Osmanh miiellifleri.. Cilt : 1. Sa: 28-32 ye miiracaat 
[8] Osmanti miiellifleri. Cilt; \.. Sa: 189 
[9] « « « 1„ Sa: 17 



MELAMETiLIGE VE TARIH^ESiNE UMUMI BIR NAZAR 



Melametilik hakkmda en mevsuk malumati Ebu Abdurrahman Mu- 
hammed ibnil Huseynis suleminin "Risaletiil melametiye" sinde buluyo-: 
ruz. Bize bu risaleden bahseden M. Hartmana mute§ekkiriz. Ebu Abr 
durrahman, risalesinde (Erbabiil ulumi vel ahval JV^ f> !l vM) i iic. kisma 
ayinyor: 

«1. — Kur'an ve hadisir zavahirinden istinbati re'y ile ahkam ve 
ihtilafati tespit eden Fukaha ve din reisleri.. 

2. ■— ilmi ilahi ile miimtaz olup dunya sebeplerile alakadar olmiyan, 
kalpleri tecelligahi ilahi bulunan ve envai keramat ile miimtaz olan «Eh- 
liil ma'rife,,.. Bunlar, §er'a kat'iyen muhalefette bulunmadiklan gibi batir 
nan da hafa aleminde miistagraktirlar. 

3. — Batman Hak ile bir daha aynlmamak uzere birle§en "Melamer 
tiye„ dir ki Allah, bu ittisalden sonra onlann mahiyetlerini ketmeder j 
diinyaya yalniz iftirak ve §er'a inkiyat gibi zahiri hallerini lzhar eder. 
Bu siiretle onlar "Cem'ul cem' ^ff„ halinde muhtefidirler.» [1] 

Bu tak§imden ssnra Melamet erbabmm halati hakkmda epeyce taf- 
silat veriyor. Bu taf silattan anhyoruz ki Melameti, keramata ragbet etmi- 
yor ve sofiyane halleri izmar ederek yalmz ma'kul ve mesju' ef'ali lzhar 
ediyor. Hamdun "Melametiye tariki; insanlara kar§i her nevi debdebe- 
den — ehli hal olarak — feragat ve her hangi sifat ve hareketi tasdik 
ettirmek hususunda mesai sarfindan istinkaf etmektir„diyerek bu meslegin 
bir hususiyetini irae eyliyor. (Edebiyat. F. m. 6. Ma. 1340. Sf: 280) 
Melametinin her turlii kayittan vareste olup Allaha rapti kalp etmesi la- 
zim ; hatta ibadetten bile zevk almamali ! Qiinkii bu zevk, saliki oraya 
mukayyet kilar. Tevhid ise kuyudu ref'edip vahdette zevk sahibi olmak- 
hr. (Sf. 282) 

Melametiyenin kisvei mahsusalan yoktu. §eyhleri de va'z ve zikret- 
mek suretile kendilerini lzhar etmezler, bu gibi hallerden tamamile ictinap 
ederlerdi. Ebu Hafs, adi bir i§ci elbisesile gezer, avamdan fark edilmezdi. 






Ilk devre Melamileri 



23 



Melametin en ziyade husumet ettigi sifat, riya ve uciiptii. Bu iki 
sifati mahvedebilmek icin temayiizden ihtiraz, esasi bir umde idi. Miiellifi- 
risale ; Hamdunun, arkadasjanndan AbdiilHaccam isminde birine "Adimn 
Abdulhaccam olmasi ; Abdullahil arif, yahut Abduzzahit olmasmdan daha 
iyidir,, dedigini kaydediyor. Adeta diye biliriz ki Melamet; fukaha ve mug- 
tehidinin temayiiz ve kibrinin, miite§erriinin riyasmin bir aksiil amelidir. 

Ebu Abdurrahman, risalesinde melametin 45 umbesinden bahse- 
diyor. [1] Bunlann hulasasi sudur ki; Melametinin zahiren ibadetle tefa- 
huru §irk, batman hal ile tefahuru irtidattir (1). Melameti; haktan mada 
ne zahiri, ne de batmi kesjf ve kerametlere ragbet etmez. 

Dil ile zikirden bir sey cikmaz. Kalp, zikri ihmal ederse dil zikre 
ba§lar. Halbuki matlub; kalp, ruh ve sirrin zikridir (9). Binaen aleyh; 
Melameti, zikirle de mukayyet degiidir. Melameti, gomnmesi gayri kabili 
ictinap §eylerden mada (cemaatla namaz gibi) §er'a muvafakatini gizli 
tutar; insanlara kar§i daima iyilikte bulunmaga gayret eder, (17).a'mali 
salihadan dolayi bir zevk duyarsa bu zevk ile miicadelede bulunur (10). 
Melametiye nazaran ubudiyetin iki umdesi vardir: Allaha karsj iftikar, 
Peygamberi taklit.. (18). 

Melameti, yalniz kendi nefsile me§guldur (25); setir maksadi ile bile 
olsa ihvanimn noksanina dikkat dogru bir hareket degiidir (22); Hatta 
muztar olanlardan madasi igin dua etmek bile hos. goriilmez (29). 

Melameti, hubbi gayr timsalidir; fani filgayrdir. Ihvamnmher muk§- 
kiline muavenet eder. Hamdun "Mu'min, ihvani icin gece kandil, giindiiz 
asa olmahdir,, demi§tir (34). Ihvani igin daima muin ve zahir olan 
Melameti, hic bir vakit ba§kasindan yardim istemez ve kimsenin muave- 
netine arzi ihtiyac eylemez. Qiinki, kula arzi hacet; muhtactan yardiui 
istemektir. Belki yardim istenilen kimse daha ziyade muztar ve muhtaci- 
muavenettir! (42) [2]. 



[1] Muhiddinin de Fiituhatta nasi «Ubbad, Sofiye, Melamiye,, diye iije ayirarak bu 
tasnife iktifa eyledigini gormugtiik. 



[1] Makaledeki umdelerden hulasa ettigimiz sozlerin nihayetlerine numaralanni koyduk. 

[2] Melametiyeyi zillet ve meskenetle terdif ve halkm levmine maruz olmayi arzu eden. 
bir taife diye tarif edenler tamamile yamhrlar. 42 nci umde, bir Melametinin kimseye arzi 
iftikar ve hacet etmedigini gosteriyor. Filvaki yine "Ebu Abdurrahmam sSlemi,, Ebu hafsin, 
birine " Ticaret et ; kazancini tasadduk eyle ; sen de muhtac oldug-unu sadaka ile tedariik 
et ; bilahara ticareti de, tese'ulu de terkeyle ! „ dedigini yaziyor ve Nefehat, Hamdundan 
sonra Melamet nagiri olan Ibni menazilin "j.iL.^^sjJi^ J\y Jij w—S'Ji «S^y^ji C~-*> iS-&>- s-*i» 
soziinu kaydediyorsa da yine "Ebu Abdurrahmam siilemi,, risalesinde Hamdunun Abdullahiil- 
Haccama " Kazanca istinat eyle ! „ (Sf. 295) ve Ebu hafsin da talebesinden birine " Ticaret 
ve kisp hayatma sanl! „ dediklerini goriiyoruz. 

Bu mutenakiz ifadelerden §unu anhyoruz : kibir, riya, uciip ve gururu kirmaga 
cah§an Melametiler, ihtimal bazi salikleri bu gayeye erigtirmek ijin tese'iile sevkediyorlardi. 



24 



Ilk devre Melamileri 



Ilk devre Melamileri 



25 



Risalei Ku§eyriye, Kesfiilmahcub ve Nefehattaki Melameti buyiikle- 
rinin sozleri de Siileminin ifadatim teyit ediyor. 

Mesela; Hamdun u Ben, nefsimi Fir'avnm nefsine tafdil etmem; giinkii 
ikisi de nefistir. Fakat gonliimii Fir'avnm gonliine tafdil ederim,, [1] diyor. 
Anla§ihyor ki Melametiler, bir cok miittakiler gibi giinakarlan tezyif 
etmiyorlar; bilakis kendilerile me§gul bulunuyorlar. Ebu tiirabi Nahsebi 
"ibadat icinde havatin kalbiyeyi islahtan daha nafii yoktui,, [2] sozile 
Melametiyenin kesreti ibadattan ziyade tezkiyei nefse dikkat ettiklerini 
anlatiyor. Ebiil Huseynil Barusi de "Her nerede ki nuraniyet olmadigi 
halde bir gayret ve ictihat goriirsiin ; bil ki o, bid'ati hafiyedir. „ [3] 
diyerek ayni fikri teyit etmektedir. 

Hulasa Melametiye, Ebu Abdiirrahmam Siileminin dedigi gibi yalmz 
ahvalde sitki, muamelatta edebi gozeten [4] ve bu suretle tasavvufu 
hiisnu ahlaktan ibaret bilen fikir erbabi olmakla beraber vahdet ne§'esine 
malik irfan eshabi idi.. 



Melametiyenin zuhuru hicretin ikinci asnmn nisfi ahirindedir. thtimal 
Melametilik, bu asrm iptidalannda da mevcuttur. Fakat isimleri . tespit 
edilmemistir. Onun iein kat'i bir §ey soyliyemiyoruz. Yanhz §urasi muhak- 
kak ki Ebu hafsiil haddad, ilk Melameti degildir. Mamafi Melametiligin 
ueuncii asirda tamamile inti§ar etmis. oldugunu gormekteyiz. Bu meslek 
erbabmm miitekasif bir halde toplandigi yerle Horasan ve Maveraunnehir 
havalisidir. O asirlarda Maveraiinnehirde Samaniler hiikiim siiriiyor ve 
§imalden gelen Turk hiicumune kar§i durmaga cah§iyoriardi. Samaniler- 
den Ahmed ibni Ismailin kolesi Emiri le§ker ve bilahara Horasan vadisi 
olan Alp tekin, " Gazne „ de istiklalini ilan etmis (352) ve hafitleri Hora- 
sani zaptetmi§ler ve bilhassa Mahmuda Gaznevi zamaninda hudutlanni 



Fakat bu, hi§ bir vakit umumi ve esasT bir umde degildi. Egferboyle olmu§ olsaydi Melameti 
sseylerinin ve Melametilerin calibi dikkat ahva.1 ve hususiyetlerini kaydeden Ku§eyri, Ke§fiil 
mahcub, Nefehat gibi kitaplarda bu halin de mezkur olmasi iktiza ederdi. Aatta bunu 
Melametiyenin bir giari addederek kesri nefs i^in tese'ulii ihtiyar ettiklerini muhakkak kaydet- 
meleri ve bilhassa Siileminin risalesinde umdeler arasmda bunun da bulnmasi icap ederdi. 
Halbuki goriiyoruz ki 42 nci umde, bilakis bu telakkiye zittir. Esasen Hamdun ve Ibni- 
menazil gibi alim ve muhaddislerin, Abdiilvehhabi sakafi gibi "Imamul vakt„ olan zevatin 
kegkul bedest olarak tese'ul etmeleri de aklen muhalattandir. 

[1] Nefehat.. Varak: 29 

[2] „ „ 25 

[3] „ „ 30 

[4] „ „ 154 



Ceyhuna ve Harizme kadar gotiirerek biitiin bu havaliyi ellerine almig- 
lardi. 389 da Samanileri tamamile mahveden Kara haniler, Maveraiin- 
nehre hakim oldular. 

Melametilik, iieuncii asirdan itibaren Horasanda kuvvetle intisara 
ba§Iami§ti. Tasavvufun ruha sukun bah§eden telkinati bu siyasi muhitte 
inki§afa miisait bir zemin bulmu§tur. Ta Ebu hafstan itibaren Melameti 
mumessilleri ekseriyet itibarile Ni§abur, Herat ve Kabillidir. Esasen bu 
.zamanlarda Melametin Tiirkmenler arasinda da intisanni biliyoruz. Hatta 
bunlardan Ali Abo, Muhammed Ma'suki tusi, Suleymam Tiirkmani gibi 
niifuz sahibi seyhlerin hayatlanna ait te oldukca malumatimiz vardir, 

Melamet, dordiincii asrm nihayetlerinde tesekkiile ba§hyan ve be§inci, 
altinci asirlarda inki§af eden ilk tarikatlara da niifuz etmi§, hatta geni§ 
ve mufnt vahdet tarafdan bir eok §eyler bile ya Melametilige intisap 
etmisler, yahut ta ne§'esini benimsemisjerdir. Bu suretle Melamet, 
Necmeddini kubra halifesi Bahaeddin Veled vasitasile Mevlanayi yetigtir- 
mi§ ve Mevleviligi meydadana getirmi§ti. Mevlevilerle Melamilerin, ta 
evailden beri cok siki munasebetleri vardir. Diger tarikatlar, Melamileri 
umumiyetle tezyif ettikleri halde Mevleviler, Melamilerle bagda§mi§lardir. 

Mevlanada ve bilhassa §emste Melamet ne§'esini gormemek gayri- 
kabildir. Sultani divaninin halati, bu ne§'enin cezbenak bir tezahiirunden 
ba§ka bir §ey degildir. [1] 

Bilahara Nefati Ahmet dede, CevrT, Nahifi, Fasih gibi alim ve sair- 
ler; Hatta son zamanlarda Pecevi Ahmet dede ve Ebu Bekir dede gibi 
zevat, Bayrami Melamilerinin halisiil akide birer ihvani oldugu gibi Nuriye 
Melamiligi de ( Son devre Melamiligi ) bir cok Mevleviyi kendisine celp 
ve cezb etmistir. 

Melametilerin miihim bir merkezleri de Bagdatti. Ahmedi hudreveyh, 
Ciineyd, Abdullahil murtai§, Ahmed ibni Yahyelcella ve muritleri; Bagda- 
•di, Melametin graba dogru bir inkisaf merkezi haline getirmi§lerdi. Mela- 
met, buradan pek kolayca Musul, Halep ve nihayet o asirlarda Batinile- 
rin fa'aliyetlerine sahne olan Suriyeye gecti. Kadibiil bani Mavsili, Suley- 
mam Tiirkmani, §eyh Rislam Dimiski, hatta Tibyan sahibinin Rifai subesi 
olarak gosterdigi Haririye tarikinin miiessisi Ebiil Hasan Aliyyul Hariri, 
Halep — Suriyede yedinci asirda ya§ayan ve kuvvetlerini Melametilikten 
alan §eyhlerdir. Bunlarm ahvaline dikkat edersek hepsi, zavahire kar§i la- 
ubalidir. Rakis ve simaa tarafdar olduklan gibi namaz kilmazlar, Hatta 
alenen oru? yerlerdi. Seyh Suleyman ve Kadibiil banin ve bu iki seyhe ben- 



[1] Sultani divani Mehmet Simai.. Sefinei Mevleviyeye muracaat ! Sf : 15 
tab'i 1283 



60 Mi: 



i 



26 



Ilk devre Melamileri 



ziyen Aliyyi kurdi ve §eyh Reyhanm halatina evvelce bilmunasebe temas; 
etmi§tik. Bunian umumiyetle Melameti - Kalenden; daha dogrusu Batim 
addedebiliriz. Esasen sekizinci asir iptidalannda olen §ehbaz lal kalen- 
derin Melametle me§hur oldugunu gormiis. ve Caminin Kalendelikle Me- 
lametiligin farklannda israr ve zamanindaki kalenderleri zemmettigini 
okumu§tuk. §eyhiilislam Abdullahi Herevinin, zamanindaki Melametiler 
hakkmdaki miitaleati da kaydedilmisti. 

Hulasa — Batmi olsun, §eriata miitemessik bulunsun — bir takim Tiirk 
tarikatlanmn zuhur ve inki§afinda Melametilik muhim ve asli bir amil olmu§ 
ve hatta zannederim ki bunun icin §imdiye kadar hemen biitiin Anadolu 
halki; bilhassa kizilba§lar ve Bekta§Tler, her tiirk velisini Horasandan 
gelmis. olarak kabul ve Horasan erenlerinden olarak ilan etmislerdir.[l] 

Batmi ziimrelerinin tedahulile asli saffetini kaybeden Melametiligin 
yerini dokuzuncu asnn nisfi ahirinde Ikinci devre, ya'm Bayrami Mela- 
miligi tutmus. ve Tiirk ruhundan dogan bu yeni tarikat, ilk Melamilerin 
nes/e ve irfanim tamamile hamil olarak zuhur etmisti. 

Melametilerin §ohreti §ayiasi ve Haci Bayramin niifuzu neticesi olarak 
Bayrami Melamiligi de anlatacagimiz veehile biitun Anadolu ve Rumelide 
pek az bir miiddette inti§ar edebilmi§tir. Bayrami melamiliginin ilk Mela- 
metilere iktifa ettiklerini ileride gorecegiz. Son Melamiler de Bayrami 
melamilerinin peyrevleridirler. Boyle oldugu halde "Ignaz Goldziher,, 
«Vorlesungen uber der Islam» da> Melametiyeyi " riya ve harici tezahii- 
rattan miictenip, vecit ve istigraka ehemmiyet veren bir ziimre,, [2] diye 
tavsif ettikten sonra "M. Hartman„a istinaden [3] bunian son Me- 
lamilerden ayn bir ne§'eye malik gosteriyor ve Bayrami melamile 
rine hic temas etmiyor. Halbuki son Melamilerin Bayrami mela- 
milerinden yegan farklan sulukii ilmi bir hale getirmek suretile 
"i§raki J^ il „ likten bir miktar aynlmaktan ibarettir. Mamafi son Melamt 
halifeleri icinde meratip telkininde bulunmiyan ve "Melami — Hamzavi,, 
lere harfiyen peyrev olanlar da yok degildir. Bayrami melamilerinin ise 
tekrar edelim ki Melametlerden hemen hic bir farklan yoktur. Esasen 
Melamet, bir tarikat olmaktan ziyade bir ne§'e ve hal oldugundan ziihule 
hic mahal yoktur: 

Melametiler de, Bayrami Melamileri de, Son Melamiler de ayni nes/e- 
ye sahiptirler.. 



[1] Konyada Mevlananm tiirbesinde bile isimleri mechul dort merkat, Horasam 
erenlerine aittir. 

[2] Sf: 69-168. 

[3] Islamische Oryent. Index. III. 



BIBLIYOGRAFYA 



1. Abdulkerim Kugey- 
ri (imam) 

2. Abdul vehhabi $a'- 
rani (imam) 

3. Abdurrahman Cd- 
mi 



Ahmet dede (Eflakt)- 



5. Ali (Gelibolulu) — 



6. Aliyyibni Osman — 
ibni Ebu Aliyyul 
Gaznevi 

7. Bartold (.Pr.) — 

8. Cemdl (Kopr'iilu — 
zade) 

9. Ferideddini Attdr — 



10. 

11- 

Fuat (Kopriilu 

12. zade; M. ) 
23. 



Risalei Kuseyriye ioc.? °4Lo «Bulak tab'i. 1284. H. »■ 

[arapcaj 

Elyevakitii vel cevahir fi beyani akaidil ekabir 

«Misir tab'i. 1277. H.» [arapca] j^MjIUc aW.i5 ^Iji-iJi oJl^l 
Nefehatlil lins ^JVloUi' « Gammin tilmizlerinden Ab- 
diilkerimul HuseynT tarafmdan 883 senesinde yazllau ve 
bizzat Cam? tarafmdan bir cok yerlerine hasiyeler ilavesile 
tashih edilen niisha.. Fatih ; Carsamba Murat moila kii- 
tiiphanesi. No 1302 » [acemce] 

Menakibiil arifin ^jUi^su». « HicrT 1016 senesinde 

Ebu Bekir ibni Ferruh celebi tarafmdan yazilan niisha^ 
Siileymaniye ; Haiet. E. kiitiiphanesi. No 321 » [acemce] 

Hilyetur rical fil aktabi venniicebai vel abdal 

« Yazildigi sene ve katibi JtJOflj A^i wlksilij JLjfi*U- 
mechul yazma niisha. Fatih kutiiphanesi No 398. » [Tiirkce] 
Ke§fUI mahcub o^ilais" « Hicn 1357 de istinsah 
edilmi§ yazma niisha. Darulfiinun kutiiphanesi. Yildiz. 
N° 245. * [acemce] 

Orta Asya Tiirk tarihi hakkmda dersler. 

[Tiirkijeye mutercem] 

Edebiyat mecmuasi « No 7. 6. Mayis 340. M. Hart- 

mamn Ebu Abdurrahmanm <-:*XJ.$L.j sine yazdigfi-maka- 
lenin tercemesi. » 

Tezkiretiil evliya Uj^l»/ - * « Leyden tab'i. Reynold 
A. Nicholson.. 1323. H. (1905). [acemce] 

Tiik edebiyatmda ilk mutasavviflar «1911 Mat- 

baai Amire » [Tiirkge] 

Tiirkiye tarihi dinisi « Miilkiye mektebi matbaasmda 

ta§ basmasile matbu'. 1926 - 1627 » [Turk$e] 

Tiirkya tarihi « Istanbul ; Kanaat kutiiphanesi nesriya- 

tindan. 1923. » [Tiirkge] 

Tiirk edebiyati tarihi « 1923 . Devlet matbaasi . » 

[Tiirkce] 



28 



Ilk devre Melamileri 



Ilk devre Melamileri 



29 



14. Guldmz Muham- 
med ibni mufti Ra- 
himullahi Ldhuri — 

15. Ismail Hakki(BuT- 
sali) — 

16. Kdtip gelebi — 

17. Mecdi — 

18. Mehmet (Hafiz) — 



TALI ME'HAZLAR 



19. Muhiddini Arabi - 

20. Sdkip dede 

21. Seyyid Serifi Ciir- 
cdni 

22. Seyyid Mehmet - 
Kemdleddin(H.a- 
riri zade) 



23. Tdhir (Bursali) 



Hazinetiil asfiya l.i.Vto> « Hindistan. Lekno tab'i. 
Harici. 1290. » [acemce] 

Kitabul hitab v lkLt v kr « istanbul tab'i. 1292. H. » 
[Turk9e] 

Ke§fiizzunun o^iU^ « Istanbul. Alem matbaasi. 1310. 
H. » [arapga] 

- §akayik jji?j tercemesi «Matbaai Amire. 1269. H.» 

- Ebvabi seb'a *,^^\^\ (Tezkiretul evliya) «Buha- 

rah Mehmet Hafiz tarafindan 927 de yazilmistir. Miiellif, 
kitabmi Nefehatiil iins tarzinda yazdigmi ; Nefehattan bag- 
ka Tezkiretul evliya, Sevahidiin niibuvve, Niizhetiil ervah, 
Tarihi mezarati Buhara ve sair frtaplardan da istifade etti- 
gini, kitabmi yedi bap, bir hatime iizerine yazdigi icin 
ismine Ebvabi seb'a dedigini soyliyor. Sofi sairlere ayn 
bir bap ayirdigi gibi yedinci bapta Buhara ve havalisindeki 
evliyayi ve SamanT hiikumdarlarmi da zikrediyor. Hatimede 
Eimmei isna aser jJx- &\ H l den sonraki tarihi hadisat ve 
vekayii, bilhassa Maveraunnehri mihver ittihaz ederek 
kaydetmektedir. Yedinci bap ve Hatime, bu cihetle diger 
tezkirelerden ayn bir hususiyet ve kiymeti kaizdir. Yazraa 
niishasi Fatih kutiiphanesinde 2570 numaradadir. Katibinin 
ismi yoktur. Ihtimal muellifin yazmasidir » [acemce] 

Fiituhati mekkiye "^ <^~y* «Misir. 1293. H. » 

[arapca] 

Sefinei mevleviye ^Ji* *~*~ « Misir. Vehbiye Matbaasi. 

1283. H» [Tiirkce] 

Ta'rifat cUyJ « Matbaai Amire. 1269. H.» [arapga] 

Tibyam vesailiil hakayik fi beyani selasilut 

taraik jh>)ij-.ll_- t\*j jjUiljJL-j 6U" « Son Melami 
piri Seyyid Muhammed Nurun halifesi olan Hariri zadenin 
bu eseri 119 cilt olup 171 tarikattan bahistir. Tasawuf 
tarihi ve edebiyatile mesgul olanlara kiymettar bir me'haz 
olabilir. Yegane yazma niishasi Fatih kutiiphanesinde 430, 
431, 432 numaralardadir. » [arapca] 

Menakibi §eyh Seyyid Hace Muhammed Nu- 
riil arabi ve beyani Melamet ve ahvali Melamiye 

« Melamiye hakkmda Muhiddin ve sair sofilerin bazi s6z- 
lerile Muhammed Nurun muhtasar tercemei halini ve 
Seyyidin bazi eserlerinden miintehap ciimleleri ihtiva eden 
ve 50 sahife kadar olan bu eser gayri matbudur. Yazma 
bir niishasi bendedir. » [Tiirkce] 



24. Abdullahi rumi 
(E§ref oglu) — 

25. Hdsim baba (Us- 
kiidarh) — 

26. Mehmet Ali Ayni — 

27. Muhammed Abdur^ 
raufi Mundvi (i- 
mam) — 



28. Sadik vicddni — 

29. Tdceddin Siibki 
(imam) — 

30. Tdhir (Bursali) — 



Divan « Istanbul. Muhip Matbaasi. 1286. H. » [Tiirkce] 

Divan « Matbu' » [Tiirkce] 

Haci Bayrami veli « Evkaf matbaai. 1343. H. » [Tiirk e eJ 



Elkevakibud diirriyye fi teracimis sadetis so- 

fiyye *»V"^ ls ^- , ' , rr , AJ \jJi^f"\jf^i\ * Yazma niisha. 1274. 
H. Dariilfunun k. Halis. E. No 6495 » [arapca] 

Toman turuku aliyeden Melamilik. « Evkaf matba- 
asi. 1340, (1338) ». [Tiirkce] 
1 abakat « Misir. Huseyniye matbaasi. 1324. H.» [arapca] 

Haci Bayrami veli. « Matbu » 



ECNEBi ME'HAZLAR 

di. M. Hartman — Der islamiche Oryent. « i n dex. m. 
32. Ignaz goldziher — Vorlesungen uber der Islam. 



II 

iKlNCi DEVRE MELAMlLERI 

BAYRAMILER 



I 



HACI BAYRAMI VELI 



Bayrami Melamiligi; 753 tarihinde Ankaranin Qubuksuyu kenannda 
«Sol Fasil-> koyiinde dogan ve Koyunluca Ahmet isminde birinin oglu 
bulunan [1] Haci Bayrami Velinin tesis ettigi Bayramilikten aynlmis. bir 
tarikattir. 

Haci B. V, Alaeddini Erdebili miiritlerinden olup mumaileyhin emir 
ve i§aretile Hoydan Anadoluya hicret eden meshur Kayserili Hamideddin- 
ibni musanm dervisjdir. Hamidedddin, Bursaya yerleserek ekmek pi§irip 
car§ida «Somunlar, Mii'minler;» diye satmaga ve bu suretle gecinmege 
basjamisti [2]. Bu cihetle haik arasinda «Somuncu Baba» ve «Ekmekci 
Koca» namlarile §6hret bulmu§tu. 

Yildinm Bayezit Bursada camii kebiri yaptirdiktan sonra, ilk cuma 
namazinin Emir Sultan (833) taraf mdan kildinlmasim tensip etmi§ti. [3] 
Halbuki Emir Sultan, ekmekci kocamn kemaline miincezip bulundugu 
cihetle padi§aha « Gavsi azam bu §ehirde iken bu hizmet bize miinasip 
degildir» diyerek imamet ve hitabeti Ebu Hamit Hamideddine ihale etti. 
Hamideddin namazi kildiktan sonra fatihayi da tefsir ederek o siralarda 
fatihayi tefsir emelinde bulunan molla fenarinin (834) bir cok mii§killerini 
hal ve mumaileyhi cezbeyledi. [4] 

Bu vak'adan sonra Hamideddin, haik arasinda §6hret bulmakla bu 
§6hretten ihtiraz ve bursadan tegayyiip etti. 



[1J Silsile namei Celveti: Bursah Ismail Hakki. Bursah Tahir bey merhum da «Haci 
B. V. » ismindeki eserinde (Ankarada Esseyyit Abdiilkadir ibrii Yusiifu Isfihaniye ait vak- 
fiyede 832 tarihinde §ahit olmak uzere miinderi§ olan gu (Kutbiil evliya Efseyh Elhac Bay- 
ram ibni ahmed ibni Mahmudiii ankaravi) ibareden de pederi alilerinin isminin Ahmet 
oldugu tezahiir ediyor ) diyor. Haci B. V. nin keadisinden kiiciik olmak iizere Safiyyiiddin 
ve Murat isminde iki de kardefi vardir. 

[2] Semeratulfuad: San Abdullah (Sa: 231) Sergiize§t: La'ali zade Abdullbaki (Sa:12) 
§akayik tercemesi: Mecdi (Sa: 74) . 

[3] §eyh §emseddin Muhammed ibni Aliyyi Hiiseynii Buhari: Bakmiz! §ahnayik ter- 
cemesi; sa: 76. 

[4] Seyh §emseddin Muhammed ibni Hamza.. Bakmiz! §akayik tercemesi: sa ; 47-53. 
Osmanh Miiellifleri; Cilt: 1. sa; 390-392 

MelamTler — 3 



34 



Ikinci devre Melamileri 



Bu siralarda Haci Bayrami Veli, ankarada melike hatunun bina ettir- 
mis oldugu kara medresenin miiderrisi idi. Haci Bayram da bir cok 
emsali gibi Hamideddinin nes'e ve kemaline asik olup tarikata intisap ve 
miiderrisligi terketmisti. Hamideddinin bursadan tegayyubiinden sonra 
Bayram, seyhi birakmamis. ve onunla beraber sama ve mekkeye gidip 
edayi hactan sonra aksaraya gelmi§ti. 

Ebu Hamit Hamideddin 815 tarihinde vefat ettikten sonra Bayrami- 
Veli ankaraya avdet ve Halvetiyye ile Naksibendiyyenin mezcinden ta- 
hassiil eden bayrami tarikatmi nesre mubaseret etmistir [1]. 

Haci bayramin nesri tarikata Basladigi siralarda Anadoluda tasawuf 
ne§'esi bir gok kimseleri dairei incizabma almi§ti. 

Muhiddini arabi,- Evhadeddini kirmani, Celaeddini Rumi, Sadreddini- 
Konevi gibi sofilerin niifuzu haik uzerinde kuvvetli bir surette meycuttu. 
Bilhassa ebu Hamit Hamideddinin sohreti de tamamile ya§iyordu. Biitiin 
bu avamile haci Bayramin evvelce ulemadan olmasi ve muhim bir medre- 
sede muderrislikte bulunmasi da inzimam edince bayramilik az bir miiddette 
inti§ara ba§ladi.Hzci bayram o derecede buyiik bir sohret kazandi ki ikinci 
Murat bazi hasutlann igmazile mukayyet ve maglul olarak Edirneye ge- 
tirmis, ve kendisile goriisunce hakkinda isittigi sozlerin mahzi iftira oldu- 
gunu anlayip avdetine miisaade eylemi§ti. Haci Bayram, eski camide 
birkac kere va'zetmi§ [2] ve yolda Gelibolulu yazici zade Mehmedi Bi- 
cam da (855) ir§at ve tarikma ithal ederek ankaraya avdet etmistir. [2] 
Haci Bayrami Velinin niifuzu o kadar kuwetlenmisti ki semeratul fiiatta 
mezkur olduguiizere tarafi padisahiden muntesiplerinin hiikumet teklifle- 
rinden muaf addedilmesi emredilmifti. Fakat bu emir, bir cok mukallitle- 
rin de Bayrami tarikine duhulii neticesini vermekle padi§ah, seyhten 
muritlerinin mikdanni sormus ve Haci Bayram da garip bir imtihandan 
sonra «bir bucuk dervi§im vardir» diye mektupla cevap vermistir [4]. 



[1] Haci bayrami Velinin terbiyelerine A.«i:ij jj^^.^- £• Bayezid ve Ciineyd, ruha- 
niyetlerile celli himmet buyurmakla istidadi zatlarmda envai kemalat bahire olup camii- 
Nakgibendiyye ve Halvetiyye olmu§lardir. 

Cevheretiil bidaye ve diirretiin nihaye *'^!\»j»j ^UJlS^a^*- §arihi Mesnevi San Abdul- 
lah.. varak; 132 

Ve haci Bayrami .V. nin terbiyelerine *-«irlj jjjJli;»-^ Bayezid ve Ciineyd, ruhaniyet- 
leriyle celli himmet buyurmakla! istidadi" zatilerinde bahire ve zahire olup camii Nakgiben- 
diyye ve Halvetiyye olmuglardir. Sergiizegt; La'Ii zade Abdiilbaki. Sa; 16 

[2] Vaz'ettigi kiirsiiniin iistiinde celi hatla (makami haci bayrami veli) yazih bulundu- 
jjunu bursah Tahir bey merhum «haci bayrami veli» de soyliyor. 

[3] Mehmet Bican ve kardegi Ahmet Bican hakkinda bakmiz! §akayik tercemesi. Sa: 
127; Osmanh miiellifleri; cilt : 1. Sa; 194 

[4] Bir miirtefi mahalde hayme kurup dervigan geliip ol havali malamal oldukta haci 



Ikinci devre Melamileri 



35 



Haci Bayrami Veli, ankarada ziraatla taayyii§ eder ve iic aylarda 
halktan zekat toplayip fukarasma tevzi eylerdi. 

Yunus tarzinda snrler de soylerdi. Uc ilahisi matbudur ki bunlarm 
biri aruz vezniledir. 

Calabim bir sar yaratmis, iki cihan aresinde, 
Bakicak didar goriiniir ol s,arm kenaresinde ! 

beytile bashyan ilahisi, Yunusn 

Ciktim erik dahna, anda yedim iiziimii; 
Bostan issi kakiyip der ne yersin kozumu? 

beytile bashyan meshur sathiyesine benzer. Bursah Tahir B. merhumun 
«Haci Bayrami .V.» sinde ve M. Ali Ayni B. in ayni isimdeki kitabinda 
ne§redilen bu ilahileri Melamilige ait biitiin asann bir arada bulunmasi 
fikrile biz de aynen dercediyoruz ; eger Haci Bayramin bir divancesi 
olsaydi oraya miiracaati tavsiye ile gecerdik. 

Hi§ kimse ceke bilmez giigtiir felegin yayi; 
Derdine goniil verrae, bir giin gotiirur vayi. 

Oynayu geliir aldar [1] ciiaki eli gapiiktiir; 
Bir buneulayin fitne kande bulur arayi? 

^iin yiiziinii dondiirdii bir lahza karar etmez; 
Nice seri pay eder, doner ser eder payi! 

Bir fani vefasizdir kavline inatima hic; 

Gah bayi eder yohsul, gah yohsul eder bayi. 

Hayran kamu alimler bu ma'ninin altmda : 
Kaftan kafa hiikmeder bilmez bu muammayi! 

Vahittir o vahdette, kesrette kani tefrik? 
Hizr ermedi bu sirra, bildirmedi Musayi! 

Miskin "Haci Bayram,, sen dunyaya goniil verme; 
Bir ulu imarettir alma basa sevdayi!.. 



Qalabim bir gar yaratmi§ iki cihan aresinde; 
Bakicak didar goriiniir ol garin kenaresinde! 



Bayrami .V. tegmiri saideyn ediip ve desti miibarekine bir tigi tiz alup dervigler; bana 
iradet getiirenleri bu giin fisebilillah kurban eylesem gerektir deyu sala ettikte herkes 
miitereddit olup bilahara ricalden biri ve nisadan dahi birisi (£,) y «'j js \j& j^j jUi ^U 
deyu ciir'et ediip teslim olduklarinda ikisin dahi hayme icme geturiip mukaddema bir 
erkek koyun ihzar etmekle ani kurban ediip haymeden ta§ra huni firavan revan oldukta 
{£) o- 1 ■>■•> *j- i>l iS*s* &?• *9 aztze sevda galebe etmistir deyu dervigan perakende ve 

perisan olmakla Semerutiil fiiat. Sa; 540 

[1] aldamak: aldatmak. Bulur arayi: arayi bulur; arayip ta bulur. 



36 ikinci devre Melamileri 

Nagihan ol sara vardim, ol sari yapilur gordiim; 
Ben dahi bile yapildim ta§u toprak aresinde! 

Ol sardan oklar atilur, geliir cigere batilur; 
Arifler sozii satilur ol sann bazaresinde ! 

§agirtleri ta§ yonarlar, yonup iistada sunarlr; 
Calabin ismin anarlar o ta§in her paresinde ! 

Bu sozii arifler anlar, cahiller bilmeyiip tanlar; 
"Haci Bayam,, kendi banlar ol sarin menaresinde! 

Bu ilahi, sofiye arasinda cok me§hur ve miinte§irdir. Bursah tsmail- 
Hakki ve son Melamilerin piri Seyyid Muahmmed Nur tarafmdan serhe- 
dilmistir. 

Ociincu ilahi de §udur: 



Bilmek istersen seni 
Geg canmdan bui ani; 

Kim bildi ef'alini 
Anda gordii zatim 

Goriinen sifatmdir, 
Gayri ne hacetindir? 

Kim ki hayrete vardi, 
Tevhidi zati buldu; 

"Bayram,, oz-iinii bildi, 
Bulan ol kendi oldu, 



Gan igre ara cam, 
Sen seni bil, sen seni! 

Ol bildi sifatini, 

Sen seni bil, sen seni! 

Ani goren zatmdir * 
Sen seni bil, sen seni! 

Nura miistagrak oldu, 
Sen seni bil, sen seni! 

Bileni anda buldu, 

Sen seni bil, sen seni ! [1] 



Bu iic ilahiden baska Haci Bayaramin her nasilsa §imdiye kadar 
nesjedilmemis bir ilahisi daha vardir ki bu ilahi, bir cok mecmua ve 
conklerde yazihdir. Hemen butiin tankat ehli bilir. Mukabelelerde bestesile 
soylenirdi. Tophanedeki Kadirihane tekkesine, mezkur tekkenin seyhi §air 
§erif Ahmet ef. tarafmdan 1201 tarihinde vakfedilmi§ bulunan ve her 
halde bu tarihten cok evvel yazilmi§ olan bir mecmuadan aynen yaziyoruz: 



Noldu bu gonlum, noldu bu gonlum ? 
Yandi bu gonlum, yandi bu goliim ; 

Gergi ki yandi, gergege yandi ; 
Kendide buldu, kendide buldu, 

Elfakrii fahn, elfakrii fahri, 
Fahrini zikret, fahrini zikret; 



Derdii gaminla doldu bu gonlum ! 
Yanmada derman buldu bu gonlum ! 

Rengine askm ciimle boyandi ! 
Matlabim ho§ buldu bu gonlum ? 

Demedimi ol alemler fahri ? 
Fahri fenada buldu bu gonlum ! [2] 



[1] Ucuncii kit'a "Haci Bayrami veli„ lerde yok. Biz Lal'lT zadenin "Meslekiil u§sak„ 
§erhinden aldik. 

[2] Mezkur conkte bu bent yoktur. Fakat gordiigum biitiin niishalarda vardir. 



Ikinci devre Melamileri 



37 



Sevadi azam, sevadi azam ; 
Meskeni canan, meskeni canan 



Belki oluptur ar§i muazzam ! 
Olsa acepmi §imdi bu gonlum ? 



Bayramim imdi, Bayramim imdi ; 
Hamdii senada, hamdu senada [1] 



Bayram edersin yar ile §imdi. 
Yar ile bayram kildi bu gonlum. . 

Bu dort ilahiye nazaran Haci Bayram, tamamile bir yunus muakkibi- 
dir. Sadik VicdanT B. " Melamilik „ ismindeki kitabinda La'li zade 
Abdulbakinin " Sergiize§t„ inde bizzat, Haci Bayramin bazi muritlerini 
Melamet ne§vesile terbiye ve teslik iddiasmi tenkid ve adeta reddediyor- 
sa da [2] Haci Bayramm kendi sozleri Abdiilbaki E. yi teyit etmektedir. 

Bu dort ilahinin dordunde de esma ve zikir ne§'esi yoktur. Bil'akis 
vahdet ve a§k ne§'esi goruniiyor. Haci Bayram, 



Kim bildi ef'alini 
Anda gordii zatini 



Ol bildi sifatini 

Sen seni bil, sen seni ! 



Diyerek tevhit ve fena makarnlanni, Tevhidi ef al, Sifat ve zati, ne kadar 
veciz ve kafi olarak bildirmektedir. . Hele 



Bayram oziinii bildi 
Bulan ol kendi oldu, 



Bileni anda buldu, 
Sen seni bil, sen seni ! 



bendinde yakin ve vahdet meratibi ne kadar barizdir. AnIa§ihyor ki 
Omer dede, bu ne§veyi bizzat Haci Bayramdan almi§tir. Haci Bayrami 
veli " 833 te Ankarada vefat etmi§tir. 



Haci Bayrami vellnin siisilei tarikatis 

La'li zada Ahdiilbakinin «Sergiize§t» ine nazaran Haci Bayrami veli- 
nin siisilei tankati §udur: 

Haci Bayrami veli — Hamideddini Aksarayi — §eyh §adiyyi Rumi — 
Ibrahimul Bisri — Siileymam Iskenderani — Hasani Esterabadi — Mah- 
mudi Bisri — Osmani Rumi — Mahmudi kerhi — Sadeddini Bagfdadi — 
Ishaki Harizmi — Siileymam Buhari — Siileymam Isfihani — Ahmedi 
horasani — Ebiil Hasani Ciircani — §eyh Musel Bistami — Ibrahimi 
Hindistani — Bayezidi Bistami.. 

Bayezidi Bistami, ehli turuk indinde Imam Ca'ferussadikm ruhaniye- 
tinden miistefiz o!mii§tur. Bir cok icazetnamelerde Bayezidin nispeti 
< l 5sL»ji J ii».;jUjj^c) diye gosterilmektedir. [3] 



[1] Hamdii senalar, hamdii senalar. Niisha.. 

[2] Toman turuki aliye. Melamilik ; Sadik Vicdani; Sa ; 44 

[3] Bazilan, Ebu yezid icun sigan halinde Imam Ca'fere erijmiftir derler ama baittir. 



38 



Ikinci devre Melamileri 



Imam Ca'ferden sonraki silsileyi de tankatlar bervechi ati Siddiki ve 
Alevi olarak iki suretle gosteriyorlar: 

Imam Ca'feriissadik J>ui>- f u _ imam Muhammediilbakir /V 1 -^ r u 

— imam Zeyniil abidin Aliyyibnil Huseyn ce-i-» <>. &■ &*y i CD r u » — Imam 
Huseyn ibni Ali J c ir. <*— r u — imam Alyyibni Ebu talib v J' 1, >. 1 *. & M 

— Muhammed ^ .. . 

Imam Ca'feriissadik i3»l-h>>»- M — Kasim ibni Muhammed ibni Ebu 
Bekr A t) ■>. ** &. r B — Seimam Farisi &»■& ^ u - — Ebu Bekr A y} — 
Muhammed ^ .. 

Fakat asil Bayrami silsilesi Erdebil sofileri vasitasiledir. Qiinku Haci 
Bayrami veli, Ebu Hamit Hamideddini Aksarayiden ahzi feyzetmistir. 
Hamideddin ise evvelce yazdigimiz vechile §akayiki mo'maniyede ve La'li- 
zadenin Sergiizestinde beyan edildigi gibi Hace Alaeddin Aliyyi Erdebili 
.i-sji i*- o-.jii.JtA *».i> den, yahut ismail Hakkimn Silsilenamesindeki tahkiki- 
ne gore Alaeddinin oglu Seyh sah namile maruf §eyh ibrahimden mus- 
tahlefti. 

Alaeddini Erdebili; babasi Sadreddin Musaya, o da babasi Ebu Ishak. 
Safiyyiiddine (735), o da ibrahim zahidi Geylaniye miintesiptir. [1] 

Ibrahim zahidi Geylaniden itibaren Bayramiye silsilesi, an'aneye 
nazaran su suretle teselsul etmektedir: 

Ibrahim Zahidi Geylani j'V A41 j ^} — Cemaleddini Tebrizi *>.->? u^J'r — 
SJhabeddin Muhammedi Tebrizi <«ij? ** -*»»vVS — Riikniiddin Muhammedi- 
nuhasi c5- u ' ^ ui-^ — Kutbuddini ebheri <s*} &&-& — Ebunnecibi Siiher- 
verdi tsvijf v^'A 1 — Vasiyyiiddiniil kadi ^'u-.-^-j — Muhammedi Bekri 
<s/L*f _ Muhammedi Dineveri && -^ — Mimsadi Dineveri <5j^.» >^ — 
Ciineydi Bagdadi ^^>. ■>■&■ — Seriyyi sakati t> 2 - e*» — Marufi Kerhi 
J-fiiis* — Davudi Tai J&^b _ Habibi a'cemi «-*' ^^ — Hasani Bisri 
ss* Cr ^ — Aliyyul Miirteza «A^ — Muhammed ** .. 



Haci Bayrami Velinin halifeleri: 

Haci Bayrami Veli vefatindan sonra §u halifeleri birakmisti: 

1 — Goyniiklu Salaheddini Tavil. 

Zira Bayezidi Bistaminin tarihi vefatlannda ihtilaf olunup bazilar, ikiyiiz otuz dort tarihinde 
ve bazilar, ikiyiiz altmis bir tarihinde vefat etti demisler. Imam Ca'fer ise yiiz kirk sekiz 
tarihinde vefat ediip bu takdirce vefati Bayezidde kavli ewel uzere vefatlan tarihinin bey- 
ninde seksen alti sene miirur edip Ca'fen sadika erismek caiz olur ama kavli sani uzere yiiz 
on iic sene miirur etmekle miilakat istib'ad olunup perverdei ruhaniyetleri olur. 

Cevheretiil bidaye: varak; 128 

[1] Silsilenamei Celveti : Biirsah Ismail Hakki .. • 



Ikinci devre Melamileri 



39 



2 — Ince Bedreddin. 

3— Hamideddinle beraber Anadoluya gelip Haci Bayramdan tekmili- 
tarikat eden kizilca Bedreddin. 

4— Meczup akbiyik Abdullah ( akbiyiktan Mihahch bir coban 
olan Hizir dede, Ondan da meshur Uftade efendi (988), Uftade efen- 
diden de bursada Ferhat pa§a muderrisi ve kucuk mahkeme naibi koc- 
hisarh Mahmut efendi ahzi feyzetmistir. 1038. 

Meshur Celveti piri Uskiidarh Aziz Mahmut Hudayi, bu zattir) [1]. 

5 — Meshur Ak Semseddin 

6— Muhammediye sahibi Mehmet bican. 

7— Karde§i Ahmet Bican. 

8— Bursah Emir Sikkini (seyyit omer dede). 

Tahir bey merhum, bunlardan baska Seyhii Kirmani, baba Yusufii 
aksarayi, Salahaddin, izzeddin ve molla zeyregi de haci bayramm hali- 
fesi olarak gostermektedir. Baba Nahhast ve Salahaddin sakayikte de 
mezkur ve yine ayni kitapta molla zeyregin kiiciildugunde haci bayram- 
dan tahsil ettigi masturdur. 



[1] Celvetiyye mesayihinden Yakubi afevinin «hediyyetUssalikin»i ile Ismail hakki mer- 
huma nazaran Mak'adi Hizir dede, Ak biyikla beraber bizzatHacj Bayramm dervisidir. Ak- 
biyikta cezbe, Mak'adi H 1Z ir Dedede ifaza kudreti zuhur edip uftade ve Aziz Mahmut 
vasitasile tarikati Celvetiyye, Hizir dededen zahir olmustur. 



II 

— Melami kutiipleri — 
MELAMI PiRI OMER DEDE 



Haci Bayrami Velinin vefatmda yerine hulefasindan goyniiklu Ak §em- 
seddin gecti [1] . Ak §emseddin ile bicakci oldugundan dolayi Sikkini 
lakabile mulakkap bulunan Bursali Omer dedenin me§repleri tamamile 
birbirinin muhalifi idi. Ak Semseddin, adap ve rusumi §eriat ve tarikat 
ile mukayyet bir §eyhi zahitti. Omer dedenin me§rebinde ise melamet 
ve cezbe galipti. Bundan dolayi Haci Bayramin zamanindan beri arala- 
nnda «bir miktar biirudet vaki olmakla Haci Bayram sultan emir 
Sikkini ile Ak §emseddininin mabeynlerini atesten gayri bir §ey temyiz 
etmez» dermis, [2]. 

Mahmudi kefevi « ketaip » ismindeki kitabmda menkabevi bir hadise- 
den bahsetmektedir: 

Haci Bayramin ihtizan yaklaginca kendisine kimi halef birakacagi ve irsat makamina 
kimi tayin edecegi endi§esile dervigler, nezdinde ictima e'diyorlar. Ak semseddin seyhin 
yarunda oturuyor. Emir Sikkini de odamn kapisinm yamnda ayakta duruyor. Haci Bayram 
gozlerini acip «emir; su getir» diyor. Miiritler hep sadattan oldugundan laalettayin biri 
kalkip bir majrapa su getiriyor. §eh, magrapayi ahp suyu icmiyerek b'niindeki meyva taba- 
gina dokiiyor. Sonra yine su istiyor. Miiritlerden diger biri su getiriyorsa da Haci Bayram 
yine icmeyip tabaga dokiiyor. Uciincii defa olarak su isteyince Ak §emseddin Emir Sik- 
kiniye su getirmesini soyliyor. Emir suyu getirince Haci Bayram icerek bakiyyesini mu- 
maileyhe verip « iq; emniyeti kiibraya nail olasm!» diyor. Emir Sikkini, artik suyu iciyor. 
Bu, teslimi sirra i§aret addedilmistir. 

§arihi mesnevi Abdullah efendi, bu vak'aya semeratulfuadinda "Emir 
Sikkini Bursada miitemekkin iken haci Bayrami velinin intikallerine miite- 
allik bazi i§arat vaki olmakla ankaraya azimet eyleyip hikmeti huda haci 
Bayram hazretlerini muhtazar bulup mabeynlerinde nice i§arat geetikten 
sonra dari fenadan dan bakaya. . . „ diye i§aret ediyor. [3] La'li zade 
Abdiilbaki ise sergiizestinde vak'ayi zikrederken iki defa su getirenin Ak 
§emseddin oldugunu ve Haci Bayramin her iki defada da suyu icmeyip 

[1] §eyh gemseddm Muhammed ibni Hamza; Bakiziz ! §akayik tercemesi; sa:; 240-247 
Osmanh Muellifleri.Cift: 1. sa: 12-15 
[2] Semaratiilfuat. Sa; 241 
[3] Semerutul fuat. Sa; 241 



W- 



.,.. 



Ikinci devre Melamileri 



41 



oniindeki kiraz tabagma doktiigunii, iiciincu defasmda Emir Sikkininin 
getirdigi sudan icip bakiyyesini de Emire verdigini yaziyor. 

Haci Bayramin vefatindan sonra Ak §emseddin Beypazanna gidip 
tavattuna niyet ediyorsa da sergiizeste gore ahalisinin taassubundan 
dolayi oturamayip Goynuge geliyor. Emir Sikkini de esasen §eyhinin. 
vefatindan sonra Goyniikte tavattun etmi§ti, 

Me§repleri muhalif bulunan bu iki §eyhin bir beldede ir§at makamm- 
da bulunmalan tekrar badii kilukal oluyor. Ketaip sahibi balada naklet- 
tigimiz hikayeden sonra asil menkabevi hadiseye §u suretle devam 
ediyor : 

Haci Bayramin vefatindan sonra biitiin miiritler, §eyh Ak §esmeddine tabi' ve mecli- 
sine miilazim olup ona biat ettiler. Her kugluk ve aksam vakitlarmda mescitte oturup ihvanile 
zikrederdi. Zikirden sonra birbirlerile musafaha ederler ve miiritler, §eyhin elini operlerdi. 
Yalmz Emir Sikkini mescidin bir ko§esinde oturup halkai zikre giremezdi. Ak §emseddin 
bundan miinfail olup bir giin Emir Sikkimye «halkai zikrimize mulazemetin lazimdir, yoksa 
senden seyhin tacini ahriz» dedi. Emir « mademki boyledir; yarinki cuma giinii namazdan 
sonra bizim eve gelin. Size hirka ve taci teslim ederiz. » dedi. Ertesi giinii Emir, evinin 
avlusuna biiyiik bir ate§ yaktirdi. Namazdan sonra Ak §emseddin ihvanile eve geldiler. 
Kendisi sirtmda hirka, baginda tac oldugu Jhalde atege girdi. Bir miiddet sonra atesten 
^lkmca hirka ve tacm yandigi, fakat kendisine bir sey olmadigi goruldii. Bu zamandan itibaren 
kendisinin ve miiritlerinin tag ve hirkasi yoktur. Bu tarika intisap edenler, olduklari kisve 
ve hey'eti tebdil etmezler. Bu vak'a giiyniik ahalisi beyninde meghurdur; biz de ahaliden 
igittik ve hikaye ettigimiz hadisenin mahalli vukuunu ve Emirin kabrini ziyaret ettik... [1] 



U.I OU j,'i ly-fy* j;*t <J\ij \lf- f^jy_ jrV^-1 ^..iil ^.HA u-UIji-Tj Cs'is ^X.!l j<..)!\ ^.JJ\ c^3 J*»-t 

o UU , >j i >' 6b3 

Mahmudi kefevi ; Kirim muzafatmdan Kefelidir. 940 da Istanbula gelmi§ ve 954 te 
Anadolu sadrmdan miilazemete nail ve bilahara molla guram medresesine miiderris olmu§- 
tur. 991 de vefat etmistir . §akayik zeyli : Nev'T zade AtaT. Sa ; 273 

1341 senesinde ne§redilen Bolu salnamesinde bu mefhur ve miitevatir menkabe 
hakkmda soyle muhalif bir kayit vardir : 

«Ak §emseddin. H. nin namina yapilan ihtifali dini hey'eti miirettibesi tarafmdan 
vaki olan istilama cevaben Besiktasta Yahya. E. dergahi postnisini merhum Hayrullah. E. 
Omer dedenin Ak §emseddin. H. ile muasir bir kutbii arif olduklarmi ve aralarmda §oyle 
bir vak'a guzeran ettigi bildirilmigtir : 

Ak §emseddinin ilmine nispetle miiridam az, Omer dedenin noksam ilmine ragmen 
cok olmakla dedenin hakkinda bazi tarizatta bulunmug, bunu igiten Omer dede; demir 
tabiath, bicak gibi keskin sozlii olmakla taci ile hirkasim gikararak; 

— Onun hirsmi celbeden bu tac jle hirkaya benim regbetim yoktur. 

diyerek ate§e atmi§ ise de muridam bunlann yanmadigim gorerek §eyhlerine merbuti- 
yetlerini tezyit etmisjerdir. 

§eyh. E. nin bu rivayeti hig bir yerde mukayyet olmadigi gibi hic bir kimse tarafin- 



r 



42 



Ikinci devre Melamfleri 



Ikinci devre Melamileri 



43 



Sari abdullah, semeratiilfuadinda bu vak'ayi bir teferriic mahallinde- 
olmu§ gosteriyor. La'li zade merhum da vak'ayi Semeratiil fuatta oldugu 
gibi nakledip « tac ve hirkayi nan ask ve cezbede ihrak edip libasi- 
avam ihtiyar etmekle badelvakia ol tarik muritleri ashnda ne guna libas- 
ta ise ol tarzi tagyir etmezler. Fukarayi melamiye igin libasi mahsus 
yoktur,, diyor. Gerek sari abdullah, gerek La'li zade, bu vak'adan sonra 
tarikin ikiye aynldigim ve badema ak §emseddin ile Omer dedenin 
arasinda biirudet kalmadigini ilave ediyorlar. 

Bu atese girmek mes'elesi, menkabelerde bir birine ziddolan seyh- 
lerin, biiyiik zevatin hayatlarmda hemen hemen Ketaibin hikayesindeki 
ayniyeti haiz olarak mevcuttur. Hatta Bektasi an'anesinde San Saltik 
menkabesinde de vardir. Yalniz bu menkabenin Omer dedenin vefa- 
tmdan yanm asri miitecaviz bir zamandan sonra agizdan agza mutedavil 
bir hale gelmesi; dedenin oralardaki marufiyetile beraber zamanmdaki 
niifuzunun kuvvetini ve Ak §amseddine muanz buludugunun dogrulugunu 
isbat etmektedir. 

Bursah Omer dede 880 tarihinde vefat edip goyniikte umumi kab- 
ristana demolunmu§tur. Mamur ve mukemmel bir tiirbesi vardir. 



Aya§li Binyamins 
Ketaip sahibi; Omer dede hakkinda baladeki hikayeyi nakilden sonra 

« *iu t. j &jiM3.jvr)\ -u e iU. a>.l aiuui ,>. ^- oikui "4}> <Jiye Ayash Binyamini 
de zikretmistir . Mustakim zade Sadeddin [1] Melamiyei §attariye 
« *jiki L.)u » ismindeki kitabma bu ibareyi aynen aldigi halde biraz 
ilerde yine ayni zatin tarihi vefatmi 916 olarak gostermektedir. Atainin 
§akayik zeylinde ise tarihi vefati 926 dir. 

Semeratiil fiiada nazaran Ayasji Binyamin, bazi isnat cihetile kutahya 
kalesinde hapsedilmi§ti. Bu siralarda Siileymam kanuni radosu muhasara 
ettirmi§ti. Kale, bir turlu zaptedilemiyordu. Suleymanm cuhadan Binya- 
minin muhiblerindendi. Padisahi " Haci Bayrami velT tarikinden Ayash 

dan da mervi olmiyan §az bir rivayettir. Ancak naklettigimiz me§hur rivayet ve an'anenin 
tahrif edilmis, bir §eklidir. 

§eyh. E. bu istilama verdigi cevapla hem tarikatlardaki Melami aleyhdarligmi, hem de 
kendi noksam ilmini ilam etmi§tir. 

Salnamede Omer dedenin tiirbesinin bir kervan reisi tarafmdan yaptinldigi' 307 de de 
Hazinei hassa tarafmdan tamir edildigi mukayyettir. « Bolu Salnamesi. 1341. Sa ; 
632—633 » 

[1] Mustakim zade Siileyman Sadettin. Bakimz; Osmanh muellifleri. Cilt: 1. Sa: 168—69 



Binyamin, bu kadar zamandir kutahya kalesinde mahpustur. Zannede- 
rim ki Radosun fethedilememesine sebep budur diye ikaz ediyor. Siiley- 
man, Binyaminin itlak edilmesini emrebiyor. Binyaminin ltlak edildigi 
giin Rados da f ethediliyor . 

Halbuki Rados 929 senesinde fethedilmistir. [1] §u halde semeratul 
fuadin rivayeti sahih ise Binyaminin 929 da sag olup mezkiir tarihten 
sonra vefat ettigi tahakkuk eder. 

Melamilere nazaran Binyamini Ayaslden sonra kutupliik makamma 
meshur ismaili masukinin babasi aksarayh Pir Ali gecmistir. Binyaminin 
Ali den baska §eyh Suleyman isminde bir halifesi daha varmis; fakat 
Mustakim zade merhum bunun yalniz ismini zikredip " halleri maliim ol- 
madigindan tercemeleri tahririne cesaret olunamadi " diyor. Yalniz 
Atainin §akayik zeylinde Bayrami silsilesi zikredilirken bu zatm Bolulu 
oldugu ve kendisinden sonra yerine oglu ibrahimin gectigi masturdur. 



Aksarayh Pir Alis 

Melamilik, bu zatin zamaninda biitiin sa'§aasile intisar etmi§ ve mu- 
maileyhten miiteaddit zevat ahzi inabe eylemislerdir. Mustakim ve La'li 
zadelere nazaran «eger ibrahim Edhem hazretleri, fakirin zamanmda 
olaydi terki saltanata nza vermezdik. Kemale eri§ip diinya ve ahiret 
sultam olurdu. Muridi sadika terki saltanati dunva lazim deigildir» [2] 
dermi§. Kendisine bazilan tarafmdan mehdilik iddiasi isnat edilmi§ti. 
ihtimal Pir Ali, boyle bir iddiada bulunmu§tu ; fakat her halde hiikumete 
karsi bir kiyama niyeti yoktu. Boyle olmakla beraber istanbuldan 
ahvalini tefti§ emredilmi§ti. mustakim zade ; mahkemede aleyhine seha- 
det edenlerin birini bir nazarla oldiirdiigunu, digeri de kayederek 
agzmdan levs geldigini, bunun iizerine takibinden vaz gecildigini yaz- 
maktadir. 

An'aneye nazaran Kanuni Suleyman, Acem seferine giderken Aksa- 
raya ugnyarak Aziz ile goriismusW. Hatta padisah «ben mehdiyim ve 
cennetin dort irmagi bendedir demi§siniz» deyince cevaben «Padisahim; 
§imdi zahiren mehdi sizsiniz. Cennetin lrmaklan cennete mahsus ise de 



[1] Siileyman name : Kara celebi zade Abdiil aziz. . Hammer tercemesi : Ata . . cilt; 
5. Sa: 31 — 32 

929 
Rados tarihi : Ziver 

MesnevT : Mevlana 



44 



Ikinci devre Melamileri 



insan, alemi ekberin niimunesi oldugundan ilim, marifet, ask ve hakikat 
bu dort irmak mesabesindedir. Yalniz bizim miiradimiz kapumuzun 
oniinden gecen tath su ve mevcudumuz olan siit ve baldir» demis. ve 
padi§aha su, siit ve bal takdim etmisti. Padi§ah «hamir lrmagi mesili 
olarak her halde baginiz da vardir» diye ta'riz edah siialde bulununca 
Pir Ali, Qukadar Pertev pasaya nazar etmi§, Pa§a, cezbenak olup Pir 
Alinin muridi hassi olmu§tu. Siileyman da Azize meftun olup hatta 
seferden avdetinde tekrar Aksaraya ugriyarak Istanbula gelmesini rica 
etmi§se de Pir Ali kabul etmemi§ ve Siileyman, hic olmazsa oglunun 
gonderilmesinde israr edince «oglunun ismi Jsmaildir. Hak yoluna 
kurban olmaktan donmez» diyerek buna razi olmu§tu. 

Ataiinin §akayik zeyline nazaran pir Ali 934 senesinda vefat etmis- 
tir. [1] Halbuki Aksarayda tiirbesinin kapusu iistunde aynen §u kitabeyi 
okumaktayiz: 

Turbedeki kirecle sivanmis tas sandukasinin bas. tasinm dis cephe- 
sinde 



ic cephesinde 

ayak ta§inin ic cephesinde 

di§ cephesinde 



■HKr-.» (jt £ l^l 
< Uciincii satir kinlmiftir; okunamryor : 



« Uciincii satir kirik ise de «H-i-» nin «i-» Si «cJjMjJ» 
kelimesinin « t » i ile « SU»-? d kelimesi okunabiliyor » 

cumleleri mahkuktur. Ayak tasmdaki kitabenin iiciincu satin her halde 



[1] §akayik zeyli. Sa : 70.. bakiniz! 



Ikinci devre Melamileri 



olacaktir. §u halde «Dervi§ celebi pir Ali Bahaeddin Halife» 935 senesi 
Rebiul ahinnda vefat etmi§tir. Kitabedeki «^^ij^i» kelimeleri de 
dikkati caliptir. Acaba bunun pir Alinin an'anedeki Mehdilik iddiasile 
munasebeti varmidir ve pir Ali, bu iddia, yahut isnat neticesinde sehitmi 
edilmi§tir? §akayik ve sair kitaplarda bu hususta bir kayit olmamakla 
beraber « ■>• .•*- &!l » kelimesinin, kitabeye geli§i giizel yazilmiyacagi 
kanaatmdayiz. [1] 

Pir Ali Bahaeddinin 935 te vefat ettigi tahakkuk ettikten sonra 
artik 940 da Iran seferine giden ve 942 de avdet eden Siileyman 
ile goru§mesi imkani yoktur. Mustakim zade; Melamiyei Sattanyede 
Ahmedi Sarbamn Siileyman ordusunda Sarban bulunup 940 da Irak 
seferine giderken Pir Ali ile gorii§erek tarikata girdigini yaziyorsa da, 
Oglan §eyh ibrahim. E, Dili dana kasidesinde; Gaybi, Biatnamesinde 
Ahmedi Sarbam ismaili Ma'§ukiye miintesip gosteriyorlar. Binaenaleyh 
Sarban Ahmet, bu tarihten evvel bile olsa Pir Ali ile goriismemistir. 

Tarihlerde Pir Ali Bahaeddin, hatta ismaili Ma'suki ve Hamza Baliye 
ait bir §ey yok.. Yalniz Pecevi tarihi, Suleyman devri me§ayihini zikre- 
derken Aksarayda Seyh Alaeddin isminde birini kaydediyor. Alaeddin, 
Muhiddini arabinin Ankayi mugnbim serh ve Siiieymanla Konyada 
goriisecegini kesfetmis. Filhakika Suleyman, Irak seferine giderken bu 
zatla goriismiis, ve Alaeddin, ke§fini Siileymana beyan eylemisti. [2] 

Bu zatin §eyh Aliyyi Semerkandi halifesi Hayreddinden miistahlef 
olup Karamanh bulundugunu, muahharen Bursaya hicretle orada vefat 
ederek Ba§ci ibrahim bey camiinin kible tarafma defnedildigini Tahir 
beyden ogreniyoruz. [3] 



[1] Pir Alinin tiirbesinde kitabesiz iki tahta sanduka var ki bunlarin biri ogluna, obiirii 
zevcesine aitmif. Bu rivayete nazaran Pir Alinin Ismaili Ma'fukiden ba§ka bir oglu daha 
vardir. Tiirbe dahilinde diger bir hizada dort kabir daha var. Mahalli rivayete gore bu 
mezarlan, rii'yasinda bir hoca ke§fetmi| ve gordiigii mahaller kazilmca kemik bulunmu§; 
bunun iizerine oralarda dort mezar yiikseltmisjerdir. 

Pir Ali, Aksarayda hala biiyiik bir §ohrete malik ve hurmete mazhardir. Hatta tiirbe- 
nin kar§ismdaki evlerin tiirbenin oniinden ge§en caddeye nazir Sn cephelerinde pencere 
yokmu§. Ev sahipleri bunun sebebini «Bu zatm korkusundan hepimiz titreriz. Bu tekke 
civarinda nice evler yikildi, haniimanlar sondii. E|igine ayak basarken yiiregimiz oynar. 
Sokaga pencere agmadigimizm sebebi hep budur. Bir evin icmde diinyanm iyi, kotii her 
tiirlii hadisati geger; ifte onlan gostermemek, mulevvesati dahilde birakmak igin pencere 
acmadik,, sozlerile izah etmiglerdir. 

« Pir Alinin turbesi ve mahali! rivayetler hakkmda bana malumat veren ve turbeye 
ait fotografileri yolhyan kiymetli talebem Aksarayh Cevdet beye bilhassa te§ekkiir ederim.» 

[2] Pegevi tarihi.. Cil't; 1. Sa; 462 

[3] Osmanh miiellifler!.. Cilt; 1. Sa ; 112 



46 



Ikinci devre Melamileri 



La'li zade Sergiize§tinde Pir Alinini ismini "Alaeddin Pir Aliyyi 
Aksarayi,, olarak kaydetmi§tir . Halbuki Pir Alinin ismi yukarda izah 
ettigimiz gibi, Alaeddin degil, Bahaeddindir. Mamafi isim ve tarihlerindeki 
yakinlik Aksarayh Pir Alinin Siileymanla gorii§tugu hakkmdaki yanhs, 
kanaati meydana getirmis. ve yukarda yazdigimiz menkabenin icadma 
sebep olmu§tur. Yoksa Siileymanla gorii§en Pir Ali Bahaddini Aksarayi 
degil, §eyh Alaeddini Aksarayidir. 



Pir Aliden miistahlef zevat: 

§eyh Yakup : ( Helvayi baba namile maruftur ) Mustakim zade risa- 
lesinde bunun hakkinda "gayet kaviyyiilhal kimse idi„ diyor. Istanbulda 
Sehzade basmdan vefaya giden yolda Bozdogan kemerinin methalinde 
soldaki Bayrami tekkesinde metfundur. (Vefati 997) 

Pir Alinin kerime zadesi §eyh Hasan : Pir Aliye miintesip olup 
Yakubi helvayiden tekmili siiluk etmis. ve Helvayi babanin kizim almi§ti. 
§eyh Yakubun yerine postni§in olmu§tur. Bunun yerine de oglu §eyh 
Ahmet kegmi§tir. 

Nalinci Mehmet dede.. (?) 

Edirneli Pir Ahmet : San Abdullah , bu zati cocukken gordiigunii 
ve Pir Alinin Qelebi §eyh namile maruf oglu i§maili Ma§ukiyi istanbula 
bununla beraber gonderdigini ve Qelebi §eyhin akibetini ihvamna evvelce 
ke§fen ve Pir Aliden naklen haber verdigini "Semeratiilfuat,, ve "cev- 
heretiil bidaye„ de hikaye etmektedir. Atai 1000 tarihinde vefat ettigini 
yaziyor. Eyupta Zal pa§a camiinin deniz cihetinde bir turbede metfundur. 

Edirneli Pir Ahmedin elimizde natemam bir ilahisi vardir. Tekkeler 
kapamnciya kadar bilhassa Rumelide butiin tekkelerde mahsus bestesile 
jsoylenirdi. Aynen yaziyoruz : 



Hakka giden yol, bu yoldur 
Ciimlenin maksudu oldur, 

Bilir ciimlenin halini 
Agiklara verir cemalini 

Bir agik ile dostoldum ; 
Citti akhm ben mestoldum 

Ahmet uryan gir meydane ; 
Affeder bakmaz isyane 



Tevhid eden gor ne kuldur; 
Boyle bir Allahimiz var ! 

Zeval ermez kemaline ; 
Boyle bir Allahimiz var ! 

Bu yolda gayet pestoldum. 
Boyle bir Allahimiz var ! 

Terket cam yane, yane ! 
Boyle bir Allahimiz var ! 



Ikinci devre Melamileri 



47 



Gerek bu nefeste ve gerek mustakim zadenin melamiyei §attariyede 
suretini dercettigi mektupta [1] §eyh Ahmet, vahdetin hudutsuz telak- 
kilerini if§adan ziyade takva ve azimet yolunu tavsiye etmektedir. Bu 
ihtiraz ve kitmana ihtimal Celebi §eyhin akibeti sebep olmu§tur. 



[1] Sa. 22 - 24. millet kutuphanesi ; tasawuf : 1051 "yazma nusha ; , 



gelebi §eyh Ismaili Ma'suki (Oglan §eyh) 



Melamilere nazaran Pir Aliden sonra kutiipluk, oglu Israaili Ma'§ukrye 
kecmistir. §akayiki no'maniyeye gore 914 tarihinde tevellut etmistir. 
Babasinin vefatmdan alti ay evvel istanbula gelmis; istanbuldan Edirneye 
giderek bir miiddet oturup tekrar avdet eylemi§tir. [1]. Beyazit ve aya- 
sofya camilerinde vaz'eder ve vahdeti vucudu lzhar ve ilan eylerdi [2]. 
Atai, bazi sathiyatla meshur oldugunu da kaydediyor. Babasi Celebi- 
seyhin Binyamini Aya§i tarafmdan Ismail tevsim edilmis. olmasindan do- 
layi §ehit olacagini tasrih eder, Fakat «biz hayatimizda gozetiriz. arslan 
enigin yedirmez» dermi§. 

Ismaili Ma'suki istanbulda, Edirnede bir cok murit peyda etmisti. Bu 
cemiyet giinden giine artiyor ve hatta sakayik zeylinde Atainin tasrih 
ettigi vechiie iradet ve ihlasi asker ve bilhassa sipahiler arasmda da 
intisar ediyordu. Celebi seyh, Istanbulda bir sene zarfmda havas ve 
avam tarafmdan hurmet kazanmis. ve pek geng ve giizel bulundugun- 
dan «oglan §eyh » lakabile §6hret bulmu§tur. 

Melamiler arasmda bu giine kadar deveran eden ve babadan ogla, 
seyhten miiride Jntikal eden rivayete gore Celebi seyh, miiritlerine bazen 
zikreitirir ve zikirde «Allah, Allah» yerine «Allahim, Allahim» dedirrirmi§. 
Bu kelimedeki cinas ve iltibas ta akibetini tacil etmi§tir. San Abdullah 
ve la'li zadeye nazaran padi§ah mumaileyhe haber gonderip memleketine 
azimet etmesini ihtar ve bu liizum ihvani tarafmdan da tekrar edilmi§se- 
de Celebi seyh «ben, akibetimi biliyorum» diyerek gitmemis. ve nihayet 
keaml pasa zade fetvasile 935 senesl nihayetinde 12 miiridile At mey- 
danmda cukur cesmenin iistiinde idam edilmistir. 

Miiritlerinden iraki zade Hasan Efendi meshedine bir mescit yaptir- 

[1] Sergiizegt.. Sa; 27 

[2] La'li zade, siileymaniyede de va'zettigini yaziyor. Fakat siileymaniyenin insasina 
951 de basjamp 964 te itmam edilmi§tir. Ismaili Ma'guki 935 te idam edildiginden ba 
camide va'zetmemi§tir. ve bu rivayet biiyiik bir yanh § hk eseridir. 940 ta vefat eden ibnl- 
kemalin fetvasile idam edilmesi de bu yanh§i ispat etm'ektedir. Siileymaniye hakkinda 
bakiniz; Hadikatiil cevami, Cilt; 1. sa; 16-18 

[3] §akayiki no'maniye zeyli, Semeatiil fiiat, Sergiizest, melamiyei sattariye, takvi- 
miittevarih.. 



Ikinci devre Melamileri 



40 



mi§tir. Hasan Efendinin iki biraderi olup " iicler „ namile maruf imisler. 
Bunun icin yaptirdigi mescide de "iicler mescidi,, denilmistir. Mescidin 
tarihi binasi 959 dur. Oglan §eyhin meshedini de bir parmakhkla cev- 
irmi§tir. iki biraderi ile beraber kendisi de caminin haziresinde metfun- 
mu§. [1] Mescit yanmis. ve iraki Hasan Efendi ile biraderlerinin merkat 
ve sengi mezarlan kaybolmushir. 1297 de " Hasene binti Ali „ isminde 
bir kadin, Ismaili Ma'§ukinin meshedini tecdit ve ba§ tarafina bir ta§ dik- 
tirip aynen kabir gibi yaptirmi§ ve kenanna demir parmakhk cektirmi§- 
tir. Tasm basmda bektasi taci §ekli bulunmasina nazaran Hasene hani- 
min bekta§i muhibbesi oldugu anla§ihyor. Kitabesi sudur: 



■SVo 






tarihi gosteren misra', mustakim zade tarafmdan soylenmi§tir. Millet kii- 
tuphanesinin pertev pa§a kitaplan arasmda bulunan ve bizzat mustakim 
zade tarafmdan yazilan La'li zadenin asanni havi 636 numarah mecmua- 
nin kenannda da bu misra' muharrerdir. 

Bu meshet, §imdi Sultan Ahmette Ticaret mektebine nazir dikili ta§m 
karsisinda ve meydamn solunda bulunan bahcenin miintehasindadir. 

Oglan §eyhin cesedi ve ba§i Rumeli Hisan sahiline gelmi§ ve bir 
miiridi tarafmdan kayalar mescidine yakin bir mahalle defnedilmi§tir [2]. 
La'li zade merhum, kayalar mezarligini aradigi halde metfenini bulama- 
digini yaziyor; mustakim zade de bunu aynen naklediyor. Ada§imizin 
bulamadigina sebep, mezarhgi aramasidir. Halbuki Oglan §eyh caminin 
havlusunda metfundur. 

Mezar ta§mdaki kitabesi de aynen budur: 

«i^-b $y--> c$>j\* &M 



Bilahara caminin ustarafma bir kadirt tekkesi yapilmi§ ve bu tekke 
1295 te vefat edip Ismaili Ma'sukfnin yanina defnedilen §eyh Mehmet 



[1] Hadikatiil cevami'. Cilt; 1; Sa: 34—35. 
[2] « » » 2; Sa: 124-125 



Melamiler 



50 



Ikinei devre Melamileri 



NiyazT efendi tarafmdan imar edilmi§tir. Tekkenin imannda Oglan §ey- 
hin ta§inm ustarafina da bir kadiri taci oyulmu§tur. Tacm; Ta§m oyula- 
rak yapilmasi, sonradan yapildigina bir delil oldugu gibi tekkede oturan 
hamm da ifadesile bizi teyit etti. Mamafi bu ta§m Ismaili Ma'§ukiye diki- 
len i!k ta§ olmasi cok §iiphelidir. Ancak La'li zadenin «bazi ihvan mezar 
ta§mi bularak merkadini ziyaret etmislerdir» demesi ve mezar ta§Iannin 
tecdidinde eski ta§in §ekil ve kitabesinin aynen muhafaza edilmesindeki 
teamiil, bize bu tas. ilk ta§ degilse bile onun mimunesidir kanaatini verebilir. 

ismaili Ma'§uki, vefatindan sonra da niifuzunu kaybetmemi§ ve §eha- 
detile asirlarca kendisini takdis ettirmi§tir. 

Katlinden sonra yalniz Melamiler tarafmdan degil, hemen her kes 
tarafmdan zulmen katledildigi ve Metfenine nur indigi [1] soylenmege 
ba§lanrm§ti. Bu dedi kodunun hukumet ricaline kadar isma' edildigini 
Ebiissuudun «Oglan seyh zulmen katledildi diyenlerin de katledilecegine» 
dair verdigi fetva ispat etmektedir. [2] La'ii zade, ismaili Ma'§ukinin galebei- 
cezbe ile «Maarifi hakkani ve esran rabbniyi mutazammin tiirkt e§'ar ve 
lediinni guftar»[3] sahibi oldugunu da kaydediyor. Fakat conklerde hic 
bir ilahisi bulunmadigi gibi Melamilerde de mevcut degildir. Siileyma- 
niye kiituphanesinde Halet. E. kitaplan arasinda 800 numarah bir mec- 
muada yalniz be§ gazeli ile bir mesnevisi muharrerdir. [4] Bu gazellere 
nazaran Oglan §eyhin, lisam srlis ve puriizsiiz, tesbihleri yerinde ve 
latiftir. Vezin ve kafiyeye hakimdir. §iirlerinde vahdet cezbesi mevcuttur. 
Hic birinde mahlas zikretmemi§tir. Her halde §eyhin bir cok sjirleri 
vardi ; fakat maalesef bulunamadi. Mecmuadaki sjirleri kaydediyoruz : 



j» M O 



jUJL 



LS^f*" 



Ey gonul bir derde dii§ kim anda derman gizlidir ; 
Gel eri§ bir katreye kim anda umman gizlidir. 

Terkediip namii ni§am giy Melamet hirkasm, 
Bu Melamet hirkasmda nice sultan gizlidir. 

Tut Haki bilmek dilersen ehli ir§ad etegin ; 
Nieeler bilmediler kim boyle erkan gizlidir. 



[1] Evliya celebi seyahatnamesi,. Cilt ; 1. Sa ; 456 

[2] Mes'ele : Sabikan katloltuan Oglan §eyh dedikleri gahis zulmen katlolundu diyen 
Zeyde ne lazim olur ? Elcevap : Amn mezhebinde ise katlolunur. Ebus suut 

Millet. K. «Fetavayi Ebiis siiut. Sf; 268 

Ebiiesmit icin bakmiz! Sakayik zeyli : Atai ; Sa ;183— 188. Osmanli miielliferi ; Cilt ; 1 
Sa; 225 — 227 

[3] Sergiizegt. S f ; 27 

[4] Bu mecmua icin Bibliyografyaya bakiniz ! 



Ikinei devre Melamileri 

Degme bir horii hakire hor deyu kilma nazar; 
Kalbinin bik kusesinde Ar§i Rahman gizlidir. 

Bu cihan Dervi§ nam, oldu hicab ender hicab, 
Sen hicab altinda kaldm sanma sultan gizlidir.. 



Gel ey sofi bizi men'eyleme agku tevelladan ; 
Mahabbettir ezelde kismet olan bize Mevladan ! 

§arabi a§kile yarin ezelden olmusam biyhug; 

Ebet ayilmazam andan gonul, gecmez bu sevdadan ! 

Gel ey ask oduna yanmig ; goniil ayinesin paket ; 
Cemalin gostere canan ki ta kalbi miicelladan ! 

§u dil kim ate§i a§ka yanup kiilli kiil olmaya, 

Ne bilsiin zevkini askin, ne duysun hali seydadan ? 

Goniil murgi ucar her dem o dildann hevasmdan, 
Anm aski kanadile gecer ar§i mualladan ! 

Goniildiir menzili canan, goniildiir vasih Rahman, 
Goniildiir a§iki eadik degil hali temennadan ! 

Firakin narma yandim, yeti§ ey Yusufi Misri ; 
Hicabi hieriinii kaldir ki bu Ya'kubi a'madan ! 

Senin hiisnundiiriir ya Rab ki Yusufta eder cilve, 
Senin asjandiiriir ya Rab zuhur eden Zelihaden ! 

Bu giin ey dil temasa kil cemali vechi canani ; 
§u kim gormez ani bu giin yarin olur o a'madan ! 

Kamu e«sya egerci kim haber verir cemalinden, 
Veli insan olan ismin nisan verir miisemmadan. 

Diisuptiir derbeder a§ik talep eyler dilarayi, 
Dilaradir gonul icre haber ister dilaradan ! 

Kani Ferhad ile §irin, kani Vamik ile Azra ? 

Kani Mecnuni sergerdan ? haber ver bana Leyladan ! 

Cii sensin agiku ma'suk, 911 sensin talibu matlup, 
Haber ver gel nedir sahim miirad olan bu gavgadan ! 



51 



ft 



Ikinei devre melamileri 



«I. 



Bahri vahdettir, oziin, dil gevheri yekdanesi; [1] 
§em'i imkandir ruhun,, canim anin pervanesi. 

Nuri hiisniin . pertevine alem oldu cilvegah; 
Zeyn oluptur anin ile meseidii meyhanesi .. 

Suretinde biz ki hakkin suretin gordiik iyan, 
Men' idemez bizi haktan zShidin efsanesi ! 

Ehli askin goziine yeksan goriiniir dajma 
Ma'bedi abid ile hem rahibin biithanesi ,. 

Kevseri la'H lebin nu§ etmiyen Hizr ise ger 
Abi hayvan icse dahi gelmez anin kanesi. 

Sirn ekber sahibidir sirn meyhanem benim ; 
Her taraftan ceisbeder a§iklart humihanesi .. 

Varhgm derdine sof i ; ister isen ger ilae , 
Kati nafidir sana sakimizin peymanesi ! 

Sat hezaran canim olsa ciimlesi sana feda ; 
Sen yetersin can bana ey canimin cananesi ! 



Senin hiisniindiir ey dilber, bu ask ehlin eden hayran, 
Senin Askm sarabidir cigerleri eden biiryan! 

Mezahirde kamu yiizden cemalindir salan pertev , 
Olur afik kamu e§ya, anincun hiisniine hayran . 

Senin zatindiiriir mescut , ana ciimle eder secde , 
Mesacitte eger agik, kilisada eger riihban. 

Senin ashinduriir ancak bu alemde eden cilve j . ■ • : 
Gehi asik, gehi ma'suk, gehi ayik, gehi sekran ! 

Ne surette zuhur etsen seni arif bilur seksiz , 
Melaik sureti olsun ve ger perri ve ger insan ! 

Veli insan gibi mazhar olimaz zatina hergiz 
Ki ani suretin iizre cii halkettin ediip ihsan . 



[1] Nesiminin 



Merh,p,ba ey bahri zatin gevheri yekdanesi 
§em'i vahdettir cemalin kun fekan pervanesi. 



mala'li gazeline naziredir. 



Ikinei devre Melamileri 



53 



Veli insan gerek kamil ki ola sana ayine; 
Degildir sureti insan, ola hem sireti hayvan ! 

Hakikat ehline vechin iyan ender iyan oldu ; 
Cemalin gesmi miinkirden ne gam ettin ise pinhan ! . 

§u dil kim duymiya askin, su goz kim gSrmiye vechin: 
Biri sengii biri a'ma buna natikdiiriir kiir'an .. 

Tutuptur kuyi gerdunu seraser nalei ugsak , 
Qikuptur kullei cerna feganii nalei nlestan ! 

Senin derdindiiriir derman bu ask ehlin belasina, 
Ilac etmez ana hergiz tabib olsa eger Lokman ! 

Icenler cami askmdan ge^erler kendii varmdan 
Kim icerse bu gerbetten anin i§i olur asan .. 



Kalbin Allah oldugiciin suretin Rahmandir ; 
Kim Miikevvin ismin ey meh, haliki ekvandir. 

Surete nispet mugayir goriiniir e§ya kamu, 
Lakin ol ma'ni yiiziinden ciimlesi bir candir. . 

Ayni Hak oldu viicudum, kacma ey Hak sursti ; 
Hak ile Hak olagor, gel vehmi ko, §eytandir.. 

Nu§ kildi cunki ruhum §ol sarabi askmi 
Mest olup yitiirdii kendin, baki ol sultandir. 

Kim ki ask ile viicudun bildi vii buldu bu giin 
Kendii kendoziin yitiirmedi ; ulu sultandir. 



Naklolur §eyh Safiden bu haber : 
Oldu bir nice veli bir yere cem' 
Yahmz sem'ile bu ciimle rical 
Birjsi eyledi birine suai ; 
Kalbi mii'min gibi sem'a acaba 
Piir olup sevki ile ciimle eihat, 
Her gece cezbesinin nurii feri 
Kanden eristi ana bu halet, 
Dinledi ciinki soziin bildi iyan, 
Sanma bu razi soran bilmez idi ; 
Nereden geldiigunii sem'a ziya 
§em' soyiindii, ziya oldu nihan, 
Ahseni vechile ol kani savap , 
Anladinmi acaba ey gaf il ; 



§am sehrinde zamanile meger, 
Yaktilar ortaya bir rusen sem'. 
Vahdetii kesreti gosterdi misal . 
Dedi ey miir§idi esrafi rical ; 
Nereden geldi ola nurii ziya ? 
Na bedid olur aninla zulumat. 
yandinr atese pervaneleri. 
Nereden oldu bu nuraniyyet ? 
Uf dedi sem'i gebistana heman ! 
Imtihan oldugunu bildi, dedi : 
Diyeyin sevkin ile §imdi sana ; 
Nereye gittiigiinii eyle beyan ! 
Verdi remz ile sualine cevap . 
Ne demek oldu bu emri muskil ? 



54 



Ikinci devre Melamileri 



Nereden nurii ziya buldu vucut ; 
Hele bu razi biraz soyliyeyin , 
Yani kim saliki ferhunde hisal, 
Sitk ile eylese ru§en ameli 
Dogrulugile bulur Hakka viisul, 
Bu fena ile bulur cam diirut, 
Var ise sende eger akh cemil, 
Saliki, marifeti zatii sifat, 



Nereden geldi bu ayati ssiihut ? 
Binde birini beyan eyliyeyia : 
Nari agk ile yanup §em'misal 
Berk urur kendiiye nuri ezeli i 
Gayb olur gaip erenler gibi ol. 
Bu adem olur ana ayni viicut. . 
Rahi Mevlaya yeter sem' delil.. 
Kurtarup g-amdan eder ehli necat. 



Eyle] ilmullah ile Hakka niyaz, 
Ilm ile ta ki sana kesf ola raz.. 



Sarban Ahmet 



/ hmedi Sarban, Sakayik zeyline ve Semeratiil fuat, Sergiize§t ve 
Melamiyei §attariyeye nazaran Pir Aliyyi aksarayi halifesidir. Siileymam- 
Kanum Irak seferine giderken orduda ba§ deveci imi§. Atai, Pir Alinin 
vefatim, Bayrami silsilesini kaydederken 934 olarak kaydettigi halde [1] 
dort be§ sahife ilerisinde Ahmedi Sarbamn 940 senesinde Irak seferine 
giderken Pir Alinin hizmetinde kalarak diinya alakalanndan halas oldu- 
gunu yaziyor. 

Oglan §eyh Ibrahim efendinin Dili Danasinda ve kasidei mimiyesinde 
Ismaili Ma'§uki halifesi olarak gosterilmektedir. GaybT de Sohbetname ve 
Biatnamesinde bunu te'yit eder. Ibrahim Efendi ve GaybT, kendi silsile- 
lerini yazarlarken tabiatile daha ziyade dikkat ve ihtimam gosterecekleri 
bedihi bulundugundan §uphesiz bu ikinci rivayet dogrudur. Sarban Ah- 
medin Tekir dag muzafatindan "Hayrabolu,, lu oldugu v? ismaili Ma'§u- 
kinin Istanbuldan Edirneye gitmesi ve bu havalide bir cok miiride malik 
olmasi da bu rivayeti te'kit etmektedir. Bahusus yukarda Suleymamn Pir 
Ali ile goru§medigini de soylemis. ve bu baptaki noktai nazanmizi izah 
eylemi§tik. 

§eyh Ahmet, 952 tarihinde maskati re'sinde vefat etmi§tir. §akayik 
zeyline nazaran "cezbei azime ile meshur, me§rebi tevhidi guban zenda- 
ka ile miitekeddir,, idi. 

Namina yapilan tekkenin tiirbesinde metfundur. Sandukasma dayah 
bulunan levhadaki tarihi, Tekirdagi Evkaf miidurii Mustfa. B. E. istinsah 
edip gondermek lutfunda bulundu. Tarih §udur: 

Cenabi Pir Ahmet kutbi devrani velayet kim 
Katari kudsiin oldur Sarbam rah peymasi 

Cenabi hazreti Salihten almi§ g-aliba efeyzi 
Ki zira Sarbanhk hizmetinin oldur Tmasi. 

Giiderken karbam salikam ka'bei vasle 
Konak yeri olurmu§ ol giiruha a§k sahrasi 

Kalurmu saliki gTimrah olup hig tihi hayrette 
O sahip u§tiirani himmetin bak varmi hemtasi ? 

Medihan oldu vasfinla "Halim„in maksadi oldur 
Birakma yarini yolda budur senden temennasi. 



[1] Zeyli 5 akayik:AtlaT. Cilt: 1. SA: 65-70 



56 Ikinci devre Melamileri 

Ziyaret eyleyince rihleti salin hisab ettim: 
« l)[j£. » Oldu ol zatin zehi tarihi ra'nasi 



« aWW » Tarihi de « ji> aU J-*W- 1 * -W "tarihi gibi Mustakim zade tara- 
fmdan du§urulmu§tiir. Bu tarih, Millet kiituphanesinde Pertev P. kitapla- 
rmdan ve La'li zadenin asanm havi, Mustakim zadenin el yazisile rau- 
harrer 633 numarali mecmuada "Sergiize§t„in Sarban Ahmede ait iza- 
hatinm hasjyesinde mukayyettir. Buna nazaran baladaki manzume, Sar- 
ban Ahmedin hiirmetkarlanndan biri tarafindan — ismaili Ma'§ukinin 
me§hedindeki tasm kitabesi gibi — mezkur «^jw» terkibi tarihisile tev- 
§ih olunarak nazmedilmi§tir. Ancak bu terkip, bir fazladir ve 953 senesini 
gostermektedir. Kaygusuz, Ahmet ve Ahmeei mahlaslariyle siirleri vardir. 



Sarban Ahmedin edebi §ahsiyeti: 

Sarban Ahmet, bayrami melamileri icinde yeti§en §airlerin en kud- 
retlisidir. Oskiidarda Hasjm pa§a kiituphanesinde 74 numarada divam 
vardir. Divan edebiyatinm kaside, gazel, mesnevi, muhammes, museddes, 
terci, miistezat §ekillerinde bihakkin muvaffak olmu§tur. Yalniz kit'a, 
beyt ve rubaileri yok. Her halde bu tarzlarda da §iir yazmi§, fakat bu 
§iirler zayi olmu§tur. §iirlerini basit vezinlerle yazdigi gfibi miirekkep 
vezinleri de kullanmishr. 

Lisani gayet selistir. Zaruri imaleieri pek azdir. Zamanmdaki §air- 
lerin yaptign gibi manasiz sozlerle vezin doldurmaga galismaz. Her §i'- 
rinde, akidesini, vahdeti viicut felsefesini telkin eden sair, bu telkini 
fevkalade, §airane bir surette icra eder. O kadar ki bir cok ta'limi 
§iirleri bedii ve garami bir eser haline girer. Mesela §u gazeli miiddea- 
miza bir delil olacak mahiyettedir: 

Ahi derunu ehli dilin agikanedir; 
Nakdi dii kevni oynamaga agika nedir? 

Ta'netme zahida bize kim, manii salah, 
Naklii farabii §ahidii (jengii ^aganedir... 

Sinriirgi ruhi a§ika ars ile kiirsi hem 
Ez kaf ta bekaf cihan a§iyanedir. 

Sofi; riya vu zerk ile tesbihten sakm! 
Akhn var ise ademe ol damii danedir.. 

§ol kim dii kevni satti vu bir cur'a eyledi, 
Meydani a§k anmdir, o merdi yeganedir.., 



Ikinci devre Melamileri 



57 



Diinyaya verme gonliinii kim Haktan ahkor ; 
I d rak eri§mez ana, acep karhanedir ! 

Terkeyler ise cammi "Ahmet,, acepmidir? 
KurbT bisata arada ol bir behanedir. 

Sarban Ahmedin pek ender olarak tamamile garami-ladini denebile- 
cek sjirleri de vardir: • 

Canii dilden yine sen padisehin bendesiyiiz; 
Boynumuz kilca beyim, kakiiliin efkendesiyiiz... 

§ebi zulfiinde bize Hizn hatm rehber olup 
Qegmi la'liinii gosterdi, amn zindesiyiiz.. 

Goreli giin. yiiziin akhm dagilup cem'olmaz, 
Zerre zerre o mehin §evki perakendesiyiiz.. 

Yuzumiiz siirmege giil§ende o serv ayagina 
Pak ediip kalbimizi su gibi cuyendesiyiiz ! 

§em' ile ba§ kosuben yanmada 1 pervane sifat 
Dostum a§k odunun biz dahi pervanesiyiiz.. 

Kaddimi ceng eduben takti yagim el kirigin, 

« Ahmeda » bezmi gamin biz dahi sazendesiyiiz ! 

Mamafi; her halde tamamile ladini denebilecek olan bu gazelde de 
bir gok tasavvufi remizler vardir. Zannediyorum ki mesela ; 

§ebi zulfiinde bize Hizn hatm rehber olup 
Qe§mei la'liinii gosterdi anin zindesiyiiz. 

Derken Sarban Ahmedin, ziiluften muradi, zatin tecelliyat ve §ihinu 
olan sifattir ve cesmei la'lden de vahdet ve vusleti kasdediyor. 

Goreli giin, yiiziin, akhm dagilup cem' olmaz 

misrai ile zata mazhar oldugunu ifade ve 

Zerre zerre o mehin §evki perakendesiyiiz 

misrai ile de bu kesret aleminin arif nazannda bir vahdet mecmuasi 
oldugunu ve her zerrenin, her ciiz'iin; onun zuhurundan ibaret olup onun 
mezahiri bulundugunu bildiriyor. 

Bu iki gazel de divan edebiyatinm cok giizel eserlerinden, adeta sirf 
garami gazellerdir: 

Cana, lebin hadisin ettikce dii rivayet 
§ekker dolar dehanim, strindir ol hikayet.. 

Hism ile cekse hancer, sat pare kilsa dilber 
A§ik degildir arif kim eylese §ikayet! 



58 Ikinci devre Melamileri 

Dedim; yolunda cana, can vermek iptidadir, 
Dedi; bu rahi aska kimdir bulan nihayet? 

Ziilfim sebinde kildim abi hayatin istek; 
Dil tegnesine irgor sem'i ruhun hidayet! 

C™ P»"! askm "Ahmet„ candan gulami oldu; 
Keffi keramet ediip gosterdi cok velayet.. 

□ 
SiinbiiH bagi irem, silsilei muyi dost; 
Perdei beytiil harem, silsilei muyi dost.. 

Gozde, goniilde goriir; cismim icinde yiiriir; 
Boynuma takti siiriir silsilei muyi dost! 

01 biiti si min zaken, husrevi slrin dehen, 
Menbai mekrii fiten silsilei muyi dost!.. 

Anzi huldi berin, halii hati huri in, 
§ehperi ruhul emin silsilei muyi dost.. 

Kaslari gecra imi?, anberi sara imis; 
Leylei esra imis silsilei muyi dost!.. 

Ol biiti nu§in revan "Ahmed„i bir giin iyan 
Dara ceker mu kesan silsilei muyi dost.. 

□ 

Sarban Ahmedin biitun §iirlerinde derin bir vukufu ilmi goze carpi- 
yor. Divan edebiyatimn butun inceliklerine vakif.. Mesela yukardaki 
gazellerde oldugu gibi o da «§ebi zulf, ce§mei la'l, §em'i ruh, siinbulu 
kakui... ila.. » gibi mazmunlan gayet gGzel bir tarzda kullanmi§tir. Butun 
bunlar, bize anlatiyor ki, Sarban Ahmet, kendinden evvelki §airleri tama 
mile tedkik etmi§ alim bir zattir. Mevlana Celaleddini rumiyi bile oku- 
mu§ ve onun Divam kedirindeki me§hur; 

matla'li Eimmei isna a§eri methi mutazammin kasidesine 18 beyitten 
miirekkep : 

Mazhan sirn huda §ah selamiin aleyk ; 
Kastfi kul innema sah selamiin aleyk ! 

beytile ba§hyan ve Mevlana g-ibi Eimmeyi metheden bir nazire yazmiftir. 
Bu nazirenin 18 beyit olmasi da §ayani dikkattir. Demek ki Sarban 
Ahmet, mevlevi an'anesine tamamile vakif.. 

Bir zamanlar Sarbanhk g-ibi oldukca miihim bir devlet hizmetini de 
der'uhde edip bilahara Oglan §eyhe intisap ende §airimizin tamamile 



Ikinci devre Melamileri 



59 



ta'limi; fakat bedii bir tarzda yazilan §u iki gazelini de kaydedip efkanna 
nakli kelam edecegiz: 

Ey talib olan a§ik seyretmege canani 
Dikkatla temasa kil her gordiigiin insani ! 

Ayinei insani bil sureti Rahmandir, 
Bu ayineye gel bak; gor anda o sultan! 

Surette goriinmez can ger derse miinafiklar ; 
Sen cana nazar kilsun gormek dileyen ani! 

Mahbub temasasin men'eyler imis. miinkir; 
Kor giizlerinin yoktur nuru, goremez ani ! 

Sen nuri dilaradan goz yumsa nola zahit ? 
Huffas, gozii gormez hur§idi dirahsani! 

Ben hatemi la'linden bir zerre haber bulsam 
Bir habbeye almazdim sat miilki Siileymani.. 

Esrar soziin "Ahmet,, kesfeyleme nadana ; 
Hayvana mahal gorme sercesmei hayva.ni! 



Gormeyen can yusiifun ken'ani bilmez kandedir ! 
Oz vucudu misnmn sultani bilmez kandedir! 

Cehdediip tavn beserden cikmiyan talip bu giin ; 
Kaldin isyan icre ol nisyani bilmez kandedir ! 

Cismii canm sirnni fehmetmiyen avareler 
Gerci Sfiktir veli canani bilmez kandedir ! 

Icmeyen vuslet garabin yar elinden dembedem 
Benzer ol mahiye kim ummam bilmez kandedir! 

Sirn cam bilmeyip seyreyliyen sergesteler 
Devreder devran ile devrani bilmez kandedir! 

Mubtelayi ask olup cananesini bilmeyen 

Derd ile dermandadir dermani bilmez kandedir ! 

Can kulagile i§it "Ahmet,,, Muhammed nutkudur : 
Kendi nefsin bilmeyen Rahmani bilmez kandedir! 



Sarban „Ahmette §iilige temayiil: 

Sarban Ahmet, on iki imam hakkmda fevkalade bir mahabbet ve ihlas 
izhar etmektedir. Divaninda «Ali» hakkmda on iki beyftlik bir methiyesi 
vardir. 



60 Ikinci devre Melamileri 

Bu methiyeye 

Alidir kulli gey m padgahi Alidir Ciimle baglann kiilahi 

Alidir Mustafaya yarii hemdem, Alidir dillerin zahmina merhem ! 

beytile bashyor. Bir de 

Ey §iri hak ki ismi gerifindiiriir Ali 
Evrat edindi ismini her mii'minii veli 



Kevser garabi sakisidir himmetin eli ; 
Selmana verdi andugu dem destei guli 



£e U Uji i.JlwJIj^l . 

diye ba§hyan bir museddesi yar ki bunda on iki imarai methediyor. Bu 
nazimdan Sillerin Nadi Alisinden [1] iktibas oldugu gibi Alinin Selmana 
sunbul ve giil destesini verraesi de [2] Sia ve Bektasiler indinde pek 
meshur ve maruf bir menkabe^ir. Mehdi hakkindaki bendinde ; 



£iin vakterigti giin gibi bir giin iyan olur, 
Inkar eden tavaife leykin ziyan olur, 



Kalmaz viicudu zerrece kiifriin nihan olur. 
Ya'ni Imam Mehdii sahip zaman olur.. 

[1] Peygamber, Uhut gazvesinde yaralamp eshap dagildigr vakit Cebrail gelerek 
Aliyi cagirmasini ihtar etmig. Demig ki 

<^- ,f> ,<? y 

Peygamber de bu cumlelerle Aliyi cagirmig. Ali, yetigip kiiffan miinhezim eylemig.. 
Nadi Ah, §ii ve Bektagilerde meghur bir duadir ve bumi bir cok ilavelerle okurlar. Siin- 
nilere nazaran Nadi Ali, bir giirden ibarettir ve bazilarina gores « Di'bili Huzai ^l> J^ 3 » 
nin kelamidir. Boyle olmakla beraber Mevtena bile 

A>0 ^e ib'U Ji (.s^ 

•fcjC» (^eij- fAjs t)U- 

C*^q» isLid j-~TjS ■&'i£f*tf t ' 

diyor. « Nadi Ali >» hakkinda « oUil^ , a [sa: .127] ve Rif'at B. in t juUU J s j J-UlsV » 
ine muracaat! [sa : 195-206]. Nadi Aliyi Gaybi'nin oglu Hiiseyin Gaybi gerhetmigtir. 

[2] §ii ve BektagT an'anesine nazaran Ah bir giin hurma yerken cekirdeklerini Selmana 
atryormug. Seiman "Benim sinnime nisbeten sen daha cocuksun. Benim gibi yagh bir adama 
gu muamelen yakigurmi?,, demig. Ali, "Ey Seiman; senmi cocuksun, benmi? sen heniiz Me- 
cusT iken hak dini aramaga karar vermig ve bu ugurda yola diigmiigtur. O vakit genctin. 
Yolda uyuyup ihtilam oldun. Uyandigm zaman yol iistiindeki nehre yikanmaga girdin. Bir 
arslan gehp elbisenin iistiine oturdu. Cenabi haktan istigase ettin. Yiizii nikaph bir yigit 
gelip seni kurtardi; Arslam kogdu. Sen de ona dere kenarmdan topladigin bir deste sun- 
biilu hediye ettin. O sunbul destesini gSrsen tanirmism?,,. demig. Seiman "tamrim,, deyince 
Ali, yeninden cicek destesini cikarip Selmana vermig. Seiman, Alinin buyiikliigiinu anlayip 
soyledigi soze nadim ofmug. ' 

Bu menkabe, Agribozlu yemininin «Faziletname» sinde de vardir [Sa: 148 - 149]. 



Ikinci devre Melamileri Q"[ 

sozleri dikkati caliptir, Goriiluyor ki Sarban Ahmet, on ikinci imam olan 
ve on birinci imam Hasaniil Askerinin oglu bulunan Mehdiyi, "Mehdii- 
muntazar,, olarak kabul ediyor. Halbuki bu, §Tanm bir vasfi miimeyyizi, 
bir §iardir. San Abdullah ta on iki imami tasdik ediyor. Fakat Mehdiniri 
"imamiyye v^ 1 „ akidesince muntazar oldugunu kabul etmiyor, yahut 
kendisini kabul etmez gibi gosteriyor [1] . Sarban Ahmet ise bir tercii 
bendinde; ; 



01 du imam mehdii sahip alem 
Saglan velleyl, yuzu vedduha ; 

Kamet ile ziilfii dehanin goriip 
Varhgma kim. ki mukir olmadi 



Dilde komaz zerrece .zikri zulem. 
• Kaglarinm suresi nun velkalem.. 

Tifh dilin dersi oluptur elem ! 
Olsun amn- menzili cahi adem ! 



• » ■ Zemzemesi «Ahmed» in eynuri hak Zikrin eder gamii seher dembedem 

diyerek on ikinci imam "Mehdi,, nin hayatta bulundugunu tasdik ve 
imamiye akidesine muvafakat eyliyor. hatta Mehdinin serdapta kaybol- 
masina 

Varhgma kim ki mukir olmadi, 
Olsun anin menzili cahi adem! 

Beytinde "cah„ kelimesile telmih ederek varlik ve adem kelimelerile 
bir de san'at yapiyor: Hulasa Sarban Ahmet, on ikinci imami "Mehdii- 
muntazar,, olarak kabul ediyor. Fakat bu akide, kutup telakkisile gii? telif 
edilebilir. Qiinku, tmamiyeye nazaran kutupluk, ;ancak imama mahsustur. 
imamdan ba§ka kims,e Ibu makama tesahup edemez. Kiimmelin, nihayet 
Naibi imam olabilirlen - T : 

Sofiyenin bir kismi «Mehdi» yi «J^Iidaveti Muhammediye » olarak 



[1] San Abdullah « Cevhere » sinde, « Semeratulfuad » mda, « Telhisiinnesayih » inde 
umumiyetle 12 imamin tercemei hallerini yazar ve « Mehdi » nin gayb'etini soyler. Yalmz 
Sultan. Ahmet ifin yazilan « Telhisiinnesayih » inde tasrihen « Mehdi » hakkinda « Saliki 
mesaliki fena ve tariki bigane vii agina olup lakin ne keyfiyet ile rnedhugi gerabi meykedei- 
hafa ve aftabi cemali bi hemtasi ne haysiyet ile rupugi sehabi ihtifa oldugu na ma'lflmi dana. 
yiis nabina ve hakikati maceralan hayret ef zayi fiihumi ukala olmakla taifei imamiye Hatem ye 

«Mehdi» ve Muntazar ye Sahibiizzaman ile miilakka kilup -.,-- ----^^-,— .;-.,-,.-,___ 

amma eshabi kegfii vipdan, zebani ikanla ref'i perdei gekkii giiman ediip bu veghile 
tahkiku beyan etmiglerdir ki Mehdii , ahirzaman ali Muhammedden olup vakti geldikte 

sulbi pederden rahmi madere giizer ve diinyaya sefer » diyor. 

§ari Abdullahm « Ankayi mugnb » ! gerhi^de de bu hususta tafsilat varejir. Cerherede 
M,ehdin|n ; gaybe^ini -tasrih ettigihalde yefatini spylememektedir., 



T 



62 



Ikinci devre Melamileri 



baki ve daim ; fakat her zaman diger bir mazhardan zahir olarak kabul [1] ; 
hatta "Akli kulliin ve ilhami rabbaninin fenayi tam ile zuhurudur,, deyerek 
te'vil de etmi§lerdir.[2] Fakat Sarban Ahmet 

Varhgma kim ki mukir olmadi, 
Olsun amn menziii cahi adem. 

beytile Hasaniil Askerlnin oglu Mehdiyi, §a'rani gibi Mehdii muntazar 
olarak kabul ediyor. [3] 



. c~«'b jijUjT c^lil" i-/ 15 Jj tsjji jf , ^ [1] 

I 33 J* * : — i J ^3 !i x t- (-«* * Si- * l J tS ( U iS» 1 »» i*-»*-" 

Mesnevi : Mevlana Celaleddini rumi 

fUi.i-J.4Jj ^jbljAljyfi .j^s. &} r J\ LoJIj ^Vl £jj\j J£!l jSc j^U ^ SjLc. ^^4« jr^J- j [2] 

: jjW «4U.U Jvf'Vl g-AJl Jl» 

Devrei argiye : Misrii Niyazi 

Mamafi Niyazi, Devrei argiyesinde «Mehdi» yi enfiise tatbik etmekle afaktaki viicut ve 
zuhurunu inkar etmiyor, Niyaztye gore de «Mehdii muntazar» hayattadir. Binaenaleyh Ha- 
saniil Askermin ogludur. Bu hususta divaninda 



L%U* JiiJl Ja$i\ *Ju* 3 






t'_ 7 ^a* 4«1<L* U*Xc aSjlC J 

sozlerile Mehdii kaime arzi tazimat ediyor. Niyazinin divaninda diger mahallerde de Meh- 
diye isaretler vardir. ( Tafsilat icin Seyyid Muhammed Nurun Niyazi serhine muracaat! ) 

[3] §a'rani, Elyakitu velcevahir /*l_»i-b c*3\jA\ inin 65 nci babinda Mehdinin «Muham- 
med ibnil Hasaniil Askeri tS^CSt j-J-1 Cr «*<? » oldugunu, Hicretin 255 nci senesi, §a'banm 
on besmci geeesi dog-dug-unu ve hala baki ve ber hayat bylundu'lfunu i $jL^\^ r .^ sVjl Cr" j*} » 

ibaresile tavzih ve hatta Misirda metfun olan §eyh Hasahi'ir'aBnin Mehdiye Miilaki oldu- 
§unu ihbar ve seyhi Aliyyiil havvasln da bu soze muvafakat eyledigini tasrih ve«Futuhat»- 
ln 366 inci babinda §eyhi ekberin Mehdiyi anlatirken 

Cr. J\fU* f W» Cr. J>Ut>«. f UVi C, ^ i^j. f UV» &yj\ &. y f L.Vl ,j; ,^i J? f UVlCr. ^Jl^ 



Ikinci devre Melamileri 



63 



Divaninda zikrettiklerimle beraber yedi tane " Diivazde Imam ■„ [1] 

< ^?\ Cr. i*- f Wl O', Cs-^- 1 f^'i>. o-aUIuij c^Vl 

dedigini naklediyor. Filhakika Fiituhatin 366 nci babi Mehdiye aittir. Fakat bu bapta 
« l^c -Oli^j ^J»\i j!j o* * dan sonraki §ecere yoktur. Yazma ve basma niishalann hig birinde 
olmadig-i gibi Katip celebinin kegfiiz zununda ( Cilt : 2. Sa:176) Konyada bulundugunu 
haber yerdigi §eyhin el yazisile muharrer niishada da — ki bu niisha Istanbul Evkaf muze- 
sinedir — bu ibare aynen §udur: 

Ultj h yi- lAtf 1 "J^- 1 ^-3 njk ^ J* <Ht£l 
J* 'J f y. V* U jJ, 0-' 3?. f J 5 'l** 3 ^*-* U l u ^ 

^» jlijj-j !<-"! <•-"! o^'j 1 . W«B JlJ o* k" 3 ^ ^ 
Cf"J\C$> f-iV ^i^Cr^Cf, ii & *>. lJ— ^»-*»- i- j -*^ c «Sit 

r'^b 

Yalmz baladaki gecerenin §a'rani tarafindan tasni' ve ilave edimig olmasi gok bait bir 
ihtimaidir. §a'rani her halde yazdigi ibareyi bir niishada gormii§tiir. Esasen, §eyhi ekber, 
mezkur bapta Siifyaninin hurucunu, askerinin Mekke ile Medine arasinda yere batacagini, 
hulasa butun Mehdi ve zuhurundaki halati «Imamiye» akidelerine harfiyen muyafik olarak 
izah eyliyor. Fiituhatin 24 ncii babinda da Mehdinin dogmu§ bulundugunu ve hatta gorii§- 
tiigiinii ^-ac- cs> vV'J i & 3 iSM^s 1 c^^- P" -^ ii fr «J-^ 1 S.j~^' '■**: ^-"y*^ *>.J-jA *ilj&i » 

(Cilt: 1 Sa: 246) « ^UH^ Jl ^JLt Ua j^ 

sozlerile bildiriyor. Zaman, asir ve deyir manasina da geldiginden ( Kamus ) her halde 
Muhiddin, §a'raninin dedifi gibi «Muhammed ibnil Hasaniil Askeri»yi mev'ut ve muntazar 
Mehdi olarak kabul etmektedir. 

Muh_mmed ibni Abdiirrasul isminde birisi tarafindan 1076 da Medinede yazilan 
<r ^cUilW^I J «UV1 * isimli eserde §a'raninin eserlerine daha kendisinin hali hayatinda bir 
takim ilaveler yapildi|ri soyleniyorsa da bu iddia §a'raninin Siinnilikle telifi pek gue olan 
beyanatmi curiitmek icin serdedilen pek vahi bir iddiadir. Qiinku §a'rani, «Elyevakit» ten 
ba§ka «-Elcevahiri veddiirer jjJi\j ^Jr'" de de Mehdiden bahsederken VU^Lt» Ja«> ^x>-\ ^j» 
« "Jj^ £Ji v' j' ^3 *Jy£p zsy '-^3 ^3*<-J >-<JL« i tf-M^V diyerek ayni akideyi te'yiden tekrar edi- 
yor. «Kitabiil letaifi vel minen -JMi wjSMUU.f » de de birisinin kendi hakkindaki ru'yasini 
anlatirken on iki imami sirasile zikrdiyor ye Hasaniil Askeriden sonra 

«... i£«H j^Ic JUf tJit^ij 6UjJi_ji.T ,3 ^dill !£*£■ ^ f » 

[ Sa : 445 — 46 ] demektedir. 

Istanbul Dariilfiimmu miiderrislerinden M. §erefeddin B. E. den aldigim ve bilahara 
Oskiidar kiituphanesindeki bir meemuada gordiigum §eyhi kebir Sadreddini konevinin 
vasiyyetnamesindeki §u **L~& ^Ji^ll^ ^U^l ilji'o* f$' A * 1 <33ici* ^'^ J'^i if^»J sjx-» ul IJLja » 
«jyiV ijjUl'o* j>^. <^> jj-Ui tf M- ibaresi de dikkati caliptir. Her hlade Sadreddin de babasi 
gibi Mehdiyi hayatta olmak iizere kabul ediyor ve eshabindan bazilannm ona miilaki ola- 
bilecekleri ihtimaline binaen kendisine selam gbnderiyor. Hatta bu selam gondermekte 
bence Mehdi ile goriistugiine dair gizli^bir ifaret te var. Hulasa Sofilerin bir gogu on ikinci 
imami "Mehdii kaim„ ve «Muntazar» olarak kabul etmiglerdir. 

[ Muhammed ibni Abdiir rasul ibni Abdiis seyyidil Alevi hakkmda malumat i^in ba- 
kiniz! Osmanh mullifleri.. Cilt: 2. Sa .: 26 — 27]. 



04 



ikinci devre melamileri 



var.. Buna mukabil Hulefayi rasjdin hakkmda aynca bir methiye yok.. 
Yalmz yukandaki Tercii bendin miikerrer olan beytinde 

Iki cihanin gune§i Mustafa 
Hemdemidir Qar yan ba safa. 

sozu var. Bir Duvazde imaminda da 

Ebu bekrii Omer, Osmandir ey can ; 
§eriat tahti iizre oldular han. 

beytile hulefayi selaseyi zikrediyor. Diger bir Duvazde imamda da 

Birin Ebu bekir bil, ikincisi Omerdir ; 
Ucuncu yari Osmah, dorduncu Miirtezadir. 

beyti mevcuttur, Fakat koca divandaki bu iic beyit, Ali ve eimmeye 
gosterilen ihlas ve mahabbetten o kadar hali ki insana hemen hemen 
bunlar da bulunsun diye soylemis gibi geliyor. Mesela yukarda bir bey- 
tini zikrettigimiz Duvazde imam da imam ca'fcri Sadik hakkinda : 

ilmu amelde ali, maksudi her mevali 
Ya'ni imam Ca'fer kim sadiki safadir. 

diyerek Sia hakkinda kullanilan "mevali,, sozunii kullaniyor. Ayni man- 
zumede mehdi hakkinda da: 

Altmda esbi nusret, oniince peyki firsat 
Mehdiyi bil hakikat, §ek etme pi§vadir. 

beytini goriiyoruz. 

Hulasa Sarban Ahmet, Alinin vasiyyi- rasul, oldugunu ve on iki 
imami kemali ihlas ile tasdik etmektedir. Fakat hulefayi selaseye teber- 
rasi yok, onlan da rasulullaha mahrem biliyor. Halifesi Husameddim 
ankaravi ye gonderdigi bir mektupta " oglum mevlana Husamiil muker- 
rem kibeline badesslam bil'izzi vel'ikram malum ola ki bu tarik hakka 
kapu diisuptur; nitekim Qar yari giizin, hazreti raslullah ^ ^ ^i- e 
mahrem dustugii gibi..,, diyor. Mamafih muridamndan bazisma gonde- 
rdigi bir mektupta "velhasil sizin ile bizim aramizda olan mahabbet, 
sol mahabbettir ki hazreti rasulullah ^ ^ ^ ile eshabi giizin arasmda 
idi. OI mahabbetullahtir. Buna §ek ketiiren mutlak kafirdir. yalancmin 
yuzu kara olsun iki cihanda; hem karadir. Bu mahabbetin husulunden 
sonra Hatemiil enbiya ile ser cesmei evliya nice yil birlik ettiler. Bu 
hadisten fehmolsun : 



Ikinci devre Melamileri 



65 



diyerek peygamberin mahabbetinin hassatan Aliye aidiyetini de soyli- 
yor. 

Esasen Sarban Ahmet gibi butiin miikevvenati zuhuru ilahi bilen ve 
bu vahdet ne§'esine bihakkin sahip olan bir kimse degil hulefaya, hic 
kimseye teberra edemez. §u halde §airimiz, tam bir §ii degil; fakat 
imamet hususunda §ia akidesini benimsemi§, §i!lige meyyal biiyiik bir 
sofidir. 



Kendi hakkindaki efkan: 

Kendisini zamanmda ir§ada memur biliyor ve her sey'in hakikati 
kendisinde oldugunu soyleyip alemi, biatma davet ediyor. Bir terkibi- 
bendinde bu akidesini 



Alemi gaypten nijan menem 6§ ; 
Mazhan kudretem, viicut benim. 
Gul ile giil benem, gulabiyem ; 
Bi zeban soylenen sozii biliirem ; 
Zindei cavidanu ruhi beka, 
Miirgi ankaya kuhi kaf oldum ; 



Ciimle ecsam icinde can menem o§. 
Mahzenem, maden ile kan menem 6§. 
Biilbiilii nfile vii fegon menem 6§. 
Natikam, nutk ile zeban menem 6§. 
£e§mei abi zindegan menem 6g. 
La mekan gencine mekan menm o§. 



Duri deryayi bi giran menem 6§ ; 
Denizem, katrede nihan menem 6§ ! 



Oldum adem, sifati zatiyem 
Nuri miiphem benem, vuuda gelup 
Ruhi bi rengii gevheri oldum ; 
Daimiiddehr, omri bi payan 
Idi ekberdiiriir giinum, her giin 
Ziihdii taat kalmadi §eyhim 
Akli kiil, nefsi kiiilii ar§i mecid 



Zati pakem veli sifatiyem. 
(Jar unsurla §e§ cihatiyem. 
Nuri daim benem, sebattyem.. 
Zindeyem, sanmanuz mematiyem. 
Kadre eri§timii beatiyem.. 
Zakirem, zikr ile salatiyem. 
Bende ; gel gor ki kainatiyem.. 



Duri deryayi bi giran menem o§ ; 
Denizem ; katrede nihan menem 6§ ! 

bentlerile ve kemali itmi'nan ve iman ile biidiriyor. 



Sarban Ahmet haik sairi : 

Sarban Ahmet, divan edebiyahnda iistat bir §air olmakla beraber 
ayni zamanda hece veznini de cok giizel, cok samimi bir tarzda kullan- 
mi§ ve bu vezinle sofiye akaidinin en ince nikatim §erh ve ifade etmi§ 
bir haik §airidir. Mesela; su nefesinde ne kadar metanet ve selaset 
vardir : 

Melamiler — » 5 



66 



ikinci devre Melamileri 



Ikinci devre m^laiiTIeri 



67 



Hak yoluna giden giilsiin ; 
Hak keremi vardir bunda, 

Bu yolu hot buldu bulan ; 
Sirati mustakim olan 

Bu yoldur Hizir geldigi, 
Hizr abi hayvan buldugu 

Bu yoldur Ahmede gelen, 
Gergeklerden baki kalan 

Budur « Kaygusuz » dedigi, 
Muhammed miras kodugu 



Yolumuz vuslet yoludur. 
Bu yol hidayet yoludur. 

Bulmayandir mahrum kalan 
Bu yol hidayet yoludur. 

Geluben beyan kildigi 
Bu yol hidayet yoludur. 

Ciimle yoldan muhtar olan , 
Bu yol, ol devlet yoludur. 

Alemin kaydin yedigi, 

Bu yol, ol rahmet yoludur.. 



$ 



Ilmi ledun denilen maarifi ilahiyenin satru kitabet ve talimu taalliim- 
den yiiksek oldugunu ve kalpten kalbe bir mevhibe ve bir inki§aftan 
ibaret bulundugunu da su ilahisile anlatmaktadir : 



Hak kerem edicek kula 
Vasfii beyandan ileru 

Ne harf vardir, ne yazi var, 
Ne bir anlanur sozii var ; 

Ne Hizir var, ne hazir var, 
Ne okunur, ne okur var, 

Gercekten belli soziinde ; 
Gercek evliya yiiziinde 

Hak kula edicek yari 
« Ahmet » igerden igeri 



Her demde bir ilm okunur, 
Kula bir ilim okunur. 

Ne okunur elfazi var ; 
Kula bir ilim okunur. 

Hemen ortada kadir var. 
Kula bir ilim okunur. 

Mana okunur oziinde 
Kula bir ilim okunur. 

Her dem gosterir didari ; 
Kula bir. ilim okunur.. 



Sofiyeye gore Allahm tasarrufati insani kamilden zahir olur. 
felsefeyi de Sarban Ahmedin su ilahisinde gormekteyiz : 



Bu 



Evliyaya egri bakma ; 
Miilke hiikmii veren oldur 

Sen ani goyle sanursun, 
Evliyanin sirn vardir, 

Hak ani bunda gonderdi 
Kime diler iman verir, 

Hak, zatile, sifatile 
Varhgi Hak varligidir, 

« Kaygusuz Abdal » bu sim 
Biitiin alemlerin hiikmii 



Kevnii mekan elindedir 
Iki cihan elindedir.. 

Sencileyin bir ademdir ; 
Gizli, iyan elindedir. 

Kullarim irsat icin 
Kahrii ihsan elindedir. 

Tecelli eyledi ana ; 
Emri siibhan elindedir. 

Okudum, anladim, bildim: 
Kamil insan elindedir.. 



takti'li olmak iizere « 8 » heceli yazmi§tir. Yalniz bir tanesi « 7 » bir 
tanesi de «6+5» takti'li ve «11» hecelidir. Divaninda kaydettikleri- 
mizle beraber milli vezinle yazilmi§ « 18 » manzumesi var. Bu manzu- 
meler ; tasannu'dan ari, gayet samimT ve metindir. 



Sarban Ahmedin mektuplan: 

Sarban Ahmedin nesri de tekellufati mun§iyaneden azade, ciimleleri 
kisa, kelimeleri halis turkge, manasi vazih ve samimidir. Mustakim 
zadenin Melamiyei sattariyesinde iki mektubunun sureti var. Halifesi 
Ankarah Husameddine yazdigi mektuptan naklettigimiz §u satirlar fikri- 
mizi teyit eder : « Ben, salusluk bilmezem ; a§ka riya katmazam. Aska 
riya katan kafirdir. Azizim, §6yle buyurmugtur : lokmasi gursagimiza 
dii§en yaradilmi§ yabanda kalmeiya ; gonlii yaradan ululuguna eri§e deyu 
buyurdular. Biz dahi deriz. Sizlerin de bu mahabbetiniz uzerinde hak- 
kimz coktur. Amma sabikta nice oyun du§iiptiir. Allahm inayeti ve 
Habibullahm §ef aati ve niibuvveti ve evliyanin yuce himmeti niceler 
erisup miibarek yuziiniizden kerem yurdunu miijde verdiler. 

Mevlana; §6yle bilesiz; erenler mabeyninde size molla Hudavendgar 
hali veriliiptur denildi. Bilirmisi ki ogul bu hal sizlerde hasil ola; siz dahi 
zevk ve sevk hasil edsiz. Feyzi rabbani, nuri Muhammedi hasil ola. Yuce 
himmeti evliya iznimiz budur ki tenhanizda cokluk oturmayasiz ve kaba 
dervisler ile sohbet edesiz. Zira tarik boyledir ki birbirniz yiiziinden ma- 
rifet soyleyu soyleyu hal hasil olur. Zira hakikatta sizlere ata du§tiik; siz- 
ler dahi hakikatta ogul du§tiiniiz; <•?) ^ ^ ; ata daima yerine ogul kal- 
digin istemezmi? Erde buhul yok, buhulde er yok. Meger Allah, onar- 
mamis, ola... Vay ana kim Allahi azimii§§an onarmiya! , 

Hulasa Sarban Ahmet, gerek zamamndaki niifuzu ve ismaili Ma'§u- 
kinin katlinden sonra melamiligi oyle nazik bir devirde butiin sa'§aasiyle 
idame ettirmesi ve gerek divan ve haik edebiyatmdaki adeta iistat dene- 
bilecek mevkii noktai nazaramdan hic te ihmal edilecek bir sahsiyet 
degildir. 



Sarban Ahmet, hece veznile yazdigi manzumelerinin hepsini «4+4» 



§arban Ahmedin me§hur dervi§Ieri 

Vizeli Aldeddin efendi. — Evvelce debbag iken terki san'atla dahili 
tarikat olan seyh Gazanfer efendinin mCirsjdidir. 970 te vefat etmi§tir. 
Kabri vizededir. 






Ikinci devre Melamileri 



60 



68 



Ikinci devre Melamileri 



Gazanfar efendi. — Ataiye gore Gazanfer efedi cezbedar bir §eyh'ti. 
Melamiyei sattariyede iimmiligi mukayyettir. Ahval ve guftan §ayi' olup 
Vizeden Istanbula getirilmis. ve hali tefti§ edilip §eyhulislam Ebiis- 
siiut Efendiden de istifsar edilmisti. Atainin §akayik zeylinde Ebus- 
siiut Efendinin cevabi aynen muharrerdir. Hulasatan " zekat, halal 
ve haram hakkmda isnat edilen sozler sabit olursa cidden katli 
lazimdir. Fakat sabit olmadikca tevakkuf icab eder. Ayni zamanda 
hakkmda sui zanda bulunan §eyhlerden ve hiisnii zanda bulunan ulema- 
dan sorulmasi da miinasiptir. Maarifi, §eriata mutabik ve mesayihi isla- 
miye siilukiine muvafiksa hakkmda riayet bile icab eder. Fakat §er'a 
mugayirse zendaka ve ilhadi sabit olur. Esasen tarikat ve hakikat, 
§eriatin zubdesidir. Mamafi oglan §eyh silsilei tarikatina mensuptur 
deniliyor. Eger bu dogru ise hayir yoktur. Fakat her ne de olsa bu 
kilii kal ile katline hiikmedilemez. Yalmz mademki buraya kadar getir- 
tilmi§, kendisine ir§at davasindan f arig olmasi ve nefsini lslaha me§gul 
olup recberlikle tehvini mai§eti liizumu tenbih ve ihtar edilmelidir,, [1] 
diyor. 

Gazanfer efendi 974 te Vizede vefat edip §eyhinin yanina defnedil- 
misbr. Bali efendi ve Sach Emir namile meshur olan ve o zamanm 
Acem seyyitlerine tebaan saclanm uzatan Seyyit Osmam Hasjmi, Ga 
zanfer efendiye miintesiptir. 



Ha§imf Seyyit Osman 

Istanbuldan Vizeye gidip evvela Alaeddin Efendiye intisap etmis. ve 
Alaeddinin vefatmdan sonra Gazanfer Efendiden tekmili suluk eyliyerek 
istanbula avdet ve Kasim Ra§aya bir zaviye yapip ir§ada miiba§eret 
etmi§ti. 

Kendisi "Lemezati Hulvi <*> ^^„ de ve oradan naklen Mustakim 
zade merhumun risalesinde mastur oldugu iizere [2] intisabim boyle 
anlahrmi§: 

Bir gece rii'yada hazreti Aliyi giirdiim. Altinda diildiil ve elinde 
ziilfekar vardi. Bana "oglum; eger sohbetimizi iscersen Vizeye gel bizi 
orada bulursun,, dedi. Vizeye giderken yolda Gazenfer Efendiye rast 
geldim. Bana selam verib dedi ki; "Ali benim; bu at ta diildiil bedeli- 
dir.„ Benim akhmdan "ya ziilfekar nered?„ diye gecince hemen tesbihini 

[1] §akayik zeyli. Sa : 87 

[2] Lemezati Halvi.. Melamiyei §attariye. Sa : 48-51 



>,.» 



gosterip "i§te bu da ziilfekar!,, dedi. Tesbih goziime ziilfekar suertinde 
gorundii. Bihu§ oldum... 

Bu hikayeye nazaran intisabi dogrudan dogruya Gezanfer Efendi- 
dendir. Bu zat ta cezbedar olup vahdet sirrim lzmar etmediginden 
oglan §eyh ve Hamza Bey tarikindedir diye aleyhine dedi kodu basja- 
mi§ ve ancak Halveti me§ayihinden Nureddin zadeye (981) mulazemet 
tarikini ihtiyar ederek basmi kurtarabilmi§tir [1]. 1003 tarihinde vefat et- 
mis ve Kasim Pa§adaki zaviyesine defnedilmi§tir. 

Yerine oglu ibrahim Efendi (1099), ondan sonra da tornnu Gazan- 
feri sani (1112) gecmi§tir. Son §eyh bulunan M. Siireyya Bey, ayni 
zamanda bekta§i tarikine de miintesiptir. Mustakim zade merhum, Osman 
Efendiden muntesip olanlar arasmda Pa§makgi Ali dede ve Hamdf Efen- 
di isminde iki zat daha kaydediyorsa da tercemei halleri mastur degildir. 

San Abdullah; Seyyit Osman Efendi ve Bali efendiye cocuklugumda 
mulaki olmu§tum. Emiri Efendi "vasatiilkame, sabihulvecih, melihulkiyafe 
bir azizi ziilkerame ve Bali Efendi balakad ve kendiimgun bir piri 
rehniimun idiler,, diyor. [2] 

Hasimi Osman E. "Ha§im!„ mahlasile §iir de soylemi§tir. § e yh 
Siireyya B. 1329 da divancesini ne§retmi§se de divancede mevcut §iir- 
ler maalesef tamamile Hasjmi Osmana ait degildir. Uskudarh Celveti 
Ha§im Babanin sjirleri kan§hgi gibi her nasilsa Sarban Ahmedin §iirleri- 
de makta'lanndaki "kaygusuz, Ahmet,, mahlaslan Ha§imiye inkilap ederek 
bu deftercegize girmi§tir. Mesela, Melamiyei §attariyede, Sergiize§tte ve 
cok eski conklerde, Pertev Pa§a kiitiiphanesindeki salifiil arz mecmuada 
Sarban Ahmedin olarak goriilen ve mumaileyhin divanmda da bulunan; 

Merd isen meydani a§kta canu hem canani gor ? 
[A§ik isen a§k iginde ara bui; sultani gor!.. 

matla'h gazelin son heyti 



§eklinden 



"Kaygusuz,, <$jkijiii\ giin buyordu ol rasul; 
Fakr ile fahr ediiben gel; kiifrti ko, imani gor! 



Hasimi, iSjis_,2i)l 



§ekline girerek divanceye ithal edilmi§tir. Keza Sarban Ahmedin 

Evliyaya egri' bakma; Kevnii mekan elindedir. 

matla'h ilahisi de ayni akibete ugrami§tir. Sarban Ahmedin olarak boy- 



[1] Nureddin zade ijin bakiniz. Atai. Sa : 212-214. Osmanh miiellifleri; Cilt: 1. Sa: 171 
[2] Cevhertiil bidaye fi diirretinnihaye. varak: 134 



70 



Ikinci devre Melamileri 



le tesbit ettigim bir kac. meshur nefes daha var. Binaenaleyh, mezkur 
divangeye itimat edilemez. Hifzi Tevfik, Hamami zade Ihsan ve Hasan 
Ali B.E lerin Turk Edebiyati numunelerinde de [1] Sarban Ahmede ait 
olan me§hur. 

Kak yoluna giden gelsiin Yolumuz vuslet yoludur. 

Ilahisi bekta§f kaygusuzun [2] olarak kaydedilmistir. 

Hasjmi Osmanmn eski bir conkte gordiigiim bir §i'rini yaziyorum : 



:.i 



Ciimle evliya serveri 
Iclerinde dia serveri 

Arsullahi seyran kilan 
Hakka camn kurban kilan, 

Ucler, yediler oniinde 
Muhammed methi dilinde 

« Ha§imi » der ey taliban ; 
Derdinize derman olan 



Pirim Gazanfer sultandir. 
Pirim Gazanfer sultandir. 

Meydaninda cevlan uran, 
Pirim Gazanfer sultandir. 

Basil can vermif yolunda. 
Pirim Gazanfer sultandir. 

Gece g-undiiz eylen fegan ! 
Pirim Gazanfer sultandir.. 



[1] Turk Edebiyati niimuneleri. Cilt. i Sa : 165 

[2] Kaygusuz Abdal; Abdallardan ve Abdal Musanin dervislerindendir. Kahirede 
metfundur. « Budalaname •ut'Vj; » isminde mensur mekalati ve buyiik^e bir divam vardir. 
Divamni Topkapida merhum Abdullah Babanm tekkesinde g-ormii§turn. Haci Bektag 
kutiiphanesinde de varmi§. Budalanamesi ta§ basmasile matbudur. 



ANKARLI HUSAMEDDIN 



Melamilere nazaran Ahmedi Sarbamn ir§at mevkiine Halffesi Hu- 
sameddini Ankaravi gegmi§tir. Bu da cezbedar bir zat olmakla aley- 
hine birgok dedi kodular olmu§tu. Maskah re'si bulunan Ankara koy- 
lerinden « Kutlu han » da bir cami yaptirmi§ ve hatta la'li zadeye naza- 
ran cami yapilirken biitiin e§raf ameleye yardim etmi§lerdi [1]. Bu camide 
cuma namazlanndan sonra zikir ve sohbet edilirdi. Husameddinin mii- 
ritleri ; gittikge cogalmakla nihayet, istanbuldan gelen bir emir mucibince 
ahvali tefti§ edilmek iizere Ankara kalesine hapsedilmis, ve 964 senesinde 
mahbesinde vefat etmi§tir. Kutlu handa yaptirdigi camiin yanina defne- 
dilmi§tir. 

Mustakim zade risalesine bu zatin bir manzumesile bir mektubunu 
dercetmi§tir. Manzume : 

Ey talepkari hudavdndi kerimu ziil ata ; 
Sadikul kavlii uliivviil himmetu abdi nza. ! 

beytile ba§hyor. 12 beyittir. Fakat calibi dikkat bir §ey degildir. Hele 
Ahmedi Sarbanla hic kiyas edilemez. Mektup Ahmedi Sarbamn mek- 
tubu g-ibi miinakkah, veciz ve halis tiirkce ciimlelerle yazilmi§tir. Bu 
cihetle §ayani dikkattir. I§te bir kac cumlesi: 

« Hamili varaka sizlere vusvl buldukta goniil yiiziin yere koyup her 
birinize bihat ve bikiyas dualar olunduktan sonra cumlenizden mercu- 
dur ki biri birinize al! nazar edup her birinizdeki zuhuru keremi hakkin 
bilesiz. Kendi nefsinizden bilmiyesiz. Bu tariki hakka §(iru' ettigimizde 
dahi ana mensup olan her ne var ise hak bakdigimiz yere teslim eyledik. 

Beyt: 

Nice bastar, nice canlar yola kurbau icin geldi ; 
Kabul olur ise haktan bulara kutlu bayramdir.. 

Anlar dahi lutfu keremlerinden bizim ciimlemiz, yuziimiiz karasile 
gotiirii varligimizi alup yok eylediler. Ve bu yokluk bir cihetten varhk 
aftabi ile anm §evki ve mahabbeti ilmu ma'rifeti hasil oldu . .... 



[1] Serguzest. sa : 33 



r 



$ 



Ikinci devre Melamileri 



73 



BOSNALI §EYH HAMZA BALI 



Daha Husameddini Ankaravinin zamanmda bile cezbesi galip bir 
zatb. « Sergiize§t» ve « Melamiyei §attariye » de zikredildigine gore tez- 
1x11 nefs icin kopekler ve tavuklarm yemesi igin sokaklardaki yalaklara 
dokiilen artik yemekleri yer ve ahbabma « Riyazattan vaz gectim ; her 
giin tavuk corbasi iciyorum » diyerek sureti tefahur gosterir ve izhan- 
nesvei melamet eylerdi. Bu gibi ahvalinden na§i §eyhi Husameddin 
tarafindan Hamza tesmiye edilmis. ve « bu hal ; senin §ehadetine sebep 
olur» denmifti. Husameddinin vefatmdan sonra maskati re'si olan Bos- 
naya gidip irsada kiyam etmi§ti; meyhanelere giderek miisteit gordiik- 
lerini « ey ogul ; bevli §eytan olan hamrin ne ne§'esi olacak ? taib ol ; 
bana gel ; sana badei hubbi rahman vereyim ; nu§ eyle ki kiyamete 
kadar sekran olasin » diye kendisine cezbeylermis. [1]. Az zaman zar- 
finda miiridani tekessiir etmi§ ve la'li zadenin tahkikine nazaran bir kac 
bine balig olmugtu. Hulasa; Melamilere gore bu gibi halati istidraca 
hamledilmi§, zeyli §akayika nazaran [2] « §er'i serife namulayim ahvali » 
zuhur etmis. ve anla§ilan Hamza Bali de Ismaili raa'suki gibi sirn nihan 
olan vahdeti butiin vuzuhile izhar eylemisti. Nihayet Bosna iilema ve 
mesayihinin «Ommi bir adamdirj irsada kadir degildir» diye vuku'bulan 
sikayetlerini Bosna kadisi istanbula yazmi§; bunun iizerine seyh Hamza 
da merkeze getirilmisti. Ebiissuut E. istanbul §eyhlerinin bazilarmdan 
Hamza Balinin halini istifsarla binnetice « Ostadim Fazih Rum tbni Ke- 
mal merhum fetvasile katlolunan ismailin katli zendaka ve ilhada bina 
olunmu§tu; §eyh Hamza dahi ol tarikta zindik ise katli me§'rudur» diye 
fetva verdi ve Hamza, Deve oglu cesniesi oniinde katlolundu. 

Hamza Balinin katlinde hazir bulunan blatacilardan bir muridi de 
§eyhinin du§tugunii gorunce kendi hancerile kendi bugazmi keserek 
intihar etmistir (969) [1]. 

Katip celebi'nin; Takvimiittevarihte (969) senesi vukuabnda «^ij^gjt-'j^a.» 

« c-iP <-i-i' j^-' 1 -» dedigine nazaran Hamza Bali ile beraber bir kac 

muridi de katledilmistir. Siileymaniyenin arkrsmda bulunan Deve oglu 
yokusundan a§agi inilirken Deve oglu cesmesine mulasik mescidin hazi- 



resinde Hamza Baliye ait bir mezar var. Mezar tasmda * •"/ » kelimesi 
varsa da avlu duvarmdaki niyaz penceresinin ustiindeki kitabe mes'eleyi 
hallediyor. Ta'lik yazi ile yazilmis olan bu kitabeyi aynen naklediyoruz: 

wAseU jljS-lj J-> J-'«Jjl ts^ i>j\z* s ^\ ■*■; J-^ i5j»^»* 

Anla§ihyor ki burasi Hamza Balinin meshedidir. "V B kelimesi kitabeyi 
yazdiranlarm eseri cehli olsa gerek... 

§ehadetinden sonra Miiritelerinden bazilan cellatlara bah§i§ vererek 
nas'ini alip Mevlevihane kapisindan Silivri kapiya giden yolun sag tara- 
finda caddeye nazir bir mahalle defnetmisjerdir. 

Merkadinin yalniz bas tarafinda peri§an destarh ince, uzun, dort 
kose kucuk bir tas vardir. Ta§m dort tarafinda dairen madar girift ve 
harekeli suliis yazi ile §u yazilar var 

sUJIjIjJI *li«Jb'>^* Si ty Jj*&\ fy^^ A^-iJI jlj-II J.Hilj.5 

Merkadin etrafina kahn alti ta§ sutiin ve demir parmaklikla muhkem 
bir sebeke yapilmi§tir; Bu suretle mezar, bir tiirbe haline ifrag edilmi§tir: 
Turbenin yola nazir olan ayak tarafinda ustte beyzi bir ta§ta §u beyti 
okumaktayiz: 

Bu Mehmet ali P. Sultan Aziz devri ricalinden ve Adile Sultanm 
zevci kapudam derya Mehmet Ali P. dir. Mumaileyh mevlevi muhiplerinden 
olup o vakitlar; Yenikapu Mevlerihanesi post ni§ini olan Osman Salahat- 
tin dede. E. nin (Vefati 1304) ihlas bendelerinden imi§. Dede .E. ekse- 
riya ak§am iistleri dergahtan gikip Hamza Balinin Merkadme gelir ve 
burada bir miiddet otururmu§. Yine boyle bir ziyaret esasmda Mehmet 
Ali P. Salahattin dedeye burada miilaki olmakla dede E. Merkadin 
turbe haline ifragmi pa§aya emretmi§; Bu emir neticesinde de sjmdiki 
tiirbe meydana gelmi§tir. Beyit te Osman Salahattin dedenidir. [1] 



[1] Serguze§t. Sa : 37 
[2] Atai: Sa : 70 



[1] Yenikapi mevlevihanesi sabik post ni§!ni ve Salahattin dedenin torunu Darulfiinun 
mualilimlerinden Mehmet Abdiilbaki B. E. den naklen. Salahattlin dedenin bu tiirbeyi yap- 
tirtmasi §ayam nazardir. Qok muhtemeldir ki Seyyid Muhammed nur ile muasir olan dede 



74 



Ikinci devre Melamileri 



Hamza Balinin melamiler iizerinde niifuzu fevkalade oldiigu g-Ibi 
hadisei katli de lehdar ve aleyhdar olmak iizere hemen butun Osmanh 
hey'eti ietimaiyesini iki firkaya ayirmi§ti. La'li zade merhumun ifadatma 
nazaran avami nas bile bilir bilmez bu dedi koduya istirak ediyor ve 
mahalle kahvelerine kadar her yerde, her tekkede Hamza Bali ve Hamza- 
viler mevzuu bahs oluyordu. 

Seyh Hamzadan sonra (Melami) lafzi (Hamzavi) suretine inkilap et- 
mistir. Bu lakap, Melamilere yalniz ehali tarafindan verilmiyordu. Mela- 
miler de Hamzayi kendilerine pir ittihaz etmisler ve Hamzaviligi maaliftihar 
kabul etmi§lerdir. 

olgna seyh Ibrahim E. nin tarihi vefati ( Levha halinde sandukasma 
dayahdir) 

Jlfj J*.i £r» (5-iJsi ^\j\ j=-~i 
JU J*1 JW j* j, iSjlj" j-n?- 

Beytile ba§ladigi g-ibi bilhssa Idrisi muhtefinin canisini olan ve 1037 de 
vefat eden Haci Kabayi nin mezar ta§inda da 

Beytini okumaktayiz. 

Melamiler, Hamza Balinin hatirasini unutmadiklan g-ibi haik ta yillarca 
Hamza ve Hamzavilerle mesgul olmu§tur. 

983 senesinde ismi mechul kalan birisi 

Gizlii gencin Iii'liii lalasiyem; 
§6hrei askim, ciean kalasiyem.. 

Kiintii kenzin remzinin Mevlasiyem, 
Zati bahtm allemel esmasiyem. 

Mescidi askm imami oImu§am, 
Deyri a§km hem celipapasiyem! 

Ben ne dersem Hak am isjer heman, 
§6yle benzer; ben amn agasiyem! 

Beyitlerini havi bir §iir yazmis; Bu siir §iiyu' buluyr. istanbul giinlerce cal- 
kaniyor; Sairin aleyhdarlanmn basinda Sumbiili seyhi koca Mustafa p. h 

E. de Melami olarak ecdadimn isrine iktifa etmistir. Zaten Harisi zade ile de munasebeti 
var. ( Tibyana muraacaat ! ) Dedenin ceddi gibi Hamzavi olmasi da muhtemeldir. 

Osman Salahattin dedeye ait ve Idrisi mnhtefinin mefhur §athiyesine NaksT dervisle- 
rinden Ali §ermi isminde bir zat tarafindan yazilan serhi havi bir kitap, Halet E. kiitiip- 
hanesindedir. Hiilasa Dede E. nin Melamilerle munasebeti muhakkaktir.. 



Ikinci devre Melamileri 



75 



Yusuf Sinan E. [1] bulundugu cihetle bigare sair, i§in sarpa sardigini 
anliyarak « Camii etvan §er'a tamamile mutabik olan Zeyd bir salike 
cevap olarak ben, irademi neye sarfedersem Allah ani haik eder; Ben 
amn Abdi hasiyim me'alinde: 

Ben ne dersem Hak ani igler henf.an; 
§6yle benzer, ben amn agasiyem. 

diye akidei ehli sunnet velcemaattaki iradei ciiz'iyyeyi soylese, yahut 
tlmin maluma tabi, bulunduguna telmih etse, yahut insani kamili vasfey- 

leyiip (:uu- j^ij j.cU ^"i ( c^.ji» c^j^s) ayetlerile ve ( y _,ss- ju.«s Ji>v) 

hadisi kiidsisine i§aret etse, halasa mecal olurmu? 

jji-i : i*\&\ olur.» 

Mealinde bir fetva. alarak, yahut Sinan .E. nin dedigi gibi uydura- 
rak [2] bir mektupla §eyh efendiye gondermi§tir. Fakat seyh E. sakin 
olmak §6yle durs'un bu cur'ete, hele mektupta Allah ve Peygamberi 
zikirden sonra « 4iuj». i i-j * t u -Sii^- » ciimleleri yazilmamasina biisbiitun 
kopiirerek [3] kaleme sanlip sairin te'vilatmi red zironinda lanetler, bed 
dualarla memlu (Tadlilut te'vil j./i:it jjl-j ) ath risalesini yazrmstir. Ismi 
meghul kalan bu §air de her halde Hamzavilerdendir. Fakat acaba kim? 

983 te Melamilerin riyasetinde « Hasani kabadflz » bulunuyordu. 
Fakat bu zat Bursada otoruyor. Halbuki Sinan .E. §airin Istanbulda 
oldugunu soyliyor. Aym zamanda Hasani kabazduz, temkin sahibi bir 
zat; §iirleri de yok. Mezkiir tarihte istanbulda ya§ayan Hamzavi sairle- 
rinden; Gazanfer E. ye miintesip Emir Osmani ha§imi var. Bu zatin 
aleyhinde tercemei halinde yazdigimiz veghile bir cok dedi kodular ol- 
mu§ ve Ha§imi, nihayet zahiren Nureddin zadeye intisap suretile ba§ini 
kurtara bilmi§tir. 

Bu nazmm kailinin de Emir Osmam Ha§imi olmasi cok muhtemel- 
dir. 

Hamzaviler aleyhine yazilmi§ risalelerden bir tanesini de Siileyma- 



[1] §eyh Ya'kubi keremyani zade Yusuf Sinan .E. : Yanyada tevelliit ve badehu Is- 
tanbula harict etmi§; bir miiddet sonra Medineye azimetle 989 da orada vefat etmistir. 
Asan: 

Osmanh Mu ellifleri;' Cilt 1. S: 200. 

[2] Ol nadani adimiil vicdanm kendu elile yiizu gibi kareleyup gonderdigi sureti fet- 
vasidir ki bila kusur naklolundu. §eyhulislama iftira ediip kast birle bu makule kizbe ictira 
etmi§tir. JtitdljA-J . Sa : 6 

[3] Ve kaili fasidiil makalin irsal ettigi mektubunda Vacibi ziilcelal zikrettikge tazimii 
iclale dai olan elfazi yazmakta ihmali ve Habibullah L.}*,Sc- ■J!l t ^-« dimeyiip salavatta ihlali, 
ahvali kitabii sunnette miisahele ve rousamahasma gahittir. Keza. Sa : 15 



«s 



76 



Ikinci devre Melamileri 



Ikinci devre Melamileri 



77 



niye kiitiiphanesine miilhak Halet E. merhumun kitablan arasinda (764) 
numarada mukayyet mecmuada bulduk. 

"Mehmet Amiki &* ^ „ isminde mesayihten bir zat "Veled„ isminde 
bir sipahi zadenin kendisine intisap etmisken bilahara kendi tabirince : 

"Taifei melahide ve firkai zendakadan bazi kimesneler ile miisahabet 
eylemegin ki Hamzavi demekle meshurdurlar; J ur ^'^.U- • sureti Hakta 
iimmi talipleri idlal J^ 1 edip akldelerin fesada verirler; tariki Hakka inkar 
eylemis,, olmasindan miinfailen Sipahi zadeye hitaben ve her bendi -^y 
diye ba§lamasi dolayisile (Gazali *!*£) nin meshur risalesini tanzire oze- 
nerek bir risale yazmis . 

Bu risaleye nazaran seyh Hamza, saliklerine arael ve miicahede la- 
zim degildir dermis ve ru'yayi inkar edermis. Veled, "Seyhim, bana on 
sekiz bin alemi koltugu altinda seyran ettirdi,, diyormus. Bundan maada 
sahibi risale, Seyh Hamzadan bazi havarik rivayet edildigini de soyliyor. 
Fakat bunian istidraca hamlediyor. 

Veled &n 6' v z^s ayetini delil getirerek vahdeti viicut iddia eder- 
mi§. Mehmet Amiki E. vahdeti viicudu da ehli siinnet mezhebine muha- 
lif oldugunu soyliyerek reddediyor. "-^W ; didei insaf ile nazar eyle ki 
ask, ne makamda muyesserdir. Yoksa Hamzavilerin ancak ahi serdi 
bi dertlerile ask olmaz,, diyor. 

Risale; 1023 Muharreminde yazilmis. Hamzanin sehadeti ile tarihi 
tahrir arasinda 53 sene var; buna nazaran Veled, bizzat Hamzaya degil 
Hamzavilerden birine ve ihtimal o vakit makami ir§atta bulunan Idrisi 
muhtefiye ve yahut idrisi muhtefinin halifelerinden bir sahsa — belki de 
ismi Hamza olan birine — intisap etmisti. 

Biri 983, biri 1023 te Hamzaviler aleyhine yazilan bu iki risale, bize 
Hamzavilerin; Hamza Balinin, sehadetinden sonra da ihtifaya tenezziil 
etmediklerini gostermektedir . Hamzaviler , toplu bir halde bilhassa 
Bosna taraf lannda bulunuyorlardi. Bosna Kadisi Bali E. (vefati 990) 
bunian teftise memur olup on iki Hamzavi seyhi hakkinda fetvayi ida- 
mini infaz ettirmekle beraber cemiyetlerini perisan edemedigini 1044 de 
vefat eden Atainin «El'an o semtlerde akidesi fasit, boyu uzun, akh kisa 
miilhit eksik degildir.» demesinden anhyoruz. [1] 

Hamza Balinin "Demir han„ismindeki oglundan miitevellit "Ibrahim,, 
ath bir hafidinin Omer dede hulefasmdan Seyyid Ca'ferden miistahlef 
Muhammedi Rumiye miintesip oldugunn ve "Muhrikatiil kulup fissevki 



«I 



liallamil guyub y^ipiUjyJij v^ sji: v% isimli bir eseri bulundugunu "Katip 
Gelebi,, (Kesfiizzunun ayiaLitr - ) da haber veriyor. [1] 

Ibrahim ibni Demir ibni Hamza, seyyahmis ve nihayet Misirda vefat 
etmis. Seyahatinin sebebi Hamzavilerin akibetine ogramaktan ihtirazi 
olsa gerek. 

Hiilasa; Hamzaviler diger tarikat erbabi gibi Vahdeti Viicudu kor- 
kakca kabiil etmemisler; Vahdeti butiin vuzuhile kabul ve hatta ilan eden 
Vahdet fedaileri olmuslardir. Maamafih Hamza B. den sonraki Sadati 
Melamiye, bu gibi taskinhklardan uzak kalmislar ve bilhassa Hasani Ka- 
baduz, Idrisi Muhtefi, Lamekani Hiiseyin E. oglan §eyh ibrahim E. 
sarihi mesnevi San Abdullah E. gibi zahir ve batmi mamur kimselerin 
te'lifkar sahsiyetlerile imhadan kurtulmuslar ve tariklerini giinden gune 
nesrii tevsi, eylemi§Ierdir. 



..wJ-'jii5 iJ^-^Cf} */"* **;■# Jlj^l ■ij ti_^«t^lj JjU.^ Sj.a Jj ^.^1 jUy f ilj;*^^ ftslj iiUlj LM^l» £lf 

Kesfiizzunun. Cilt : 1. Sa : 392 

Osmanh miiellifleri, Ibrahimin tarihi vefatini 1026 olarak gostermektedir. Ibrahimin 
Hamzanin torunu olmosi itibarile bu tarih, daha dogru olsa geretir. Fakat Tahir B. bu 
tarihi nereden aldigim bildirmiyor. 

Osmanh miiellifleri. Cilt : 1. Sa 17-18 



[1] <£/.- j; & JjU Sa. 283 



BURSALI HASNI KABADUZ 



Buz at ta §eyh Husameddini Ankaravinin miintesiplerindendir. Hamza 
Baliden sonra Hamzavilerin Riyaseti bu zata intikal etmistir. Terzi bu- 
lunmakla (Kabaduz) lakabile i§tihar etmi§tir. Bu zatm manzumeleri yoktur. 
Ahvali de tamamile mazbut ve mukayyet degildir. Halet E. deki 800 
numarah mucmuada iki mektubu var; bunlara ve §arihi fusus Abdullah E. 
ve Hiiseyni Lamekani gibi zahiri ve batini mamur ulemadan iki zati 
yeti§tirdigine ve bu ikisinin de Bursah Terziye biat eylediklerine bakihrsa 
seyhin, kamil ve mukmmel, fakat Hamza Bali gibi coskun olmayip 
temkin sahibi bir zat oldugu anla§ihr. Atai §akayik zeylinde ve katip 
celebi fezlikesinde mumaileyhin "hem karfermayi kargahi san'at, hem 
mutesaddii irsadi erbabi tankat,, oldugunu yazip kakkinda "miihrdan 
mektum mur§idi sami, mii'takabi erbabi tariki bayrami idi„ diyorlar. [1]: 
1010 senesi nihayetlerinde vefat etmi§tir. Mektuplanndan birinin evahirini 
yaziyoruz: 

( Camnizi kendunuzun bilmen: hakkindir, hakkin varhgindan- 

dir; belki varhgindan degil, kendudur. Viicudunuza nazar idesiis. Kendu 
viicudunuzdan gonliinuzii ayirmayasiz. Muhkem bekasini istedigiiniiz 
kimesne kendu gonluniizdedir. Kesrette ve vahdette kendu viicuduna 
bakup hic miinfek olmayasiz.; kep karmdasjar boylece idesiiz! 

Boyle olup gonle bakmagi ele getiirdiikten sonra biri biriniiz yamna 
geldikte muhkem zevkiniiz olur, Erenler fethedivire; varligunuz kaldirup 
yoklugunuz miiyesser idivire; Haktan gayn varhga la'net ediip hak varh- 
gin kendu viicudumuzda isbat idesiiz; Alem, Nuh tufammr; viicudun 
Nuhun gemisidir. O gemide bulunmiyan tufana gark olur; biri birinize 
mahabbet ediip muhkem gonliimuze bakasiz; aynlmayasuz kesrette ve 
vahdette 



§iir: 



Viicudun §ehrine sal kendozunii; 
Goniil nice oluptur ayine bak, 



Giceden ru§en eyle g-iinduzunu,, 
Ne ayinedir amn ayine bak. 



[1] Fezlikei Katip celebi: Cilt 1. Sa: 178 
Atai zeyli. Sa; 469. 



Ikinci de' 

Sana cok tiirlii diller ogretir ol, 
Bu cismii candir ol canana suret 



Melamileri 

Heman tutl gibi rfi§en zeban ol! 
Kim ondan ogreniir can ilmu Hikmet.. 



79 



Senun bilisciigiin kendu canindir. Kendu camnla bilisi gor! Ondan 
irak du§tuniiz. Canunuz sizin degildiir. 01 belki bizimdur; Hak size talim 
ettigii vaktin kendu canimz ile ider! Ta§radan itmez. Ibrete nazar idecek 
oldur; ma'na bilecek oldur. Dahi biri biriniizun cani kendu caninizdiir. 
Kendu camnizi nice severseniiz biri biriniizii oyle sevin. 

Hikmet nedir; Gayet sevdiigiin nesneye camm dirsiiz? Bu soz gelici 
degildir; Gergek canindir. Baki vesselam aleddevam. . . 

o-* 



§EYH HASANIN DERVi§LERI 
Fusus sarihi Bosnah Abdullah 

Bosnahdir. Mukaddemah ulumu Bosnada tahsil ve tstanbula gelip 
tahsilini tekmil eyledikten sonra Bursaya giderek Hasani kabadiiza inti- 
sap eylemistir. 1046 tarihinde Misir tarikile Edayi haccetmi§ ve melami- 
ligi Arabistanda ne§re muvaffak olmii§tu§tur. 

Hicazdan sonra §ama gelip bir miiddet Muhiddini arabinin tiirbesi 
civannda ihtiyri inziva. eylemi§, nihayet Konyaya gelerek 1054 te vefat 
etmi§tir. 

Vasiyeti mucibince Sadreddini konevi kabri civanna defnedilmis. ve 
mezartasma '^-^tei^ts/-*^ «st-v*^.» **j\& <^j^j>» ij>» yazilmi§tir[l]. Bosnah 
Abdullahin Halveti me§ayihinden ve §emseddini Sivasi hulefasindan §eyh 
Abdiilmecitten (1049) de ahzi feyzeyledigini [2] ve ma'nen §eyh Muhiddini 
arabi tarafmdan terbiye edildigini San Abdullah, Cevheresinde kaydey- 
lemektedir [3]. 

« Tecelliyati araisiin nusus fi manassati hikemil fusiis ^^n ^V ou? 
o^^Ji^ ouu j » (Fusus sehri), tercemei ter§that £>i*~J k\f , arabi fusus 



[1] Konyada Sadreddinin tiirbesindeki mezarhgin taglan askeri insaatta kullamlmis. 
ve Bosnah Abdullahin mezar ta§i da maalesef bu suretle kaybolmustur. Mezanmn yeri bile 
belli degildir. 

[2] Abdiilmecit icin miiracaat. Osmanli muellifleri. Cilt. 1. Sa : 120. §eyh!nin §akayik 
zeylinde mufassal tercemei hali vardir. 

[3] Varak: 184. 



80 



Ikinci devre Melamileri 



§erhi ve daha bir cok kitap ve risaleleri vardir. Osraanh muelliflerinde 
Tahir B. merhum, asarini isimlerile yazmi§tir ki 60 tanedir[l]. 

Lamekani Huseyn £. 

Bursali §eyh Hasandan ahzi tarikat edenlerin biri de (Lamekani) 
mahlasile me§hur olan §eyh Huseyin dir. 

Hiiseyni lamekani, Pe§telidir. Ayvansarayi « Vefeyat » inda Horpe§- 
teli olarak mukayyet ise de bu kavil, haperi ahat kabilindendir. Davut 
p. camii civarmda Sultan §ah mescidinde ir§at ile «Dervi§i ehli fena hane- 
berbus. ve hevayi tecerriitte hem siirus merdi kamil, Arifi ehli dil » [2] 
Bir zatti. Hormeti ammeyi kazanmi§ti. 

«Evliya celebi»de bu §eyhi ziyaret edip sohbetile mii§erref oldugunu 
miiftehirane soylemektedir [3], 1035 tarihinde vefat edip mezkur camiin 
a^lusuna defedilmistir. Merkadinin bas. ve ayak uclannda mustatili buyiik 
ve kalin yazisrz iki ta§ vardir: Dervisjerinden (Husami) vefatma §u tarihi 
soylemi|tir: 

Derdii dirigu matem ol kutbii gavsi alem 
Oldu cii ismi a'zam gbzden nihau sad gam.. 

Ankayi lamkani koyup bu a§iyani 

Ta kafa gitti cam oldu harTme mahrem.. 

Tutsun aza vii matem hejde hezar alem; 
Cinnii peri vii adem ger kuini de§tii ger yem.. 

Kani o sureti Hak, ugsaki hakka e§fak? 
Ol sirn zati mutlak aslma oldu munzam.. 

Mahi Rebii evvel bistii yekinde Hak cel, 
Etti turaba miinzel yevmi ehatta fefhem! 

Agsani bidi tebih soldurdu, soldu cun bih 
Ah ey «Husami» tarih» fl» 4*" "lili* » 
1035 

Dervi§lerinden (Hadi) de su tarihi soylemi§tir: 

Rihletinin Hadii miskin dedi tarihini : 
1035 



[1] Bosnah Abdullah. Osmatih miiellifleri, Cilt. 1. Sa : 43—46. 
[2] Fezlekei tarih : Katip 9 elebi .. Cilt. 2. Sa : 70. 
[3] Evliya celebi seyahatnamesi. Cilt. 1. Sa: 380. 



Ikinci devre Melamileri 



81 



Katip celebi, fezlekesinde [1], mustakim zade risalesinde [2] 1034 
senesi evahirinde vefat ettigini yaziyorlar. Osmanli miiellifleri de tarihi 
vefatim 1034 gosteriyor [3]. Fakat yukardaki iki tarih lamekani Huseyin 
E. nin mektuplarmi, iki risalesinin, miirettep divamni ve «Insani kamil»ini 
havi olan ve bunlardan ba§ka bircok Melami ricalinin mektup ve siirle- 
rini ihtiva edn 1044 tarihinde ( Hasan ibni Mehmet ) isminde biri tara- 
findan cok gtizel bir ta'lik ile yazilmis mecmuadadir. Bunlardan maada 
muharrir, mecmuanin bir kenarma aynca Husyni lamekaninin 1035 senesi 
Rabiul evvelinin 21 inci gecesi vefat ettigini de kaydetmistir. Su halde 
lamekani, 1034 senesi evahirinde degilj 1035 senesinin 3 tincii aymda ve 
binaenaleyh nisbeten evailinde vefat etmi§tir. 



Lamekani Huseyin E. ne Sarban Ahmet gibi ince ve san'atkar bir 
sair ne de oglan seyh Ibrahim efendi gibi co§kun bir sofidir. 

Boyle olmakla beraber ilmii fazh ve bilhassa seriata tamamile mu- 
temessik bulunmasi ve selameti fikrii muhakemesi dolayisiie zamaninin- 
zinufuz bir seyhi oImu§; hatta 1003 te idam edilen uciincCi Mehmedin 
zamanmda iki kere Sadarefc mevkiini i§gal eden, Iran serdan Ferhat Pa§a 
bile muridi olmustu. 

Mezkur mecmuada Pa§aya gonderdigi bir mektup sureti var. La- 
mekani, mektubunda diyor ki :(.... . Imdi camm : kendu vaktmizda 
hakkin menzilin ve mertebesin bilmek budur ki hakki seviip istemediigi 
ef'ali ve akvali ve sifati ve zati terk eyleraektir. imdi fikreylen, Hazreti 
hakkin kuluyuz ve severiz dersiz. Hakkin sevmediigii efalinizden ve 
sifatimzdan ve zatinizdan Hak askma ve Allah mahabbetine neyi terk 
ettinuz ve neden vazgeldiniiz ? ol terk ediip vazgeldiginiiz mikdan Allah 
kitinda menziletiniz ve mertebeniz bilesiz. Amma buyurursamz efalimiz- 
den ve sifatimizdan ve zatimizdan hakkin sevmediigu nedir ? hak d^S «'K- 
kendu akvalinden gayri kavli ve kendu ef'alinden gayri fi'li ve kendu 
sifatmdan gayri sifati ve kendu zatmdan gayri zati sevmez. Bu ecelden 
Hazreti Habibullah buyururlar « ^ M^y » ve dahi hadisi kutside bu- 
yurur ki «jiij^ Au ..^j,, ^ Ai ^ AJ ^ A3 ^ f^ \^ 3 L~.4c±flx* c^i m » 
Imdi camm ; ^ Hakkin yoluna ve askma kenduligin ile fi'li terk ettln ise 
fi'lin Hak fi'li olup ve kenduligin ile sifati terk ettin ise « -ftWsu-t ijitf » 

[1] Cilt : 2. Sa : 71. 

[2]Sa:57. 

[3] Cilt: 1. Sa: 191. 

Melami'ler — 6 



--T 



82 



Ikinci devre Melamileri 



Ikinci devre^Melamileri 



hasil olup Hak sifatile sifatlamrsun ; ve dahi Hak mahabbetine ve askina 
varhgimz terk ederseniz bu makam, ol deryayi vahdettir ki kimse nisan 
vermeyiip akillar yolda kalup (Cebrail f*-» 1 ^ buyurdu : ..cW ^ *^>) 
Bu mektup Lamekaninin selameti muhakeme ve kuvvei iknaiyesine bir 
delfli tamdir. Miiptedi bir salike « meratibi tevhid » i ne guzel ve zahiri 
§er'a ne kadar mutabik bir surette telkin diyor. 

Lamekaninin, Melamiyei §attariyede [1] ve Halet Efendideki mec- 
muada « Deveran ve sirna' » muterizlerinden Belgirath Munir E. ye [2] 
yazdigi mektup sureti var. Bu mektup ta seyhin mulayimane telkin ve 
iknama bir niimunedir. Lamekani, mektubunda mealen «c tarikimizda 
sirna' yoksa da sirna' ve deveran eden tarikat erbabini da ulema men' 
tmiyorlar, Hatta bundan miitelezziz oluyorlar. ; biz de onlarm siinnetine 
tebaan men' etmiyoruz. Muritlerin tevacut ve vecitlerinin izdiyadina 
bais olan umurda miisamaha lazimdir. Bu husus peygamberin Habese 
kavmmin raksim men' etmedigi ve Aysenin seyrettigi, keza bazi saha- 
beye nesat verecek soz soyleyince onlarm kalkip sirna' eyledikleri halde 
men' etmedigi de miitevatiren sabittir. Esasen bizim men'imizle adetlerini 
terketmiyecekleri asjkar oldugu gibi kendi nefsimizi islaha ograsmamiz 
da evladir. Filvaki sofilerin hepsi vecit tarikile sirna' etmiyor ama digerleri 
de erbabi vecde miisabehet hasebile sirna' ediyorlar. « fV* j* j*. ^ u* » 
hadisi de bu bapta bir senet olabilir » diyor. 

Lamekaninin Ehlisunnet mezhebine tamamile miitemessik bulundu- 
gunu §u gazelinden anhyabiliriz. 

Her kim ister canii dilden bize dogru yar ola ; 
Tariki diinya vii ukba talibi didar ola ! 

Bekleye kalbini ; Haktan gayriyi fikretmeye ; 
§er'i Ahmetle miizeyyen vanm tsar ola ! 

Hem Hanifi mezhebii hem SiinnT vii dindar ola : 
Hem muhibbi alu sahbi Ahmedi muhtar olr ! 

Kim tutarsa « Lamekan » m pendii nushun can ile 
Rahi Hakta lacerem ol serveru salar ola ! .. 

Iste Huseyni Lamekani, bu gibi esbaptan dolayi ammenin mahab* 
betini celbetmi§ ve kendisine ulema, suara, hatta viizeradan bir cok 
miiritler edinmistir. 



[1] Sa ; 58 - 61 

[2] Belgirath Miinir E. 1029 da Belgiralta vefat etmigtir. Osmanh miiellifleri ; cilt : 2, 

26: - ■' ■ , 



83 



Hiiseyin E. nin divanmda da muhammesler, museddesler, terkipler, 
gazeller, hatta rubai, kit'a ve beyitler var. Fakat siir noktai nazanndan 
Sarban Ahmetten cok soniiktur. Bazi vezin dusukliikleri, zaruri imale- 
ler, tekerrurler de yok degil.. 

Boyle olmakla beraber samimidir, derunidir. Bu gazelinde mela- 
mete sulukiinu ve Hasani Kabaduza biatini soyliyor. 

Cok me§ayih sohbetin gordiim, soziin gfi§ eyledim; 
Ellerinden hem mahabbet camim nu§ eyledim. 

Kalbi na §adim bulardan cok teselliler bulup 
Marifet zevkile ger$i cam serkog eyledim.. 

Cevheri manayi Vu>-\ <£op-l y 

d *J,J» sirrmi bu eana mengu; eyledim. 

Iki alem sevgusiin kalbimden ihrac eyleyiip 
Miir$idi kamilden ayrugun feramus eyledim... 

Miir§idim, pirim Hasan Habaduzi kutbi zaman, 
Derdi agkile bu cam mestii bihu§ eyledim.. 

Her ne kim irsad, Hak etti, hakikat hak ile 
Can kulagma ben ain diirri mengflg eyledim. 

"Lamekani,, yanduran a§k oduna oldur bu giin, 
Ol sebeptendir ki deryalar gibi cus eyleiiim., 

Lamekani'nin bu ilahisi de cok samimi ve deruni, ayni zamanda cok 
meshur ve maruftur. Hangi tarikatta olursa olsun hemen hemen biitun 
erbabi tarikat bunu bilir. Tekkelerde zikir esnasinda makami mahsusile 
okunurdu. 

Pak eyle gonul ce§meaini ta durulunca; 
Dik tut goziinii gonliine; goliin goz olunca! 

Efkan ko, dil destisin ol gegmeye tutdur; 
Ol abi safa bah§ ile bu desti dolunca.. 

Ciin hak seni derbam deri hanesi etti; 
Dur kapuda; gayri koma ta ani bulunca! 

§imdi koma kim sonra cikarmasi giic olur 
§eytan cerisi hanei kalbe hoyulunca. 

Ver agik evin sahibine; cik aradan sen; 
BI jek geliir is§i evine sen savulunca.. 

Cektim bu cihan icre hezar mihnetii zahmet 
Ol piri huda, miirgidi kamili bulanca! 

Ey "Layi mekamm,, seni ben cok aradim, gok, 
Canimda mukim olducagin ta duyulunca!.. 



84 



Ikinci devre Melamileri 



Vahdeti viicut felsefesini sdyliyen §u giizel rubaisile herkese kendi 
mertebesine gore soz soylemenin giiclugiinu anlatan beytini de kaydedip 
miilahazatimiza nihayet verecegiz. 

Rubai 

Bu levhi vucud uzre ne kim peydadir Ru§en nazar et; sureti nak§ aradir. 
Deryayi bu emvaca muhalif sanma! Emvaci payapey yine bu deryadir.. 

Btyt 

TCihctan itidir, hem kildan ince Soz anlatmak kamu halka dilince! 

* * 

Lamekaninin diger asan: 

Lamekani Huseyin efendinin divamndan baska mesnevi tarzinda 
yazdigi " Insani kamil,, isimli manzum bir eseri de vardirki 537 beyit olup 

§u fasillardan miirekkeptir: 

Tevhit ve Na't, Ebu Bekir, Omer ve Osmana ait iicer beyitlik, 
Aiiye ait bes beyitlik bir medih, [1] J^ < J"" ^ *H v«* < j*" aut v u** 

serlavhah parcalar,, 

Eser, su beyitlerle bashyor; 

ZehT sani'ki haki adem eyler; Kefi dfidi siyahi alem eyler. 

Anin zatindan aldi adi alem; Anin adiledir biinyadi alem.. 

Amn cudundan aldi mesti her mest; Hem andandir felek bala, zemin pest.. 

Bunlardan mada (W g- j. mtJO hadisini tesrfh ve tavzih eden nis- 
fmdan fazlasi arapca iki sahifelik bir risalesi, "vahdetname ««-^j» is- 
minde vahdeti vucudu §erhii beyan eyliyen yedi sahifelik diger bir risalesi 
vardir. 

Risaleleri bende vardi, Zikrettigimiz mecmuada da aynen mevcuttur. 
Ayvansarayi "vefeyat,, mda dort risalesi oldugu muhareer ise de diger 
iki risalesine simdiye kadar tesadiif edemedim. thtimal Insani kamil ve 
divanile beraber zikredilmistir. 

Lamekani' nin "hece„ veznile yazilmi§ hic bir manzumesine tesaduf 
etmedik. Melami sairleri arasmda bu hususta "bir istisna teskil ediyor. 
Asan gayri matbu'dur. 



[1] Goriiluyor ki Lamekani de Aliye, diger Halifelerdeii ziyade merbut, her Melamide 
bu rabita mevcuttur. Adeta butim melamiler (mufaddila 4^«« ) dandir. 



HUSAMl 



Lamekani' nin, zamaninda kendisine iyi bir muhit yaptigim, ulema, 
suara ve hatta viizeradan bir cok miiridi bulundugunu soylemistik. l§te 
Huseyin. E. nin miiridi olan §airlerden biri (HusamT) dir. Husaminin 
Halet. E. kiituphanesindeki mecmuada bir kac §i'ri var. Hatta gazellerin- 
den biri Oglan §eyh Ibrahim. E. ve Sari Abdullah tarafindan tahmis 
dilmistir. Husami §eyhinin vefatina da yukarda yazdigimiz tarihi soy- 
lemistir. Fakat bu §airin kim oldugu hakkmda mecmuada bir kayit yok. 
Ramiz tezkiresinde (Hiisameddini U§§akt J^ c &M^ ) siilalesinden olan 
ve kasim pa§adaki U§§aki tekkesi §eyhi bulunan bir Husami Ahmet. E. 
var; fakat bu zat, 1168 de vefat ettigine nazaran lamekani ile arasmda 
tam 133 sene var. Binaenaleyh her halde bizim Husami bu degildirjl]. 
Riza tezkiresinde de Husami mahlash bir Dervis. Hasan var. Bu sair, 
Edirneli bir giil§eni Dervi§i imis. Takkecilikle gecinirmi§. [2]. Bagdat 
fethine su tarihi soylemi§: 

Lafzan ve ma'nen tarihi fethe Gordiim ki yaran hayli acizde ; 

Dedim «Husami» pes bi tavakkuf < »»jX- J J iiU tjjJT »lj,«) » 

Mezkfir mecmuamn 1044 te yazilmasi ve §airin 1048 de berhayat 
bulunmasi, Hiiseyni Lamekani ile muasir olmasi gibi karinelerle mecmua- 
daki Husaminin bu, Dervis. Hasan olduguna hokmedebiliriz. Giilseniligine 
gelince ihtimal evvelce Giilseni iken bilahara Melami o!mu§tur. Giilsenilerin 
o zamanlar melamiler gibi miilhit addedilmesinin de ihtimali bu tevcihte 
dahli vardir ve Riza, Melami yerine Giil§eni demi§tir. 
Gufti, tezkiresinde Husami hakkmda diyor ki : 

Ani dervi§ Abdii ustad Eylemif semti hatta regki Imad. 



Bu suretle Husamfnin hattathgmi da ogrenmekteyiz. Gufti, bu §air 
hemsehrisinin evi ve seyyahlarla kalenderlerin daima bu eve mulazemet- 
leri ve bilvesile sairin mesjrebi hakkmda §unlan yazmaktadir: 

Hanei dilke§ii safa tejvif Gam perestani ruma dariil iS ! 

Barekallah hanei meymun ki serapayi tarhi hep mevzun ! 

[1] Yazma niisha. Millet. K. Sa : 71 
[2]j|TezkereiJRiza,;jkdamJ:ab'i,'j3a': 31 



86 



Ikinci devre Melamileri 



Olmug ol hanei hired me'men 
Anda olmus harifi daire res 
Etmede merdiimani ziihd menis, 
Eyler anda kalenderam cihan 
Zikrii tesbihi eylemi§ hali 



Bi nevayam aleme mesken! 
Hankahi vera' kiinisti heves! 
Giiftii gflyi namazi ziihdi ( horis. ! 
Nim kursi hilali ruzeyi nan ! 
Namei eklii giirbi abdali ! 



Gufti'nin bu tavsifi de HusamT'nin Melameti hakkindaki yukanda 
serdettigimiz ihtimali kuvvetlendirmektedir. 

Husami'nin Ibrahim ve Abbullah E. ler taraf mdan tahmis edileu 
gazeli sudur: 

Giil§eni cennet dilersen kiilham dunyayi ko; 
Yari giil vech ister isen giil§ene bakmayi ko! 
Sen, sana. gel, sendedir yarin, yabanda arama! 
Bakma a§rgi, yukaru, esfelii alayi ko! 
Sureti rahmani gor mir'ati kalbinde bu giin; 
Miinkirin bakma soziine va'dei ferdayi ko ! 
Hak teala kim muhiti kiilli seydir zatile ; 
Ziibde sensin, argi rahman sendedir; esyayi ko! 
Cek elin iki cihandan camm eyle feda, 
Talibi didar isen dunyayi ko, ukbayi ko! 
Evliyaullaha uygil; bakma ehli zahire ; 
Bir alay ehli garaz piir hile na binayi ko! 
E'y "Husami,, onsekiz bin alemin esranna 
Qunki mazhar diistii gonlun; geg bu huyii hayi ko! 



VA'Di: 

Bu da lamekani Dervi§lerinden bir §airdir. Mezkur mecmuada gazel, 
muhammes ve museddesleri var. Fakat kim oldugu hakkmda bir kayit 
yok. §eyhi'nin §akayik zeylinde [1] ve Osmanh miielliflerinde [2] Bursah 
bir Va'di var ki 1059 da vefat etmi§tir. 

Tahir bey merhum, Va'dinin divamnin Yildiz Kiituphanesine bulun- 
dugunu da ilave ediyor. Filhakika Yildiz Kiituphanesinde 140 numarada 
Va'diye ait bir divance var. Fakat mecmuadaki e§'ar, bu divanda bulun- 
madigi gibi §air de tasawuf ne§'esi de goriinmiyor. Hatta Divan$enin 
iptidasmdaki iig. naitte bile mutasavvifane sozler yok. 



[1] ( Ebussuud 3j«-!lyt ) fetavasmm son babmda Ibrahimi Gul^eni ve miiritleri ve 
"Ma'nevT,, hakkmdaki fetvalara bakiniz! Fetavayi Ebussuud: Millet K. (ulumi ser'iye. M 80, 
Sahife ; 267) 

[1] Suleymaniye ; Be§ir aga. K. M 479 

[2] Cilt:2. Sa: 479 



Ikinci devre Melamileri 37 

§eyhi 1094 te vefat eden diger bir Oskiidarh Va'di bildiriyor. §a- 
kayik zeylinde bu Va'diye ait olan 

Dagi dil mihri ruhunla a§kar olsun da gor ; 
Zineti giilzari fasli nevbahar olsun da gor ! 

ve 

Geh sise, gehi cami ziya giistere sunma; 
Sofi 5ek elin goz gore ateslere sunma! 

matla'h gazalleri Dariilftmun Kiitiiphanesindeki mezkur divanda bul- 
duk. §u halde Tahir beyin 1094 te olen Va'diyi 1059 da vefat eden 
Va'di zannettigi tahakkuk etmi§tir. Binaenaleyh lamekani'nin dervi§i 
olan Va'diyi 1059 da vefat eden Bursah Va'di olarak kabul etmemiz 
lazim geliyor. Bu ikinci va'dinin divam bulunursa mes'ele daha iyi 
tavazzuh eder. Mecmuadaki bir museddesini yaziyoruz: 

Mahremi hulki Muhammed sirn sahi kul kefa; Sadikul vadiil emindir mazhari ahdii vefa; 
Varisi ilmi lediinnT mecmai sirn hafa ; Hafikayne himmeti alalan bedruddiica; 

Hazreti sultan Hiiseyni lamekani basafa; 
Hakipayi bende va'di btnisani Mustafa! 

Olmeden ewel olup bulmu§ hayati cavidan; Ciimle cevlangahidir carhi berinii asiiman; 

Abti gilden resmii suret pertevin kihm§ iyan; Zati paki alemi gaybi huviyyette nihan; 

Hazreti sultan Hiiseyni lamekani basafa; 
Hakipayi bende Va'di binisani Mustafa ! 



Evliya serce§mesidir §in?di ol sahi giizin; 
Himmetiyle iistiivar olmugdiiriir dini mubin; 



Refkeder kadri biilendme anin huldi berin; 
Haci Bayrami zamanm yani §eyhul arifin; 



Hazreti sultan Hiiseyni lamekani basafa; 
Hakipayi bende Va'di bini§ani Mustafa! 



AHMEDI RUMl: 

Bunun da kim oldugunu aradim. Fakat hig bir tezkirede bulama- 
dim. Yalniz Osmanh Miielliflerinde 1041 de vefat eden Halveti §eyhle- 
rinden Akhisarh bir Ahmedi Rumi var. [1] Bilmem o mudur? Berve^hi 
St! bir muhammesini yaziyorum : 



Yetigtim bir giiruhi naciye ehli maaniler; 
Kanaat arsasinda her biri sahip kiraniler; 



Maarif kisverinde padi§ahi kamraniler; 
Fena dannda olmuglar mekani lamekaniler; 



Beka billaha ermig ler sivadan kiilli faniler ! 



[1] Cilt: 1. Sa: 26 



■& 



88 Ikinci devre Melamileri 

Cii gezdim nice yillar hayret icre kendii halimde; Fena bezmine gel deyu hitap erdi hayalimde; 
Varfiben anda gordiim bunian hini visalimde; Libasi fokri fahri birle mestur olmug alemde; 

Degildir bunlarm haline vakif bu cihaniler! 

Safada her biri zevku mahabbet icre igrette; Bulup yarra bugiin bunda oturmu§ bezmi vuslatte; 
Yiiriirler sureta gerci goriirsiin dari gurbette; Kilup uzlet kamu halkten gezerler kuyi vahdette; 

Bulardir tairi bagi behi§t Ar§ a§yamler! 

Nedir bilmi§ bular ahir noliser melceii me'va; Bu alemde karar etmez bulann gonlii hi§ asla; 
Inayei eylemif lutfu keremle zati bihemta! Eri§mi§ler bugun vasli hudaya bimenii bima; 

Goz ayirmaz makamma yarm ehli cinaniler 

Karigmiflar bilinmezler bu alem icre haik ile; Veli arif goriir biliir cemali nuru §evk ile 
Sen ey zahit eremezsin bulara tacii delk ile; Buluptur Ahmedi Rumi bulan i§bu hulk ile 

Kerem kam, fecaat ehlidir sahip beyaniler! 

Bu muhammes, §eyh Galibin mevlevileri medih zimnmda yazdigi 

me§hur 

Bu §eb pertev salup nagah ahi subhgahiler 
Acildi nuri §e§mim ; rugen oldu hep siyahiler 

beyitle ba§layan miiseddesine ne kadar benzer. Galip dedenin Ahmedi 
Ruminin bu muhammesini okuyup onun tesiri altmda kalmi§ olmasi bait 
degildir Zanmridayiz. 



HADI i 

Lamekan! dervi§leri arasmda en kudretli §air budur. Fakat maalesef 
tezkirelerde o zamanlarda ya§ami§ Hadi isminde bir §airin mufassalca 
tercemei haline tesadiif edemedigim gibi mecmuada da kim olduguna 
dair bir kayt yoktur. Ramiz, 1140 ta vefat eden Bursah bir Hadiyi bil- 
diriyorsa da bunun bizim Had! olmadigi muhakkaktir. Lamekaninin 
vefatma tarih soyliyen bir zat, mumailehten sonra 105 sene daha 
ya§ayaraaz. [1] 

§eyhi'nin §akayik zeylinde ve Riyazi (1054)tezkiresinde [2] Edirneli 
ve Hadi mahlash diger bir §air var. Fakat bu da 1018 de vefat etmi§; 
binaenaleyh lamekaniye tarih soyleyemiyecegi tabii bulundugundan bu 
da bizim aradigimrz §air degildir. 



[1] Ramiz tezkiresi. Sa. 236 

[2] Riyazi tezkiresi. Millet. K. Yazma niisha. Varak : 143 



Ikinci devre Melamileri 



89 



Hulasa, Lamekanilerden Hadi, tamamile mechulumuz kalmi§tir. Lisa- 
mndaki metanet, hayalindeki vus'at, vezin ve kafiyeye hakimiyetteki 
kudret, dercettigimiz gazelinden anla§ilabilir : 

Ta ref' i nikab eyledi ol ruyi dilara, 
Giilge§ti viicut etmege azm eyledi ejya.. 

Ruhsan piir envari cihanbamm ol mah 
Mir'ati musaffada goriip kildi tema§a.. 

Goren, goriinen, gosteren ol oldugu iciin 
Gayretle heman gayriyi mahveyledi cana I 

Bildim ikilik sigmaz imi§ vahdet evinde; 
Ben dahi heman varligimi eyledim ifna.. 

Ey piri huda, fazh hiida lutfii kerem kil; 
„Hadi" kuluna bir nazar et; ref ola gavga! 



OGLAN §EYH IBRAHIM E. 



Ibrahim Efendi Halveti ve Melami: 

Lamekani Hiiseyin E. nin dervisleri arasinda en miihim ve nafiz 
sahsiyet, oglan §eyh Ibrahim Efendidir. 

Ibrahim Efendi Egridereli Tuccardan zengin bir zatin ogludur. Sinni- 
temyize vasil olunca Istanbula gelip Seyyid Nizamettin [1] hiilefasindan" 
ve Halveti mesayihinden Hakiki zade §eyh osman Efendiye (vefati 1038) 
intisap etmi§ [2] ve me§hur (Dili dana) kasidesinde: 

Tariki Halvetiyye berzahi bir turfa vadidir; 
O vadiden dahi tahkik edeyim sana iemala: 
Hakiki zade seyh Osman ile cok halvet ettim ben, 
Yedi yil bir mezar icre cekerdim zikr ile esma! 

diye soyledigi vechile musariinileyhten yedi sene suluk gormiis. ve bila- 
hara Hakiki zade tarafindan Aksaraydaki tekkeye Halife nasbolunmus- 
tur. Zamaninda tekkesinin "gavsf tekkesi,, namile meshur oldugunu 
Mustakim zade yaziyor. [3] 

Osmanh Miiellifleri, ibrahim Efendinin Aziz Mahmut Hiidai (1038) [4] 
ve Halveti mesayihinden Sivasli Abdiil ahat Nurt (1061) [5] ve Hiiseyni 
Lamekani'den de ahzi feyzettigini kavdediyor. Mustakim zade merhum, 
§eyhi dogrudan dogruya Lamekani miintesiplerinden gosrermektedir. 
Fiihakika, Ibrahim Efendi, bu me§ayihin hepsine hizmet etmistir. Fakat 
miilaki oldugu mesayihten bilhassa Hiiseyni Lamekani ve dedesi, Sarban 
Ahmet dervi§lerinden Tap tap §ah Ali, kendisine miiessir olmustur. 

[1] Seyyit Nizamettin ve oglu Seyyit Seyfullah hakkmda miiracaat. Osmanh miiellifleri. 
Cilt: 1. Sa: 81-82 

[2] Osmanh miiellifleri. Cilt: 1. Sa : 58-59. Mustakim zade, Hakiki bey ile (1050) 
Hakiki zade seyh Osmani bir birine kangtirrmshr. Hakiki B. Hiiseyni Lamekani dervigle- 
rindendir. Mustakim zadenin ifadesine nazaran feyhinin yaninda metfundur. 

Risalei Melamiyei §attariye. Sa: 63-65 

[3] Ayni eser. Sa :65 

[4] Osmanh miiellifleri. Cil : 1 . Sa : 26:27 Aziz Mahmut Hiidayi igin miiracaat. Ay- 
ni eser. Sa : 185-188 §akayik zeyli : Atai. Sa! 760 

[5] Abdiil'ahat Nuri igin miiracaat. Osmanh miiellifleri. Cilt : 1. Sa : 121. §eyhi'nin 
§akayik zeylinde mufassal tercemei hali vardir. 



Ikinci devreMelamileri 



91 



Halifesi (Sun'ullah Gaybi *-A ^ ^ ) nin (Sohbetname **^)si, Ibrahim 
E. nin hayatmi, irfan ve telakkiyatini anlamak icin cbk miihim ve esash 
bir me'hazdir. Orada Ibrahim E. nin "silsilei suriyyemiz, Halvetiyede osmani 
hakiki zadeye ve silsilei ma'neviyemiz, ceddim §ah Aliye muntehidir.,, 
sozii mevcuttur. Esasen (Dili dana) sinda halvetiyeye siilukunu adeta bir 
istitrat kabilinden anlatmadan silsilei tarikatini §u suretle bildiriyor: 

Fuyfizati ilahi bana ceddim sah Alidendir, 
O dahi Sarban Ahmetten almigtir yedi tflla. 

O dahi sirri Og-Ian seyhten almi|tir bi iznillah 
Ki pir Alinin ogludur o bimislii o bihemta. 

Babasi pir Aliyyi Aksarayiden aluptur el, 
Cihana kible oldu ol misali ka'bei ulya.. 

O dahi Ibni Yaminden eri§ti zati rahmana 
§ebi vuslette vahdet etti (5^*1 ^Jiljla:;.. 

O dahi sirri Sikkiniden almistir hakikatta; 

O dahi Haci Bayramdan aluptur sirri amenna.. 

Gaybi de (biatname •^ t -^.) de Haci bayramdan sonra (anlar Omeri 
sikkine, anlar Ibni Yamine, anlar Pir Aliyyi Aksarayiye, anlar tsmaili 

§ehide, anlar Sarban Ahmede, anlar ) diye bu hususu teyit 

ediyor. §u halde Ibrahim Efendinin silsilei tarikati §udur: 

Ibrahim Efendi — Tap, tap §ah Ali — Ahmedi Sarban — ismaili ma'- 
§uki — Pir Aliyyi Aksyrayi — Aya§h Binyamin — sikkini Omer dede — 
Haci Bayrami Veli. 

Mamafi dili danada tasrih edildigi vechile Tap, tap §ah Ali [1], 
Ahmedi Sarbana miilaki olmakla beraber [2] Ahmedi Sarban halifelerin- 



[1] Veghi tesmjye bu idi ki gah, gah derunundan zikri kalbisi «Allah. Allah» sadasile 
"tap, tap,, ederdi. Ciimle yaninda olan esjias istima' ederdi. 



"Sohbetname,, 



[2] Vakittan bir vakitta Sarban Ahmet kitab eyler; 

Dedem sem'i kabul ile kelammi eder lsga: 

Hakikat magriki, §emsi hiiviyyet pirim Ismail 

Ki Oglan §eyh demekle nami olmu§tur cihan ara. 

Ben ol Ismailem meydana kurban olmaga geldim; 
Bu suret hil'atin hal' eylerem, cismim olur ifna.. 

Yine bir dahi geldikte okurlar ismim Ibrahim 
Cihandayine Oglan jeyhligile oluram imla.. 



"Dili Dana,, 



Q2 



Ikinci devre Melamileri 



den Vizeli Alaeddin Efendinin halifesi Gazanfer Efendiye de hizmet ettigi 
(sohbetname) deki «Gazanfer sultan, Ceddim piridir. Validime, ben 
senden buruz edip [3] mecmaul bahreyn l*.^ 1 ^ de yedi yol kavu§tugu 
mahalde ismim semiyyi halilullah olup hala kesju iyan eyledigim esrardan 
nice esrari ilahiye ve hakayiki rabbaniye izhar eylesem gerektir buyur- 
duklari diyanmiz halki icre tevature kariptir,, sozlerinden anIa§ihyor. 

Lamekaniye olan intisabma gelince: 

Ibrahim. E. tasavvtifname ve Vahdetname isimli kitabim lamekani 
Huseyin. E. nin manevi emrile yazmi§tir. Lamekaniyi (merdi ma'na 
t*** v) lakabile telkip ve tevkir ederek diyor ki : 



Siilukumde goriiriin 
Ki ya'ni bu kitabi 
Dah i tertibi cumfe 



merdi ma na, 

tertib idiin, 

o 1 kitabm 



Eder can sem'ine bu sirri ilka: 
Ani kimse dememi§ ola asla.. 
On iki ve§hile olsun miiheyya. 



Kitabi yazmaga badi Hiiseyndir ; Nihayet merdi ma'nilik miilakkap.. 

Yine ayni kitabm ikinci babmda (Hakikat) i anlatirken bir munasebetle 



Bu ma'naya muvafik merdi alem, 
Hakikatta hakikat nicedir bil ; 
Cevabinda dedim : ey merdi ma'na ; 



diye Lamekaniyi zikretmektedir. 9 ncu 
tirken 

Sulukiimde Rasulullahi gordiim ; 
Dedim: ey seyyidi evladi adem; 
Sulukii seyr ahvalin beyan et ; 
Buyurdu seyyidi evladi adem. 
Dururmug anda gordiim merdi ma'na, 
Rasul §un ana ya Hiiseyn buyurdu ; 



Suai eyler bana ol nuri azam : 
Bu zikr olan kamusu nicedir bil ! 
Viicudu paku cismii cam ma'na ! 



bapta da (Seyrii siiluk) ii anla- 

Ayagj tozuna yuziimii siirdum. 
Nebiler serveri, sultani hatem ; 
Hakikat sirnni cana iyan et ! 
Beyan etsiin sana ol merdi alem. 
Viicudi paki olmu; dolu ma'na 
Siilukin halini Ibrahime di ! 



diye mur§idini tavsif ve tevkir ediyor. 
Divaninda da Lamekani hakkinda 

Ey siiren meydani agka badpayi himmeti ! 
§ehsiivari arsai irgada it ma'niyyeti ; 
Cundi aliden olur ol §aha iden biati ; 
Serveri miilki hidayet Lamekani hazreti ! 

Bentlerile basliyan ve yedi bentten miirekkep olan mustakil bir met- 
hiyesi var. 



[3] Buruz hakkinda Gaybinin tercemei halinde tafsilat vardir.. 



Ikinci devre Melamileri 



03 



Vahdetnameyi 1020 tarihinde yazdigim kendisi bildirdigine ve soh- 
btnamede 1000 tarihinde dogdugu mukayyet bulunduguna nazaraii 
Hiiseyni lamekaniye pek genc iken intisap etmi§ ve ihtimal lamekaninin 
vefatma kadar sohbetlerine rmilazim ve miidavim olmu§tur. 



Ibrahim. E. ve Hamzavi erenleri: 

Ibrahim E. sirasiyle butiin Hamzavi sadatmi tevkir etmi§ ve hatta Ham- 
zavilerce gavsiyyeti kabul edilen zevati o da kabul ve methetmi§tir. Mesela; 

(Idrisi muhtefi) den sonra makamina gegen (Haci Key van Kabaf) yi[ 1] 
o da (Gavs «V) ve (vahidi zamara !>^J ^->) bilmektedir.. Divamndaki 
(kasidei taiyye) de diyor ki: 

Tecelliler cihanu cana asnn vahidindendir; 
Cihan halkma andan eri§ur sirri fiiyuziyyat.. 

Cihan bir lahza asnn vahidisiz payidar olmaz; 
Haberdar ol ki asnn vahididir hatmu hatmiyyat.. 

Giine§ nuru gibi zahirdir asnn vahidi hala; 
Gorenler gordiiler kim ol gunegtir ayni gaybiyyat.. 

Yiizii §emsi hiiviyyettir, sozii ayati hikmettir; 
LediinnTdir kelami, soylemez ahbari sem'iyyat.. 

Giizel kavlu giizel fi'lii giizel hulki yurulmu§tur; 
« Kabayi » suretidir, yokdurur nutkunda sathiyyat.. 

Haci Kabainin vefati 1037 olduguna gore Ibrahim. E. (kasidei 
taiyye) sini bu tarihten evvel yazmishr. Bu tarihten sonra yazildigi 
anla§ilan kasidei Mimiyyede Haci Bayramdan itibaren Melami miimessil- 
lerini yazarak Idrisi muhtefiden sonra keyvam, ya'ni Kabaiyi zikredip 

Keyvan gidicek cok ki§i da'vayi benlik eyledi; 
ismi mudillim hiikmeder bunlarda fettan olmusam.. 

Zatimla ayatim ile, sirri kemalatim ile 
Ibrahimin sirnnda ben sirri niimayan olmusam.. 



diyor. Bu sozlere nazaran Ibrahim. E. Haci Kaaiden sonra kendinin 
gavs oldugunu iddia eder gibi goruniyor. Fakat boyle degildir. Ka- 
baiden sonra iclerinde San Addullah. E. de dahil oldugu halde umum 
Melamiler tarafindan ( sahibi zaman &U> v - u ) ve ( Gavs -^ ) olara kabul 
edilen siitcu Be§ir Agayi (sehadeti 1073) Ibrahim. E. de kemali ihlas 
ile kabul etmi§tir. Bir mesnevisinde bu akide ve imamm Melami akta- 
bmi keyvana kadar birer birer sayip nihayet 

[1] Tercemei hali asagida gelecektir. 



94 Ikinci devre Melamileri 

Burci Kcyvada tulu' ettikte ol semsi kadim ; 
Gormediler niceler ol nuru oldular racun.. 

Vechi pakinde niimayan oldu sirn kiin fekan, 
Cam pakinde nihan olmustu zati miistean. 

« Ba vu §inii Ya vii Ra » da perde tuttu nuri zat ; 
Vechi Ibrahim goriindii hallolundu miiskilat ! 

diye izhar etmektedir. Son beyitte Be§ir Aga tarafindan irsada mezun 
ve memur olduguna da i§aret vardir. (Dili dana) da da Idrisi zikret- 
tikten sonra 

Bulardan sonra Hacihk ile dillerde yad oldum ! 
Oturdura burci Keyvanda, makamim eyledim Cevza. 

Vaidii va'd ile halka Besir oldum, nezir oldum, 
Besirim, halka bildirdim ; nezirim V^S-- jf . . 

sozlerile bu akideyi teyit ve tekit etmektedir. Sutcu Besir Aganm 1073 
senesinde sehit olduguna ve ibrahim. E. nin 1065 te vefat eyledigine 
nazaran (Gavsiyyet) iddia etmedigi; bilakis biitun ihvam tarafindan 
(Gavs) olarak kabul edilen kimseleri onun da kabul ettigi tahakkuk 
ve tavazzuh eder. Ayni zamanda yukandaki naklettigimiz parcalar, 
bize Ibrahim. E. nin Huseyni lamekamden baska ( Haci Kabai) ve (Besir 
Aga) ya da miilaki oldugunu bildirir. Hatta dili dana da 

Bin on bestediiriir Idris ile Ibrahimin cem'i ; 
Munaftklar bu soziin sirnna ermediler kat'a. 

beytile 1015 tarihinde, 15 ya§mda iken Idrisi muhtefi ile de goriistugunu 
ifade ediyor. Idrisi muhtefi ile goriistiikten sonra Lamekaniye intisabi 
Lamekaninin (Kabaduz) dan sonra idrisi Muhtefiden de irsada mezun ve 
memur oldugunu anlatmaktadir. ( Sohbetname )de de « Idrise.E., resmi 
alemden gecmiyen mahabbet lezzetin isti§mam eyliyemez deyu buyurdu- 
lar» ciimlesile Idrisin bir sozii nakledilmektedir. 

Ibrahim .E. nin sarihi fusus Abdullah ve sarihi mesnevi San Abdul- 
lah .E. lerle de hususiyeti oldugunu yine sohbetnamesinden anlamakta- 
yiz[ l]. Hulasa Ibrahim .E. (Ne Halvetileriz, ne Celveti! ne Kadiriyiz, ne 

[1] Diyaribekirde Rumye seyhi, Veziri azam kara Muatafa p. meclisinde sarihi fusus 
Abdi .E. ye mukarin oldukta Abdi .E. nin riisumi zahireye itiyatlan mutat olmamagin ki- 
yamda bulunmamakla §eyhi mezkur, seyhi ekferin kitaplarini tercemeye mukayyet olan 
kafir ve mulhit sizmisiniz? diye ta'nii sitemlerini bize nakleyledikte « ya size bir gazap 
anz olmadimi?» deyu suai eyledigimizde << cemii mezahirde zuhur, hakkm idug-iin ilimden 
sonra kime gazap olunur? » buyurdular. « Sohbetname » 

§arihi mesneT Abdullah .E. Tal'atT .E. ye « Huda, ne itikattadir? « deyu suai eyledikte 
Hazreti Pir ( Ibrahim ,E. ) « cevabim biz verelim; eemii mezahirde olan mutakadati muh- 
telife vardir, itikadi huuadir » buyurdular.. « Sohbtname » 



Ikinci devre Melamileri 



05 



Mevlevi! belki erbabi mahabbetten olan vahtetiyiz.) [2] diyen tam bir 
Hamzevi — Melami dir. 



Oglan seyh, yahut Olanlar seyhi: 

Ibrahim .E. ye ehli tarikin cogu ( Oglan seyh ) demeyip ( Olan ) ve 
daha ziyade (Olanlar seyhi) derler. Fakat bu lafzin (Oglan seyh) oldu- 
gunu ( seyhi ) nin sakayik zeylinden anliyoruz [1]. Bundan maada §eyh, 
(Dili dana) sinda 

Vakittan bir vaktta Sarban Ahmet hitab eyler 
Dedem sem'i kabul ile kelammi eder isga: 

Hakikat masriki semsi hiiviyyet pirim Ismail 

Ki Oglan §eyh dimekle nami olmustur cihan ara; 

Ben ol Ismailem, meydana kurban olmaga geldim, 
Bu suret hil'atin hal'eylerem, cismim olur ifna. 

Yine bir dahi geldikte okurlar ismim Ibrahim, 
Cihanda yine Oglan seyhligile oluram imla.. 



dedigi gibi (Sohbetname) de de «sinnimiz alti ve sekiz iken ceddimiz, 
Piri Hazretlerinin ilahiyahndan hifzettirirdi. Hatta, bir giin 

Varimi ol Hakka verdim gayri vanm kalniadi 

misraim hifzederken; "dedicigim, bu dahi pirin ilahisimidir? dedim. Ceddim 
dahi, Beli ogulcugum dedikte, acaba kendinin van varmi idi ki Hakka 
verdi! deyu soyledigimde ceddim merhum dahi, bu oglancik seyhtir, deyu 
oksar idi. Oglan .seyh tesmiyesine bais ve badi budur» sozlerile mes'e- 
leyi tavzih etmektedir. 



§eyhte (tenasuh ^.u; ) fikri: 

(Dili dana )da Sarban Ahmedin " tsmaili ma'suki,, den naklettigi bir 
sozii nazmedereken 

'• , • Yine bir dahi geldikt-e okurlar ismim Ibrahim 



"[1] Zaviyei mezkurede seccade ni|!ni hilafet olup icrayi ayini tarikata agaz edip yev- 
men feyevmen siyti istihari alemgir ve Oglan geyhi dimekle zeban zedi sagirii kebiri ol- 
mu§lar idi. 

Tekkesi mahalli ziham ve meemai esnami eiiam olmagm ulema ve viizera hazir olup 
fukara ve. zuafa diihule mecal bulmazlar idi. §akayik zey li:; §eyhi v 



96 



Ikinci devre Melamileri 



gibi bir misra', hele kasidei taiyesindeki 

Niee yiiz kerre yiiz bin yil avalimden giizer kildin; 
Feleklerde, meleki erde gecirdin nice tesbihat.. 

Tabayi' alemin gordiin, Ietafet miilkiine erdin, 
Ki her zerren bir alemde ederdi zikri temcidat.. 

Her uzvun nice yuz bin zerre, her zerren bir alemde 
Gezerdi miifredat icre miirekkeb olmadan zerrat.. 

Anasir miilkune diistii yolun terkibe geldin ciin ; 
Bu terkib icre hasil oldu sana ilmu idrakat.. 

Cii hayvan aleminde hasil ettin hissi hayvani 
Hicab oldu murekkeb ; alemi gayb oldu mefhumat.. 

£ii cane sureti insani ihsan eyledi Halik ; 
Tifil oldun, yigit oldun, kocaldin» erdi te§vi§at. 

Uyanup kendine gelmek, oziinde kendini bulmak 
Muyesser olmadi, ahir yerindir miilki hayvanat.. 

Ne hayvan iptidasi galib ise vehmu fikrinde 

O hayvan suretinde hasrolursun ruzi mahzurat.. 

gibi beyanati, kasidei raiyyesindeki 

Bu adem donunu giymeden evvel kangi dondaydm ? 
Bu donun hakkini, hiikmiinii vermezsen seyahattir, 



Bu adem suretin canin buriiniince neler pektin ; 
Yine devre diisersen menzilin esfelde zulmettir. 

sozleri §eyhin (tenasuh) u kail oldugu hakkinda bir zan tevlit edebile- 
cek mahiyettedir. Bu efkar, §eyhin hemen hemen her kasidesinde vardir. 
Fakat §eyh, bu sozlerle (tenasuh) u kail olmryor. 

Umum (Sofiyye), (Ahadiyyeti mutlaka, Zati baht, EUa taayyiin 
&:W t c**, &v> t *2iu* c*j*.\ ) ve sair isimlerle yad edilen Allahm, zuhurunda, 
ya'ni hilkatta bir kavis tahayyiil ederler ki buna (Kavsi niizul) denir. 
Bu kavsin meratibi: 

Ahadiyyet •s-f**-', Vahidiyyet c^b (taayyuni evvel, { «W &* hakikati 
muhammediyye V** ^t**), Eflaki tis'a w jiyi\ , anasiri erbaa «wji ^.u*, 
mevalid M\\y, Insan ve Insani kamil dir. Ya'ni; zat, ekmeli zuhuru [olan 
insana kadar biitiin bu (sifat) meratibinde mutecelli oiur. Insani kamil 
mertebesine gelebilirde ( Suud »y- ) kavsini de ikmal edebilirse matlup 
elde edilmis. demektir. bu da ancak suluk ile hasil olur. Sulukte (tevhid 



Ikinci devre Melamileri 



07' 



•v-/ ve fena ^') makamlarini tevhidi ef'al ^uh **>", tevhidi sifat **** •*-->", 
tevhidi zat *'» A ^y ve sonraki ( beka ^ ) makaml'arihi kat' , ya'ni zevkan 
ve §iihuden bu makamlarda tahakkuk etmek suretile haik ve hak mertebe- 
lerini cami' olanlar ( Dairetiil viicud »j»-.Mrk) denilen bu daireyi ikmal 
etmisjerdir. [1] 

Binaenaleyh artik Ibrahim Efendi gibi 

Benim Allahligrim, abdiyyetim ile olur kaim 

(Dili Dana) 

diyebilirler. Boyle zevatm hakikatlan badelvefat diger bir kamilde buruz 
eder. Eger sulukini ikmal etmedise vefatinda; tabiri tasawuf teile bu ne§'ei- 
unsuriyeden melekut alemine intikalinde, bulundugu mekamin melekuti 
suretile ha§rolur. Bu suretle hemen biitiin sofiye, Muhiddinden sonra 
Berzah ve ahiret alemini (cesedi misal! «i li * •>■-?) olarak kabul etmi§lerdir.[l] 

I§te Ibrahim Efendi de bunu anlatiyor. Ve anlattigim da (sohbetna- 
me) de tenasubu reddetmekle beyan eyliyor. Sohbetnamede bu mes'ele 
hakkinda diyor ki: 

"Dana, kendi hakikatma agahi tahsil eyleyip berazihten bir berzahta 
alaka Komayip kevn ile kevnolmak mertebesine nail olup mazhari ahar- 
da buruz edip dana gider, dana gelir ^«Hs'U^Hi* V^t^u'^^Ji ^V.^ ^i-^ { 
ma'nasi kati zahirdir. Pes lisani vahdet s ne§'ei uhraya ve dunyadan badel- 
mufaraka her hangi mazharda bulunursa (ahiret) tabir ederler. 

Nitekim bir kimesne ruyada bir esp veya bir har gorse anda hului 
ve tenasuh bulunurmu? 01 mer'i olanlar, kendisinin sifati galibesine mu- 
nasip suretlerdir. Rainin aynidir.,, 

Bu hususta sadati sofiyyenin hepsi soz soylemisjer ve hatta Niyazi- 
nin Devrei arsjyanesine karsi Oskiidarli Hasjm baba da manzum bir 
(Devrei fersjyye) ya§mi§tir, 



[1] Tafsilat igin ( nusr! )nin ( devrei ar§iyye <Ji^ ojjs ) sine miiracaat. 

MisrTi NiyazT: malatyalidir. Tahsil i§in Diyaribekire, Misra kadar gitmi§, Kadiri olmug, 
nihayet Elmahda Halveti Sinam iimmiye intisap etmi§ ve mumaileyhten ir§ada mezun olmu§- 
tur. §eyhinin vefatmdan sonra Bursa, Edirne ve tstanbula gelmig, tekrar Edirneye gidip 
Sultan Selim camisinde cifre ait bazi seyler soylemesi iizerine ( Rados ) a nefyedilmis, 
menfadan avdetinde Bursada ayni hal yine tekerriir eetmekle Limiye suriilmuftii. Limniden 
avdetinde Edirnede Sultan Selim camiinde (memuruz) diyerek icraati hiikumete miidahale 
etmekle tekrar Limniye nefyedilmi§ ve 1105 te menfasmda vefat etmistir. Qok koyu ve 
co§kun bir sofidir, 

Mufassal tercemei hali iqm §eyhmin §akayik zeyline miiracaat.. 
Misrii NiyazT. Osmanll muellifleri. Cilt. 1. Sa:172 — 175 

[1] Bu akide Muhiddinde de vardir. Fiituhatin 63 ncii babinda bu hususa ait kafi 
izahat mevcuttur. 

MUracaat. "Cilt. 1; Sf : 396—401,, 
Melamiler — 7 



08 



Ikinci devre Melamileri 



.Fakat bu mes'eleyi en iyi tavzih ederi (Seyyid Muhammediin nuriil 
arabiyyul melami tf^^-Kjjr- 1 '^ •**<-) dir. 

Mumaileyhin tercemei halinde bu bahsi tekrar tetkik edecegiz. 



ibrahim Efendide Siilige temayul: 

Oglan Seyhin kasidei mimiyyyesinde §ayani nazar iki beyit var: 

Kur'ani ettim ijtihad, ser'ile ettim cok f esad; 
§er'in oniin ard eyliyen mezhepte No'man olmusam! 

Geldikte Harunurre§id oldum Imam Yusuf ile 

Hak suretinde cok zaman Iblisii Mervan olmusam! 

Bu iki beyitten . vazihan anIa§ihyor ki §eyh, (No'man ibni Sabit 
aib* cr. iU) ve (Ebu Yusuf <- i -*j'. 1 )' a muanzdir. Fakat bu muanzhga sebep 
nedir? Acaba bana melami urefasmdan bir zatin anlattigi gibi (EbU 
Hanife **?"■*} ) nin (kiyas <j"M) i delili §er'i addetmesi yiiziinden altmci 
imam, (Ca'fer ibni Muhammed ±* Cr. >»-) ile arasinda vukua gelen mua- 
razami sebep olmu§tur?[l] 

Hiilasa sebep vazih degilse de bu beyitler, Ibrahim Efendide bir §ia 
temayuliinu iyanen gostermektedir. Esasen hemen biitun melamilerde 
bu temayul mevcuttur. Sarban Ahmette de bunu §iddetle goraiu§tuk. 
San Abdullah Efendi de hemen her kitabmda on iki Imami zikretmekte 
ve tercemei hallerini yazmaktadir. 

Ibrahim Efendi sohbetnamede mezkur "ilahi hakiki eandir. Ve 
Muhammedi hakiki yine eandir. Aliyyi hakiki, cemii mezahirde olan ve 
mabihil ittihat olandir.,, sozile Allah, Muhammed, Ali vahdetini terenmim 
etmis. ve "Arifi kainat, bize haktan her ne gelirse ayinemiz Ali Mazha- 
nnda dahi mevcuttur.,, sozile de Alinin aynen « §ia ^ » itikadi gibi 

fc^ii i) a'» jJ..»- ftt-JuJU &.y, jJ-'.jVili Ja ^- Cr *£&■ J& U^Cr* V 1 Cr* f ^s} Cr. J^ ['] 

itt.»,y» i&» &i $>> S «->V» ^V-* <J U > u-^'0° f*; -A'ti'Uc.^ oull j 

! ?£>■ Crk 
^aijiiiVl Cojll. -ffllj -S» O^li*' ff- Cr. -u£- JIS . cJ-'j J^ JIS J^_ tX *i~>\\ •A^-l : JIS f J^ 

Ummehati kiitiibi §ia olan kiitubi erbaadan (kafi iVO Ebu Ca'fer Muhammedibni 
Ya'kubi Kiileyni £& Cr. *& /"rJ>} tebriz tab'i : Sa : 31 

.au.*- ii}Je- ^«^»->.l J^ 'JS (jgiyliiil^* Cr, ^^Cr* ii-" !l "^ ^ Cr. ^Cf • 1 ^. 1 d c ' f:* , -''• , Cr,^ 

(j^»# O'. j**r f ul ) fMJt^-J* 

Kafi aym bap: Sahife : 31 — 33 



Ikinci devre Melamileri 



99 



mir'ati Muhammedi ve nefsi Peygamberi oldugunu lzhar ve bu temayiilu 
a§ikar eylemi§tir. [1] 

Yalmz su bilinmelidir ki "melami - Hamzaviler,, , ehli tevella olmakla 
beraber hic bir vakit teberrada ifrata varmamisjardir. Aliyi vasi kabul 
etmi§ler, fakat hulefayi selaseye de hiirmetkar bulunmusjardir. Su halde 
tam Sii degildirler. Nitekim tam Siinni de degildirler. 

Halbuki Bekta§iler, Tevella ile beraber Teberrayi da kabul ederek 

Sunnilikten tamamile aynlmi§lar ; fakat te'vili kabul ettiklerinden " Sii 

Imami „ degil, " Sii — Batmi „ olmu§Iardir. 

Melamilerde ise arzettigimiz gibi Teberra yoktur. Esasen Teberra, 
Vahdet telakkisile telif edilemez. Melamiler ke§if ve ilham erbabi oldukla-" 
nndan igtihada tenezziil ve mii?tehidi taklitten varestedirler. Hakiki ma'na- 
sile Ali ve Ehli Beyti peygamberlerin sirnna varis ve sahip bilip sair esha- 
ba tafdil eden (Siai mufaddile xM>*- ^«^firkasmin hayrulhalefi o{mu§lardir[2]. 



Ibrahim .E. nin Huruf ilere nazan: 
Ibrahim .E. kasidei mimyyede 

Yonns dilinde ma'niler telifii tasnif eyledim; 

Adim Nesimi eyledim, hem Fazh yezdan olmu§am.. 



[1] Beni necran kabilesi Hiristiyan olup islami kabul etmedikleri gibi Peyg-ambere 
vergi vermege de razi olmamiglardi. Bunun iizerine ji^JT suresindeki ^^-ac yi ve ahvalini Islam 
akidesine gore bildiren A j4 \,i viUk-l ^ijl ^L «2H'oJl»ilj ayetinden itibaren 18 ayet kendi- 
lerine teblih edildi. Muteakip ayet „Eger Isanm ahvaline ait sahih ilmi mucip olan bu ayet- 
lerden sonra yine seninle Isa hususunda muaraza ederlerse sen de onlara; gelin biz o&ullan- 
mizi, siz de ogullarmizi; biz kadmlanmizi, siz de kadmlanmzi; biz nefislerimizi, yani kendi- 
mizi, siz de nefislerinizi davet edelim; bir araya gelelim; sonra miibahele edelim, Allahin 
lanetini yalanci hangi taife ise o taifeye isteyelim!" mealindeki 
JA 1 ' f* p C-i"ij l^i'ij (.cii-i j liUj (^JU-Jj l-ui £_jj ljJt,r j.s iji^. .aSU, a.jj* «j .ii». u. tf 

ayeti— ki buna "Miibahele,, ayeti derler — nazil oldu. Peygamber miibaheleye Ali, Fatima, Hasan 
ve Huseyni goturmiigtiir. Neticede Hiristiyanlar Miibaheleye cesaret edemeyip vergiye razi 
oldular. §iiler, bu ayetteki li U-l dan miirat, Hasan ve Hiiseyin; li U dan miirat, Fatima; U-i*l 
dan miirat, Alidir derler. Saff tefsiri diyor ki 

-J^ 1 Cr. ^ l:-i"0 Uli LiUj djj_ilj ^\^V,\ ^ jy j, /u- 6tsr.5 
tafsilat icin mezkur tefsire ve sair §ii tefsirlerine miiracaat. tefsiri Safi. Sa: 82 

[2] (Mufaddile 4~***) Hazreti Aliyi sair sahabeye . tafdil edenlerdir. Bunlar diger 
ashabi da hayir ile yad ederler. Bizzat Sahabe ve Tabiin icinde bir ?okIan Aliyi, sairle- 
rine tafdil ederlerdi. 

lij\.\^y,_ CSeyyfd Siileymanul Belhi Cilt : 2. Sa: 418-419) da bu hususta kafi ma- 
lumat vardlr. 

Ahmed ibni Hanbel J^ Cr. J-*" s de Ehli beyt ile hic bir kimsenin mukayese edilemi- 
yecegini soyemekle bu firkaya miitemayil bulunmu§tur. Ayni kitap. Cilt: 1 Sa : 253 



100 



Ikinci devre Melamileri 



beytini yazarak Fazlullahi huruffyi de zikrediyor. Yine ayni kasidede 
" Ebu Hanife „ ve " Ebu Yusuf „u zemmeden ve 

Hayyam dilinde soyliyen, dini tenasuh eyliyen, 
Taptikta Yonusta denen ma'nii irfan olmusam. 

beytile Hayyama tariz eden §eyh, Fazh hurafiye kar§i "Fazh yezdan,, 
lakabini vererek adeta hiirmetkar bulunuyor. 

Ibrahim. E. gibi bir sofi, hic siiphe yok ki hurufilerin nihayetsiz 
hesap ve tevillerine kapilmaz. Buna imkan yoktur. Boyle oldugu halde 
Riza Tevfik. B. onu karilerine mufrit bir huriifi olarak takdim ediyor. bu 
kanaatim da seyhin hece ile yazilmis. dort ilahisi ile teyit eyliyor .[1] 
Ilahileri biz de yaziyoruz: 

Alimim dersin ama alemden bihabersin ; 

Bu anden, bu nefesten, bu demden bihabersin ! 

Soz gelince ama sen eylemi§sin kil gibi ; 
Kalbine haktan olan hemdemden bihabersin.. 

Bu esran duymaga ger<jekler nazannda 
Ariflerin dedigi niamdan bihabersin ! 

Dort kitabi okusan nesne bilmis. olmazsm ; 
Benim camm ; madem ki ademden bihabersin ! 

Ibrahimin gonliiniin ma'nasin anlamazsan 
Erden haktan bilinen keremden bihabersin ! 

Hakkm feyzi aleme dupduzdiir anlar isen ; 
Bu goriinen mevcudat bir yiizdur anlar isen ; 

Enbiyamn geldigi, dort kitabm indigi , 
Her lisamn dedigi bir sozdiir anlar isen .. 

Hak veghini gormege gozgu [2] dusmiis, ademe, 
Bu ayiiiede alem bir tozdur anlar isen. 

Arife bir soz iyan : bozulup bozudulan, 
Dost ile baki kalan bir gozdur anlar isen.. 

Ibrahimin yiiziinden adem kimdir bilmege 
Bu muamma bir ozge rumuzdur anlar isen ! 

& 
Dort kitabin serhettig heman ademdir, ademdir ; 
Evvel, ahir, zahir, batin heman ademdir ademdir ! 

Sir iginde nihan olan, cumle seyde iyan olan, 
Her nesnede ni§an olan heman ademdir, ademdir. 



Gibb) 



[1] Etude sur religion mysterieuse en L'an £00 "Riza tevfik,, (Textes Houroufis: 



[2] Gozgii : Ayna 



Ikinci devre Melamileri 



101 



Goniillerde hazir olan, her i§lere kadir olan, 
ayinlere zahir olan heman ademdir, ademdir ! 

Kamu esyamn ayah ; hakikat zati, sifati ; 
Cenabi Hakkin mir'ati heman ademdir, ademdir ! 

Cerhi felekte devreden, her goriinende seyreden ; 
Ibrahim ; bu zikri eden heman ademdir ! 



Dorduncti ilahi de 

Bu ilmin beyanim bir kamil insandan sor ; 
Canim ; can haberini can ijinde candan sor ! 

beytile basjayan iiahidir ki ibrahim E. nin milli vezinle yazdigi ilahilerden 
bir kagini intihap ederken biz de bilhassa bu giizel ilahiyi yazdik. Gerek 
bu ilahide, gerek Riza Tevfik B. in yazdigi §u iic ilahide Hurufilik 
nerede ? 

Ne 28 harf, ne 32 harf, ne hututu limmiyye, ne hututu ebiyeye, ne 
istiva, ne Fazl ; Mlasa, Hurufiligi ispat demeyelim, gok §iipheli bir surette 
irae edecek hic bir kelime ve fikir yok.. bilakis ilimden hakiki muradin 
nefsine alim olmak bulundugu, sozle bir §ey elde edilemiyecegi, ademin 
ulviyeti '. yani biitiin sofilerin — Hurufilerin garip tevillerinden sarfi nazar 
edilirse onlar da bu zumreden addedilebilirler — - kabul ettikleri akideier, 
biitun vuzuhile goriiniiyor. Fakat bunlar, kailinin Hurufiligini degil, sofi- 
ligini ispat ve izah eder. 

Eger Riza Tevfik B. hangi §iirde soz ve yiiz kelimelerini gorurse 
§airinin Hurufiligini iddia etmege niyet etmi§se 

Soz halbiidi kadri beni ademe candir, 
Soz rabitai vasitai ademiyandir. 



diye soziin kadri hakkinda mutasavvifane bir manzumesi bulunan Yeni- 
§ehirli Avni'yi ve 

Ruhlarin hirzinde zahir olah Sivii dii hat 
Ademe talim olan esma. bilindi bi nokat ; 

Istivayi vechi ademden ubur iden bilur 

Kim ne yiizdeij ta oluptur iimmeti Ahmet vasat. 

deyen Yusufu Sinecak'i (953) [1] Hiirufilikte de cok miistamel <( «i^ 1 ^- » 
terkibini de kullunarak 



[1] Sima'hanei edep. S: 252 



254 



102 



iki 



inci devre Meiamilen 



Me 



Ukdei serristei razi nihanidir soziim ; 
Silki tesbihi diiri seb'al mesanidir soziim .. 

matlaile ba§layan na'tin §airi miibdii Nef iyi, hatta 

Dort kitabin manasi tamamdir bir Eiifte ; 
Be dedirsen sen bana be deyicek azarim 

Bir Elif tahsil eden miinezzehtir alemden 
Endi§e iklimine nicin durup jrezerim ? 

deyen Yunusu nicin Hurufi §airleri arasinda gostermiyor ? Ciinkii bunlar 
Riza Tevfik B. in fikir ve telakkisine nazaran Ibrahim E. den daha ziyade 
Hurufidirler ! ! 

Bunlarm Hurufi olmadiklan muhakkak olmakla beraber biz biraz 
daha ileriye gfidip deyecegiz ki 

Yiiziinde Bistii hest harfi Ilahim, 
Acep nakseylemistir padsahim. 

beytile baslayan gazelin §airi Seyyid Nizameddin zade Seyfullah ve 

Sivii dii harften nisandir dislerin ; 
Dort kitaba tercemandir diglerin. [1] 

deyen Simai Mehmet E. ve son soyledigi gazelde 

Sivii dii harfi vechi ademde 
Okuyup sirnm habir oldum. 

beyti bulunan Bahariye Mevlevihanesi §eyhi - merhum §eyh Hiiseyin 
Fahreddin (329. H.) dede E. bile Hurufi degidirler, bu sozler, bu da 
bulunsun kailinden soylenmis. sozldrdir. Bu zevatm eserleri, mesela 
Seyfullahm divani, hele risaleleri, Yusufu sinecakin Cezirei mevleviyesi 
meydanda.. Hic birinde Hurufilik kokusu yoktur. Hiiseyin Fahn dedenin 
de §iirleri mevcuttur. Hepsi a§ikane ve sofiyanedir. Kendisini taniyanlar- 
da me§rebini pek ala bilirler. Efendi merhumda Hurufilik tahayyiilu, 
cok vahi bir hayaldir. Bu zevati; Nesimi, Refii, Ar§i, Muhiti gibi Hurufi 
§airlerile kar§ila§tiracak olursak maruzatimiz teeyyiit eder. 

Bunlar, boyle olunca, divaninda, Dili Danasmda, Vahdetnamesinde 
kat'iyen Hurufilik mutekadati bulunmiyan Ibrahim E. nasil olur da Hurufi 
olur? biitiin asan icinde Hurufi soziine biraz benziyen §u iki beyti 
buldum : 

Yiizun a^sa bu nazmim kakiiliin iki boluk etse 
Muanber buyi muymdan eri§se cana ruh efza ; 



[lj Esrar tezkiresine miiracaat.. 



Ikinci devre MelamTleri 



103 



Iki kas ortasi §akkul kamerdir agikar olsa 

Iki yaninda ziilfiinden yazilmig ma'nii zi ; .ifa! [1] ■ 

Fakat, bunlar da Hurufiyane degil, §airanedir. Qiinkii eger Hurufice 
soylenseydi §air, saci ikiye boler bolmez istivadan ve bu suretle yedi 
hattin sekiz olarak anasira darbedilince 28 hattin 32 oldugundan; ilah... 
bahse ba§lardi. Hangi Hurufi sairi vardir ki saci ikiye bolsiin de istiva- 
dan bahsetmesin? 

Riza Tevfik B. "Peyami sabah,, gazetesinin ilavei edebiyesinde yine 
bu miinasebetle "Ben, bu gibi eserleri tetebbu' ettigim zaman §airin ismi- 
ne, eseri yazanm sahsiyeti cismaniyesine o kadar ehemmiyet vermem. 
asil fikre, felsefeye bakanm" diyor. [2] 

Bu beyanatin birinci §ikki hakikaten dogru.. ciinkii ibrahim E. yi, 
kanuni Siileyman devri ricalinden addettigi gibi [3] Sarban Ahmedi de, 
Bekta§i Kaygusuz abdal zannederek "Budalaname„yi ve 

Yucelerden yiice gordiim Erbapsin sen koca Tann ! 

beytile basjayan ve §athiyat vadisinde bulunan manzumeyi Sarban Ahmede 
isnat ediyor. [4] Fakat ikinci §ikki yanli§.. (Jiinkii fikre ve felsefeye 
bakdigi, lakin niifuz edemedigi; Sarban Ahmedi, Ibrahim E. yi ve Gay- 
biyi Hurufi addetmesile sabit.. 

Hulasa; Ibrahim E. kat'iyen Hurufi degildir. Fakat ulemayi riisum 
ve ekseri ehli turuk gibi Fazh hurufiye du§man olmayip onu da vahdet 
erenleri arasinda gormektedir. Hatta Gaybi, "Sohpetname,, de „Hakikati 
adem, indettahkik neden ibaret idugiin tahkikinde Fazh yezdanm bu 
beyti ranalanm okurlardi: 

diyerek §eyhin Fazh Huriifiden istidlalde bile bulundugunu haber veriyor. 
Hamzavi seyhlerinden birinin muritlerine "Cavidan,, okuttugu iein tarize 
ugradigim da yine Sohpetnameden ogrenmekteyiz. Riza Tevfik B. iyi ki 
bunu ve Oglanlar §eyhi dedigi Oglan §eyh Ibrahim E. nin kasidei 
mimiyedeki beytini gormemi§.. gorseydi Hurufiligini ihtimal yeminle temi- 
ne kalkardi. Hamzavi — Melamilerde de diger tarikatlerde oldugu gibi 
Hurufilige miitemayil kimseler vardir. Fakat ibrahim E. Hurufi degildir 



[1] Dili Dana 

[2] Peyami sabah ; ilavei edebiye. N. 35. 8 Mayis 1330. 

[3] Peyami sabah; ilavei edebiye. N. 29. 31 Mayis. 1330 

[4] Peyami sabah. Ilavei edebiye. N. 35. 8. Ma. 1330 



104 



Ikinci devre Melamileri 



ve Hurufilik, Bekta§ilikte oldugu gibi Melamiligin esasi akidelerinden 
olmamisbr. 



Ibrahim E. de §iir : 

Ibrahim E. yi Sarban Ahmetle kat'iyen mukayese edemeyiz. Sarban 
Ahmedin lisanindaki selaset, yazilanndaki metanet, efkanndaki bedii zevk 
Ibrahim E. de yoktur. 

Ibrahim E. de umumi manasile §iir yok degildir. Fakat, o san'attan 
ziyade fikir ve felsefesine tabi' dir. Yazilannda umumiyetle edebi san'at- 
lara ehemmiyet vermez. Alel'ekser kafiye ile bile mukayyet degildir. 
Mesela; "dedi,, ile "buyurdu,, yu; „olacaktir" Ia "gelecektir,, i; "suri,, 
ile "fer'i,, yi kafiye yapmaktan cekinmez. Vezne de cok defa hakim 
olamayan Ibrahim E. de bunian "Vahdetname,, sinde itiraf ederek diyor ki : 



Celaleddine bir giin bir suhanver 
Ne sirdir evliyaullah nazimda, 

Hemati ma'naya olurlar mukayyet 
Celaleddin buyurdu ol mahalde: 

Cemali yari gozlerler hakikat; 



Suai idiip dedi ey cana rehber! 
Riayet kafiye ettnez nazimda; 

Olurlar ma'nii halle miieyyet!.. 
Mesayih soylediigii §ol mahalde 

O yiizii goricek anlar olur mest.. 



Amnciin kafiye ile mukayyet 
Ne anki kafiye bilmeye anlar; 

Dahi bir kastlan ol arifane 
Ki zira sozlerine aalpleri iim 



Degildirler, olupturlar miieyyet. 
Biliirler ciimlei ilmi o canlar.. 

Miirad ederler ola iimmiyan; 
Oluptur bil hakikat icre ruhum! 



Anla§iliyor ki ibrahim. E. de mevlana gibi si'ri efkanm nesh* icin bir 
vasita olarak kullaniyor [1]. 

Ibrahim. E. nin nazimlannin ehemmiyeti, sj'riyeti noktai nazanndan 
degil ; tasavvufun biitun esasatini, akaidini, en muglak nazariyelerini 
ne§ru telkin etmesindedir. 

Bilhssa, kasidelerinde vahdeti viicudu, insani kamil nazariyesini, 
devri, hiilasa biitiin mu'takadati safiyyeyi o kadar giizel izah eder ki en az 
miistait bir kimsenin bile anlamamasi adimiil ihtimaldir. Mesela; kasidei 
Taiyesinde insamn kadrini anlatirken der ki: 

Cihamn batini fail oluptur, zahiri kabil ; 
Bulann ittihadmdan dogar e§carii esmar t !,. 



Mevlana Celaleddini RumT 



[1] 



Ikinci devre Melamileri 



105 



Biri esfel, biri ala, yerii gok ittihad etti ; 
Yerii gokten eristi cumle mahluka gidaiyyat.. 

Gida seklinde mer'T oldu adem sureti evvel ; 
Gidadan hasil oldu ciimle eskalatii te§kilat... 

Bu gekliyyat icinde ahseni takim olup adem; 
Tufeyli oldu adem suretinden gayri takvimat.. 

Egerci sureti adem, bu alemde zuhur etti. 
Hakikat alem etti ademe ta'zimii tekrimat; 

Cihani bir secer farzeylesek tohmidiiriir adem, 
Tohum saridiiriir, ol bir tohumdan oldu escarat. [1] 

Ne eiizdiir ol ki oldu kiilden efzun evvelii ahir; 
Goniilden sureti alem eder insana tekbirat! 

O ciiz bil slrn ademdir, cihana feyzerer andan 
Hakikat kulle ol ciizden iri§ur feyzi kiilliyyat.. 

Egergi sureti adem sana az goriiniir amma 
Velakin ma'nii ademde alemdir hayaliyyat.. 

Cihamn zahiri ekber goriiniir, batini asgar; 
Ki adem sureta asgar; ici kenzi §uviriyyat.. 



Kasidei raiyesinde de her mevcudun §iiunati zatiyeden ibaret oldu- 
gunu ve tecelliyati ilahiyenin her.sUreti ahze miisteit bir heyulaya ben- 
zedigini §u beyitlerle anlatiyor: 

Hakm ilminde mevcud idi ulviyyatii siifliyyat ; • 
Ilimden ayne geliir gar unsur, bahrii ber bir bir.. 

Vucudi mutlakin se'ni §iiunundan tecellidir 

Ki bir §e'ni nisani bi nisana yuz tutar bir bir.. 



Cihamn miistakil kendu viicudile viicudu yok; 
Miimasildir seraba ma sanurlar tesneler bir bir'.. 

Cihan ma'dum, Hak mevcud.. haik mefkudii hak meghud; 
Kidem barani katre katre haik iizre yagar bir bir.. 

Dizilmi§ neyde surahlar, saf olmug muntazir nefha; 
Nefes verdikce neyzen zahir olur nagmeler bir bir.. 

Ganiyyi mutlak idi, gayb idi neyzende ciin nagme; 
Goriindii ney viicudunda a^ildi perdeler bir bir.. 



[1] Ibrahim E. nin halifesi Gaybi, bu (§ecer ve tohum) misalini (Kesfiil gita «U»iIl k Atr') 
sinda tevsi ederek £ok giizel kullanmi§tir. 



< 10 6 Ikinci devre Melamileri. 

Nefes neyden goriindii; agkar etti makamati; 
Neva, Uggak, Acem, Nigriz, Murabba' oldular bir bir . 

Makamat neyzenin ney mazharindan ilmi ayn oldu; 
Misalen bir nefeste oldu zinde raiirdeler bir bir.. 

Kasidei mimiyesinde de viicudi mutlakin tecelliyatma sereyan ve 
ihatasim hakikaten cazip ve vecdaver bir surette ifade eder: 

Surette vii ma'nada ben, esfelde vii a'lada ben; 
Diinyada vii ukbada ben, gamkimu gadan olmugam.. 

Miilhit denen, zindik denen, kazip denen, sadik denen; 
Taklit denen, tahkik denen, dillerde destan olmugam.. 

Ciizde vii kiilde zahirem, kudret benimdir kadirem; 
Afv eylerem miie imleri, fazl ile gufran olmugam.. 

Giin gibi zahir olmugam, her cenge nazir olmugam; 
Her dilde hazir olmugam, nuri ceragan olmugam.. 

Zerrati alem her ne var, zahmla olur askar; 

Her miilkii her gehrii diyar, sultanii hakan olmugam.. 

Isa deminden bu deme seyreyledim demden deme; 
Oldum papas, oldum kegig uzlette riihban olmu§am.. 

Gahi miirekkep, miifredat, geh ma'denu gahi nebat, 
Gah meyyitii gahi hayat, geh narii niran olmugam! 



Sozlerindeki ihata ve §iimul kuvvetlidir. Ismaili ma'§ukilerin, Hamza 
Balilerin katleildigi, Husameddin ve idrisi muhtefilerin ukubete ugradigi 
devirlerde aym silsileden bulunan ve bu derecede acik sozler soyliyen 
Ibrahim E. nin hurmeti ammeye mazhar olmasi hakikaten calibi nazardir. 
Bu hal de §eyhin kudreti niif uzunu ve siyasetini; zavahire giiftarile olmasa 
bile efal ve etvarile tamamile riayetkar bulundugunu bildirir. §eyhin en 
acik sozlerinde bile tevil imkam mevcuttur. Mesela: yukanda bir kag 
beytini yazdigimiz kasideye 

Hak der ki; kenzi mahfiyem, alemde pinhan olmufam; 
Zatim miinezzehtir veli ismimle insan olmugam.. 

beytile ba§lar. Binaenaleyh artik istedigi gibi soyleyebilir. Qunki; kail, 
Haktir. Kendisi yalmz nakildir. §eyh, muritlerine de "Vahdete muteallik 
soz soylemek lazim geldikte ( ala tarikin nakil jajijj^ ) soyleyin; nakil, 
kiifrolmaz mes'elesine binaen.. Ta ki selamet olasiz!,, [1] diye tenbih 



[1] Sohbetname. 



Ikinci devre Melamileri 



^ 07 



ediyordu. " Cem'i mahz semtini tutanin tevhidine cingane tevhidi der- 
ler „ [1] sozlerile de zavahire riayet liizumunu tefhim eylerdi. 



Divaru: 

Divamndaki kasideler §unlardir: 



Nemudarindiiriir ey ibni adem kulli meghudat; 
Tufeylindir yaradilmigta cuz'iyatii kiilliyyat." 



Beytile ba§hyan kasidei taiye; 



Kidem bahrinin emvaci geliir bir bir, gider bir bir; 
Bu cerhin gerdigile devreder gamii seher bir bir; 

Matla'h kasidei raiye; 

Dii alem zahirii batin hakikat bir igarettir: 
Dili ademde diim diim cahnan tabh begarettir.. 

Beytile iptidar eden keza kasidei raiye, me§hur kasidei mimiyesi ve 
Dili dana kasidesi; 

§iiunatmda zati zatim pinhan eder bir bir; 
Cemalin didei a'yan ile seyran eder bir bir.. 

Matla'h diger bir kasidesi: 

Bidayette tasawuf; safi bican olmaga derler; 
Nihayette goniil tahtmda sultan clmaga derler.. 

Beytile ba§hyan ve tasawuf hakkindaki muhtelif ahval ve telakkiyati 
cem'eyliyen 26 beyitlik (j^j j^ j v \?\ ^ujs) serlevhah kiymettar bir 
kaside [2]; Melaini silsilesini cami' bir mesnevisi, diger bir kaside ve 
Hiiseyni Lamekani hakkmda 

Sad hezaran sipasii hamdii sena 
Hak lisanile hakka subhu mesa ! 

Mat'lai methiyesi, 14 beyitlik bir mesnevi... 

Gazeliyat ve ilahiyati pek azdir. Lamekaniyi metheden bir murab- 
bai, diger bir muhammesle 11 gazeli var. Buna mukabil hece veznile 
yazilmi§ 16 ilahisi mevcuttur. ibrahim E. halka haik dilile hitap etme- 
nin faydasmi biitiin sofi §airler gibi anlami§ ve hatta bunu da bittecriibe 



[1] Sohbetname. 

[2] Bu kaside M. Ali Ayni B. in "Tasawuf tarihi,, nde miinderictir. Sa : 185 — 187 



108 



Ikinci devre Melamileri 



mii§ahede etmi§ oldugundan yalniz kasidelerini (aruz) ile yazmishr. 
Gazel ismini verdigimiz manzumeler de esasen birer kaside parcalandir. 
Divan edebiyatinm (Gazel) vasfi bunlara kat'iyen uymaz. 13 beyitlik 
bir gazelinin bir parcasim yazmakla iktifa edecegiz: 

Dili insani dana hizmetinde pasban oldum , 
Goniil simiirgi ankasina kalpte agiyan oldum. 

Goniil ayinesin pak eyledim gayrin hayalinden, 
Tecelli eyledi, Hak zahir oldu ; ben nihan oldum. 

Bu bende ben diyen varhk hakmmig zahirii batin ; 
Gidicek benligim benden giine§ gibi iyan oldum.. 

Ne igittim, ne gordiimse aninla gordiim, i§ittim ; 
Bu gormek, bu ifitmekle cihan cismine caa oldum. 

Goz oldum ciimle gozlerde, 6z oldum ciimle ozlerde ; 
Soz oldum ciimle sozlerde, dile nutku beyan oldum. 



Bu cismani cihanda cismimin ismidir "Ibrahim,, 
Dehir ayinesinde, ani daimdc zaman oldum.. 



Sohbetnamede "Bizim kelamimizi fehme §eyi ekber, ya Mevlana. 
kulagile istima' lazimdir,, [1] deyen §eyh, mecazi a§ka tenezziil etmemi§, 
hatta hakikati bile mecaz perdesile 6rtmemi§tir. 

O, hakikaten yalniz kendi efkarmi ne§rii telkine gah§mi§ vecitli bir 
sofi ve kendisinin manen bu i§e memur olduguna bihakkin iman etmi§ 
bir (Veli) dir. 

Co§kun sozleri zamanimiza kadar unutulmami§ ve bilhassa"Dili dana- 
da varidati ilahiyeden hezar fusus ve fiituhat ve sad re§ehat ve nefehat 
vardir„[2] diye methettigi ( Dili dana) kasidesi, zamanimiza kadar — bilhas- 
sa Melamilerde — miir§it ve rehberler tarafmdan miisteit taliplere okutul- 
mu§, mukaddes bir evrat mecmuasi gibi elden ele takbil ve takdislerle 
dola§mi§tir. [3] 



[1] Sohbetname 

[2] Sohbetname 

[3] Uskiidar kutiiphanesinde, Suleymaniye Millet ve Dariiltiinun kutuphanelerinde 
bulunan divan niishalan natamamdir. Bende bulunan eski yazma bir nusha ile diger iki 
yazma niishayi tevhit ve bu suretle digerlerine nisbetle oldukca tamam bir nusha elde 
ettim. Fakat bunun da noksan oldugu muhakkaktir. Baladaki kaside ve gazel sayilan 
bendeki bu niishaya goredir, 



Ikinci devre Melamileri 



109 



. ibrahirn E. d e milli vezin; 
Hece veznini kullanirken Yonusun . tesiri altmda kalmi§tir. Esasen 
(Sohbetname) de zimnen bunu itiraf ederek diyor ki; 

"Lisani kadim iizere mana icra eylemis. (Er Yonus) hazretleridir- 
kim bu siyakta bizim sualimize k i 



anlann 



Dervij dilinde soyleyen 
Ya kulaginda dinleyen 



Bu bilimde soyleyen 
Kulagimda dinleyen 

Gordiim iki adem der ; 
Hakikatta sen ben yok, 



Kim idiigiin bilirmii§um ? 
Kim idiigiin bilurmiisiin ? 



Kendusiidiir vallahi. 
Kendiisiidur vallahi 

Biri benii biri sen ; 
Kendiisiidiir vallahi.. 



kelami muvafik dii§mutur.„ [1] 

Ibrahim E. de Yonus gibi lisana, milli vezne ve ahenge hakim ola- 
rak yazdigi o kiiciik manzumelerde tasavvufun en muhim bahislerini 
kemali muvaffakiyetle soylemi§, en ince niikteleri §erhetmi§; en miiphem 
nazariyeleri izah eylemi§tir. Bu manzumelerde Yonustan bir cihette ayn- 
hyor; O da milli vezin dahilinde oldukca mebzul terkip kullanmasidir. 
Fakat bu da pek tabii idi. Ciinkii o vaktm cereyam du§unuliince yine 
Melamilerin Ankara, Bursa, tstanbul, Edirne gibi Divan edebiyatinm 
tamamile tehakkumiinde bulunan muhim merkezlerde milli vezinle ve ol- 
dukca halis bir tiirkce ile biitiin halka hitap etmeleri ve bu hitaplanm 
biiyiik bir kiitleye—ki iglerinde ulemadan, mesayihten, viizeradan da pek 
miihim sahsiyetler bulunuyurdu — hiirmetle dinletmeleri pek miihim bir 
i§tir. 

Anadolunun, Rumelinin Divan edebiyati girmiyen issiz koylerinde, su 
baslannda, heniiz asiret halini tamamile terkedemiyen tiirkmen boylan 
arasinda ladini — Garami ; yahut dini — tasavvufi [2] haik edebiyatim 
terenniim etmek cok kolay ve tabii idi. Fakat divan edebiyatinm tehak- 
kiimu altindaki merkezlerde halis tiirkeeyi ve milli vezni, hatta divan 
edebiyatinm ya§adigi saraylardan, dairelerden yeti§en bir kiitleye hiir- 
metkarane dinletmek biiyiik bir muvaffakiyettir. i§te bu muvaffakiyeti 
bihakkin elde eden ve divan edebiyatile carpi§an, onun san'at kayitlarile 
mukayyet, siislii ve acemane edasma kar§i ruhtan dogan halis ve berrak 
tiirkeeyi tiirk veznile ya§atan ancak Melami — Hamzavi erenleridir. Bunun 



[1] Sohbetname.. Bu ilahi matbu Yonus divanlannda yoktur.. 

[2] Dini — tasavvufi ve mezhebi haik giirleri, bilhassa Bektas? ve kizilba§ nefesleridir. 



110 



Ikinci devre Melamileri 



icindir ki melami §airlerini milli edebiyatimizm tekamiil safhalannda 
ihmal etmemek muktazidir kanaatindayiz. 

idrahim E. nin milli vezinle yazilmi§ bir kac ilahisini kaydediyoruz: 

Yaban yerde ne gezersin; gel ademe er bu deme ; 
Hayvan gibi ne yelersin; gel ademe er bu deme ! 

Niishai vahdet ademdir; nefhai kudret ademnir ; 
Ademden gayri ademdir; gel ademe, er bu deme! 

Ayinei hak ademdir, goriinen yiizde bu demdir. 
Her nefes ismi a' zamdir; gel ademe, er bu deme ! 

Ademdir rahmeti rahman, ademdir gevheri her kan ; 
Alem cisimdir, adem can; gel ademe, er bu deme ; 

Ademdir hakka giden yol; hakki istersen adem ol! 
Ademe ciimle e§ya kul; gel ademe, er bu deme! 

"Ibrahim,, sen ademe gel, kamu miiskilin olur hal ; 
•Ademi ma'nadan [1J el al; gel ademe er bu deme ! 



Ciimle rengler done done geldi ademe boyandi; 
Her yiizde seyran „eyleyip geldi bu deme dayandi. 

Bu demde hak varligim, sirah mustakimi bui 
Mi'rac kilan bu nefesten hakkin gayriden usandi. 

Ehli hakka bu soz iyan, her rengin asli cevherdir ; 
Cevher adem rengin giyiip evvelki redgten utandi . 

Ciimle seyde seyran eden, cevhere oziin kan eden ; 
Her zerrede hakki goren gumansiz hakka inandi .. 

Bir gercek er "Ibrahim" e hep bildiigiin unutturup 
Yokluk denizine daldirinca suya biraz kandi. 



§eyhim kerem kil bana, mekamndan haber ver ! 
Ne kanin gevherisin, oz kamridan haber ver ! 

Alemi kiibramisin, Ademi ma'namism ? [1] 
Kaf dagi, Ankamism? niganmdan haber ver! 

Yuziin rahmeti rahman, sozun Ia'li Bedahsan; 
Bihakki ve^hi insan vicdanmdan haber ver! 



[1] Ademi .ma'na: Hiiseyni LamekanT 



Ik: 



inci devre Melami 



Me 



Tleri 



111 



Her zaman bir. gercegin hiikmiine mahkum olmu§ ; 
§imdi zaman senindir; zamanindan haber ver! 

"Ibrahim,, var fiikreyle, sen Haliki yezdana; 
Talibi a§k olana yezdanindan haber ver! 



Bu ilmin beyanmi bir ka.mil insandan sor; 
Canim can haberini can icinde candan sor ; 

Yann ne olacagm bu giin bilmek istersen 
Uykuya vardiginda gordugiin seyrandan sor ! 

Yarin ziilfii i5inde .ne baglar oynadigin 
Erenler meydamnda top ile cevkandan sor ! 

Ge5en hut ge<jti gitti, gelecegi neylersin ? 

Her nefesin ne§'esin bu demden, bu anden sor 

"Ibrahim„in gonluniin geyikligin [1] bilmege 
Can ile talip isen gel ar§i rahmandan sor! 



Cana dostun tecellisi geh iyan, geh nihan olur; 
Teceilisinde bu cismin aklii can bi nisan olur... 

Arifin gah dolundugu, geh goniilde bulundugu 
Gonlii inkar ile dolon miinkirlere giiman olur. 

Inkari gonliinden gider, budur haktan dogru haber 
Kariganlar dervisana varligmdan uryan olur.. 

Ne halettir ki "Ibrahim„ bu varhkta aciz kamu; 
Feylesoflar, Caiinoslar bu hikmette hayran olnr.. 



ibrahim E. 1065 senesinde vefet etmi§ ve Istanbul Aksaraymda Cer- 
rahpa§a caddesinde (Oglanlar tekkesi) namile maruf tekkenin tiirbesine 
defnedilmi§tir. 

Kendisinden sonra §eyh olanlarla tekkeyi imar edenler de mezkur 
tiirbede metfundur. (§eyhi) 1065 senesi Rebiulevvelinde vefat etti di- 
yorsa da (Gaybi) Sohbetnamenin nihayetinde « hazreti ibrahim E. 
.^ <uiij*j.! j i/* ^ ^ cenaplarmin zuhuri alileri 1000 senesi hicriyesinde 
olup 1065 senesinin mahi Rebiulahirmin 22 inci carsamba gunii vakti 



[1] Geyiklik: geniflik. 



112 



Ik 



inci devre melamilen 



subuhta aftabi hakikatlan burci cisimlerinden gurubeyledi,, [1] diyerek 
tam tarih ve vakti vefatini bildirmektedir. (§eyhi) Ibrahim E. nin vefatma 
ahbabmdan Tal'ati Hiiseyin E. nin [2] 

P#\j-\ liLUU Jv«J_jl C^'~>- 

misraim tarih olarak soyledigini yaziyor. Mezkur misram tamiyeli ol- 
masi, yahut (^bu) in elifsiz yazilmasi lazimdir. Sandukasma dayali lav- 
hada §u tarih muharrerdir: 

J£j Jaj r~* l^-*"'' ^j) 6"-"^ 



o_j£l j!Acl jl^j ^^ £.>" « ^_ 

1065 






Bu tarihte senei vefati ifade eden misra'daki noktah harfler hesap- 
lanir ve (y.) tamiyesi mucibince 2 tarhedilirse (1064) oluyor. tarih, bir 
vakit dergahin me§ihatinda bulunan miilg-a meclisi mesayih reisi esbaki 
ve sabik Urfa meb'usu Saffet B. tarafindan edilen reca uzerine Riisu- 
mat mudiirlugiinden mutekait ve (Sefinei evliya) sahibi Hiiseyin vassaf 
B. merhum tarafindan soylenmistir. Sefinei eviiya da misra' 

Suretinde muharrerdir ki (cilt: 2 sa: 290) bu suretle vefat senesini 
tamiye ile tam ifade eder. Esasen haci H. Vassaf bey de (Sefine) de 
1065 de vefat ettigini tasrih eyliyor. §u halde lavhanm yazilmasinda 
bir yanhshk olmus. demektir. [3] 



[1] Sohbetnamenin eski bir niishasi Konya Miize kutiiphane§indedir. Mezkur niishada 
da kaydettigimiz satirlar aynidir. 

[2] Tal'ati Hiiseyin E. 1075 te vefat ctmiftir. Tafsilat icin §eyhinin §akayik zeyline 
miiracaat. 

[3] Osmanh miielliflerinde vefat tarihi yanh§ olarak 1066 dir "Cilt . 1. Sf : 26 „ 



Ikinci devre Melamileri 



113 



Asan: 

Divam. 

Dili dana kasidesi, 

Tasavvufname ve Vahdetname : (MefaiKin Mefailiin fauliin) veznile ve 
bazi yerlen miistesna olarak tamamile mesnevi tarzinda yazilmis ta'Jimi 
bir eserdir. 

Yazildi bin yi&irmi tarihinde; Diizuldii saatinda, tarihinde. 

beytinden anlasikhgi vechile 1020 de ve heniiz 20 yasinda iken La- 
mekani Huseyin Efendinin emrile yazmishr. 

Bahislerini ayn baplarda (^li &.,.* ia~ss. jj-\ i tfj i« >„s ijJjU jj6 - ji^i ijtlujl 
zikrederek 12 bap uzerine yazihm§tir. Tertibinin de Huseyni Lamekani 
tarafindan emredildig-i eserde mezkurdur. Mukaddemede Sultan Ahmet 
camiinden, vezir Mehmet P. dan bahs ve bunian sena eder. 

Bunlardan baska lahir B. merhum (Osmanh muellifleri) nbe (Miifibii 
muhtasar j^*i ■»;") isimli bir eserinden de bahs ve §u iic deyti mezkur 
eserben naklediyor: [1] 



Zati pakin ji»( Jilybji 
Cumle alem, nuri zatinla dolu 
Ademi zatina mir'at eyledin ; 



Ey sifatin, vas r m Ji««sM=&( ! 
Ciimle alemden sifatmdir ulu 
Nurunu ademde ayat eyledin,. 



Divam ve biitiin asan gayn matbudur. 




[1] Cilt, 1. Sf: 27 



Melamiler — 8 



tbranim E. nin halifesi Snn'ullah Gaybi 



Kiitahyahdir. Tahsili ulumdan sonra tstanbula- gelip sohbetnamede 
tasrih etttgi vechile 1059 da Ibrahim efendiye intisap etmis ve seyhinin 
vefatina kadar tstanbulda kalmistir. 1065 senesinde Kiitahyaya gidip bi- 
na eyledigi zaviyede ir§ada ba§Iami§ ve Ruhiilhakikasmi 1072 de yazdi- 
gina nazaran bu seneden sonra vefat etmistir. Kiitahyada Musallada bir 
tiirbede metfundur.' Ahfadi ilel'an Kutahyada mevcut olup ahali arasinda 
Kizilbashkla miittehemdirler. 

Ruhul hakika ran iptidasinda kendisini zikrederken "Bu hakiri kesirut 
taksir Sun'ullah ibni Ahmed ibni Besir...„ [1] dedigine ve Biatnamede 
ceddi alasimn kalburcu seyhi pir Ahmet Efendi oldugunu ve pederi mufti 
§eyh Ahmet efendinin de son zamanlarda melamete salik olup gaybiye 
dahi bu yola azimeti vasiyet eyledigi musarrah bulunduguna nazaran 
eben an ceddin dervis ve seyh zade oldugu gibi melamet nes'esini de 
babasindan tevariis eylemi§tir. [2] 

1059 dan 1065 senesine kadar Ibrahim Efendinin sohbetlerinde bu- 
lunmus ve kendi tabirince seyhinin "bahri ahadiyyetten vahidiyyete ihrac 
buyurduklan kelami diirerbar ve giiftan latafet §iar ve hikmet nisarlarin 
bikemalihi hifzu zapta canii dil verip j ^ ar> > ^u> misdakmca kuvvei 
hafizaya itimat olunmayup ; -M V^a» s *v p fahvasinca kitabetle de kayd 
ve rapta tekaza diisup hatira karar eden kelimati kutsiye ve ibarati 
tayyibelerinden bila ziyade vela noksan tahareti asliyesi iizre„ yazmisbr. 

100 kiisur sahife kadar olan bu kitap gayet kiymettar bir eserdir. 
Melamilerin akide ve telakkilerini, Ibrahim Efendinin ahval ve giiftanni bu 
kitaptan tamamile anlayabiliriz. Bundan maada (Hasani Kabaduz, Husa- 
meddin, Idrisi miihtefi ve §arihi mesnevi Abdullah Efendiye ait te bazi 

[1] Kalburcu Be§ir E. nin Deveran hakkmda bir risalesi vardir. "Darulfiinun. Halis 
E. Kutuphanesi No 5148. 

[2] Ve validi macidimiz mufti §eyh Ahmed Efendi dahi ceddi kalburcu §eyhi gibi 20 
sene mikdari erbabi taklidin damina giriftar olup takati beserden haric riyazati §akkayi 
irtikabindan sonra hilafete miicaz ve silsilenamelerine mukayyet olmifken akibet, kendilere 
rahat bahs edecek mertebe marifet hasil olmayup bilahare ahir omurlerinde tariki vahdet 
semtine azimet ve himmet buyurmuglar ve bu fakirlerine dahi ol tarika himmet ve vasiyyet 
buyurmiglardir. 

"biatnatne,, 



Ikinci devre Melamileri 



115 



malumat kirpintilan mevcuttur. Keski melami dervi§lerinden bir kac ta- 
nesi daha boyle sohbetnameler yazsaydi ! . . 

Divam miiretteptir. Divamndan miistakil olarak 99 beyitlik bir de 
«kesftil gita» isimli kasidesi vardir ki melamiler arasinda „Dili dana,, 
kadar meshur ve, muteberdir. 

Gaybi, seyhini bihakkin temsil etmi§ bir §ahsiyettir. o da §eyhi gibi 
aruz ve hece vezinlerile yazi yazmi§tir. Aruza ~ pek hakim degildir. .Im-a- 
leleri pek bol.. Fakat kafiyeye seyhinden ziyade ehemmiyet vermi§tir. 
Nazmi ancak efkar ve akaidini nesir ve telkin icin yaziyor. Bedii ve 
garami hisleri gorunmemektedir. 

Aruzla yazdigi §u iki gazelini dercediyoruz : 

Hak budur kim vacibi" bizzat oluptur mumkinat; 
Sureti miimkinde lzhar etti kendin ayni zat.. 

Miimkinatm her biri ayine oldu kendiiye, 
Ruyi kesretten cemalin gosterir der §e§ cihat! 

Kesreti bu miimkinatm .ayni vahdettir §eha; 
Bahri zatin aymdir fehmeyle emvaCi sifat!... 

A§ki bar! bais oldu zatmin emvacina; 
Devri daim ta tecelli iizre ola kainat ... 

Her tecellisi anin zevki cedid ide ata 

Gostere her ande bir ge'n daima ol. muhdesat... 

Yok tecellisine gayet, eipri zira deyridir; 
Sirn devri zevkedersen kegfola hep miigkilat.. 

Nice bir miirde gezersin cehlile alemde sen; 
Kesbi ruh et nutki "Gaybi,, den icup abi hayat; 



Muktedamiz a§ki haktir, a§ki edindik imam; 
Anm icun oldu her yerde salatimiz miidam! 

A§ki haktir ilmi nafi'Ie bize salih amel; 

A§ki haktir zikrimizle gugliimuz her suphii §am... 

Hep ibadatin hakikat cam a§ki hakdiiriir; 
A§kl hak olmayicak olmaz birisi bic tamam... 

A§ki inkar eyliyenler hakkki inkar eyledi! 
Enbiya vii evliya a§ktan ahrlar feyzi tam.. 

Zahirii batin kamu ask ile kaimdir cihan; 
Sureti ajktir bu alem „Gaybiya " bil vesselam! 



116 



Ikinci devre Melamileri 



Ke§fiil g-ita: 
99 beyittir. 



Bir viicuttur ciimle egya, ayni esjadir Huda; 
Hep hiiviyyettir goriinen, yok hudadan maada.. 



matlaiyle ba§lar. Evvel ve ahirin itibari oldugunu, hadisatm tecelliyati ila- 
hiyeden ibaret bulundugunu anlatip hilkat, ya'ni huviyyetin zuhurunu §u 
suretle izah eyler: 

Cam alemden tekaza diigtii zati agkina 
Ekmeli surette kendu husnunii seyrede ta.. 

Lacerem duftii sefer bu iktiza ola tamam; 
Kenzi mahfi fetholup meksuf ola sirri ama. 



P 



Alemi a'la ki argtir, ani menzil eyledi ; 
Bulmadi anda miiradm eyliye zevku safa. 

Gecti arstan §ikti kursTye ede menzil deyn 
Anda da bulmadi kendin nice olsun dilkiiga? 

Unsuriyyata bu gez geldi yiiziinii turtu ol; 
Anda dahi yiizunii gostermedi ol dilriiba ! 

Kodu -ani dahi gecti, menzilin ettt nebat, 
Bulmadi kendini ta. kim ola ol cana gida! 

Bulmadi an'arda oziin, geldi hayvan miilkiine, 
Bunda bulsaydi oziin pes canm ey'erdi feda 

Akibet bunca menazil gecti kendin bulmadi ; 
Geldi insana goriindii ol cemali canfeza. 

Neg'ei ademdir ancak nefhaya kabil viicut, 
Ruhi haktir ruhi adem ; dimedimi (Ij-jj) ? 



Bundan sonra ademin «Cem'iyyeti esmaiyye vt-' ^*K * sini, maz~ 
hariyeti kiibrasini, berzahiyetini uzun uzadiya §erheder ve nihayet meyva 
ve §ecer temsiline gelir: 

Bir gecer farzedelim bastan baja bu alemi, 
Fehmedelim ta miiradimiz miirad iizre dila, 

Gerc,i bu temsilimiz eb'ad goriinur eb'ade 
Can ile dilden kabul eyler velakin akriba.. 

Bu dirahti alemin oldu misalen re 'si arg 
Tahtidir kiirsi. vii saki oldular yedi sema. 



Ikinci devre Melamileri 117 

Narii badii abu hak oldu misalen sahlan ; 
Hem mevalidi selase berkii giil, meyva geha... 

Daiye diistii nebata kendi zatin gormege; 
Batmindan koptu nacar kuweti nesvii nema. 

Geldi hake, anda dahi gormedi kendozunii ; 
Gitti saka ta ki ola derdine andan deva.. 
• • • . »•■» 

Akibet bunian da fevt etti geldi meyveye ; 
■ Gordii kehduyi tamamen zatma etti sena... 

Bildi, buldu, gordii ki kendusini kenduda tam ; 
Ilm ayna, ayn hakka erdi U^iVIf - 

Ciin keniale ere meyve hatm olur anin i§i ; 
Meyvei ahir tekazasina diiger igtiha.. 

Boyledir hali miirekkep, akibet fa.ni olur ; 
Ma'nide amma fenasi oliser ayni beka.. 

Sureti misliyyesinden cilve eyler o! yine ; 
Devri daim bu tecelli iizre olur runema.. 

Tenasuhu kail olmadigim da §u beyitlerle iyanen ve vazihan bil- 
diriyor: 

Sanma ani kim tecellisinde tekrar eyliye, . 
Nev benev her neg'eden eyler tecelli daima., 

Zati vahiltir tecelli eyh'yen her neg'ede 
Zati ma birdir egergi bi nihayettir vak.. 

Her inanm rengine gore olur ol munsabijf ; 
Kabmin rengini tutar fil hakika levni ma.. 

Miifredat olur miirekkep, hem miirekkep miifredat ; 
Bu tahawiilde goriinur gah beka vti geh f ena ; 

Daha ilerde : 

Ham olan puht olmadan yere diigerse nagihan, 
Puht olunca nice bin yil seyrede ol ham daha.. 

Puhtenin igi biitiindiir diigse yere ol dahi : 
Yine kendu mislinin aynina diiguriir kaza.. 

Beyitlerile bu alemde olmayanlann tekrar devre du§eceklerini soy- 

liyor. Fakat bu devir, tenasuh degildir. Misali suretlerde, ya'ni berzah 

aleminde olur. Eger unsuriyat aleminde olsaydi tecelliyatinda ayniyet ve 
tekerriir olurdu. 



4* 



118 



kinci devre Melamileri 



Ikinci devre Melamileri 



U9 



Sanma ani kim tecellisinde tekrar eyliye 
Nev benev her ne§'eden eyler tecelli daimL. 

Beytile, GaybT, bunu reddediyor. Seyyid Muhammed nur da Fatiha 
tefsirinde tenasuhu reddederkeu "Bu mezhepce tebdili menitip ve taay- 
yunat lazim geliir,, demektedir. [1] 

Hulasa Sofiye, bu alemde ashna vasil olmiyanlann vefahndan sonra 
berzah aleminde diinyadaki amellerinin suverile mukayyet olacaklarim, 
hakikata yusul miiyesser oluncaya kadar misali olmak §artile suverden 
suvere devredeceklerini anlatirlarken bu nikati iyice tedkik etmiyenler 
bu sozleri daima Tenasuha hamletmisjerdir. 

Mesela Riza Tevfik B. "Hiiseyin Gaybi baba„ adini verdigi [2] 

Gaybiden §u 

Bu suretler kamu bir bir bozulur, 
Giru ina'ni denizinde diiziiliir. 

Ne suret huyu kesbettinse bunda 
Tamam olunca devri hep geziliir.. 

Gele gide olasm ciinki insan < 

Bu sozden gayrisi senden uziiliir. 

Bu gez bir soz olursun olmesi yok; 
Ebed mulkiinde insanlik yazilur.. 

Geliir gider heman insan olursun 
Nihayet her libas senden suziiliir. 

Senin her bir libasin bir mevictir ; 
Kidem bahrinde boylece bozulur.. 

Bu zevke erisince ki§i " Gaybi „, 
Viicudundan deri gibi uziiliir.. 

gazeli Tenasuhu kail olduguna bir delil olarak almishr. [3] 

Bendeki Gaybi divaninda bu nazim yoktur. Maamafih Gaybinin oldu- 

gunu kabul ederek tahlil edelim: 

Gaybi, bu unsuri suretlerin bozulmasmdan ya'ni oliimden sonra 







[1] tsiUdljwi (^ iSUj 

Seyyid M. N. Arabi 

[2] Hiiseyin, Gaybinin oglunun adidir. Bu zat « ^ >V » ve Alinin « d^J'V"- s i nl serh- 
etmistir. « ^c :L'i gerhi J.»UliC>V»te aynen dercedilmistir. Gaybinin ismi "Sun'ullah,, tir. 
Baba lakabi da Riza Tevfik B. in tevcihidir !.. 

[3] Textes Houroufis ( Gibb ) 

"Etude sur une religion mysterieuse foude en L'an 800 de L' hegire.. Sf : 249.,, 



ma'na denizinde, maddi olmiyan ve ma'nevi bulunan alemde, Berzahta 
tekrar diizulecegini soyliyor. Bu Tenasuh degildir. Muhiddin de ayni §eyi- 

Ve [1] « • . • l(P;9 sil.il ^ Ul«»-I V-Ulij 4i»lsi SJwcI' lf~£U 4£*G \jy> J'lyfSU ifijrtJ «T^. A.J j 1, 

sozlerile ifade eder. [2] * — isj^iijjSJiiJi* 

Yine Gaybi, insanm bunda, ya'ni diinyada kesbettigi huya gore 
devrini tamamlayincaya, ashna eri§inceye kadar bu suretlerde gezecegi- 
ni soyliyor. Fakat bu suverin ma'nevi olup bu aleme, tabiri mahsususile 
unsuriyyat alemine ait olmadigini 

Ne suret huyu kesbettise bunda 

misramdan sarahaten anliyoruz. Muhiddin de jj-^ ^a.»»,» jo^iJaUiJT* 
[3] « — tiUJi f x &..?_ ji Ji 41*1 ij^ diyerek bunu anlatmktadir. 

Nihayet Gaybi, insanm hakikata erecegini, ebedi bir soz olacagini 
viicudundan, vehmi ve mukayyet varhgindan tecerriit edecegini anlatiyor. 
Muhiddin de C-hennemin huludunu miinkirdir. Enbiya ve suhedanin 
misali suretlerle mukayyet olmayacagmi [4]«.. .tj^i c b,L«^4*%ijX^*i^ V'j* 
sozlerile soyler. 

Velhasil Gaybi Tenasuhu kail degildir. Iltibasa diismemeliyiz. [5] 
§eyhinin Tenasuhu alenen inkar ve reddettigini de gormii§tuk. 

Riza Tevfik B. Gaybinin bizim de yazdigimiz 

Hak budur kim vacibi bizzat oluptur miimkinat 



Gazelile Huriifi oldugunu ve "Kesfal gita,, da da Hurufilik akidelerini 
tekrar ettigini iddia ediyor. Baladaki gazeli de bir mecmuada buldugunu 
soyliyerek kesiini anlatiyor. [6] 

Gaybinin divani pek nadir degildir. Anla§ihyor ki divamni gorme- 



[1] Futuhat. Cilt 


1. Bap . 


63. Sf : 


397 


[2] „ 


» >! 


»J JJ 


400 


[3] „ 


)> tf 


» 1} 


401 



[4] Futuhat. Cilt; 1. Bap. -63. Sf : 400 

[5] Amma basarlnnda didei suhut ve kalplerinde nuri hikmet olmayan gafil ve anut- 
lar zannii giiman ile tahayyiilati batila ediip erbabi vicdanm berezatta olan tahkikatnii ade- 
mi iz'an ile Tenasuh zannii vehmediip devrii teselsiile getiirmii§lerdir... 

La' li zade Abdulbaki *^\^ 3J Olij-ja J-«»i i il«* j \ju« 

[6] "Textes Houroufis,, Gibbe. Sf:234, 249 



120 



Ikinci devre Melamileri 



mi§ler. Ciinkii mezkur gazel divandadir. Caybfnin gerek bu gazelinde, 
gerek "Kesfiil gita„ sinda, gerek yine Riza Tevfik B. in yazdigi 

Tac marifet tacidir Sanma gayri tac ola ? 

beytile bashyan ilahisinde Hurufilik yoktur. 

Esasen Riza Tevfik B. de nihayet Gaybi hakkinda "Fakat Hurufili- 
gin harf ve rakam hesabatmdan ve garip garip tevilatindan gecmi§, asil 
felsefesine ermis bir adamdir... "[1] demek mecburiyetincie kalmisbr. 
Fakat, Gaybinin eristigi, Hurufilik felsefesi degil, Sofilik felsefesidir. Artik 
bu bahsi tatvil etmiyelim. Son soz olarak tekrar ediyoruz ki Gaybi, Tena- 
suhu kail degildir, Berzah alemini Sofiye akidesince anlatiyor ve nihayet 
hakikata vasil olanlann bu alemden mufarakatlarmda 

Yine kendi mislinin aynma du§iiriir kaza 

diyerek sirlannin diger bir mazharda biiruz edecegini soyliyor. 
Biiruz da Tenasuh degildir. kamilin tahakkuk ettigi hakayiktan birile 
zuhurdur. Binaenaleyh Arif bir kimse sofiyeye nazaran, vefatmdan sonra 
kendisi «itlak JJ&i » aleminde oldugu halde bu unsuriyat aleminde oaln 
diger bir ariften bariz ve o arif, obiirunun ayniyetile zahir olur.[2] 

Hiilasa Tenasuhi ve Huruf i olmiyan Gaybi, «keskiil gita» sinda so- 
fiye akaidini ve biitun tevhit ve suhut meratibini izah ve serhetmektedir. 



* 

* * 



«Gaybi» de milli vezin: 

Gaybi de asil §ahsiyetini milli vezinle yazdigi ilahilerinde gostermi§- 
tir. Yalniz Gaybi, milli vezinle yazdigi surlerinde mumkiin oldugu kadar 
arapca ve acemce kelimeler kullanmami§, hele terkiplere hemen hic ya- 
nasmamistir. Muhtelif tasawuf telakkilerini o selis lisan ve puruzsiiz 
ahengle o kadar guzel izah eder ki... Mesela su ilahide vahdet, insan ve 
soz telakkilerini anlatmaktadir. Bir tek terkip yoktur. Yabanci olarak 
ancak «meal, tarac»; bir de istilah oldugundan kullamlmasi zaruri bu- 
lunan "Riibubiyet„ kelimeleri var.. 



[1] Peyami sabah. Ilavei edebiye. M 36. 15. Mayis. 1330.. 
Uii &J» \ji Ji ±.j[ J^lj^l ^ j. j*j r MJ\Ut . j-Ul j 3 jf AJUi.1 jflii-L jjjjli U j [2] 

Seyyid Muhammed Nur : »U.I /\aA\ j aUjlwt-f 



Ikinci devre Melamileri 



121 



Tac marifet tacidir 
■Taklid ile tok olan 

Diife diisup aldanma 
Haktan gayri ne vardir 

»Sana alem goriinen 
Allah birdir valiahi; 

Bir agactir bu alem 
Meyvadir makgud olan, 

Bu adem meyvasimn 
Sozsiiz bu adem, alem 

Bu sozlerin meali 
Kendi kendin bilene 

Hak denilen oziindiir; 
"Gaybi,, oziin bilene 



Sanma gayri tac ola! 
Hakikatta ac ola ! 

Dii§te aldmp kalma; 
pabire muhtac ola! 

Hakikatta Allah tir. 
Sanma ki bir kac ola! 

Mevvasi olmus, adem; 
Sanma ki agac ola! 

£ekirdegi soziindiir. 
Bir ande tarac ola! 

Ki§i kendin bilmektir; 
Hakikat mirac ola! 

Oziindeki soziindiir; 
Riibubiyet tac ola! 



Bu ilahisinde de ademin kutsiyetini izah ediyor: 



Agik oziin bilmege 
Hakki iyan gormege 

Hakka giden dogru yol, 
Sa'yet seni sende bui, 

Ademdir sirn kur'an. 
Ademdir zati suphan; 

Anda bulundu cennet 
Adem oldu ahiret; 

O! bT ni§ana ni§an, 
Ademdir ayni iman; 



Ademe gel, ademe 
Ademe gel, ademe! 

Senden sana gider jl. 
Ademe gel, ademe! 

Ademdir ar§i rahman, 
Ademe gel, ademe! 

Anda goriindii hazret, 
Ademe gel, ademe! 

"Gaybi,, ademdir heman.. 
Ademe gel, ademe! 



Gaybi, bu manzumede de gonlii izah ediyor: 



Haktan bize haber verdi erenler: 
Hakkin cemalini iyan gorenler 

Goniil imi§ ciinki hakkin duragi; 
Ede a§kini hem hakkin yaragi, 

Maksut olan bu alemde insandir ; 
Can degildir hakikati canandir, 

Bir noktadir yerden goke bu alem; 
Nefahtiiden geldi bize gelen dem, 



Goniildc iste var hakki dediler. 
Goniilde iste var hakki dediler., 

Anda yanar imi§ zatin ceragi. 
Goniilde iste var hakki dediler. 

Insan dedikleri goniilde candir. 
Goniilde iste var hakki dediler. 

Sifattir ol, zatidir cam adem. 
Goniilde iste var hakki dediler. 



122 



Ikinci devre MelamOeri 



Goniil eli, hakkm gizli elidir; 
"Gaybi,, hakkm yolu goniil yoludur; 

Gaybi hakkindaki sozlermize §u 
tam vereraedik. 

Goniil gitti elimden, 
Hallak ile bir oldu; 

Ol bir ile bir olan, 
Boyle sultanlik bulan 

Erif meyen vahdete, 
Girerse de cennete 

Can eline girmeyen, 

Bu surette giilmeyen 

Ikiligin silmeyen, 
"GaybT,, kendim bilmeyen 



Andan haber bilen gercek v elidir. 
Gomilde iste var hakki dediler. 

giizel ilahiyi de derecetraeden hi- 

Ele giresi degil! 
Artik olesi degil! 

Ciimle aleme dolan; 
kulluk kilasi degii! 

Vahdetteki lezzete; 
Lezzet bulasi degil! 

Hak varini bulmayan; 
Sonra giiiesi degil! 

Hakki canda bulmayan, 
Rabbin bilesi degil!... 



(k. 



Asan : 

Divani ve ke§fiil gita kasidesi... 

•uU^ Sohbetname s 1059 dan 1065 e kadar Oglan §eyh Ibrahim 
E. nin sohbetinde bulunan Gaybi muma ileyhin kelimatini zabtetmek su- 
retile bu kitabi meydana getirmi§tir. 1067 de yazilan bu muhim eser 
100 sahifeyi mutecavizdir. 

A.t^-_ Biatname: Melami mu'takadatim ve Ibrahim Efendinin silsi- 
lei tarikatim ihtiva etmesi itibarile cok ehemmiyetli olan bu risale 14 
sahife kadardir. 

jim ^:!i j jiJ ji> Tarikulhak f itteveccUhil mutlak s Dokuz, on 
sahifelik bir risaledir. 1071 de yazmishr. Teveccuhiin vucudi mutlaka 
mahabetten ibaret olup bunun da insani kamili sevmekten ba§ka yolu 
olmadigim izah ve tevecciih hususunda tarikat ehlinin re'ylerini beyan- 
dan sonra vahdet mulahazasi olmadan zikrin bihude ve zikirden murat 
ancak bu tevecciih, ya'ni mahabbet ve fena oldugunu bildirmektedir. 

^j.i c ^j Ruhiil hakikas Dort sahifelik bir risale ise de melametin 
mebnasinm sohbet ve mahabbet olup zikir, riyazat miicahede; deveran 
gibi riisum ve kuyuttan ari bulundugunu gostermesi itibarile miihim bir 
risaledir. 1072 de yazilmisbr. 

Divam ve biitun asan gayri matbudur. 



IDRISI MUHTFI 

Hasam Kabaduz dan sonra melamilerin riyasetine "IdrTsi Muhtefi,^ 
namile me§hur olan Haci Ali Bey gecmi§tir. Tirhalahdir. Amcasi, Suley- 
man devri Sadn azamlanndan Riistem Pa§amn terzisi imi§. 995 de Ilkas 
seferine giderken Ankara koylerinden Kutlu hana ugrayip Hiisameddini 
Ankaravi ile goriimu§ler. Hiisameddin, Ali Beyi yaninda alikoyup terbiye 
eylemi§ ve terziligine telmihan kendisine (Idris) ismini vermi§tir. 

idnsi Muhtefi Istanbula geldikten sonra ir§ada ba§lami§ti. Aym za- 
manda Fili.be, Sofya ve Belgirada gidip gelerek ticaret ve bu suretle 
kesbi servet eylerdi. Bilahara kendisi Sultan Selim civarmda bir konak 
ahp uzleti ihtiyar eylemisti. Kendi namina hizmetkarlan ticaret ederlerdL 
Katip Celebinin Fezlekei tarihte tavsifine gore [1] cezbei azime ile me§- 
hur oldugu gibi asrm bir cok rical ve kiban, me§ayih ve ulemamn gogu 
kendisine intisap etmisjerdi. Bu hal bazi me§ayihin hasedini celbettigi 
gibi duyulan sathiyyati da kilii kale badi olup ahali, hakkmda tiirlii §ey- 
ler soylemege, vaizler de kiirsiilerde aleyhine atup tutmaga ba§lami§lardi. 
Yalmz butun kin ve gazap Idrisi Muhtefiye tevecciih ediyor ; f akat kimse 
Idnsi Muhtefiyi bilemiyordu. Atainin tavsifi vechile 

Soyliyenler kendisin bilmez, bilenler soylemez; 
Cuylar kim erdi'er deryaya hamu§ oldular ! 

fahvasinca bendeleri de Idnsin kim oldugunu ketmederlerdi. [2] 

Idrisi Muhtefi mukerreren edayi haccetmi§ oldugundan mahallesinde 
"Haci Ali Bey„ namile maruf, ziihdii salahi muberhen ve hiirmete maz- 
harbir zatti. Hatta mahallesi komgulanndan seyh Omer Ef. bir giin Haci 
Ali Beye "Idrisi Muhtefi isminde bir zatin alemi idial etmekte oldugunu 
ve hukum et taraf indan derdestine emir ve ferman verildigi halde bir 
turlii elde edilemedigini,, yana yakila anlatmi§. Haci Ali Bey de "mezkur 
§ahsm dalaieti hakkmda bir ilmi §e'ri husule geldimi? yahut §ahsi mez- 
kur, dalaletini huzurunuzda itiraf ettimi?,, diye sorup " hayir „ cevabini 
alinea "nicin bir muslumanm aleyhinde bu kadar §iddet gosteriyorsunuz; 
beni nasil bilirsiniz? Idrisi Muhtefi benim ; ismim Ali, lakabim Idristir. „ 
deyince Omer Efendi istigfar ve Haci Ali Beyden istihlal ile ikrar ben- 



[1] Cih; 2 Sa; 373—374 
[2] Sa; 602-603 



I 
I 

4 



ikinci devre Melamileri 



125 



124 



Ikinci devre Melamileri 



desi olmu§tur. [1] Sadn azam Halil Pa§a da tdnsi Muhteff ye miintesip 
imi§. Hatta Sivash §eyhi Idrisin §ikayeti iizerine Bursaya nefyettirmi§ti. 
San Abdullah Efendi Cevheretul bidayede Fazili Izniki Ali Efendi ile 
§eyhulislam Mustfa Efendinin de Haci Ali Beyin miiridi olduklanm soy- 
liyor.[2] Idrisi Muhteff nin mezuniyetile o zaman miiteaddit kalbe bakici- 
]ar varmi§; Miistait talipleri birer birer cekip ir§at ederlermi§. Melamilik 
bu zamanda fevkalade inti§ar etmisti. 46 sene ir§at ile me§gul olmu§, 
bu 46 senenin on dort senesinde Hamzaviye - Melamiyenin riyasetinde 
bulunmu§ oldugu halde kendisine muntesip olrniyanlardan hic bir kimse 
Idrisi Muhtefinin Aii bey oldugunu anlayamami§ti. 1024 senesi rebiiilev- 
velinin nihayetinde vefat etmi§tir [3]. Kabri, Kasim Pa§ada tersane arka- 
sinddn kulaksiza cikan yokugun ibtidalarmda sag tarafta miistakil sofa 
iizerindedir. Mustakim zade merhum, Iprisi muhtefi' nin yaninda, ta§lannda 
« j.c ^u cx. oijJ.- » « j* t*rU j'. j«>h » « ^ t * rl ~ &. jX,ii * yazili iic oglunun met- 
fun bulundugunu yaziyorsa da bunlardan yalmz ismailih sengi mezan 
kalmi§tir. Kendi mezan, resimde goruldiigii ve?hile gayet saglam yapil- 
digmdan diin yapilmi§ gibidir. O civarda"evliya„olarak maruftur. [4] Atai 
zamamnda Sahn muderrislerinden bulunan §eyh Sinan zade Mustafa E. 
ataiye "ben, Idris efendinin vefahnda kassam katibi idim. Muhallefatmi 
tesbite memur olmustum. , Evinin ici bir mahalle kadar vasi olup icerde 
hadden ziyade adam vardi. Cariye ve hizmetcileri bir mahalle halkindan 



[1] Melamiyei §attariye ; Sa ; 70 — 71 Bu vak'a Fezlekei tarihte de mukayyettir. Cilt; 
2. Sa: 374. . 

]2) Varak: 134. " 

[3] Hediyyetiil ihvanda §emseddini Sivasi'nin Idrisi Muhtefi'ye muanz oldugu, nihayet 
§emseddinin duasi icabet buiarak Idrisi Muhtefi' nin bir sabah, doseginde katledilmif olarak 
bulundugu kaydi var. Bu yanhs malumat, Evliya Celebi'de de meveuttur. Ona gore de 
Idris, " §eriattan tas kopardi deyu mahnukan sebit „ olmustur. (Cilt: 1, sa : 425) Fakat 
bunlar temamile yanhftir. Idris 1024 te ecelile vtfat etmi§tir. Millet kiitiiprianesindeki 
Hediyyetiil ihvan, Ruznamceci meshur Faik E nin niishasmdan fiynen istinsah edilmistir. 
Faik . E, bu kitabm kenarlarma Hamzavilere ait ihtiramkir hagiyeler ilave etmis, bilhassa 
bu katii riyayetini reddetmistir. 

( Evliya Celebi'de Eyupta Idris kosku namile Idrise ait bir ko§k ve bagce bulundugu, 
bilahara S. Miirat tarafmdan hedmettirilip mesire haline ifra& edildigi hakkinda bazi 
malumat vardir. Cilt: 1, Sa: 399 

[4] Kabrini ararken yanhs yola gitmisim. Bir turlii bulamayordum. kimsen'n bilecegine 
kanaat getirmedigim halde rast geldigim orta yasli bir zattan haci Ali bey diye sordum. 
Bilmedi Idrisi. Muhtefi dedim. " Ha; sen zat ariyorsun „ deyip mezarinin mevkiini tarif 
etti. Bunun iizerine muhtelif mahallerde bir jhtiyar kadma, birde cocuga sordum. On- 
lar da tanidilar ve tarif ettiler. Hiiseyni lamekani de o civarda (tez veren hiiseyin de de ) 
namiyle tammyor. Hamza Balinin, Ismaili masukinin meshetlerine, haci Kabayi efendinin 
merkadine yakin zamaniara kadar - ve hatta el'an - mum ve kandil yakildigi da diisiinu- 
liirse hamzavi - melami erenlerinin niifuz ve maneviyyetlerinin derecei tesiri anlagihr. 



fazla idi. Yalmz elli, altmi§ tane azat kaadi yazdim. Muhallefatmi tahrire 
bir haftadan ziyade ugra§tim. Nihayet ba§a cikamiyacagimi anladim da 
cins cins ayinp alettahmin yazmaga ba§ladim.„ demi§, atai de " elhak 
bu mertebe zuhur ile bu guna ihtifa, kerameti azime idugu cayi hafa 
degildir,, [1] diyor. 

Idrisi Muhtefi' nin bir takim tasvvufi remizleri ihtiva eden sathiyesini 
buldum, bu siir yonusiin 



Ciktim erik dahna 
Bostan issi kakiyip 



Anda yedim iizumii, 
Der : ne versin kozumu ? 



•>er : ne yersin 

tarzinda, hatta ayni hece adedile yazilmis, bir §eydir. Aynen dercediyoruz t 



I§ bu deme erince 
Nice yavru ugurdum, 

Dort dogurdum anami 
Babam dokuz ayakh, 

On tayaya emzirdim 
Kara libas giydirdim; 

Kaf dagim arkama 
Bahri muhiti igtim; 

Altmis arfin minare 
Cagruben ciham 

Yuz tmaph bir gadir 
Ana tuttum yiiziimii 

Fir'avn ile goriigiip 
Dedi soziin tutmazam 

Yedi ba§h bir yilan 
Sureti hayvan degil 

Ak sakalli bir avret 
Zinet etmi§ kendine 

Yetmi§ iki dilice 
Caldim, agir sadasin 

Bir top attim ma§nktan 
Bu, bir rengin rumuzdur 

Bir mektebe ugradim 
Sivri sinek halife 

Alaimi semayi 

Bin blyikh bir balik 



Uc gez dpgdum aneden 
Nice a§iyaneden! 

Hamil oldum babadan ; 
Anlama efsaneden! 

Iki yiizlii bir eocuk; 
Gosterdim ka§aneden ! 

Yuklendim etme aceb; 
Kanmadim amma neden? 

Ciktim anin ustiine; 
Doldurdum efsaneden; 

Diktirdim siper igiin ; 
Dogdum cl karhaneden ! 

Biraz Aasihat ettim , 
Donmezem Hamaneden. 

Gordiim ki hakim olmu§ , 
Bilmezem amma neden ? 

Diistii benim pe§ime, 
Lu'liii diirdaneden.. 

Duduk aldim car§idan 
Gecti asimaneden! 

Geldi diistii magnba. 
Anlama efsaneden ! 

Ku§ dilini okurlar ; 
Hocasi pervaneden! 

Olta edip sarkittim; 
Cikardim deryaneden ! 



[1] Sa: 603 . 






126 



Ikinci devre Melamileri 



Ikinci devre Melamileri 



12? 



Gordiim 'Nuhun gemisin, 
Buldum anda necati, . 

Senin "Idris,, hakikat 
Anladi insan dlan; 



Girdim amn icine;- 
Korkmadim tufaneden! 

Bu rumuzat sSzlerin 
Bilmedi hay.vaneden '! 



Osmanh miiellifleri sahibi bu §athiyenin matlaini yazip bir gok me- 
§ayih tarafmdan §erhedildigini de kaydediyor [1]. Fakat hangi §eyler 
,§erhetmi§ler ve bu §erhler nerededir? Bunian yazmiyor. Yalmz Haci 
Hiiseyin Vassaf. B. merhum «Sefinesi evliya „ sinda Nak§ibendt §eyh- 
lerinden L'alT §ermi. E. nin §erhettigini kaydediyor. Bu §erh, Siileyma- 
niye kutiiphanesinde Nafiz Pa§a kitaplan arasinda 419 niimarada rau- 
kayyettir. Bu kitap, Yeni Kapu Mevlevihanesi §eyhi Osman Salahaddin 
dede E. (1304) ye aittir ve ■§arihin ismi die Vassaf B. in kaydettigi gibi 
La'li §ermi degil, "Ali §ermi„dir. Bu §erh pek muhtasardir. Bundan 
ba§ka miilga Uskiidar Mevlevihanesi §eyhi, Uskiidar kutiiphanesi miidiri 
Ahmet Remzi B. E', nin yazdtgi §erhi de Vassaf B. merhum Sefinesinde 
aynen yazmi§tir. (Cilt. 2; sa: 309) Bunlardan ba§ka bir §erhe tesadiif 
edemedim [1]. 



[1] Benim anladigima nazaran. 

« I§bu deme erince * Uc gez dogdum aneden » demekle Ahadiyetten ErVah, Ervahtan 
Ecsam alemine niizuliinu ve siilukiiau itmam edip bir cok kimseleri de irsat ettigini anla- 
tiyor, Yahut dokuz ayakli baba ve dort ana, Eilaki tis'a ile Anasira remzoldugundan meg- 
hur " Devir „ nazariyesini izah ve Mevalide niizulunii ima ediyor. On taya, maruf zalim 
Havassi hams ile batini Havassi hams olsa gerek.. Bu sufetle bir yiizii Hak, diger yiizii 
Haik alemine nazir olan insan, terbiye ediliyor. 

Kaf dagi " Cem'iyyeti esmaiyye "^V-* o-«*~ „ denilen emaneti kiibradir ki arif ve 
miibelligi insani kamildir. Bahri muhit te hakikat deryasidir. Altmis arsm menareyi anh- 
yamadim. Hurifiler ( 28 -j- 32 =60) oldugundan «^-l » i bu sureti e ademe tatbik ve Isanin 
§amdaki altmis argm tuliindeki ak' menareye niizuliinii de boylece te'vil ederler. Ihtimal, 
Idrisi muhtefi de buna isaret ediyor. Yiiz tmaph eadir da boyle.. Hurufiler, 28 harfi bast- 
ederek 72 ye iblag ederler ki 72 esma ve 28 musemmanm mecmuu 100 olur. Insanm da 
el ve ayag-inm mafsallari 28 dir. On parmak ve on tirnak ile 48 eder. El ve ayak ayelerile 
50 eder. Ayni veehile obiir tarafi da 50 ve mecmuu 100 olur ki Musanm yiiz tmaph hay- 
mesi buna remzdir. Bu hususta " Gavidan name ve Cavidan gerhi Diirri yetim „ de Ask- 
name „ de ve sair Hurufi kitaplannda tafsilat vardir. { Arsnamenin C£?*j >^* *••»■ £< *£ 
Vj** !>\ u »*ii\ ■ £_ jtf» j**} jCi "•>■} j' »L>.< •*.».>• 5 l - ve j-i.*- tlr^j bahislerine ve Askname nin 
5 inci ve bilhassa 6 m baplarina bakiniz.. Sa: 29, 31 — 32. ] Esasen Idrisi muhtefi' nin 
kitabimiza dercettigimiz gazelinde de Hurufi akidelerine pek vazih bir surette tesadiif 
. etmekteyiz. 

Fir'avn, hakikatta bu'd ve gayriyetin miimessili olup ma'dum bulunan Mertebei 
vehim = §eytan, Nefs; yedi bagh yilan da nefis meratibi olsa gerek.. Ak sakalli avret 
Diinyadir. Peygatnbere de Mi'rac gecesi kadm §eklinde temessiil etmigti. Yetmi§ iki dilli 



» 



Idnsi muhtefi' nin bu §i'ri, emsali arasinda hakikaten sumullu ve 
giizeldir. 

Idrisi muhtefi' nin bu sathiyesinden ba§ka bir de §u gazeli mevcuttur: 

Iktida e den salati daime etmez kuut ' - 

Kiblesi ademdir amn dembedem evler sucut. 

Kegfolup veghine ve^hi nia' nevinin sirlari 
Yedi hat ol:.£-H ^ oldu ana Haktan suhut. 

Goriiniir vechi misali beyti ma'mur zahiren 
Mevzii Beytiil mukaddes, .hagri ervahi ciinut. 

Alemi mutlak, mukayyet menzilini tayyeder, 
Menzili Ruhul kudiistiir alemi sirn suflt . 

Cami kesrette sarabi vahdeti icen miidam 
Mestii medhusi Hudadir anlamaz bfidii nebut. 

Bt vuzudur ol fakih kim masivadan el yumaz, 
Hakki mevhumdur peresti§ ettigi andan ci sut?! 

Uyma amn kavline zerku riyadir sozleri, 
Ici hannas ile vesvas, tagrasi nefsi kuyut.. 

Virdidir Jy>_ ' jlS ; zikri jy£)! > jU 
Dahleder erbabi halata o hal ile hasut.. 

Secde eyler sureti rahmana « Idris »her nefes. 
Kiblei tahkike erdi erigip fazh vedut... 



Gerek bu gazelde, gerek §athiyede „ Yedi hat, v^ 11 ^ sureti 
rahman, yiiz tinaph gadir,, gibi Hurifi telakkileri vazih bir surette go- 
riinmektedir, Hele gazelin son misraindaki " Fazh vedut,, terkibindeki 
iltibas kabiliyeti cidden dikkata §ayandir. Fakat bunlarla idrisin Hurufi- 



diidiik, yetmig iki millete tefhim olunan sirdir. §arktan garba top atmasi ile d e zuhur 
ve butfinu anlatiyor. Ugradigi mektep, irfan mektebi; halife sivri sinek, Rehber; hoca 
pervane de a§k ile mevhum viicudunu ifna edip Hak ile baki olan ehli tevhittir. Alaimi 
sema, Hiiviyyeti n.utlakamin nasuti suver ile zuhuru, bin biyikh balik ta layeienahi taayyii- 
nat ve §iiunu olacak.. Nuhun gemisi « 5J> \fc tili j«j J&. \fj j' ^jf' ^*«-» Jis &s. J-»' Ji* » 
hadisi mucibince ehli beyte temessiik, tevhidi zevkan ve suhuden anlamaktir. Esasen bu 
gibi geyler, samiih anlayigma gore te'vil edilebilecegi icin yazihyor gahba.. Ben de bu ka- 
dar aniaya bildim!.. 

Maruf ve meshur sofilerin cogu boyle gathiyat yazmishr. Mevlananm 

matla'li gazeli de bu kabildendir ki §emseddini SivasT tarafmdan serhedilmigtir. [ Ilk 
Mutasavviflar. Sa: 333] Soii Melamilerden de boyle geyler yazan vardir. 



128 



Ikinci devre MelamTIeri 



ligini iddia edemeyiz. Oglan §eyh Ibrahim. E. yi anlatirken de bu hususa 
temas etmistik. Maamafi, Hurufiligin bash basma ya§ayamayip tarikatlara 
ve bilhassa Bekta§ilik, Mevlevilik ve Melamilige hului ettigi ve Oglan 
§eyh Ibrahim E. gibi Melami buyuklerinin Fazh Hurufiye ve Hurufilige kar§i 
hurmetkar bir lisan kullanmalan nazan dikkata ahnirsa mes'ele tezahiir 
eder. La'li zade merhum da, Besjr aganin hemsehrileri arasmda bir cok 
Hurufilerin de bulundugnu ve bunlann agayi ziyaretleri kilii kali badi 
oldugunu kaydediyor [1]. Fakat bu bir kac sozle Melamilerin tamamile 
Hurufi olduklarmi iddia, pek fahis, bir hatadir. Yalniz tekrar edelim ki 
Hurufilik, diger tarikatlara oldugu gibi Melamilige de hului etmis ve 
bunun neticesinde Melamiler, Hurufilik akidelerini esasi bir akide olarak 
kabul etmemekle beraber ademi mufritane bir surette takdis eden bu 
meslege nim mutemayil bir vaz'iyette kalmisjardir. 

Idris! muhtefiden eeyzalanlar 

Bezci zade Mehmet Muhiddin E. 

Konyahdir. Evvela Halveti iken bilahara Istanbula gelip Idrisi muh- 
tefiye intisap etmis. ve tekrar memleketine azimet eylemi§ti. Birinci Ah- 
met zamanmda ikinci defa olarak istanbula gelip o zamanlar Dariisseade 
agasi olan Mehmet aganin Fatikte Car§ambada yaptirdihi zaviyenin 
§eyhi o'mustu. Idrisi muhtefi tarafmdan kalbe bakicilik, ya'ni miirsjtlik 
hizmetine tayin edilmistf. 1020 de vefat etmi§ ve Uskiidarda ahbabmdan 
birinin bagcesine defhedilnli§tir [2] . 

[1] S^rgiizst; Saf 54 

[2] Ayvansarayi Vefeyat'mda Bezci zadenin defnedildigi mahallin, Hiidayi geyhle- 
rinden §ekuri E. nin tekkesi oldugunu ve bn tekkeye ilk defnedilen zatm Bezci zade bu- 
lundugunu yazip; Muhyi'nin v aJ1 ji* e bir de serhi vardir; diyor. 

Melamiler, yokanda yazdigimiz gibi bir bagceye defnedilip oraya bir zaviye yapildigmi 
soyliyorlar. Bilahara Bolu'lu Ahmedi Bayrami dervislerinden Himmet E. gelip bu dergaha 
seyh olmustur. Himmet E. Bayramiyeden « Himmetiye » kolunun miiessisidir. Vefati 1095 
tedir. Tahminen 50 sene evvel Tophane muhasebecisi Husni E. bu dergahi tecdit ve 
i'mar eylemistir. Himmet E. nin miirettep divam vardir. Yazma divaninin " j „ harfinden 
sonrasmi son seyh olan Himmet zadelerden Dr. Abdullah Nasih B. nasilsa kaybetmistir. 
Himmet E. miile?erri' bir zattir. Siirleri mutavassitanedir. Melamilerdeki coskunluk ve 
acikhk, bunda goriinmiyor, Hece ile yazdigi ilahiler giizeldir. 

Badi sabaya sorsunlar; Canan elleri kandedir? 

Bilenler haber versiinler; Canan elleri kandedir? 

ve biitiin ttrkkelerde makami mahsusile okunan 

Vakti seherde Acilur perde; 

Diistiigiim yerde Derman sendendir! 

ilahirleri meshurdLr. Bir de siiiukten dahis gayri matbu' mensur risalesi vardir. 



Ikii 



Mela 



129 



"Muhyi,, mahallesile soylenmi§ giizel sjirleri vardir. Mustakim zade 
aruzla yazdigi §u na'ti risalesine dercetmi§tir : 

* 

Arzet cemalin goreyim ey mahi taban Mustafa ; 
Ref'et nikabi ruyini.semsi dirahsan Mustafa! 

Hakkm sen oldun mazhan, sensin kamunun rehberi ; 
Seni seven olur veli gevherlere kan Mustafa. 

Eren sana erdi Haka, ask zencirin boyna taka; 
Ta Hak cemaline baka ey nuri siibhan Mustafa! 

Seninle oldu aftab, gonderdi Hak sana kitap ; 
Asiklara fetholdu bap ey derde derman Mustafa ! 

Metheylemek seni muhal, meddahin oldu zulcelal ; 
"Muhyi,, kuluna kil visal ey hakka mihman Mustafa! 



Biz de eski, fakat tarihi belli olmiyan bir conkte [1] buldugumuz §u 
guzel na'tini yaziyoruz : 

Cammda benim aski Huda olah peyda; 
Mahvoldu derunimde ne kim var ise sevda ; 
Sayyadi miiradim edeliden beni sayda 
Oldu bu goniil sevk ile bulbiil gibi seyda ! 

Su gibi revan oldu diler kim bula yari ; 
Derdine devalar kila Allah kila yari ; 
Terketti biitiin ask ile namus ile ari ; 
Oldu bu goniil §evk ile biilbul gibi seyda. j 

Dil zevrakini zevk ile deryalara saldi ; 
Gayvas oluben a§k ile a§k bahrine daldi ; 
Bu diirrii cevahir toziiniin kanim buldu ; 
Oldu bu goniil sevk ile biilbiil gibi seyda! 

Canan elinin canlarmm cam Muhammed ; , , 

Sultan elinin hanlannm ham Muhammed ; 
Ben dertliiye kilsm deyu dermani Muhammed 
Oldu bu goniil sevk ile biilbul gibi seyda ! 

Daim okuyup canii dilim na'ti Muhammed ; 
Gayette safa verdi bana sevki Muhammed ; 
Kalbimde tarakki edeli aski Muhammed 
Oldu bu goniil sevk ile bulbiil ' gibi seyda! 



Muhyi'nin divaai da mezkfir dergahta imis. Fakat Dr., seyh .Nasih B. ademi malfimat 
beyan etti. Ceddinin el yazisi divamni kaybedecek kadar alakasiz bulunan Nasih B. ihtimal 
bu kiymetli divam da. kaybetmistir. Yahut ia ijapadaki tekkede yanmiftir. 

[1] Bu conk, Molla Miirat, kiitiiphane.si , hafizi kutiibu Hazmi B. e aittir. 

Melamiler — 9 



130 



kinci devre Melamileri 



Derd ehli bilur aski hakiki ne safadir ; 
Her tiirlii bela, cevrii cefa, ayni vefadir ; 
Fehmetti heman derdine Hak dari sifadir, 
Oldu bu goniil a§k ile biilbiil gibi seyda ! 

"Muhyiddin,, uyar meclisi tevkitte ho§ avaz; 
Biilbiil gibi giilgende ediip nagmeye agaz ; 
Ciin aski ilahide sana ke§f ohcak raz 
Oldu bu goniil a§k ile biilbiil gibi seyda ! 



"MuKyi„ bilhassa Hece vezninde muvaffak olmu§ bir §airdir. Su 
ilahisi, hemen butiin tarikat ehlince bilinir; Mukabelelerde daima soy- 
lenirdi : 

Hak ismin okur dilimiz.. 
Hazrete varir yolumuz.. 

Tiikenmeyiz kirmak ile ; 



Zahit, bizi ta'neyleme ; 
Sakm efsane soyleme ; 

Sayilmayiz parmak ile ; 
Tas,ramizdan sormak ile 

Erenler yolun giideriz ; 
Gazayi ekber ederiz, 

Erenlerin coktur yolu ; 
Goren bizi sanur deli ; 

Tevhid eden deli olmaz; 
Her seher a§ilur solmaz ; 

"Mnhyi,, sana olan himmet ; 

Elif, Allah; Mim, Muhammed; 



Kimse bilmez ahvalimiz.. 

Cekiliip Hakka gideriz ; 
Imam Ah [1] dir ulumuz ! 

Ciimlesine dedik beli ; 
Usludan yegdir deiimiz ! 

Allah deyen mahrum kalmaz ; 
Bahara erer giiliimuz ! 

Ajik isen cana minnet ; 
Kisvemizdedir Dalimiz ! [1] 



Maalesef bu kiymetli sairin divammn yegane niishasi, arzettigimiz 
g-ibi kayboldugundan eliraizde bir kac manzumesinden baska eseri 
kalmami§hr.. 



TIFLI AHMET £ELEM 

Tab'i metin, lisani selis, iistat bir sair olan Tifli, Tirabzonda dog- 
mu§tur [1]. Babasi Abdulaziz E. isminde bir zattir. Heniiz cocuk denecek 



[1] imam Aliyyurrumi: idrisi muhtefi ; Haci Ali B. dir ki imam AU lakabile de 
anihrdi. 

[1] §eyhi ve Mustakim zade (Tezkiretul Hattatin), Istanbullu oldugunu sSyliyorsa da 
diger menba'lar ve bilhassa Safai, Tirabzon lu oldugunu kaydediyorlar. 



Ikinci devre Melamileri 



131 



bir ya§ta iken tabiati §i ? riyesini izhar ettiginden Tifli tahalliis etmi§tir[2]. 
Butiin tezkireler, Tifiinin §airligini methetmekte muttehittir. Riza, bu sairi 
"Taze gu„ lukla tavsif [1] ediyor. 

Tifli, ayni zamanda §airli|-ine muradif olarak "§ehname hanlik,, ve 
"Meddahlik,, la da meshurdur. 

SafaT, Tifli hakkmda "01 asrin suarayi zevil ihtiramindan, alelhusus 
§ehname hanhkta ve sergiize§t naklinde bi naziri ruzgar ve meddam 
^irinkar ve meclisi belagatta pehlevani ruzgardir,, [2] dedigi gibi 
"Salim„de miistakillen Tifii'den bahsetmedigi halde 1120 de vefat eden 
"Kirimi Mehmed„in tercemesini yazarken "Tifli merhum kadar sergiize§t 
soyler bir ehli tab'u ma'rifet perver idi„ diyor [3]. Giifti'de tezkiresinde 
Tifli'nin §airligile berabar meddahhgmi ve §ehname hanhgmi zikretmek- 
tedir [4]. §eyhi, Tifli'nin "Bi nazir §ehname„ okudugunu ve "Bazi ser- 
giizesti olmak uzere muhteri' ve bedihi hikayati muhayyele nakl„ ettigini 
ve bu suretle Dordiincii Miiradin nedim ve manzuru oldugunu soyler. 
Evliya celebi, Tifli'nin §ehname hanhgini kayt ve boyunun uzunlugundan 
dolayi kendisine "Leylek Tifii,, dendigini ilave ediyor [5]. 

Tifli, ayni zamanda siiliis, nesih, ta'lik ve Acem kirmasi ta'likte 
mahir bir hattattir. Padisah ve rieali devlete bir cok kitap yazmi§tir [6]. 

§eyhi ve Safai; §airlik, hatttahk ve bilhassa meddahlikta §6hret bulan 
Tifli'nin gumriik ve evkaftan aldigi vazifelerle miireffeh bir halde omur 
.surdiigunii bildinyorlar. 

Tifli, 1070 tarihinde vefat etmistir. Ostat sairlertmizden Naili, vefatina 

Tifli kulunu eyliye ukbada Huda 
Maksure ni§ini huldu magfuri ebed 
Tarihi vefatim demis, maderi dehr : 

tarihini soylemi§tir. Silivri kapuda Hamza Bali'nin civannda defnedildigini 
ve ta§mda aknbasindan Nazmi Mehmet E. nin[7] soyledigi §u tarijiin 

[1] Tirabzon §airleri "gayri matbu,, : Hamami zade Ihsan B. E. 

[2] Sa: 63 

[3] Sa: 239-240 

[4] Sa : 568 

[5] Tiirkiyat mecmuasi. Cik: 1. "Meddahlar : Prof. Dr. KSprulii sade M„ Fuat B. E.„ 
;Sa : 32-33 Tirabzon §airleri : Hamami zade Ihsan B. E. 

[61 Cilt: 1; Sa: 671 

[7] Tuhfetiil Hattatin. Gilt : 1 ; Sa : 60 - 61. 

[8] Nazmi Mehmet. E. Halveti geyhleriaden Abbiil Ahat Nuri hulefasirtdandir. 1065 te 
Yava§ga Mehmet aga zaviyesine §eyh olup 1112 de vefat etmi^tir. HaJyetj geyhlerinin ter- 
«cemei hallerini bildiren ji>ltjU» ve i>^"iW^ ismindeki eserleri ittfeghu.rdur, "S^lim tezki- 
jesine miiracaat! Sa : 672 — 675.,, 



132 



Ikinci devre MelamTIeri 



mahkuk oldugunu mustakim zade, Risalei Melamiyesinde bildiriyort 

■$>) t^l jaU. oVi z_hfj u-^" 
«AJU (£J&1 ^j>e <->ffjf li&i* tiU-jU-j" 

•Jjl fl^j- (^L V \ liAC- c^>- t5^ : > 

'£_.jl» 0"_^ ,^Jii 4«>- kjl"^- 4i_l Vj 
- 1070 



Safai, Tiflinin vefatmi 1074 te gostermektedir. "Hammer„de Tiflinin: 
vefat tarihini 1074 olarak kabul ve "Rieu„ katalogunda bunu teyit edi- 
yorsa da[l] yukandaki Naiii'nin rubaisile Nazmi iv ehmet E. nin nazmm- 
daki tarih misra'lan 1080 senesini gosterdiginden ve aynca Mustakim 
zade de bunu risalesinds tasrih eylediginden her halde 1070 te oldugii 
muhakkaktir. 



Siileyman Faik E. mecmuasinda Tifli'nin Melamiligi mukayyet oldugu 
g-ibi [2] Mustakim zade de Risalei Melamiyei sattariyede Idrisi muhtefi'ye 
miintesip bulundugunu tavzih ve San Abdullah E. nin gece giindiiz hem 
sohbeti oldugunu tasrih eylemekte ve "Beynel ihvan tab'i serifleri me§- 
rebi f enaya mail oldugu malum,, bulundugu kaydmi da ilave etmektedir[3],. 

Tifli, divanmda 

Dagitmi§ turrei mii§kinini cini cebin iizre; 
Yine bir le§keri fitne do§enmi§ miilki cin icre ! 

matlai ile baslayan 10 beyitlik bir kaside ile San Abduliahin kadrinf. 
tebcil ettigi gibi bir sakiname ile de Melamiligini sarahatla bildirerek. 
silsilesini kaydediyor. Mustakim zade, bu sakinameyi risalesine alrm§tu\. 
Sakiname §6yle bashyor: 



Ey sakii turfekar berhiz; 

Ey mugbece, cami ey'le gerdan; 



Berhiz eya sitize engizt 
Goster yine mu'cizati ihsan! 



[1] "Encyolopedie de L' islam,, Tifli maddesine bakimz! J' 

[2] Meddahan: Sultan Mur adi rabi' han zamani devletinde.miisah.ibi §ehriyarT olan Tifli' 

E. Tarikati Bayamiyeden §arri -mahir olup.. "Meddahlar makalesinde Tifli'ye ait ehemmi- 

yetli' malumat vardir. Tiirkiyirt ■mecmuasi; Cilt : 1; Sa: 31 -34, Kopriilu zade M. Fuat B.E-.„, 
[3] Sa: 74 - 



Ikinci devre Me'amileri 



133 



Olsun yine nahli tura sani ; 
Suzi dili eylesiin ziyade 



Yansm bu dirahti iistuha.ni! 
Envan tecelliyati bade ! 



Daha a§agida ademin kemalatina ait su beyitleri okumaktaziz: 



Ademdir olan cemale mir'at, 
Adem, mihri ciha.ni candir, 
Ademdir o zati paki kevneyn, 



Ademdir olan mufizi ayat! 
Mir'ati zeminii asmandir ! 
Sultam seriri kabe kavseyn.. 



Sonra Peygamberi medih ve sirasiyle Haci Bayrami veli'ye kadar 
ve Haci Bayramdan kendi zamanma kadar Melami silsilesini yaziyor. 
Mustakim zade, Idris hakkinda 



Miistagraki nuri zat Idris; 



Firdevsi tecelliyat idrts. 



Dedigini yaziyorsa da bu beyit, Atif E. kiitiiphanesindeki niishada [1] 

Miistagrakl nuri zat Hace Firdevsir tecelliyat Ha.ce. 

seklindedir ve dogrusu da budur. Qiinki; bu beyit. Ankarah Husamed- 
dine ait beyitten sonradir. Husameddinden sonra Melamilere gore Gav- 
siyyet Bosnah Hace Hamza'ya gecmi§tir. Tifli, bu beyitte Hace Hamza 
Balfyi zikrettikten sonra Idris hakkinda 



Kendi mahfi, kemah peyda; 
Ta vasl ola intihayi rahi; 
§imdi o s,ehinsehi velayet, 
Gahi ki eder niihufte divan 
Ol mihri kerem ki lutfu coktur, 
Ey «Tifli» i bimedar §ad ol; 
Ol mazhari kamili tecelli ; 



Can, a§iki ruyi rflhi yekta... 
Mahfi gerek a§iki ilahi!.. 
Ahbabma eylemekte himmet., 
Ol devlete evliyadir erkan. 
Bah§ayi§inin hisabi yoktur. 
Ey bidilii bt§i'ar §ad ol! 
Bir giin seni de eder teselli. 



deyip sonra Melamete 1050 de vefat edip Lamekani Hiiseyn E. nin 
yamna defnedilen Hakiki B. den intisab ettigini de 



Ustadi fakihdan Hakiki 
Hahi§geri agk olup hevesle 
Evsafin ediip medan kurbet 
Oldu huneriyle paku tahir, 



Hassani suhanveran Hakiki; 
Dil §em'ihi yakti bir nefesle. 
Sahip kerem eyledi mahabbet., 
Kalbinde hakikat oldu zahir. 



beyitleri ile bildiriyor. Hakiki B. Tifli'nin dedigi gibi "Hassani suhanve- 



[1] 2085. 



134 



Ikinci devre Melamileri 



ran„ degilse de tabiati §i'riyesi vardir. Mustakim zade, Risalesinde bir 
agzelini almi§tir[l]. 

Tifli, bu sakinameyi her halde tdrisi muhtefinin hayatinda, ya'ni 1024 
senesinden evvel yazrm§tir. §i'rini §6yle bitiriyor: 



Ey «Tifh»i dil bedesti gayret; 
Derdi dili zara eyle tedbir, 
Ey masnki aftabi tevhid; 
Ey camii her zuhuri evvel, 
Birden bire nuri evliya hem 
«Tifli» kapunu penah edindi; 
Bu bendei bi viicudu kul et; 

Baki ki cihanda var hevestir; 
Ben mucrime eyle destgiri 



Ummidini kli karini himmet! 
Ol dest kiifayi dergehi pir! 
Ey mazhari sirn sirrl cavid; 
Deryayi muhiti nuri kiimmel! 
Zatmda gortzndii ta belidem! 
Didarim secdegah edindi; 
Na layik iserri de sen kabul et! 

Senden bana bir nigah bestir. 
Na balig tut bu abdi piri! 



Tifli'nini miirettep divam vardir [2]. Bir divamnin da "British Muse- 
um,, da bulundugunu "Encyclopedie de L' islam,, dan ogreniyoruz. 
"Nedim,, de Tifli'yi okumu§, sevmis. ve su gazelini tahmis etmistir: 



Meh pertey^ alur tabisi vechi hasenimden ; 
Cem'iyyeti ogrendi niicum enciimenimden ! 

Erbabi fusimu sahare aciz olurlar 
Qe§mi siyehi caduyi Harut fenimden ! 

Baktikca benim ayinei ruyime tuti 

Meski suhan eyler lebi §ekker §ikenimden! 

Hubani eihan nazim alemde <jekermi 
Bir kerre alan busemi sibi zakaninden? 



[1] Firkatindan alemi tuttu feganm gel yetij; 
Tende camm kalmadi, ruhi revanim gel yetisj 
Vaktidir can veresin cansizlara hem<jiih Mesih 
Qare kil ey nutku hayyi eayidamm gel yetis! 
Diismugem bahrj gamm' ka'rine gavvas olmusam 
Diirri vaslm isterem ey bahri kamm gel yetif ! 
(Jekti girdabi gamm aldi viieudum zevrakm; 
Kil meded ey dosti desti Lamekamm gel yetif; 
Zulmeti zulmi felekten bu «Hakiki» bendeni; 
Kurtar ey mihri cihan sahip zamanim gel yetis! 
Melamiyei sattariye. Sa : 64 

[2] Tifh'nin divamnin muhtelif niishalari hakkinda Hamarni zade Ihsan B. E. nin «Tirab- 
zon gairleri» nde malumat vardir. 



ikinci devre Melamileri 



135 



"Tifli,, bu gazel ol giizelin miintahabidir 
Mecmuai eg'ari selisi suhanimden!.. [1] 

S 

§eyhi, §akayik zeylinde bir kae gazelile beraber su gazelini de 
almi§tir: 

Dil, kenduyi ol husrevi hiibana diisiirdii; 
Bir gevheri pakizeyi ummana diisurdii ! 

Rahfi emelim aldi inani dili elden, 
Ahir siirerek vadii hierana diisiirdii! 

Ey asiki avare yetif kuyi nigare; 
Agyar o mehpareyi mestane diisurdii! 

Vasfeyler iken gahi zenahdamni " Tifli „ , 
Ruhsarina bir matlai sahane diisiirdii! 

Tifli hakkindaki miitaleatimiza Riza'nin Tezkiresine intihap ettigi §u 
giizel gazelini de yazarak nihayet veriyoruz : 

Vereli bagda revnak giili al iistiine giil, 
§ehlevendim takinur kirmizi fal iistiine giil, 

Hasidir var ise sultam baharm giilgen; 
Jale nakdini alur sal besal iistune giil ! 

Damen efsan yetif ey bulbiili suride yetiig; 
£ikti gulfende seri §ahi nihal iistiine gul! 

Da^lar sinede; dil nalede.. guya kodular 
Kafesi bulbiili suride mekal iistune giil ! 

§i'ri ustaddaki giilleri seyret " Tifli „ 
Doktii evrakmi bir abi ziilal iistiine gul ! 



SEYHUL ISLAM MUSTAFA EFEKDI (EBOlMEYAKHN) 

953 te tevelliit etmi§, iki kere mesihat makamim i§gal eylemistin 
tkinci defasmda 1011 de §eyhulislam olup 1013 te azledilmis ve o sene 
vefat etmi§tir. Kabri fatih camii haremindedir.[2] 



11] Nedim divum. ( Halil Nihat B. F. nin nesrettirdigi ) Sa; ]29— 130. " Lugat^ede 
Tifli maddesinde sair hakkinda muhtasar malumat vardir. 5a: 303 — 304. M> 
123 llmiyye salnamesi 1334. Sa: 431-432 .. 
Mustakim zade merhum 1015 tarihinde vefat ettigini yaziyor^ 



136 



Ikinci devre MeiamTIeri 



iZNIKLi FAZIL ALI EFENDI s 

Sevh edebali ahfadindandir. Siitlucede ihtiyan ikamet etmi§ti. Sultan 
Ahmtde bu zat ku.c kusatnrushr. Alim. ve f M bir zat olup «/£- > J* 
§ erhi, kaza ve kadere ait risalesi ve sair asan vardir. 1018 de vefat 
etmi§tir[2] . 

SADRI AZAM HALIL FA§A s 

Birinci Ahmet, birinci Mustafa, ikinci Osman, diirduncii Miirat za- 
manlarinda sadarette bulunmu § tur. Son vezaretinde Abazaya^ ve Irana 
serdarolup Erzurumda magiup olmakla gazabi P^^. u ^ a ™** e 
istanbula gizlice gelip mensup oldugu Aziz Mahmut Hudannn I^skudar 
daki dergahina si&inip ' §eyhin tavassutiyle affedihmstir 1040 tanhinde. 
vefat edip Hudai tekkesinde yaptrrdigi turbeye defnedilmistir. 

Bu zfttan da tdrisi muhtefiye intisap etmis bulundugunu Abdullah 
E den hikayeten La'li zade merhum, Sergiizestinde haber venyor. 



HACI HUSEYN AGAs 

Sarihi Mesnevt San Abdullah E. nin babah^dir. San Abdullahm 
Melamilige duhulfine bu zat, vasrta olmustur. 1040 da vefat edip Idnsi 
muhtefinin merkadi civanna defnedilmistir. 



SARI ABDULLAH 
Magnp sehzadelerinde^ 

t^r^^^^^^- ™ ~ bira - 

i§ tirak etti. 1037 de Reisul kuttab jlan ^ ^^ian sonra 1047 
azam Halil Pa § a ile beraber aztedddi. Habl ^ n refakat etti . 

de Relsurrikab olup Bagdat ;^^ d ; Hn f^ CU ede „ San Abdullah E. 
ikinci defa Reisiil kuttaphk memunyetim ihraz eden 
1065 tarihinde siyasi hayattan cekildu babahffi Haci Hiiseyn 

Halil P vasitasile Aziz Mahmut Hudaj E. y e, babaiigi 
aga vasitasile de Melamilige intisap etmistir Abdullah E. 

La'h zadenin Serguzes^ baba-nd», ^ ^ 

den naklettigine gore Huseyn aga, bir J nn M zat efendiye 

cesmede ^f^^^^ ■££ soL ^nd'ine gelince 
nazar etmisler; Abdullah E. binu§ omp _ Qa li§tigim goren 

SitW-ss =t^v fakat "' 

cok zevati Melamet nesvesile yehfiirmistir. 



[2] izmkh Ali E. nin Halvetiyeye 
mukayyettir. Cilt : 1; Sa: 116-117 . 



de miintesip oldugu " Osmanh mi* 



ellifk 



nde 



[1] Melamiyei §attariye. Sa : 85-86 
[2] Sa: 86-87 



1 38 



Ikinci devre Melamileri 



ayak ta§inda keza ta'lik ile 



AU ,. , 1071 ae ve fat etmistir. Kabri, Topkadudan Maltepeye 

j-Csl aIiI-a^ £>.j~<»- 

: -r jj ^ -4-*^'^ 
jkl J* i £*" 

""""f , M « H a , ali zadelerden Seyyid Abdullah(1139) Anadolukad,- 
Mezkur sofada Lah zaaeierocn a yy Mehmet Ab- 

dulbaki (1165) [3] Mei nn ncahnden «•£"£"*, Arlf E . (1295), keza 
rinden Mirefte'li Abdullah Huhs, E. (1302) Ayan^ E . (134 7) medfundur. 
Seyyid Muhammed Nurun hahfe lermden Hac, I* aksud ( , .^ 

. ^^^^rC^^ Te m0m eyy iZ „ -beta- 
^turlu tsuS af^at, Me.an.iyei .allanyede aynen nauhav- 

htle b* kol »e syak», bir ?,»f .f"';.,,,^,,, ^bkleri.e i 5 lr=.tir. Bil'— 
„rketbkl™,., Hakk. t,„»»l« teJ .m ^ P » '' ^„^ „) lit ol» bu .^.n »u 



gecemiyecegim : 



^a-- 7 y J"»-^ 3 ^ &" ^ h 



• - Q Ah^llahln 1071 Recebinde vefat eitigini k ydediyorsa da 
[2] "Sefmetlir ruesa,, San Abdnllahln IUM Ues g_ Sa: 2 2„ 

kitabedi 23 Safer yazihd, ve tabu do grUS u biadur. Sef.netu 

[3[ Vefeyat: Ayvansarayi. Sa : 145 



Ikinci devre Melamileri 



139 



n •• - hPtle de Nisan [1] Abdullah E. nin vefatma § u gu- 
rerdir [1]. Bu munasebetle ae lNisariL.j 

zel tarihi s6ylemi§tir : 

Yazrk ser § i § ei bezmi bahamtam alemden 
yLl kald^ bir zerrin kadeh rindi ecel nagah, 
Ki va' ni baharu vahdet Abdullah efendi fam 
DiJi tabW oUu f tu buyi Wrifet dilbah.. 

Be ? Tr olup sabay! subh g ahi ^ n ^\ 
M^Smi rto piir feyzi tebsir eyhye Allah. 
Makaml ba g > cennette ^V olsun; 
Vannca kurbi Hakka ruhuna iman ola hemrah.. 
«Nisari,, fevti icin bSgbani dil dedi tarih: 



Naili de 



1701 



Vakti rihlette dedim Nailiya tarihin: 



tarihini soylemi§ti 



r. 



San Abd»,,ab E. nia «-* *^^™fZ%!Z 
sindeki kiymettar mecmuada u, kas des. ^^ naMnndan 

arabi hakkmda plup § 6yle ba § liyor: 

Nefes urdu Hiiviyyetten yine enfasi r^rnanT; 
Maarif cevherin att. kenara bahn «ibhanu 
Zehi dervay, mutlak kim ana yok had J^ 
Zehi bahrt hiivel hak kim dd» yok haddu payam. 



Veiayet hatemi ankay! mugrib § eyhi ekber >im 
Hakikat ma § nkmm oldurnr hur §I di rahgam.. 
Geturmu ? tur Fusfis i 5 re kelim ezvafam cerna 
Ki ayni cem'i Ahmetten olarm aldi ayam. 



S ^ dJL-» -n ikinci ni.inda ^^J^^^t 
bakmizll 



140 Ikinci devre Melamileri 

Pes evvel Adem ataya cemi esmayi bilmekte 
Velf ogul gibi sen varis olgil ey ata cam; 

Pes andan sonra ger §is'in olursan ilmine masdar 
Kalup meyte gibi bisek edersin neisin (£»*) ruhani. 

Eger deryayi tenzihin olursan Nuhi sebbahi 
Edemez ehli tesbihin zarar bil sana tufam... 

Cii Ferdiyyet makammda viicudun edesin ifna, 
Doga ruhi Muhammedden sana bir sirn pinhanT 

gibi.... 

Diger kasidesi 48 beyittir. Matlai budur: 

Beyti ma'mur ister isen sen dili danayi gar; 
Mescidi Aksa dilersen dergehi Mevlayi gor! 

Ueiincu kasidesi de: 

Evliyadan ey goniil almak dilersen rengii bu ' 

Yokhgile Tleru gel varhgmdan ol beru! 

beytile ba§hyor. 31 beyittir. 

Husamiye yazdigi tahmisten iik ve son bendini de yaziyoruz: 

Tariki diinya' olup ey dil kamu sevdayi ko ; 
Gel sarabi agki nuset bu kuru gavgayi ko : 
»(j,- Z> } Sd £ ( _ r i3 fam ol, ifnayi ko ; 

Giijseni cennet dilersen kiilhana bakmayi ko ; 
Yan giil vech ister isen giilsene bakami ko ; 



Gel sen « Abdullah», cii geldin bu lena bazarma ; 
Yokluga sat kendimu, bakma cihan giilzarma ! 
Tut miicella kalbini mazhar ola envanna ; 

Ey «Husarm» on sekiz bin alemin esrarma 

Ciinki mazhar diistii gonliin gec bu huyii hayi ko ; 

San Abdullah E. nin 

Hudaya hamdi bi gaye ki lutfu bi nihayettir ; 
Salat olsun rasuline kim ol hatmi risalettir. 

matlai ile basjayan ve 105 beyit olan '* J^HiJu* » kasidesi Melamiler ara- 
smda pek me§hurdur. 



San Abdullah E. Idrisi muhtefinin vefatmdan sonra Haci Kabai'ye 



Ikinci devre iM^Iamileri 



14:1 



biat etmi§tir. Kabainin vefatmda Sadnazam Halil P. ile seferde idL 
Bu. seferde Pa§a ile beraber Padi§ahin gazabma ugrami§lardi. 

Gizlice istanbula gelen Halil P. Aziz Mahmut Hudai tekkesine iltica 
etmi§ ve Aziz Mahmut. H. nin §efaati ile afvedilmi§, San Abdullah E. yi 
de Koca Mustafa P. §eyhi afvettirmisti. Bundan sonra San Abdullah 
'E. Be§ir agaya da biat etmistir. Mustakim zade, risalesinde La'li §eyh 
Mehmet E. nin el yazismdan naklen — Mehmet E. de bizzat Abdullah 
E. den dinlemis, — bu biati §6yle anlatiyor: 

Padisahin gazablndan korkup gizlice koyden koye Istanbula geliyordum. Bir koyde 
musafir kaldigim aksam, yatacagim siralarda mabeyn kapusuna bir u§ak gelerek hammm 
benimle gorii§mek istedigini ifade etti. Bizzarur razi oldum ; fakat ev sahibesinin bir fa- 
hise olmasi, yahut tan'mmis olmakhgim ihtimali ile bi huzur idim. O sirada hanim mabeyn.. 
kapusuna gelip kapu araligmda durarak bana 

— Abdullah E ; Ben yabanci degilim. Sizi bir kac kere Efendimizin huzurunda gor- 
diim. Bir sey soraeagim. Efendimiz intikal buyurduklari vakit kendilerindeki emaneti 
kime teslim ettiler? dedi. Ben, Kabai E. nin vefatim heniiz bilmiyordum. Dedim ki : 

— Vefatlarmdan bi'ie haberim yok. Yerlerine kimin kaim oldugunu nereden bilecegim! 
Ikimiz de Allahtan hidayet temenni edip aglastik. 

Istanbula gelip afvedildiktea sonra Sahibi zamani aramaga basladim. Bir giin miite- 
essirane Haci Kabai E, yi ziyarete gitmistim. Kabir yamnda Besir aga'/i bir kac kisi ile 
otururlarken buldum. Yuziine bakmca nazarmdan cezbelendim ve Gavs oiduklarmi kalben. 
tasdik ettim. Derhal gidip elini optiim. Yanindaki zat 

— Abdullah E; pek gec geldin! 
dedi. Ben de 

— Hamdolsun ; hacere, secere secde ederek gelmedim. Hakikatlarma miiteveccih ve. 
kabullerine miiterakkip idim. 

dedim, Yine o zat 

— Fakat bu kadar gecikmek sana yakismazdi. 
deyince Be§ir aga 

— Sen sus ; bu, zevk isidir [1].. 
deyip beni kabul ettiler. 

Bu menkabe Melamtierin ahvalini haki olmakla ehemmiyete §ayandir.. 



Mlilslm eserlerl s 



Sari Abdullah efendi hakikaten alim ve arif bir zat olup irfan haya- 
timiza eok biiyuk hizmetlerde bulunmu§tur. Asarinm muhim ve me§- 
hurlanm yaziyoruz : 

&£:. /> ji ^y: ■■ (mesnevi §erhi) : tiirkee ve be§ cilttir. Natamamdir. 
1287 de Istanbulda tab'edilmi§tir. 



[1] Melamiyei sattariye. Sa : 102 — 105 



142 



Ikinei devre MelamTIeri 



v;*!iJVj ; tiirkce ve gayri matfau'dur. 

jUJiiiu* : (kaside) : tiirkcedir. La'li zade Abdiilbaki efendinin ser- 
'giizestinin nihayetine ilave edilmistir. La'li zade, bu kasideye bir de 
zeyl yazmi§tir. 

sUij uj.ia >\yi\£>\j ■ tiirkcedir. 

Be§ bab bir hatemeden miirekkeptir. Ahvali siiluku, Eimmei isna 
aseri, hulefayi rasidini, Nak§iyye, Halvetiyye, Mevleviyye ve sair tarikat- 
lann silsilelerini, sofiyye ricalinin teracimi ahvalini ve nihayet Haci Bay- 
ram ve Emir Sikkiniden i'tibaren idrisi Muhtefi de dahil olmak iizere 
g-elip gecen melaini kutuplannin tercemei hallerini havi bir eserdir. 
1288 de Matbaai amirede tab'edilmistir. 

U-yiv>u "Ls^J «u-»viiV : §eyhi ekberin menakibini ve fiituhati mekki- 
yede melamet hakkmdaki akvalini cami' arabiyiilibare, gayri matbu' bir 
kitaptir. 

^uji^ir Enbiya, hulefayi rasjdin, ahvali kiyamet ve hasri havi tiirk- 
ce bir kitaptir. (jtjU'cr^- W : *- ; ii^ui*^) namiyle yazmi§ ; Osman zade Taib 
tarafindan telhis edilerek ueuncii Ahmede takdim edilmi§tir. 1283 te 
Cendei havadis matbaasmda tab'edilmistir. 

*.i^j ij>i *uj ;>_,»- ■. Z ati ilahi, ruh, hakikati insaniye, kader, ervah ve 
.saireden, hulefayi rasjdin ve Eimmenin tereemei hallerinden, Nak§ibendi 
ve Halveti silsilesinden ve nihayet Aktabi Melamiyyeden muhtasaran bah- 
.seden tiirkce, g-ayri matbu' bir kitaptir. Bagdat fethi miinasebetiyle 
Dordiincii Murat namina yazilmi§tir. 

^r-sM'iA* ^--v ■ ismi meyzuuna daldir. (Nur Osmaniye kiituphane- 
sinde). 

Uiifij/~j : Muraselatim Cevri'ye imla ettirmis/, bu suretle bu eser 
.meydana gelmi§tir [1]. 



|[1] Sefinetiir riiesa, Sa : 23 



SARI ABDULLAH E. DEN FEYZALANLAR 



— NESATt ahmet dede — 

Fehim, Nazim ve bilhassa Nailii kadim gibi cidden iistad ve mukte- 
dir sairlerimizin ustadi bulunan Nesati Ahmet dede, Edirnelidir. Mahlasi 
evvelce SemendT iken Safaiye gore kendisine Nesati mahlasim, takdim 
ettigi kasideyi fevkal'ade tahsin eden asrm §eyhul'islami, sefinei Mevie- 
viyeye gore Mevlana'ya yazdigi bir kasideyi begenen seyhi Aga zade 
Mehmet dede vermistir [1] 

Tezkirelerimiz, Nesatinin iistadligini takdirde miittefiktir. Safaiye na- 
zaran „Asnn suarasmdan es'an pak ve guftan tabnak bir sairi .sihraferin" 
[2], Rizaya gore " filhakika §uarayi zevil'itibardan olup peyrevi Nef'i 
olmagin e§'an suhu selis ve guftan kuhibi arifana enistir. „ [3] Asim da 
"Zeyli zubdetul es'ar,, da Ne§ati hakkmda "Nesati E. hakka ki ustaddir,, 

diyor. 

Giiftt tezkiresinde a &^ ^^V 1 -» ° l ~ °> l ^'V * serlevhasiyle Nesati 

hakkmda su sozleri soyliyor: 



Rumun ol soz ki ho§ bisattdir ; 
Etmede tab'i ma'rifet §inevi 
Etmedi dedi faviyam benam 
Bulmadi bir zamanda ruhsati rah 
Akibet ol miiridi ho§ ragbet 
Urdu meydam cerha bi perva 
§imdi megguli niikte damdir ; 
Noktai fi'rin etmede her dem 
Levhi irada nazmi hatirsaz ; 
Mektebi nazma ol edibi diger 
Her sozii ger<ji nukteyi cami' 



Eseri lehcei Ne§ati'dir. 
Mayei iftiharm Edrinevi.. 
Tab'i semti kazaja ragbeti tam. 
Zihnine dagi meyli devletu cah. 
Etti Mollayi rumdan biat.. 
Lekedi pu§ti payi istigna! 
Tab'i gencinei meanidir.. 
Dagf pirayi ho§dilani Acem ! 
§ah beyti kastdei i'caz ! 
Akil evvel ana sitarei der ! 
O da Gufti g-ibi siyeh tali' ! 



Bundan sonra Rum'da §i'rin ve §uaranm itibarsizligmdan bahis 33 
beyit var ki serapa §ikayeti mutazammindir. Nihayet 



[1] Sefine, evvelce mahlassiz fiir yazdigmi ve "heniiz mahlasa layik degilim s diyerek 
tevazu gosterdigini soyliyor. Cilt : 2 ; Sa : 96 — 97 
[2] Sa: 405 
[3] Sa: 100 



144 



Ikinci devre Melamileri 

Si'ri eyler bu vechile irad. 



Olsa megguli fivei insad 

deyip Nesatinin 

Cilvei yare aceb cl kadii kametmi kopar ; 
Ne bu agubii fiten yoksa kiyametmi kopar ? 

matla'li gazelini yazarak miiddeasim hakkile ispat ediyor. 

Nedim de Ne§atinin hurmetkandir. Ne§atinin §u gazelini thamis 
etmistir : 

Gittin ammaki kodim hasret ile cam bile ; 
Istemem sensiz olan sohbeti yaram bile! 

Baga sensiz varamam «jesmime ate§ goriiniir 
Giili hari dam degil servi hiramam bile ! 

Sineden derd ile bir a'a edeyim kina duysun 
Aksine devri felek, mihri dirahgam bile ! 

Devri meclis bana girdabi beladir sensiz ■ 

Meyi rahsam degil, sagan gerdam bile ! 

Hari firkatje "Nesatf,, i hazinin va hayf, 
Dameni ulfeti (jakoldu, giribam bile ! [1] 



Esrar dedeye nazaran Ne§ati, "Ustadi iistadam rum,, dur. Sefinel 
Mevleviye, ismini biitiin tezkireiere muhalif olarak "Ne§ati Suleyman,, 
diye kayt ve bazi halatim zikrediyor [2]. 

"Sima'hanei edep,, sahibi Enver B, Ne§aiiyi medhu sena ve bilhassa 
Nazim gibi bir §airin 

"Nazim,, asa nola garra olursam hiisni tab'imla ; 
Begendirdim Ne§ati gibi bir ustada e§'arim ! 

diye tefahur ettigini kaydediyor [3]. 

Faik Resat B. merhumda "Eslaf,, ta tagazziilde Ne§ati ile Vecdiyi 



[1] Nedim divani. "Halil Nihat B. E. nin tab'ettirdigi niisha,, Sa : 111 
Nesati hakkmda Mezkur divamn lugatcesinde bazj malumat vacdir. Sa : 346 
[2] Cilt: 2. Sa: 96 — 99 
[3] Sirna' hanei edep. Nesati ; Sa : 226 — 229 



Ikinci devre Melamileri 



145 



(1072) en ustad §airlerden addederek yiizden ziyade §aire hocalik eden 
Ne§atinin bihakkin §air oldugunu te'kit ve Nazimin 

Miirgidi ma'ni Nesati'i Nizami lehce kim 
Olmada sadir zebani hamesinden varidat ! 
§airi Isi nefes kim feyzi nutku gosterir 
Dehre ihyayi meanide demadem mu'cizat ! 

kit'asile sozlerini te'yit etmektedir [1]. 

Nesati, Mevlevilikte Gelibolu Mevlevihanesi seyhi Aga zade Mehmet 
dede (1063) nin dervisjdir. §eyhinin vefatmdan sonra Konyaya gitmistir. 
Kubbei hadra hakkinda soyledigi 

•S)i2i_,li zehi kiinbedi kasi biinyad ; 
Eylemis iissi esasinda tekelluf iistad! 

matla'h kasidesi cidden guzeldir. Riisdi (Edirneli; 1105) nin 

misraimn gosterdigi 1081 senesinde Edirne Mevlevihanesine seyh olmus 
ve 1085 tarihinde vefat ederek mezkur dergahin tiirbesine defnedilmistir. 
Vefatina Nazim 

o£jl>- o±\jujJ,~s l£-\M lj"^> £__?-> 

Fasih 

jL>.| djyz cS-^t' jfc*~T J*^* 
Nabi de 

misra'lanni tarih dusurmii§lerdir. 

* # 

Nesati, dervisHkten evvel San Abdullah E. Reisiilkuttab iken Kese- 
darhgi hizmetinde bulunmu§tur. Bu suretle Melamet nesvesini §arihi 
Mesneviden almishr. Mustakim zade, Nesatiyi San Abdullah mensuplan 
arasinda zikretmektedir. 



[1] Sa : 162 — 166 



Melamiler — 10 



146 



Ikinci devre Melamileri 



Ne§atinin *j»'^ ve ^ M* isimli manzum iki kiigiik eseri ve divam 
vardir [1]. Hilyei enbiyasi 1312 senesinde Alem matbaasinda §eyh VasfT 
merhumun kiigiik bir mukaddimesile tab'edilmi§tir. 

Ne§atinin iki gazelile iki rubaisini yaziyoruz ki bunlar; karihasinin 
viis'atina, lisana tasarrufuna, hayalinin inceligine, hiilasa hakikaten ustad 
bir sair bulunduguna delildir: 

Meclise sakii golcehre ki cam aver olur; 
Rfihi Cem' den dili rindana peyam aver olurl 

Etse giilzara giizer badi saba kuyundan 
Cemenin raks kiinan haki kiyam aver olur! 

Gamze, tirin hedefi cana ki piirtab eyler, 
Naz, damen bemiyan ana siham aver olur! 

Selbedup akh gegeri namii ni§an kaydindan 
Defteri a§kta Mecnun gibi nam aver olur! 

Kami diinyayi "Me§ati„ gibi naciz goren 
Devleti a§kta her veghile kam aver olur ! 



§evkiz ki demi biilbiili §eydada nihaniz; 
Hunuz ki dili goncei ra'nada nihaniz! 

Biz cismi nizar iizre dokiip danei egki 
Ciin ri§tei can gevheri ma'nada nihaniz! 

Olsak rtola binamu ni§an f Shrei alem? 

Biz dil gibi bir turfa muammada nihaniz ! 

Mahrem yine her halimize badi sabadir ; 
Daim §ikeni zulii dilarada nihaniz ! 



Ikinci devre Melamileri 

Hem giil gibi renginii ma'ni ile zahir, 
Hem ne§'e gibi haleti sahbada nihaniz ! 

Geh hame gibi §ekve tirazi gami askiz, 
Geh nal gibi hamei sekvada nihaniz! 

Ettik o kadar ref'i taayyiin ki " Ne§ati „ ; 
Ayinei piirtabi miicellada nihaniz ! 



A§k ehli odur ki bakmayip diinyaya 
Efzun ola §evki alemi ma'naya! 
Sevdayi vatanla durmayup bir yerde 
Ctin katrei ebr azmede deryaya! 



Nezzarei hiisnimde ki medhu§uz biz, 
Hayretle serefkende vii bihfifuz biz! 
Olsak ne kadar a§k ile sat pare cii giil 
Ciin gonce, dehen beste vii hamiisuz biz! 



147 



[1] Ne§atinin kendi el yazisi divam, Millet kiitiiphanesi miizesinde 519 numaradadir. 

Bu divanda 3 na't, 1 mi'raciye 1 mersiye, 1 kubbei hadrayi tavsif yollu Mevlanaya 
medhiye 12 tane de kaside vardir, Kasideler su zevata aittir : 

S. Mehmet, S. Ibrahim, S.j Miirat, kaimmakam P., Nisanei Abdi P., Reis §ami zade, 
ismeti E. 3 kaside Girit fatihi Ahmet P. ya, 2 kaside de Musahip Mustafa P. ya ait. 

Divamnda §u harfler eksiktir : 

.«i c £ i £. »JJ (J»!^ (i < s i £_ s £_ s >i> 

97 gazeli, 9 rubaisi vardir. 66 sahife olan bu divan 19. S. boyunda, 12. S. eninde 
ve miicellettir. 



CEVRI 



Cevri de Mevlevi olmakla beraber "Sarihi Mesnevi,, ye intisab eden- 
lerdendir, Safaiye gore "Maarifi cuz'iye ve kulliyede mahir bir sair,, [1] 
oldugu gibi Rizaya gore de „Perverisi giiftei zebam taze olup emtiai 
e§'an dilpeziri bi endazedir. Bir §airi sihirsazdir ki elinde kasabi kilki 
nadire perdazi, rtizei meydani belagat olup kasabiissbaki i'cazdir,, [2]. 
Cevrinin Esrar tezkiresinden ve diger tezkirelerden, gayet giizel ta'lik 
yazan seriulkalem bir hattat oldugunu ogrenmekte oldugumuz gibi Sey- 
hiden de yalniz §iir ve hatta degil, ekseri ulumu fununda mahir bir sair 
oldugunu anhyoruz [3]. Esasen bu vukufu ilmisi siirlerinden anla§ilmak- 

tadir. 

Faik Re§at B. merhum, Cevrinin hakkinda "Miisariin ileyh uliivvi his, 
lutfi tabiiyet, selaseti beyan cihetlerile Nailiyi andinr.,, [4] demekle tama- 
mile hakikate terceman olmu§tur. 

Cevri, kitap yazmakla gecinirdi. 6 mesnevi yazmishr [5]. Uciincu 
Selim, §eyh Galibe Cevnnin yazdigi bir Mesnevi hediye etmekle, §eyhin 

Bana Sultan Selimi kamver kami cihan verdi ; 
Biitiin diinya deger bir genci hasi raygan verdi! 



matlaile bashyan te§ekkuru mutazammin kasidesi de Cevri hattmin cok 
makbul oldugunu ispat eder. 

Mustakim zade vefatma ait bir vak'a kaydediyor: 

Cevri, rahatsizhgini San Abdullaha haber veriyor. Vefatmdan 
sonra mahallesi halki, kendisi ile ademi iilfetlerinden hakkinda sui 
zan eshabindan olmakla cenazesine gelmiyorlar. Ev halki, iztirapta 
iken San Abdullah ; yirmi, otuz ihvanile gelip cenazesini bizzat 

[1] Sa : 86 
[2] Sa: 23 

[3] Merhumu merkum, ilmii maarif ile malum, ekseri fununda mahir, hos niivislikte ve 

hiisnii kitabette akram nadir idi. 

S, akayik zeyli : §eyhi. 

[4] Eslaf. Sa: 80 

[5] Esrar tezkiresi bir cok Mesnevi yazdigmi kayt ; Sirna' hanei edep, yazdigi Mesne- 
lvierin adedini 6 olarak tahdit ediyor. Sa: 31 — 32 



Ikinci devre Melamileri 



149 



gasil ve namazini dahi kendisi kihp "Egri kapu„ haricine defnediyor; 
kabrinin yerini diizletiyorlar. Bilahara bas. ve ayak taraflanna birer 
servi dikiliyor. Mustakim zade merhum, "kabri mestur oldugundan 
ancak ihvanm malumudur,, diyor [1]. Bu vak'a, hele kabrin diizlenip 
belirsiz bir hale getirilmesi, halkm Cevriye aleyhtar, binaenaleyh Cevrinin 
de akayidi sofiyeyi ketim hususunda miibalatsiz oldugu kanaatmi uyandi- 
ran kuvvetli bir delildir. Vefati 1065 tedir. 



ve 



JISj o^Miil ^i^j' ^\Sjy? *— 'J; "V" ' 



Misra'lan vefatina tarih olarak soylenmistir. 

Asan: 

ctej>d j>- : Mesneviden 40 beyit intihab edip her beyti be§ beyitle 
§erhetmi§fir. 1057 tarihinde yazmi§tir. kitabm ismi, tahrir tarihidir; 
matbudur. 

j^aii^c Yusufi sinegSk (953) in ^- h.yr sine §erhtir. 1057 de yaz- 
ilmi§tir. Keza kitabm ismi yazildigi seneyi gostermektedir. Matbu'dur. 

i>./j!;jW '^h'- Matbudur. «jlU j^ cDT» misrainm gosterdigi 1040 
senesinde yazilmistir. 

^jijji Ji»L ju krj •. Matbu'dur. 

•w*i«: Aslen yazici zade Salahaddinin olup Cevrinin islah ettigi man- 
zum bir kitaptir. Tabii ve cevvi hadiselerden bir sene zarfmda vukua 
gelecek ahvali istihraca cahsan bu kitap ta matbu'dur. 

Miirettep divani: Gayri matbudur [2] 



Divamnda 19 beyitten miirekkep San Abdullah E. nin tavsifini mu- 
tazammin bir kit'a vardir. Ilk beyitleri §unlardir : 

Ey ki endi§ei irfanu kemalinde hired 
Eylemez ruhi Mesihi suhani mahremi raz ! 



[1] Melamiyei §attariye. Sa: 106 

[2] Cevrinin conk tarzmda eski yazma bir divani Millet kiitiiphanesinde 103 numara- 
dadir. Ayni kiitiiphanede 104 numaradaki divan, yeni istinsah edilmistir Eski yazma 19. 
S. tul ve 9,7. S. arzmda olup 75 sahifedir. Muhteviyati : 

1 na't, M«vlanaya 1 medhiye, Padisahlara ve asrm ricaline ait 20 kaside, 5 Terkibi 
bend, 6 kit'a, 199 gazel, kitaplarina ve Abdullah E. nin Mesnevi serhile \J&"i\jjL*» sina 
tarih.. Divamnda noksan olan harfler sunlardir: 



150 



Ikinci devre Melamileri 

Cevheri zatini Hah iizre beyan eylemege 
Natika zemzemei acz ile eyler agaz.. 

Der idi gevherei cevheri ayinei can 
Aklin idrakine gostersen eger ruyi cevaz. 

Camei dani§ine Iayihai kudst zeyl, 
Dameni fitnatina sanihai raz tiraz.. 



Mesnevi sarihi Abdullah E. ye ait diger bir kit'asi var ki son beyti 
§erhin itmami tarihini havidir. Cevn, bu kit'asinda da Abdullah E. ye 
hulus ve iradetini su beyitlerle lzhar ediyor: 

Olanlar lutfi hakla mazhan feyzi ol iistadin 
Bakilsa her biri mecmuai esran kudrettir. 
O feyzin mazharindan biri Abdullah Efendidir ; 
Ki isti'dad ile ustadi eshabi tarikattir 

Muhammed nuru kim olmu§tur anrala dii alem piir; 
Fiiruzan oldu kalbimde benim j»AiV £*>>-&• •• 

Beytile ba§hyan na'ti cok me§hurdur. Cevrinin iki gazelini yazi- 



yoruz : 



Biz ki hali dili bia derd ile izhar ederiz ; 
Gamzeni muztaribii eegmini bimar ederiz ! 

Soyledirse bize efsanei dilden gamzen ; 
Cegmi mestanei piir habini bidar ederiz ! 

Ce§mi mestin!e~olan zevkimizi bildirsek 
Ziihdii sagar bekefi kucei hammar ederiz ! 

Eylesek ke§mike§i turrai purtabini yad 
Akh teblerzei sevdaya giriftar ederiz ! 

Nefvei mestii cami lebini nakletsek 

Afki hem megrebi u§gaki heveskar ederiz ! 

Bizi eylerse guban hati la'lin hayran 
Cur'adam kadehi mahzeni esrar ederiz ! 

Dili "Cevri,, gibi etsek hevesi bezmi cunun ; 
Bademiz hikmetii sakimizi hii§yar ederiz ! 



§Tvei hiisniim, mahabbettir giriftarim benim ; 
Fitnei afkim, hevestir valehi kanm benim! 



Ikinci devre Melamileri 



151 



Naz sermestim, seririm habgahi gemzedir ; 
Ce§mi bibaki tegafiildiir nigehdanm benim ! 

01 behigti hikmetim sirri Iebi hunab ile 
Abi ruyi kevseri ma'nidir enharim benim ! 

Ce§mei derdim, mahabbet te§nedir bir katreme ; 
§u'lerizi siizi dildir ce§mi hunbarim benim ! 

Nahveti akhm ki vermem zerrece afka viicut ; 
Hem yine bin akh meftun eyler atvarim benim ; 

Himmeti fakrii fenayim kim demi tecrid ile 
Namii kami bi viicut etmektir asanm benim ! 

„Cevri" i Isi beyanim niiktei Canbahg ile 
Ruhi ma'naya gidadir zevki giiftarim benim ! 



Mustafa Resmi £: 

San Abdullahin ogludur. Tahsili ulumdan sonra cebeciler katibi 
olmus, 1060 da memuren bulundugu Morada vefat etmistir. Miirettep 
divani vardir. [1] 

Hilseyin dedes 

I§ik Huseyin dede [2] namiyle meshur ve koca Mustafa Pa§a tekke- 
sinde hiicre ni§in imi§. Muammennden olan dede, Koca Mustafa Pa§a 
seyhi Nurettin efendiyi, pederinin hayatinda iken nesvei melametle ter- 
biye edermi§. Hatta bir kere, seyh efendi oglunu arayip, dedenin hucre- 
sinde oldugnu aruaymca "Artik bu tekeeden usulii esma gitti, ask ve 
mahabbet dadandi,, demi§. 

Besjr agamn zamanina kadar yasami§ ve agaya biat eylemis. oldu- 
gunu mustakim zade merhum, Abdiilbaki efendinin hatti destiyle yazil- 
mi§ bir mecmuada gordiigunu soyleyip dedenin besjr agamn himmet 
ve nazariyle "zat,, tecellisine mazhar otduguna dair La'li zadenin yazdi- 
gi bir menkabeyi naklediyor [3]. 

La'li §eyh Mekmets 

Istanbulludur. tlmiyye tarikine mensup olup Mekke ve Istanbul kadi- 
hklannda bulunmu?; bilahara azil ve Kibnsa nefyedilmis, 1119 da men- 

[1] Tezkerei safai. 

[2] I§ik, alevilere denir. "i§ik tabirini evvel Haci Bekta§i Veli vaz'etmi§; hakikatmdan 
habir olmayanlar zulmette ve ozuaden agah olanlar nflri hakla aydmhkta olmak munasebe- 
tiyle...,, Ibrahim E. (sohdetname) . 

[3] Melamiyei §attariye. Sa : 118-119 



152 



Ikinci devre Melamileri 



fasmda vefat eylemistir. Sarihi Mesnevi San Abdullahm kerime zade- 
sidir. §arihi Mesneviden maada Mekkede seyh Mehmet Miyani Ma'sum 
halifesi Ahmedi Yekdest, Naksibendi seyhi murad' a da intisab etmi§- 
tir. La'li zade merhum, Be§ir aga ve Seyyid Ha§im ve Seyyid Ali 
efendilere de miilaki oldugunu Sergiize§tinde bildiriyor. [1]. 



[1] Sa: 56-57 



LA'Ll ZADE ABDttLBAKi 



La'li §eyh Mehmet efendinin oglu ve sarihi Mesnevinin hafidinin 
mahdumudur. 1266 da vefat eden Naksibendi seyh Miirada intisap et- 
mi§ti. Sadn'azam sehit Ali pasaya muallim olmus, Mora hezimetinde 
pasamn §ehadetinden sonra Limniye nefyedilmisse de Miirat E. o sira- 
larda Bursada bulunmakla, Abdiilbaki E nin menfasimn Bursaya tebdilini 
rica etmis ve tarafi hiikumetten ricasi is'af edilmistir. Miirat E. Abdiil- 
baki E. Bursaya gelmeden Istanbula avdet etmis, bir kac sene sonra da 
La'li zade affedilmistir. Bilahara tstanbul kadisi, bir miiddet sonra Ana- 
dolu kazaskeri olmu§; nihayet Eyyupta bir ev alip ziyaretine gelen ihvan 
ile sohbet ederek asude bir hayat gecirmege baslamistir. 1165 de vefat 
ederek Eyyupta Yahya E. tekkesinin kar§isinda yaptirchgi mektep ve 
kalenderhanenin bahcesine defnedilmistir. 

Kendisinin kendi vefafrna ewelce §u tarihi soyledjgi meshurdur. 
Kabrinin oniindeki pencerenin iistiine hakkedilmistir: 

«^-»J f>. iJ~JJ lS-^..' <->}** J i i <r**~ 

j^J* P*~j ^ vM jU, j 

Bu kit'adaki t<X\j\j &I» terkibile dordiincu misra 1153 senesini gos- 
termektedir. Millet kiitiiphanesinde Pertev Pasa kitaplan arasmda 636 
numarada mukayyet ve La'li zadenin asarini muhtevi bir mecmua vardir. 
Bu mecmuayi 1189-1190 tarihinde Mustakim zade merhum yazmis. Mec- 
muada baladaki tarih Abdiilbaki efendinin Eyyuba nakline ait olarak 
gosterilip "kabri iizre pencere balasma resmolundu; tarihi rihlet degildir,, 
kaydi da ilave ediliyor ki dogrusu da budur. Ayni mecmuanm iistiinde 
Mustakim zadenin su hatirasmi okuyoruz: 

«Garaibdendir ki sevval on dokuzunda sebt giinii salati zuhurdan 
sonra cemaatla Eyyupta cenazesi namazim eda ve kiyam ve tekbirat 
esnasinda bu fakirin kalbine sanih olan misra tarihi rihletleri olmustur ki 
budur ; 



154 



Ikincidevre MelamTleri 



>3> 



1159 



&■ 



La'li zade merhum Seyyid Ali Efendiye miilaki olmus. ve kiiciikken 
babasi tarafindan Seyyid Hasjm Efendiye de goturulmu§tur. "Dokuz 
ayhk siit emer bir cocuktum; fakat suret ve §emaili tamamiyle akhmda 
kaldi. Bu ancak Seyyid Hasjm Efendinin bir kerametidir.,, diyor [1]. 
Esasen Abdiilbaki Efendiyi kablelmilat tevsim eden de Ssyyid Hasjm 
Efendidir [2] . Mustakim zade risalesinde yedi, sekiz ya§mda iken baba- 
siyle beraber bir bayram giinii ziyaretine gidip duasmi aldiklarmi yazi- 
yorsa da bilahara da Efendiye devam ettigi cenazesinde bulunmasi ve 
esnayi namazda bilbedahe tarih soylemesiyle sabittir. Yukarda soyledi 
gimiz mecmuaya Efendinin sergiizestini, Zulfetuttemkin tercemesini, 
Meslekiilus§ak §erhini, Mebde'ii maad, Risaletiil iinsiye ve Risaletul mii- 
radiyesini yazmi§tir. Butiin bunlar, La'li zadenin, Mustakim zade Saded- 
din Efendiye fevkalade miiessir bir §ahsiyet oldugunu ve ihtimal de 
mur§idi bulundugunu gosteren kuvvetli delillerdir. 



Ikir 



Mela 



155 



A$ari : 

cJiJfj^ -. Qok miihim bir eserdir. Ceddi §arihi Mesnevi San Abdullah 
E. den sonra kendi zamamna kadar gelen melamT ricalini ve ahvali ta- 
rikati ancak bu eserden aniaya biliyoruz. Matbu'dur. 

3U.ii iu* Jju-5 ,» : San Abdullah E. nin "J 1 -^ 1 *u* kastdesine zeyldir. 
47 beyttir. Bu kasidede melami silsilesini de yazar. Sergiizestin niha- 
yetinde tab' edilmistir. 

jtiiJii»-- tj^i Cj j, : Biiyukce bir eserdir. gayri mat'budur. 

sU.^x.» Naksjye nes'esini cami bir kitaptir. ijUic-«u ijui jj«t ^i J/ 
^ j\j,\ i^ c\jj». t /'i ]>sji «^fW «j^'jjh- . . . gibi mebahisi havidir. 

Bunlardan maada Gazalinin kimyayi seadetini, Abdiilkerimi Ceylinin 
j-&2\ iUKt (^O^ujo ismili kitaplanni, Hace ya'kubi cerhinin v* w 35u .> sini 
+»ijU "JUj yi terceme etmi§tir. Bunlardan baska daha bir kac kucuk risalesi 
vardir. 



La'li zade "yetim,, mahlasiyle §iir de soylerdi. §iirleri miitavassitane 
fakat lisam selistir. Meslkiil U§sak §ehrinden bir na'tini yaziyoruz : 

Viicudun mebdei bahri huviyyet ya rasulallah ; 
Z'uhurun sureti mir'ati vahdet ya rasulallah \ 

Cemalin surei rahmam fiirkani hakikattir, 
Kemalinle miikemmeldir risalet ya rasulallah ! 

Sen ol hurgidi enversin ki zerrati avalim hep 
Senin nfirunla buldu hiisni suret ya rasulallah! 

Ediip mi'raci cismani iSy^ Jv^ti* 1 oldun ; 
Bilindi sirn ma evhada hikmet ya rasulallah ! 

Lisamndir kalem, nuni dehana levhi nutk iizre 
Muharrer oldu kur'an ayet ayet ya rasulallah ! 

Dedin iSj*& J*&\ ; fakr, zatini miitemmimdir ; 
Duyuldu noldugfun, ettin igaret ya rasulallah ! 

„YetTm" e rahi askinda hidayet eyle sultamm ; 
Dahi ruzi cezada kil jefaat ya rasulallah ! 



[1] Melamiyyei s.attariye Sa: 110 
[2] Aym nusha. Sa. 109 



HACI BAYRAM KABAYi 



Melamilere nazaran tdrisi Muhtefi'den sonra "Gavsiyyet,,, Haci ka- 
bai'ye gecmi§tir. Mumaileyh, an aslin giircu olup top kapida takkeci 
camiinin banisi Melami ricalinden arakiyeci Ibrahim cavusun azath kole- 
lerindendi. tsmi Keyvan iken Melamiler tarafmdan «Haci Bayram» ismi 
verildigi gibi [1] Sandal bedestaninda elbisecilik ile me§gul oldugundan 
« Kabayi,, lakabile de §6hret bulmu§tu . 

La'lf zade, kabayi' E. nin mesrebinin takva ve azimet iizere bulun- 
dugu cihetlehalk ile ihtilattan miictenip oldugunu ve taliplerin irsadma 
Bayramiyeden Bezci zadeyi tayin eyledigini bildiriyor [2]. 

Bu Bezci zade, tdrisi Muhteftnin halifesi Muhiddin (Muhyi) degildir. 
Qiinki Muhyi 1020 de vefat etmi§tir. Ruznamceci Siileyman Faik E. 
(1254) "Hediyyetiil ihvan„a yazdigi hasiyede bu zatin Bayramiyeden ve 
yine Bezci zadelerden §eyh Muhiddin Emin E. oldugunu tasrih etmek- 
tedir [1]. 

Kabayi E. 1037 tarihinde vefat edip Takkeci camiinin kar§i tarafm- 
da, caddeye yakin bir mahalle defnedilmi§tir. Ba§ ta§inda Suliis yazi 
ile aynen 

<->A?' rK J^* J*' ir^'j* VJ-H.' V-^' 

U 1.1 CJf J ^>-JJ i£^Jr> .A** , „" 4 

\r» v 



Ikinci devre Melimileri 



157 



f 



ayak tasmda keza Suliisle 






I j o^i« _£ **-*■ 






yazihdir. Merkadin etrafindaki parmakhgm 6n tarafina miilasik bir ta§ta- 
da Ta'lik ile yazilmi§ §u beyti okumaktayiz: 



tarih olmasi iktiza eden « u ' '» <=•*-.; - --» • ciimlesi senei vefati ifade etmi- 
yor. bilahara kabayi E. nin merkadinin arka tarafinda ayni kabayi E. nin 
merkadi g-ibi bir merkat buldum. Bu merkadin ba§ tasmda 



yazih . . Bu zat 968 sesinde vefat etmis. Esasen «^'» *»v «^ * cumlesi 
de tamamile bu seneyi gosteriyor. §u halde anla§ihyorki kabayi E. nin 
ta§ina, Yalmz ilk misraini hazif ve yerine gayri mevzun r>; <M*-t jj> iJU fW l 
cumlesini ilave ederek aynen bu kitabeyi yazdirmisjardir. 



[1] Sergiize§t . Sa: 50 
[2] „ „ 49 

[1] Millet kutiiphanesindeki 1290 tarihinde yazilan "Hediyyetiil ihvan", Bu ha§iyeh 
niishadan aynen istinsah edilmijtir. 

Suleyman Faik E. 19111 miiracaat! Sicilli Osmani. Cilt: 3; Sa: 98 



1 



BESIR AGA 



Kabayi E. den sonra Melami — Hamzavi riyaseti, Besjr agaya inti- 
kal etmistir. Besjr aga, sarayda bostancilar ocagi hademesindenmi§. Gen? 
yasmda kendisine bir §eyh aramaga baslarm§, nihayet Idrisi Muhtefi'nin 
rehberlerinden olan bir berberi bulmu§ ve bu suretle Idrisi Muhtefi ile 
Haci Kabai'ye miilaki olmushir. 

Idrisi Muhtefi'nin vefatmdan sonra tekaut olup Haci Kabayi 'nin evine 
yakin bir ev almi§ti. Her sabah Haci Kabai'yi evinden ahp Bedestana 
gotiiriir, aksam iistleri Bedestan kapusunda bekleyip yine evlerine bera- 
ber giderler; bu suretle pirinin sohbet ve himmetinden istifza eylerdi. 
Haci Kabayi; bir giin Bedstana giderken yolda «Kara oglan; taifeyi sana 
siparis edelim» demi§; donuste evine girerken tekrar «Tayifeyi sana 
emanet ettik; evinde bana tevecciih eyle!» sozlerini soylemi§.. Bir miiddet 
sonra Be§ir aga, biitiin mahlukatin kendisine secde ettigini goruyor; ken- 
disine gelince seyhinin evinden aglamak sesleri duyup intikal ettigini ve 
«Gavsiyyet»in kendisine gectigini anhyor[l]. 

Be§ir aganin Silivri'ye yakin bir yerde bir cifligi varmi§. Yazin oraya 
gider, kism istanbul'da oturur; ciftliginden getirdigi ineklerin sudimu sat- 
tinrmi§. «Sutcii Be§ir aga» telkibine sebep budur. Kendisi fevkalade na- 
fiz oldugu gibi Konice'Ii bulundugundan yenigeri ocagmm erkani da hem- 
§ehrileri idi. 

Mustakim zade'nin risalesindeki bir hikayeden anla§ildigma ogre 
ziivvari o kadar fazla idi ki huzuruna ancak nobtle girile biliyordu [2]. 

Bundan maada Iskenderiye'den gelen bir cok Bekta§i ve Huriifi 
arnavutlar da hemserisi olmak munasebetile konagmda musafir oluyor- 
lardi[3]. Bu gibi haiat, hakkinda sui zanni badi oldugu gibi bilhassa 
tarikat seyhlerinin hasedini de celbediyordu. «Ummi» ligi de seyh efen- 
dilere vesilei taarruz olup hakkindaki dedi kodu buyiiye biiyiiye devlet 
ricaline kadar aksetti. 

Nihayet Dorduncii Mehmed 'in Edirne'ye ve Sadn azam Koprulii zade 



[1] Melamiyei §attariye. Sa: 129 
[2] Melamiyei §atiariye. Sa : 131 
[3] Serguzegt. Sa: 54 



Ikinci devre Melamtleri 



150 



Fazil Ahmet Pasanm Avusturya seferine hareketleri esnasmda halki ted- 
hi§ ve iskat icin §eyhulislam Sun'i zadenin fetvasile Fener bagce'de 90 
yasmi mutecaviz bulundugu halde Fener dahilinde ihnak edilmis, ve cesedi 
denize atilmi§tir. Kendisile beraber 40 miiridi de bogulmu§tur (1073). 

Hamzaviler, bu kirk kismin Be§ir aganin katlinin ertesi gunii « Babi 
fetva » ya gidip « Be§ir aganin itikadinda bulunduklanni; binaen aleyh 
kendilerinin de pirleri gibi idam edilmelerini, idam edilmedikleri takdirde 
pirlerinin zulmen §ehit edildiginin sabit olacagmi» ifade etmelerile, bun- 
lann koyverilmesi, hakikaten Aganin katlinin gayri me§ru' bulundugunu 
kadul etmek olacagindan, Aga gibi Fenerde bogdurulduklanni miitevatir 
bir rivayet halinde soylerler ve ilel an Fenere cikmazlar. §ayet giderlerse 
ancak methalden ziyaret ve Be§ir aganin ruhaniyetine tevecciih edip do- 
nerler. Bu akide, diger tarikat erbabmda da vardir. Anlasihyor ki Be§ir 
aga biitiin tarikat ehline nafiz olmu§tur. 

La'li zade merhum, Sergiize§t'inde «Sadefi §arifleri bahre ilka olundu, 
Sonra bulunmamakla kabri piir nurlan deryayi rahmet olmu§tur»[l] diyor. 
Mustakim zade, ismaiii Ma'§uki'ye « j»> b\j j^i^t ^^ . , Hamza Bali'ye 
• ^x~* jj,> » tarihlerini soyledigi gibi, Be§ir aganin katline de « *->?>&& » ter- 
kibini tarih du§urmu§tiir [2]. 

Be§ir aganin katli, Hamzevileri fevkalade incittigi gibi 90 ya§im gec- 
gin bir ihtiyarm, ertesi giinii de kirk kisinin idami ahaliye fena bir te'sir 
yapmish. Sadn azam, kabahati Sun'i zadeye yiikleyip mumaileyhi azil ve 
yerine Minkari zade Yahya E. yi §eyhulislam tayin ettirerek kendisini 
tebriyeye cahsmi§ti [3]. 

Maamafih bu vak'a, Hamzavileri iyice sarsmi§ ve Be§ir aga'dan 
sonra ihtifaya mecbur olmu§lardir. 



Be§ir Aga, zamaninda Melamiligi fevkalade ilerletmi§ ve Abdulbaki 
E. nin Sergiize§t'te yazdigma nazaran iktiza etmedikce kimseye rehber- 
lik hizmetini ihale etmez ve taliplerin kalbine bizzat bakar mi§. La'li zade 
bu hususati beyan ettikten sonra « Zamani §eriflerinde bir miistait, mah- 
rum kalmami§tir » kaydini de ilave eyliyor [4] 

La'li ve Mustakim zadeler, risalelerinde Besjr aganin bir mektubunu 



[1] Sa: 55 

[2] Bu tarihler, Mustakim zadenin yazisi'e muharrer La'li zade'nin asanni havi mec- 
muada Serguze§t'in kenarlarma ha§iye olarak kaydedilmi§tir. «Millet. K. Pertev P. Mecmua. 
636» 

[3] Sergiize§t. Sa : 55 — 56. 

[4] Sa: 50— 51 ■ 



160 



Ikinci devre Melamileri 



dercediyorlar [1]. Bu mektup, Besjr agamn denildigi kadar iimmr olma- 
yip, bil'akis irsada muktedir ve zamanin icabatmi miidrik bir zat oldu- 
gunu ispat ettigi cihetle biz de aynen dercediyoruz : 



. JUj *U-- -U-t i [2] 



jjiLiiltA » 



Vasilam nuri lika, a§ikani sirn Enbiya vii Evliya ve talibani vash 

Huda! 

Nedir haliniz ? Her biriniz tenhamzda kendi vucudunuzdan istigfar 
idiip mahabbetullaha sa'yii gusis eyleyiip nuri zati paki la yezal ile mu- 
tecelli olurmisiz? 

Ef'alii akvalden ser'i §erif iizre hareket eylemenizi isterim. Zinhar, 
zinhar; hilafi §er'i §erif kendi za'mimz ile soz soylemeyesiz! §eriat, 
seriat, yine seriat!.. 

Kavilde ve fiilde zahirinizi §eriat ile araste ve batminizi nuri mahab- 
bet ile piraste eyleyiip ruhani ve nurani olmak gereksiz ! Bir birinize 
miilaki oldugunuzda tenezziil ve mahabbetinizden sonra ahkami §eriat 
ve adabi tarikat muktezasmca ma'naya delalet eden kelimat tekellum 
eyleyiip malaya'ni soz soylemeyesiz ! Yiizbin soz bir pula degmez. Ke- 
lam, ma'na yolu bilinmek ve bulunmak icundiir. Cana necat, ma'na 
iledir; soz ile necat bulunmaz.. 

Yolunuzu candan izleyiip ma'naya vusul iciin Cenabi Rabbiil alemin 
huzurunda tevecciihi tam ile muteveccih olup bihasil kelimattan feragat 
eyleyesiz ! ma'rifet zannediip sattugunuz kelimattan zarar terettup eyle- 
diigiin bilmezmisiz? 

Haramdan perhiz eyleyiip devre miiteallik kelimati min ba'din lisa- 
mmza getiirmiyesiz ! Her kim miitenebbih olmaz ise ve hilafi ser'i serif 
hareket eder ise bizden degildir. Lisam kesilmek gerek !.. 

Ve tenezzulii dil ile idiip secde misali yer ve diz opmiyesiz; nzam 
yoktur. Musafahayi ehli §er' kabiil eder. Tenezziil, gonulden olur. Birlik 
icundiir; is^^j» i» fH-Jij.. 

Be§ir 



[1] Sergiize§t. Sa : 51 — 53. Melamiyei §attariye. Sa: 130 
[2] Matbu' Sergiizest'te mektup £U!l_j* diye ba§hyor. 



131 



BURSALI SEYYID HA§IM 



La'li ve Mii-takim zadelerin tahkikine nazaran Besir aga'nm maka- 
mina Bursah Seyyid Ha§im E. gecmistir. 

Bu zat, « Kitman » a ziyadesile riayetkar olup kimse ile tarikata dair 
sohbet etmedigi gibi ihvanm cem'iyet ve sohbetine de miisaade etme- 
mi§tir. La'li zade, pederinden naklen Seyyid Hasjm E. nin fevkalade 
ibram ve isrardan sonra yalniz Gedayi Ali E. ye [1] Seyyid Ali E. nin 
kalbine bakmaga mezuniyet vermi§ oldugunu soyliyor ve bu ihtifanin 
neticesinde tariki Melamette killet zuhurunu ve hatta bir cok ihvanm 
Hasim E. nin Kutbiyetinde yakin tahsilinden mahrum kaldiklanm haber 
veriyor. 

1088 senesi Ramazanmin Kadir gecesinde vefat etmistir. 

La'li zade, babasi La'li Mehmet E. den Ha§im E. nin vefati hakkm- 
da soyle bir menkabe naklediyor : 

1088 senesi Ramazanmm kadir gecesi, La'li Mehmet E. Ha§im E. de miisafirmis. Iftar- 
dan ve teravihten sonra bir miiddet sohbet ediyorlar. Sabaha kargi Ha§im E. hareme 
gidiyor. Biraz sonra Ha§im E. nin zeveesi harem kapusuna gelip : 

— Aman Mehmet E yeti§ ; efendi vefat ediyor. 

diyor. La'li Mehmet E. hareme geciyor ve Hafim E. yi haleti nezi'de buluyor. ^ okuya- 
cagi sirada Ha§im E. <&t deyip teslimi ruh ediyor. 
La'li Mehmet E. cok miiteessir olup : 

— Efendim ; makamimzi kime terkettiniz ve bizi kime biraktimz ? diye aglamaga 
bashyor. O sirada "Seyyid Ali'ye varin ! „ diye bir ses duyuyor. Ertesi gUnii cenaze 
merasiminde La'li Mehmet E. Seyyid Ali E. ye dikkat ve mahabbetle bakmca Ali E. Meh- 
met E, nin kesfini anhyarak durdugu yeri degistirmek suretile Mehmet E. nin nazarindan 
kagiyor ve bu suretle halin ifsa edilmemesini istedigini anlatiyor [2]. 

Hasjm E. Edirne kapusu haricinde Emir BuharT camii karsismda 
caddeye nazir bir mahalle defnedilmi§tir. Bas, tasmda Ta'lik yazi ile. 



[1] Gedayi Ali E, miiderrisin ve suaradandir, 1094 te vefat etmistir, 

Millet ; Pertev P. K. Mecmua : 636 

[2] Sergiizest. 1175 senesinde yazilmis nusha. Millet. K. M 1052 

Melamiler — 11 



162 



Ikinci devre Melamileri 



"U^L- ^aj ^jJ_jI js-.jl" Jol -U^kU- 



•ufcui <^r 



\ • AA 



■a» 



beyitleri mahkuktur. Son beytin her iki misrai da ayn ayn, tam olarak 
vefat senesini ifade eder [1]. 



[1] Bu tarihm §akayikin « Jjjlljo» ini yazan §eyhi'nin babasi ve Emir Buhari tekkesi 
|eyhi olup 1102 de vefat eden Simke§ zade Feyzi E. nin oldugunu Mustakim zadenin mec- 
muasinin kenanndaki « jx.i\ ^g^J £Ji m\j jSL^. °<iS" s hafiyesinden anliyoruz. 



§EYULISLAM PA§MAK£I ZADE SEYYID ALI E. 



Seyyid Hasjm E. nin yegane muridi oldugundan Melamilere nazaran 
Hasjm E. den sonra "Gaysiyyet„e bu zat gecmistir. Ali E. Hasjm E. den 
ziyade Kitmana riayetkar olmus, hatta eskiden goriisjugii a§ik ve sadik 
ihvanile bile tevhide ait bir sey konusmamaga basjamisjir. La'li zade 
"Peder merhum ile goriisjir dort bes pir asik vardi. Encami neye vara- 
caktir ? Miistait talipler goriiruz. Efendimiz cumlesini zahiren reddederier. 
Fakirler mahram kahyorlar; diye teessiif ederlerdi,, diyor [1]. 

Melamilerin "Seyyid Ali sultan,, dedikleri Pasmakci zade Ali E. hic 
kimseyi irsada mezun etmemistir. Kendisini bu derece gizlemesi adeta 
insana siiphe veriyor. Acaba yillarca medreselerde ulumu zahireyi tahsil 
eden, saray ve ekabir konaklarmda omur suren ve nihayet kendisini 
ulumu zahire ikna' ve itma' edemediginden Melamilige giren bu Hoca E. 
hakikaten Melamilige inanmismi idi ve Hasjm E. acaba Sarban Ahmetler, 
idrisiJMhtefiler gibi.bu §eyhulislami teshir edebilmismi idi?.. 

Ucuncii Ahmet devrinde 1124 senesi Muharreminin dordiincu giinii 
vefat eden Seyyid Ali E. vasiyeti miicibince Edirne Kapusu mezarliginda 
§ehit Besjr aganin damadi Osman aganin yanma defnedilmekle zihinlere 
tebaduru pek tabii olan bu supheyi kokiinden izale etmistir. 

Melami §eyhulislam, hayatinda hem mevkiini sryanet icin, hem de 
artik Melamilerin kan dokmelerini tecviz etmediginden ihvanim himaye 
icin "Takiyye «^"„ye fevkalade riayet ettigi halde vefatmda bu kitmana 
liizum gormemis ve pirinin damadi Osman aganin yanma defnini vasiyet 
eyliyerek ihlasi akidesini izhar eylemisjir. 

Medfeni, Edirne kapusu mezarliginda Emir Buhari camiine giden 
yolun sag tarafmda, biraz icerde ta§ parmakhklarla cevrilmis, ustii acik 
bir turbe halindedir. Osman aganin solunda medfundur. Aganin sengi 
mezannda 

OjijUli-Jas jS \1& JU| JjMi-ly» 



[1] Sergiize§t. Yazma niisha.. "Buralan Mutbu' Sergmegt'te yoktur.,, 



164 



Ikinci devre Melamileri 



J; i»j-_5j ijlp* r'**"' p-™^' Jj**' 

kitabesi mahkuktur. La'li zade, Haci Osman agayi "Meczubi ilahi,, diye 
tavsff ediyorsa da zannederiz ki bu cezbe, Ismaili Ma'suki ve Hamza 
Bali'nin cezbesi gibi olacak.. Yalniz cezbe kelimesinin ma'nasmdaki ilti- 
bas, agayi kayin pederinin akibetinden kurtaracagi .icin adeta bil'iltizam 
kullamlmi§ bir kelime.. Baska suretle olsaydi, koca bir Seyhulislam, bu 
zata bu derecede merbut olamazdi. 

Seyyid Ali E. nin ba§ tasinda §air Rahim! tarafindan yazilan su 
giizel tarih mahkuktur: [1] 



(jli-iJo ^«.^ il-C" <£■*■*?_ ^S J J'" J'. *~". 

\j\j?-\ iJ-&'J ^"j^*- j y-" i-v. «J '■* 
ijj\>- oJol !_j^> o^iJ -ii»»* ^ L jljj 

Jl^pSl (_5Jul Jbl j/j' Oil^- a;^ 
Jili'I (_rjl_} ^'^'■j' uua>- Oj-*" *—*_>-** ' 



jA*-i.U JT jU 0"_j^- *^3* ii i-> J 
o»— !jl Ul*I jI_j*- o- 1 ^^- f _/_ i/*-^* 
t/t ■£ ^(-r 5 *' jJ^'-S J**u* JS^ V-»- 1 "-' 



# 



SADRIAZAM §EHIT ALI PA§A 



La'li zade, Seyyid Ali E. den sonra Sadnazam §ehit Ali Pasanin 
"Aavs„ oldugunu soyliyor. Pasa da Seyvit Ali E. gibi kitmana riayette 
miibalagakar imis ve La'li zadenin kavlince "Talibam butun iizere terbiye,, 
edermis. Anadolu'dan cocukken tstanbul'a gelerek saraya intisab eden 
Ikinci Mustafa zamanmda sirasile Rikabdar, Cukadar ve Vezir olan Pa§a 
Ocuncii Ahmet zamanmda Kapudan ibrahim Pa§a'nin yerine Sadnazam 
olmustur. 

Osman zade Taip, Nabi, Nedim, Sami gibi iistad sairlerimizi himaye 
etmek suretiyle irfan hayatimiza da hizmeteden Pa§a [1] Mora'da 1128 
senesi sa'ban aymm 17 inci earsamba giinii "Varadin„ muharebesinde 
munhezim olan orduyu tesci maksadiyle kihcmi cekip diismana hiicum 
eylemis ve alaina isabet eden bir kur§un ile §ehit olmu§tur. Belgrat 
kalesi dahilinde Siileymaniye Camii haziresine kanh esvabiyle defnedil- 
mi§tir. 



Tiirbe dahilinde Osman agadan ve Ali E. den baska Ali E. nin iki 
zevcesi ve oglu ile Pasmakci zadelerden Seyyid Mehmet ve seyyid Ah- 
met isminde iki zat medfundur. Seyhi merhum, Efendi icin "Mecmaul 
bahreyni §eriat ve hakikat ve mevrediin nehreyni ilmu ma'rifet,, dedigi 
gibi seyh Miiradi Naksibendi'ye miirid oldugunu da soyliyor. 

La'li zaed de Osman agamn yamna defnini vasiyet ve vasiyeti mu- 
cibince hareket, halkin dedi kodusunu mucip olup her kesin soyledigi 
laflarla isti'dadim lzhar eyledigini haber veriyor. 



[1] Bu tarihin §air Rahtmi'ye aidiyetini Mustakim zadenin mecmuasmdaki hasiyesinden 
anhyoruz.. 



Miiverrih Ra§it E. tarihinde Pa§ayi tenkid ederken "bu kadar tak- 
libi evraki kutiibi tasawuf ederken yine her cemalin bir celali ve her 

§evkin bir melali oldugunu idrak itmeyiip „ sozleriyle ba§Iayip gururu- 

nu ve daima avakibi diisunerek heniiz Mora'da iken senei atiyede Kor- 
fez iizerine sefer edilraesi icin levazim ve muhimmat tedariikiine ba§la- 
digim soyliyor [2]. 

ihtimal o vakitlar harbe girmemiz, yanhs bir dii§iince neticesiydi. 
Fakat zikredilen evsaf, nekayis midir? Tarihi bir intikad, salahiyetimiz 



[1] Osman zade Taip igin miiracaat: "Osman zade Taip. Ali Ganip Bf. Tiirkiyat 
mecmuasi; Cilt: 2; Sa: 103-129. Taib'in §ehit Ali P. ya yazdigi kaside ve mazhar oldugu 
iltifat, bu makalede masturdur. Sa: 106-107 

Nabi'nin §ehit Ali P. ya iki kasidesi, bir de atiyyesine mukabil "Kasidei duaiyye,, 
si, vezaretine bir, yaptirdigi kasra 4 tarihi vardir. 

Sami'nin Pasa hakkinda bes kasidesiyle iki tarihi, Nedim'in de keza AH P. yi medhi 
mutazammm ii§ giizel kasidesi mevcuttur. 

(2] Rafit Tarihi; Cilt: 4; Sa: 266-267 



1 

t: 



166 



Ikinci devre Melamileri 



haricinde ise de askerin, ordu; agirliklanm yagma ederek kactigi ve bu fi- 
rarda kumandanlann mii§terek bulundugu o deveirlerde Pa§amn hare- 
keti, neticesiz olsa bile, biiyiik bir fedakarhk ve mertlik eseridir. Bu da, 
her halde yeisten ziyade kalp kuvvetinden ve nefse itimattan ileri gelir. 
Fakat ne fayda ki tefessuh eden ictimai biinye, Ali P. gibi §ehitlerin 
kanlanmn dokiilmesiyle salah kesbedecek dereceyi coktan gecmi§ti. 
Bunun delili de Rasjd'in saliful'arz miitaleatidir. 

La'li zade merhum Ali Pa§aya tur-MV^V^ lakabini veriyor. 



La'li zade Seyyit Abdiilbaki, Sadn azam §ehit Ali Pa§a'nm muallimi 
idi ve Pa§a'nm tasavvufa merak ve Melamilige intisabinda her halde 
miihim bir amil olmu§tur. Pa§amn §ehadetinden sonra bazi Melami'ler 
kutbiyyetin, ihvan arasmda, Pa§anin yegane hemdem ve hemsohbeti 
olan Abdiilbaki E. ye intikal ettigine zahip olmusjar. Maamafih Abdiil- 
baki Ef. "Bu abdi hakir hizmeti §eriflerinde bulunmakla, bazi nadanlar, 
bu fakire miiteveccih olup itikadi batila giriftar olmakla bu fakirin 
kalbinde bir mertebe sekalet ve cehalet zuhur eyledi ki d ■*> Av^-i ilel'an 
kedureti eserinden halas olamadim.,, diye bu zan ve ziabin izale ve 
" fjaUl j pk.iiiiij hal'a sahib vakti bilmem. Teveccuhum hakikatlannadir„[l] 
soziyle kutbu bilmedig-ini anlatiyor. Ondan sonra kutub olan kimsenin 
kendi mazhariyetinde §iiphesi olmiyacag-im, efrat mertebesine vasil olan- 
lann onu tasdik edeceklerini ve kutbun ^ h^ §ehadetiyle, yahut bir 
tecelli ile de anla§ilacag-mi uzun uzadiya izah edip kutub ve sahib za- 
man hang-i diyarda ise, o diyarda haik arasmda vifak ve mahabbet ve 
hiisni hulk olacagi gibi padi§ahlarmda da adalet bulunacagi, Istanbul 
ve Rum diyannda ise fisku fiicur ve zulmii cehalet ve ademi mahabbet 
zahir olmakla kutbun bu diyarda olmadigi zannim izhar ediyor ve 
nihayet Cenabi hakka sahib vaktm kendisine bildirilmesine ait bir bu- 
cuk sahife kadar gayet suzish bir dua ile sozlerine hitam veriyor [2]. 



III 



[1] Matbu* Sergfaze§t'te bu son kisimlar yoktur. Yazma nushalann hepsinde mevcuttur. 
[2] Bu son kisim matbu' Serguzegt'te vardir. Sa: 62. 



BAYRAMI MELAMlLIGiNIN TARtH^ESt 



ikinci devre Melamiliginin son miimessillerine geldik. Bu bahsi bi- 
tirmeden evvel Bayrami Melamiliginin zuhur ve inti§anndaki avamili 
kaydederek bu mesleki umumi bir surette son devirlerine kadar telhis 
etmek isteriz. 

Anadoluda Ssfiligin Inkifafi 

Anadolu Selcukilerinin irfana olan i§tiyaklan, hatta Bizanshlarla 
sihriyet kesbedecek kadar siki temaslan sebebiyle ulemayi riisumun hic 
bir vakit ho§ gormedigi resme, miisikiye, bedii hayata kar§i musaadekar 
davranmalan ve ayni zamanda Konya ve Sivas surlanmn iizerine §eh- 
name'den beyitler hakkettirecek derecede Acem harsina temayulleri 
Anadolu'yu adeta serbest bir mantika haline getirmi§ti. Mogol istilasida 
Anadolu'ya bir cok sofilerin hicretini mucip olmu§tu. Biittin bu avamil 
neticesinde Anadolu'da Tasawuf, yerle§mege ve miihim merkezlerde 
hankah'larteessus etmege ba§lam)§ti. 

Anadolu'ya gelen sofiler arasmda Evhadeddini Kirmani (609) Mu- 
hiddini Aarbi (937), Necmeddin Daye (654), Mevlana Celaleddini Rumi 
(672) Fahreddini iraki (688)... gibi biiyiik ve miihim sahsiyetlerle bera- 
ber iranm Melahide-Batiniyye giiruhuna da tesaduf etmekteyiz. Esasen bu 
devirlerde Anadolu ile temasta bulunan Suriye'de Batinilik yerle§mi§ti. 
Islam akaidine kar§i eski Jran ruhunun, Iran dininin bir aksul'ameli olan 
Batiniligin telkinati, cahil haik arasmda cayi kabul bulabildigi gibi he- 
niiz eski Tiirk hayatinin sazli, akengli bir temadisi olan asM hayati 
terketmemi§ bulunan Tiirkmen'ler de islamiyetin mukayyet diisturlanna 
ittiba'dan ziyade serbest Batmi akidelerine miitemayil bulunuyorlardi. 

Babai isyanmda Tiirkmenlerin cansiparane harpleri ve bil'ahara 
Burak babalar ve Mevlana'nm niifuziyle oynayacak derecede kuvvet 
kesbedip saraya kadar diihul edebilen Bizago'Iar, iste bu ikinci kisimdan 
dir. Babailigin bir temadisi olan Bekta§ilik ve tamamiyle Batmi - Alevi 
olduklan tercemanlan [1] ve ayinlerinin Bektasjlerle hemen hemen ayni 

[1] Sektagi ve AhTlerde miirettep, miisecca' yahut manzum dualara terceman derler, 



168 



Ikinci devre Melamtleri 



Ik: 



inci aevre 



Me 



nileri 



169 



olmasiyle ve Fiituvvetname'lerdeki Ali bendeligiyle sabit bulunan Ahilik, 
Batinilerin dini vahdetini kafil iki biiyiik tarikatt . 

Anadolu'ya Sofiligin en ziyade Iran, Turkistan ve bilhassa Horasan' - 
dan geldigi muhakkaktir. Hatta Horasan diyanndan geien erenlerin ha- 
tirasi, haik arasinda "Horasan erleri, erenleri,, soziinu daima tekrar edilen 
kudsl bir terkip haline getirdigi gibi hemen her veli de. "Horasandan 
gelmi§tir.„ kaydiyle tescil edilmi§tir. Horasanm mutekasif Melametiler 
iilkesi bulundugunu ve Ehli Melametin besjnci ve altinci asirlarda Batini- 
le§mi§ bir kiitle oldugunu da nazardan dur tutmamak icap eder. 

Hulasa; artik Mevlanayi sinesine alan Anadolu'da Salahaddini zerkubi 
Konevi, Sadreddini Konevi, Qelebi Husameddin, Sultan Veled gibi bir 
cok me§ayih yetistirmege baslamis, nisbeten Acem harsini benimsiyen bu 
Sofilere mukabil adeta Ahmet yesevi'nin bir muakkibi olan, fakat onun 
gibi takva ve azimet yolunda gitmeyip vahdeti viicudun geni§ telakki- 
lerini saf tiirkce bir lisanla ve milli vezinle terennum eden; niifuzu, 
Mevlana derecesinde yiiksek goriilen Yonus Emre [1] gibi bir sofi haik 
sairi ve Yonusun te'siri altmda yeti§en bircok Bekta§i — Kizlbas sairleri 
tiiremi§tir. Yonusun tam bir mukallit ve mumessili olarak 874 te olen 
Abdullah E§refi Rumi'yi ve nihayet Misrii Niyazi'yi gosterebiliriz. 



Bunlar muayyen bir i§ yapilacagi vakit okunur. Tirag tercemam, ^erag- tereemam, yiiz 
yikama tercei ani... gibi. 

BektagTlerde Nesimi'nin §u iki tuyugu £erag tercemam olarak okunur: 

§em'i tevfiki hidayettir yiizun Sureti Haktan kinayettir yiizun. 

Bibidayet, binihayettir yiiziin Hem nihayet, hem bidayettir yuziin. 



Sureti Haktan i§arettir yuziin 
Haccii ihrarmi ziyarettir yuziin 



Ehli tevhide be§arettir yiiziin. 
Ciimle e^yadan ibarettir yiiziin 



Bir de niimune olarak mensur, Qerag tercemam yaziyoruz : 

"(peragi rii§en, fahri dervi§an, demi ali§an, piri ptran, §ah» Horasan f-UJl^ i j# Jb-/ 

[1] Haik rivayetlerine nazaran Yonus, Mevlana'ya « Mesnevi'yi sen mi yazdin? » diye 
sormu§. «Evet» cevabini alinea «Uzun yazmi§sm. Ben olsam kisaca: 

Ete, kemige biiriindiim; 
Yonus diye goriidiim! 

derdim» demig. Yine haik rivayetlerine gore guya Mevlana, Yonusu kasdederek «Meratibi 
maneviyede nereye vardimsa bu Turkmen hocasi Sniime cikti.» demi§tir. Bu rivayetler, dogru 
olmamakla beraber, haik nzarrada Yonusun Mevlana ile hem'iyar, hatta Mevlanaya faik g'6- 
ruldii^iinu isbat etmektedir. 



Hiilasa, Anadolu, altinci ve yedinci asirlarda tamamile bir Tasawuf 
muhiti haline gelmi§tir. Yedinci asir, Selgukilerin izmihlal devresidir. Bu 
asirda Anadolu, bir fetret devresi gecirmekte idi. Selcukilerin hakimiyeti 
Mogol hiicumiyle yikilnnsh. Umrea arasindaki veraset kavgalan da bu su- 
ri§e munzam olmu§tu. Daimi miicadeleler, asayi§i, binnetice refahi mah- 
vetmi§tir. Yer yer kurulan hukiiumetciklerin arasinda[daimi bir cidal vardi. 
Nihayet Osmanh hiikumeti, Anadolu'nun siyasi vahdetini temin edecek 
derteede bir niifuz kazanmisti. Fakat bu vahdet, tamamiyle tahakkuk 
etmeden Timur istilasi ve bu istilayi Sehzadeler kagasi takip etti [1]. 



Bayramiligin zuhuru: 

l§te bu fetret silsilesini miiteakipti ki Haci Bayrami Veli, Bayrami 
tarikatini tesis ediyordu. Anadolu'ya iran ve Harizmden, Maveraiin nehir- 
den, hatta Bizans'tan gelen«Dini - Felsefi ve Mezhebi» fikirler, ulemayi 
§eriata kadar niifuz etmis, ve artik oldukga serbest dii§unceli alimlere 
medresenin dargkanaatlan kafi gelmemege ba§lami§ti. Bundan maada 
Anadolu'nun vaz'iyeti, Abbasilerin orta ve bilhassa son devrelerinde Orta 
Asyamn vaz'iyetine cok mu§abihti. Miicadelelerden bikan, refahsizhktan 
ezilen halkin butiin hadisati, Allahin takdir ve tecellisi olarak kabul, hayir 
ve serri, zulum ve adli nisbi ve i'tibari addeden, hatta §er ve zulmiin 
vehimden dogdugu, binaenaleyh ademiyyiil'asil bulundugu telakkisinde 
bulunan tasvvufa meyledecegi tabii bir keyfiyetti. Herkes, maddi hayatta 
bulamadigi saadeti, cezbe ve huzur aleminde anyordu. 

Sofilerin Haik uzerindeki niifuzlanndan istifade icin hukiimdarlar da 
Sofilere miitemayil bulunuyorlar ve hatta samimi olarak onlarm manevi- 
yetlerinden himmet bekliyorlardi. 

Osmanh Hukumeti daha ilk kurulusunda medresenin y ani ba§inda 
bir tekke tesis etmi§ ve Dursun fakihle beraber bir seyhin - Edebali - 
niifuzuna tabi olmu§tu. Bayrami tarikatinm pek az bir zamanda inti§ar 
etmi§ oldugunu gormekteyiz. Bunda arzettigimiz gibi muhitin tesiriyle 
beraber Haci Bayramin oldukca maruf bir alim olmasi ve medreseden 
tekke muhitine gecmi§ bulunmasi da miiessirdir. 

Esasen Haci Bayramin merkezi fa'aliyeti olan Ankara da yillarca 

[1] Bu kisma ait tafsilat icin Prof. Kopriilii zade Fuat Bf. nin «An^doluda Islamiyet», 
« Tiirkiye Tarihi Dinisi » ismindeki eserleriyle yine mumaileyhin « Tiirk Edebiyatmda ilk 
Mutasarriflar » kitabimn « Yonus Emreye kadar Anadoluda Tiirk Edebiyati » bahsine ve 
bilhassa bu bahsin « Tasawuf cereyam » kismina miiracaat. 



^ 



170 



Ikinci devre Melamileri 



Ikinci devre Meiamileri 



171 



Ahilere merkez vazifesini gormiis bir gehirdi. Haci Bayram, ilmu fazliyle 
Ak §emseddin gibi alimleri kendisine cezbediyor, ayni zamanda Yonus 
gibi millT vezinle ve saf tiirkce ilahiler soyliyerek halki da teshir 
eyliyordu. 



Bayrami Melamiginin zuhuru ve tarihgesi 

Haci Bayrami Veli'nin vefatim muteakip ( 873 ) zuhur eden Bayrami 
Melamiligi, Omer Dedenin, Ak §emseddin gibi zahiri ilimlerde rasih bir 
seyhe ademi inkiyadi ve halefi Ayash Binyamin'in Kiitahya kalesinde 
mahbusiyeti gibi bazi ahval dolayisiyle hemen nazan dikkati celbetmis 
ve herkes bu yeni tarikatla alakadar olmaga baslamisti. 

Melamiler, diger tarikatlar muntesipleri gibi vahdeti viicudu ihti- 
razla kabul etmiyorlardi. Hele imami Rabbani ve Alauddevle gibi "vah- 
deti siihud,, olarak te'vile tenezzul etmiyerek bu felsefede Muhiddini 
Arabi'ye ittiba' ve bunu ilan ve izhar ediyorlardi. Diger tarikatlarda 
uzun miiddet esma ve riyazata devamdan sonra ihtirazla acilan bu sir 
Melami siilukiinim iptidasiydi. Bunun icin erbabi irfan ve hatta tarikat 
seyhleri bile bu mesleke salik olmaga baslamisti. 

Melamiligin Pir Aliyyi Aksarayi devrinde Orta Anadolu, Istanbul ve 
Edirne havalisine yayilmis ve ismaili Ma'suki'nin zamamnda asker arasi- 
na da girerek, bilhassa Rumelide tamamiyle intisar etmi§ oldugunu 
goriiyoruz. 

Esasen Edirne, Deli orman, Siroz havalisindeki haik, vahdeti vucut 
akidesini ve sofilik telakkilerini Bedreddini Simavi (823) den beri bili- 
yorlardi. Bedreddinin uyandirdigi bu fikir, oralarda tamamiyle sonme- 
mistir [1]. 

§ehzadelerin cidalleri ve bunun neticesinde idari muvazenesizlik, bu 
diyar ehalisini Bedreddinin mutedil istirak fikrine ve miifrit vahdet telak- 
kisine bendetmi§ti. Binaenaleyh melamiligi pek cabuk benimsediler ve 
Rumeli, miitekasif bir Melami diyan oldu. 

La'li zade, Melamiligin Sipahi askerleri arasmda inti§anm haber 
veriyor. Bunun sebebini de biz soyle buluyoruz: 

O devirlerde askerin kutsi bir merbutiyeti olmasi mubrem bir zaru- 
ret olarak goriiluyordu. Hatta u?uncu Selim bile Nizami cedidi tesis 
ederken bu askeri Mevlevilik niifuzuna idhali du§unmii§ ve Bektasilere 



[1] Simavne kadisi ogflu Bedreddin : M. §erefettin B f. bakmiz: Sa : 68-74 



kar§i Mevlevileri iltizam- etmi§ti. Bu da bize bu fikrin muahhar devirlere 
kadar ya§adigini gosterir. 

Yeniceriler, kendilerini Bektasilige merbut addediyorlar. Sipahilerle 
aralannda daha o zamanlarda bile bir rekabet ba§lami§ti. I§te bu reka- 
bettirki Sipahileri Melamilige sevketti. 

Melamiligin az zamanda inkisaf ve inti§an ve bilhassa asker arasi- 
na da girmesi, ulema ve tarikat muntesiplerini, hatta evliyayi umuru bu 
yeni meslekin sjddetle aleyhine dondiirmiis ve nihayet Aksarayh Pir Ali 
Bahaddinin oglu Oglan §eyh, on iki miiridile Istanbulda idam edilmi§ti. 
Fakat £elebi §eyhin ve bendelerinin idami, esash umdesi"Vahdeti vticut,, 
olan Melamiligin inti§anm men' edecegi yerde bil'akis tesdid etmi§ ve 
akh ersin ermesin her kesin alakasini celbeylemistir. 

Ismaili Ma'§ukinin idamina kadar yiiriiyen Melami aleyhdarhgi ihtimal, 
Melamiligi sondiirebilirdi. Fakat halefi, Sarban Ahmed'in o kadar telifkar 
bir ruhu ve o kadar kuvvetli bir ma'neviyet ve nufuzu vardi ki Ibni 
Kemal fetvasiyle idam edilen ve bu suretle ilhadi gerek Muteserria ve 
gerek Sofiye nazannda sabit olan bir zatin halifesi bulundugu halde 
seyhinden tevarus ettigi irsad vazifesini meharet ve kudretle ifa etmis ve 
her turlii^ihtimale karsi Istanbula gelmiyerek Melamileri memleketi olan 
Hayreboiu'dan idare eylemisti. Vizeli Alaeddin vasitasiyle Gazanfer Ef. 
gibi niifuzlu bir zat yetistirip Emir Osmam Ha§imi'yi ve Bayramilerin 
"Ha§imiye„ kolunu — ki bu kol, son zamanlara kadar mevcuttu — mey- 
dana cikaran Ahmedi Sarban, bu giine kadar unutulmayan ve eskime- 
yen, Melamiler arasmda vecit ve sevk ile okunan saf tiirkce §iirleriyle 
haik arasmda da Melami hakimiyetini giinden giine kuvvetlendirerek 
yerine Ankarah Husameddini birakip vefat etti. 

Hiisameddin zamamnda Melamilik Rumeliye tamamiyle yayilmig 
ve Hamza Bali vasitasiyle bilhassa Bosna' havalisi hemen hemen ikinci 
bir merkez olmus, tarikat; nufuzunu Belgrat serhatlerine kadar tevsi' 
eylemi§ti. Bu siralarda Hamza B. vak'asi meydana gelmi§ti. Bu artik 
"Hamzavi„ nammi alan Melamilerin aleyhine ulema ve mutasavviflann 
birinciden daha miithi§ ikinci bir hareketleridir. 

Hamza Bali'nin sehadetinden sonra o vakitki Melami miimessili Ha- 
sani kabaduz'un aynen Sarban Ahmet gibi Istanbula gelmiyerek tarikat 
ahvalini Bursadan miirakaba ve ihvanim oradan idare ettigini; bu suret- 
le de hem kendini hem de ihvanim siyanet eyledigini goriiyoruz. 

Hasani Kabaduz, Melamilige §arihi Fusus Abdullah ef. ve lamekani 
Hiiseyin ef. gibi iki zati kazandirarak birincisi vasitasiyle tarikati Arabis- 
tan'a kadar ne§retmi§, ikincisi Vasitasiyle de sair, hatta vezirlerden mu- 
rekkep bir ihlas kitlesi meydana getirmisti. 



i- h, 



t 



172 



Ikinci devre Melamileri 



kinci devre Melamileri 



173 



Kabaduz'dan son'ra Melamiligin riyasetine gecen Idriisi Muhtefi 
zamaninda Melamilik en parlak devresini idrak ediyor. Iznikh Fazil Ali 
Bey, Sarihi mesnevi San Abdullah E. §air Tifli g-ibi alim ve fazil 
zevattan maada asnn §eyhuTisIam ve sadnazami bile imam Ali'nin(Haci 
Ali Bey, Idrisi Muhtefi ) muridi olmus, bir cok me§ayih te Melemilige 
intisap eylemisti. Diger taraftan oglan seyh Ibrahim ef. biitiin erbabi 
turuk ve me§ayihe kar§i bila perva Melamiligini izhar ediyor ve Gaybi 
g-ibi bir zati yetistiriyordu. San Abdullah ef. nin Mesnevi §arihligi, 
Ne§ati dede ve Cevri g-ibi Mevlevileri de Melamet silkine idhal eylemi§ti. 

Melamilik, artik son zirvei kemalinde idi. Bundan sonra her kesin 
Idrisi Muhiefi ayannda bir sahis arayacagi, fakat bunun pek gue buluna- 
bilecgi bedihi idi. Maamafih Haci Ali Beyin §6hretiyle Haci Keyvan 
Kabayi (Bayram) ve Be§ir agalarm zamanlan da oldukca §a§aah gecmi§; 
fakat bu iki zatin zamaninda Melamilik, daha ziyade avam arasmda 
inti§ar eylemisti . 

Erbabi §eriat ve tarikat tarafmdan Hamzavilige son darbe, Be§ir 
aga ve kirk bendesinin idamile urulmu§tur. Bu vak'adan sonra Mela- 
miligi birden bire sukut etmis. 'goriiyoruz. Bundan da anla§ihyor ki Id- 
risi Muhtefi' den sonra Melami miimessilleri ancak onun nam „ve §6hre- 
tiyle i§ gorebilmi§terdir. Fakat bu ani sukutun sebebi nedir? Acaba 
Be§ir aganin halefi Seyyid Ha§im ef. Sarban Ahmet ve terzi Hasan 
gibi memleketine — Bursa — cekilip ihvamm oradan idare edemezmiydi? 
thtimal, zaman, buna, miisait degildi ve ihtifaya bir luzumu kat'i vardi. 
Maamafi gerek .Besjr aganin damadi Osman aga ve gerek Hasim ef. her 
halde bir kac adam yeti§tirmi§lerdi. 

Burada zahiren kiiciik, fakat manen pek biiyiik ve miihim bir nok- 
taya i§aret edecegim. 

Her tarikat erbabi, kendi §eyhini kutup yapar. Melami tabirince 
"Berzahiyye,, de kutup o kadar boldur ki bir asirda ya§ami§ nice kutuplar 
vardir. Her muridin §eyhi Gavstir ve tekke mezarhklan Gavs ve kutup 
tasjariyle doludur. 

Buna mukabil Be§ir aganin §ehadetine kadar Melamilerde kuvvetli 
bir fikir ittihadi gormekteyiz. Melamilerin her devirde bir kutuplan var. 
Herkes ona merbut.. Ibrahim ef, Lamekani Hiiseyin ef, Hatta §arihi 
Fusus Abdullah ef , §arihi Mesnevi gibi cok miihim ve alim adamlar bile 
zamanlanndaki Melami mumessilini — velev ummi olsun — halisane 
tasdik ederler. Vehmii hayale ve yahut gurura kapilarak Gavsiyyet iddia- 
smda bulunmiyorlar. Yeti§tirdikleri ihvanlan da bu payeyi onlara vermi- 
yor. Irsada mezuniyet, ancak Melami miimessili tarafmdan veriliyor. Buna 
saydigimiz zevatin asan ve mezar ta§lan §ahittir. 



Halbuki Be§ir agadan sonra bu umumi ve sabit kaideye muhalif bir 
§ey goze carpiyor: 

Be§ir aganin damadi Haci Osman aganin mezar ta§inda: 

ibaresini okumaktayiz. Halbuki o asirada La'li zade merhum ve §air 
Rahiroi, kutbiyetin [1] Seyyit Ha§im efendide oldugunu soyliyorlar. 

Bu, zannederim ki Melamilerde, umumi olmasa bile hafif bir fikir 
te§ettiitune alamettir. Esasen La'li zade pederinden naklen bir cok ihva- 
nm Ha§im ef. nin "kutbiye inde yakin tahsilinden mahrum,, kaldiklanm 
soyliyor [2] . Her halde bu te§ettiite Ha§im ef. nin fevkalhat ihtifasi 
sebep olmn§tur. 

Hasim ef. den sonra Melami mumessilligi, birbirini ta'kiben bir 
§eyhulislamla bir sadnazama intikal ediyor. Bunlar da tabiatile hem 
asnn icabatindan, hem de mevkilerinin ehemmiyetinden dolayi kendilerini 
ketme mecbur olmusjar ve tarikat umuriyle i§tigal edememisjerdir. Nihayet 
biitiin bu avamilin tesirile La'li zade, §ehit Ali pa§adan sonra bir kutup 
gosteremiyor. Yalmz bazi Melamilerin kendisini bu payeye irtika ettir- 
diklerini anlatmasi, bazilarmm da ba§kalanm kutup tamdiklarina bir 
delildir. Fakat tarikat yine devam etmektedir. 

La'li zade Abdulbaki ef. kutbiyeti kabul etmemekle beraber Mela- 
miligin devaminda miihim bir amil olmu§tur. 1153 tarihinde me'muriyet 
hayatindan ?ekilip Eyyuba naklinden sonra, vefatma, Ya'ni 1159 tari- 
hine kadar La'li zadenin evi, ihvani tarikin kudsi bir matafi olmu§, 
asnnm bir cok ulema ve me§ayihi, Efendiyi daima ziyaret etmisjerdir. 
Bundan maada Abdulbaki ef. bu inziva hayatinda bir cok eserler yaz- 
mi§, bilhassa "Sergiize§t„i ile [3] Melamiligin tarih ve mahiyetini tesbit 
ve ahlafa yadigar etmi§tir. 

La'li zade'den ba§ka, Seyyit Ha§im ef. nin bendelerinden Habe§i 
zade Abdurrahim ef. (§air Rahimi) de Melamiligin devammi temin eden 
miihim bir §ahsiyettir. 

Rahimi, Halep valisi Mustafa Pasa'nm oglu olmakla Habe§i zade namile 
maruftur. Silahtar Ibrahim Pa§anm divan kitabetinde bulunmu§, sadnazam 
§ehit Ali Pa§a|iin zamaninda Maliye tezkireciligi, Cizye muhasipligi gibi 
miihim hizmetleri ifa etmi§tir. Nev§ehirli Damat Ibrahim Pa§amn sadare- 
tinde ba§ tezkireci olup vefatma kadar bu hizmette kalmi§ti [4]. 

[1] "Meslekiil i§rak Jl^lilU*,, kasidesi. 

[2] Sergiizeft : yazma niisha. 

[3] Abdulbaki Ef. Sergiizegti 1154 te yazmiftir. 

[4] Habefi zade Rahimi hakkmda muracaat ! 

Safai tezkiresi; Sa : 150; Ramiz tezkiresi ; Sa : 112-113. Sicilli osmani ; cilt : 3 ; Sa : 98 



174 



Ilciaci devre Melamileri 



Siileyman Faik ef., mecmuasmda asnndaki bir cok zevati muhtelif 
vesilelerle zemmettigi halde Rahimi hakkinda cok sitayi§kar bir lisan 
kullaniyor. 

Rahimi'nin Bayrami me§ayihinden oldugunu tasrih eden Faik ef. 
mumaileyhin ahlakini gosteren §u sabrlari da ilave ediyor : 

"Mervidir ki tezkireci iken kiilli yevmin Babialide olan odasina geldigi 
ande iki rik'at hacet namazi kihp akibinde ol giin kalemiyle katlu salp 
buynldisi yazilmamasini niyazii dua eder imi§. Vakia iki def'ada yirmi 
seneye karip muddet tezkireciliginde zuhur eden katili salp buynldilanni 
kiiciik tezkire bulunan yazip kenduye tahriri teklif oIunmami§, ya'ni o 
misillu buynldi zuhunnda Habe§i zade, ya gelmemis. ya evliyayi umur- 
dan birinin yaninda, yahut yazu ve namaz ve abdest gibi me§guliyette 
bulunmus. olarak duasi karfni kabul olmus. «-j 1 ^,,. [1] 

Rahimi, §eyhulislam Seyyit Ali ef. nin zamaninda, San Abdullah 
ef. nin "Meslekul'u§§ak„ kasidesini 86 beyitle tanzir edereke silsilei biat 
ve inabetini Peygamberden Haci Bayrami Veli'ye kadar isal ettikten 
sonra aynen La'li zade gibi su suretle teselsul ettiriyor: 

Omeri Sikkini — Binyamini Aya§i — Pir Aliyyi Aksarayi — Isma- 
lli Ma'suki — Sarban Ahmet — Husameddini Ankaravi — Hamza Ba- 
li — Idrisi Muhtefi (imam Aliyyirrumi) — Haci Kabayf — Be§ir aga 
— Ha§im Ef. 

Rahimi "Meslekiil i§rak„ ismini verdigi bu kasideye 

Serapayi cihan piir feyzi nuri rabbi izzettir ; 
Ki i§rak eyliyen alemlere hur§idi vahdettir. 

matlaiyle basjayip silsilei Melamiyeyi bervechi bala kayt ve Hashn E. 
den sonra 

Seadetle hiraman oldu kurbi hazrete anlar ; 
Bu taci sahibine verdiler 5unkim emanettti . 



Dila ; ankayi kafi cem'i cem'ii gaybi gaybolsan 
Talebkan ni§am olma kim ayni ibadettir., 
Hakikatta odur zilli ilahi, ana aklermez ; 
Nice idrakolur ol kim sitare puji ismettir. 

V. s. 

Beyitleriyle sahip vakti medhediyor. Fakat ismini zikretmiyor. Bun- 



[1] Suleyman Faik Ef. mecmuasi ; Dariilfiinun, K. Halis ef. N : 2660. Siileyman Faik 
ef. i§in bakiniz. Sieilli osmant ; Cilt : 3 . Sa : 98 



Anadolu'da Tiirk Agiretleri 



175 



dan anlasriiyor ki kaside, La'li zade merhumun meslekul'u§§ak zeylinden 
evvel ve Seyyit Ali E. nin hayatinda yazilmistar. 

Rahimi, Melami olmakla beraber Koca Mustafa Ps. §eyhi Nureddin 
Ef. ye de muhip imis. Esasen bu Nureddin Ef. nesvei melameti I§ik 
Hiiseyin Dede'den ahzetmis; ve hatta ihvanim da bu yolda yeti§tismi§ 
muhlis bir Hamzavi bendesi, fakat zahiren Siinbuli seyhi idi [1]. 

Rahimi Ef. 1140 tarihinde vefat etmistir. Seyyit Vehbi, vefatma 
«U 44 &>■ <•_ ^^j „itj ^v misraim tarih du§urmii§tur [2]. 

Mustakim zade merhum, Melamiyei §attariyesinde Rahimi'den fey- 
zalan bir kac zati haber veriyor [2]. Bunlardan biri reisulkuttap Dilaver 
aga zade Omer Ef. digeri de ihvan arasmda Emir Halil Aga lakabiyle 
yadedilen Seyyit Halil Agadir. 

Dilaver Aga zade Omer Vahid Ef. Tesrifatcihk, Maliye tezkireciligi, 
Piyade mukabeleciligi, Sipah katipli|i, Basmuhasebecilik gibi miihim hiz- 
metlerde bulunmushi. Nihayet 1172 §evvalinde Sadn azam Ragid P§. nin 
kalem arkada§i olmakla mumaileyh tarafmdan hukuka riayeten Reisiil- 
kiittap nasbedildi. Memuriyetinin kirkmci giinu vefat etti. Sinni 70 i 
miitecaviz olan bu zatin "§air ve idarei kelama kadir,, oldugunu Sieilli 
Osmani'den ogreniyoruz. Hadikatulviizeraya da bir zeyil yazmi§tir. [3] 

Halil Aga'ya gelince bu zat "Serdengecti,, agaligindan mutekait olup 
Yenikapu mevlevihanesine yakin bulunan evinde otururdu. Evine bir 
cok ihvan ve me§ayih gelirdi. Hatta haftada muayyen bir giin kara 
Mustafa P§. seyhi Mureddin Ef. (Vefati: 1160) [4] ihvanile gelir, Habe§i 
zade Rahimi ve Yeni kapi mevlevihanesi §eyhi Pecevi Ahmet Dede [5] 
Ef. de (Vefati: 1137) gelerek toplanirlar, sohbet ederlermi§. Kesreti miiri- 
daniyle ve ilmu fazhyle me§hur oldugu gibi ayni zamanda iistat bir §air 
bulunan Pecevi (Arifi) Ahmet dedenin bile bu meclise devami, Halil 
Aganin ehemmiyetimi anlatir [6]. 

Katip ve tarihi tahriri ma'lum olmiyan ve bilahara "Mehmet Emi- 

[1] Melamiiyei §attariye; Sa: 118 

[2] Ayvansarayi Vefeyat'mda Rahimi'nin vefatma ttS^UI'ii^j terkibinin tarih diiguriil- 
dii^ii mezkurdur. Sa: 158. 
[3] Sa: 139—141 
Sieilli Osmani; Cilt: 3; Sa: 591-592 

1160* 

"Neylf,, 

[5] Pecevi Ahmet Dede icin bakmiz: Fatin tezkirsi; Sa: 255-256. Sima'hanei edep ve 
Ziya Bf. merhumun Yenikapi mevlevihanesinde de Pecevi Ahmet Dede hakkmda 
malumat vardir. 

[6] Melamiyei gattariye; Sa: 140 



176 



Anadolu'da Tiirk Asiretleri 



niil Fuhuliyyiin Naksibendiyyiil Halidf,, isminde bir zata yine mechul 
bir tarihte intikal eden, sonra Baygin Ismail Ef. isminde bir Melami ta- 
rafmdan 1335 rumide Mahallebici zade Bursah Yaghkci Sabri B. e 
gegeri ve el'an mumaileyhte bulunan bir mecmuada "Tariki Melamiyyei 
Bayramiyyeden Ha.ce Halil Ef. nin nutki alileri,, serlevhasi altmda 4 
manzume vardir. 

Bu manzumelerin Emir Halil Agaya ait bulundugunu zannediyorum. 
Hace kelimesinde iskali mucip bir §ey yoktur. Qimku Hamzaviler miir- 
§itlerinin coguna bu lakabi vermisjerdir. Mesela. Hamza Bali'ye "Hace 
Hamza„ Idnsi Muhtefi'ye "Hace Aliyyiirrumi,, de denir. §u halde Halil 
aga'ya da "Hace Halil,, lakabini vermislerdir. Esasen Hamzavilerden 
baska bir Halil Ef . nin mevcut olmamasi da bu zanm yakin dereccsine 
Tsal eder [1] Haiil Aganin bu dort manzumesinin dordu de aruz veznile 
yazilmistir. Biri Mesnevi tarzmda olup 56 beyittir. 

Hace Halil aganm iki sj'rini yaziyorum : 

Her nefeste zikri hak tevfiki rahmandir bize ; 
Ayeti \j>tf \/"l emri kur'andir bize ! 

Her ibadet kim bulunur zikri tesbihi huda ; 
Zikri haktir ciimlesi hep hiikmi kur'andir bize ; 

Zikri Mevlayi celili kadri hasretmek neden ? 
Her nefeste zikri kalbi rahi erkandir bize. 

Zikri inkar eyler ise miinkiri seytani kor ; 
Insii cinden buluna bak hangi geytandir bize ! 

£iin Habibullah buyurdu zikr efdaldir deyu ; 
Her kelami ol HabTbin ayni burhandir bize ! 

Enbiyalar serverinin kavlii fi'line bu giin 
Iktida vii ittiba' hem dinii imandir bize.. 



[1] Bu mecmuamn muhteviyati Istanbul §ehremaneti Mektupgusu Osman Bf. tarafin- 
dan bildirildi. Bilahara istedigim risaleleri mezkur mecmuadan istinsah edip gondermek 
lutfunda da bulundular. Kendilerine bilhassa te§ekkiir ederim. 

Mecmuada [AzTzi Nesefi'nin l5 -a51 j^5» ve »j»-^ Cui^j risaleleriyle hakiki Osman Ef. nin 
"Irfadname,, si, §emsettin Ef. isminde bir zatin tasawuf istilahlarina ait kiiciik bir risale» 
siyle San Abdullah Ef. nin TuhfetuT u|§ak risalesi, Oglan seyh Ibrahim Ef. nin mekalati, 
lamekanT Hiiseyin Ef. nin evvelce bulamadigimlz dorduncu risalesi, j2l hakkinda muellifi 
meghul bir risalecik ile O.W»- Qj»j j'j**' isimli keza muellifi mechul, fakat §ivesine nazaran 
Azeri oldugu kuvvetle muhtemel bir zata ait dort sahifelik bir risale, Vizeli Alaeddin E. 
nin 16 beyitlik bir manzumesi, CiUt»i/, Sarban Ahmet ve Oglan seyh Ibrahim Ef. nin bir 
cok giirleri, Hace Halil Ef. nin metinde arzettigimiz dort manzumesi] vardir. 

Ikinci devre Melamilerinin nihayetindeki ilavemizde bizi alakadar eden bahislerini 
yazacagiz. 



Ikinci devre Melamileri 

Nuri jrf.Jt^ljU sultaninm agiklan 

Sine suzan, dide giryan ciimle ihvandir bize. 

Burei Ahmt matlaindan dogdu envan §iihut ; 
■Si\ <>-j f cihetsiz zevki vicdandir bize. 

Ismi zatin devresinden sakii baki heman 
Sundugunca hamri aski hali sekramr bize ! 

Cum'ai ussaka can attikga asiklar miidam ; 
Hem melaik, hem' halayik ciimle hayrandlr bize ! 

Mektebi irfana gel, al zevki irfandan sebak 
Vechi dildan kiraat dersi irfandir bize ! 

Enfusii afaka bak hep nuri vahdet munceli; 
Surei Nurdan miinevver ilmii Tkandir bize.. 

Asikanmdir cemali ka'besin etmek tavaf 

Hacci ekber; bil bu hacdir, cam kurbandir bize! 

Nuri vahdet dogdu, kesret zulmeti etti firar ; 
•Si oi- c -m jd sat hezarandir bize ! 

Cem'i cemde cem'ile cem'ul ceme ettik uruc ; 
ili f y y i rii'yet kesf ii iz'andir bize ! 

Tahdisi ni'met, birii (Birr) inami Hak bitmez Halil; 
£iin Melametle nihan ol isri pirandir bize !.. 

@ 
Huda hakki birakmam hif bu rahi ; 
Gonul buldu bu rah i5re o mahi ; 
Bizi methet diler zemmet kemahi, 
Melamiyem, Bayramiyem, Melami ! 

Atar hoca miidam sengi melami ; 
Selam vermez kesip bizden kelami ; 
Gerekse ver, gerek verme selami ; 
Melamiyem, Bayramiyem, Melami ! 
Rasulullah cekip bunca melamet ; 
Cemi' eshap cekip bunca melamet, 
Kamu ussak Qeke gelmi§ melamet ; 
MalamTyem, Bayramiyem, Melami! 

Senin askm kime diisse ilahi 
Deniir mecnun ve ya zindik melahi ! 
Seni sevmek imis ciirmii giinahi, 
Melamiyem, Bayramiyem, Melami ! 

Atarlarsa bunun gibi nice tas, 
Bilur afik gelen tasa tutar bas ; 
Habibullah sunnetidir bu kardas ; 
Melamiyem, Bayramiyem, Melami ! 



177 



MeSamik 



12 



178 



Ikinci devre MelamJleri 



Halil aga 1134 tarihinde vefat etmistir. 

Rahimi den f eyzalanlardan biri de mumaileyhin havassi eshabmdan 
oldugundan " Habe§i zade „ lakabiyle anilan " Zaim Ali aga " dir. Bu 
zatin evi de ihvan ve me§ayihin bir ziyaretgahi idi. Hatta Yeni kapu 
Mevlevihanesi seyhi. "Seyyit Ebu Bekir dede Ef." de (Vefati: 1189) 
defeatla Ali aganm ziyaretine gittigini Mustakim zade'ye soylemistir [1]. 

Mustakim yade merhumun bize bu sohbetleri ve miidavim bulu- 
nanlan kat'iyetle haber verdigine nazaran her halde kendisi de miida- 
vimlerdendi. 

Zaim Ali aga 1178 tarihinde vefat etmistir. 

Melami — Hamzavilerin " Rehber „ dedikleri irsada me'mur zevatin 
ancak " miir§id " ya'ni "Gavs „ tarafmdan me'zun olmasi me§rut bulun- 
dugundan Rahimi' nin de her halde " Kalbe bakici „ bulundugu, binaen- 
aleyh Hamzavilerin 1128 de"§ehit olan Ali P. dan sonra yine bir zati 
"Gavs,, tamdiklari muhakkaktir. 

Rahimi' den ahzi feyzeden ve ehemniyetlerine binaen isimleri raa- 
lum bulunan ve asirlanmn en meshur §eyhlerini bile ayaklarma getire- 
cek ve onlara melamet ne§vesini verebilecek derecede nafiz olan "Dilaver 
aga zade Omer ef. Emir Halil ve Zaim Ali agalar „ m da bu mesleki 
devam ettirdikleri suphesizdir. 

Seyyit Abdiilkadin Belhi'nin mahdumu Seyyit Muhtar bey efendinin 
lutfettikleri maliimata ve gosterdikleri "§ecere„ ye nazaran §ehit Ali P. 
dan sonra Hamzavi — Melami silsilesi §udur: 

§eyh Abbas ef. — Hafiz Ali ef. — Ibrahim Babayi Veli — Seyyit 
Bekriir Re§at ef. — Seyyit Abdiilkadin Belhi... 

Seyyit Muhtar bey efendiden, bu zevatin tercemei hallerini reca 
etmi§tim. Ibrahim Babayi veli ve Seyyit Bekriir Re§at ef. hakkinda, ce- 
vabi mektuplannda kafi ma'lumat vermek lutfunda bulundular. Fakat 
Abbas ve Hafiz Ali Ef. ler hakkinda " Diger zevatin da tercemei halleri 
var idi. Muhtasar olsa da kifayet ederdi. Fakat ne yapayim ki Sirna' hane 
miihurlendigi zaman kiitiiphanedeki mahfuzatim miyamnda mahfuz kaldi.,, 
diyorlar. Yalniz bu zevatin tarihi vefatlan "§ecere „ de mukayyettir. 

§eyh Abbas Ef. 1220 tarihinde vefat etmi§tir. Hafiz Ali Ef. de 
1247 tarihinde IstanbuTda vefat etmi§tir. Haseki Nisi hastahanesinin 
kar§isinda tramvay caddesine giden iki yolun telaki noktasindaki evin 
bagcesinde medf undur. 

[1] Melamiyei fattariye; Sa: 140 
Seyyit Ebu Bekir dede icin bakiniz! 
Yeni kapu Mevlevihanesi: M. Ziya Bf. Sa: 142-143 



Ikinci devre Melamileri 



179 



Ibrahim Babayi Veli: 

Bu zat, Fatih'te Atpazan civarinda Kirk ce§medeki "Pe§temalcilar„ 
haninda otururdu. Esasen bu han, idrisi Muhtefi'nin zamanindanberi 
Hamzavilerin adeta bir te§kilat merkezi idi. Hatta, San Abdullah ta Me- 
lamete bu handa intisap etmisti. 

Ibrahim baba, hemen hemen hiirriyete kadar memleketimizde soniik 
bir tarzda devam eden esnaf te^kilah mucibince Pestemalcilar esnafmin 
miir§it ve kahyasi idi. 

Pe§temalcilar haninda kirk pe§temalci ustasi bulunur ve aralanndaki 
an'aneye farti riayetle bu adedin kirki tecaviiz etmemesine riayet eder- 
lerdi. I§te bu kirk kisi, Hamzavi ricalim temsil eden rehberlerdi. Icle- 
rinden birisi vefat edince Egri kapu civanndaki Ivaz Ef. camiine yakin 
bir yerde kain, diger Pe§temalci hanmdan miisteit bir zati aralarma 
alarak 40 adedini bu suretle doldururlardi. 

ivaz Ef . hanindaki pe§temalcilann miirebbisi de Haci Hiiseyin dede 
isminde ihtiyar bir zatti. 

Seyyit Muhtar B. E. mektubunda Hiiseyin dede'ye miilaki ve iltifat 
ve nevazisjne mazhar oldugunu anlatip Dede'nin az soyliyen, hafif hafif 
giilen uzun boylu, zaif bir zat bulundugunu, siir iistiinde kain ve Halice 
nazir bir hanede ikamet ettigini, 90 ya§im miitecaviz oldugu halde 1305 
tarihinde vefat edip Seyyit Abdiilkadir Ef. tarafmdan §eyh Miirat tek- 
kesine getirilerek hazireye defnedildigini soyliyor ve "Kitabei sengi 
mezanni bizzat babam yazarak hakkettirmifti,, diyor. 

ibrahim babayi Veli, 1264 senesinde istanbul'da vefat edip Ramazan 
Ef. tiirbesi civarma defnedilmi§tir. 

Ibrahim baba' dan sonra Hamzavilik riyasetine " Seyyit Bekrur 
Re§at Ef. „ gecmi§tir. 

Sevyit Bekir Re§at Ef . : 

Aslen Mora'lidir. Oradan Istirumga'ya gelmi§ ve Hiiseyin P§. nin hu- 
susi katipliginde bulunmu§tur. Muhtar Bf. "Hangi Hiiseyin Ps. oldugunu 
bilmiyorum,, diyorlar. Bu Hiiseyin P§. her halde Mora muhacirlerinden 
Abdiilkerim Efendinin oglu olup Tirhala mutasarnfhginda; Yanya, Girit, 
Selanik valiliklerinde bulunan, bilahra 1285 te Zaptiye musjri olan Hiise- 
yin P§. olacak [1]. 

Bekir Re§at Ef. Uskup, Manastir, i§kodra, Selanik vilayetlerinde bazi 
memuriyetlerde bulunduktan sonra istanbul'a hicret etmi§ ve me|hur thtisap 
agasi Hiiseyin B. in [1] kahyasi olmu§tur. Hiisyin B. in 1387 de vefatindan 

[1] Hiisyin Husnii P§. , Seyyit Muhammet Nur'un da muhlislerindendir, Sicilli Osmant 
bilhassa « Derviflere muhip » oldugunu kaydediyor.. 
Sicilli Osmani; Cilt; 2; Sa : 177. 



r 



180 



Ikinci devre Meiamileri 



Ikinci devre Meiamileri 



181 



sonra Fatih'te Boyacikapismdaki konaginda inzivayi ihtiyar eden Bekir 
Re§at Ef. 1292 Rabiulevvelinde vefat etmi§ ve Edirnekapisi'nda §eyhiilislam 
Pa§makci zade Seyyit Ali Ef. ye yakin bir mahalle (§air Baki'nin meza- 
nmn kar§isina) defendilmistir. Sengi mezannm kitabesi §udur[2]: 



•Uli 



r 



j u j *>*u.— «mi 

<;__ - 



J J» I 



LT* 



%u 



,1 <a' 



[1] Ihtisap agasi Hiiseyin Hasip B. , Valide^Sultan kethudasi Tahir P§. nin ogludur. 
Ticaret nezareti, Posta nezareti ve miiteaddit def'alar Ihtisap nezaretinde bulunan ve 1274 te 
§ehremini unvanile yine Ihtisaba memur olan Hiiseyin B. , Abdiilaziz'in validesine kethiida 
olmus. ve daha bir cok hizmetlerde bulunarak 1287 §swalinde vafat etmistir. Eyyupta med- 
fundur. 

Sicili Osmani ; Cilt : 2 ; Sa : 228 — 229. 

[2] S. Muhtar Bf. Hamzavi mezar tasjari hakkinda bizim malumatimizi teyiden §u iza- 
hati verdiler: 

Evvelce Ha«izavi tasjari; kolsuz, ayaksiz, bassiz bir gekli mahsusta (Sari Abdullah Ef.nin 
fotografta giiriilen mezar ta§i §eklinde) oldugu gibi « «I» » dan sonra «fena» ya alamet ve 







« _j»V> =>j»-_**^ » yabut t _j*VUlV tjJllAlU^» > ya isaret olunmak iizere« "^^.flt/ »veyahut 

igaretleri konurmu§. [Hakikaten Idrisi Muhtefi'nin merkadi civanndaki 

Hamzavi tasjarinm bir cogunda bu isaretler bulundugu gibi son Melamilerden Tarsus 
tekkesi geyhi Abdul kerim Ef. nin mezar tasmda da bu isaret mevcuttur.] Ustiivani taf, 
yalniz Aktab'a mahsus addedilirmig. Bilahara bazan yine Hamzavi tasjarinin §ekli muha- 
faza edilmekle beraber bu igaretler konmamaga basjanmig ve Hamzavilige delil olarak kita- 
belerin c JUIj 4*1**» 4111 » yahut t d^'iS Vlss«» j*. » kelimelerile basjayip hulasaten « Cemii 
mu'minm ve mu'minata ve... kuluna rahmet eyliye » maalinde bir yaziyi ihtiva etmesi takarrur 
etmis, ve el'an devam etmekte bulunmustur. 

Mustakim zade Suleyman Sadettin Ef. nin [ Zeyrek, Soguk kuyu medresesi haziresinde 
medfundur] kitabesi de « JUij *'Us~» *ii\ » ile basjar. (Miiracaat: Tuhfetulhattatin ; Sa : 15) 
Mumaileyhin HamzavTler'e giddeti merbutiyeti dusuniilurse HamzavTligi bu suretle de teeyyiit 
ve tahakkuk etmis. olur. 



Seyyit Abdiilkadir! Belhf: 

Asil ismi "Gulami Kadir,, olan Abdiilkadir Ef. 1255 te Belh'in Kun- 
duz §ehri mulhakatindan "Hankah,, ta dogmu§tur. Babasi >*£*&}< sahibi 
Seyyit Suleyman Ef. dir. Cetleri Burhaneddin K1I15 ve §ah Hasan'la § an 
Hiiseyn'in Belh'te hukumdarhk ettikleri mervidir. 

tbnuTemin Mahmut Kemal Bf. "Son Asir Tiirk §airleri„ ismindeki 
eserinin birinci cildinde [1] mumaileyhi, siilalei siddikiyyeden olmak uzere 
gosteriyorsa da Abdiilkadir Ef . ^-^Mi ismindeki kitabinda: 

« — .^»1!» e 4^_j1 }a\ <.^ uIjL '^i j! diye nesren kendi aile efradim birer birer 
tadat ettigi gibi bir mesnevi ile de §eceresini tesbit eyliyerek Sadati 
Hiiseyniye'den oldugunu bildiriyor [2]. 

Bu mesneviye nazaran §eceresi §udur: 

Abdiilkadir — Seyyit Suleyman — Seyyit Ibrahim Hace Kelan — Sey- 
yit Baba — Seyyit Ibrahim — Seyyit Muhammet Ma'ruf — Seyyit Tursun 
Baki — Seyyit Gulameddin — Seyyit Nasiriiddin — Seyyit Cemaleddin — 
Seyyit Burhaneddin Kihc — Seyyit Kemaleddin — §ah hasan — Sah Hii- 
seyin — Seyyit Muhammet — Seyyit Ahmet — Seyyit Abdullah — Seyyit 
Abdullahi Mufaddil — Seyyit Ubeydullah — Seyyit Talip — Seyyit Ahme- 
di A'rec — Seyyit Ahmet — Seyyit Muselmiiberka' — Imam Muhammedut- 



[1] Sa; 26-27 

[2] Bu mensur mekaleden gunlari ogreniyoruz; Seyyit Abdiilkadir Ef. nin pederi 
Seyyit Siileyman Ef, 1264 §a'banmm altinci per§embe giinii, validesi Bibi Saide 1311 sene- 
dinde Istanbul'da vefat etmiglerdir. §eyh Miirat tekkesinde medfundurlar. 

Diger aile efradmin isimlerini, tarih ve mahalli viladetleriyle medfenlerini gu suretle 
bildiriyor: 

Erkek kardegleri: 

Muhammet Bahaeddin Babiilhak 

Seyyit Burhaneddin Kih§ 

Seyyit Ahmet Sait; 1283 Istanbul ; Eyyupta medfundur. 

Seyyit Muhammet Ali; 1388; § e yb. Miirat Tekkesinde medfundur. 

Kiz kardesjeri: 

Bibi Sacide; 1262; Urfa. 

Ayhan Bibi; 1383; Istanbul, Topkapi'da medfundur. 

Fatima; 1306; Istanbul; §eyh Miirat tekkesinde medfundur. 

Seyyit Burhaneddin Kihy'm validesi Bibi Seyyide 1384 te Istanbulda vefat edip mez- 
kur tekke haziresine defnedilmistir. 



182 



Ikinci devre Melamileri 



tak! — imam Aliyyiirnza — Imam Muselkazim — imam Ca'feriissadik - 
imam Muhammedulbakir — imam Ali Zeyniil'abidin —imam Huseyn 
imam Aliyyibni EbuTalib — Muhammed (Mustafa). 



Farirsi ve Arabiyi Belh'te tahsil eden Seyyit Abdiilkadir Ef, ahval 
ve asayisjn tezebziibiinden muteessiren iic yiizii miitecaviz miiriidiyle 1272 
de vatamndan hicret eden babasiyle beraber iran'a, badehu Irak tarikile 
Anadoluya gegip 1276 da Konya'ya gelmistir. Konya'da §eyhi Ekber'in 
bazi asaarim istinsah ile me§gul olmus, 1180 de yine pederile beraber 
Bursa'ya ve sonra Abdulaziz'in babasmi daveti iizerine istanbula gelmis,- 
Ierdir. Istanbul'da icar bedeli Padi§ah tarafindan verilmek iizere Siiliiklii'- 
de bir konaga musafir edilmisjer, bir miiddet sonra Uskudar'a gecip bir 
kac sene de orada oturmi.sjardir. 1284 te Eyyup ni§ancismdaki §eyh 
miirat tekkesi, Feyzullah Ef. nin veftiyle inhilal etmis, ve me§ihati Seyyit 
Siileyman Ef. ye tevcih edilmi§tir. Suleyman efendinin 1294 te vefati 
iizerine mezkur tekkeye §eyh tayin edilmis. olan Seyyit Abdiilkadir Ef, 
1441 recebinin 21 inci per§embe gecesi vefat etmis, ve tekkenin hazire- 
sine defnedilmi§ti. 



Babasindan Nak§ibendi icazeti alan Seyyit Abdiilkadir Ef istanbul'da 
Seyyti Bekir -Re§at ef. den de "Hamzaviye,, ye intisap eylemi§tir. Sureti 
intisabi hakkmda konyah Muallim Arif Ef. den su menkabeyi i§ittim : 

Seyyit Abdiilkadir Ef. Konyada iken rii'yasinda Bekir Re§at Ef. yi 
gormii§. Bekir Re§at Ef. Abdiilkadir Ef. ye "Ma'nen kendisini terbiyeye 
memur oldugunu, zaman fevtetmeden istanbul'a gelmesisni,, soylemig. 
Bu rii'ya, bir kac gece alettevali tekerriir etmekle nihayet, babasma soy- 
lemi§. Hatta Konyadan hicretlreine de bu rii'ya sebep olmu§. Bursa'ya 
geldikleri vakit Bekir Re§at Ef. tekrar goriinmekle beraber Abdiilaziz de 
Suleyman Ef. yi istanbul'a davet etmi§. Bu suretle Istanbul'a gelen Ab- 
diilkadir Ef. babasiyle beraber evini bilmedikleri Bekir Ef. yi bulmak icin 
yola du§mii§ler. 

Abdiilkadir Ef. "Ben, efendimi bulurum,, deyip kalbi mahabbetini 
rehber ittihaz ederek Fatihe dogru yiiriimege ba§lami§ ; babasi da ken- 
disine refakat etmi§. Nihayet Bekir Ef. nin konaginin kapusnna gclince 
ma'nevi bir cezbe ile Abdiilkadir Ef. kapuya teveccuh etmekle beraber 
kapu da hemen acilmis, ve Bekir Ef. baba, oglu kadim iki a§ina gibi 



Ikinci devre Melamileri 



183 



karsdayip rii'yayi tahkik ve o giin Seyyit Adbiilkadir Ef. nin kalbine 
bakip kendisini vahdet ne§esile sermest eylemis... Abdiilkadir Ef. vefatina 
kadar Hamzaviye ricaliyle sohbet etmkle beraber rehberlik hizmetiyle 
bir cok kimseleri de Hamzavilige idhal etmi§tir. 



Asari : 

Farisidir, Mesnevi tarzinda yazilan bu eser 

(J'jlj wili aj=& jl-V-i SJi y- ^W ->.^ U_^a> 2*>-J <j>\ 



\'i Sj>- joi I C-^j Oi'U 



>Jy^ 



Ak^ A> j.5<lU- f-ljt ^r I 



Beyitleriyle basjar. Muhtasar bir eserdir, 

Seyyit Abdiilkadir Ef. nin ihvamndan Selanik vahsi Mehmet Nazim 
P§. tarafindan aym vezinde nazmen terceme edilmis. ve 1331 senesinde 
§ems matbaasmda tab'ettirilmi§tir. P§. nin tercemesi §u beyitle basjiyor: 

Ey viicudi paki can icre nihan 
Zati bihemtasi eanlarda iyan 

Esrari tevhitle bir ciltte bulunan bu kitap 296 sahifedir. Mesnevi tar- 
zinda ve Fiirs lisaniyle yazilmi§tir. Tasawufa ait ve miiteaddit bablan 
havi olup §6yle basjar: 



j)jj Cfj^ iJ^J-^J r^" 



tr 



*J jW JK \jj£ 



nihayetinde 

beytinde musarrah oldugu ve9bile 5453 beyittir, . 



1 84 Ikinci devre Melamileri 

kitapta 



'J*.^-» 



sU J_jl ,ji luj <6 



beytile ba§liyan 5 beyitlik istitrada n?zaran 1321 recebinde yazmaga 
basjayip Ramazan bayrammdan sonra bir sene taahhura ogrami§, nihayet 
yine bir bayramda ba§layip 









beyitlerinin miieddasi mucibince 1322 Zilkadesinde bitmistir. 

Farisidir. 501 sahifedir. Baplara tesadiif etmeyen sahifelerde On 
beser bevit vardir. §6yle bastar: 



c«-l ov Jr"* u 1 ' J?*»* j!j;*f 



• jiili i^>- jljjj 4JU-_j jlf>- 



Mahdumlan Seyyit Mnhtar Rf. deki niisha 



-Ub ^ Ji 



ketebesine nazaran be§inci nushasidir. Bu niishanin istinsahini 1322 
zilka'desinin 21 inde bitirmi§tir. 

644 sahifedir. Bablara tesadiif etmeyen sahifelerde on dokuzar beyit 
vardir. Bu kitap ta Farisidir. §6yle basjar: 















Ikinci devre Melamileri 



185 



*J. O I- 5 J'" <J_-J»>- obUj jU 



i_y jU iU) j t. >j| 



.f^ 



Jic 



r' 



Nihayetindeki 



,1^ t":>- -A.^ ^Ja*!!^ L*.ij 



t_r; 



iiUTi 






beyitlerine- nazaran 1319 zilka'desinin ikinci g-iinii bastayip 1320 sa'baninm 
27 inci giinu bitirmi§tir. 

Muhtar Bf. deki asli ve muellifin hatti destiyle muharrer niisha 
1324 zilka'desinde tebyiz edilmi§tir. 



"Ssn asir Tiirk §airleri„ nde bunlardan basjka c^ii 
«j|>i irj-i «vb oU«it isimli Farisi eserleri bulundugu mezkur ise de bun- 
lardan yalmz «jLii-j ^^i» i evvelce g6rmii§tum. Obiirleri mahdumlarmda 
yoktur. 



Abdulkadir Ef.nin bu eserlerden ba§ka Tiirkce, Farsca ve (^agatay- 
ca e§ 1 armi havi „Divam Belhi" isminde bir de miirettep ve muazzam 
divani vardir. §iirde Belhi ve Kadiri BelhT tahallus eden Abdulkadir 
Ef. nin e§'an, §iir noktai nazanndan degil, tasawuf noktai nazanndan 
?ok kiymetlidir. Tasavvufun dekayik ve esranni vuzuh ile anlatan son 
asrm en buyiik safi §airi hic suphesiz ki bu zattir. Divandan bir Farisi, 
iki Turkge manzumeyi kaydediyoruz : 



J> j ^[y ijW^j j^-Li 

Avalim cumlesidir zilli esma 
Sifatindan zuhura geldi ekvan^ 
Musemmasma mazhar oldu Adem; 
Bu mazhar oldu vechi zata mir'at; 
Ki adem mazhan zatj hudadir; 



o- 1 o^j-^yj! ^ ^ 

Ki zahir oldu esmadan miisemma. 
Bulardan oldu zahir sirn esma.. 
Bu adem oldu cami'cumle esma.. 
Bu mir'attan ki zat oldu hiiveyda. 
Ki kadrini anin Hak kildi i'la.. 



186 



Ikinci devre Melamiieri 



Meratip ademe buldu nihayet; 
Bidayetle nihayet ortasmda 



Nihayetten bidayet ojdu peyda! 
Tamami halku alemdir serapa.. 



Lkinci devre Melamiieri 



Bidayette nihayet oldu mahfi 
Bu mahfide bidayet oldu ahfa! 



Niyazi'ye Nazires 

Arifi billah olanlar a§ka eyler iktida ; 
Muktedasi a§k olanlar oldu hakka intiha.. 

Arifi hak olsa adem a§k anm yaridir ; 

Ask eger hemrah olursa olur ana rehnema.. 

Aski haktan gayrisi u§§aka olmadi kabul ; 
Aski haktan gayrisi us,§aka oldu masiva.. 

Aski vechi yardan gayrisidir dilde keder ; 
Hanei dilden supur ger olsa dilde masiva.. 

Vechi gayri yare kim Sgiklar etmez iltifat ; 
Iltifat eylerse her kim bulamaz zerre safa.. 

Yarden bT behre olmu§lar bilin divanedir ; 
Her kim ol divane oldu aki ana etmez vefa.. 

Cevri a§ka sabredenler arifi dana olur 
Arifi dana olana cevreder rahi Hiida !.. 

Ask ,bir nari gererdir, masivayi harkeder; 
Masiva her ne olursa harkedup eyler heba ! 

«Kadiri Belhi» Hudamn agkidan olma cuda ; 
A§ki hak olsa dilinde sana haktandir ata.. 



Hamzaviligin bu §eceredeki zevattan baska daha bircok arif ve ka- 
mil muntesiplerini de biliyoruz. Mesela 1151 tarihinde vefat edip Topka- 
pu kabristaninda Maltepe'ye giden yolun sol taraf mda San Abdullah Ef. 
nin mezanna yakin bir mahalle defnedilen sair Nahifi'nin mezar ta§i 
HamzavT ta§i oldugu gibi esasen Nahifi, Mevleviler arasinda da Mela- 
metle meshurdur [1]. 

1111 de vefat eden ve Galata Mevlevihanesi haziresinde "Esrar dede,, 



187 



ile yan yana medfun bulunan Fasih Ahmet dede de Melami ricalinden 
addedilmkte oldugu gibi ta§inm §ekli de yine Melami — HamzavT ta§lan 
§eklindesir [1]. 
§eyh Galib'in 

Ufatdei rahi ser biilendi Ya'ni pederim Regid Efendi 

Dil zaviyesinde miinzevidir Serbazii muhibbi Mevlevidir. 

beyitleriyle basjiyan ifadesinden anlasildigi vechile Hiisnu ask'taki Mi'ra- 
ciyenin yazilmasma ve edebiyatimizin hakikaten bir §ah eseri olan "Hiis- 
nu ask„ m itmamina vesile olan babasi Mustafa Resit Ef. de Melami-Ham- 
zavi kibanndandir. 

Galata Mevlevihanesinde §arih Rusuhi tiirbesinin arka kapusunun 
oniinde medfun olan Re'sjt EL nin mezar ta§i, dolama destarh bir sikkeyi 
haiz olup kitabesi aynen §udur: 

c— y o-u— 4>U£ J_j.« <Li£ 



■ \& TZ.**.*^ (j U, 



j^:j~ 



rL***.*^ jLwjI lJ"5" j^ 5 O 

lib, y> j^a.^. ,J-Usl J~ij iiav2^ 
\^\^ <l^ 

Galib'in babasi, Yenikapu Mevlevihanesi seyhi Seyyit Ebu Bekir 
dede'nin oglu Seyyit Ali Nutki dede (1189) ye miintesiptir. Seyyit 
Ebu Bekir Ef. nin Habe§i zade Zaim Ali aga'ya ihlas ve iradetini evvelce 
yazmishk. Seyyit Ali Nutki dede ve biraderi Nasir Abdiilbaki (1236) 
dedelerin de Melamet nesvesini pederlerinden tev artis ettikleri kabul edi- 
Iirse Ebu Bekir Ef. nin torunu Osman Salahaddin (1304) dede'nin Hamza 
Bali'ye merbutiyeti, kabrini tiirbe haline ifraga delaleti, idrisi Muhte- 
fi'nin meshur §athiyesine ait §erhz'n yegane niishasinin kitaplan arasinda 
bulunmasi gibi Hamzaviye'ye meyil ve mahabbetini gosteren hususat, 
kolayca izah edilebilir. 



[1] Nahifi i^in miiracaat ! Salim tezkiresi : Sa : 655 — 660. Fatin tezkiresi; Sa: 400. 



[*] Fasih icin Salim tezkiresinde oldukca mufassal izahat ve bilhassa mc§re6i hakkinda 
malumat mevcuttur. Sa: 530—541. Yenikapu Mevlevihanesi sahibi Ziya B. de Fagih'i Melami 
ricalinden addetmektedir. Yeni kapu mevlevihanesi ; 145 inci sahifenin hasjyesine bakmiz ! 



188 



Ikinci devre Melamileri 



Diger taraftan miiessisligi Emir Osmani Hasimi'ye atfedilen Bayrami- 
ye'nin Hasjmiye kolundan gelen ve bilhassa kasim pasadaki Hasjmi 
tekkesinde postni§in olan seyhlerin de talipleri zahiren Bayrami, fakat ba- 
tman Hamzavi ne§vesiyle terbiye ve teslik ettigini Siileyman Faik Ef. nin 
"Hediyyetiil ihvan" a yazdigi hasjyeden anlamaktayiz. 

Hiilasa; Hamzavilik, Be§ir aga'nin sehadetinden sonra tamamiyle 
gizli bir halde devam etmi§tir. Hatta 1239 da vefat eden Qerkes'li §eyh 
Mustafa Ef. ye Melamiligin mahiyeti ikinci Mahmut tarafmdan sorulmu§ 
olacak ki Seyh, cevabi mektubunda meratibi tevhidi yazdiktan sonra 
"Sofiyyeden Melamiyyun hazarati avami nas indinde ve mahcubin ki- 
tinda hasbezzahir §eriata muhalif akval ve ef'al ve etvar ile goriiniir ise 
dahi lakin tahkik ve tedkik olunsa kafan ve katibeten serimu geriati 
Ahmediyeye muhalefetleri yoktur. Ancak tabayii §erifelerinde sirru ihfa 
mahabbeti merkuz olmagm mahcubin indinde zahiren seriata muhalif, 
hakikatta muvafik akval ve ef'al ve etvar ile nefislerin mestur ve mahfi 
kilurlar. Zatmda bu firkai mesturin kamillerdir; mukemmiller degildirler. 
Zira talibi tasfiye olanlan §ekkii §iipheye ilka ederler. Mur§idiyet, §ekkii 
§iipheye ilka etmek degildir. . . . „ deyip mektubun son taraflannda 
§eriat ahkamina riyayet etmiyenlerden " Tasawuf dur ve ma'rifeti hak 
anlardan mehcur,, oldugunu soyliyerek ulema ile me§ayihin arasmdaki 
nizain nizai lafzi oldugunu, hakikatta ittihadi ma'nevi bulundugunu, be- 
yan ediyor [1]. 

Qerke§li §eyh, bu mektubunda "Melamiye „ hakkmda aynen Nefahat 
ve ke§fiil mahcub sahiplerinin ifadelerini tekrar ediyor. Fakat acaba 
hakiki kanaati boylemidir; Yoksa mektubun Padi§aha gonderilmesi mi 
seyhi bu suretle ifadei mekale mecdur etmistir? Burasini bilmeyiz. yalniz 
§eyh, Melamileri hiirmetkar bir lisanla anlabp zimnen iltizam ediyor. 

Bu son arzettigimiz vesikalar da Hamzaviligin son zamanlarda bile 
oldukca miintesjr bulundugunu mudellel bir surette ispat eder. 

Seyyit Muhammet Nur'un 13 iincii asnn ikinci nisfinda Melamiligi 
Hamzavilikten farkh bir surette, fakat ayni ne§ve ile ne§re basjadigi 
zaman, bilhassa Rumeiideki Hamzavilerin bir cogu bu zati kutup olarak 
kabul etmisjerdi. I§te bu suretle kuvvet kazanan Seyyit Muhammet Nur, 
pek az bir zamanda " Nuriye Melamiligi,, deyebilecegimiz uciincii devre 
Melamiligini ne§redebilmi§tir. 

Fakat bilhassa Istanbul'da bulunan Hamzavilerin bir kismi da ileride 
gorecegimiz vechile " suluk " u l§rakilikten cikaran ve Vahdet nesvesini 

[1] Bu mektup bir risale tarzmda yazilmis olup bir bu§uk sahife kadardir. Hamza 
Bali' nin tercemei halinde zikri gepen Halveti Ya'kub Ef. zade Yusuf Ef. nin ^S A~iT ve 
Jij'*" J^-»' risaleleriyle bir arada^olarak tab'edilmistir. 



Ikinci devre Melamileri 



1S9 



tahakkuka pek o kadar ehemmiyet vermiyerek ilmi bir hale getiren 
son Melamiligi kabul etmemi§ler ve son Melamileri " kawal ve sozii 
cok, ozii yok bir ziimre „ halinde gorerek [1] Hamzavilige sadik kal- 
mi§lar, tamamiyle gizli bir halde mesleklerini idame etmisjerdir 

Bu suretle " Melami — Hamzavi " meslegi ilk Melamilerin irfanim 
ve telakkilerini haiz olarak Haci Bayramdan zamanimiza kadar devam 
etmistir. 



[1] Bu gorti§, hakikaten dogrudur. Son Melamilerin ekserisi, cahil olduklarl halde 
Fusus'u ve sair tasawuf kitaplarmi adeta ezberlemif adamlardir- Bu ezber ciimle ve lsti- 
lahlarla onlerine gelenle muaraza ve miicadele ederler. Her biri ar§ii fer§i olan ve zan- 
larinca ihya ve imateye kadir bulunan biree Uahtir. Soyledikleri fiirlerin niimuneierini de 
u§uncii kisimda gorecegiz. 



IV 

MELAMtLIK 

Melamilik ve diger tarikatlarla miinasebeti : 

Bayrami Melamiligi, Bayramiye tarikatindan aynlmi§tir. Fakat Mela- 
met, ehli turuk nazannda aynca bir tarikat olmayip bir ne§'e ve haldir 
ki her tarikte bu hale malik kimseler yeti§mi§tir. Meseia; Mevlevilikten 
Sultani divani Simai Mehmet Ef. (935) mukemmel bir Melamet mumessili 
oldugu gibi yine bu sebeptendir ki Mevlevi me§ayihinden Yeni§ehir'li 
Haci Hasan Nazif dede Ef. [1] Meiamilikle me§hurdur. 



[1] Haci Hasan Nazif dede Ef: Mora' yenisehir'li muhaddis Haci Halil Ef. nin oglu- 
dur. 1208de dogmus. ve tahsilini ikmalden sotira 61 yasma kadar Yeni§ehir'de Horasani 
Aziz Ef. medresesinde miiderrislikte bulunmustur. Medresenin yanina bir Mevlev?hane 
yapmis, ve 1269 ta Hemdem Sait Qelebl tarafindan hilafete nail olarak mezkur tekkeye 
seyholmus, 1270 te Besiktas. Mevlevihanesine geyh tayin edilmis, ve 1278 de vefat etmistir. 

Macka'da bulunan Mevlevihane, oraya Askeri depo yapilmak iizere £eragan sarayinin 
mahalline; saray yapihrken oradan da Bahariye'ye nakledilmi§; dedenin bekayayi izami da 
bir yerden bir yere gezmi§, durmustur. Son Mevlevi mesayihi arasmda Melamet ve Alevi- 
yetle meshurdur. Siihlke ait matbu' bir eseri ve gayri matbu' divani vardir. §iirleri gayet 
metindir. Hakikaten Melamet ne§vesi, es/armda zahirdir. Meseia bir gazelindeki 

Zevki kudumii nayii safayi sima'ile 
Tiri niyazi arsa atan Mevlevileriz. 
Deryayi zati mevci srfatiyle bir goriip 
Mecrayi kesreti kapatan Mevlevileriz. 

beyitleri bu nes/eyi bildiridigi gibi Aleviligi de 

Zahida hakkiciin ol §ahm ki cudi ekmeli; 

Ahmedi Muhtara vah'yetti kitabi miinzeli. 
matlaiyle bastayan ve bentleri 

j^ll jJI ily Vl JlV 

J* V! jiV Jc? VI ur V 

beyti plan meshur miiseddesinde vazihan goriiliir. Bu.sTrinde 

Milletim ehli hakikat; halikim, rabbim Huda; 
Mezhebim rahi mahabbet, sarti imamm feda! 
Kiblem ebruyi Muhammed'dir, imamim Miirteza; 
Dini islam asjkaradir, ne lazim ihtifa? 



Ikinci devre Melamileri 



191 



Maamafih Omer dede'nin Bayramiye tarikatindan Bayrami meSamili- 
gini tesis eyledigini biliyoruz. Yalmz biz de bu meslege (Melami - Ham- 
zavi) maruf tabiriyle tarikat demek dogru olamaz zannidayiz. 

Malumdur ki tarikatlann bir tarzi tesliki, evrat ve ezkan mahsusasi 
olur. Hatta Mevlovilik gibi saliklerini esma ile teslik etmediginden dolayi 
Melamilige en yakin bulunan bir tarikatta bile yine ismi celal ve ayini 
sirna', mukabele mevcuttur [1]. Esasen bu mevcudiyettir ki Mevleviligi bir 
tarikat haline getirmi§tir. BektasHerde de esma yoksa da Salavatname, 
Nadi Ali, Gulbank ve tercemanlar gibi evradi mahsusa; derecati muhte- 
lif e ve bu derecatm — Muhiplik, dervi§lik, miicerretlik, babahk ve haltfe- 
Iik — ayn ayn ayinleri vardir. Bunlardan maada tarikatlarda §eyhlik ve 
halifelik merasimi mahsusa ile tefviz ve icazetname ile teyit edUir; Han- 
kah ve zaviyeleri, mukabelelerde bulunan muhiplerden maada bu miies- 
seselerde hizmet eden ve adeta tariki dunyalar gibi ekseriyetle miicerret 
bulunan — Mevlevilik, bektasilik — dervisjeri vardir ki bu dervisjer, tari- 
katta kidem sahibi kimselerdir. Meseia Mevlevilerde dervisjige ikrar 
verip binbir giin cileyi ikmal eden, diger tarikatlarda Esmayi tekmil 
edip dervisjik biati veren canlardir. 

j»dl jJlil^» VI *]l 4JIV 
j* VI jiV ^ VI J V 

diyecek derecede vecitli bir Ali bendesidir. 

1329 da vefat eden oglu Huseyin Fahreddin dede Ff. de pederininin mesrebine 
salik, fakat pederinden daha temkinli bir zat idi. Bir gazelindeki 
Yar, kendin gormegeiyine icad eylemis, 
Sureti icadi alemden bu ma'nadir garaz 
beytiyle diger bir gazelindeki 

jijj^» harfi vechi ademde 
Okuyup sirrma habtr oldum. 
Fahredersem becadir ey Fahri; 
PTrimin sayesinde pir oldum.. 
beyti ve 

..l"V^ Jcj jJ-j i I 
Rubaisi mejrebine delildir. 

Huseyin Fahreddin dede Ef, nin tercemei hali; ilmi, edebi hayati, musikideki iistat- 
hgi hakkmda "Nevsali OsmanT,, de mufassal malumat vardir. 

"Sene 1327. So* 271 - 283,, 

[1] MevIevTlikteki ayin, bizzat Mevlana tarafindan degil,oglu Sultan Veled ve toronu 
Ulu Arif ^elebi tarafindan vaz'edilmistir. 



192 



Ikinci devre Melamileri 



Melami — Hamzavi'lere gelince; bunlann hankah ve zaviyeleri olma- 
digi gibi — yalmz Oglan §eyh, Emir Osmam Hasjmi, Nureddinzade gibi 
zahiren diger bir tarikattan miistahlef bulunanlar mustesna — ricali de 
tekke hazirelerinde ve tiirbelerde medfun olmayip umumi kabristanlarda 
defnedilmi§Ierdir. Mukabele, Esma ve riyazat, ayin ve resmi kabul de 
yoktur. Kisvei mahsusalarmin bulunmadigmi da evvelce soylemi§tik. 
Hakiki Bey, "Irsadname,, sinde bu hususta soyle diyor: 
"Miirsit, ol miirsit degildir ki iimi zahir ile elfaz duzenmis ola ve 
suretini tacii hirka ile ve misvakii taylasan ile araste ediip zerku riya ve 
ciibbe vu rida ile piraste etmis ola! 

Anm^iin dakmuptur taylasam 
Ki disiinler fulanibni ftilani ; 
Fitilleniirse taramaz sakahn 
Ki disiinler unutmu§ kendii halin! 

Ve bu makule kimse makami irsada kadem basmadi. Belki bunlar 
dairei ir§addan birudur. Pes boyle olunca bunlara irsad haramdir. Zira 
suretperest ve mukallitlerdir. Ehli ma'na ve ehli tahkikin simndan bi- 
haberlerdir.,, Hakiki B. bu sozlerden sonra boyle kr'sve ile mukayyet 
olan seyhlerin J*X^V jsiii^-tf fahvasmca bir suru yalanci bulunduklanni, 
ve &*\ <y triS v 1 ^ 1 hadisi mubicince bunlann cok asagi bir derekede ol- 
duklarim anlatip "Imdr sureta ilmi zahir ile araste ve hirkavii tac ile 
piraste olan §eyhi ehli kisveye aldanma ! Aski ilahi tahsil etmege bir 
miirsjdi kamil ve batin ilmiyle samil ola; bulmak gerek » diyor. 

Melameti'ler de kisveye riayetkar degillerdi. Birinci bahiste bu hu- 
susa ait kafi malumat vermistik. Hamzaviler de bu isre harfiyen iktifa 
etmi§lerdir. 

Melamilige diihul: 

Bu meselege girmek igin mukannen bir zaman ve mekan olmadigi 
gibi muayyen adap ve rusum da yoktur. Mesela San Abdullah Ef. Me- 
lamilige Pe§temalcilar hamnda dahil olmu§tur. Agyardan hali bir mahalde 
iic be§ Melami erinin huzurunda "Kalbe bakici,, tabir edilen ve umum 
Nelami miimessili (Gavs) tarafmdan ir§ada mezun bulunan bir zat, talibin 
kalbine nazar eder ki tarikata diihul bundan ibarettir. 

La'li zade Sergiizest'in « ^j\J\ *ui 3 f*^ <&<j>& b*»"*.* 3» s v >t. au » 
faslinda (Talibi sadiki A§kuIIah olanlarm kalbine bakihb tariki re§ada 
ir§ad ve kabulden sonra tahliyei derun ile me'mur olor ki ana "goniil 
bekleme,, tabir ederler...) [1] diyor. Yine Sergiizest'te San Abdullah 

[1] Sa : 66. 



Ikinci devre Melamileri 



1Q3 



Ef. nin intisabi bahsinden anlasildigma gore "Kalbe bakici — Rehber,, 
tarikata siilflk edecek kimseyi huzuruna oturtup ne istedigini soruyor. 

da " Hakki isterim „ cevabim verince " Hakki isteyen Haktan ba§ka 
§eyi gonliinden gikanr. Sen de kalbinden her §eyi cikar! „ diyor. Ve bu 
tenbih ve nazarla talip tevecciihu taalliim etmi§ ve tarikata kabul edil- 
mi§ oluyor[l]. 

Melami — Hamzaviler, tarikata suluk edecek kimseyi uzun muddet 
isHyak icinde beklettikten sonra aldiklan ve bu intizar miiddeti icinde 
talibi feyzolan a§ik bir pir taraftan kubul edilmesi icin hakikaten yanip 
yakildigi cihetle bu feyzi nazar, Abdul] ah Ef. gibi bir coklanni bihu§ 
edebilirdi. Esasen talip, kabul edilinceye kadar g6ru§tugu kimselerden 
"feyzi nazar,, hakkmda lazim gelen telkinah tamamile almi§ bulunurdu. 
Binaenaleyh bu telkinlerin neticesiz kalmiyacagi da §iiphesizdT Hakiki 
Bey de " Irgadname „ sinde tarikata duhul adabini §u suretle anlatiyort 

" Ve ehli tarikttan bir kimse bir talibi tarikata getiriip ir§ad eylerse 

01 kimesne ol talibe rehber olmus. olur. Pes ol rehbere farzii vacip ve 
emri miihimdir ki talibi, hak iizere terbiye ediip evvela diinya ve ahiret 
ve mafihadan cemii miiradin ve arzularm munkati' ediip lezzati nefsaniyye 
ve hissiyeden geciire! ta kim Cenabi Hakka yiiz tutmaga isti'dadbirle bin 
canu dil ile ve hezar i§tiyak ile kalbini miir§idden yana dondiire. Canm 
ve ba§in itikadi paku sidkile miirgide teslim ediip kendisini aradan cikar- 
diktan sonra bu ikrar iizere rehber olan kimesne gerektir ki talibe tevec- 
ciihi Hak etmesini taalliim ettire; ta kim nuri feyzi ilahi talibin goniiine 
pertev salup tecelli ide „ [2]. 

Hiilasa Hamzavilerin ba§hca bir ayin ve resmi kabulleri, tovbe ve 
zikir telkinleri yoktur. Gaybi "Biatname,, sinde Peygamberin Eshaba 
Hudeybiye biatinda zikir telkin etmedigini, belki sahabeyi hakikati biata 
davet eyledigini, hakikati biatin da kemali mahabbetten ibaret bnlundu- 
gunu soyleyip salikin malmi, tenini ve canmi miir§ide feda etmesi liizu- 
munu anlatiyor [3]. Ve "imdi hangi dervi§ §eyhini bu iic suretle severse 
biath olur ve biati ai»*»*. dir, egsr sureta §eyhin elini eline almadrysa da..„ 
diyerek bu hususu, ayat ve ahadis ile isbata cabsiyor. Bundan da anlasi- 
liyor ki Hamzavi'ler, diger tarikatlarda esasi bir umde olan el tutmaga 
bile aldins. etmiyoriari Onlarca miiridin miir§ide mahabbeti ve miirsidin 

[1] Sa:44, 

[2] La'li zade Sergiize|tinde bu bahsi hemen aynen yazjyor. §a : 129. 

[3] Benim azizim; kemali mertebe a§ku mahabbet, kibar yanmda mayei vahdet oian 
ayni biat idiigiin tahkik anladmsa fiiphe edinme kim zati pakin sana inayet ve hidaiyeti 
yar olup zemane suretperestlerinin dam ve tuzagina giriftar olmadan kurtuldun. 

Gaybi; Biatname. 

Melamiler — 13 



194. 



Ikinci devre Melamileri 



rnuride feyzi nazan, ve onu kalben kabulii, tarikata , intisabm hakikatrdir; 
maadasi riisum ve kuyuttan ibaret olup riisum ve kuyudu ref tariki 
tevhidin esaasi bulundugundan bihude ve kulfettir; hatta belki de saliki 
matluba vusulden ahkoyan §eylerdir. Bunun icindir ki Hamzaviler, diger 
tarikat erbabim "Mukallidin, Berzahiye ve ehli suret,, sozleriyle tavsif 
ediliyorlar [1]. Oglan seyh Ibrahim Ef. de Sohbetname'de mezkur oldu- 
gu iizere Melamet ehlini riisumi tarikattan azade ehli vahdet olarak 
vasfeyliyor [2]. 

Melamilikte usuli teslik ve zikir 

Melamilikte zikir ve evrat yoktur. La'li zade merhum, bunu Sergii- 
ze§tinde balada zikrettigimiz fasilda "mahsus evrat ve ezkar yoktur. 
Miir§it, Muridin istidadma bakar, bihasebil istidat terbiye eder„ diye 
tasrih ettigi gibi yine ayni fasilda „kesfii keramat ve kesreti ibadet 
istemezler. Feraiz ve sunen edasiyle iktifa ve sureti avami mii'mininde 
suretnuma ve tenhalannda cezbei ilahi iktizasi her ne ise ana gore iba- 
datii taat, sa'yii ictihat ederler. Zaman ve evkata mahsus. ve muayyen 
nevafil ve evratlan yoktur,, diyor. Gaybi'de "Ruhul hakika <>> i ^c JJ „ smda 
"imdi benim azizim, agah ol ki tarikimizm mebnasi mahabbet ve resmii 
ayinimizin muktezasi sohbet, netice ve gayeti ma'rifettir. Iptidai halde 
mahabbette fena ve esnayi halde sohbete miilazemette vefa ve intihayi 
halde ma'rifette beka..!.,, luzumunu bildirerek melami sulukunii gayet 
giizel ve veciz bir tarzda anlatiyor ve "sair tariklerde olan nyaziyati 
§akka ve miicahedati bedeniyye ve kesreti evradii ezkar ve deverana israr 
uzere itibar, tarikimizin esasi ve resmi ayinimizin mebnasi degildir. Zira cemii 
a'malin kemali, eshabmi cennete ve cennet icinde rif ate nail eylemektir. 
Amma a§ku mahabbetin meali, erbabim ma'rifete ve nuri ma'rifetle rii'yete 
ve vahdete vasil eylemektir.,, diyerek melametin gayesini izah ve bu 
suretle Blatnamedeki "anmcun bu taife bizim tarikimizin iptidasi, sair 
tarikin intihasidir buyururlar„sozunu teyit ve tekit eyliyor. Miirsjdi, Ibrahim 
E. de "esma ve riyazat ve mucahedei bedeniye ve sair a'mali zahire 
ile hakka vuslet, bir muri zatfe binip kuhi kafa azimet eyleyip ankayi 

[1] Bu babta umde ve asli usul ve esasi kiil oldur ki bu tariki muhakkikini, tariki 
mukallididine kiyas eylemiyesin. , Gaybi ; Blatname. 

Anm^iin Berzahiyyenin her kese nisbet hareket ve deveran eylemeleri arifi billah 
kitin da aym noksandir. Gaybi ; Ayni eser. 

[2] Ne Hdlvetileriz, ne Celveti.. Ne Kadiriyiiz, ne MevIevT.. Belki erbabi mahabbetten 
olan Vahdetiyiiz; Vahdett ki cemii turukta ayinii iislup celbi mahabbettendir. 

"Ogflan §eyh Ibrahim Ef.„ 
Gaybi ; Sohbetname. 



Ikinci devre Melamileri 



1Q5 



bulmaga benzer ; amma mahabbet ve fena ile hudaya talibiyet, peri 
ankaya rakip olup kafa tevecciihe benzer.,, '-AJ'-'Umj. 1 ,, [1] sozleriyle bu 
akideyi izhar eyler. 

Sulukleri, Miir§ide mahabbet ve ihvan ile sohbetten ibaret olan Me- 
lami- Hamzavile e nazaran zikir, kalbin ve cemii a'zamn zikridir ki bu 

da [2] yine Vahdetten gafil olmamak, soylerken, yiirurken kaffei efalin 

haktan sadir oldugun ve kendi de dahil oldugu halde biitiin mevcudatin 
kakkin viicudundan ibaret bulundugun arif olmaktir. Bu suretle salik, 
Hakta fani olur ve binnetice J^. i zevkeder ki siiluk bundan ibarettir 
Bayrami Melamileri, bu hale, yani gafletten ictinap ve huzur haline 
"Goniil bekleme,, diyorlar, muahhar MelamTler, "zikri daim h /"•»„ 
ta'bir ediyorlar. Maamafih, Melamiler, bazen Cehri zikir de yapar- 
larmi§. Oglan §eyhin an'aneten akibetini, tacil eden sureti zikri, tercemei 
halinde yazmi§tik. La'li zade Sergiize§tte "zikri cehri nadir olur. Zira 
ecnebi huzurunda zikri cehri etmezler,, diyerek bazan zikri cehri de 
yapildigim soyliyor. 

Hiilasaten dogru soylemek iktiza ederse Melamiler hikmeti kadime- 
nin heyiilasi gibi her sureti ahzeden, fakat, hic bir suretle mukayyet 
olmayan kimselerdir. Maamafih unutmamahyiz ki bunlann vasfi mute- 
mayizleri kayitsizhktir. 



Melamilerde keramets 

Keramet, tankatlarm hig birinde makbul degildir. 

Ricali sofiye, ke§fii kerameti mel'abei sibyan, tabiri mahsusiyle 
"hayzi rical,, addederler. Boyle olmakla beraber biitiin erbabi turuk 
§eyhlerinin kerametlerini nakli kafi gormiyerek kitaplarmi da bunlarla 
doldurmu§lardir. Kerametten en ziyade muhteriz meslek Melamet 
meslegidir. Bazilannin dedikleri gibi bu ihtiraz, kerametin izharindan 
dolayi nefse bir uciip gelmesi ihtimalinden degil ; bilakis ke§fu 
kerametin, Melamiligin gayesiyle tebayiinunden ileri gelir. Melametin 
gayesi irfan ve vusuldur; erbabi kesjften olmak degildir, La'li zade 
melamiyyunun ahvalini anlatirken"takdiri hudada hubbi ilahiden nasipleri 
her ne ise anra zuhuruna miiterakkip olurlar. Ke§fii keramet ve kesreti 
ibadat istemezler,, [3] diyerek bu noktayi tavzih eylemi§ti. Filvaki diger 



[1] Sohbetname. 

[2] Buna zikri mahabbet ve zikri ma' rifet derler. Blatname. 

Her nefeeste hazir bulunup nefesinden agah isen ciimle zikroluor ; her ne dersen de ! 
Eg-er nefsinden bihaber isen zakir degilsin, gerek Hay de, gerek Hu de !.. Sohbetname 

[3] Sergazest Sa: 69 



196 



Ikinci devre MelamWer) 



tarikat pirierine ve mesayihine isnat edilen bes vakti ka'bede Mmak, 
suda yiirumek, kayalari ezmek, yugurmak, havada ugmak, tayyi zaman, 
tayyi mekan insilah ve saire gibi her seyhte aym tarzda vku bulan ke- 
rimet, Mdami rieallne atfediliyor. Eiimizdeki Melarai kitaplari kinlar- 
■dan bahsetmiyor. Bilakis onlarin .feysrinden, nazariariyle talipleri gasyet- 
tiklerinden, irfanlarradan bahis. Bu suretle Melamiler, keramati suriyeye 
kat'iyen ehemmiyef vermeyip keramati ikdyeye ragbet gosteriyorkir. 
Hatta Ibrahim E. nin sohbetaamede «Hasan Kabaduz sohbetlerme mii- 
Mzinkrdan bir arife suai etraisler ki kesfii kerameti suriyeye muteallik 
azizf mezburedan ne gordimiiz ve ne isittinlz? cevabinda buyurm^flar 
ki ol evfaki akii iiastan akk Hsasm Mafi bir nesne gdrmedim ve i§itme- 
diffi,, ve yine «her cent ki acaip ve garaip seyri muraf eylesek kendi- 
raize nazar ederiz dedigi mezkurdur. Yine sohbetnamede ibrahim E. nin 
"keramet, danamn hak iie miitenakkik olmasidir. Faraza aum yiiziinden 
bir kudret ve harika ve kesfi suri misiliu halat zuhur eylese de kendfcin 
alakasi yoktur,, sozleini okumaktayiz. Yine aym kitapta Ibrahim E. 
havada u^mak, suda yikmek g-ibi seylerin hayvanata ait oiup hayvanatm 
kendi mazfaariyetlerinde keramat sahibi ©Idukfarim soytedig-i g-ibi cemii 
mafalukafcm kutba biatmi da "yani andan dirlik bulup ani arzu ve ma- 
habbet ede.ler ki filhakika biat oi mahabbetten ibarettir.,, diyerek 
tevil ediyor. 

Fiivaki sari Aptullah E. idrlsi muhtefinini bir nazariyte bayalryor. 
Kalbinde Iemean eden bir nur goriiyor, Kabai E. nin kutbiyetini bir 
tecelli ile anhyor, keza Hasim E. nin intikallerinden sonra La'li Mehmet 
E. nin kulagma «Seyyit Aiiye vann!„ sesi geliyor, Besir aga, kabai E. 
nin intikallerinde butun mahlukatin kendisine secde ettigini goriiyor ve 
denize atlirdigi paralan oturdugu minderin kose yastigi altindan 
cikariyor [1]. 



fl] M*Iami erleraae alfedilen Iceramet ve bnidann mastur oldugu kitabkr gunlardirc 
i — Emir sikkiamin v« Pir Ali E. nin keraaetleri "semeraiulfuat, serg&wsgt ve 
Melamiy<ei §aitariye' de masturdur.,, 

2 — Abdullak E. nin nuri kalbisi. "serguze ? t ve Melami'yei §attariyede„ 

3 — Ha § im E. nin vefatmdan sonra La'li seyh Mehmet E. nin kulagma gelen ses 
*'serg€z<e§t ve Mdamiyei §attariyededir „ 

4 — Biunlardan maada I§ik Hiiseyin d«dey* Z at teceffisini (Melamiyyei §attariyye: 
sa: 118) Abdiilbaki E. den, Be ? ir aganin intisap ve kaba? E. den sonra kutbiyete nailiye- 
tini de Be§ir agadan rivayeten yalmz Mustakim zade yaziyor. 

Be§ir aganm denize atilan paralan itasini da; (birisi mumaikybe iatisap icin miiracaat 
ediyor. Aga evindeki sekiz kese ak^ap Sarayburnuadain denize atmasmi & »r*dsyor. Adam- 
cagiz, cam yanarak bu emri dnfaz ile agan™ hussaroaa g-idiyor. Be § ir aga "attin ama kal- 
binden diinya mahabbetini 5 ikarmadin„ deyip keseleri sulan akarak yastifm altandan birer 



Ikinei devre Melamileri 



197 



Fakat butiin bunlar - ilk ve son keramet miistesna - diger pirlerin ke- 
rametlenne nisbeten birer tecelliden ibarettir. Yalmz Besir agVmn son 
kerametiyle ilk Melami kerameti diger tarikatlarda mervi olan keramet- 
Iere benzer. Fakat urefayi Melamiye ilk kerameti de "ask ve mahabbet 
atesmde kisvesini, ya'ni namii nisamni, suri varhgmi mahvetti vebu suretle 
yalnizhahkati kaldi. Rusumu kuyuttan feragat eyledi,, tarzinda tevil ederler 

Bmnetice sunu arzedelim ki kalen daima kesfii keramete aleyhdar 
bulunan Melamilerin kitaplannda da fazla bir keramete tesadiif ede- 
miyoruz ki bu da onlarin bir vasfi fankidir. 

Melamflikte fiilige temaytils 

Ehli beyte mahabbet dolayisile §iilik her tarikata suuri, g-ayri suuri 
girmistir. Hatta Sofiyeden bir kismi, dogrudan dogruya §ia mezhebine 
inhma eylemistir. Mesela Attar, bu ciimledendir [1]. Yalmz alelumum ta- 
nkatlar-Irandakitarikatlardan maada (Ni'meti, Haksari gibi) - zahiren 
ehli sunnet akidesine saliktir. Fakat bu da kabili inkar degildir ki Iran 
ve Turkistan'da zuhur eden tarikat miiessisleri, muhitlerinin tesiriyle 
kurduklan yola daima "Hubbi Ali ve Ehli beyt„i bir rukni esasi olarak 
vazetmislerdir. Harizm' diyarmdan yetisen ve bir Ismaili oglundan[2]- 
§emsi Tebrizi-feyzalan Mevlananm tesis ettigi Mevlevilik ve dogrudan 
dogruya « §ii — Batini» esaslan iizerine kurulan ve salike ilk telkinde 
mezhebinin " Ga'feri,, [3] oldugunu bildiren Bektasilik gibi... 

Bazi tarikatlarda ise bu Ehli beyte mahabbet nes'esi, muhitlerinden 
ziyade pirlennin Alevi, Seyyit bulunmasmdan ileri gelmistir Buna "Rifai 
hgi delil gosterebiliriz. Maamafih her tarikatta Ehli beyte mahabbet su- 
retmde bir §iiiik temayulii varsa da hic biri tamamile §ii degildir. Yal- 
mz bundan Bektasileri miistesna tutmahyiz. 

Boyle olmakla beraber bu sozumuzle tarikatlarda tamamiyle Siilige 
mutemessik kimseler yoktur demiyoruz. Yalmz surasi unutulmamali ki 



birer c.kararak o zata veriyor. Sa 132-133 yaln.z Mustakim zade «vasd, riitbei tahkiktir/ 
kaydde yazmaktadir. 

_ + Metinde sSyledigimiz gibi bu kerametlerden Emir Sikkmfye atfedileniyle Be ? ir agaya 
isnat edilen son kerametten ba § k asl «feyzi nazar ve tecelli„ ye ait olup tamamiyle harika 
denemtyecek 9 eylerdir Hiilasa, ne de olsa bes asra karip bir mOddette bu kadar zevata 
atfedden bu bir kac keramet yine azd.r. Baska tarikatlarda yalmz tarikat plrine atfedilen 
hankalar bile, hem de hepsi hakikaten akh fikri yakacak derecede azametli oldugu halde 
bu kerametierin yekunundan fadazlir. 

[1] Ilk Mutasavviflar. 172 nci sahifeye miiracaat. 

[2] bu kayit Fuat B. in Turk Edebiyati tarihinde g6rulmu § tur 
R - + ra, 8 ^ 1 "'^ 1 ** 1 ^ «Ca'ferf-Imaml» mezhebinden degildirler. Onlar, halis 
Batin, olduklan halde bu Ca'feriligi bir Bat.mlik siitresi olarak kabul etmislerdir 



198 



Ikinci devre Melamiieri 



Ikinci devre Melamiieri 



199 



vahdeti vucudu hakkiyle kavrayan bir salik, teberrada bulunamayaca- 
gindan tam bir " Sii — Imam!,, olamaz. Ancak " Mufaddila J-**- n dan 
olabilir, Halbuki esasen hemen biitiin kendini bilen tarikat erbabi Mu- 
faddila'dandir. 

Melamilere gelince; bu hususta fazla israr etmiyecegiz. Ahmedi 
§arban ve Og\an seyh Ibrahim Ef. yi aniatirken bu bahse ait epeyce 
malumat vermi§tik. 

Biitiin Melami silsileierine nazaran "Sim Hiiviyyet,, Muhammed'den 
dogrudan dogruya Ali'ye gecmistir. Hakiki Bey, " Irgadname " sinde 
Kutbun, her zamanda ancak bir ki§i oldugunu, " Lut ve Ibrahim,,, "Musa 
ve Harun,, , "Yahya ye isa " gibi bir zamda bulunan Peygamberlerin de 
ancak bir tanesinin sirra sahip bulundugunu, onun icin Lut'un Ibrahime 
Harun'un Musa'ya, Yahya'mn Isa'ya iman ettiklerini anlatip diyor ki 
"Imdi ciimlesine tecelli eyliyen ol sahip niibuvvetin ve sahip sirnn nu- 
rudur. Zira Kutbiyeti Hak anmdir. Cumlenin miiracaati ve ihtiyaci ana- 
dir ve cumlenin miiskili aninla halloiunur ve ana muhalefet, Hazreti 
Rasule muhalefettir ve ciimle Enbiya ve Evliya'ya muhalefet eylemektir. 
Zira anda olan nuri zati ilahi, hazreti Rasulde ve ciimle Enbiya ve Ev- 
liya' da olan nurdur ki zati Haktan mutecellidir ve ol nuri zati ak a 
nubiivvet ve velayet mertebesini kat'edip cumle Enbiya ve Evliya, vii- 
cudi vahit olmuslardif. 01 sebepten Rasul f s Ua Jb^ imam Ali' hakkinda 
« ^ij j> c ^ j rt » der ve bu ittihadi ma'neviylerinden haber verip §aibei 
§uphe komamiskrdir.,, 

La' li zade Abdiillbaki bu hususta daha vazih malumat veriyor. 
Vasiiik ve Halifeligin Kutbiyet gibi, Peygamberden sonra Ali' ye ait 
oldugu halde her nasilsa Ebu Bekir, Omer ve Osman'm da o makamda 
bulunmalarmdan bahsederken bu ucuniin Halife olmalarmin varisi Mu- 
hammedi ve Gavs olduklarma delil oimadigmi, maamafih bunlara "ga- 
sip„ nazariyle de bakilmamasmi izah sadedinde diyor ki: 

"Yevmi Sakife'den ekseri zikrii rivayet olunup mureccehat olmakla 
icma' vukuiyle cumle Eshap Ebu Bekire bTat edip "Halifei Rasulullah,, 
tesmiye eylediler. Kezalik Hazreti Aliyyi Vasiyyi Nebf hakkinda dahi 
hafi ve celi i§areti hilafet, kesret iizeredir; ciimleye malum.. Bu mes'elede 
nuri velayet ve mahabbet ile miinevver ve cezbei ilahiyye ve mevhibei 
tarikat ile mutahhar olan kulubi arifin ve derrakei a§ikin ieiin ihsan ve 
i'ta buyurulan sirru hikmet oldur ki Hilafet iki nevidir. Bir nev'i Hilafeti 
nubiivvet ve §eriattir ki ana Hilafeti zahire itlak olunur.,, [1] 

Abdulbaki Ef. bundan sonra Ebu Bekir, Omer, Osman'm ve sair 

[1] Mebdeii Mead iU-j "ju* Varak: 101-102 



Halifelerin hilaf etini bu kisma idhal edip ikinci kisim Hilafet hakkinda 
su sozleri soyliyor: 

«■Ve hilaietin ikinci nev'i Hilafeti ■ velayettir- Hilafeti batina dahi itlak 
olunur. Bu hilafet, havassi mii'minin igiindiir. Nasbu tayini tarafi Haktan 
dir. Ulemai zahir, bu hilafeti lspat sadedinde olmayip belki ekseri liizumu 
yoktur deyu inkar ederler, Kimi dahi ahkami seriattan ammeye lazim 
degildir derler. Jlmi tarikattlr; ispati ehli tarikat vazifesidir derler; ne ikrar 
ve ne inkar ederler. Lakin ehli ke§fii tahkiku yakin ve ciimle zumrei ari- 
fin ve salikin, belki ciimle ciimhuri ukala ve ulemai muhakkikm indinde 
aklen ve naklen ve suhuden hilafeti batmanin vucudu luzumu hilafeti za- 
hireden ziyade ebyen ve elzem ve azhardir. ^ i c -> ^\*~*- t'i hadisi §erifi 
ve -hilaf ete dalle olan isarati latife, hilafet^ve ma'rifete delalet eyledigini 
ulumi hakikat ve adabi tarikat Hazreti Ali <**&^j dan miintesjr oldugu 
mueyyit ve hilafeti zahirenin dordiincu rutbe zuhuru bu ma'nayi miiek- 
kittir.,, [1] 

Goriiluyor ki Ali, Peygamberden sonra Niibuvveti Muhammediyenin 
vilayetinin sahibi ve Hakikati Muhammediye'nin mazhandir. Obiir Hali- 
felerin : hilafeti, ancak zahiri bir riyasetten baska bir §ey degildir. 

Melami— Hamzaviler, ayni zamanda " r ^ ^ «\,i de tasdik ederler. 
Sarban Ahmed'in §iirlerinden bahsederken On iki imama gosterdigi ihlas 
ve mahabbeti soylemi§tik. San AbduIIah Ef. nin hemen biitiin eserlerinde 
On iki imamm isim ve tercemei hallerinin bulunmasi da bunu aynca te- 
yit eder. Gaybi'de risalelerinde Ali'nin ismine daima c y ~ i[ ^ ciimlesini 
terdif eylemektedir. [1]. 

Hiilasa; "Melami — Hamzavi,, ler, tam ma'nasiyle "Mufaddila «!-"•„ 
dan olup "§iai ula J^ ^ v ya hayriilhaleftirler. 

Melamflikte dlirayaya nazar : 
Melamiler; diinyayi Mevlana'mn 

beytinin mueddasma tevfikan Hak'tan gaflet olarak telakki etmekte bu- 

[1] Mebdeii mead; Varak: 1()1 — 102. 

[1] Muamafih Ehli beytten birinin ismine (.VJUJa kelimesinin terdifi, yalmz Hamza- 
vilere ait degildir. Bu, her tarikatta vardir. 

Gaybi, her risalesinde Ali'ye r iUJU.lA dedigi g-ibf hassatan "Biatname,, sinde silsilesini 
zikrettikten sonra , U-^UjV^Uj -«s-J •&V/' tf^' ^i ulj i la - ^i, 4 ^ f5UJij i^l\j JU? jjjj-l 
ciimlesini yaziyor. 



200 



Ikinci devre Melamileri 



Ikinci devre Melamileri 



201 



Iunduklanndan bu meslekte diger tarikatlarda oldugu gibi cile, riyazat 
ve sair vesail ile diinyayi terketmek yoktur. 

La'li zade bu tarikata suluk eden her sahsm" ■&'-■*-- v»^ 1 mucihince 
mesagili dunyeviyeden bir kari me§'rua mesgul,, [1] olmasi luzumunun 
"sergiizestte kayt ve sonra„ Menziline geldikte vizri kesreti kalbinden 
ref icin dergahi hakka teveccuh ve niyazu tevacut "eylemesini de tenbih 
ediyor. Esasen Diinyayi "Zuhuri ilahi ve ayni hiivviyet,, bilen Melamilerin 
diinyayi terketmelerine ihtimal verilemez. La'li zade ayni kitapta "Pes imdi 
-aiwj-: „„kii fahvasmca kesbi halal makamatm evlasi oldugu mukarrerdir,, 
[2] dedikten sonra "Tevekkul JT/ a ii esbaba raiibaseret ve o esbabi mak- 
suda vusul iein musebbibe rapti kalp olarak tefsir ve "Asik ve Sadiklar, 
esbaba miibaseret ettikleri rr-tofrl degildir; belki musebbibe ubudiyeti 
mahza ieiindur„[3] ve "pes imdi miimkun oldukca livechillah bir gune 
kesbile takayyiid gerektir,, [4] sozleriyle bu fikri tekrar tekrar tekit 
etroektedir. 

Yine ayni eserin ayni babmda (Sergiizest : Kisbi maas beyamndadir) 
nihayetlere dogru tenbellik edip bir isle mesgul olmiyanlan zem ve 
„...U.M <** JUjt" hadisi kutsisi "Evliyadan her biri bir hizmet ve i§le 
me§gul olup o is onlara perde olur. O isle kendilerini setrederler. Basi- 
ret sahiplerinden baskalan onlari bilemez,, [5] suretinde tefsir ediliyor. 

La'lizade, bu bapta, tariki hakka suluk edenlerin ya tevekkul, yahut 
tevekkulle beraber kisip suretlerinde bulunduklanm, fakat sirf tevekkiilun 
ehli fenadan gayrisine caiz olmadigini soyliyor. Bundan anla§ihyor ki 
EhlL fena, cezbe sahipleridir. Esasen bu gibi kimseler bir isle ograsamaz 
ki... Fakat kisbi halalin, makamatm en yiiksegi oldugunu ve esbaba mu- 
baseretin mahzi ubudiyet bulundugunu, Hulasa ^J bir isle tekayyiit 
liizumunu soyliyen La'li zade merhum, ehli fenanin tevekkiili sirfinda israr 
etmiyor. Belki de bunu bir noksan telakki ediyor. £iinki siilukta "Mahvu 
fena t»j^* eseri kemal degildir. "Sahv j*>„ a erisen, bu suretle kesrette 
vahdeti ve vahdette kesreti gorebilen kimselerdir ki "Kummelin &C„ 
addebilirler. Hulasa; Melamet, sa'yii ameli tavsiye ve takdis eder; diger 
tarikatlarda oldugu gibi terki bir vesilei vuslat telakki etmez [6]. 

Melamiler, en kucuklerinden en biiyiiklerine varmcaya kadar hayat- 
lannda bu fikirlerini tatbik ve izhar etmis kimselerdir. Mesela; aktabi 



[1] 


Sa 


120 


[2] 


Sa: 


122 


13! 


Sar 


122 


14] 


Sa ; 


123 


15] 


Sa: 


123 


161 


Sa: 


122 



Melamiyeden Ankarah Husameddin, ziraatla mesgul olan ve cami yap- 
tiracak derecede servete malik bulunan bir zatti, Bursah Hasani Kaba- 
buz, isminden de anla§ildigi ve?hile terzilikle mii§tagildi. Idrisi muhtefi ; 
Filibe, Sofya ve Belgrada kadar gidip gelerek ve bilahara adamlanni 
gondererek ticaret eden, bu suretle asrinin zenginlerinden madut bulunan 
bir tacirdi. Kabai Ef. Bedestandaki diikkamnda elbise satardi. Be§ir 
aga da muteaddit giftliklere malik bir zatti. Hatta Melamilerin icinde 
Sadri azamhk, §eyhiilislamhk; Reisiil kuttabhk gibi miihim Hiikumet man- 
siplannda bulunan kimseler bile vardir. Bunlar, halis Melami bendesi 
olduklan halde terki diinyaya ragbet etmemi§lerdir. Bendeleri iizerinde 
fevkalade nafiz bulundugu ve bir isaretiyle degil mallanm, canlanm bile 
terke hazir, binlerce zevatm maneviyetlerine hakim bulunduklan halde 
hie bir Melami gavsi, kendisine bir zaviye kurup nuzuratla gecinmege 
tenezziil etmemi§ — oglan §eyh Ibrahim E. Nureddin zade... gibi tekke 
seyhleri miistesnadir. (Jiinki bunlar esasen Melametlerini, tarikat kisvesiyle 
gizliyen kimselerdi; Binaenaleyh, bir isle mesgul olmamalan hususunda 
mazurdurlar — bilakis arzettigimiz gibi her biri bir isle maisetini temin 
ederek bendelerine numunei imtisal olmu§lardir. 

Artik pek tabiidir ki boyle bir meslekte diger tarikatlardaki Seiman 
etmek [1], Hakkullah istemek gibi seyler bulunamaz. 

Melami — Hamsavilikte tefkilat ve feriata miitabaat: 

Biitun tarikat erbabinda mevcut olan "Gavs,, akidesi, Melami — Ham- 
zavi'lerde cok kuvvetlidir. Hamzavi rehberlerinin "Gavs ve kutup,, adde- 
dilen Hamzaviye miimessilinden mezun olmalan sarttir. Aksi takdirde 
ir§atta bulunmazlar. Qiinku ir§at esasen Cavs'in hakkidir. Gavs, Varisi 
Muhammedi'dir. Hakiki Bey "ir§adname„ de bu hususu anlatirken §6yle 
diyor: 

"Hak jurj ^'u.- cemii enbiya ve evliyaya ol nuri hakikati Muhamme- 
diyye ile bir kuvvei kudsiyye vermistir ki gayri kimseye vermemistir ve 
cemii uhimi evvelinii ahirin ol nur ile bunlara miinkesif olur. Yerlerde 
ve goklerde ve yer ile gok mabeyninde olan cemii esyamn ilmine ve 
hakikatma olunur ile alim olurlar. Ve ol nur ile on sekiz bin alem iizerine 
feyzresan olmaga ve cemii mahlukatin mii§killerin halletmege ve Hazreti 
Hakka ulastirmaga sahip kudret ve sahip davet olurlar. Halki Hakka 
davet eylemek ve talipleri irsad etmek onlarm hakkidir. Anlardan gayriye 
irsad haramdir. Meger anlann emri ve icazetiyle ola. Erenler ve ciimle 



[1] Seiman etmek, tarikatlarda tezlili nefsetmek igin ke§kiil bedest olarak ve bazan 
ilahiler soyliyerek dilenmege derler. 



r 



•202 



Ikinci devre melamiler i 



Ikinci. devre Melamileri 



203 



veliler ol mazhari Nuri Hakikati Muhammediyye olan sahip feyz ve sahip 
irsadin ir§adiyle perveris. bulup kimseyi ir§ad eylemek lazim gelse onun 
emri ve icazetiyle ederler. Cumlesi ona muti' ve munkad olmusjardir. 
Zira cemi miintehiler anin , kitmda miiptedidir. Cemii miiridan ve salikan 
ol hazret kitmda mahvi viicudi mutlak ve miistehlektir. Ve bu yolda 
ehli suluk, olan ihvanin kemali budur ki fena ihtiyar ediip eger yuzunden 
nice bin keramati aliye ve vilayati ma'neviye zahir olsa dahi. yuziinde nice 
bin talibu muhip tariki Hakka geliip feyze erisup cezbeye vasil olsa hic 
bir nesnede kenduye asla viicut vermeyiip ol dergahta cumlesinden kendi 
. nefsini hakir bile i/yf ji j-3 ij>> menziline eri§up muktezayi be§eriyetten 
halas bulmaga liyakat hasil ede. Zira nazan feyzu hikmet ve feyzi bastu 
kuvvetii kudret olan, mursjdi kamildir.,, [1] 

Bu usul tarikatm inti§arma miimkun mertebe mani olmus, sayilabilirse 
de hakikatta meslegin intizamim ve ihvanin rabitasim tamamiyle temin 
etmis, oldugundan cok uzun muddet ve hatta zamanimiza kadar 
mini badi oImu§tur. 

Ahmet Sarbamn on ikinci imam Mehdi'nin hayatta bulundugnu kail 
oldugunu gormiistiik. San Abdullah Ef.de de bu akide pek vazih degilse 
de miibhem bir surette goruniiyor. Son Hamzevilerden Seyyit Abdul- 
kadir Ef. de babasi Seyyit Siileyman Ef. ye iktifa ederek §iirlerinde 
bu akideyi bariz bir surette izhar ediyor [2]. 

Bu akidenin Gavs akidesiyle telifi bir az giigtiir. Fakat Mehdi'yi 
hayatta addedenler," her halde Gavs'i imam Naibi olarak kabul ederek 
bu iki nazariyeyi telif imkamni bulurlar. 

HamzavTlerde cari olan bu siki merkeziyet usuhmun tabii neticesi 
olarak cok kuvvetii te§kilata §ahit olmaktayiz. 

Hakiki B. in "irsad name„ sinden ve La'li zadenin"Serguze§t„ indert 
anladigimiza gore §er't ciirum ve kabahatlarm cezalanm bile aralannda 
veriyorlar ve hiikumete katiyen miiracaat etmiyorlardi. Hakiki B. bu hu- 
susta diyor ki: "Tarikat ehlinden bir kimesnenin §er'i §eriften ve tarikati 
miiniften ta§ra muhalif dahli ve ameli sadir olursa ol kisjyi red ve ame- 
lin kabul etmiyeler ve eger ol ki§i kendu ciirmiine ve artik ol giinahi 
etmemesine riicu ediip tevbe ve istigfar ederse ve evvelki menzilin ve 



[1] Bu mebahis "Sergiizejt,, te aynen vardir. Sa : 128 - 129 . 

[2] Seyyit Abdiilkadir Ef.nin Mehdi'yi kaim ve muntazar bildigi ve hayatta olarak 
kabul ettigi muhakkaktir. Merhum Fazlvillah Rahiminin o5-2» jljlf taki Abdiilkadir Ef.nin 
'Jdi mahlasiyle miinderig farisT §iirlerine ve Duvazde imam'larma bakimz! Cilt: 2; Sa: 39-47 

«•ajl'^jli» de 70 nci baptan 96 nci babm nihayetine kadar olan kisim, Hasaniil Aske- 
ri'nin og-lu 12 inci imam Mehdi'nin kaim ve muntazar oldugunu bildiren Hadis ve Haberlere 
hasredilmi^tir. 



■mekanm isteyup yolun talebederse ol zamanda Ehli Hakka lazim olur ki 
ihtiyarlar ana yol gostere ve tarika cekerler. Her ne emrederlerse itaat 
ediip kabul ederse ve Allahin emrine ve Rasuliin kavline ve evliyanm 
tarikatma — Ehli Hakka malumdur — ana gore ne ise cezasin cektiire- 
ler. Andan sonra kabul ediip evvelki gibi mahabbet iizere olalar. Ve 
eger ol ki§i inad ediip Hakki kabul etmese yine reddedeler. Madem ki 
kendu curmiine kendu muterif olup kendu yolun talep ediip ettugii i§e 
pe§iman olmayinca kimesnenin sef aatiyle , yol vermiyeler,,, [1] 

Hakiki B. bu bahsin bir az a§agismda soz arasmda Hamzevflikte 
miicrimlere verilen cezalardan bir kacmi da §u suretle anlatiyor: 

"Geliip g-iru yolun talep ederse ol zarfianda kaidei tarikat iizere 
lazim gelen cezasim bildireler ve yol gostereler. Ana gore her ne ise 
emre itaat ediip razi olursa i^u fL\ ^j.^j'v ^i-^i f 'i-»i tf hiikmunii yerine 
getiirup Hakki icra ederler yani eger had urmak lazim ise had uralar. 
Ve eger hizmete ko§up karakolluga komak lazim ise koyalar ve eger 
kazan kaynadup tereeman akcasin alm.ak lazim ise alalar [2]. Muhasse- 
li kelam her kisjnin ciirmiine gore her ne ceza lazim ise mursjdi kamile 
ve ehli tarika malumdur. Mur§it emriyle ona gore cezasm cektireler ve 
tarika koyalar.,, 

La'li zade de "Ah, diriga ki zamammiz butun iktiza atmegin elhale- 

tii hazihi terbiyeti zahire biikulliye metrukedir.,, 

>j,!i„^^ ^js ^ii^iA^ a_!i r jKiii j..iiiw»-»-. hazretleri vaktma gelince adabi 
tarikat degil, ahkami §eriati garra bile cemiyeti fukarada icra olunup 
Kuzat ve Hukkama miiracaat olunmaz imi§. Hududi §er'iyye haddi 
kazif ve haddi §iirp gibiler biiciimle mecmai fukarada emri Sahip zaman 
ile olup...,, [3] sozleriyle bunu teyit ediyor. 

Bu bize Hamzavilerin aralanndaki tesaniit ve vahdeti, ve ancak 
merkezi idare yuzunden husule gelen tegkilattaki kuvveti gostermek 
itibariyle ehemmiyete cok §ayandir. Mustakim zade merhum, San Ab- 
bullah E. ye de gencliginde boyle bir mecliste zina. haddinin ikame edil- 
digini rivayet etmektedir. 

[1] Sergiize§t Sa: 112 

[2] Bu mebahis "Sersruze§t„ in c««K-»> C"* J** Cj* }> ulif faslmda aynen vardir. 
Sa : 109-115 

[3] Kara kolluga koymak , hapsetmektir. Pe§tamalcilar hammn zemin katmdaki bir 
odasi uzun muddet Hamzavilere Hapishane vazifesini gurmii§tur. Bu hapishanede Hamza- 
vi miicrimleri tekrar yola g-elebilmek i^in miiddeti mahbusiyetlerini istekleriyle gecirirlerdi. 

Tereeman akcasi her hangi bir ciiriim mukabilinde verilen paradir. Kazan kaynatmak- 
ta kurban kesmektir. Tereeman tabiri Bekta§! ve Kizilbajlarda da vardia. Hatta Bekta§T 
ve Kizilba§ itirafi zunup ayininde (goriilmek, hizmet gormek, ba§ okutmak) okunan duada 
"Canim kurban, tenim tereeman,, ciimleleri vardir. 

Tereeman Bektagilerde aym zamanda miirettep ve bazen manzum dualara da denir. 



i 



204 



Ikinci devre Melamileri 



Bu yoldan diismek ve reddedilmek, Bektasilerin duskiinliigiine ben- 

ziyorsa da Haddi zina, Haddi kazif, Haddi siirbi hamr ve Hamzavllerin 

vahdeti viicudun mufrit taraftarlan bulunduklan halde evamiri §er'iyeye 
tamamiyle riayetkar bulunmalan, bu miisabehetteki sui zanni ref'etmek- 
tedir. 

Esasen Hamzaviler,fmufrit vahdetgi olduklan halde Batmiyeye meylet- 
memi§Ier ve tevhidi '*/*?#> gormiisierdir. Hatta Ibrahim E. Sohbetna- 
mede "Cem'i mahz semtini tutamn tevhidine gingane tevhidi derler,, 
soziyle evamire riayet luzumunu ifade ediyor. 

Sarban Ahmet, Husameddini Ankaravi, Hasam Kabaduz ve Besjr 
aga gfibi zevatin ihvanlanna yolladiklari mektuplarda §eriata mugayir 
hic bir sey yoktur. Bilakis, hepsi seriah iltizam etmi§ ve hatta Besir aga 
"Seriat, §eriat, yine §eriat!...„ diye bu riikni esasiyi tekit eylemistir. 

Bunian "Takiyye <^"„ ye hamledemeyiz. Eger Hamzaviler, takiyye 
ehli olsalardi vahdeti viicudu da i§aa etmezlardi. Namazin ve sair a'malih 
her halde batin i hakikatla-i bulunduguna da kaillerdi, fakat zavahire 
dokunulmamak sartiyle !... 

Sofiye indinde maruf bir hikaye vardir: Mansur 8 J^ i>'i» diye alemi 
velveleye saldigi siralarda geceleri besyiiz rik'at nafile namaz kilarmi§. 
'J^' 1 » dedigi halde kime namaz kildigi sorulunca "Ya, zatima inkiyat 
etmeyeyim mi? demis. Isete Melami — Hamzaviler de her halde bunun 
gibi a'mal ve ahkami, sifatm z'ta inkiyadi olarak kabul etmisler ve tabiri 
safiyanesiyle "Edebi Muhammedi,, ye tecavuz etmemislerdir. Onlann 
ukubete ogramaian, Vahdet sirnni ifsalarmdan ileri geliyordu. Esasen, 
daha serbest yiiriiyerek evamiri §er'iyeye riayet etmediklerini iddia etsek 
bile bu iddiayi tevsik edecek bir vesika bulamayiz. Halbuki, riayetkar 
olduklarma ait bu kadar delail ve vesaik var ; Hakiki B. in irsadnamesi, 
San Abdullah Ef. nin, La,li ve Mustakim zadenin eserleri, Hamzavi 
aktabinm mektuplan gibi... 

Binaenaleyh melami — hamzavilerin seriata miinkat bulunduklanni 
kabul, bizim icin bir zarurettir. 



Biitun bu mesrudattan tamamile anIa§ihyorki Hamzavilik — Melamilik 
her turlu, tarikat kuyudundan azade, yalmz miirsjde mahabbet ve kalbi 
rabita ile tefekkiir ve sohbet uzerine miiesses bir irfan ve adeta diger 
tarikatlara karsi bir aksul'amel yoludur. Bayrami Melamileri, verdigimiz 
izahattan da anlasildigi vechile ilk Melametilerin meslek ve mesreblerine 



Ikinci devre Melairmile 



20; 



tamamiyle tevariis; Binaenaleyh Muhiddin'in " Fiituhat,, taki tarif ve tav- 
siflerine istihkak kesbetmislerdir [1]. 

Diger tarikatlarda da uzun miiddet riyazat ve miicahede neticesinde 
salike yava§ yavas vahdet sirn acilir ve bu nesveye sahip olan, bu sirn 
zevkeden kimse, Tabiatiyle her seyi hos gormege, her kese ho§ bak- 
maga ba§lar ve gayenin bu oldugnnu anlaidktan sonra artik riisfim ve 
kuyut ile mukayyet olmamaga ve adeta bu riisuma istihfafla bakmaga 
basjar. Halbuki tarikatlann intihasi olan bu hal, Melamiler'in — Gaybi'nin 
dedigi gibi — iptidasi idi. Ounun ieindir ki bu meslege, diger tarikat- 
lardan da bir cok urefa, hatta Bezci zade, Nureddin zade, Simkesi Feyzt 
Ef. Lali Mehmet Ef. gibi bir cok maruf seyhler bile dahil olmuslardi. 

Melamilerle en ziyade uyu§an, kaynasan Mevlevilerdir. Bunun sebebi de 
vazihtir. Mevlevilerde esma yoktur. Zikir, yalmz bir miktar Ismi celalden 
ibarettir. Haftadan haftaya yapilan Sirna' ise zahiri bir tevaciit resmin- 
den [2] ba§ka bir §ey degildir. Gerek muhiplerin, Gerek dervislerin 
sulukii sohbetledir. Her §ahis seyh ve halife olmasi me§rut bulun- 
mayan kemal sahibi bir Mevlevi dedesine rapti kalbeder Ve onun 
sohbetiyle ne§evi vahdet tahsiline ealisir[3]. Mevlevilik bu cihetle Mela- 



I tsti J JfAll £ U.X.J-l ^J ji-*"J ^^ ^ l \ M ' Ajllji— 'j As 1 «.^J -y-a J a^-S »U'I-U.~ J » r £ l_j 

j|j.y e£j JjVIjIjJI <.Ji:i Ir _j-"jl« _— >- J^ lili- J <iK-j \£ '^J 1^1 V j I,-* 
^"VIJjO! o f J o>VI J4SI ^i'Uj J j V! 

<±X$ J ^.Ull^ ^jd ^ J^cj ^il^'Vlj 4U1Ij.u jj=,l_£^ 
Ciit: 2, Sa: 21 

[1] Tevaciit, vecit tahsili icin yapilan lialattir. Mukabele ve Sima' da tevaciit resmin- 
dendir. 

'i |J& ^ on ^ ev ' ev ' dedelerinden olup Istanbulda cayirh medresede bir cok talip ve sa- 

liklere FarisT, kirabi (Fusus, Futuhat, Mesnevi, Zevra ve Havra ) okutan MesnevT 

han Esat dede; kesreti miiridana malikti. Haci Hiiseyin Vessaf B. E. , Fusus sarihi — Istan- 
nbul pssta i§leri miidiir muavini— Avni B. E. gibi bircok zevat yetigtirmistir. 329 senesinde 
mesneviham bulundugu Kasimpa§a mevlevihanesinde vefat ve dergahm haziresine defnedil- 
miftir. Tasavvufta riisuh sahibi olan dedenin divani ve bir5ok gayri matbu' asan vardir. 
Haci Hiiseyin Vessaf B. E. merhumun «Sefinei evliya» smda mufassalca tercemi hali vardir. 



206 



Ikinci devre MelamJleri 



milige en yakm bir tarikat oldugundan Ne§ati, Cevri, hatta Nahifi gibi 
Mevlevi sairleri, Pecevi Ahmet ve Seyyit Ebu Bekir dedeler gibi zi niifuz 
mevlevi §eyhlen melamilige intisap etmisjerdir. 

Melamilikte avami bagliyan esma, ayin ye zikir gibi seyler bulunma- 
digmdan ve yalmz felsefe ve irfan bulundugundan bu meslegi istanbul, 
Edirne, Bursa gibi merkezlerde tevessu etmis gormekteyiz. Merkez- 
lerde ulema ve urefa, bu meslege girince, koru koriine bunlann mukallidi 
bulunan avam da intisap etmis, fakat Melamilik daima dedigimiz gibi 
merkezlere miinhasir kalarak hicbir vakit kasaba ve koylere kadar intisar 
edememistin Haibuki diger tarikatlar dairei intisaplarma daha ziyade 
avami almislar ve mesela Naksilik, hassatan sark viiayetlerinde koylere 
kadar yayilmisbr. giinkii bu tarika miintesip bulunan bir koylu amali 
diniyeden maada bazi nevafil ve zikirle mustagildir; esasen baska birsey 
beklemez ve onu tarika baglryan da bu zikirdir. 

Naksilikle Melamilik arasmda yaptigimiz bu mukayeseyi Bektasilerle 
Kizilbaslar arasmda da yapabiliriz. ikisi de batin! olan bu iki tarikattan 
birmcismde biraz irfan oldugundan merkezlerde tevessu' etmis- Kizil 
bashksa daha ziyade Tiirkmen ve kiirt agiretleri arasmda intisar edip 
babadan ogla ve aileye intikal ederek bir tarikattan ziyade bir ziimre 
haline gelmi§tir[l]. 

Hiilasa Tiirk dlyannda ve Tiirk ruhundan dogan Melami — Hamza- 
vilik; Turk irfan alemine Bircok alim ve fazil zevati yetistiren, milli Turk 
edebiyatma ruhi ve samimi bircok sairler ihda eden biitun' tarikatlan 
cami' bir meslekten ibarettir. 



dedi 



[1] Bektasilik te Rumelide, hassatan Arnavvutlar arasmda ziimrevi bir mezhep halin- 

n , t ^ maV . U ? Ukta Bekta§ ' °* lu b Wh<* muhakkak Bektagilige intisap eder ve bu suretle 
Bektasiler, i e Ierme harigten nadiren girilen bir ziimredir. 



ILAVE 



Kitabimizm tab'indan evvel ve tam srrasinda elimize gecmiyen bazi 
vesikalardan ilaveten bahsetmek zaruretindeyiz : *"" 

I. — Bundan evvelki mebhasta arzettigimiz Mehmet Eminiil Fuhuli'ye 
ait mecmuada Haci Bayrami Veli'nin olan ve kitabimizm 36-37 inci sa- 
htfesinde miinderic bulunan ilahinin tamamim bulduk. Aynen yaziyoruz : 

Noldu bu gori liim, noldu bu gonliim ? 
Derdii gamile doldu bu gonliim. 
Yandi bu gonliim, yandi bu gonliim ; 
Derdine derman buldu bu gonliim ; 



Yan ey goniil yan, yan ey goniil yan ; 
Yanmadan oldu derdine derman ; 
Pervane gibi, pervane gibi 
§em'ine a§kin yandi bu gonliim ■! 



Geriji ki yandi, gergejre yandi, 
Rengine a§kin ciimle boyandi. 
Kendude buldu, kendude buldu, 
Maksudunu ho§ buldu bu gonliim. 



Sevadi azam, sevadi azam ; 
Belki oluptur Ar§i muazzam, 
Meskeni canan, meskeni canan. 
Olsa acep mi smidi bu gonliim ? 



Seyri billahtir, seyri billahtir ; 
<uil f d tir, Jiilj l"i tlr ; 
Ayinesinde, ayinesinde 
Gerdi sivayi buldu bu gonliim ; 

Dimedi mi ol alemler fahri ? 




208 



Ikinci devfe Melamileri 



Fahrini zikrin, fahrini zikrin. 
Mahvii fenada buldu bu gonKim. 

Bayrami imdi, BayramT imdi 
Bayram edersin yar ile simdi ! 
Hamdii senada, hamdii senada. 
Bayram ediiptiir yar ile go'nliim. 

Mecmuada Haci Bayram'a ait su gazel de vardir: 

Benim maksudum alemde degildir lakin illa Hu ; 
Bu benim derdime derman degildir lakin illa Hu ! 

Degildir hunvii gilman, ne Cennet, kosku ne ridvan, 
Bu benim gonliime sultan degildir lakin illa Hu 

Anin naksj hayalinden cihan bir zerre olmu§rur ; 
Nazar etsen o zerreden goriinmez lakin illa Hu ! 

A Bayrami; eger idrak edersen sen bu alemde, 
Bu sirrm sirrma kimse erismez lakin illa Hu ! 

II. — Mecmuada Sarban Ahmed'in ihvanindan Vize'Ii Alaeddin Ef. ye 
ait su §ire tesadiif ediyoruz : 

Bil Eliften maksat oldur olasin Allah ile 
Ba Teberriikler kilasm Bai ^iit^j ile. 
Ta Tilavet eyle didi vahdeti zat bulasm 
Sa Sebat o\ dinin iizre avni Jilj^c. ile 
._ Cim Der cismin ile Hakka ibadet ede gor; 
Ha Dedi ruhan! haccet sen de ■&\ i yki> ile 
HT Halleden key sakm mijlki viicudun bagmi; 
Dai Dedi devlet erise sana &\j^a ile 
Zal Zillettir, mezellet eyle daim nefsini 
Ra Rivayettir biliirsiin ilmi <&Uc ile 
Za Zemamn sakla g6r, gafletle b:"r dem gecmesiin. 
Sin Sirdir kim eresin emni Mi\^>\ ile. 
§in Der §ekten sakm kim seni magbun etmesiin 
Sad Dedi ta' saydedesin ol .Ail ^l? ile 
Zat Ziya bulur onun hiisnii cemaline eren 
Ta Taharet masivadan eylef-tut .£> ile 
Za Zulumdiir kim biliirsiin nefsine zulmeyleme 
Ayn Inayettir bulasm am -^lijla! ile" 
Gayn GanTmettir sana ciin bu omiir sermayesi 
Fa. Firaktir sonu bunun ola <iii_ r ~i ile. 
Kaf Kurbi Kabe kavseyndir bilen bildi am 
Kaf Kifayet eyler ana olsa .aijic ile " 
Lam (okunamarmstrr) „diisiiptur zahm bilmeklige 



Ikinci devre Melamileri 209 

Mim Der ki miilki zatsm garki .uilj^ ile. 
Nun Der kim neyleyesin mahvi mutlak olasin. 
Vav Der kim aslolasm sen de <&' J-»j ile 
Ha Hidayettir biliirsiin degme basa konmadi 
Lamelif Der kim gelin peyrev olun Allah ile 
Ey goniil vahdet kohusun almak istersen eger 
Yi Derkim yar olagor yari «ftl-j-Ias ile 
Agiki suride yarim soyleten dosttur beni 
Soziimii hatmeylemi§im bil ki j&l-i. ile. 

III. — Ayvansarayi „Vefeyat" inda Huseyni Lamekani'nin dort risalesi 
oldugunu kaydetmektedir. Biz divanmdan, Insani kamii ve Vahdetna 
me'siyle « 4-»* Jt t ^. '«A/ » hadisini serheden ve yansindan ziyadesi arapca 
olan iic sahifelik kiiciik bir risalesinden baska eserini bulamadigimizdan 
mumaileyhin tercemei halinde Ayvansarayi'nin divanim da aynca risale- 
lerle beraber saydigi ihtimalini serdetmi§tik. 

Bu mecmuada ( JU) 1 »^ ^j.5 ^i „fisivayu.) serlevhasiyle iic sahifelik 
miistakil bir risalesi daha var. Binaenaleyh, Vefeyat sahibinin dedigi gibi 
Lamekani'nin — divanmdan maada — dort tane de risalesi vardir. Belki 
daha ba§ka risaleleri de mevcuttur; fakat §imdilik ancak bu dort risaleyi 
bulabildik. 

Mecmuadaki bu risale de ( tM Ji g-j %i &) hadisini serh (fasil ve va- 
sil) dan, (Mulk ve Melekut) alemlerinden bahseder. Risaleden su sozleri 
yaziyoruz : 

"Ashn fer'i cezbinin manasi ?*&. hiikmudiir. Fer'in asla miincezip ol- 
masi «'V.-» iktizasidir. Ya'ni cemili hakikinin kendu cemaline cem'an ve 
tafsilen meylidir. Nitekim Hace Abdullahil Ensari buyurur. 



>yrJ ?r? 



U_ljU_^ 



^y- 



C o. 



J. ~> ".-'. 



Sahip cemalin ayineye mahabbeti kendu cemalin miisahede ettigi 
iciindur. Cezbii incizap vahdeti hakikiyenin butunu zuhurundan ve Haz- 
reti Hakkm esya igiin kayyumlugundan ve kesretin ba'zma vusuliinden 
kinayettir. Hakikatta siiuni zatiyenin zuhuru mahabbet iktiza eden 4^i 
sirndir. 

Bizi meftun eder cezbin Seni meczubeder gozgiin 

Sen olmugsun ana talip Veli sensin ana matlup 



Imdi her kande ki bir ayine kodular; ol aymedeki cemali goriicii 
bir goz dahi koydilar; ta ki asil fer'i cezbediip ana miincezip ola! 

Melamiier — 14 



210 



Ikinci devre Melamileri 



Fasil, kesretten ibarettir. Bu takdirce Vasil, kesretin vahdette butu- 
nudur. Fasil, vahdette kesretin zuhurudur. Zaman, hukema kitmda Feleki 
atlas hareketi mikdarma derler. Amma ehli tahkik kitmda ani daimden 
ibarettir Istilahlannda ana zamani muzaf derler. Nitekim fM-ii-u* i>U^ 
buyururlar: *-**■> c 1 ^" ^ ^ w* 5 Zamanin asil ve bahm dahi derler Ezel 
ve ebet, oi ani daimde miinderic. oldugiyciin. Zira yaratilmi§, bir agag 
misalindedir. Hazreti &■*&■ ol agacm yemisidir. Agae, hut hakikatta ye- 
mi§in tohmundandir ki cekirdegidir ve cekirdek yine yemistendir. 01 
Hazreti Hilafetle mii§erref olan sahibiizzaman ve sahibiilvakt ve sahibiil- 
hal ki* isjf^j-jj. ile miitehakkik olup hakayiki esyaya muttali olan Kutbi 
zaman Hazretleri hiikmi zamandan ve mazi ve mustakbel tasarrufundan 
haric olup ani daimde oldugiyciin zamanda tayyii ne§rile, mekanda kab- 
zii bastile tasarruf eder. Hakikatta vucudi vahidin batmina, ki vahdettir' 
Vasil derler ve zahirine, ki kesrettir, Fasil itibar ederler. §ey'i vahidini 
batim ile zahiri arasmda tahalliil ve mururi zaman tasavvur olunmaz. 
Ayni mevcudun zahiri ile batmini zaman fasletmez. Her sey'in zahirine 
Alemi miilk ve batmina Alerni melekut derler. Zira Melekut, ol nesnedir 
ki §ey, anin ile kaimdir w^v^i &3 „ 

JV. — Mecmuada " urUV- w^ s^ r .^) «^" „ seHevhasiyle Oglan 
seyh'in dort sahifelik bir risalesi var. O da yine aym hadisi serhetmek- 

tedir. 

Uc sahifelik "^ 'o^= ^~j „ serlevhah bir risale ile " -V- <**j jV 1 „ 
isimli dort sahifelik diger bir risale de bu mecmuamn muhteviyatmdan 
ise de bu iki risalenin muellifleri mechuldiir. Son risalede ilkbahara "yaz„, 
yaza «yay„ dendigine ve bazi cumlelerin tertip §ekline nazaran miiellifin 
Azeri oldugunu zannediyorum. 

Risale, zemini kiyamet ve hasrin, yevmiil'cemi ve fashn hakikatta 
ademden ibaret oldugunu bildirip ■"&* ^k» ' ^ ^ Ul Jl -^" „ fasillanni 
havidir. Bu fasillarda on iki burcu, yedi seyyareyi, dort melegi insana 
tatbik ediyor. §u satirlan naklediyorum : 

«Adem dort vech iizerine geliir, gecer. Evvelimci oglanliktir ki iig 
ay bahara miisabihtir. Ikinci yigitlik, uc ay yaza miisabihtir. Ugiincii 
kirgilhktir ki uc. ay giize mii§abihtir. Dordiincii pirlik ki iic ay ki§a mii- 

§abihtir Alemde ki§ §eriat gibidir, yaz tarikat gibidir; 

yay hakikat gibidir; giiz ma'rifet gibidir. Adem dahi bu vech iizerine 
geliir gecer. Ana rahmi seriat, cihana gelmek tarikat, cihanda durmak 
hakikat, cihandan gegmek marifet gibidir. Her adem ki anadan dogar, 
kuvve atadandir; evvel eline geliir, suya maildir. ikinci oglancik ki olur, 



Ikinci devre Melamileri 



211 



kuvvet ayagina geliir; hake maildir. Uciincu cevan olur; kuvvet beline 
geliir, atese maildir. Dordiincii pir olur ; kuvvet diline geliir ; yele 
maildir,, 

V. — Mecmuadaki en miihim risale, Hakiki B. in "irsadname,, sidir. 
Mecmuamn ilk sahifesindeki fihristinde «Juu^^.A5^t^it,$xM^ j^U.'*Uji*.a-.>» 
kaydi var. Her halde bu fihristi yazan, Hakiki B. le Hakiki zade Osman 
Ef. yi birbirine kan§hrmi§ olacak. Ciinkii miiellif, risalenin sonunda ken- 
disini "Soziimiiz burada tamam olup bu Risalei irsadname, tarihi hicreti 
Rasulden Bin dokuzuncu yifinda teiif ediip okuyup dinliyen canlara 
rehber olup ilmi nafi' ve ameli salih miiyesser ola ! 

Mercudur ki bu Hakikii bicareyi dahi duayi hayirdan unutmayalar !„ 
sozleriyle takdim ediyor. §u halde risale, Hakiki zadenin degil, bizzat 
Hakiki'nindir. 

Hakiki B; Tifli Ahmet celebi'nin de rehberidir. Kitabimizm 133 iincii 
sahifesinde Tifli'nin, silsilesini biidiren "sakiname,, de bu zati 



Ustadi fakihdan Hakiki ; 
Hahi^geri a§kolup hevesle, 
Evsafm ediip medan kurbet 
Oldu hiineriyle pakii taiiir. 



Hassam suhanveran Hakiki 
Dil §em ini yakti bir nefesle 
Sahip kerem eyledi mahabbet.. 
Kalbinde hakikat oldu zahir. 



sozleriyle methii tevkir ettigini kaydetmistik. Tifli, bu zatm "Hassam 
suhanveran,, ya'ni §air oldugunu kayit ve teyit, Mustakim zade'de "Mela- 
miyei sattariye,, sinde bunu tekrar edip 134 iincii §ahifenin hasjyesine 
dercettigimiz gazeliyle tekit etmekteriir. 

Mustakim zade'ye nazaran Hakiki' B ; Lamekani'den feyzalanlardan- 
dir. 1050 de vefat edip Lamekani Hiiseyin Ef. nin yamna defnedilmi§tir. 

Hakiki zade seyh Osman'a gelince ; bu zat, Halvetiyeden olup 
Oglan seyh Ibrahim Ef . nin Halveti §eyhidir. 1037 tarihinde vefat etmistir. 
Bu iki zatm baba ogul oldugunu kabul edersek — ki bu ihtimal cok kuv- 
vetlidir — oglu, babasmdan 13 sene evvel vefat etmis demektir. Risale, 
1009 da yazilmis, oidugundan Hakiki' B. bu risaleyi vefatmdan 41 sene 
evvel, binaenaieyh miimkiin mertebe geng iken yazrms oluyor. 

"irsadname,, , 39 sahifelik bir risaledir. Bap ve fasillara ayrilmamistir. 
"Hakikati Muhammediye, Hakikati insaniye, ismi cemal ve celale mazhar 
olmak suretile kainatm zahiri iki rnuhalif vechiizere devri, canil ve kamil 
miir§it, Melametin adabi, talibin gonulden dii§mesi, tekrar yola gelmesi 
iein verilen cezalar, kutup, irsadm kutbun hakki oldugu ve rehberlerin 
kutuptan miistefit olduklan,. miimkiin oldugu kadar tafsilen ve selis, sade 
bir lisanla yazilmi§tir. 



:12 



Ikinci devre Melamileri 



SJmdilik Melamilik — Hamzaviligin mutakadatmi ve billhassa teskila- 
tmi bildiren en eski ve asli kitap budur. 

Mustakim zade', Hakiki'yi Lamekani miiridi gosterdigi halde Hakiki 
bu risalede "Ve sultam eyliya, kaimmekami Mustafa, sirn Huda, nakdi 
Aliyyiil murteza buyururlar ki: Hakikatte bu alemin devri iki cerh iize- 
rindedir. Bir cerh, sagina devreder ve bir gerh, soluna devreder. Sagina 
devreden, cerhi masnktir ve soluna devreden cerhi magriptir. Ol sebepfe 
burci ma§nk, mahalli nuri tecellidir ve burci magnp mahallii makami- 
zulumati kiil vaki' olup burci masjik ismi cemale ve burci magnp, ismi 
celale mazhar diismiistur ve cemii esya ki var, bu iki burcun mazhandir. 
Pes masnk burcuna diisen anlardir ki Hakikatr Mnhammediyeye mazhar 
dii§en miirsjdi kamile erisiip ve ana iradet getiiriip emrine teslim olup 
feyzi hakka vasil olmus ola! Ol feyzi Hakla cemii masivallahtan tasfiye 

kilup ve tezkiyei nefsediip „ diye Idrisi Muhtefi'nin alemde 

hidayet ve dalalete diisenlerin ahvalini ve Hakkin cemal ve celal iizere 
tecellisini tafsil eden uzunca bir mekalesini yazmaktadir. Ayni sozleri: 
San Abdullah Ef. "Semeratiilfuad,, mda ayni bahsi anlatirken idrisi Muh- 
tefi'nin olarak kaydetmektedir. La'li zade'de "Serguze§t„ inde yine bu 
mekaleyi ceddi San Abdullah Ef. nin Semeratiil fuadindan naklediyor [1]. 
§u halde Hakiki B. Idrisi Muhtefi'nin bendelerinden ve Tifli'nin rehberi 
oldugu cihetle mumaikeyh tarafindan "kalbe bakicihk - irsat,, hizmetine 
mazhar olanlardandir. 



[1] Semeratiil fuat ; Sa : 16 — 17. Sergiize§t ; Sa : 71 — 73. 

Oglan §eyh Ibrahim Ef. de bu iki jerh mes'elesini bir me^nevisinde §u suretle anlatirs 

Alemu ademde zahir zati biheintadiiriir ; 
Bu ikisinde dahi zatiyle mustesnadiirur ! 

Iki burc iizre iki gerh devrederler suphu §am ; 
Bu iki bure devrinin hukmiindedir alem tamam ! . 

Biri magnk burucudur, birisi magnp burcudur ; 
Birisi nuri hidayet, biri zulmet burcudur ! 

Qerhi majrik devreder daim yemininden yana ; 
Qerhi magrip devreder daim yesarmdan yana. 

Kim ki ma§nk burcunun ^erhinde devreyler tamam ; 
Ma§nki §emsi hakikat ol kigidir ey humam., 

Kim ki masnk burcunun ^erhinde sergerdandiiriir ;, 
Devreder zTri felekte valihu hayrandiirur.. 

Bil ki magnk denilen bilgil dili danadiiriir ; 
Sureti kaf ol ki§inin ma'nisi ankadiiriir. 



Ikinci devre Melamileri 



213 



Yalmz burada §ayani nazar bir nokta var: 

Kitap 1009 da yazildigi halde Idrisi Muhtefi, kitapta "Sultam ev- 
liya, kaimmakami Mustafa, sirn Huda, nakdi Aliyyiil murteza" ya'ni Idrisi 
Muhtefi/ kutup ve gavs olarak gosterilmekte... Halbuki Hamza Bali'den 
sonra Gavsiyetin Hasani Kabaduz'a intikah ve mumaileyhin 1010 tarihinde 
vefat ettigi du§unuliirse Hakiki'nin bu tevcihi, teemmulii mucip bir key- 
fiyettir. Acaba Hamza Bali'den sonra ekseri Hamzaviler, Idrisi muhtefi'- 
yi mi Gavs tammi§lardir ? ~" 

La'li zade "Sergiize§t„ te "Hasani Kabaduz,, u hic zikretmiyor ve 
gavsiyetin Hamza Bali'den dogrudan dogruya Idrisi Muhtefi'ye gectigini 
soyliyor. Fakat Idris'in "46 sene kamil merkezi dairei irsat,, [1] oldugunu 
kaydeden La'li zade'nin kavlini kabul edersek Hamza B. in sehadetinden 
itibaren idrisi Muhtefi'nin vefatma kadar 55 senelik bir fasila vardir. 
Bunun 46 senesini tayyedersek meydana 9 senelik bir fasila cikiyor. 
9 sene Hamzaviligi kim idare etti? 

Seyyit Abdiilkadir Ef .nin §eceresinde de [2] idrisi Muhtefi'ile Hamza 
B. arasmda Terzi Hasanin ismi yok.. Acaba Hamzavilik, Hamza B.in 
sehadetinden sonra 9 senelik bir fetret devrimi gecirdi; Yoksa Idris 46 
degil 55 senemi Hamzaviye riyasetinde bulundu; yahut ta Hasani kaba- 
duz'un vefati 1010 tarihinden evvel midir? 

Atai' ve Katip Celebi', Hasani Kabaduz'u "Miihrdan sirn mektum 
miirsjdi sami, mutakadi erbabi tariki Bayrami,, olarak vesfediyorlar. 
Oglan §eyh Ibrahim Ef. de kasidei mimiyede 

Hem Hamzadir zannettiler zatim, sifatim mazhari; 
Kimi Kabaduza: kiyas ettigi kaftan olmu§am ! 

Sandi niceler kim beni Idriste zahir olmugam; 
Bu zevkte Idris suretin ya'ni ki oiran olmugam! 

beyitlerile §ecereyi itmam ediyor. Bu noktai nazardan Hasani Kabaduz'un 
vefat tarihini 978 e irca iktiza eder. Kaydedilen vefat tarihlerine itimadm 
caiz olmadigim kitabimizin miiteaddii; mahallerinde gordiik. Pir Ali'nin 
934 senesinin sonlannda vefat ettigi miittefikan bildirildigi halde 935 
Rabiul evvelinde vefat ettigi merkadindeki kitabeden anlasildi. Ahmet 
Sarbani 940 ta, 935 te vefat eden Pir Ali ile gorustiirmekte butiin ki- 
taplar, hatta "Osmanh muellifler„i bile ittifak ediyorlar. Lamekani Huseyin 
Ef.nin 1034 senesi evahinnda vefat ettigi bildirildigi halde, vefat tarihleri 
1035 i ifade ettigi gibi bir tanesi 1035 senesinin Rabiul evvelinin 21 inci 



[1] Sergiize§t , Sa : 41 , 
\2] Mahtumlan S. Muhtar B. Ef. bu fecerenin suretini vermek lutfunda bulundular. 



214 



Ikinci devre Melamileri 



Pazar giinii vefat ettigini bile tasrihan kaydediyor. Hiilasa bu hususta 
muasir suaramn soyledikleri tarihlerle mezar ta§lanna miiracaat daha 
dogrudur. Fakat biz, maalesef, Hasani Kabaduz hakkinda soylenmi§ bir 
vefat tarihi bulamadigimiz gibi Bursa'da medfun olan mumaileyhin meza- 
nni da miiracaat ettigim zevat bulamadilar. Hakiki B. "ir§adname,> nin 
sonlannda «Amma zikrolanan ehli narla ehli nurun hikayesi ehli tarikat 
kavlince tafsil iizere «Silsilename» atli bir risalemizde beyan olunmu§tur. 
Ani ele getiiriip yazan ve okuyan taliplere silsilei tarikat ve ahvali hakikat 
malum ola!» diyerek diger bir risalesi oldugunu soyliyor. Bu risale bui- 
nursa bu nokta tavazzuh edecektir. 



"trsadname,, ; Semeratiil fuad ve bilhassa Sergiize§t'e pek muhim bir 
me'haz vazifesini gormustiir. Gariptir ki La'li zade "trsadname,, den satir 
satir, ciimlelesini degistirmeden sahifeler dolusu yazi aldigi halde Hakiki 
B. den ve risalesinden bahsetmemistir. 

"Sergiizest,, te «^1/1 «ui^ ^t^-s -M^s «s^-v* j-jji v ^i. a»-. » fashnda miir- 
§idin evsafi ve miirsjtsiz suluk da'vasmin butlani hususunda "Irsadname,, 
den aynen almmis ciimleler vardir. > c^'^3 c^ j.»t c£> «jaT» fashnda yoldan 
diismek bahsi aynen ve hatta tafsilen "ir§adname„ de mevcuttur. 

irsadm yalniz Gavs'e ait olup rehberlerin bu hususta kendilerine varhk 
vermemeleri Kizumunu haki olan " Ve bu yolda ehli siiluk olan ihvamn 
kemali budur ki; fena. ihtiyar edup eger yiiziinden nice bin keramati aliye 
ve vilayati ma'neviye zahir olsa, dahi yiizunden nice bin talip ve muhip 
dahi tariki hakka geliip ve feyze erisiip cezbeye vasil olsa hic bir nes- 
nede kenduye asla viicut vermeyiip ol dergahta ciimlesinden kendi nef- 
sini hakir bile; iyy y j-i t>> menziline erisiip muktezayi beseriyetten halas 

bulmaga liyakat hasil ede „ satirlan aynen Segiize§tte 

vardir [1]. Miirsidin, ya'ni Gavs'in kuvvet ve kudreti hakkinda soylenen 
"Dahi bilmek gerektir ki mursjdin hudret eli ve sini her yerde hazirdir. 

Eger cihanm dort kosesinde . . . „ satirlan da keza aynen 

ve harfiyyen Sergiizeste ahnmi§tir [2]. 

Hakiki B. "Irsadname,, yi, isim tasrih edilmedigine nazaran kendisinin 
oldugu anlasilan bazi beyit ve kit'alarla tev§ih ettigi gibi Nesimi ve 
Sarban Ahmet'ten de bazi beyitlerle isti§hat eder. Hiilasa bu muhim eserin 
bulunmasi kitabimizin son bahsini tamamiyle tenvir etmi§tir. Eger " Silsi- 
lename,, de bulunursa «MelamT — Hamzavi » silsilesindeki supheli nokta 



[1] Sa: 128 — 129 
[1] Sa: 131 



Ikinci devre Melamileri 



215 



tavazzuh edecek ve bu suretle Melamet hakkindaki malumatimizda hic 
bir noksan kalmiyacaktir deyebiliriz. 

VI.— Yine bu mecmuada Sarban Ahmed'in miiteaddit §iirleri icinde 
§6yle bir §iir de var: 



Olduk fena ender fena; 

Me§hudumuz Haktir bizim; 

Hak varligidir varimiz; 

Oldur bizim ezkarimiz; 

Haktir bize veren sebak; 

Giindeo iyan didan hak; 

Pir Ali sultan pirimiz; 

Nuri Hudadir nurumuz; 

" Kay.g'usuz „ [1] der §ahi cihan; 

Bizimdir ayeti kur'an 



Sanman bizi var ehliyiiz! 
Biz ehli didar ehliyiiz.. 
Anmladir bazarimiz; 
§imdi biz ol kar ehliyiiz ! 
Can goziinii aq, sen de baR! 
Mahzeni esrar ehliyiiz! 
Muhammed Ali sirnimz; 
Esrari envar ehliyiiz! 
Ba§i kaba, teni uryan 
Biz vasli didar ehliyiiz! 



ihtimal bu ilahideki "Pir Ali sultan pirimiz" misraim gorenler, Sar- 
ban Ahmed'in Aksarayh Pir Ali Ef. ye miintesip oldugu hakkindaki 
menkabeyi hatirlarlar. Fakat Sarban Ahmed'in Pir Ali Bahaettine miilaki 
olmadigim lspat etmi§tik. Oglan §eyh Ibrahim Ef. " Dili Dana „ smda; 
Gaybi, " Biatname,, sinde, Rahimi "Meslekul i§rak„ mda Melami siisile- 
sini yazarlarken Sarban Ahmed'i dogrudan dogruya ismaili Ma'§uki'ye 
miintesip olarak gosteriyorlar. Seyyit Abdiilkadir Ef. nin seceresi de 
bunu miieyyittir. Bu hususta evvelce verdigimiz malvimati tekrar etmi- 
yecegiz. Ahmet Sarban, babasi Pir Ali, sagken istanbul'a gelip, oradan 
Edirneye giden ve bir miiddet o civarda oturan Ismaili Ma'§uki'nin 
miirit ve ikrar bendesidir. Fakat malumdur ki Melamilerde Miirsjt ve pir 
" Gavs,, tir. Gasvtan irsada mezun olanlar "Rehber,, dir. Binaenaleyh 
heniiz Pir Ali' hayatta iken Melamete intisap eden Sarban Ahmed'in 
ve sair Melamilerin pir ve miirsjdi "Pir Ali',, dir; Rehberi Ismaili Ma'§u- 
ki'dir. §u halde Sarban Ahmed'in 

Pir Ali sultan pirimiz Muhammed, Ali sirnmiz ; 

Nuri Hudadir nurumuz; Esrari envar ehliyiiz ! 

demesi tam yerindedir ve bundan ba§ka bir sey ifade etmez. Ismaili 
Ma'suki, ancak babasinm vefatindan sonra "Pir ve Miirsjt,, olmu§tur. 
Ondan sonra da Melamilere nazaran Gavsiyet, Sarban Ahmed'e gec« 
mi§tir. 



[1] Istanbul Tiitiin inhisan miifettislerinden Fahri B. Ef.de bulunan ve Sarban Ahmet 
neslinden SabrT Ef. ye ait mecmuadan istinsah edilmi§ olan mecmuada bu §i'rin makta mda 
" Ahmedi „ mahlasi vardir. 



216 



Ikinci devre Melamileri 



VII. — Gaybi'nin oldugu rivayet edilen bir risale daha billduk. 
Kiitahya'da bu risale fevkalade me§hurmu§. Hemen her evde bulunur- 
mus [1]. 

Bu risale 

Huda, rabbim benim hakka Muhammed'dir resulullah 

misraiyle ba§ladigmdan "Huda rabbim kitabi,, diye anihyor ve yine bu 
sebepten Kiitahya'da Gaybi'ye "Huda rabbim sultan,, diyorlar. Turbesi 
de keza "Huda rabbim sultan turbesi „ diye meshurdur. 

Gaybi'nin bu risaleyi yazmasi hakkmda §6yie bir menkabe mevcuttur: 

"Gaybi'ye Kutanya hocalan "§ii„ diyorlar ve haik ta Rafizi ve Kizil- 
ba§ oldugunu soyliyerek hayatmda daima aleyhinde bulunuyorlar, Niha- 
yet Gaybi'de bu isnadi reddetmek icin bu risaleyi yaziyor ve son beytini 
yazdigi zaman vefat ediyor. Haik, GaybT'yi olii bir halde, risaleyi de bir 
tarafta bulunca Gaybi'nin kadrini anlayip aleyhinde bulunduklanna 
pe§iman ve nadim oluyorlar.,, 

Maamafih el'an Gaybi'nin siilalesi mevcut olup bu sulale, evvelce de 
arzettigimiz veghile Kiitahya'da §iilik ve Kizilbashkla miittehemdir. 

Risale, 46 beyittir. §6yle ba§hyor: 

Huda rabbim- benim hakka Muhammed'dir Rasulullah; 
Hem Islam dinidir dinim, kitabimdir kelamullah.. 

Amelde Bu HanTfe rnezliebim^ hem itikadimdir ; 
Oluptur Ehli siinnet velcemaat mezhebim vallah.. 

Dahi ziirriyyetim Adem, Muhammed' milletim danem ; 
Ibadet ettnege kiblem olur her yerde Beytullah ! 

Risalede Allah'in Sifati zatiye ve siibutiyesi, Melaike ve 4 Mukarrep 
melek, 114 kitap ve bunlann indigi Peyg-amberler, kabir, kabirde miin- 
kereynin suali, Islamm §artlan, namazm §artlan, namazm riikunleri, gusiil, 
abdest ve teyemmiimu anlatiyor. Nihayet, miiellif 

Muhammed Mustafa'mn ettigi teblig-i ahkami 
Kabul ettim ve tasdik eyledim Amentii billah.. 

Dilimdeki olan ikrarii kalbimde olan tasdik 
Senin hifzin, amamnda emanet ola ya Allah ! 

beyitlerile sozlerine nihayet veriyor. 

[1] Bu risalenin eski bir niishasini bulup gondermek ve mahalli rivayetleri bildirmek 
lutfunda bulunan Balikesir Muallim. M Beden terbiyesi muallimi arkada§im Kiitahya'h 
Celal Sitki B. Ef. ye tesekkiir ederim. 



Ikinci devre Melamileri 



217 



Bu siir "Marifetname,, sahibi Ibrahim Hakki'nm olup mezkur kitapta 
tniinderictir [1] ve aslen 116 beyittii. §u halde bu menkabe Kiitahya'da 
cok muahhar bir zamanda viicut bulmu§tur [2]. Maamafih melamilikteki 
§iilik temayiillerini bir haik rivayeti §eklinde aynca teyit etmekte oldu- 
gundan hig te kiymetsiz degildir. 



[1] Sa. 263 - 266. 

[2] Ibrahim Hakki, 1186 da vefat etmistir. 

Osmanh muellifleri'ne bakimz : Cilt 1, Sa. 33 - 36. 



Ikinci devre Melamileri 



219* 



BiBLiYOGRAFYA 



1. Abdulaziz (Kara Qe- 

lebizade) — 

2. 



Abdulb&ki (La'- 



lizade) 



6. Abdulkddiri 
Belhl ( Gulami 
Kadir) ' 



9. Abdiilmecit (Ferigteli 
Oglu) - 



10. 
11. 

Abdullah (San) 



Suleymanname. «Bulak tab'i. 1284. H.» [Tiirkce]. 

Sergiize§t. «Matbu'; 1175 senesinde yazilan niisha. Mil- 
let. K. M 1052, 1053. [Tiirkce] 

Hediyyetulmii§tak fi §erhi meslekil u§§ak 

« Jli*HilU* ^__r^ii jtiil^i.Ji* s; «La'lizade'nin divancesinl 
havi eski yazma mecmua. Millet. K. Tasawuf. M 1 1023» 
[Tiirkce] 

Mebdeii mead. jl... jIju* «Mustakim zade'nin el yazisi 
mecmua; Millet. Pertev P§. K. „¥636. 1161 de ya'ni 
Abdiilbaki'nin vefatindan iki sene sonra ; Dervi§ Mehme- 
dibni Muluki ; tarafmdan yazilan mecmua. Suleymaniye^ 
Halet Ef. K. M 231. [Tiirkce] 

Kunuzul'arifin ve esrariittevhid. -j^j i&M\jr- 

juj-^1 «Kendi el yazisiyle 22 Zilhicce 1322 de yazilan ve 
mahdumlan S. Muhtar Bf. de bulunan niisha» [Manzum, 
Acemee] 

Giil§eili esrar j\_^ tfX~ «Kendi el yazisiyla 21 Zilka'de 
1332 de yazilan beginci niisha ; mahdumlan S. Muhtar 
Bf. de.» [Manzum, Acemee] 

Yenabiulhikem r srj-l t -.l-_ «Kendi el yazisiyla 26 Zilka'de 
1324 te yazilan niisha ; mahdumlan S. Muhtar Bf. de.» 
[Manzum, acemee] 

Divam Belhl Jcb £!>„» «Mahdumlan S. Muhtar Bf. deki 
niisha. » 

A§kname -uUJic- « Istanbul ; Tas, basmasi ; Tabi tarihi 

belli degildir » [Tiirkce] 

Semeratiilfuad jl^Uia^' «Matbaai amire; 1288 [Tiirkce] 

Cevheretiilbidaye fi diirretinnihaye j *>ji »„*,»- 

«utpt ojs « 1178 de Seyyit Mehmet Hasip tarafmdan yazilan 
niisha; Millet K. M 858.» Dordiincii Murad'a Bagdat fethi 
miinasebetiyle takdim edilmig olan bu kitabm mukaddeme- 
sinde padi§aha tebriki mutazammm bir sitayisten sonra 
^l_}i-b ^Jl_j.H i takliden « *fj? !> ve (< *■>* * serlevhalariyle- 
§u bahisleri yazmistir : Ruh, hilkat. hakikati insaniye,. 
kader, irade ve megiyyet, Adem ve Hawa, firkai naciye 



■■""i 



Abdullah (sari) \ 

12. — 

13. i— 

Abdulvehhadi 
-^ ga'rdni (imam) 

15. Ali Canip — 

16. Ali Enver — 

17. Ali Sermi (Seyyit, 
Nak§i) — 



18. Aliyyuldld ( Mir, 
Seyyit) — 

19. Ali Urfi — 



20. Ahdi (Badadi) 



21. Ahmet Rifat 



22. Amiki Mehmet — 

23. Ahmet Remzi (Us- 
kiidar kiitiiphanesi 
mudiirii, miilga Us- 
kiidar mevleviha- 
nesi §eyhi) — 

24. Asvm Mehmet (Ka- 
di asker) — 



ve firaki dalle, mahabbet ve cezbe, car yar, Uveysiil- 
karani, Eimmei isna a§ar, Eimmei erbaa, Nakgibendi 
ve Halveti silsileler , ilmi zahir ve batin, Melamiyyei Bay- 
ramiyye silsilesi. [Tiirkce] 

Telhisiinnesayih £„L.JI ^Jcls « 1283 §a'ban, Cendei 
havadis matbaasi. » [Tiirkce] 

Elyevakitii velcevahir fi beyani akaidil'ekabir. 

j.yvi *uu. iU j u *\j^\ ) J^\^\ « Misir tab'i; 1277. H. » 
[Arapca] 

Kitabiilcevahiri veddiirer jjjj\j ^t_,i-i ^Au* « Misir 

tab'i; 1276. R» [Arapca] 

Tiirkiyat meemuasi ; ikinci cilt. « Reisi §airan Os- 

man zade Ahmet Taip » Sa : 103 - 129. 

Sima'hartei edep v /t ^lic^ « Alem matb&asi ; 1309. 

H.» [Tiirkce] 

§Crhl §athiyyat « Yenikapi mevlevihanesi §eyhlerinden 
Osman Salahaddin Dede'nin kitaplarmdan olan bu yazma 
ve kiiciik eser, Siileymaniyyeye miilhak Nafiz P§. kiitiipha- 
nesnde, 419 numarada mukayyettir. » [Tiirkge] 

Al'§namei ilahi ^j,\ kkJ-f «Konya Miize Kiituphane- 
sinde 983/143 numarada mukayyet mecmua.» [Acemee] 

Terceme ve §erhi mebdeii mead jU. jU,- CJ 3, } *?; 

«Seyyit Muhammet Nur'un arapca sU* j\.u* ismindeki risa- 
lesinin, hulefasmdan Ali Urfi Ef. tarafmdan Tiirkceye 
terceme ve serhi.» Bendeki yazma niisha. 
Gul§eni §uara l_^i ^ilf «24 §evval 1014 te yazilmis 
olan niisha; Millet. K. M 774» [Tiirkce] 

Mir'atiil mekasid fi def'ilmef asid j^wgt j. >*-Ui»iV 

«1293. H. Vezir hani Ibrahim Ef. matbaasmda ta§ basma- 
siyle tab'edilmistir» [Tiirkce] 

Hamzaviler aleyhine yazilmi§ bir risale. «1013 te 

Abdullahibni Mustafa tarafmdan fena bir yazi ile yazilan 
bu meemuada iS ii\^ t Ji ve sair risaleler de vardir. Halet Ef. 
'M 764 [Tiirkce] 



Miftahiiikiitup ve esamii miiellifin fihristi «istan- 
bul 1928-1346» [Tiirkce] 

Zeyli Zlibde «1121 de Mehmet Emin Mansuri zade tara- 
fmdan yazilan niisha. Dariilfunun ; Riza P§. ,Ns 778» 



220 



Ikinci devre Melamtleri 



25. Asik Celebi — 

26. Atdi (Nev'izade) — 

27. Cevri Ibrahim — 

28. Dervi§ Mahmut 
(Helvaci zade) — 

29. Ebussuut (imaded- 
din) — 



30: 



31. 



32. 

33. 
M. 

35. 



Me§airii§ §uara «Millet K. Miizesinde 772 numarada 
muzehhep ve musavver niisha.» 

Hadaikulhakayik fi tekmileti§ §akayik ^ui-i^'u». 

Jilliii "4+S3 ,j (§akayiki no'maniye zeyli) «2 Cilt; Matbaai 
amire. 1286.»- 

UlVan « yazilig tarihi ve katibi malum olmiyan conk 
tarzmda eski bir niisha. Millet. K. M103» [Tiirkce] 

LemezStl Hulvi « . Gayri matbu'dur. 1256 §a'banmm 
15 inde Abdiirrahim Hifzii kadirl tarafmdan yazilan niisha. 
Millet. K. ,,^1100» [Tiirkce] 



37. 

38. 
39. 



— Fetavayi Ebiissuud «Gayri matbu'. Millet. K. M 80. 

Bu yazma niisha, nihayetindeki sahifelerde kitap sahibinin 
aknbasma, evladina ait veladet, vefat, zifaf tarihlerinin 
10 uncu a^rin evahirini ve 11 inci asir iptidalanm gos - 
termesine nazaran 10 uncu asri hicride, binaenaleyh mii- 
ellifin -zamanina cok yakin bir vakitta yazilmistir » [Tiirkce] 

Esrar Mehmet de- 

d & — Esrar tezkiresi « Siileymaniye, Halet Ef. K. M 109 

Sinop'lu Dervi§ Huseyin hattiyie 1211 senesinde yazilmis- 
n 7- *■ sv 7 i . ,-r^ tlr - >> [Tiirkce] 

Evhya Qelebi (Der- 
vi§ Mehmedibrti 

J ~ Evliya celebi seyahatnamesi « 8 cilt ; ikdam matba- 

asi ; 1317. 9 uncu cildi gayri matbu' olup Siileymaniyeye 
miilhak Besir aga kiitiiphanesindedir. » [Tiirkce] 

Faik ( Ruznamce- 

ci ) — Mecmua. «Darulfiinun K. Halis Ef. M2260 [Tiirkce] 

Faik Resat — Eslaf «Istanbul; Alem matbaasi. 1311.» [Tiirkce ] 

FdiZl (Kafzade) — Zubdetiile§'ar jUASTI s*;. «1033 te Mustafa bin Mercan 
tarafmdan yazilan niisha. Darulfiinun ; Riza Ps. K. <M301 » 

Fazlullahi Hurufi 

(Fazli yezdan) — Cavidanname 



36. Fatin (Davut) 



Fuat (Kdprulii- 
zade; M.) 



Katibi ve yazi ls tarihi belli olmiyan 
bendeki yazma » [Acemcedir] 

Hatemetiil e§'ar jUiVt^li «1269 senesine kadar gelen 

suaramn muhtasar tercemei hallerini havidir. Istihkam 

alaylan Litografya destgahinda 1271 senesinde tab'edil- 
miftir.» [TurkceJ 

I urkya tarihi «Istanbul ; Kanaat kiitiiphanesi nesriya- 
tindan. 1923.» [Tiirkce] 

Turk edebiyatmda ilk mutasavviflar «Matbaai 

amire. 1911.» [Tiirkce] 

Tiirkiye tarihi dinisi «Miilkiye mektebi matbaasinda 
tas basmasiyle matbu' 1926-1927» [Tiirkce] 



Ikinci devre Melamileri 



221 



40. 
41 
42. 
43. 

44. 

45. 



46. 



Fuat (Kopral - 
iizade; M.) 



47. 
48. 



50. 

51. 
52. 



Gaybi (Sun'ul- ) 
lab) ^ 



- Tiirk edebiyati tarihi «l928.Devlet matbaasi.» [Tiirkce] 

- Turkiyat mecmuasi «Birinci cilt; Matbaai amire; 1925. 

- Tiirkiyat mecmuasi » Ikinci cilt; Devlet matbaasi; 1928. 

— UlVan ^Gayri matbu'dur. Yazma bir niishasi bendedir ; 
diger natamam niisha da Millet kutiiphanesinde mevcuttur.» 
[Tiirkce] 

— Ke§fulglta .IWIJi/ kasidesi «Gayri matbu' 99 beyitlik 
bir kasidedir. Bir niishasi bendedir.» 

BiatnamC -v* U:..? «Biatin tarikatlardaki merasim ve bilhassa 
zikir telkini ile mukayyet olmadigim ve hakikati biatm 
miir§ide mahabbetten ibaret bulundugunu anlatan ve Me- 
lain T — HamzavT silsilesini gosteren 14 sahife gayri matbu' 
bir eserdir. Yazma bir niishasi bendedir.» 

— Sshbetname «,UL»s» «Oglan geyh Ibrahim Ef. nin 1059 
dan vefatma kadar, ya'ni 1065 tarihine kadar sohbetinde 
bulunan halifesi Gaybi tarafmdan zaptedilen tasawuf! 
sozlerini cami' 100 kiisur sahifelik bir kitaptir. Gayri mat- 
bu' olan bu miihim eserin yazma bir niishasi bendedir. 
113 sahifelik eski bir yazma da Konya ; Miize kiitiiphane- 
sinde 931 numaradadir.» 

— Tarikul Hak fitteveccuhilmutlak jMi^iij jA-ijj> 

«Tevecciih ve miirakabadan bahis 10 sahifelik bir risaledir. 
Gayri matbu' olan bu kitabm yazma bir nushasi bendedir.» 

— Ruhiil hakika -UJi-l^jj «Melametin mebnasmm sohbet 
ve mahabbetten ibaret oldugunu haki 3 sahifelik muhtasar, 
fakat cok miihim olan bu gayri matbu' risalenin bir niis- 
hasi bendedir.» 



Giifti Ali (Edirne- 
li) 



Hafiz Huseyin 
(Ayvansarayi) 

Hakiki Bey 



I e§nfatu§ §uara l_^AJlCi\A jr ij" « bazi suaranm tercemei 
hallerini miizah tarzinda ve manzum olarak kaydetmistir. 
Gayri matbu'dur. Darulfiinun; Riza P§. K. J\l 2351.» 
Vereyat « Seyyit Ahmedi Tebrizi hattiyie 1334 senesinde 
yazilmi§ niisha. Dariilfiinun ; Halis Ef. K. Jl'27001.» [Tiirkge] 

Hadikatiilcevami' ^\Jl\ V^* «2 cilt ; Matbaai amire ; 
1281. H.» [Tiirkce] 

lr§adname ^l'iWjl « Katibi ve yazib§ tarihi malum olmi- 
yan ; iistiindeki ■)& &x\\ ijj ^iUI Jl jtiAW ^jj ^»jj\ ejUi^i \t 
^j,^!l «o iie. jt ^jlU.1 tfdUi^Ji J^aiil ^1 kaydmdan 
anla§ildigma gore yine meghul bir tarihte «Mehmet Emm» 
isminde bir Halidi dervisme, ondan sonra da yine iistiin- 
deki kayda nazaran Bursa'li Baygin Ismail Ef. ye ve onun 
vasiyetiyle 1 Mart 1335 te Bursa'li Mahallebici zade yag- 
hkci Sabri Ef. ye intikal eden ve el'an mumuileyhte bulu- 
nan Mecmua,, [Tiirkce.. Bu mecmuanm miinderecati ve 

tahminen yazildigi tarih hakkmda kitapta kafi dereeede 
malumat vermi§tik.„ 



222 

53. Hasan ibni Meh- 
met — 



■54. Hasan (Jelebi (ibni 
Hayali zade) 



55. Hdsim haba (Uskii- 
darli) 

56. HifziTevfik,Hama 
mizade Ihsan, Ha 
san Ali — 



<60. 



61. 



64. 



Ikinci devre Meiamileri 

Mecmua. «1044» te, ya'ni Hiiseyni Lamekani'nin vefa- 
tindan 8 sene sonra gok giizel bir ta'lik ile yazilan bu 
mukemmel ve miizehhep mecmuamn metninde §eyhi ekber 

m i>jU JCil ^Vl < JUifUJU < A^jfc risaleleri; Necmeddini 
kubramno^iejj-l si, Abdullahi belyani'nin <i&>-\ ,§ihabeddi 
ni siihreverdi'nin _,t>'l, Ruzbiham bakli'nin jl^VI Ji'' risa- 
lesi, Attar'in 'u\! J ^ i i r sile divani, Magribi'nin U'al$>- fU. 
risalesi, Magribi divani, Lamekani'nin divam, g-s. *us*& 
J.f iLJI t «Wiji ve -ul-A»-.} risalesi, jlj^ite've uU var- 
dir. Kenarlarmda Ebu Medyeni Magribi, Yonus, Nesimi, 
Handani, Ismail! , Ma ! §uki, Arif, Hadi, Kemali Hucendi, 
Ruhi, Ibrahim Ef, Esrefoglu, §ahidi, §uri, Va'di, Husa- 
mi, Sarban Ahmet, Firaki, Veysi, Sari Abdullah ve sair 
bir cok gairleriri miintahap §iir ve ilahileri; Sarban Ahmet, 
Hasam kabaduz, Lamekam gibi Melami- Hamzavi ricali- 
ninbazi mektuplan vardir. Siileymaniye; Halet Ef. M'800.» 

Tezkirei §(iara «994 te telif edilmistir. 996 da Dervi§ 
Mehmedini Miirat tarafmdan yazilan niisha. Dariilfiinun; 
Yildiz M 206. [Tiirkce] 



— Divan. «Matbu'dur» [Tiirkce] 



57. Hiiseyin (La- j 

58. mekani) { 
59. 



Ibrahim (Oglan 
§eyh) 



62. Ibrahim (Pe^evi)- 

63. Ibrahim Hakki 



(Erzirum'lu) 



Tiirk edebiyati niimuneleri «Devlet matbaasi; 1927.« 

[tiirkce] 
UlVan. «53 iincii numatadaki mecmua.» [Tiirkce] 
Meralat. «52 inci numaradaki mecmua.» [Tiirkce] 
UlVan. «Bendeki yaztna iki niisha.. 1256 da Ali Riza 
tarafmdan yazilan natamam niisha; Millet. K. .AS 6.» 

Dili dana l'bja kasidesi. «Bendeki yazma; Millet. K. 
. V- 6.» [Tiirkce] 

Vahdetliame \.\X^j «Bedndeki yazma divanda ; Mil- 
let. K. M 6.» [Tiirkce] 
Tarihi PegeVl «2 Cilt; 1283. Matbaai amire.» [Turkc] 

Ma' rifetname " Istanbul ; Ahmet Kamil matbaasil330„ 

[Tiirkce] 
Ilmiye S&lnamesi «Matbaai amire. 1334.» [Tiirkce] 



65. IbniiV Emin Mah- 

mut Kemdl — Son asir Tiirk §air lei'i «Birinci ciiz ; Tiirk tarih encii- 

meni kiilliyatindan. Istanbul; Orhaniye matbaasi. 1930.» 

[Tiirkce] 
66.ihsan(K&m.SLmiZ&de) — Tirabzon sairleri «Gayri matbu. Muellifin kiitiiphane- 

sinde.» [Tiirkce] 



Ikinci devre Meiamileri 



223 



67. Ismail Hakki (Bur- 
sali) — 



68. 
69. 

70. 



Kdtip Qelebi 
(Haci Halife) 



71. Ltitifi — 

72. Mecdi — 

73. f— 
Mehmet Ali Ayni { 

75. Mehmet Atd — 

76. Mehmet Siireyya — 

77. Mehmet Siireyya 
(Seyyit, $eyh, Ba- 
ba) — 



78. 



79. 

80. 
81. 

82. 



Silsilenamei Celvetl JjU 4..UJU «Celveti silsilesinden 
ve bu silsiledeki mesayihin tercemei hallerinden bahis 
gayri matbu' bir kitaptir. Eski yazma bir niishasi Millet 
kiitiikhanesinde 1040 numaradadir.» 

Fezlekei tarih «iki cilt. Ceridei havadis matbaasi 
1287.» [Tiirkce] 

Ke§fiizzunun an esamilkutiibi velfiinun ^iyjijiui/' 

iyillj ^.Cil^/UI ilki cilt; Istanbul Alem matbaasi 1310.» 
[Arapca] 

Takvimuttevarih £.^1 & «Millet kiitiiphanesi. 

.iVi 128, 129, 130 ; yazma niishalar. Bu eser., Ibrahim 
Miiteferrika matbaasmda tab'edilmistir. » [Tiikce] 
Tezkirei Latlfl «Ikdam matbaasi 1314.» [Tiirkce] 

§akayiki no'maniye tercemesi «2 Cilt; Matbaai 

amire, 1269.» [Tiirkce] 

Tasawuf tarihi « Istanbul, Vatan matbaasi 1341. 

Haci Bayrami Veii «Evkaf matbaasi 1343. 
Hammer tarihi tercemesi «8 Cilt; Evkaf 
1335» [Tiirkce] 
Sicilli Osmani «5 cilt; Matbaai amire, 1311.» 



■ [Tiirkce] 
[Tiirkce] 
latbaasi 



Mevldnd Celd- 
leddin 



Misrii Niyazi 



[Tiirkce] 



Hasimf divancesi «Matbaai bahriye; 1339 - Rumi» 
[Tiirkce] 

Mesnevii §erif «1268; Istanbul, Matbaai amire; Cevrt 
tarafmdan bir <jok Mesnevi niishalannin mukabelesiyle 
yazilan ve 1026 da tahriri hitam bulan yazma niisha. Sii- 
leymaniye. Halet Ef. K.» [Acemce] 

Divani kebir «Eski bir yazma. Halet Ef. K. M 687.» 

[Acemce] 

Kulliyyat «Lekhno, 1302.« [Arap S a ve Acemce] 

Miftahiilcinan iti-l c lu* ǤiT'lerin dua ve ziyarat mec- 

muasi; 1317, Bombay. » [Arapga, Acemce] 

Risaletun biddevretii ar§iyyeti fii'ahkamilfer§iyye 

<4.ji! pK*V (i OjJlSjjjJliSUij «Dortbap, bir hateme iizerine 
1068 de yazilmif olan tahmmen yirmi iki sahifelik bir 
kitaptir. Miinderecati hulasaten gudur: 

(1) Biitiin mevcfidata ait olan devir; burglar, tasarruflari 
ve tasarruf miiddetleri. ■ 

(2) Insana ait olan devir, kiyamet ve ha§ir.. 

(3) Kiyameti kiibramn mukaddematiyle e§rati saatin enfiise 
tatbiki. 



224 



Ikinci devre MelairmTle 



90. 



Mtsiri Niyazi 



83. 

84. 



85. 

86. 
87. 



(4) Kiyameti sugra, ya'ni mevt; kiyameti vusta, ya'ni sali- 
kin mevti iradi ile mur§idine teslimi nefis ve c uluku, ki- 
yameti kiibera, ya'ni ser'in anlattigi kiyametin tevil ve en- 
fiise tatbiki.. 

«1284 te Ahmet Mustak Baba evladmdan ve ketebeden 
Seyyit Mehmet Haki iarafmdan yazilan niisha,» [Arapga, 
bendedir] 

- DlVan. «1254-Bulak; 1235- iatnnbul» [Tiirkge] 

Muhammedibni Ab- 
diirrasulil Berzenci 
(Seyyit) — El'isaa fi esratissaa «cuii^ij i*uvui076 da Me- 

dine' de yazilmistir. Esrati saata ait gayri matbu' bir 
eserdir. Uskiidar, Selim aga k., ak&itM: 522» [Arapga] 

Muhammed ibni 
Miirteza (Molla 
Feyz) — Kitabiissafi fi tefsiri kelamullahil vafi jlji j^r 

liijiliilf^K jwi" j «1286, Iran». [Arapga] 

Muhammedibni 

Yakup (Kiileyni)— Usuli kaf 1 & J^l «Ummehati kutiibj §ia'dan.. Tebriz, 

1311» [Arapga] 

— Risale f T tefsiril Fatiha ««funjj^j 41» j «Fatiha'nm 

tefsirine ait 3-4 sahifelik bir risaledir. Gayri matbu' 
dur. Bir nushasi bendedir.» [Tiirkge] 

; — Kitabiirre§at fil Mebdei vel Mead Ijjhj s uji v ur 

»UM i * Meratibi ilahiye, Mebde', Mead ve Biiruzdan bahis 
bir mukaddeme, 2 fasil, 1 hatime iizerine yazilmis muhta- 
sar, miifit bir risaledir. Gayri matbu'dur. Yazma bir niis- 
hasi bendedir. « [Arapga] 

— FiituhatiMekkiyye oc c^-s «Istanbul Evkaf Miizesin- 

de 37 ciltten ibaret Muhiddm'in kendi el yazisiyle muhar- 
rer niisha.. Bu niishamn yalniz 9 uncu cildi konya'da iken 
kaybolup, yerine yeni bir yazi ile yazilmis diger bir cilt 
konmustur. Her cildin ilk sahifelerinde wt^KJi^a wisj » 
<aX\ \^')^^- *i«- >SI^J jjse-l i> Jj? ^.jH^ju) je-JtJl £\}>-\ ^>,f* 
kaydma nazaran Sadreddin'in «V« r _,=* V' JsljSlijJij uji Jua 
vakfidir. Hemen her niishanm evvelinde 'i^UU c-4-l » 

i>, j ' 1 ->■* j^vi ^j-" ojiii sj,* w^.j jur jji .ii t >jj\ tr »i j^^csi 

fc-llj Jl^-ji-TJ jpj ?}£«, cn»;jl £— wU i)!ij »jj!j ^cj a:c «iil^j 
11 (i'*-» 1 O-JJIsiUc^ (>M~!b -&jjHj ej^jj.1 yazili olduguna 
nazaran Halep'te §eyhin hatti destiyle muharrer diger bir 
niisha ile mukabele edilmistir. Matbu' niisha ; Misir ; 1293..» 
[Arapga] 

— FuSUSlil Hikem^J-l^^j .« Istanbul; 25 Zilka'de; 1287.» 
[Arapga] 



Muhammed Nur 
(Elarabi) 



Muhiddini 
Arabi 



Ikinci devre MelamTleri 



225 



91. Muallim Ndei 

92. Mustafa (Qerkes 

§eyhi) 



93. Mitrtezd ( Dervi§; 
Bekta§i) — 



94. Nabi (Yusuf) — 

95. Ndzvm Ps t (Mehmet, 
Selanik valisi) — 

96. Nazmi Mehmet (§e- 



Mehmet Muzaffer mecmuasi. « istanbul ; §irketi 

murettibiye matbaasi ; 1306.» [Tiirkge] 

ikinci Mahmuda mektup. «j^kii jjut ve j ^i\ ^s 

i^Jl 3>}j ile bir arada olarak 1300 de Tibbiye matbaasmda 
tab' edilmistir.» [Tiirkge] 

Diirri yetim ^_ ^ [Cavidan $>J± tercemesi] 1048 tari- 
hinde Halil Vahdeti Dede babamn mefihati zamamnda 
Dervi§ Miirteza tarafmdan yazilan bu eser, Cavidannatnei 
kebir'in tam ve yegane tercemesidir. Kitabin sonunda 

f.- j <s~j Czr>f. £>j£ 'f .J^'j 1 <3j' 

Sat hezar hamdii sena ile salat olsun ana 
01 kim ismidir "^ r iS r naim! 
kit'asim okumaktayiz. Muellifin el yazisi nushasi, Miilkiye 
kaymakamhgindan miitekait Divrik'li Mehmet Nebi Ef. de 
idi. Mumaileyhin vefatindan sonra elde etmege gah|irken 
Sahailarda bir Alman tarafmdan 80 liraya almdigim duy- 
dum. Konya miizesi kiitiiphanesine Konya Posta ve Tel- 
graf ba§ mudiriyeti makinisti Hiiseyin B. tarafmdap hediye 
edilen niisha t-cji fji JUl^^j f i\ J j gjy j,£ ji.«Jl j«i-lj«i)l» 
«J^ t/t-^i t»?l>- Ji^W «311-- tarafmdan 25 Ramazan 1270 tari- 
hinde istinsah edilmiftir. Bu kitap 299 bap, 602 sahifedir. 
0,21 tul ve 0,13 arzinda olup 1039 numarada mukayyettir 
[Tiirkge] 

Divan. «Istanbul; §eyh Yahya Ef. matbaasi; 1292.» 
[Tiirkge] 



Esrariittevhid tercemesi. 

[Tiirkge ; Manzum.] 



Ǥems matbaasi. 1331. 



Hediyyetiil ihvan ^ji-yi^» «Halveti silsilesinden ve 

HalvetT seyhlerinden bahis olan bu eser gayri matbu'dur. 
Ruznamgeci Siileyman Faik Ef. tarafmdan kenarma miihim 
hagiyeler ilave edilen niishadan aynen — Hasiyeleriyle — 
Seyyit Mehmet §iikri bin Ismail tarafmdan istinsah edilen 
nfisha. Millet kiituphanesinde 1128 numaradadir. [Tiirkge] 
97. Nedim (Ahmet) — Divan «Halil Nihat B. Ef. nin nesrettigi niisha. Ikbal 

kutiiphanesi nesriyatmdan. Istanbul; lkdam matbaasi 1341.» 
[Tiirkge] 

Uivan. «Istanbul; Ceridei havadis matbaasi 1269.» [Tiirkge] 



98. Nefi (Sair) — 

99. Nesimi (Seyyit Ima- 
deddin) — 



Divan. «istanbul ; 1260.» [Tiirkge] 



Melamiler 



15 



226 

100. Nesdti (Ahmet de- 
de) — 



Iki! 



Mela 



101. 

102. 



103. 



104. 



105. 



Divan. «Kendi el yazmasi. Millet. K. Miize ; M 519.» 

[Tiirkce] 

Nevsali milll «1327 senesine ah» [Tiirkce] 



Rahimi ( Habe§i- 
zade Abdiirrahim. 
Sair) — 

Ramiz Hiiseyin 
(Naimzade) — 

Rasit Mehmet (Mu-, 
verrih) — 

Resmi Ahmedibni 

Ibrahim — 



Meslekill i§rak Jt^liU* kasidesi. «Mustakim zade'nin 
el yazlsi mecmua ; Millet; Pertev P§. K. M 636.» [Tiirkce] 

Tezkirei §Uara. «Dariilfiinun kiitiiphanesinde 1346. H. de 
Zihni isminde bir zat taraf indan miiellifin el yazmasmdan 
istinsah edilen niisha. M 91.» [Tiirkce] 

R§§it tarihi. «5 cilt. Matbaai amire. 1282. Bu kitap 
ibrahim miiteferrika' matbaasmda da 1153 te tab'edilmis- 
tir.» [Tiirkce] 

Seffneturriiesa «Uj^l-tJ- «istanbul ; Takvimhanei amire 
matbaasi 1269. H.» [Tiirkge] 

Tezkirei §uar§. «1000 den 1050 tarihine kadar gelen 
sairlerin tercemei hallerini havidir. Istanbul ; Ikdam mat- 
baasi 1316.» [Tiirkce] 

Peyami sabah gazetesinin ilavei edebiyeleri. 

«M 29. 31 Mart 1330 ; M 35. 8 Mayis 1330 ; M 36. 
15 Mayis 1330.» [Tiirkce] 
108. RiyCLZl Mekmet — RiyaZU§§uara \jmil\j>\i} « Divan katiplerinden birinin 

olup bilahara 1093 te Seyyit Rahmetullah isminde birine 
intikal eden ve bu tezkirenin 1018 de telif edildigine 
nazaran miiellifin hayatinda yazilmis olmasi cok muhtemel 
bulunan eski bir yazma.. Millet. K. Tarih ; M765.» [Tiirkce] 



106. Riza (Seyyit) 



107. Riza Tevfik 



109. Sadik Vicdani (E- 
bu Ridvan) — 

110. Safdl — 



111. Sakip dede — - 

112. Sdlim (Mirzazade 
Kadiaskef) — 



113. Sami (Sair) 



Toman turuki aliyye : M elamiIik.<<Evkaf matbaasi; 

1338 - 1340. » [Tiirkce] 

Nuhbetiil asar min fevaidil e§'ar jUsyu't^j./liv* 

«1050 den 1082 tarihine kadar gelen suaramn tercemei 
hallerini havidir. Millet; Tarih; M771. Darulfiinun; Yildiz; 
Ml. yeni yazma bir niisha.» [Tiirkce] 

Sefinei mevleviye. « 3 cilt. Misir, Vehbiye matbaasi. 
1288.» [Tiirkce] 

Tezkirei §uara. «1066 dan 1135 tarihine kadar gelen 

sairlerin tercemei hallerini havidir. Ikdam matbaasi ; 1314.» 

[Tiirkge] 

Divan. « Bulak. 1253.» 



Ikinci devre melamileri 



227 



114. Sdrbdn Ahmet 



(Sey- 



115. Seyfullah 

yit) 

116. Silleymani Relhi 
(Seyyit) 



Divan. « §eyhulislam Ahmet Muhtar B. in mahdumu Ali 
Haydar B.tarafmdan kursun kalemle istinsah edilip bilahara 
aynca tebyiz edilen yazma niisha, Oskudar Hasim Ps.K.Miis- 
vedde. M&2. Miirekkeple yazma. JV275. Bu divanda 3 
Terkibi bent, 4 Tercii bent, 8 Mesnevi, 3 Miiseddes, 3 
Muhammes, 1 Murabba, 199 Gazel vardir. Tercii bentlerin 
biri Na't, biri Diivazde imamdir. Miiseddes ve Mesnevt- 
lerin de birer tanesi Diivazde Imamdir. Mevcut gazellerden 
dSrdii yine 12 Imam'a ait medhiye, biri Na'ttir. Mesnevi- 
lerin bir tanesi miistekillen Ali'ye aittir. Hece vezniyle 
soylenmis 18 ilahisi vardir. Divamnda t » < r * r ( £.'' ^* * 
« £. i J5 « i i J° i j? ( c t i harfleri yoktur. [Tiirkce] 



117. 



Silleyman Sa- 
deddin (Miis- 
118. takimzade) 



119. 



— Divan. «Ahmet Kamil matbaasi; 1329.» 



Yenabiul mevedde .^-u- «Ali ve Ehli beyte ait 

ehadisi cami' ve §iai Imamiyye ■uA* 1 **:" — Isna aseriyye 
•*t^i.c iS .\ akidesini Ehli siinnet kisvesi altmda ve SiinnT 
hadis kitaplarmdan alman ehadis ile izhar eden biiyiik 
bir kitaptir. 2 Cilt ; Istanbul ; Ahter matbaasi 1301 » 
[Arapca] 

Tuhfetlil hattatin ^tU-lni* «Tiirk tarih encumeni kiil- 
liyatmdan. Devlet matbaasi 1928.» [Tiirkge] 
Mecmua «Mustakim zade'nin el yazisiyle muharrer olan 
bu mecmuada La'li zade Abdulbaki'nin Mebdeii mead, 
Sergiizest, Risalei iinsiyye tercemesi, Hace Abdullahi Ahrar 
hulefasindan Kadi Muhammedibni Burhan'm makamatmdan 
mulahhas ve miitercem bir risalesi, Abdiilkerimi Ceyli'nin 
Hakikatiilyakm ve ziilfetiittemkin ^Clll^iJj j ^Ul^i.4». 
tercemesi, §eyh Miirad'm risalei silsilesiyle (Arapca) yine 
Abdiilbaki Ef. tarafmdan bu risalenin tercemesi, Mevlana 
Alaeddin'in §eyh Abdiilkebiri Yemeni ile miilakatmi haki 
Resehat'tan almmi§ kiiciik bir risale, Risalei §eyh Miirad'm 
serhi, Sergiizest'ten bir parca ve Abdiilbaki Ef. nin bazi 
ef'an vardir. 

Kenarmda Habe§i zade Rahimi'nin Meslekiil israkol^^IdlU* 
kasidesi ve Oglan seyh, Sarban Ahmet, Hamza Bali, Besir 
aga gibi ehemmiyetli Melaini ricalinin sehadet ve vefatina 
tarih misra' ve terkipleri yazilidir. Millet. K. Pertev Ps. 
M 636.» 

Risalei Melamiyyei §attariyyei «jiti L.>u '^, «Me- 

lamiyye ricalinin muhtasaran tercemei hallerini havi olan 
bu kitap, La'li zade Abdulbaki'nin Sergiizestinin tarihi 
tahririnden sonraki Melami ricalini bildirmesi dolayisiyle 
cok rmihimdir,. 1335 tarihinde Ahmedi Tebrizi tarafmdan 
istinsah edilen bir niishasi Millet kutiiphanesinde 1051 
numaradadir. » [Tiirkge] 



. «.'■■■ ■ 



228 
120. 

121. 

122. 

123. 
124. 

125. 
126. 
127. 

128. 

129. 

130. 

131. 

312. 
133. 

134. 
135. 
136. 



Ikinci devre Melamileri 

Semseddin Sami — Kamusul a'lam. «6 Cilt. 1306 - 1316 istanbui ; Mihran 

matbaasi.» [Tiirkije] 
Seyhl Mekmet — Zeyliizzeyl &&& (§akayik zeyli) «Dariisseade agasi 
Begir ag-a vakfi. 1285 te 02* J^' <**>! <-» B ^ J^ *' ( ** 
tarafmdan yazilan cok giizel ve muzehhep niisha. Siiley- 
maniye ; Halet Ef. K. M 479.» [Tiirkce] 

— HaCl Bayrami Vell « Istanbui ; Mahmut B. matbaasi. 
j 1331.» [Turk S e] 

Tahir (Bursali) ^ o sman h muellifleri. « 4 Cilt. istanbui ; Matbaai amh-e. 

. . [ 1333. « 1343.» [Turk ? el 

Tifli (Ahmet Qe- 

lebi) ~ Divan. « Gayri matbu'. Ahf Ef. K. .M2085 ; Millet. K. 

JVS308.» [Turk-je] 

— Vilayetname. « 1263 te yazilmis. bir niisha. Millet. K. 
M604.» [Tiirk e e] 

Va'di (§air) — Divan. «Dariilfiinun; Yildiz. K. .M 140. Yazma niisha.» 

[TiirkgeJ 

Ya'kup ( Hiidal 

Tekkesi §eyhi) — Hediyyetussalikin ^cjui V- «Htidayi tekkesi §eyh- 

lerinden §ihabeddin Ef. nin arapga CgCIUt V* i ile bir 
arada olarak Bahriye matbaasinda 1329 senesinde tab'edil- 
migtir. » [Turk9e] 

Yusuf Sinan(§eyli 

Kermiyanizade) — Tadlilutte'vil ji/usijjur . « 1300. H. de Sinan Ef. nm 

,^1 \JJ j &M *~.^ ve Cerkegli Haci Mustafa Ef. nin ikinci 
Mahmud'a cevabi mektubiyle bir arada olarak Tibbiye 
matbaasinda tab'edilmistir. » [Ttirkge] 

Yemim (Agriboz'- 

lU.) — Faziletname -uluk-is . « Manzum ;, Matbu'.» [Tiirkge] 

YonUS Emre — Divan. «Yazma bir nusha ; Millet. K. «A2616, istanbui ; 
1341. Ta§ basmasi.» [Tiirkge] 

Ziyd (Mehmet; ih; 

tifalci) — Yeni kapu mevlevihanesi. «istanbui; 1329.» [Tiirk^e] 

ZlVer — Rados tarihi. «Rados matbaasi. 1312» [Tiirk§e] 

Miiteaddit $ecere- 

ler — Kiitiiphanelerde ve ellerde 

Ecmebi me'hazlar: 

E. J. W. Gibb — Cextes Houroufis Memorial. « Leyden ; 1909 - 1327. 



1929.» 

W. BartOld — Orta Asya Tiirk tarihi « Tiirkseye miitercem. Dariil- 

fiinun Turkiyat Enstitiisii negriyatindan. istanbui; 1927. » 

— Encyciopedie de L'islam. 



III 

OCONCO devre 

melAmilerj 



jw*si\jj! ** ju- t u.i ELHAC SEYYID MUHAMMED NURUL 
ARABIYYUL MELAmI 

" MADDl VE MA'NEVI HAYATI „ 



Ocuncii devre Melamilerinin pir ve Miirsidi bulunan ve son asirlarda 
tasawuf erbabinin ekseriyeti tarafindan Kutup ve Gavs olarak kabul 
edilen "Seyyit Muhammed Nur,, un tercemei hali, maddi ve manevi 
hayati tamamiyle mazbuttur. Bu hususta evvela kendisine miite§ekkiriz. 
Qiinki « Jj-Ji* jj j jy^^> » isminde ve bir risale §eklinde kendi tercemei 
halini tesbit etmi§tir. Oglu §erif Ef. de babasinin tercemei halini aynca 
bir risale §eklinde yazmis ve Seyyid'in muhtelif safahati hayatini goster- 
mi§ oldugu gibi Hariri zade Kemaleddin'de «jJijUij-M- ^u j jiUj-i jJw jU" » 
de bu hususta kafi dcrecede icalei kalem eylemistir. 

Seyyit Muhammed Nur 1228 hicride Misir'a tabi, "Mahalletiil kubra" 
kasabasinda dogmushir [1]. Babasi Kudus' haricinde bir zaviyesi bulunan 
ve zurriyetinin kesretiyle maruf olon "Bedriil veli„ nin oglu Kudiis'lu 
Seyyit Ibrahim'dir. Seyyit Ibrahim'in Misir'a nicin ve ne suretle gittigi 
malum degildir. 

Muhammed Nur'un siyadet seceresini $u ve Bursah Tahir B. in 
"Menakib,, i §u suretle kaydetmektedir : 

Seyyit Muhammediin Nuriil Misriyyiil Mahallaviyyul Bedriyyiil Hu- 
seyni — Seyyid Ibrahimul Kudsi — Seyyid Bedriil veli — Seyyid 
Muhammed — Seyyid Yusuf — Seyyid Bedr — Seyyid Ya'kub — 
Seyyid Mutahhar — Seyyid Salim — Seyyid Muhammed — Seyyid 
Zeyd — Seyyid Ali — Seyyid Hasaniil arizul ekber — Seyyid Zeyd — 
Imam Zeyniil abidin Ali — Imam Huseyn — Imam Aliyyibni Ebu Talib. 

[1] Oglu §erif E. risalesinde ve Harin zade Tibyamnda 1222 tarihinde dogdugunu 
soyliyorsa da kendisinin j^ljfu da « Sene 1245 te Mekkeye gittim; sinnim on yedi idi » 
dedigine nazaran bizim kaydettigimiz tarih dogrudur. Tahir B. de M?- *>*y- J>— • j=»-i *-JU* 
e ^y,» Jl^s-lj i-«V» (jU-i ti.j^jj 1 ismindeki gayri matbu eserinde, her halde j/J\ *?'■■* a istina- 
den 1228 de dogdugunu kabul ediyor. 



232 



Uciincu devre Melamileri 



Dort ya§mda babasindan yetim kalan Muhammed Nur, iic sene da- 
yisinin himayesinde kalmistir. Seyyidin dedesi, annesi, babasi, dayisi ; 
hatta bu ailenin g6ru§tugii kimseler bile sofidir [2]. Bu suretle Muham- 
med Nur', tasawuf nes'esini, daha kiiciikken ailesindan tevarus etmi§tir. 

Muhammed Nur', yedi yasinda iken Camiiil ezher'de seyh Hasanul 
Kuveysni ismindeki zattan tahsile basjamistir. 1255 tarihinden 1244 tari- 
hine kadar seyh Hasana hizmet ve mumaileyhten tahsili ilmii marifet 
eden seyyit, yine seyhinin emrile yanyah seyh Ahmet efendi ile beraber 
yanya'ya gitmistir [2]. Seyyidin bu yanya seferi her halde bir maksadi 
mahsustan ziyade tarikatlarda bazi saliklere verilen seyahat gibi suluk 
mukteziyatindandir. 

Muhammed Nur', yanya'ba 9 ay oturmus [3], bu muddet zarfmda 
Naksibendi seyhi Yusuf efendiye btat ve Naksibendi tarikatma intisap 
eylemistir. Bu suretle ma'nen tefeyyiize cah§an seyyit, ayni zamanda tah- 
silini de ihmal etmiyerek seyh Yusuf'un damadi Tal'at efendiden tahsile 
devam etmi§tir. 

Dokuz ay sonra seyh Yusuf'un emrile mekke'ye gitmi§ ve edayi 
haccedip bir sene mekke'de miicavir kalmi§tir. §erif Efendi evvela is- 
kenderiye'ye gittigini ve sonra haccettigini soyliyor ve soyle bir menkabe 
naklediyor : 

Bir aksam pederime bir evham hasil olup Ali Efendi Ue Tal'at Efen- 
dinin ilmi zahirde mutebahhir birer zati alikadir olduklanni tefekkiirle 
§eyh Yusuf Efendinin ilmi zahiri olmadigi icin seyh Ali Efendi ve Tal'at 
Efendinin boyle ummi adama irtibatlarmdan na§i hayretini mucip olmu§; 
o aksam ma'nada sabah namazini eda icin tekkedeki camii serife gitmi§; 
kapmm mukabilinde oturmu§. Yamnda da ihvandan birisi oturmus. Ya- 
mnda oturan demi§ ki ; Yusuf Efendi geliyor. Pederim de arkasina bakip 
gormiis ki Yusuf Efendi bir koluna Ali Efendi, bir koluna Tal'at Efendi 
giriip; cemali de ay bedir olmus geliyor; Camie girmi§; postuna oturmus; 
sabah namazini edadan sonra ayini Naksiyeyi icra ediip pederim cami- 
den cikup Yusuf Efendinin iltifatma mazhar olmaga muntazir olmu§. 

[1] «Kenzi mahfi» de bumi izah ederek daha ijocukken ebeveyninden ve onlarin za- 
manindaki - tabil gorii^up konngtuklari - ulemadan vahdeti viicudu duyup, bu akideyi, 
biitun alem bu i'tikattan riicu' etse ve hatta kendisini katil ve ihraki binnar ile tehdit et- 
seler donmiyecek derecede benimsedigini ve sonra Allah lutfedip imam istidlali, suhudi ve 
zevkiye eristigini anlrtiyor. 
cJIjl? a^^J^U jl'i'j *f>-^ JWil il ^Lj 'uLe^i ^.J\*j ,£\jf\jli\ CX*fJ,5\*> J^ li'l lj»leU 

[2] §eyh Ahmet, Bilahara Istanbul'a avdet ve burada vefat etmi§tir. Kabri Sunbiil 
Efendi tekkesinde tiirbenin kar§ismdadir. Mezar ta§mdan 1256 da vefat ettig-ini anliyoruz. 
[3] §erif Efendinin risalesi. HarirT zade sekiz ay oturdugunu yaziyor. 



Uciincii devre Melamileri 



233 



Yusuf Ff. yine bir koluna Ali Efendi, bir koluna Tal'at Efendi giriip 
hiicrei alilerine giderken pederim mukabiline geliip, pederime 
hitaben; Burhan olmadan iman olmazmi? buyurmusjar. Pederim de 
hayasindan hic bir cevap vermemis. Akebinde ma'nadan uyanmi§. Sabah 
namazi ezam kulagma girmis. Der'akap yataktan kalkup, abdest alup, 
camie gidiip ma'nada oturdugu yerde oturmus. Ihvamndan biri de yamn- 
da oturmus. Biraz sonra Yusuf Efendi geliyor denmis. Hakikaten Yusuf 
Efendinin bir kolunda Ali Efendi, diger kolunda Tal'at Efendi hiicerei 
alilerine gotiirurlerken mukabiline geldigi vakit; burhan olmadan iman 
olmazmi? hitabina karsi sukutla mukabele buyurmuslar. Yusuf Efendi 
Ali Efendiye hitaben ; mektubu yaz ; yann Misir'a gidecckler deyu pede- 
rim icin emretmisler...,, 

Fakat biz seyyid'in tercemei halinde kendi eserini {<?>**) \h j jpi^) 
esas ittihaz ediyoruz. Seyyit mezkur eserde (Mekke'ye gittim. Sene 
1240 ve sinnim 17 idi.) diyor. Hariri zade merhum da tibyan'da 
yanya'ya gittikten sonra j-r^i^ ••*-* iCj wu '<■-& isjluajji isxj>\ a- y. ^..pw^, ^j» 
«..-^\rt- &tt T ^\ jjVj »A^i diyerek seyyid'in ifadesini tekrar ve teyit edi- 
yor. §u halde yanya'dan hareket eden Muhammed Nur, dogrudan dog- 
ruya mekke'ye gitmi§tir. Serif Efendinin ifadesine nazaran §eyh Yusuf 
Efendi, seyyid'in hayatmda miiessir iimmi, fakat zinufuz bir §ahsiyettir. 
Lakin seyyid'in kendisi Menbaunnurunda bu §eyhten hic bahsetmiyor. 
Yalniz iistadi §eyh Hasanul Kuveysm, ve bilhassa melami dervis Mehme- 
di mekki den hurmetle bahsetmektedir. Bundan anhyabiiiriz ki seyh Yusuf 
Efendi, Muhammed Nur'un iizerinde pek te nafiz olmamistir. Esasen bil- 
ahara melameti benimsiyen seyyid'in Naksi tarikati gibi zevahire tamaroile 
riayetkar olan ve vahdette Miiceddidi sani imami Rabbani'nin «o-jiji^» 
meslekine suluk ederek cok ihtiyatkar bulunan bir tarikata sadakatinin 
imkani yoktur. 

Seyyit, mekke'de de bos durmamis, seyh j^i^i,.» den Halvetiyyei 
sa'baniyye, iiveysiyye ve Ekberiyye tarik3tlarma intisap etmis ve Seyh 
J^-J'-v» A den de hadis okumu§tur. j^^w kendisinden ahzi tarikat etmek 
isteyen Muhammed Nura, Misira avdet etmesini ve ihtimal "soziimu tu- 
tarmi?,, diye bir imtihan olarak yolda Safii mezhebi mucibince ogle ile 
ikindi, ak§amla yatsi namazlanni cemeylemesini emretmistir [1]. Muhammed 
Nur, kendi ta'birince < v ^tJy ^-vc» deyip bu emri ifa ve misra ruc'at ey- 



[1] §afitler seferde salateyni vakti ahirde cem'an kilarlar. Imamiyye mezhebinde ise 
cem', her vakit caizdir. Maamafih mezahibi erbaa muctehidininden bir cog-u da - bir kismi 
oziirle, bir kismi bila oziir - cem'a eevaz vermi§lerdir. «Sahihi Buhari muhtasari Tecridi 
sarih tercemesi : Ahmet Naim B. Ef. Sa: 399-401 Metin ve hasiyelere miiracaat ! » 



234 



Uciincu devre Melamileri 



lemis ve « 6 ^ &o-js g-i^j-* j.aJi Wyj i'ou- » kelimatiyle tebcil ettigi §eyh< 
Hasana mulaki olmu§tur [1]. Burada sozii kendisine birakacagiz : 

"Etmek ve hiyar tur§usu ile ku§luk ederlerdi. Ellerini ba'dettakbil 
hactan geldin'dedi. Ve imam Huseyn <.<= «ui^j ziyaretin emreylediler. Fakir 
Camiiil ezherin sokak tarafmdan olan kapidan makami aliye giriip hari- 
kulade olmak iizere imam Huseyn makamlannda bir kimesne goriinmez 
oldu; Bahusus duha vakti kalabahk vakittir. Baktim ki bir zat makami 
ali mahallinde jj ^ j/ . fakire ilham oldu ki bu Habibullah'tir. Korktum 
ve huzuruna gittim. Dizini optiim. Bana dua eyledi ve arkami meshetti, 
ba'dehu git dedi. Cami tarafmdan olan kapidan camie nazar eyledim;: 
makami kebir halT; asla insan yok; geri dondiim. Mihrapta hazreti risa- 
leti bulmadim. Yine sokak tafindan olan kapidan serian ciktim. Makama 
dondiim. Nas, dolu; kezalik cami'nas ile dolu; adet iizere...,, 

Camiiil ezhere gidince §eyh Hasan kendisine ilmi vehbinin inki§af 
ettigini soyleyip ruma azimetini emrediyor. Muhammed Nur'emre imtisa- 
len iskenderiye'den bir gemiye binip evvela Antalya'ya cikiyor. Ana- 
dolu'nun bazi mahallerini gezerek oradan da hareketle Gelibolu'ya,. 
Gelibolu'dan Selanige ve Selanik'ten Serez'e geliyor. Serez'de iic ay 
kadar kuciik medresede muderrislik yapip (Seyyit Muhammed isminde 
birisinden icazetname almi§ti) oradan Demir hisar, Doyran, Istirumca,. 
Males, tarikiyle Kocana'ya gelmi§tir. Kocanalilar kendisini Uskup valisi 
Hifzi pasa'nm yaptirdigi medreseye muderris tayin etmislerdir (1249). 
Miiderris oldugu senenin Ramazaninda kocana camiinde kasidei imali- 
ye'yi tiirkce §erhederek okutmu§tur. 

Vah Hifzi pa§a [2] heniiz yirmi bir yasmda olan bu fazil hocayi gormek 
isteyerek Oskiibe dayet etmi§ ve Uskup ulemasile g6rii§turmii§. Neticede 
Pa§a, seyyidin meftunu olup evlat ve taalukatini, talim' etmesi icin, ken- 
disine terfikan tekrar kocanaya izam etmi§tir. Fakat cocuklann anneleri 
evlatlanndan aynlmaga razi olamamakla pa§a, seyyide biisbiitun Uskiip'te 
oturmasim reca etmi§se de Seyyit razi olmadigmdan, nihayet alti ay 
Kocana' da, alti ay Uskiip'te oturmasma karar verilmi§tir. 

[1] J'-i^'a-»- •*;•*• g:- 1 ' J^-JU^c jt ^i i Jjl r iJ | ( i:» , /.l nin tercemei hallerini bilemedi- 
gimizden Misir Nakibiil e§rafi iS)^Ji\sf- j..- ye miiracaat etmi§tik. J^-JU-c J: ve jjl^i yi 
bilmiyorlar. &— *£&&•> *■ hakkinda §u malumati veriyorlar : 
.* \Voi J>j ^jVlj-li-l**;-* di -j-e*. v>UJLfl c>' l '— iy o' ts~l^i£i}>> Cr. &**• ^i- 31 * 

[2] Recep pa|a zade Hifzi pa§a : 

Seyyit Muhammed Nur'un ilk miintesiplerinden olan Hif zi paga, kapici bagihk ve 
Uskup nazirljgi hizmetlerinde bulunmug ve 1242 de mirimiran olmu§tur. 48 ten sonra Istan- 
bul'da ikameti tensip edilerek vilayetten azledilmi§ ve 1277 de vefat etmigtir. Eyyupta 
metfundur. Sicilli osmani : Cilt 2. Sa. 234 — 235. 



Uciincu devre Melamileri 



235» 



Seyyit, bu zamana kadar tiitiin icmiyormus. Hifzi pasa tiitiine ali§~ 
masina sebep olmu§. Bunu kendisi anlatirken diyor ki "Hifzi pa§a tiitiin- 
icmeme sebep oldu. 53 tarihinde keenne ma'nada Medinei Miinevvere'ye 
vardim. Mahmudiye medresesinde abdest alup hareme girerken imam 
Omer -^i^i, Babiisselam atebesi sag tarafmda otururdu. Abdest almadm,. 
Giru abdest al; dedi. Fakir dahi giru abdest alup sular azamdan akarken 
Babiisselamdan girmege §iiru'eyledim. Yine ; abdestin yok, giru abdest: 
al ; dedi. Abdest aldim dedim ise de gazab ile bizi yere yikup arkama. 
iki kere eliyle urdu. Benden kay geldi. Babiisselam oniindeki meydan 
tiitiin zifiriyle biree birce doludu. Abdest al ; diye tekrar emreyledi.... „ 
Seyyit bundan sonra hareme girmis; mihrapta saginda Ebubekir ve 
Omer; solunda osman ve Ali oldugu halde Rasulullahi oturur gormii§. 
Rasulullah; "cagirm ; otursun,, demi§. Ebubekir de eliyle gel diye isaret 
etmi§. Seyyit "teedduben hazreti §ahin - Ali - alt tarafma oturdum. Ebu- 
bekir -ucai^ij neye bu tarafa gelmedin deyince cevap vermege haya 
eyledim. Hazreti §ah bu mecliste taraf yoktur diye cevap veriip Rasu- 
lullah tebessiim ettiler. Ve hazreti §ah ile hafiyyen miikaleme ettik,,, 
diyor, Muhammed Nur, bu rii'yadan sonra tiitiinden vazge?mi§tir. 

Yine ayni senede diger bir rii'yada Rasulullah'tan hirka geydigini 
anlatiyor [1]. 1245 senesinde gordiigii diger bir ru'yada Rasulullah',, 
kendisine iic satir yazi yazip verdigini ve Ebubekir'in "tevhidi ef'ak 
tevhidi sifat, tevhidi zat,, diye okuyup makamah fenayi telkin eyledigini 
bildiriyor. Ve "59 a kadar bu makamati selaseye miidavemet edip zevk 
eyledim,, diyor. 

1255 te Uskiib'e giderek orada tavattun eden ve Naksibendi §eyhi 
kazanli Abdiilhalik Ef. ye intisap eyliyen, seyyit Muhammed Nur' 59 tari- 
hinde hacca niyet ediyor. §erif Ef. "pederimin niyetini isiden ehibbadan 
Kalkandelen, Kogana, l§tip'ten dort yiiz yetmi§ haci niyet etmi§ ve 
hizmetinde talebesinden Kogana kasabasindan Gradas'li haci Emin'i bile 
g6tiirmii§, ve Uskiip' ulemasindan haci Nebi Efendi de refakatlarmda 
bulunmu§„ diyor ki bu da bize 1240 tan 59 tarihine kadar o civarlarda 
tamamiyle i§tihar ettigini ve bir cok miirit ve muhibbe malik oldugunu 
anlatmaktadir. 

Esasen Anadolu' "diyan rum,, diye anihrken ve §eyh Hasani kuvey- 
sni, kendisine riima azimeti emreylemisken Seyyit Muhammed Nur'un 
Antalyadan sonra dogruca Selanik^ Oskiip havalisine gelip yerle§mesi 



[1] HaririZade merhum tibyaninda « < *~£-\ » tarikinde *li\Jyj * «Iji-aJlj l^-Jl^s^t^-Jj 
£» i'6"i< \^<i, Jl«rj <."l=j- JlIjJl (SWjKJtJ»-'^* 'J.»j tiUrJW'Uf* i>.St'wl|j 4;-«Li-"j«i fi^») i*.3*j£&>^» 
.il±*\3 ^U.lj i-jvlc «&IJ-* <AlJj-J lJJJ diyor. cilt: 1 



236 



Uciincii devre Melamileri 



§ayam nazardir. Buralan daha Ahmet Sarban' ve Hamza Bali'den beri 
melamiligin miitekasif bir merkezi idi. Mesela; 1011 de vefat eden I§tip'li 
§eyh Abdiilkerim'in "silasinda ikamet eyleyiip tarikati melamet i§aatina 
agaz,, ettigfini ve Bosna havalisinde melamtlerin kesretini zeyli §akayikten 
ogrenmekteyiz. 

Bu tarihlerde Hamzaviligin devam etmekte olduguna da evvelce 
arzetmi§tik. Bunlann Anadolu'dan ziyade Rumeli'de bulunduklan mu- 
hakkaktir. Evvelce toplu bir halde bulunduklan yerler de seyyid'in 
tavattun etiigfi mahallerdir. Su halde Muhammed Nur'un fa'aliyetine 
buralan merkez ittihaz etmesi ve on sene zarfinda kendisiyl eberaber 470 
ki§iyi hacca siiriikleyecek kadar taninmasi, emri maneviden ziyade bir 
fikri mahsusun tatbikinden dogan miispat bir neticeyi irae eder. Bu ayni 
zamanda mumaileyhi Rum'a yollayan Seyh Hasesniil Kuveysm'nin de 
Melametini ispat derecesinde teyit eden bir keyfiyettir. Ciinki Muhammed 
Nur' bu on sene zarfinda kendisine intisap eden kimseleri de nak§i usu- 
lince ve esraa tarikiyle degil ; meratibi selasei tevhit ve Melamet ne§ve- 
siyle teslik etmi§tir [1] . Bu da kendisinin bn yolu Seyh Hasandan aldi- 
gini irae eder. Sa'ban'in 14 diinde mekke'ye dahil olan seyyit', bu 
ziyarette de hala maneviyyata te§ne olup kendisini miikemmel goremiyor 
ki Serif Ef. , seyyid'in N ebi Efendiye "bize bu ilmi zahir kifayet etmez. 
Mekkei miikerreme ve beyti §erif, miirsjdi kamilden hali degildir. Kendi- 
mize bir mii-r§idi ka.mil arayip bulmamiza fursattir dedigini ve nihayet 
meczup melami mekkeli dervis. Muhammed'e miilaki oldugunu soliyor. 
Seyyit', bizzat bu mulakatini anlatirken §u sozleri soylemektedir *. "tavafi 
kudum eyledim ve haremi §erifte otururken bir zat, meczup suretinde 
yanima geliip yanyana oturdu ve gomleginde, listiinden kehle geziip 
gomlegime binecek dereceye geliip vine doner. Bana dedi ki bizim keh- 
leler terbiyelidir. Gayriye gitmez [2] . Isminiz nedir diye suai ettim. 
Ismim Mehmet Dervi§, ehli mekkeden ve beytukadi (?) evladindandir. 
45 tarihinde hacca geldigin vakit senin ile oturdum ve hatta mavi kiirk 
iizerinde idi. Lakin hadaseti sinnin vardi ; dedi. „ 

Serif Efendiye nazaran Dervis. Mehmet vasitasiyle kazanli Abdiilkalik 

[1] Eski Melamilerden naklen.. 

[2] Muhammed Nur', bu mulakati — kendisinden dinliyenlerin ifadelerine nazaran — 
anlatirken Dervi§ Mehmed'in aynen "Bizim yozlar baska yazida yazilamaz,, dedigini soy- 
lermis. Eger bu dogru ise, Deivis Mehmed'in Mekke'li olmadigi muhakkaktlr. Yoz, ic 
Anadolu'da disisinden ayri giidulen koclara denir. Yazi, Yazilamak ta cayir, otlamak mana- 
larmda miistameldir. Qok muhtemeldir ki Dervi§ Mehmet', tiirk oldugu halde kendisini, 
miicavir bulundiigu Mekke'ye mensup olarak takdim etmis, yahut ta makami kible ve 
cem'de bulunduguna remzen "Ehli Mekke'denini „ demistir. Esasen Araplarda " Dervi§ „ 
tabiri de yoktur. 



Uciincii devre Melamileri 



237 



Efendinin halifesi Trabzon'lu §eyh Mustafa Efendiye intisap eylemistir. 
Dervi§ Mehmed'in emriyle bir erbain cikarmis. ve bu itikaf esnasinda 
kendisine makamati beka, ya'ni « ^ , ^i i^ ve ^i ^ » in hazreti Rasu- 
lullah'in ruhaniyeti tarafindan uyamk oldugu halde telkin edildigini 
« Menbaunnur » da zikretmektedir. Edayi hactan sonra Tirabzon'lu Mus- 
tafa Ef. den NaksjbendT icazetnamesi almis, ; ir§at ve teslike mezun ol- 
mu§tur. Medine'yi de y ziyaretten sonra misir' tarikile Rumeli'ye avdet 
ederken YenBu'da bir kurban kesip fukaraya etli pilav pi§irmi§, kendisi 
saim olup ak§am vakti koyunun ba§i ile iftar etmi§tir. Ertesi giinu ken- 
disine " Hatm r - i. „ makami olan "Ahadiyyetiil cem' ^\\^\ „ [1] maka- 
mmin telkin edildigini §6yle hikaye ediyor: 

"Giin uykusu uyurken ma'nada Babiisselamdan dahil oldum. Rasu- 
lullah i-j <.k .jiy.- sureti nuriyyesi - sureti unsuriyesi degil - giine§ nurun- 
dan daha saf! §ebeke dahilinden ellerini acup yiirii, dedi; Fakir yurii- 
dukte §ebeke iejne alup kendisine sikti ve ahadiyetiil cem' makammi 
telkin eyledi,,. 

Oskiib'e avdetinde Hifzi pa§anin yerine Servili Selim pa§amn [2] 
vali oldugunu gormii§. Selim pa§a da Hifzi pasa gibi seyyidin miiridi 
olup mumaileyhten zikri daim ahzetmi§; hatta seyyide bir medrese yap- 
tirmak istemi§se de seyyit' Sinan voyvoda' camiinin ta'mirini emreyle- 
mi§ ve emri yerine getirilmi§tir. Selim pa§a bilahara hassa mii§iri olup 
istanbula gelmis. ve seyyidi de 1266 da istanbul'a davet etmisbr. Bu 
davete icabet eden Muhammed Nur', istanbul'da alti ay kadar oturmus. ve 
bu miiddet zarfinda istanbul' ulema ve me§ayihiyle temasta bulnnmu§tm\ 

Tekrar Oskiib'e giden seyyit', merkezi vilayetin Oskiip'ten pizren'e 
nakli iizerine mahalli mezkiira gitmi§ ve bu suretle daima avamdan 
ziyade eazimla temasta bulunmayi tercih ettigini izhar eylemi§tir. Anla- 
§iliyor ki sevyit', haik ruhunu pek giizel biliyor ve halkin daima biiyiik- 
lere uyacaklanni idrak ediyordu. Bu, aynl zamanda, benimsedigi mesle- 
gin inti§ar ve taammiimu cidden arzu ettigine bir delildir. §erif Efendi f 
risalesinde seyyidin 1267 senesi rabiulahinnin 15 inci cuma gecesi tevhT- 
di ne§re memur oldugu ve ertesi gunii kendisine alay imami Hamit ve 
tabur imami Ali efendilerle tabur katibinin ve uc yiizbasmin, daha ertesi 
giinii de fsjcodra ulemas ndan Sa'ban Efendinin biat ettigini bildiriyor. 

[1] Bu makamat, seyyidin tarzi teslikinde izah edilecektir. 

[2] Servili Selim paja : Akka muhafizligi, sayda ve maraf valiliklerinde bulunmu§tur. 
1261 de uskup vilayetine tayin 1264 de azledilmi§ ve muhtelif tarihlerde kastamoni, konya 
vilayetlerinde, Anadolu mii§irliginde, Batum kumandanliginda, hassa musirliginde hizmet 
edip, 1289 da vefat etmistir. Oskiidarda metfundur. Cesur, mutekit, mustakim bir zat 
imi«s. Sicilli osmani; cilt 3 sa. 64 



238 



Uciincii devre Melamileri 



1269 da rusya muharebesi baslami§ ve Seyyit' tekrar Oskiib'e avdet 
etmi§tir. Yine bu sene kendisine biat eden miisjr cerkes Ismail pasa- 
nm[l] davetiyle Manastir'a gitmis ve iie ay ikameti esnasmda ekseriyeti 
memurinden olan bir ziimreye Bedreddin'in «Varidat ■ oiiA» » mi okutmu§- 
tur ki takriri zaptedilerek « obj^i CJ .i J oiu»ii _i!iu » isminde natamam bir 
serh olmustur. 1285 tarihinde uskup' ve civannda bazi miitassiplar bir 
arzuhal yapip seyyid'in nesri ilhad ettig-ini merkeze bildirmi§ler, Sultan 
Aziz de tahkikini §eyhulislam'a irade etmisse de zaptiye miisiri Hiisnii 
Pa§a [2] Manastir valiligind beulundugu siralarda siyyid'le g6rii§mu§ 
bulundugundan bu iddianin aslu esasi olmadigim soylemis ve Muhammed 
Nur'u telgrafla istanbul'a davet etmistir. Muhammed Nur', oglu Serif Ef. 
ile beraber istanbul'a gelmis. ve pasanin konagmda -musafir olarak alti 
ay kalmishr. Bu miiddet zarfinda Istanbul ulema ve mesayihiyle miisa- 
habelerde bulunmu§tur. Muhammed Nur'un istanbul'a seyahatmda ken- 
disine oglunu da tertiki, mumaileyhe farti mahabbetiyle beraber, tanm- 
masini ve bu suretle istedigi gibi bir halef birakmasini d a temin gaye- 
lerine ma'tuf olsa gerektir. 

Oskiib'e avdetinden sonra 1286 da Bosna' valiliginden mazulen 
istanbul'a gelen Topal Osman pasa ile [3] yine zaptiye miisjri Hiisnii 
pasa, seyyidi tekrar Istanbul'a davet etmisjer, seyyid de yine §erif Ef. 
ile beraber Istanbul'a "gelip bes ay Hiisnii pasaya musafir olmu§tur. Bu 
iicjuncii Istanbul seyahatindan sonra yine Oskiib'e azimet eden Muhammed 
Nur' 1287 de Manastir'da Ruznamceci Hiisnii beyin oglunun hitan cemi- 



[1] Cerkes Ismail pasa : nezip mirlivahgmda bulunmus; badehu ferik olup Rumeli 
ordusu erkani harp reisi olmug; Qatalca ve tuna muharebelerinde izhari §ecaat eyledi^in- 
den 1270 te vezarete terfi' edilmi§tir. Rumeli ve anadolu ordulan mugirliklerinde bulunan 
Ismail pa§a 1276 da zuhur eden Karadag isyam iizerine Istanbul'a celbedilmi§; bir ka? g"iin 
sonra vefat etmi§tir (1277). Sicilli Osmani; Cilt 1 ; sa 322-323 

[2] Hiiseyin Hiisnii P§. Mora' muhacirlerinden Abdiilkerim Ef. nin ogludur. Tirhala' 
mutasarrifhginda ve muhtelelif tarihlerde Yanya, Girit, Selanik, Cezayiri bahri sefit, Bursa 
valiliklerihde buliinmu§, 1288 de vezareti ref edilerek tahti muhakemeye almip tCibns'a nefyo- 
lunmugsa da 89 da afiv ve itlak edilip sirasiyle Konya, Bursa ve Yanya valiliklerinde hizmet 
ve son memuriyeti olan Yanya valiliginde iken 1294 te vefat etmistir. Zaptiye musurliigiinde 
bulundujru tarih 1285 tir. ilim ve §i're meftun, derviflere muhip, sarfiyati ziyade, memu- 
riyetinde sedit, husfisi hayatinda comert imi§. Hamzavt kutbu addedilen Bekir Resat Ef. nin 
da Pasanin katibi hususiliginde bulundugunu yazmi§tik. 

Sicilli Osmani; Cilt: 2 Sa : 177.. 

[3] Topal Osman P§. Izmir koyliilerinden Haci §erif aga'mn ogfludur. Izmit' kayma- 

! kamhgmda, Karasi, Biga, Kibris mutasarnfhklarinda, Belgirat' muhafizliginda, Bosna' ve 

Tuna' vilayetlerinde bulunmugtur. 1286 da Bosna' vilayetinden azledilip Istanbul'da ikamete 

memur edilmis ve= 1291 de> vefat etmistir. Idare usuliine agah, siyaset umurunda behredar 

bir zat imig.. Sieilli Osmani; Cilt: 1; Sa : 449. 



Uciincii devre Melamileri 



239 



yetine giderken tikve§'te bir kac giin musafir kalmi§tir. Bu kiiciik seya- 
hat cok miihim bir netice vermi§; seyyid Muhammed Nur', Tikves/te 
kendisine "kutbiyyet,, makaminin verildigini tebsir ve izhar etmi§tir. 
(Cemaziyelahir 27; sah; saat 10 alaturka) [lj 1288 de tekrar ogluyla 
Istanbul'a - Seyhulislam Moila Beyin davetiyle [2] - gelen Seyyid'e Mi- 
refte'li Hoca Abdullah ,Hulusi Ef, Evkaf mufetti§i Haci Tevfik E, Misir 
mollasi Kamil Ef, §ehremini Pazar meydani Rifai tekkesi §eyhi Ahmet 
Safi Ef, Mevlevihane kapusu Tarsus Rifai tekkesi §eyhi Abdiilkerim Ef, 
Hariri zade Hoca Kemaleddin Ef, gibi zevat intisap etmi§ler ve Alay 
emini Halil Ef. nin evinde mumaileyhten "Seyyidi §erif'„ in "Vahdeti 
viicut,, risalesini okumuslardir [3]. 

Muhammed Nur'; bu defa istanbul'da Hariri zade'nin Boyacikoyiin- 
deki yahsinda musafir olmustur. Bu Istanbul' seyatmda bilhassa Seyyit 
Abdiilkadir Ef. yi de ziyaret etmis. ve Seyh Miirat tekkesinde miiteaddit 
geceler musafir olmu§tur. Esasen bundan evvelki istanbul' seyahatmda da 
Abdiilkadir Ef. yi ziyaret etmisti. 

Bu ziyaretlerden maksadi, her halde Hamzaviligi temsil etmekte 
bulunan Seyyit Abdiilkadir Ef. yi kendisine biat ettirmek, bu suretle 
umum Melamiler tarafindan Gavsliginin kabuliinii ve Melami vahdetini 
temin etmekti. Hatta muhakkak yine bu maksatla Idarisi Muhtefi'yi de 
ziyaret etmi§ ve "Idns'in ruhaniyetiyle g6ru§tugiinu„ soylemi§tir. Fakat. 
Abdiilkadir Ef; Muhammed Nur'u alelade sayam hiirmet bir musafir gibi 
kabul etmis ve Hamzavtlik an'anesine tamamiyle sadik kalarak Melame- 
tin esaslanni oldukca tahrit eden bu yeni pire biat etmemi§, bu suretle 
Hamzaviligin istiklal ve devammi temine muvaffak olmu§tur. 

Hiilasa, kendisine bir cok zevati biat ettiren ve daima galip olan 
Muhammed Nur', yalniz Hamzavilik an'anesine ve Hamzavi mumessiline 
kar§i maglup olmu§tu. 

Istanbul'dan iiskub'e donen seyyit, miiridi bulunan §eyhulislamin dave- 
tiyle be§inci defa olarak tekrar istanbul'a gelip bes ay musafir kalmistir. 
1291 de Istirumca melamileri — hemen hemen §ehrin biitiin sekenesi 



[1] Seyyit, Tikves'te kutbiyete tayin edildigi vakit musafir oldugu eyde ikamet ettigi 
■odanm duvanna bu tayin tarihini yazmis. Mezkflr yazi, bir perde ile setredilmif olup hala 
Melamiler tarafindan ziyaret edilmektedir. Bunu, ziyaret edenlerden duyduk.. 

[2] Seyulislam Moila Bey (Mir Ahmet Muhtar Ef.) : 1222 de dogmustur. Selanik 
mollahginda, Istanbul kadihgmda, Anadolu kazaskerliginde bulunmus ve 1288 de §eyhulis- 
Isim olmustur. 95 te ikinci defa olarak §eyhulislam olan Moila Bey o sene tekrar 
mesihattan infisal ederek 1300 de vefat etmistir. Inadiye'de Hasim Baba'mn civanna 
defnedilmi§tir. 

Ilmiye salnamesi 

[3] §erif Ef. nin risalesi. 



240 



Uciincii devre Melamileri 



melami olmustu — seyyidi davet etmislerdir. Muhammed Nur', bu davete 
icabet etmis ve §erif Efendi, Istirumca'nin havasindan ve halkindan hos- 
landigi icin babasina orada kalmalanm teklif etmi§, seyyid de senenin 
alti ayinda iiskup'te alti aymda Istirumca'da ikamete razi olmustur. 

1297 senesinde kendisinde erbabi tasavvufca insilah denilen hal vaki' 
olmus.. O^J't^*) da bu vak'ayi su suretle anlatiyor: 

"Sene 97; Istirumca'da odamda sultaniil'asikin ibnulfariz «^u-^ j>j\u\&\ 
divani nazmini alup bakarken kendimden gaip oldum. Miizdelife ve Me§'- 
ariilharam yaninda iken cemmi gafir asker taburu gibi iicer iicer, iic tabur 
kadar makdemlerinde iic zat, sag taraftaki mekke'de odada bize telkin 
eden Rasulullah' midir derken cemalin acti ve yamna vardim. Dedi ki 
Enbiya ihvammizdir. Anlan bildigini bildirme; deyu emir buyurdular. 
Biz Arafat canibine ve anlar Miizdelife canibine aktilar. Anlardan birisi 
bize soylemedi; Ancak, Davut' fM-n-a* bana bakup giildii,, [1]. 

Ayni senede 110 kadar ihvaniyle hacca gitmis, avdetinde kosva' 
vilayetinde arnavut ihtilali zuhur etmekle ihvanmi bu ihtilale kansmaktan 
men'ederek kurdugu meslegi, her hangi bir suretle olursa olsun saibedar 
etmekten tevakki eylemistir. 1302 tarihinde tekrar 130 melami ihvaniyle 
hacca gitmislerdi ki bu seferinde damadi ve halifesi AbdurrahTm Efendi 
ile torunu haci kem&l Ef. de beraber bulunmuslar ve avdette, vapur 
Siivey§ kanalini gecerken vapurda vefat etmistir. (1303) 

Muhammed Nur', Menbaunnur'unda iki rii'ya daha naklediyor: Birin- 
de abdest senedini Rasulullah'tan bizzat ahzettigini ve Rasuliin bir su ile 
basmi iic defa meshettigini ; bilahara Halebi hasiyesinde 'urUOJU) d~ 
boyle bir hadis gordagiinii soyliyor. Diger rii'yada da kendisinin hazreti 
Ali oldugunu ve Peygamberin "ehli beytimdensin" dedigini, zevecati 
peygambeiinin uhrevi makamatim gordugunii naklediyor. Seyyit, ihya 
ettigi melamilgin tamamiyle intisanm ve bir cok ziniifuz eazimla ulema 
ve me§ayih tarafindan sadakatla kabul edildigini gordiikten ve bir cok 
talebeye hocahk ettigi g-ibi bir cok da halife yetistirdikten sonra 1305 
senesi Cemaziyelahinnin 29 uncu pazartesi gecesi =>aat 2 raddelerinde 

[1] Seyyit, bu suretle Davudiyyiiimegreb oldugunu bildiriyor. Erbabi tasawufa gore 
her veliyyi kamil, bir nebinin me§rebindedir. §eyhi ekber nak§ulfusus ve fususunda davud'u 
«hikmeti viicudiye» fassinda beyan ettigine nazaran Muhammed Nur', mazharl viicut oldu- 
gunu ve dairei ihatasindan hig bir §eyin harig olmadigini ifade etmistir. Qunki, viieut, 
mutlaktir ve her §ey vucudun §iiun ve taayyiinatmdan ibarettir. 

Bu insilah vak'sini §erif Efendi de risalesinde naklediyor ve «esnayi insilahta fakir 
ile haci valde — seyyidin 65 yasmdan sonra bakir olarak aldigi zevcesi — bulunduk ve 
be§ dakika kakar imtidat etmistir» diyor. 



Ucuiicu devre Meiamileri 



241 



Istirumca'da vefat edip peygamber gibi odasinda vefat ettigi mahalle 
defnedilmistir. [1] 



SEYYIT MUHAMMED NUR' UM NAK§IBENDl SILSILESt 



Seyyit Muhammed Nur — Trabzon'lu Mustafa Ef. — Kazan'li Ab- 
diilhalik Ef. — Mehmet Niyaz kulu — MoIIa idris — Molla Muhammed 
abd — Huda kulu — Ahmedi Mekki — Habibullahi Buhari — Ma'sumi 
Serhendi '— imami Rabbani Ahmedi Faruki — Hace Muhammet Baki 
billah — Hacegii Semerkandi — Hace Dervis Muhammed — Hace 
Muhammed zahidi Bedahsi — Hace Nasiruddin Ubeydullah ahran 
Semerkandi — Hace Ya'kubi cerhi — Hace Alaeddini Attar — Hace 
Muhammed Bahaeddini Naksibend ....... Ebu Bekr — Muhammed. 



HALVETI - §A'BANi - SILSILESi 



Seyyit Muhammed Nurul Arabi — Ibrahimussemariki jji^ii^t — 
Abdullatifi Halebi — Mustafa Doganul Misriyyiil Edirnevi — Aliyyul 
atval ■jjMi.i* (Karaba§i veli) — Muslihuddin — Ismaili Qorumi — Ome- 

rul FuadT — Kastamonu'lu Muhiddin — §eyh §a'bam veli 

Hasam Bisri — Aliyyibni Ebu Talib — Muhammed. 



EKBERIYYE SILSILESi 



Seyyit Muhammed Nur — Ibrahimussemanki jj^i^ij." — Muhammed 
Ebiinnuceba .t*ji,i ^ — Aliyyiit tavfi j,^ — Abdullahi §arkavi ^u^ 
rfjBjj — Mahmudi kiirdi ^/^ — Muhammed §emsuddin ^i^^i^ — 
Mustafel Bekri (Sj^\^a* — Muhammediil Budeyri tfJL .uuuf — ibrahimibnil 
Huseynul Kurdiyyul Medeniyyul Melami ^w.\Jm tf »ai (i J.i 1 >. ^\j\ [2] — 



[1] Seyyid'in bir e°k rjsalelerini havi kalkandelen'li Melami Hakki Efendi tarafmdan 
yazilan ve «sandukatiilmaarif» ismi verilen yazma niishadaki kayit. 

[2] Bu zat, ihtimal Fusus §arihi Bosna'h Abdullah Ef . ye biat ettikleri bildirilen Arap 
geyhlerinden biridir. 

Melamiler • — 16 



242 



Ugiincii devre Melamileri 



Safiyyiiddin Ahmedil Medeni Jam ^juj- — Ebul mevahib Ahmedibni 
Abdul Kuddus ^ai-u» &*** -*W — Aliyyii§§enavi ^ 3 \^i\^ — Abdii- 
Ivehhabi Sa'rani ^ «u^ — Zekeriyyel Ensari uju^I/} — Ebulfeth 
Osmaniil Meragi ^i j^ c :i!l ^-V — tsmailuzziibeydi ^^i j ;C ^i — Hasan — 
Seyhul ekber Muhammedibni Aliyyibni Muhammed Muhiddini Arabi 

tf&M^** op> z.** jf^-p Aliyyibni Ebu Talib JM*f\$& 

— Muhammed m?... 



UVEYSIYYE SILSILESI 



Seyyit Muhammed Nur — lbrahimii§§emanki jj^^^j-i — Muhammed 
Ebunniiceba .l^ij^ — Aliyyit tavfi J>)i^ — Abdullahi §arkavi 
eJSjA «iijuc — Mahmudi kurdi &/>,£ — Muhammed Semsuddiniil Hanefi 
^Cr-^u^ ^ — Mustafel Bekri &£&&*. — Abdiil Ganiyyiin Nablusi 
^.ui ^au^> — Tahiriil Medeni Jjjv* — ibrahimibnil Huseyniil Kurdiyyiil 
Medeniyyiil Melami ^wJa,\ ^yO'^-ii ,>. ^A — Safiyyiiddin Ahmedibni 



Muhammediil Medeni &&*£ & jo-i j^b 



Nuriiddin Aliyyibni Abdiil 



Kuddus j.jAjJ'j.-c o-. ^ t>Jiijy — Abdiil Vehhabi Sa'rani J\^£ v u/ju<s — Ebu 
Yahya Zekeriyyel Ensari ^jUiviii/O ^<t.\ — Muhammedul Vasiti Js-^ujt — 
Ahmediizzahidi tf x»ijlui-t" — Hasam Sebiisteri ^jl.^ ^-^ — Yusufi A'cemi 
^..a-j» — Mahmudi isfihani Ji«a-i »>? — Abdussamedi Sebiisteri jl^j-ijuc 
^Juoa — Necibuddin Aliyyi Sirazi &j\jA ^ &&-& — Sihabiiddini Suhre- 
verdi is» JJjf -. ouiCt^J — Ebiinnecibi Siihreverdi ^a^ v**'- 11 *.* — Vasiyyiid- 
diniil Kadi ^uji o^V-* — Muhammedul Bekri ^u? — Muhammedi 
Dineveri «sj^-m/ — Mim§adi Dineveri tf j_,ij jL&* — Ciineydi Bagdadi ju;>- 
lisijut; — Ebu Ca'feriil Haddad *\iX.\j** 9 \ — Ebu Omeriil Istahri ^iu-^i^jii 

— §akiki Belhi J& jju — Ebu Ishak Ibrahimibni Edhem ^\ & ^\j\ ^-1 j>i 

— Musebni Yezidi rai j-h^ &. a» s — Oveysiil Kareni i^i^ — - Aliyyibni 
Ebu Talib v hv>,i,>. ) ±* — Muhammed ^ .. 



Bu silsileleri, Tarikat pirleriyle Peygamber' arasindaki esamiyi hazfederek aynen Tahir 
B. in "Menakibi §eyh Seyyit Hace Muhamtned Nuriil Arabi ve beyam Melamet ve ahvali 
Melamiyye,, isimli kitabmdan aldik, (Sa: 8 — 14). 

Ekberiyye tarikati, Muhiddini Arabi'ye mensup bir tarikattir ki Tiirkiye'de pek 
intisjar edememi§, yalmz Arabistan'a gidenlere miinhasir kalmigtir. Uveysiyye tarikati da 
uveysul Karehi'ye mensuptur. Bundan maada miirgitsiz ve kendi kehdi'ne . tneratibi tevhidi 
kat'edenlere de "Uveysi,, denir. 



II 






SEYYID'IN UZERINDE MUESSIR OLAN SOFILER 



Muhiddini arabi ve seyyid Miiharnmedunmir : 

Son asirlann en nafiz sofisi olan Muhammed Nur'da da biitun sofi- 
lerde oldugu gibi Muhiddin'in tesiri pek bariz bir surette goriinmektedir. 

Kendisinden evvel gelen sofilerden vahdeti viicutta vecd sahibi ve 
melamet ne§'esini haiz olanlarm hepsine kar§i tazimkar olan Muhammed 
Nur', en ziyade muhiddin'i tevkir etmektedir. Hemen her eserinde Mu- 
hiddin'den isti§hat eder ve bu buyiik vahdet kutbunu hurmetle yadeyler. 

Kendi isminin nihayetine getirdigi "El'arabi,, lakabi da bu tesiri 
irae ediyor. Seyyit, Muhiddinin "salati feyziye,, sini « tf jjsaiSjUii^c. «s^jitju * 
namiyle arapca §erhetmi§ ve bu §erhe : 

d.** ^ J Js* ^■ i> - 1 ^ a ^^ 

<J.^by ■*■£ ^^ 4U cX 



Tarihini soyliyerek §ark ve garpta misli olmiyan ve kendisine gelin- 
ceye kadar Arap ve Acemden hic kimsenin ukdelerini cozemedigi bu 
salati §erhetmege muvaffak oldugunu miiftehirane beyan eylemigti.r. 

Seyyit', tiirkce (risalei gavsiyye) §erhine ba§larken Muhiddini 

y) CjjJjUl £y j \^y 'A .jJU-ilj <&\j}&. ^ ,jt>-j:ll r fetVI £>/i\ l'^. j>yi\ JLIljjj^l ^AJlJB » 

sozleriyle < *_iU j. t ; u -^\ 3 ^m <%\\.u^ Jvlh ^"lii tf jj;vic*yJi<>.i c>Jitj "^'ts* <Bu i' ft 
tebcil etmektedir. 

Muhammed Nur'; Muhyiddin'in .« ^-anju » unu t ^j^ai^i* CJ -i! o*^zs » 
isimli risalesiyle ve « ^.uu-ijij ^itiio^» jc j- r4 ui » ciimlesiyle ba§hyan 



244 



Uciincii devre Melamileri 



Uciincii devre Melamileri 



245 



Salati mutalsammi Arapca « £ju\ sjUJi^ «t>i *>s ui » ismiyle §erhettigi 
g-ibi yine Muhyiddin'in "Evradi iisbuiye,, sine ve ^ # U> @ is/i <iVi> u^ji o^fc 
i«.r"v> y., ) beytiyle basHyan kasidesine tiirkce serh yazmis. ve fiituhattaki 
ihtiyar ve fusustaki imam Fir'avn bahislerini tiirkce kiiciik bir risale ile 
tavzih eylemi§tir [1], Muhammed Nur', her hususta Muhyiddin'in telakki- 
lerini benimsemis. ve ne§retmi§tir. Varidat §erhinde bile Muhyiddin'in 
sozleriyle teyidi miiddea etmektedir [2]. Biitiin bu mukaddemattan anla- 
sriabilir ki Muhammed Nur', §eyhi Ekberi cok okumuf, cok sevmis, ve 
tamamiyle pnun tesiri altmda kalmi§tir. 



■? 



zahirin fani diinya, batmin baki ahiret bulundugu [1] , ha§ri cismaninin 
ademi imkam [2] , cennetin, cehennemin, melekuti bulundugu, Isa'nm 
oliimu [3] gfibi miifrit fikirlerinden dolayi sofiyye tarafmdan da mat'un 
ve merdud olmu§tu. Hatta fusus §arihi Sofya'li Bali Ef. (690) Bedreddin' 
sofilerinin tenkili icin Siileymani kanuni'ye takdim ettigi mektupta Bedred- 
din' hakkmda : « Vj ^iS.i &x^ } v .M l ^jV-h cr.^j*. ^ » tabirini kullaniyor. Hii- 
dai Aziz Mahmut Ef. (1038) de birinci Ahmede bu hususta bir ariza 
vermis ve bedreedin hakkmda ayni tabirati kullanmistir [4] . Buna mukabil 
§eyh Misrii Niyazi' (1105) ise divamnda 



Seyyide diger sofilerin tesiri s 



Seyyit Muhammd Mur'da Muhyiddin'den maada seyyid §erifi Ciir- 
cani'nin de tesiri vardir. Bu da seyyidi §erif in me§hur "vahdeti viicut,, 
risalesine t «.u^ijijtyi » iinvaniyle Arapca bir §erh yazmasi ve dorduncii 
istanbul seyahatinde iclerinde mirefteli Hoca Abdullah Ef. ve Harirf 
zade Kemaleddin'in de bulundugu bir cemaata mezkur risaleyi takrir 
eylemesiyle sabittir [3]. " 

Seyyit Muhammed Nur'u Simavne'li Bedreddin'e de hiirmetkar gor- 
mekteyiz. Miiridi borkliice Mustafa' ve Torlak Kemal'in isyahlan netice- 
sinde 823 tarihinde Serez'de idam edilen Bedreddini simavi, "varidat., ind 
acikca izahettigi alemin kidemi, y ani hudusi zati ile hadis, fakat cins, 
nevi' ve §ahis itibariyle kadim bulundugu [4], iradei ilahiyenin isti'dada 
tabi' olarak zuhur edecegi [5] ahiretin melekut aleminderi ibaret bulunup 
zarf ve mazruf gibi diinya ile bir; ezeli ve ebedi; fakat itibari oluugu, 



[1] bj*j> bW *Jif 3 5SL.J 

mezkur eserin muhtelif yerlerinde §eyhi Ekberin kelimati, gegmektedir. Bendeki yazma 
niisha Sa. 55. 

[3] El'envariil Muhammediyye'nin yazma bir niishasi millet kiitiiphanesinin Arapca ki- 
taplar kisminda 1124 numaradadir. 

■ (4)... JUjV t Jli 'ijii-'-J ji'<" ija»*^ t J* O" 1 ?- £** f UI 

(5) .. f UI .»'ji«i-V*w-»- ^e £". .<WS.»J vsijl 6^ 

«r :<Z.\>j\j ».>..-■.-.-. 



Muhiddinii Bedreddin, ettiler ihyayi dia ; 
Derya « Niyazi, » Fusus, enhandir Varidat 

makta'h ve varidat redifli alti beyitlik bir manzume ile varidati fevkalade 
methetmektedir [5] . Seyyit Muhammet Nur'da varidat serhinde Bedreddin'i 

t . . a.jUjji 6UsL.ii ^j^At 6U^- tebcilatiyle sultaniil muhakkikin olarak ilan ediyor 
ve bu serhe aynca §u tarihi yaziyor: 



[1] jUcVl cfi '^J«lj *^j\ <i^>»->* W' y^ \ Zc - li^M'j *c*» W» v^^ 1 ^ otjUcI SjiKlj UjJIj 

«Varidat» .. v JU!b 

[2] ...U!l .u; 6^ Ifv^" *'^ ^ '^ ^: Jl '^ cri 
«Varidat» 

[3] ..sA-tf ,^.> S As-J/ lJ- fV«!l vlt jj^ja 

«Varidat» 
[4] Simavne kadisi og-Iu Bedreddin: M. §erfeddin ; Sa '. 71-44. 

[5] Misrii Niyazi'de Hamzavi'ler gibi gok koyu bir sofi ve coskun bir vahdetcidir. 
Divamnda 



Erimiz erdir ; Pirimiz pirdir ; 
Isteyen yan, izlesiin piri ; 

"Misri,, nin dinde izzeti zinde ; 



Karamiz Burdur, yerimiz Tur'dur, 
Pirden ayrilan Hak'tan ayridir ! 

Ciimle millette Hamzavi hordur. 



ilahisi calibi dikkattir. La'Ii zade Abdiilbaki, bu sozu Hamzavi aleyhdarhgjma hamlederek 
"Emri gariptirki ehli tarik ge§inen nadanlar; HamzavTlerdir, dordiincii esmada kalmiglardir 
ve nakis olmalariyle ilhada du§muglerdir deyu gune gune ifkii iftiraya ciir'et ederler. Misri 
Ef. ciimle millctten Hamzavt hordur deyu ilahi soyler...,, diyor (Sergiize§t ; Sa : 159). 

Fakat biz, La'li zade'nin bu fikrine iftirak edemiyecegiz. Niyazi', gerek divamnda, 
gerek risalelerinde miifrit bir vahdeti viicut taraftaridir. Boyle bir zat, nasd olur da ayni 
akidenin saliklerine fena bir rtazarla bakar ? Ba husus Misrii Niyazi, Oglan iseyh Ibrahim 
Ef. ye de hiirmetkardir. Ojlan seyh'in 

Vakifi esrar olup umman olan anlar bizi ; 
Anlamaz hayvan olan insan olan anlar bizi ! 



*9 



246 



<to~ 



Ucuncii devre Melamileri 



Ocuncii devre Melamileri 



247 



J j*. L. V j j' V ^i-l^ 

1275 
Seyyid'in efkanm tamamiyle irae ettigfi iein cbk miihim olan bu 
§erhten aynca bahsedecegiz. Muhammed Nur', Misrii Niyazfyi de okut- 
mu§ ve mu§arunileyhin bazi ilahilerini §erhetmi§tir. Takrirleri zaptedilerek 
muhtasar bir niyazi §erhi viicuda gelmi§tir. MelamTlerin hepsi Niyazfyi 
severler. Ve 

Oldum Ismail gibi teslimi Hak etti hemin 

Bin iki yuz dahi yetmi§ beste bir kurban bana 



matla'h gazelini tahmis ettigi gibi (Divan ; Istanbul ; 1326 . Sa : 78) yine ayni gazele 
Zati Hak'ta mahremi irfan olan anlar bizi ; 
ilmi sirda bahri bipayan olan anlar bizi ! 

maltaiyle bashyan bir de nazire yazmishr (ayni niisha ; Sa : 74) . 

Hiilasa bu beyitten miirat zahiri borluk degildi. Muhammet Nur', Niyazi divanmm 
serhinde bu beyti soyle tevil ediyor : 

"Hamzavilerden miirat, Melamiyei Bayamiyeden Hamza naminda bir zattir ki miirfidi 
ehli tevhid idi. Fusus sarihi Bosna'h Abdullah' ve Mesnevi sarihi San Abdullah Ef. ler de 
bunlardan idi. Istanbu' ve Rumeli'de hayliice miiritleri vardi. Lakin Istanbul ulemasi, 
gayet muteassip oldugundan bunian hor goriirlerdir. Misri Ef. .^- u-Ji o zaman ana gore 
soylemistir. „ 

Melamilerden bir zat ta bu beyitteki horlugun, ubudiyet ve zillet makami oldugunu 
soyledi. Bu beyti S. Muhtar B. Ef. ye de sordum. Mektuplarmda mes'eleyi §u suretle 
tavzih ediyorlar : 

"Zanmmea biitiin alemi tarikati bir behisti irfana tesbi-h buyurmuskr ve bu cennet 
icindeki hur da Hamzavilerdir demisjerdir. Yoksa Niyazi' dahi o zevk ile zevkyab olurken, 
biitiin es/arinda o nes/e miitecelli iken nasil olurda Hamzaviler aleyhinde bulunnr?,, 

Bu tevcih, bana da pek uygun geldi. Kuwetle muhtemeldir ki Niyazi « Hamzavi 
hurdur => demisken bu kelimedeki iltibas, Hamzavi . aleyhdarlarma « Hordur » suretinde 
okutmug ve neticede AbdulbakT'nin gikayetini mueip olmustur. Her halde Niyazi'nin Harn- 
zavilerle miinasebeti menfi olmaktah ziyade musbettir. 



beytini havi gazeliyle seyyidin tarihi i§tihanni 1275 olarak teb§ir eyledi- 
gine kanidirler. 

Muhammed Nur' evradi iisbuiyyesinde de mahabbet hususunda icalei 
kalem ederken niyazinin ~" 

Ey goniil gel gayriden geg a§ka eyle iktida ; 
Ziimrei ehli hakikat aski eyler mukteda ! 
Ciimle mevudatii malumata ask akdemdfiriir ; 
Zira askm evveline bulmadilar ibtida ! 
Hem dahi ciimle fena buldukta a§k baki kaltr ; 
Bu sebepten dediler kim aska yoktur intiha ! 

beyitlerini nakletmektedir [1] . Hiilasa Seyyit, Niyazi'ye de muhiptir. 
Muhammed Nur', Haci Bayrami veli'nin me§hur 

£alabim bir sar yaratmig iki cihan aresinde ; 
Bakicak didar goriiniir ol gann kenaresinde 

beytiyle ba§hyan ilahisini de tiirkce serhetmi§ ve « .a& Jj ^i ^U-t c^^\ lS \ ^ 3 
>jj-i .j* j-ji di <>i/V ^ r U\j.J\i ^.ui .«JUB o>-'T j- (.«i » diye ba§layip bu bii- 
yiik tiirk sofisine hurmetini lzhar eylemi§tir. Seyyit', bunlardan ba§ka 
§eyh Raslani Dimi§ki'nin [1] risalesini tiirkce, Ibni Me§i§'in [2] salatini 
Arapca §erhetmi§tir. 

Muhammed Nur', zamamndaki biiyiik sofi Ahmedibni Idris'in [1] 



..Ujj^cj'sjj [1] 
[1] §eyh Rislam Dimi^ki (§eyh Arslan); veeit sahibi bir sofi olup Halep civarindaki 
Turkmenlerdendir. §am'da tavattun etmistir. Def ve kaval §aldirarak sima' ve raksettigin- 
den zamamnda ta'nu te§nie ugramijtir. Imam Siibki' ile muasirdir i§eyhin hangi tarihte 
vefat ettigini §a'rani, Dairetul maarif ve sair kitaplar yazmiyorlar. Yalniz Miinavi' tabakat- 
mda 700 den evvel vefat ettigini kaydediyor. §eyh Arslan' icin bakimz ! "Tiirkye tarihi 
dinisi : Prof. Kopriilu zade Dr. Fuat. Sa : 26. „ 

[2] §eyh Ebu Muhammed Abdiisselam ibni Megifiil Hasani . J^i» O'. j»M-JU f s i.i- ^i 
&J-\ : 659 senesinde vefat eden §eyh Ebul Hasanu§ §azeli JiUll^-ily.l ^.-i nin ?eyhi olup 
Magnbidir. Tercemei hali, §eyh Zafir Ef. nin « vLJtjjlaH \ys J ?-.JLa!ljiy^lwlW'-» sinde 
muharrerdir, (Sa! 57-60). Ibni Me#T§'e ait §a'rani'nin Tabakatmda da bazi malumat vardir. 
[1] Ahmedibni Idris; Magrip'taki Idris! seyyitlerinden olup Fas'a tabi' «Arayi§» geh- 
rinde dogmustur. Silsilei tarikati «Ibriz» sahibi meshur "Abdul Azizi Debbag',, a (1231) 
muntehidir. 1213 tarihinde Misr'a gelmig, Misir'dan Mekke'ye gidip 30 sene kadar kalmis, 
defeatla Medine' ve Taif'e gidip nihayet 1244 te Yeraen' kit'asina gegmigtir. Yemen'in 
Sabya' karyesinde 9 sene ikamet ve 1253 te rihlet eylemistir. Ahmedibni Idris', evvela 
§azeliyyeden iken bilahara "Muhammediyye,, tarikatmi tesis etmiftir. Bu tarik, esmaya 
mudavemetten ziyade sohbet, ihvana ve bil'umnm insanlara hizmet esasi iizerine muesses 
olup eyradi, Ahmedibni Idris'in salevatini kiraattan ibarettir. Seyyit Muhammedus siinusT, 
(1274) mumaileyhten ahzi tarikat ettigi gibi S. Abdiilhamid'in Yildiz'da yaptirdigi §azeli 



9 



248 
Salevatmdan 



Uciincii devre Melamileri 



Uciincii devre Melamileri 



249 



4.?jr}\ jiiaJ-t^e Vr ^" ,i!1 «-J" 11 i c J^ fr* 111 » diye baslryan ikinci 
Salevatina da tiirkce bir serh yazmi§tir. Bu suretle zamanmdaki tasawuf 
cereyamni takip etmekte oldugunu ve bu biiyiik sofiye hiirmetini bildiriyor. 

Esasen son asirlarda arap diyarmda seyyit Ahmed ibni Idris ; tiirk 
diyarinda da kendisinden ba§ka biiyiik ve sohreti miintesir sofi yoktu. Her 
iki sofi de tanmmis tarikatlara istinaden kendilerini tanitiyoriar ve yeni 
bir tarikat kuruyorlardi. Ahmedibni Idris, sazeliyyeden "muhammediye,, 
tarikatini kuruyor ; Seyyit Muhammet Nur' da tiirk ictimai ve edebi 
hayatinda asirlarca nafiz olan melamiligi ihya eyliyordu. Qok muhtemel- 
dir ki bu iki kutup, bir diyarda olsaydi kendilerinde olmasa bile ihvan- 
lan arasmda bir rekabet meydana gelirdi. Nasil ki Halvetiler ve bayra- 
miyyei semsiyye miintesipleri, kendilerinden aynlan melamilere (Hamza- 
viler) kar§i daima muariz ve rakip vaziyetinde kalmislar ve melamet 
aleyhdarlannin ilk safinda bulunmuslardi. 

Fakat diyar ayriligi ve nev'amma mesleklerindeki birlik buna meydan 
vermedi. Seyyit Ahmedibni Idris'in eserleri bulunmadigindan Seyyit Mu- 
hammed Nur'dan bahsedip etmedigini bilmiyoruz. Bahsetmesine de pek 
ihtimal yoktur. Qiinki Ahmedibni idris, 9 senedenberi oturdugu yemende 
1253 tarihinde vefat ettigi vakit, seyyit iiskiipte 25 yaslarmda bir hoca 
idi. Goriistiiklurine de ihtimal verilemez. Ciinki Ahmedibni Idris, 1213 de 
misra geldigi vakit heniiz seyyit, diinyaya gelmemi§ti. 1245 de seyyit, 
Mekke'ye gittigi vakit Ahmed, bir sene evvel yemen'e gitmis bulunuyordu. 
Yalmz seyyit Muhammed Nur 1 her halde bir sene kadar misir'da (1213-14) 
ve 30 sene mekke'de (1214-1244) [1] oturan Ahmedibni Idris'in sohretini 
duymu§ ve meclubu olmustu. §ayam nazar bir nokta daha var : 1259 da 
470 kisiyle hacca giden seyyit, meczup dervis Ahmedi mekkiye miilaki 
oldugu vakit evvelce arzettigimiz gibi tarikatini sormus .(Muhammedi) 
cevabmi almish. Hariri za.de merhum seyyitten naklen bu mulakati anlatirken 

tekkesi seyhi Zafir Ef. nin de bu tarikattan hilafeti vardir. Yemen uiema ve sadatindan 
ekserisi Ahmedibni Idris'e rnvirit olmustur. Siinusi ihvani, el'an bu tarikatta oldugu gibi 
Yemen'deki Idrisiler de bunlardan ve meshur Imam Idris Ali'de Ahmedibni Idris'in nes- 
lindendir. Salevah 22 kan-unu evvel 1314 tarihinde Istanbul'da Mahmut Bey matbaasinda 
mezkur tarikattan Haci Ismail Hakki Ef. taraf indan nefis bir surette tab'ettirilmistir. Bu 
selevatlar, tamamiyle "Vahdeti viicut,, felsefesini mu'lin, mustalah, Fakat gayet acik olup 
miiritlere adeta vahdeti viicudu telkin eden birer derstir. 

Ahmedibni Idris'in kelimatini cami' ve "Ibriz,, e taklit yollu yazilmis olan «■ Ly jXi\Xui\ 
(j-iJ-^J'^ 1 ^ ^i (3 ». 1315. H. de Bulak matbaasinda teb'edilmigtir; sonundaki tercemci 
halde Fas muzafatmdan Meysfir karyesinde tevelliit ve 1214 te Mekke'ye gidip 14 sene 
ikamet ettigi mezkurdur. 

[1] «^«JUmM» e nazaran 1214 te mekke'ye giden seyyit Ahmet, mezkur beldede 14 
sene oturmustur. §u halde 1278 de yemene gitmistir ki bu sene seyyit Muhammed Nur' 
dogmustur. 



«.. t£ sJ^\ j\j jw>>u 4~» diyor [1]. Seyyidin Menbaunnurundan da bu miila- 
kati aynen nakletmistik. Seyyit Ahmedibni Idris'in nesrettigi tarikatm da 
(MuhammedT) tarikati oldugunu biliyoruz. Acaba dervis Muhammedin 
(Muhammediyim) demesi, Muhammedi tarikatma mensubiyyetini ifade 
etmezmi; Ve acaba bu zat, Ahmedibni Idris'in halife ve dervislerinden 
midir ? 

Eger dervi§ Mehmet, muhammediyim demekle kuyudi tarikat ve 
adabii riisumdan farig bulundgunu ifade etmemisse ve hakikaten Ahme- 
dibni idris'in tarikatina mensup ise — bence bu ikinci ihtimal daha kuv- 
vetli — seyyidin, Ahmedibni Idris'in ve tariki teslikinin tesiri altinda 
kalmasina sebep, bu mulakattir deyebiliriz. Maamafih bu nokta maalesef 
layikiyle tenevviir ve tavazzuh etmemistir. 

Yalmz surasi muhakkaktir ki Ahmedibni idris'in tarikah da kisve 
ve zikir gibi merasimden ari, sohbet ve hizmet esasatma mupteni bulun- 
dugundan Melamet ne§vesini haizdir ve seyyit Muhammed Nur', Ahme- 
dibni Idrisi, salevatim serhe baslarken (miirsidi kamil, mukarrip ilallah, 
halifei batin, esseyyit Muhammedibni idris ) sozleriyle tebcil ederek 
kendisinden evvel gavs tanidigini izhar ve azami bir derecede bu biiyiik 
Magribi sdffnin tesiri altinda kaldigini asikar eylemistir. 



§ayam dikkattir ki Muhammed Nur'; Muhyiddini Arabi, seyh Ars- 
lan, Bedriiddini simayi, Misrii Niyazi, seyyit Ahmedibni idris gibi daima 
mufrit vahdeti viicut nasirlerinin eserlerini serhetmis ve onlara miitemayil 
bulunmu§tur. Anla§ihyor ki ibtidayi siilukiindenberi bu zeki zati uliimi 
zahire ve nak§ilerin mutavassit vahdeti viicut nazariyelerinin kuyut ve 
§uruta tabi' irfani ; tatmin edememis, nihayet her tiirlii kayittan vareste 
ve bir ne§'e ve irfandan ibaret bulunan Melameti benimsiyerek niifuz ve 
kudretiyle pek az bir zamanda dairei §iimul ve viis'atina bir cok mesayih 
ve ulemayi da almak §artiyle nesretmistir. 



[1] Tibyam vesailiiihakayik ; «^j^H» : Cilt, 3, Sa: 214. 



» 



F 



III 

SEYYIDiN TASAWUF! FiKIRLERI 



'VARIDAT §ERNL, 



Ahiret, Melek ve Mead: 

Seyyit Muhammed Nur'un efkanni anlamak itibariyle Varidat serhi 
(oisj^i c ^ij iV2jt*d\jluj-) cok miihim bir eserdir. Seyyit' bu eserde "Sulta- 
niilmuhakkikin,, lakabiyle tebcil ettigi Bedreddin'in efkanni bazi sarihler 
g-ibi ta'diie degil, tavziha cahsmi§tir [1]. Bedreddin'in ahiretin alemi emir 
ve melekiittan ibaret olduguna dair rJUi-t^jlf c— J ■cj^j^tf i*i» soziinii 
Seyyit' "ahireti zeval ve fenaya miibeddel olmaga mahkun bulunan 
miirekkebati ecsami unsuriyye aleminden zannederler. Halbuki, bu i^ij-.jjli 
ayetine muhaliftir„[2] sozleriyle §erhedip «ssi^nfw j*t oyCU'j^-mj j^vifW ^.t^»- 
kavlini de su sozlerle tavzih eylemektedir : 

"Ya'ni, bu kevnii fesat alemi gibi ecsat ve ecsam aleminden degildir. 
Umuri ahiret ruhi izafiden ibaret olan emir alemidir. nasil ki Allah taj 
sana ruhtan sorarlarsa ruh, benim Rabbimin emrindendir, de ; buyurdu. 
Gayp ve melekut lafzi da alemi melekutun atfi tefsiridir. Ebu Talibi 



[1] Seyyid'in varidat §erhi, hulefasmdan Ali Urfi' Ef. tarafindan tiirkceye terceme 
edildigi gibi 1278 de Manastirh abidin bey isminde muhibbamndan birisi tarafmdan da 
nazmen terceme edilmi§tir. Bu manzum tercemede vezin varsa da lisana tasarruf ve 
kafiyeye riayet edilmemiftir; anIa§ihyor ki nazim, boyle geylerden bihabermig.. Bu terceme 
mesnevi tarzmdadir. Bir kae beytini yaziyoruz '. 



Varidata ba§ka bir gerhi tamam 
Ani tedris etti hem de serbeser 
Nice bir §erhi giizide kim ani 

Kim ani tiirkiyyeye tebdil ile 
Olmasinda eyledim 9ok ictihat ; 



Yazdi cun verdi Lataif ana nam; 
Koymadi diller icinde vehme yer! 
Gormemi§ ehli hakayik mislini, 

Mesnevi ebyat ile ol terceme 
Hepten agiklar ederler istifad !! 



[2] Uil(,i &JJU. ,jUr 4jU viJUt_,* 3 jUsJIj Jl^jlijl -ij^A tfj-auJI ^1 -»J-t^ ^1 



„-* 



Uciincii devre Melamlleri 



251 



Mekki <p^\^j der ki : Ruh, bedeiyden mufarekattan sonra rabbini arif ise 
ona vasil olur ve ona evvelce uruc ettigi gibi yine uruc ederek suverden 
bir suretle mukayyet olmaz. Belki diledigi gibi her mevtimn eskaliyle 
goriiniir. Hazreti Ali efendimiz -^jii,,/' perde kalksa bile yine benim 
yakinim artmaz; buyurmu§tur. Eger said ise diinyada bulundugu suretle 
mukayyet olur.. Fakat bu suret, latiftir. Ve letafetiyle Illiyyine uruc eder. 
Amma bu uruc, her kesin ameli ve takvasma goredir. Illiyyun, feleki 
kamerden Kiirsiye kadar olup suri sekiz cennet bunlardir. Ariflerin meliki, 
muktedir indindeki mak'adi sidikta uruc ettikleri sekiz cennet; Vilayet^ 
Siddikiyyet, Kurbet, Hullet, Mahabbet, Hitam, Ubudet ve Ubudiyyet 
makarnlaridir. Suri olan sekiz cennetin kur'anda zikredilmis. isimlei vardir.. 
Eger saki ise ahlakt rediesinin suretiyle mukayyet olur. Huyu gazap 
ise kopek, haset ise maymun, tama' ise hinzir, kibir ise fil V. S... suret- 
ieriyle takayyiit eder ve her tabakamn kur'anda ismi vardir. Fakat bu, 
unsuri suretlerin inkilabi ve melekuti suretlerin bakasmdan sonradir. 
Allah da; biz, ibrahim'e semavatu arzm melekutunu boylece gosterdik, 
diyor. Avam, umuri ahireti cisim alemindendir zannedip ; §6yle ki curii- 
miis. kemikleri evvelce insa ettigi gibi yine ihya eder; ayeti ile cismin 
fenasmdan sonra iadesini istidlal ve ihticac ettiler. Semavat ve arzi haik 
eden, onlann mislini halkedemezmi ? ayetile ve bu hususta sair ayat ve 
ehadis ile delil getirerek iade ediien cisim, evvelki cismin aynidir; misli 
degildir, deyip azmi acizden layetecezza, bir ciiz'iin baki kalacagini, 
vadide habbenin bitmesi gibi kirk gun mai hayat yagmurundan sonra 
cismin o euzu'den tenebbiit edecegini soylerler. Bunlann hepsi za'mi 
fasittir. Dogrusu gazalinin "kimyayi seadet,, te zikir ve ibni Sina'nin, 
Celali devani'nin sozlerini tahkik eyledigi gibidir ki Gelenbevi de bunu 
ihtiyar etmi§tir. Biitiin ehlullah umuri ahiretin alemi emir ve gaybi mele- 
kuttan olup nefsi natikamn, c j)^. r >- olmayip ruhtan ibaret bulundugunda 
miittefiktir. Qunki cisim tebeddiil ve tagayyiir eder. Halbuki Zeydin zati 
tagayyiir etmez ve merkebin degismesiyle rakibin degi§mesi lazim gelmez 
Mesela Zeyd, yirmi sene zarfmda tamamiyle degisjr ve ondan baki hi£ 
bir §ey kalmaz. Fakat, zati, buyiiklugiinde, kuciikliigunde bakidir. §u 
halde Mead, ruha aittir, cesede degil... ve Ebu Talidi Mekki'nin soyledigi 
gibi tesekkiili ruhani ile olur . . . „ [1] 



;>"VI Jr l j«i jLillj j/Jl^ j*^JilifUli* j^ r l-*-Vlj ^L r Vl^j!l [1] 



d. -V ' 



dJj 



>W 



X_3^o l 



dtjt-jj JUl Jte Jlf ' JLiVl ^jj>V jJ^Vl \v 



<5jUlA«i -r jjljl I-ucml^j (5-LlJlLjiJJI» .^VUU 



^*^&i i ckiz i-j &/ 



,L £ 



Jdi\ 



,illiki 



J^-al'l^ 



=jy 



^s A-^"Vj «uli Z,>-^ Oi^lf l r jjl C^-J- iJl 4-oljl^.^r ~<sj*' £*€o\ 



252 



Uciineii devre Melamileri 



Yine "Ibrahim r M_JW.u mi'rac gecesi peygambere; iimmetine benderi 
selam soyle; onlara de ki : Cennet diimdiiz bir yerdir; orada dikilmi§ 
agac yoktur; agaclan yf\ <a\.> &\y\m 3 - &j£-\ s jiijUj- dir. Bu tesbihi cok zikret- 
sinler; dedi. Bundan da anla§ihr ki umuri ahiret; suri cennetlerin ehline 
zikrettigimiz gibi hur ve kusur sureti hasenesinde ttsdckiil eden a'mali 
haseneden ve cehennem ehline sureti seyyiede yilanlar, akrepler §eklinde 
te§ekkiil eden a'mali seyyieden ibarettir. §uphe yok ki alemi berzah ve 
alemi ahirette meani, suretlerle zahir olur,, [1] diyerek bu sozleri teyit 
ediyor. 

Cin bahsinde de Bedreddin'in "cin de boyledir,, sozimii "ya'ni hur 
ve kusur gibidir. Hayalen tekevviinleri tahakkuk ederse de hissen mev- 
cut degildirler.,, diye §erhedip daha a§agida "onlar hissi zahiri. ile mah- 
sus olmaytp kuvvei hayaliye ile mahsustur. Qiinki onu ancak kuvyei 
hayaliye sahibi goriir, diger hazirun gormez,, diye tekit ediyor [2] . 

Bedniddin'in "Melek ve Rahman, seni hakka tehyic eden ve Iblis ve 
§eytan, masivayi hakka gotiiren §eydir„ ve "seni tezkiye eden kuvvetlerin 
melaike ve lezzati cismaniye ve sehevata sevkeden kuvvetlerin §eyatin- 
dir„ sozlerini de ayne.n kabul ve "sen, ey gafil Melaike ve §eyatin ile 
dolusun„ ikazim o^nj^ huj ^i a\j. j>j z.ni\\^ au,j $\ ^aji^ kavliyle serh- 
eyliyor. 

Bir az daha ilerde fnelaikenin kuvvetlerden ibaret olup temessiil 
edince melek tesmiye edilecegini §erhederken "kuvayi enfusiyyei Mu- 



■ <4>-j ■tbUjT ^ .Sja-^ 



. . . . ;J.-*-a, oio jlj t-Uji LJJ.SJIL tllai' 1 ts_i.iV_jJ 



Varidat §erhi (Bendeki yazma) Sa : 4 - 5 

^ul> ^ i- :-£_l_,*l.l' 4J J.-j Uc iij^. ^ r MJU> **\j\ J!» j [1] 

XVlj jitVl <0lVj Jk jJ-\j au I o^-— V/ k lj W ' u"s*y O^*-* <4-l jl *4-' JSj 
J' 5JsSHt <uJ-l JUVi J» ^i-Vl j r l o I 1-^ O- 4 >* c-^ 1 ^ Ij>-£As jf\ 



Varidat §errii ; Sa : 5 — 6 



] ->y 



\JLil -syiL jjl. ( JlJ-l '-£j* J.) ( _ r J-l ile. J Utj a.'! Utj J». 



u^.-J 



Mj 



U_^c 'U I j' Vj y* UI j' 4j'V 
Sa: 16 



Ugiincu devre Melamileri 



253 



hammediyye de melaikedir. Qunki, afak, enfiis icin bir tafsildir. Cibril, 
Muhammedin aklinm afakta sureti; Israfil, kalbinin; Mikail, himmetinin; 
Azrail, vehminin; baki melaike, hayalinin; §eytanlar be§eriyetinin; diinyevi 
ve uhrevi cinler, musavviriyyetinin suretleridir. Bunun icin amali hasene- 
nin ervahi, melaike suretinde tecessiit eder. Haberde varittir ki Peygam- 
bere salevat getirilir ve Allah tesbih edilirse salevat ve tesbihin mikda- 
nnca melek halkedilir ve bunlar, salevat getirip ve tesbih edip sevabmi 
o §ahsa verirler. Yine bunu icindir ki ed'iye ve evradm havassi vardir. 
Ervahi, suveri misaliyede tezahiir edince melaike ve evradm huddami 
ismini alir,, diyor[l]. Meleki, tamamiyle kuvvet ve melekutu, mecmuai 
kuva olarak kabul eden muhammed Nur', tabiidir ki Bedreddin'in "yag- 
murun her katresi bir melekle iner, o melege bir daha hizmet nobeti 
gelmez. „ hadisinin sureti te'vilini de kabul edecekti. Nitekim aynen 
kabulden sonra ^t <y.« jul-cJ-ij ijaH\ &\ om.\ ^) s>2H i}^ j &_.£> litf c jj 3>»ji c jj 
%jui\ ijj*> j isu- C 3j diyerek bu fikri daha ziyade tavzih eylemektedir. 



Ira.de ve ihtiyars 



Bedreddin' esasen alemin kidemini ve hakkm zuhura meyli zatisi 
oldugunu soylemek suretiyle Allahm Miite§erria itikadmca faili muhtar 
olmasmi takyit, ya'ni diledigi §eyi diledigi zamanda icat edemiyecegini, 
iradenin istidadi mezahire tabi' bulundugunu kabul etmi§ oluyordu. 

Aynca iradeyi, " Miitekellimin, cenabi Hak kadiri muhtardir diyerek 
ihtiyara « 4js\j t ya\ <*• » manasim verdiler. Halbuki, bu sozleriyle, Allahm 
kafirin kiifriinu, zalimin zulmunii irade ve ihtiyar etmi§ oldugunu ifade 
ettiler ve zuliim ve kufriin me§iyyet ve ihtiyariyle zuhurunu kabul 
eylediler ,, diyor. Seyyit bunu su suretle §erhetmektedir : 

" Bu itikat, Allaha cebir ve zuliim isnadini mutazammm bulundugun- 
dan fasittir. Bu sureti izah; kiifiir ve sairenin Allah'in me§iyyet ve ihti- 
yariyle oldugunu ve iktizayi zatiden ibaret olan isti'dattan gafleti 
muciptir. Halbuki isti'dat, muktezayi zati olup ilim, ona ; irade, ilme, 
kudret te iradeye tabi'dir. Vucudu talip olan isti'dattir. Hakkin iradesi, 

Ju;j4- ^jj* VI J^ai" jli"Vl j V jls"Vl J k£}%. ^.Juil <. 

\? ~i&% Jii" iuj-l Jl^Vl ^!jjl jl 1-i* 



* vi ^yJb [1] 



uz — \j* - • <-j - t?» - ■ u ~ — * — : — (jj 

,JJj>-\ _J ij »--'j 'U»- V I Jl) J ^^-^ «J^-- 3 o«i=L._iJlj 41-=- i>v-" <Xj^U-I 






254 



Ujiincu devre MelamTleri 



isti'dada olan ilmine mutabiktir ki binnetice o seyi kudretiyle izhar eyler. 

Itikadi sahih budur ki : kufur ve saire, abdin isti'dadma tabi' olah 
me§iyyetle zahir olur ,, [1] . 

Seyyit, bu mes'eleyi aynca ihtiyar ve kidemi aleme ait bir tiirkge 
risalesinde de " elhasil ef' al, mesiyyet ile olup mesjyyet dahi mukteziyati 
meratibi suverdendir ki esbabi dahile ve esbabi haricenin husuliinde 
hasil olur. imdi esbabi harice iictiir : 

Biri hazreti ilmiyyede subut ve viicudu ve biri m'lumun mumkin 
olmasi ve biri tekvini kabulidir. 

Ve esbabi dahile dahi iictiir: 

Biri viicudi Bari teala ve biri iradesi ve biri kfin kavli serifidir. 

Neticei icat, su alti sebeple hasil olur. Ueii min kibelilfail, iigii min 
kibelilkabildir ki suruti selasei kryasa mutabiktir ve sirri teslis bupur ; 
&\.\;a*\\ ^Jiwij If .. [2] 



j_j>=j_u4j jjl^jj !_ij^l jljic <xJMj> 7t_A_™l!lj -J I U sjLJl v /^ ^\ 



J JJ 



W=~fjj' u" j^ ^y- -hj^b <-^^Ml cX !4lj £-?--!• I j j-**JJ \. r \y oj^j 

Sa: 18 

j^jsai jb Uj) [1] 



jl <u'l J.:») ^Jijl inLl jlii jjI| J L*" .uil 



o J I Jl 



.A-l» JjUzcVI I j* j (ajbi-lj <-+La ^ >C)tj J.yi o' J** ^1 ibj /(O' >T 

-* ojLi-lj <ml '^JL» ^V. J-^U ojvcj __,<L\_!| jl ^*£ <o'V iiljc liaMj j\i-l "U*Jd 

.SjAaJlj UI! 4«jI)" ojIjVIj J «j t" Uli jljjl ^yi^ll <ys ^Jjl .jIju: -Vl Jc $ii 

_j4&\j ->Ij.*^-VI> hOc jJ» j* jil s^lji'lj jsIju^VI _j* *yrj% Jikil» s^ij>t) <*ir 

• •-*•:*'' ir° -slJ*^-^ <«j UI <-i.lt _,4i> <=>c_j _yiXjl jl «_^wdl .sl&cVli bjJJh 

Varidat. §erhi : Sa. 40 
Muhyiddini arabi' gerek fusus ve gerek fiituhatta bunu kabul etmigtir. Mesela diyor ki: 

<ic j>U j £ cA.jU.1 j^llj. -viL VI u V j u U VI ^5" L J U iljl ic\j 
-J' ^-"'jJ:" 1 " CsU_j^" J^ lf«Jx JU J I4JS" Ua^as jii^V Uj 1^1. j^iiiU ly—il J 

. .l$~i." J <Uc j* £" VI Uj^-^s jUlVU 

Futuhat Cilt ; 4 Sa : 18 
Bu tarzi izah, ya'ai Allah'in suveri malumati ala mahiye aleyhi bilip ancak o suretle 
takdir ederek halketmesi Bedreddin'in tarzi izahim aynidir. 

ijU-b ) *» jj-^JIj \y^\ Jl^Vl ^ ( j_^l_j ^I^LI cLks* j» ^Llj ) [2] 

,.j i tfiid\- 4j£j fjP.\ j^lj >MJ *y?J\ :V,^ VjU-I wL-Vli ("U.i-bj Vr^ 

J^ V ^_-, 0A4S .. jf Jyj «tilji j JU? J^U! 'j^-j :<i* 4iU' <-jL— Vlj 

...l r VI iU_Vl ^' 



^i 



Uciincii devre MelamTieri 



255 



Suai: Esbap igtima' ettikte mesjyyet zarureten munbais olur dedi- 
niz ki suduri ef al dahi zaruri olur ve ihtiyara miinafi olup mezhebi 
hukema iizre tevcih olunur. 

Cevap: Ihtiyar ile miirad me§iyyeti mezkure degildir ki miistelzimi 
vticup ola... Belki indettahkik ihtiyar ile miirad, ictimai esbab ile mesiy- 
yeti mezkurenin husulu indinde masdanii suduri ef'ale ilmidir. Ma'siyet 
sebebiyle emri ilahiye muhalefet olundukta emr bilvasitaya muhalefettir. 
Emri tekviniye muhalefet degildir. Pes emri me§iyyet haysiyetinden hig 
bir ehat, i§ledigi fiilde hakka muhalefet etmemistir. Muhalefet emr bilva- 
sitaya olur. c #\$„ diye izah ediyor. 

Goriiliiyor ki seyyit Muhammed Nur', irade ve ihtiyar hususunda da 
Bedreddini simavi'nin fikrini tamamiyle kabul ve hatta esbabi izah ederek 
onu itmam ediyor. Esasen bu itikat her mevcudu mezahiri viicud ve her 
fi'li, fi'li ilahi bilen vahdeti vucudun zaruri bir neticesidir. 



Hayati Isa' : 



Bedreddin'in ciimhura muhalif fikirlerinden biri de hayati Isa fikridir. 
Ona nazaran, Isa, ruhiyle hay ; cesedi unsurisiyle meyyittir. Fakat 
Ruhullah oldugundan ruhaniyeti galiptir ve g"alip olan cihetine nazaran 
dlmedi deniyor. Cesedi unsurisiyle olmemesi muhaldir. Hatta bunu bir 
ke§fiyle de teyit ediyor. Seyyit, dunu da aynen kabul ve §u sozlerle 
§erhetmektedir : 

(Isa r y„j Adc ruhiyle haydir) Ciinki ruha oliim tari olamaz, (cesedi 
unsurisiyle meyyittir) zira eryah, ulviyyat alemine uruc edince unsuri 
ecsamdan telattuf eder; giinki ervahin ulviyyet alemine letafet miinasiptir. 
Zikri tekaddum ettigi ve anladigm veghile ecsat, ervahin mezahiridir ve 
ruhlar, siifli aleme miinasip olarak tecessiit etmi§lerdir. 

Gormezmisin ki ahir zamanda Isa, evvelce oldugu gibi yine tecessiit 



#aik CjIs^*!^^^ Lillc^ji cjL—VUjI* C*»i>-I lila *:-J1i_jL— Vll^. Vh^^ <*dilj 
J_j3 ^«IJAj J»il IV oyi^^jLi <'jC.\ i_iUJl3yf zjj.iW^Jz.h, JcUlj i]jytjj.f V_j <jQ-l 

,.\jS l_^£ <i.l!i j£ J,Ui' 4«* ^^IsJm A) V oJJ^ 






P c J, U' 4«* ^jjL^a* 

Vartdat §erhi ; sa : 26 



256 



Ugu 



ncu devre 



Melar 



edip yere iner ve oglu olur [1]. Mevti, kur'anda; ya Isa; ben, seni 61- 
diiren ve kendime ref'eyliyen ve kafir lerin kiifriyyatmdan tathir eden 
zatim... Ayetiyle varittir ki bu, anasir ve tabiattan insilahtan ibarettir. 
Hatta urucundan bu zamana kadar 1850 sene gectigi halde yemege ve 
igmdge ihtiyaci olmamasi da bunu miieyyittir. r4 i o 6 Oj c_, ; uUj .jzL t ayeti 
cesedile diri oldugunu isbat etmez. Lakin talattuf edip ruhan uruc ettigini 
ifade eyler. (Ruhullah olup mhaniyyeti galip bulundugundan ve ruha 
mevt tari olamayacagindan galibe hukmedilerek olmedi denirse de bu 
cesedi unsuiisiyle olmedi demek degildir. Qunkii bu hal emri muhaldir.) 
Ve cesedi unsurisiyle olmedi demek cesedinin oliimune delalet eden ayete 
muhaliftir.,, [2] 

Seyyit, bundan sonra Bedreddin'in mevti Isa hakkindaki kesfinin 
sarihi kur'ana mutabik oldugunu soyliyerek bilmiinasebe hasri cismaninin 
ademi imkanim da isbat ediyor ve ehlullahm hasri cismaniyi inkar etme- 
diklerini, belki ervahi arifinin bir suretle mukayyet olmayip melaikede 
oldugu gibi her suretle tesekkiil edebilecegini ve miittakilerin ruhlannm 
Illiyyinde latif suretlerle; e§kiyamn ruhlannm Siccinde huylanna munasip 
latif suretlerle te§ekkiil edeceklerini ve ehlullahm ancak unsuri cesetlerin 
ha§rini inkar ettiklerini beyan edip "unsuriyyata baka yoktur. Ahiret ise 
baki ve la yezaldir. Ervah tecessiit eder ama anasir aleminden degil,, [1] 
diyerek cumhurun kail- oldugu hasri cismaniyi inkar ediyor. 



W -Seyyit, Isa nm tekrar tecessiit edip.niizul eyliyecegi mes'elesini miibhem geyiyor. 
Aeaba miiradi naslt alemine gecerken tekrar tecessiidiimu ? Bu kadar serbest diisiinceli 
ve acik fikirli olan Muhammed Nur', bu derece bait bir ihtimale zannediyorum ki inanamaz. 
Yoksa Isa'nm ayniyyetini haiz yeni bir mevludun zuhurunumu soyliyor? «evvelce oldugu 
gibi yine tecessiit eder» kavli, bu son ihtimale kuvvet vermektedir. 

C>JJ V| OV ( ^.*:Jl .j»^ ^ ) o^ll^lc V>i^ c'jJ Vt ^ ( ^3J.^r ) [2] 
oJ* j.5j ^U4jl ^jUl^Uil •_ — -L±l jV ^^;J! Uju. r j £ oiklr ^jUl JU Jl ^^ lil 
f XJl<Jc ^^ jl ^yVl jiJi ^U! v- 1 ^ V. °^f c'->-' Vt ^. U »* J^Vljl ^U J 
eUy. j' i ^s l j_,i jTyiij ^ijli.tf^ ^Vjl Uy_j jU;Jl>T J JJj oKT-JUf 
ui\ j* j,_jl *l j»- ^JJlj jr-Ulj* ^iUVl^ Hjjif j>J)j* ilj^j Jl eU!j_, 

V^ ilr^J oj: 1 " 3 Uj. ^li5 Uj JL? 4ji UI j cj^ij Jf'l ^b* |. <~* . jw^j ;U jU*j 
cL Uli \JUjjlj ^l^jj jtf'U. ) ^i^ ^j iiklr J. .ju». o^ > J^* j^J 

"H °^ f -H- J^'jV ( JU ^j ^9 Ij <Jj^\ aAJ; Oti Ht'l \J]} r-jjljc O^Vj 

♦ ♦ •■-•..• • aJ.«.>- Cj_j* Jc 3JIJ! <. 5\] ._i!li£ ^^^Jl 

Varidat s.erhi. Sa. 32 



Ucuncu devre Melamileri 



257 



Alemin kidemi ve Kiyamet : 



Seyyit Muhammed Nur', "alem, mutlak olan cins, nevi' ve §ahsiyle 
kadimdir. Hudusu, zati olup zamani degildir,, sozlerini §6yle §erhediyor. 

"Zira hakayik mec'ul degildir. Hadis ve miitegayyir olan ancak 
vucudi Hakkin tecelli tarikiyle izhar ettigi bu ahvaldir. (Hudusu, zatidir) 
Hakkin ona takaddiimu zatisl oldugundan; cunki hakayik, Hakkin hazreti 
ceberutiyyesidir. (Zamani degildir) riza; zaman hic bir vakit meveut 
olmadi„[l]. 

Aynca evvelce bahsettigimiz ihtiyar ve iradeden bahis kuguk turkce 
risalesinde de «k- ^kz. } & 3 ^ ^ fui » sozunii "zira cenabi hak sifati 
subutiyesiyle daim ve bakidir. Pes daim ve baki isimleri dahi mazha- 
nnda labiit minel'ezel ilel ebed ahkammi icra etmelidir. Amma alem ki 
e§yayi miimkine ve a'yani sabitedir; ilimde suveri esmadir ve haricte 
taayyiini e§yadir. Aym zat oldugu itibariyle bu surette aleme daim ve 
kadim i'tiban zilliyyeti subutiyle Hakkin devam ve bakasi saltanatina 
mustenittir. Zira cenabi hak ezeli ve ebedf, daim ve bakidir. Pes viicudun 
ziili dahi bu viicut ile daim ve bakidir. ^ zail olamadan, zil dahi zail 
olmaz. Pes cenabi Hak ise lemyezel ve layezaldir. j..t-j ^ „ suretinde 
tavzih eyliyor. 

Bedreddin' zuhur ve tecellii ilahi olmasi itibariyle alemin zati ilahi 
ile kadim ve baki olmasi hususunda pek ileri giderek (bazi kimseler, 
zamani nebi r M_Ju.i* da Deccal ve kendilerine mefhum olan kiyamete, 
DabbetuTarz ve emsaline mutevakki' olurlar ve bunlann kendi zamanla- 
nnda vukuunu beklerlerdi. Bu, kitaplarda me§hur ve mebsuttur. Sonra, 
muteahhirin de kendi zamanlannda vukuunu beklediler. Hatta bu 
bapta kitaplar bile tasnif ettiler. Bazilan bu alametlerin hicri 800 
senesinde olacagini tevkit; bazilan da zuhur edecek seylerin Mehdi'nin 
zamaninda zahir olacagini kail olup Mehdi'nin de 700 le 800 
arasmda zuhur ederek Hatemulvilaye olacagini beyan ettiler. 
Halbuki hicretin sekizinci asnm bitirdik. Hala avamin tahayyiil ettigi 
olmadi. Binlerce sene bile gecse yine onlarm za'mettikleri seyler ve 



jJ-b^yi Uj^L j)! JI_j»-VI e i* j^idl ^illt 'lt'1 j jJ-l o-vxI JjUJ-IjV [1] 

Vi>r' o^\Zj~Ji>- JJ.Ui.1 jV «LU JUj J^Jl'jIjjl j.JliJS ( jli <\TjA^ ) J^Jljj._^> 

• • • • • ; l^ rf '^fjl.jlloV(jl.3V) 

Varidat §erhi. Sa. 28 

Melamiler — 17 



258 



Uciincu devre Melamileri 



zannettikleri hasn ecsat vuku' bulmayacaktir,, [1] diyor ve kiyameti 
"bil ki ekabir nezdinde kiyamet saltanati sifatm inkirazindan ve zatin 
zuhurundan ibarettir. 

Istersen sen, olen kimsenin kiyameti kopmushir de ; ha§ir de zikri 
gectigi gibi iadei misileir „ diye anlatiyor [2]. 

Seyyid'in bu husustaki fikrini ogrenmeyi cok isterdik. Fakat seyyit, 
1269 da manasbr'da uc ay kadar ikameti esnasinda varidah ancak 
nisfina; aksami yakinin nihayetine ve Bedreddin'in miisahedatina kadar 
takrir edebilmistir. Zaptedilen bu takrirler, 1275 te kendisinin nazan 
tetkikinden gecerek tercemei halinde bahsettigimiz tarihi yazip cem'et- 
mistir. Nihayetini yazmami§; bu kadarmi kafi gormii§tur. 

Acaba seyyit'de, kiyameti ve E§rati saati Bedreddin ve Mis.ii Niyazi 
gibi mi goruyor; yoksa Muhiddin gibi kabul ve ayni zamanda enfuse 
tatbik ile te'vilmi ediyordu? [3]. 

J U_j,»y jj>tdl { wiOl J J»>-^j jyr^ U * f** * * rr^'-> J L ^y_?i UHi-lj 
\^J\ f ~^j jX&\ j^ j P J ft^-iJ = SU ' 1 "". -h r r* ^>*!3 W l C» '^ J- %-^J 
J* ^_, r l^l -»U" U J* 1 Jte br > j4 )k L f j r ^Jl «Lk ^Jl jU; ,> sUVj ;U~. 
... ly^jL j* aL*-Vi >t* ^j iy\) l* V ^. ^j or~ -»- 1 
j» ^ jl oLJl <;UL- oi|>-| j OUI j^ J' j? V lx*. Uj)1 ol ^1 121 

[3] NiyazT, "Devre ar§iyye „ sinde Egrati saati tevil ve enfuse tatbik eder ve der ki 

"%^ oa-UH j^VIj "<~.jjl oU^Jl ^^j* °A £ ^^-U_j ^>-l rJ>J ol<LJl j.* 
L'il 1 ~<Ui~ j£l. 4.'V <i^l oli- r ^j «JK; aUI Jh* j^ ^- C, °A C «-M' £J>J 

y»j ojjji ^ jUija* j^ ^ =A c r MJI ^ Ls-i c J -^'-> J- J| ^ i^ ^ '^ 
« .... ^cVi.^jjiij js^ii j^ >^ a c *A c ^ A * Ll ti- 5 ^- 5 

Maamafih; Niyazi, divanmda Mehdi'nin vucudunu da mukir olup hatta onun „kaim" 

oldugunu bile soyler. (62 inci sahifenin ha§iyesine miiracaat !) 

Bu biiyuk sofinin kiyamet hakkindaki efkarma gelince ; ona nazaran kiyamet iictiir : 
Kiyameti sugra, olum ; kiyameti vusta, insanin ihtiyari 51umu, ya'ni murjide iradesini 

teslim etmesi; kiyameti kubra da me§hur kiyamettir. Bunu §6yle anlatiyor: j^SLit^lj 

6j V J 1 J-5 \r^ [ ^-"rJ W~ J J ^"M =*J*_>\? £l :- iVl *j4i *"■*»-.>'. i5^' - J ^ ]i ^ 

«... jl>-Ij VI ^^>'l J 

Daha agagida Muhiddin'in sozlenni de ^_>jt-_\le. JU iiil^j ^iJlJy j« (j-i-J " 



l 



Q 



Ugiini 



cu devre 



Melat 



259 



Muhammed Nur' "akaidi Nesefiyye,, §erhinde E§rati saati, kiyamet 
ve ahvali kiyameti oldugu gibi kabul ediyor. Fakat bu kitaba itimat 
edemeyiz. Qunki bu kitap, hic §uphemiz yok ki seyyid'in Akaidi asli- 
yesini ihtiva etmiyor. Ulemanin pek cogu Akaidi Nesefiyeyi §erhetmi§- 
lerdir. Seyyit'de zamamnin hakikaten biiyiik bir alimi oldugu icin bu 
iisre iktifa ve ayni zamanda ulemayi riisuma karsi ilim ve faziletini isbat 
maksadiyle Istirumca' camiinde Ikindi namazlanni miiteakip akaidi serhet- 
mi§; takriri zaptedilerek elimizdeki risale meydana gelmistir Bu risaleyi, 
Bedreddin'in ihyaul'ulum ve kimyayi saadet hakkinda soyledigi gibi 
^eriatla hakikat arasinda bir berzah addedebiliriz [1]. 

Muhammed Nur' bu risalede ha§ri cismaniyi de mute§erria'nin kabul 
ettigi gibi izah eder. Halbuki Varidat serhindeki fikri gayet acik oldu- 
gu gibi fatiha tefsirinde [2], « -i^-'j l-^l J ^lAjJl <->\S » da [3] ve hemen 
bu bahse temas eden her eserinde "bedeni misali,, yi kabul ve hasri 
cismaniyi de reddeder. 

^ rJ Jl^ j^ljll «iflij jl»I_jJ| £ ^a!I r C J jsill \$j s>"VI j«j jJ-l j*. .l.^Vl \}j 

■diye tevil ederek Bedreddin gibi miiteferria'mn kiyametini inkar ediyor. « I A* _/.iV .li-i 
"Devrei ar§iyye„ nin Hatimesinde de ; bunian okuduktan ve anladiktan sonra y'ne hakika- 
iin zilli olan §eriata miitabaati tavsiye edip kendi sozlerini kabul etmiyenlerin bu akideyi 

■de ogrenmek suretiyle istifadeleri olacagmi i*^ f- \r^ • i5 1—^ 1 - U a-Uj" \1s ii|J C-li' U U I • 

sozleriyle anlatiyor. «... ^ y^\ J>- <ui»r j_yf U J^ o^ <k ii^U:*l J)C V J^ij 
«Tafsilat igin Devrei ar§iyye'ye bakimz ! » 

. AiiJlj j-a^M > ^ ^jy Lf'blj s^UJt L^fj j.yjtu.1 [11 

«Varidat» 
yevmi kiyamet maliki Allahii teala hazretleridir. Yevmi kiyamet i ^M *y di]U[2j 
demek yevmi ha§ir ve ne§irdir ; evveli mevttir. Haberde varit oldugu vephuzre aSi oU y 
<.AJ c»\s mevti ihtiyari, fena fillahtir. Taifei aliyyenin hajirleri ve nefirleri diinyada olur. 
Mevti iztirarileri dari fenadan dari bakaya irtihalledir ve bu taife mekan ile mukayyet 
olmadiklari gibi bir kevn ile dahi mukayyet olmazlar. Kamilinden olmayanlarin meVtleri 
ancak lZtirari olur ve anlar iki taiiedir. Biri mii'mini taki ve bifi kafiri fakidir. Mii'mini 
iakinin ba'delrhevt ruhu illiyyin ile mukayyet olur ve kafiri sakinin ruhu siccin ile mukayyet 
olur ve mii'mini taki tecellTi cemalde olur ki 

Oil j& U jUi-l *^J l J*J k>j£° 4> J' ^ii! J_J^-^! l(-^ s* OJ.1 A»! 7- j)\s [31 

f fjr.i-LaWjA, ij^" jlj clt, ,jl j r_jr~i J; Xi ile JS^J Vj rjjJl J - J ;i^ J- SA^^I J»l j» 



JWI f 4b jWl J*^ iTj^ ^ jl OLI J* V ^J» JU.* JL-f 



O 



Jl 



^ 



iilcYI *^j? Jlsj . <l-»i «jJjiLI o^lcl j'?^- (»- 1 * Ac <l^c la «J Jls «Jila _jl JjVI Jj".* yt 



j;^^! Jj»l UI j Jy,JSliLI 



-I j I a* U*J. |»-\.£ ",£ S \*ai\ Ua£ si 2J «j jl) Ju \C 



260 



Uciincii devre Melatnileri 



Ocuncii devre MelamTleri 



261 



Muhiddin'de "fusus„ta bumi kabul ediyor. 

Muhammet Nur, Varidat serhinde Bedreddinin ha§ri ecsat hususundai 
adeta istitrat kabilinden "Maaraaf ih bir zaman gelip insan nev'inden hic 
kimsenin kalmamasi; sonra yine babasiz, ananiz bir insanm topraktan vii- 
cuda gelerek mezkur §ahistan tenasul tarikiyle bir cinsin hasil olmasis 
miimkindir,, sozlerini serhederken a §eyhi ekber, fususuta, Aliah, alemi 
bir ceset gfibi yaratip ademi ona ruh yapti. Insani kamil ahirete intikal 
edince kiyamet kopar ve imaret, ahirete intikal eder. Peygamber de bu 
hususta; yer yuziinde Allah, Aallah deyen bir kimse oldukca kiyamet 
kopmaz; dedi. Ya'ni kavlen ve §uhuden Allah deyen... Bazi §arihler,. 
Sultanul arifinin miiradini anlamadilar. Felasife ve tabiiyyunun za'mla- 
nna mutabik bir surete hamlettiler. Ilahi- Bizi yakin ile nziklandir; §ey- 
tanlann §errinden sakla.. j,*y., . . . „ [1]. 

Nak§ulfusus §ehrinde de Muhiddin'in "Allah, insanm nefsinde nefsii 
natikayi aym maksut yaptigi gibi ademi de alemin maksudu kildi. Bunun 
icindirki dunya, ademin zevaliyle harap olur ve eceliyle imaret, ahirete- 
intikal eder.,, sozlerini §6yle §erhediyor: s 

"Gormezmisin ki diinya, diinyada insanm bakasiyle bakidir. Kainat 
onun iein tekevviin ve miisahharat ona musahhar olur. Adem, ahirete 
intikal edince seraa temevviic eder; daglar yiiriir: arz parcalamr; yildiz- 
lar dagihr; giines. kararir; imaret, diinyada oldugu gfibi ahirete intikal' 
eder,, [2]. 

»> *j> Jb «uJi>-! ,j 1JU V_j i_)iJI _w£ <uic _j \^ jA _„^- <cljo JUj (jo^i)! <jv j»wf 
( j L' J^s ) jUQ Uli J Al*)\ J^f ... jU j 

Buradaki "cesedi tabil ve unsuri „ tabiri tabiat ve unsuriyyatm latif suretleri mana- 
sindadir. Diger bir tabirle letafet ve kesafetten kinayedir. Bu hususta evvelce Varidat: 
serhinden kafi derecede delil getirmistik Halifesi Ali Urfi Ef. de "Mebede'ii mead„ 
tercemesinde bu hususu tavzth ediyor. 

Terceme ve §erhi kitabiirre§ad fil Mebde'i vel mead.. "Bendeki yazma; Sa : 25 - 26,,.. 

J.^_5 j-jj Mj j j.--» jt-iT'^UM JU- iljl :^CL| (j«_j-ai J.^O Vl^-iJlJls [\\ 

Olj*Jl ^.laa— j L J 1^ 4*. j JU, i_; aji- VI JI-J-.&JI jUVl Ji^'l lils (O I 4&-JJ 

jf j r V j>- icUl c^i'V i-_j <~U .uslj^ ^11 J l» ;>~Vl Jl jjUJlw^'lj u^jVlj*. 

^•JjUlI jllaL- ^1^-» IcL 7-jLtJI Ja»j .. l_J_» r -S J Vji i«j .Ull AjlIJ^i ^V» („H'jVl ^_$; 

«jJaLill^pi j^ bka^lj J^i-Jl bsjjl ^l]l .J^LkU^ '<i— %i!l Jlyl <> r^jU J^ 4v>=» 

Varidat §erhi; Sa. 25. 

L'jJIvj^ IJl^J j j'LiVl^iiJlj^ ^Ul^^K'jlUlj., s^^^i! oJ-Ijil^lUs-j ) [ r] 



O 



O 



Bu mesrudattan anla§ihyor ki Seyyit, muhyiddin gibi kiyameti kiib- 
rayi kabul etmektedir; Bu akide, alemi, suunati zatiyyeden ibaret ve 
binaenaleyh Hak ile baki addetmege miinafi degildir. Qiinki seyyide 
nazaran alem, mahvolmiyor; belki imaret ahirete intikal ediyor. ta'biri 
aharla, Nasut've §ehadet alemi, kesafetini kaybederek Emir ve Melekut 
oluyor. 

§u halde Bedreddin'in bu husustaki ifadatmi seyyitte goremiyoruz. 
Onun icindir ki bu bahsi §erhederken bir hayli bocaladiktan ve kaba- 
hati §arihlere yiikledikten sonra Allaha siginarak bir bua ile mes'eleyi 
mubhem birakip geciyor. Seyyit, her halde, E§rati saati da aynen ka- 
jbul, fakat enfuse de tatbik edecekti. Niyazt §erhinde Mehdi'nin zuhu- 
rundan bahsetmesi de buna delildir. 



Seyyit Muhammed Nur'da vahdeti vucut : 

Tasavvufun esasi olan Vahdeti viicut, tabiri tasavvufisiyle; gerek 
mahsus. ve me§hut olan Ayn ve §ehadet c^h & aleminden, gerek asa- 
riyle mahsus, fakat gayri meshut olan Emir ve Gayb ^ } ^i aleminden 
olsun her mevcudu Viicudi mutlak olan Allah'in bir §e'n ve taayyiinii, 
tbir tecellisi bilmekten ibarettir. Sofiyye'ye nazaran kainat, zati ilahmin 
sifat ve esmasina, ya'ni A'yani sabite'ye, istidatlanna gore tecellisi, da- 
ha dogrusu Zat'in mutehalif sifatlarla zuhurudur. §u halde hilkat, zuhur- 
dur ve Hakk'in zuhurundaki §iddet, butununu badidir. Ondan ba§ka 
mevcut yoktur. Mumkinat, Zati baht'in A'yani sabite'ye, ya'ni suveri il- 
miyyesine tecelli§i, Suveri ilmiyye, ya'ni A'yani sabite de Zat'in zuhu- 
rudur. Hakiaatta her mevcut, Viicudi mutlakin tecellisiyle mevcuttur, 
yoksa kendi viicutlan itibariyle du§iiniilurse mahzi ademdir. Muhiddin'in 
c s>r j! U} i o.^u iuv» » dedigi gibi bu zuhur ve tecelli, Hakka ait ve raci' 
bulundugundan A'yan, hakikatta varhk rayihasim kokIamami§tir. 

Goriiluyor ki Sofiyye' viicudi vacibi ispat, viicudi mumkini ise adeta 
nefyediyorlar. Onlara gore mumkin, vacibin tecellisidir. Zati itibariyle 
her §eyden mutlak ve miinezzeh olan Hak, sifati itibariyle her seyle 

J 6 J ljijVI.25 Jj \jy* JLi-IOjL—_j \jy *L_J| OjU aj~ VI Jl Ja-I lili jk^Ji 
.. Li'jJlj V ij>- VI j SjLJlC^lsj ( j-»^Jl Cijyj w5 I^Cil Cjj^.1 I 



262 



Uciincii devre Melamileri 



Uciincii devre Melamileri 



263 



mukayyettir. Fakat bu takyit, manayi amiyanesiyle takyit degildir. Zat'ire 
mutekabil esma. ve sifatiyle zuhuru ve bu suretle „mezahiri miimkine,,, 
ile mukayyet gibi goriinmesinden ibarettir. 

tik Sofilerde vahdeti viicut muphemdir. Fakat her halde bunlann da 
vahdeti kail olduklan muhakkaktir. Yaimz Muhyiddini Arabi' bu felsefeyi: 
butiin viizuhiyle izhar ve ilan etmi§; ondan ^>onra Sadriiddin, Mevlana,, 
Seyyidi §erif, Celaleddini devani gibi vecitli sofilerde §eyhi ekber'e 
tamamiyle miitabaat etmi§Ierdir. 

Fakat mutasavviflerden Alaiiddevle, Imami Rabbani, Muhammed 
Ma'sum g-ibi daha ziyade zahit ve muhteriz bir tasim, vahdeti vucudu 
te'vil ve Muhiddinin akvalini tevhin ederek ikinci bir vahdet mezhebine 
salik oJmu§lardir. Bunlara nazaran "vahdeti viicut,, , "vahdeti siihut,, tan 
ibarettir ve salik siilukunda oyle bir derecei fenaya vasil olur ki orada 
mumkinatin ve hatta kendinin vucudu da fani olur. Haktan ba§ka bir 
sey goremez. Halbuki bu mertebe, siilukta vusuli icap eden bir makara 
ise de mertebei kemal degildir. Hakikatta mevcut gibi viicut ta kesret 
iizeredir. Bu makamdan riicu edilince (Sahv j=s>) alemine erisjlir ve ale- 
min, Hakkm viicudiyle mevcut, fakat Haktan ayn bulundugu anlasihr. 
Sadeddini, Teftazani' Makasidmda, vahdeti viicut mezhebini reddedip 
mevcudatin da vucudunu kail, binaenaleyh bu ikinci meslege saliktir^ 
Gelenbevi merhum da Celal ha§iyesinde Gazalinin "Miskatiil envar,, da 
vahdeti vucudu kail oldugunu tavzih ederken bu ikinci mezhebe de 
temas ve sahihi makasidin muhtan bulundugunu beyan eylemi§tir [1] . 

Alaiiddevlei semnani (vefati 77 yasmda 736) de vahdeti §uhudu ka- 
bul ediyor. §eyh Kemaleddin Abdurrezzaki ka§i [2]' Alaiiddevle'nin 
"Muhiddini arabi'nin Hakki viicudi mutlak bilmesi yanh§tir„ dedigini 
duyarak mumaileyhe bir mektup gonderiyor. Mektubunda vahdeti uiicudu 
ayat ve ehadis ile isbat ediyor. Riikniiddin Alaiiddevle', o mektubun 
altina bir cevap yazarak ka§anfye iade ediyor. Cevabina * .... ^ji f -iHtjj»- 



• • . >^-i>i J 1 ^.-J J <ji j*z iy-j\j2 <;i:*y j^-h 2 y~y ^>-\)\ > 

§erhi Makasit (metin) Sa. 73 §erhi makasidin viicut bahsine de miiracaat ! 

[2] Kemaleddin Abdiirrezzaki kafan! , Nureddin Abdiissamet isminde bir §eyhin mii- 
rididir. Ulumi zahire ve batmayi cami'di. Te'vilati kasani; istilahati sofiyye, serhi fususiir 
hikem, ferhi menaziliis sairin gibi bir cok miihim asari vardir .. 



ayetiyle ba§layip vahdeti viicudun vahdeti suhuttan ibaret bulundugunu 
anlatiyor [1] . 

Imami Rabbani Ahmedi Faruki' [2] de vahdette bu ikinci meslegin 
saliklerindendir. Muhiddini arabi'nin vahdeti vucudu makamati urucun 
nihayeti bilip hatrni vilayeti bu makama hasnna itiraz ederek "istilayi 
hubbi mahbup vasitasiyle nazan asiki muhipten mahbubun gayri kalkar 
ve mahbuptan gayri hic nesne gdriinmez. Amma ne an ki nefsuTemr 
mahbubnn gayri olmaya.' Zira bu hukum, muhalifi hissii aklii §ereftir„ 
diyor [3]. 

Vahdeti viicudun "bu ahvalii §uhud, i§ana tavassuti ahvalde yiiz 
gostermistir. Badehu ol makamdan giizer eylemislerdir. Nitekim, bu 
fakir kendi ahvalinden mukaddema tahrir eylemi§tim„ [4] sozleriyle su- 
hutta tecelli eden bir vahdetten ibaret bulundugunu bildiriyor. 

Yine bir mektubunda [5] Bayezft ve Mansur'nn bu tecelli aninde 
jl*;.. ve ji-a*i dediklerini, fakat bu sozleri "jiiiri ; haktir, ben degilim de- 
mektir. Ciin kendini gormedi, isbati gayr dahi eylemedi; ne an ki kendini 
gore ve ana Hak deye... ol hat kiifurdiir.,, Diyerek te'vil ediyor. Hatta 
16 inci mektupta vahdeti kail olanlan iice ayinp bir kisminin miitekellimin, 
diger kisminm alemi, hakkin zilli bilen arifin oldugunu soyliyor vc iiciincu 
kisimdakilerin alem icin "haricte asla tahakkuku yoktur. j^mj c-^U o'^^»» 
dediklerini, fakat bunlar, kamil olmakla beraber sozlerinin rehnemayi 
dalalet olup bilahara "fenadan dolayi boyle gorurler; sonra zillet ve 
ubudiyet makamma erince,, diye bu akideden vazgectiklerini tasrih 
eylemektedir [6] . 

Diger bir mektubunda, vahdeti vucudu Muhiddin'in izhar ettigini,, 
ondan evvelki mesayihin sozlerinin vahdeti suhuda hamlolunabilecegini 
soyliyor [7]. Ba§ka bir mektubunda da "bu arsada §eyh „^. ^ dir ki 
gahi aninla ceng, gahi sulh vaki olur, siihani ma'rifet ve irfana bunyad 
nihad olan oldur...,, diye Muhiddin'in vahdeti vucudu izhar edenlerin 
reisi oldugunu itiraf ve baladaki kanaati tekrar ediyor [8]. 



[1] Nefehatta Kemaleddini ka§ani'nin tercemei halinde her iki mektup mevcuttur 

[2] Hace Ahmedi Faruki ibnigseyh Abdul ehadiisserhendi '. g-"" *J" <i->->^ ^ *^y- 
t 5Ju»_ r Jlj.»^la : ^ Nak§i, Kadin, CegtT' dir, Nak§iyye indinde (muceddidi elfi saai) lakabiyle 
tekrim edilen bu zat 1034 te mahmumen vefat etmi§tir. 

[3] Mustakim zade'nin mektubati imami Rabbani tercemesi. / 

31 inci mektup; cilt : 1 ; Sa. 46 - 48 . 

[4] Mustakim zade'nin 31 inci mektubu; Sa: 48 ( Cilt : 1 ) 

[5} 43 iincii mektup tercemesi; Cilt : 1 ; Sa. 55 . 

[6] Ayni kitap. Cilt; 1. Sa: 107 — 108. 

[7] Cilt 1. Sa. 209. 

[8] Cilt 3. Sa. 74 - 78. 



264 



0§uncii ^evre Melamileri 



Uciincdevre MeiamileHii 



265 



Imami Rabbani'nin oglu Mehmet Ma'smi Serhendi (1098) de ayni 
itikattadir. Mektubatimn bir cogunda bu akideyi lzhar eder. Mesela 
108 inci mektubunda vahdeti viicudu vahdeti §iihut olarak te'vil ve te- 
cellii zati, siiundan bir §e'nin tecellisi diye kabul edip bu bapta Alviiid- 
devlenin bir rubaisiyle de istishat eder [1]. 

Seyyit Muhammed Nuriil arabi'ye gelince: 

Mumaileyh; vahdet hususunda Muhyiddin : Mevlana', Bedreddfn ve 
saire gibi vahdeti vucudun mufrit bir mii'min ve miibelligidir. Kat'iyen 
imami Rebbani' ve peyrevleri gibi vahdeti suhuda tenezziil etmez. Bu 
onun her eserinin umde ve esasidir. Filvaki, vahdeti viicutta Muhiddin 
mezhebinde bulunan diger sofilerden ayn bir fikri yoksa da diyebiliriz ki 
bu mes'eleyi diger mesayihten daha acik ve daha ihtirazsiz olarak ilan 
etmektedir. Imami Rabbani' gibi o da vahdeti viicudu ayinyor. Vari- 
dat §erhinde «velhasil nas, vahdeti viicutta iic mezhep iizerindedir; birin- 
ci mechep, mezhebi avamdir ki onlara gore bu viicut, hakkin viicudunun 
gayridir. ikincisi, havas mezhebidir ki -onlar da bu viicudu, hakkin vii- 
cudunun zilli addederler. Ueuncii mezhebi asfiyadir ki bu mezhepte 
viicut ayni viicudu haktir; zilli degildir. Bu bil'asale Seyyidil Miirselin'in 
makamidir. O sebebten golgesi arza dii§medi. Ondan ba§kalan bu 
makamda onun kademi iizredir,, diyor [2]. 

Muhiddin'in salati usbuiyyesinin §erhinde iibuu . iU-jis^i vuM Jti*,-„ 
ilij- ii^U jjJsb-ji^sj.vi >if» JjVi j ; i-j c^s sozlerini serhederken "Ilah ve Al- 
lah, liigati arapta miistagrik demektir. Tiirkge kaplamaga derler. Bu 
mevcudah zati uluhiyetten baska kaplayici bir ilah yoktur. Seni kimse 
tevhit edemez. Qunki sen, ezeli sabikta ve ebedi lahikta sen oldugnn 
gibi bu suverle de zahir olan sensin. Senden gayri zahir ve mevcut 
yoktur. Tahkik iizere senden gayri esni kimse tevhit edemez. Zira sen 
yani zati ehadiyyet, zaten ehad'sm. Hasili seni senden gayri bir kimse 
tevhit edemez; Nitekim ehli tahkik buyormuslardir ki: Hakki tevhit ede- 
mez, illa ehli §irk. Qiinki tevhit eden kimesne bir gayr isbat ediip 
gayri gormeden neyi tevhit edecek? Bundan munfehim olur ki ben hak- 
ki tevhit ederim; etmem; diyecek olursa §irketmi§tir; isneyniyyet oldugu 

[1] Mektubati Mehmet Ma'sum tercemesi: Mustakim zade. Cilt. 2; Sa. 76-77. 
iy~J\ lAAJl « r iyi_»X. JjVl . . _^la* *& J* oJ.* J ^rUljl J^U-lj [2] 

^JiAajI LuVI_a.L i) lili j jj-b^j Jt^s-^IJL* jl f^l J-I^*JL. j'lilljjib^j 
<ic ^ii j^ ^jVl^ Hlt^i jtTUUj «lUVl, ojL-JLIjl,- r U- _>*_> «llsV jJ-Ij^j jjs 

varidat §erhi 



4 



icin,, diyor [1]. Yine ayni bahiste bilmiinasebe "Oluhiyet mertebesi, ge- 
tek meratibi Hakkiyei batinai mutlaka ve gerek meratibi halkiyyei ' mu- 
mukayyedeye samildir ve cemii meratibi miistagriktir,, sozlerini okumak- 
tayiz [2]. 

•>i**.h ®3>^ a,cJi vi-liv» ciimlesini de "viicut seninledir, secde sanadir 
demek; sen, sana secde edersin demektir,, [3] sozleriyle serhetmektedir; 
varidat serhinde de «-«** 'j* J,um*' »s6ziinii "zira onun viicudundan baska 
viicut yoktur. Ancak odur ki zuhur edip suveri hakayikle suretlendi ve 
bu suretle Hak taalanin viicudiyle hakayiki ilmiyenin suretleri olan eshas 
.zahir oldu. Bu zuhurda hului ve ittiha yaktor. Qiinki hului ve ittihat 
iki mevcut arasmda olur. Sicak su ile souk suyun ittihadi; yagin 
siite; suyun nebatata hululi gibi,, diye §erhediyor [4]. Seyyid'in bu 
sozlerinde calibi dikkat bir nokta vardir. Mevcudah hakla o kadar bir 
addediyor ki sicak su ile soguk su, ikisi de su iken bunlarm teskil 
edecegi vahdeti bile bu vahdete tesbihten ihtiraz eyliyor. 

Aliyyibni Ebu Talib'in $y ^'uiw^ cJh $ **iirvi jui>ij jiitUj matlaiyle 
bashyan sjrini §erhederken de §u sozleri soyliyor: 

«juLiUj yani, cemii mahlukat viicutta zuhurlarmda degillerdir. J^'J 
benzemekte. E§ya viicutta zuhurlarmda degildirler, **^ Vi, ya'ni ancak 
kara miisabihtirler. Viicudi miistakiileri yoktur. Hak da boyledir. E§yamn 
viicutlan viicudi haktir. Miistakil vucutlan yoktur. c^\j ; halbuki sen ya 
Allah; Hak taalaya hitaptir; l «', ya'ni halkin viicutlan ve zuhurati igin 
^l>is^u.i; o nabi' su mesabesindesin.. 

,0.1 ,,4ii ce» r c j v,*, ® 4u^a tu-ti ztt^ ya'ni hakikatta ve nefsul'emirde 
kar, suyun gayri degildir. Ancak su burada hava ile, kar suretinde 
goriiniir. Su nami gizli olur ve kar nami zahir olur. Nefsul'emirde sey'i 
vahiitir. Haik, Hakkin zuhurudur. Her surette cilveger olur. Ol cilveleri 
haik namma oldu. Halbuki zatindan gayri yoktur,, [5]. 

Muhammed Nur'un her risalesinde fikri esasi vahdettir ve bu hususta 
delil aramaga hic hacet yoktur. Hulasa Seyyit, tarzi teslikinde daha 
mufassalca anlatilacagi veghile vahdeti viicudu tarikinin umdesi olarak 
Jcabul ve vahdette fnayi tammi, mertebei kemal kabul eylemistir. Bu son 

[1] Viridi yevmiil ehat. a»-VV>->Jj 

[2] Keza. 

[3] Virdi yevmiil isneyn Cni'Vi 

Varidat §erhi ...ol'Ulj A\\ 3 j£\ 

[5] §erhi kelami Emiril mu'minin risalesi. 



266 



Ucuncii devre Melamileri 



makami, "bu makamda ne kesret, ne vahdet ve ne lai hitap sabit olur. 
Bu makmin lisani &W -&'<sty- dir„ diye tarif ediyor [1]. 



Seyyide gore Muhammed' ve Hakikati Muhammediyye : 

Muhiddin' ve sair sofiyye ricali gibi Seyyit Muhammed Nur' da 
peygamberi Taayyiini evvel ve makami vahidiyyet olarak kabul ediyor. 
Bu takdirde Muhammed', Allah'in zuhuru; Allah', Muhammed'in butunu 
ve sair esya ve mevcudat ta Hakikati Muhammediyyenin tafsilen tazahu- 
riindan ibarettir. Vahidi zaman olan sahis — Gays, hutup— ayniyyeti 
muhammediyyeye mazhardir. Binaenaleyh muhammedin kabri hakikisi, 
onun viicududur. 

Seyyit', Muhiddin'in Salati feyziyyesini serhederken "hazreti nebi 
^i <,ic <a j,- m taayyiinatm evveli olmasma gelince : Hak', viicudi mutlak 
oldugundan ezelen ve ebeden taayyiinden munezzeh ve mukaddesstir. 
Ve mutlak olarak ona taayyiin yoktur. Hatta o, ltlaktan da munezzeh 
olup aslan bilinemez. Bu taayyiini Muhammedi Allah'm kavli sabitiyle,. 
vii9udi Hak olan vucudunda isbat eitigi ilmullahtir ki ondan evvel asla 
taayyiin yoktur ve o, fier §eyi muhittir. Her sey halik olup ancak onun 
vechi, ya'ni taayyiin bulunmayan zati, halik degildir ve her §ey fani'dir; 
ancak rabbinin vechi, ya'ni zuhurundan da mukaddes ve miiteal olan 
zati bakidir. Sonra hakkin ezeli tecellisi zahir oldu ve taayyiini evvelde 
miinderic bulunan taayyiinat, taayyiini evvelin zuhurundan sonra tezahur 
eyledi,, [2] diyor. Muhiddin'in «^«m-» mi serhederken de bir mahalde 
Muhammedi su suretle tavsif eyliyor: "zati ilahiyi dunyada ve ahirette 
gormek imkansizdir. Ancak hicabi izzetle, ya'ni rububiyyetle goriilebilir. 
Rububiyyetin etemmi mazhan ef endimiz Muhammed'dir ki o, kemali sifat 
ile zahir olan zattan ibarettir [3]. 



[1] Murgidiil u§§ak risalesi. 

^ r si.j,j uji* ^jlia!.! j^>._jJl jftj JLr jjiljV oU.«JlJjl i—'j "S^ <^l J-*,^! o_y j '2] 



Ai 



. j,:i jt«j *." i i viji <^j vi ^u'^js" "^ j£ JaAyu - ^\u o~& 

Salati Feyziyye §erhi s \ vA )\ J U 

U^^ /\j \-^_Jly» ^ille>H oU/ V| £>-Tj L' j UJlolii^y jl J&y 13! 



Ugiincii devre Melamileri 



267' 



Ahmedibni idris'in salavatmdan bir tanesinin §erhinde de — ki bu 
risale Seyyid'in en muciz ve en selis eseridir — su sozleri okumaktayiz: 

"Malum olaki azameti zatiyyei ilahiyye, hazarattir, ve hazarat bes- 
tir: hazretiizzat ve hazretiissifat ve hazretul esma ve hazretiilef'al ve- 
hazretiil ahkamdir [1]. Cumlesi, zati Muhammedi ile zahir oldu. Hazretiil 
esma, hakikati insaniyye; hazretiissifat, hakikati Muhammediyye, hazre- 
tiil esma, hakikati insaniyye; hazretiilef'ali vel'ahkam, hakikati ademiyye- 
dir. Bu hakayiki zati Muhammed' *-, <* -it^ efendimiz hazretleri cami- 
dir. Zira evveli ma halakallah ve hatemiil enbiyadir [2]. 

«|lj~* <U!IJj-o Jis Jli 4j'I <U£ «OJI^j ^LaiVl «U!Iju« J- _/> je- Jljjilj-c ~J- 
«JHIj^-L Jjl i \\jj Jj» <j-jj ■MiljU-U.'Jj! «<.ljj Jj» ,j j y «(.UI^UU Jjl i_-_5 O* 

... ^yi\ "UiljiU- U Jjl «\\jj Jj » i^ 1 «Ullji^U Jjl «^.Ijjjj" JiJl 

bunlarin hakikatlan birdir. Nur tesmiye olundugu, zati zahir ve gayri 
muzhir oldugundan; ruh tesmiyesi, menbai hayat oldugundan; kalem tes- 
miyesi, ilmullahata miicmel olani tafsil ettiginden; akil tesmiyesi, hakikati 
miidrike bulundugundan; ar§ tesmitesi, muhit idiigundendir.,, 

Yalniz §urasi nazardan dur tutulmamahdir ki, sofiyyun bu hazarati 
meratip noktai nazanndan tefrik ve ta'yin ederler. Yoksa evvela Allah 
vardi, sonra sifati zuhur etti; sonra ervah, nihayet esbah ve insan vii- 
cuda geldi demek degildir. 

Aliahm, ya'ni lataayyiin ve huviyyet alemindeki zati bahtin avalimi 
saireye, ta'biri aharla zuhuruna takaddiimii — alemin kidemi bahsinde soy- 
lendigi veghile — zamani olmayip zatidir. Allak ^ o'V'yj '^ -*" cf*. h ^^ 
zX -oieU hadisi mucebince evvelce de, §imdi de ehadiyyetinde biitun 
esma ve sifati halik, vahidiyyetinde miistecmi', meratibinde mustag- 
riktir. Seyyit'te bu dakikayi «.i_^jMiy» Muhiddin'in &\> •ojioS'aC. ,;,. jA^s 
. . &■ AjcU ^ oli» y j <-•>■• J' ,o>i»' 'fg* '** §erhinde anlatmaktadir. Hatta bu te- 
lakkiden dolayidirki sofiyyunun ekseriyyeti alemin hadisi kadim oldugu- 
na kail olmu§lardir. 

Bu bahse nihayet verirken Seyyid'in Muhammed'i nasil tamdigim 



[1] Mutasavvifinin ekserisi hazarati hamseyi; laliut ( ehadiyyet ) Ceberut (vahidiyyet, 
taayuni evvel; hakikati muhammediye), Melckut (Ervah ve sifat), nasut (Alemi gehadet), 
Misal olarak ayirmt§lardir ki bu be§ alemi, kevni camii insani muhittir. ( Ismail hakki'mn 
« Lubbiilliip ve sirrussir» ina miiracaat!) Seyyid'in taksiminde Zat; lahut; Sifat, Ceberuta; 
mukabildir. 

[2] Hatem, Sofiyyeye gore ma'nayi lugavisiade musta'mel de'gildir. Peygamber biitun 
enbiyamn mazhariyyet ve ne§'elerini cami ve haiz bulundugundan hatemiil enbiyadir. Ma- 
amafih kendisinden sonra niibiivveti te§riiyye ile nebi de gelmez. Hatemiil evliya da vilayet 
meratibini cami' olan kimse dir ki bu da aynen nebidir. Fakat teeddiiben nebi denmez. 
Esasen nubuvveti de niibiivveti ta'rifiyyedir. Hatemiil evliya her zaman bulunan « gavs» tir. 



m 

■f 



268 



Ociincii devre Melamileri 



Ucuncii devre Melamileri 



269 



gayet giizel gosteren, kendi tertip ettigi ve bir cok risalesinin sonuna 
dercettigi ve daima okudugu su kisa salavati yazryoruz: ^ i* i- r «s>» 

« ... .A- j ^ 3 „JT ^j UUjij l^J,lj UU'lj Uj^lj Uy jt »_,4 tf j!l ^.Uillj.^ j a# 



Meratibi hakkiyye ve halkiyye : 

Seyyid'in Allah'i "Meratibi hakkiyye ve halkiyyeyi mustagrik,, cum- 
lesiyle tarif ettigini gormiistiik. Muhammed Nur' muteaddit eserlerinde 
bu meratibi birer birer saymaktadir. Mesela; Ahmedibni fdris'in salava- 
tinda ' >j^>j -^i i ^ y\ jua* :;ii ^X » cumlesinin §erhinde bu meratibi 
bervechi ati tadat ediyor. 

u Ya'ni Rasul ^ } „jij «o* -mi^-. kemali ilahi dairesi olan meratibi hak- 
kiyye ve halkiyyenin asli ve mazhandir. Meratibi halkiyye yirmi sekiz- 
dir: 

Akli evvel, Nefsi kiil, Tabiat, Heyula, Cismi kiil, Sekil, Ars, Kursi, 
Feleki atlas, Feleki kevakip, Feleki keyvan, Felekiil buruc, Feleki Beh- 
ram, Feleki yuh, Feleki Zuhre, Feleki katip, Feleki kamer, Feleki esir, 
kurei hava, Kurei ma', Kurei tiirap, Ma'den, Nebat, Hayvan, Melek, 
Cin, Insan, Insani kamil.. 

Meratibi hakkiyye dahi yirmi sekizdir : 



•«cU» <Jljj «j-_^ t C--^ C ^ i J- f^li i j*.,. S ^^^ f _j_^„ i jj 4 ^ 4 U 

Meratibi hakkiyye, Gayb ve meratibi halkiyye, §ehadet'tir. Nokta, 
hurufun asil ve maddesi oldugu gibi Nuri Muhammed! i-j <d~j <^ -oiij^» 
de meratibi hakkiyye ve halkiyye'nin menbai va maddesidir „ . 

Muhammed Nur', meratibi halkiyye'den her birini meratibi hakkiye- 
den birinin zuhuru, tabiri aharla meratibi halkiyyenin hakikatlarinm mera- 
tibi hakkiyyeden ibaret bulundugunu " Salah iisbuiyye „ serhinde izah 
etmektedir [1]. 

Bu meratibi . «ju^ij^'Vi » de mukabillerinde bulunan esmanm suretleri 



[1] Ruhi Muhammedi hakikati jj.j. ^«\ ve Nefsi MuhammedT hakikati iel ~.l ve 
Tabiat hakikati jWl r -l ve Heyula hakikati jiT ^-1 



olarak bildirip "Magribi',, nin « u' u'«- r u ■» sindaki « »^1 s;u » u da aynen 
almi§tir [1]. 

Bu dairenin en di§i ^-jui alemi, ya'ni esma ve ef'alin miistehlek 
bulundugu "gaybi hiiviyyet,, tir. Ikinci daire "Taayyiini evvel,, ya'ni 
ilmi zat! ve "Hakikati Muhammediyye,, dir. Ucuncii daire "Taayyiini san!„, 
ya'ni Sifat ve Melekut alemidir. 

Goriiliiyorki H. Muhammed, Gaybi hiiviyetle Esma ve Sifat alemi 
arasmda bir Berzahtir. Doiduncii daire, nasut alemidir ki artik burada 
daire iki kavse ayrilmistir. Bir tarafta meratibi halkiyyenin hakayiki olan 
hak meratibi; diger tarafta meratibi hakkiyyenin zuhuru olan haik mera- 
tibi vardir. Ic dairenin bir tarafi bahri viicup; diger tarah bahri imkan- 
dir. Fatihanm allaha ve abde ait ayati bu iki nisif daireye yazilmi§tir. 
Ortadaki hat da cs-^ 5 v s mucebince berzahiyyete bir delildir [1]. Seyyit 
Fatiha tefsfrinde de bu meratipten bahseder. 



[1] Magnbi'nin (808 yahut 9) U* o^=r & sl Halet Ef. kutiiphanesinde 800 numarali 
mecmuada ve Ayasofya kutiiphanesinde 2087 numarali mecmuadadir. 

Misrii NiyazT'nin « Devrei argiyye» sinde de buna benzer bir daire vardir. 

"Magribi' (Muhammedibni §trin) igin Mecmaul fusaha'ya bakiniz ! Cilt : 2 ; Sa : 30; 
HazTnetiil asfiya'da da malumat vardir. Cilt : 2 ; Sa : 303 



:270 



U§iincu devre Melamileri 




**>i/k 



.Muhammed Nur'un «W^jl ;yi» ye nereden aldigim kaytetmeden resmettigi 
«U' alg». fU» daki "Dairetul viicud,, .. 






Uciincii devre Melamileri 271 

Hey'et ve hikmeti kadime ve Seyyit Mnbammed Nur: 

Meratibi hakkiyye ve halkiyyeyi anlatirken de tavazzuh etmi§tir ki 
•seyyit, eski hey'et nazariyelerini anasin erbaayi oldugu g-ibi kabul etmis- 
tir. Bu hususta aynca «-^luyij iWd^r jUJ •jus^i.jj «H-j» isminde tiirkcebir 
risalesi vardir. 

Bu risalede Felekiiz zat tabir ettigi hiiviyyeti mutlaka, feleki saru ve 
salis dedigi taayiini evvel (tecellii sifat) ve taayyiini sani (tacellii esraa) 
alemlerinden sonra Akli kiil, Nefsi kiil, Tabiat ve Heyula ile §ekil 
alemlerini izah ediyor. Heyula, Sekli kiil ve Gismi kiil, Seyyide nazaran 
umumiyetle ma'nevidir. Mesela; Heyula hakkinda "maliim ola ki Heyula, 
eseri kiillii ma'nevidir ki kendisinde suver zahir olmaga kabiliyeti vardir. 
Teknede hamur varken tiirlii tiirlii suret giymege kabildir. Ondan yapi- 
Jan ekmek somunlan niiidevver ve miirabba', ariz ve tavil, tiirlii tiirlii 
suretlerde olabilir. Lakin misal olan hamur hissidir; «V* ma'nevidir,, dedi- 
gi g-ibi §ekli kiil ve Cismi kulliin de "ma'nevi,, olduklanni tasrih eyle- 
mektedir. 

Bunlardan sonra "Cismi kiilliin ciiz'iyyatlanndan ciiz'i tabiidir ve 
,§ekli kiirevidir,, dedigi feleki ar§i, sekiz suri cennetin mahalli olan kiir- 

siyi ve sonra da sirasiyle feleki menazil, feleki zuhal, feleki mii§teri 

yi bunlann hakikatlanni, ya'ni bu suretlerle zahir olan ismi ve bu isim- 
den husule gelen tasarrufu anlatiyor. Mesela; zuhal, v^ isminin mazhan 
<olup alemdeki maddi ve ruhi nziklar ve bekayi cismani bu felegin ruha- 
miyeti tevecciihiyle olurmu§... Mu§teri, f> isminin mazhan, Merrih, ^ 
isminin mazhari oldugundan birincisinin tevecciihiyle ulum ve tedbirat, 
ikincisinin tasarrufiyle de muharebeler, zelzele ve saire husule gelirmi§. 
-ve hatta e^'h^ peygamberlerle muharebeye memur miilukiin talii de 
behram imi§. 3t isminin mazhan olan u~~~, her mevcudun ma'nevi ve 
hissi zuhuruna, jj~" isminin mazhari olan ziihre, ecsamin husuliine ve 
.suveri haseneye meyle muvekkilmis,.. Feleki katip dedigi Utarit, mevcu- 
•datin mahdut ve mahsur olmasma; kamer, mevalidi selasenin viicuda 
gelmesine mutasarnf imi§.. Seyyit, Bunlardan sonra feleki nar, feleki 
hava, feleki ma' ve feleki tiirabi ve bunlann tasarrufatmi, ruhaniyetlerini, 
izah eyliyor. 



[1] e'^jljl^ da da dairetul viicuda ait §u sozleri okumaktaylz: 

^U* lf-*»JO <*ii- \ -rJ\J-\ ji-V 1 ljLaJIj 5.cli^ ^-J^S {J' S |/*16J\ i^'^i (£*"*' »J»jS ^*liil Sj> Ijll jl iet 



272 



O^iincu devre Melamileri 



Hulasa vazihan anlasiliyor ki seyyit, Batlamyos'un eflakini, nevesini 
kadim yunan feylesoflarmdan alan anasir ve tabayii; tamamiyle kavra- 
mi§ ve bunian vahdeti vucuda tatbik ederek izah eylemis iskolatik 
uluma vakif bir alimdir. Fakat, miladi 19 uncu asnn nisfi ahirinde yasa- 
digi halde asnn yeni telakkilerine, yeni nazariyelerine biganedir. 



Seyyit Muhammed Nur'da devir ve tenasuh: 



Meratipten ve dairetiil viicuttan anlasilacagi veehile Muhammed NurV 
biitiin sofilerle beraber devri kaildir. « W^>'* » de bu daireyi resmetme- 
den evvel meratibi, badehu devri izah ederken diyor ki : 

"Insanin maddesi, Zattan Esma ve Sifata, Ilim; ya'ni a'yani sabite 
mertebesine niizul eder. Oradan Akla, Nefse, Tabiat, Heyula ve Cismi 
kiille, ve sonra da sirasiyle diger meratibe nazil olup nihayet Nebat ve 
Hayvan mertebesine kadar gelir. Allahu taala buyururki: (Allah, onun 
mustekar ve mustevdaini bilir), ya'ni insanin maddesi meratibi ruhaniye- 
de mustekar olup meratibi cismaniyeye tevdi' edilmistir. Insanin esfeli 
safiline, ya'ni mevalidi selaseye kadar ruhani ve cismani seyri budur. 
Insandan daha esfel yoktur. £Cinki ; insani biz, ahseni takvimde yarattik. 
Sonra esfeli safiline reddettik. (Ayet) eger insan ehadiyyiisseyyr olup hebat 
ve hayvanda egiesmiyerek seyrederse allahtan vuslat hususunda da'vet, 
ve irsada miihtac olmaz. Bu, mevhibei ilahiyyedir... Eger gayri me'kul 
nebat haline gelir, yahut ta me'kul olurda ebeveyninden gayri, hayvanati 
me'kule yer ve bu hayvani da ebeveyni yemezse ; yahut ta cocuk haik 
edilmez ve haik edildigi takdfrde nefhi ruhtan evvel duserse, bunlarm 
umumunda tekrar ma'dene avdet eder. Hulasa; meratipte eglestigi de- 
recede isti'dadi artar... „ [1]. 



<Jjv o' J' v^'J 1 ' iy 

,~iYl ojU . I4CJ «;™^j 



ut!| ■u,^» JI cAk 

c 

u 



.suni 



4' J 1 Jv^l J' *«-LJl J' , -*JI J! .W- 



<&> J*J JSUI r i-l JI J^l JI lu-Dl JI ^ 



*Jl J! JiJI J} 
JI 



y^ — U 0UV1 sjU . l^cs^.j [*j_: — A u ^i_j ju iiijij . ji^J-lj oUl^V-vJ' 
ji Ji j'uA-ij JUjjll jUVi^ l^jj ^vJ-l ^"LA 1 J joy-J-ij V^Jj 51 v-'i 1 J 
j~»-\J uU;Vi Ui. ju) « jUVi ^ '' jju.1 v ->l *i*b\ jJ|_,. j* c^Ul ji-i Ji J>~ 

.jl-ullj ol^.-*--!j- O Uli. J; Jy^ fj „*J.I i£J*l U^'.l^l 4*1 f* .ij^U Ji-I o l»' J i j f f y* 
o'J ^\ v* 1 ^' J* l-^j -ilJI ^Uj J /U-jl Vj ^; JI r l^i\i ^Jl ^j^I j^ 



Uciincii devre Melamileri 



273 



Seyyit bundan sonra "ona ruh nefhedilip niisuri insani tamam olur. 
Artik bir daha mevalide avdet yoktur. Tenasuhiyye • tenasuh, tefasuh 
ve terasuhu kail olmalariyle dalalete diistiiler ve ahireti inkar ile kafir 
oldular,, [1] diyerek tenasuhu reddetmektedir. 

Varidat §erhinde devri aynen izah edip " Bu seyrinde eglesmiyen, 
ta'vikata ugramiyan da'veti kabul eder. C ok ta'vikata ugnyan da'vette 
riyazat ve saire gibi miicahedelere muhtac olur. Ta'viki ziyadele§tikge 
da'vette de siddete ihtiyag cogalir; hatta nihayet seyf ile d'vete liizum 
goruliir. I§te inzali kutiip ve irsali rusiiliin ve miir§idin ir§adinm hikmeti 
budur. Daveti bu viicuhtan bir vech ile kabul etmiyenin, meratipte 
eglesmesi eok bulundugundan isti'dadi vahdete baittir ve halinde ma'zur- 
dur. Binaenaleyh ona Allahtan re'fet olarak katil ve bunyanmin tahribi 
yerine harac vaz'edilir,, [2] diyor. 

Hulasa Seyyit'te sair sofiler gibi, devri kabul etmektedir. Su halde 
insan, makami ehadiyetten itibaren su makamati gecmi§tir: 

Hakikati Muhammediyye, Alemi Sifat, Eflak, Anasir, Mevalit [3] 



* 



o\i?- uri ji 



JJ L-i_^ j\ ( JJ| ^Ll li* j. j& 'j e U| l^iTI j\ c j/'t ^ 

.. o^U«:^l jbjl GyS abjl \fj o-V-LI JI ^^=i ^\J A Ji CJ^'C" 

... s> VI fj&\> \sjf> ^-IjOlj ^Idlj ^ll-'lj ^U!L r4 !^i 

Tenasuh, insanin SIumden sonra yme insan olarak diinyaya gelmesi ; Temasuh, 
meshedilip hayvan olmasi ; Tefasuh, insan sureiinden nebata dusmesi ; Terasuh, ma'dene 
-tenezzuludiir. Insan suretinden hayvan, nebat, yahut ma'dene reddedilmesi, insan suretinde 
iken yaptigi amellere goredir. 

a^JIJI ^b^ij jsj^_ A^ ^'lai* j^ij J_j«^_Vj ^Jl^ju.1 oj^ij'-r- [2] 
ol-^l^l^ U^ij cUljill^ s^cjlj j^^-awIJI £.b-_i is 3 »r ^.r^ ^j jLijVlj 
J-jJiJL-jIj ^dd\J\y'\ iuC 1 i* ^i : JL cj& i±^ s_^JIiljjl Ji^Jbbj,! LK» 
«jj-u. ^ ^lyr o>X3 f^U^I j.,J oj^-jllj- ^^ s i£ Jl j.i o i j-jus-JUib-jlj 

...*U ^i>" jc k\^ <ilj j:i!LU_ ^l/ki^ ^j. 

[3] Sofiyyun'un hemen hepsi Devre miiteallik manzumeler yazmistir ki bunlara (Dev- 
riye) denir. Mevlana mesnevide; 



sb, 



i"U 



i 13 j I JLjJ lS-^^JJ 



vU- 



^\ Jjl 






f- 5 -^ j\>j f iis* li^l^-jl 



» j.i 



r 3 ' J <J ! J?:^JI f-i^" 

Melanuler — 18 



274 



Ucjiincii devre Melamileri 



Buraya kadar olan seyre "Devir,, denir ki bunda butun Sofiyyun 
miittefiktir. Oliimden sonra tekrar devre diismek ve kemale erisinceye 
kadar riic'at ettigi meratibte muazzep olmak "Tenasuh,, tur ki Sofiyyun, 
bunu kabul etmiyoriar. Seyyit te tenasuhu reddediyor. Bu hususa oglan 
seyh Ibrahim Ef. ve halifesi gaybi'nin tercemei hallerinde biraz temas 

etmistik. 

Muhammed Nur, oliimden sonra kummelinin "bir kevn ile mukayyet,, 
olmiyacaklanm, mii'mini takinin ruhunun illiyyin ile mukayyet olup 
tecellii eemalde; kafiri sakinin kesbeyledigi sifat suretinde siccinde 
hapsedilecegini soyliyerek "tenasuh, temasuh, tefasuh ve terasuh deyu 
devri daime kail olanlarin mezhebleri batildir,, deyib bunian izah ve "bu 
kavli kail olanlar devriyye mezhepleridir. Anlar Yahudi, Mason ve 
Protestan ve gayrileridir ve bu mezhepce tebdili meratip ve taayyiinat 
lazim gelir,, [1] sozleriyle akidesini oldugu gidi izhar ediyor. 

t iWj uai^ sLtJiytf » da bu hususta daha ziyade izahat vardir. Kiim- 
melin, Etkiya ve eskiyanin oliimden sonraki halatmi aynen yukardaki 
gibi anlatip sonra diyor ki: 



•j jl d»%j\ fjiy. 



.VI <il!l* 



5i ~ y 



~L}j\ r >£_ 



,xi j «Ou 



°J3 



beyitlerile bunu gosterdigi gibi DTvam kebirde 

Ao±j d^JJ* J "'r^ J „ ^-L" ^J 1 



r' 



>z f UiL 



$=: j.j^ o' 



-I L 



matla'h gazelinde bu nazariyeyi anlatir. Divanmda bu hususa temas eden diger gazeller 
de oldugu gibi mesayihi mevleviyye arasmda Mevlana'mn olup olmadigi ( §iipheli bulunan, 
fakat gerek lisam, gerek mazmundaki cugis. itibarile Mevlana'mn oldugu muhakkak olan 



Jj* jl y~ $ JJ -0 



■ x ° [ J M. d\j * ( _s-^~; *^~ ^ 



■J'i o' ^ 






miistezadinda da bu nazariye sairane bir surette ifade edilmistir. 

Bektagi Kaygusuz Abdal'in "Budalaname,, sinde "Devr,, tasrih edilmi§; Bektagi — Ki- 
zilbas. sairlerin de hemen hepsi gayet giizel, hece vezniyle Devriyeler yazm!§Iardir. 

Tenasuh akidesiae felsefi bir telakki halinde Fisagor ve Eflaton'da ve nihayet daha 
vazih olarak Neveflatunilerde tesadiif ediyoruz. Kabalistler de bu nazariyey-i ahlaki bir suret- 
te almijlardir. Fakat Sofiyyun'un Devir nazariyesinin esasi «Allah'm meyli zatisiyle zuhuru» 
oldugu gibi vahdeti viicutta hului ve ittihat ta bulunmadigindan tenasuhtan tamamiyle ay- 
ndir. Bilhassa, Sofilerin bir §ogu, oliimden sonra tenasuhu redd ve bedeni misaliyi kabul 
ederek bu iltibasa mahal birakmami§tir. Buna mukabil Tenasuh, Batim (Kizilbas. - Bekta§T, 
Huruf!...) tarikatlarda cayi kabul bulmustur. 

[1] Fatiha tefsiri. 



Ucuncu devre melamileri 



275 



"Nasihiyye, Tenasuhiyye, Terasuhiyye ve Tefasuhiyyenin ruh beden- 
den infisal edince diger bir insan bedenine ittisal eder — bunlar Nasi- 
hiyyedir — , yahut hayvana — bunlar Temasuhiyyedir — , yahut nebat ve 
ya ma'dene gecer — bunlar Terasubiyyedir — ve orada ebediyyen kalir 
yahut ta yine ma'dene, ma'denden nebata ve hayvna, nihayet insana 
intikal eder ve boylece ilelebed devreder — bunlar Tefasuhiyyedir — 
dedikleri iki vechile batildir: 

Birinci vecth sudur ki: onlar ervah, binefsiha kaim olamaz: muhakkak 
mabihil kivam olan bir bedene miihtactir derler. Eger ervahm binnefs 
kiyamlan yoksa, bedenden naklederken miin'adim olmalan iktiza eder. 

2 : Kiyamlan binnefs ise viicudi Hakla kaim olmamalan icap eder [1]„ 

Bu izahtan da anla§ihyor ki Seyyit, ervahi da - tecelliyat ve §iiuni 
zattan olmakla - zat ile kaim biiiyor ve tenasuhu ehemmiyetle reddediyor. 
Bundan sonra badolmevt terekkiip edecek cesedin surette kablel mevt 
olan cesedin misii, mertebede aym oldugunu soyliyor. Esasen, Muhammed 
Nur'un meadi, cismani olarak kabul etmedigini ve alemi ahireti emri 
melekuti telakki eyledigini Varidat §erhinde etraflica izah etmi§tik. §u 
halde meadi cismaniyi kabul etmeyince tenasuhu da kabul etmiyecegi 
bedihidir. 



Seyyit Muhammed Ntn^da §ffliki 



Seyyit Muhammed Nur'u da Bayrami melamileri gibi Ali'ye karsi 
diger sahabelerden ziyade hiirmetkar gormekteyiz. Ali'nin 

misraiyle ba§hyan §i'rini tiirkce kiiguk bir risale ile §erhettigi gibi 



jjJl^c zX^^\ lil ^_jj)l jl -i» \^~" \-&\j \h~ '>''-? ^^— $h ^- , ^' *Jl*Uj [1] 

<*«—l>l|>j i CiUjI i ^-— $1 r <^j '! ulj-.-^-jl • V'— UJI .^j i _,i-Tol-il 0^- J-^" 
i \J*i*Ax}\ ^j i JoVlJJ l-vX.4>_j jl„j!_j jl^^j uU' J,\ 'U.» Jiiki Jj i I-.V j\ Ijul "k~>j 

^h \x&y i (y* oai ji r \.-J- j. i r ~i-_ W. f UsV ^ijjVijiiJis rr i i jyyu>-Ji 

,^>-ljj.s-J-'l) ('JS'V 1^1 fi-f-^ ■ ~$aj\l_ \y.~A~' UI d.',. ^iual.AJjl^ jJ^JI _-U^ 

^uik ijji j. ^Ujii^Lr 
(iUij jWij^i ) : ■— '-. '.■■'. 



'« 



276 



Uguncii devre Melamlleri 



« ijiiU-i uju" «u' ij\ » soziinii de diger tiirkce bir risale ile §erheylemi§ ve 
hatta bunu Pirzerin'de okuttugu icin " Noktaci hoca,, namiyle sohret- 
lenmistir. 

Bunlardan baska « ^ r U jjus » isimli tiirkce bir risalesinde de. H. 
Ali'nin hakkindaki bazi ayat ve ehadisi §erhederek Ali'yi Peygamberden 
sonra manevi hilafetin sahibi ya'ni "Veraseti Muhammediyye„ye mazhar 
gostermektedir. Ahmedibni idris'in salavatim §erhederken Ali Muham- 
med'in ii? kisma aynldigini; birinci kisnnn « r^- ! l ^ lc * kelimesiyle tebcil 
ettigi Hasan ve Huseyn'e mensup evladi suriyye, ikinci kismm ma'rife- 
tullah tarikini ihtiyar ederek Peygamber'e nispeti olan evaldi ma'neviyye, 
iicuncii kismm da "Hem hazreti Hasan veya hazreti Huseyne fV-JiW> 
siiri mensup ve hem de hazreti Rasulullah'a marifeten vasil olanlardir. 
Kutup, bu kisimdan olur.,, sozleri ile kendisi gibi hem neseben, hem de 
ma'nen seyyit olanlan tekrim ediyor. 

Menbaunnur jj^^ da kendisine fena makamlannm EbuBekir' tara- 
fmdan telkin edildigini soyledigi halde bir rii'yasmi naklederken Pey- 
gamber'in huzuruna girince kendi tabirince "Hazreti Sah,, m ya'ni Ali' 
nin yanma oturdugunu ve hatta EbuBekir'in "Neye bu tarafa oturmadin?,, 
sualine kar§i Ali'nin "Bu mecliste taraf yoktur„ dedigini ve "Hazreti 
§ah ile sirren miikaleme ettigini anlatarak Ali'yi tafdil eyledigini anlati- 
yor. Yine "Menbaunnur,^ unda bir rii'yada kendisinin Ali' oldugunu ve 
Peygamber'in " Ehli beytimdensin,, diye hitap ettigini soyliyor. 

Seyyit Muhammed Nur'un biitiin bunlardan ba§ka Ali Allahilere de 
cok meyyal oldugunu ve onlann akideleri gibi Ali'nin hayatta bulundu- 
gunu kabul ettigini hayretle gormekteyiz. Seyyit, "Risalei Saidiyye,, sinde 
mead ahvalini anlahrken Varidat serhinde oldugu gibi nasi iic kisma 
ayinyor. Birinci kisim "Kiimmelin,, dir. ikinci kisim mii'mini taki, ueiincu 
kisim da kafiri §aki olanlardir. 

Seyyid'e nazaran birinci kisim da iki zumreye aynhyor. Birinci ziimre, 
vefat ediyor ve vefatindan sonra hic bir kevn ile mukayyet olmiyor. 
Ikinci ziimre vefat etmeden Nasut aleminden uriic ediyor. Bunlann bir 
kismi, yine kendi suret ve hey'etinde tekrar diinyaya geliyor. Isa gibi ki 
son zamanlarda niizul edecektir. ikinci kismi ise bir miiddet sonra diger 
bir surette yine diinyaya geliyor. Seyyit, bu ikinci kisma ilyas'i misal 
gosteriyor. idris' uruc ettikten bir muddet sonra Ba'Jebek' §ehrine Ilyas' 
olarak ba'sediliyor. Peygamber'de cH.->^y u-unw demi§; bu hususta Mu- 
hiddin'in futuhatindan da istishat ediyor. 

Seyyit', Ali'yi de bu kisma idhal ederek diyor ki : 

"Ali' fX~n*J* da boyledir; vefat etmedi. Tufan'dan sonra Nuh' f>uw.u m 





i 


' 





Ueiincu devre Melamlleri 



277 



gemisinden JwiiijAi iki levh mahfuz kaldi ve Aliyyibni Ebu Talib' bun- 
lann ustunde semaya uruc eyledi. Zamani ahirda diger bir §ahis suretinde 
niizul etse gerektir ^^->„. 

Seyyit, acaba bu sozlerle Mehdi'nin "Ali'„ den baska kimse olmadi- 
gini mi kaildir; bu uruc keyfiyeti Nasutiyyetten tecerrut iie mi olabiliyor? 

Biitiin buralan miiphem.. Esasen Seyyit, bu hususu fazla acmamrs.. 
Bu bir tek risalesinde bu kadarcik yazmi§.. Fakat bu akide, Sia'nm 
<( Riic'at„ akidesine de tamamiyle muvafiktir. Sia, maliimdur ki »J.»j^» 
«tAiii sisju jjV J»-"j^ «.uyiMiJ 6/jU w\ hadisine istinaden Peygamber ve 
Eimme'nin ayni zamanda onlann du§manlannin diinyaya tekrar riicu' 
edip aralannda kisas icra edilecegine; badehu takrar vefat edeceklerine 
itikat ederler [1]. 

Esasen Seyyid'in de Sn kitaplanm okudugunu ve tetkik ettigini zan- 
nediyorum. Mesela "Niyazi,, serhinde isa'nm urucunu anlatirken son gece 
Havariyyun'a " Icinizden hanginiz benim icin fedayi can eder? dedi. 
Birisi buna razi oldu. Onu tutup Isa diye astilar. Isa asilmadi ve katlo- 
Iunmadi. Ona benzetilen ve isa suretine giren zat, kendisini isa'ya feda 
etti,, diyor. Halbuki bu, ciimhurun fikrine tamamiyle muhaliftir. Hristiyan- 
lar, bu adamin Isa'ya hiyanet ettigini ve binnetice Isa'nin salbinden 
sonra nadim olup intihar ettigini soyledikleri gibi Ehli shnnet akidesinde 
de bu adam isa'yi ele vermek istiyorken kendisi Allah' tarafmdan isa, 
§ekline konulup asilarak cezasini bulmus, isa' da diri olarak goke uruc 
etmistir. Halbuki Seyyid'in bu ifadesine nazaran Yahuda, bir hain degil, 
fedakar bir sehit olmus oluyor. Bu sozu neye istinaden soyledigini 
arashrdim. Nihayet §ii tefsirlerinden &^ -^V^ *_-&& juiioi^ai n j n Ali Imran 
■suresinde WA^u-^^y 4j~i lt.jiijaUj i^r ,> jii^. jj^u, ji ^wijj &j> jU j\ iS ^\ i ^y^, 

' r 5 ^^ J, f ^- 2I 'r>- ^ ayetlerinin tefsirinde imam Muhammedul Bakir'dan 

rivayet ediien bir hadis gordum : 

"Isa', Allah'm kendisini ref edecegi geceyi eshabma haber verdi. 
Onlar da aksam vakti isa'nm yamnda ictima' ettiler. 12 ki§i idiler. 
Onlari bir eve ithal etti ve sonra evin cesmesinden, ba§mdaki sulan 
(elile) silkerek cikti (Gusletmi§) ve dedi ki: Allah, beni simdi kendisine ref- 
edecegini ve Yahudilerin kiifriinden tathir eyliyecegini bana vahyetti. 
Hanginiz benim seklime girmege ve yerime katlu salbedilmege nza gos- 
terirse melei a'iada benimle benim derecemde bulunur. Onlardan bir 
geng , Ya Ruhallah; Ben! dedi. Isa' hakikaten o sensin, diye onu tasdik 

[1] ^ Otsli^VIJ «-J'U» 3j**d "&^ Sa: 92. *yL j.. I ve Jjji- j..i unvanlarile tnaruf olan 
„Ebu Ca'fer Muhammedibni Aliyyibnil Huseynibni Musebni Babiveyhil Kummi jjP- j*>. y\ 
•isr'^.j} Cf. &*y C?, {fi^is J* C/, „ nin " kutiibi erbaai §ia " dan ^Mbj&y (> . in ba § indaki 
iercemei halinde bir de aynca ^Jl^llJ^si oldugu masturdur. 



278 



Uciincii devre Melamileri 



Uciincii devre Melamileri 



279 



edip yine; fakat sizden birisi de beni sabah olmadan on iki kere inkar 
edip kafir olacaktir dedi. Yine biri, Ya Nebiyyallah; o benmiyim? dedi. 
Isa, eger bunu nefsinde hissediyorsan o sen oiursun deyip umumunaj 
Benden sonra iic firkaya aynlacaksiniz. Iki firka, Allaha miifteri olacak- 
lardir ki bunlar cehennemdedirler. §em'un'a tabi' olan iicuncii firka Allah'a 
sadik olup cennettedir dedi. Sonra Allah, isa'yi, Havariyyun'da ona 
baktiklan, bu hali gordiikleri halde evin bir kosesinden ref etti. (Imam) 
sonra dedi ki: Hakikaten Yahudiler o gece Isa'yi aramaga geldiler. 
Isa'nin beni sizden birisi sabah olmadan on iki kere inkar edecek dedigi 
adamla Isa' suretine ilka edilen genci tuttular. Bunu katil ve salbettiler. 
isa'nin sabahtan evvel on iki kere kiifredeceksin dedigi adam da kafir 

oldu. „ 

Anla§ihyor ki Muhammed Nur, ya Safi tefsirini gormu§, yahut ta bu 
hadisi diger bir mahalde okumu§tur. Bu da bizim, Seyvid'in Sji kitapla- 
riyle miitavaggil oldugu hakkmdaki fikrimizi ispat eder. 

Seyyit', esasen Mehdi'nin kaim olduguna da mii'mindir. Mesela 
Niyazi' §erhinde 



J^c 



^{i>-\ 4i (ff-jc fjr 



pK 



r* 



f >u 



Jy VI JJ jyM <sS <J*y 



beyitlerini §erhederken "yakmda gorursiin ; nuri seriati Muhammediyye 
kavusmaga yakSa§mi§. £unki Hazreti Rasulullah buyurmu§tur : Salihler 
zamani bir giin/ fasiklar zamani yanm giindiir. Yovmi ilahinin bir giinii 

J*&y>3 oJl \ 3 \j J c^ ,> ^ £> f K ^^ y^rJ j-~ s ^" ] r^jLll ^ <Jt 

JUs liy> c;lj Jls Zi\ ^jj \i ^ ?r» v^ ^ J?^ ^ ^ V ^-^ y u iJ J~V ^-^ 
y> l' I ^a J=-j 4 JUs sy-Ts^c jiTl £- r ~-*;. j i J i J.J\ J* ^ A j' ^1 ^"i c f4 J 
oy^i:_^ r <Jl UI ^~i* ,»«) Jls ( r"- H> » O^ 1 » ^-"^ J ^ tT^" 1 ^- £ JU *"' "T' - 









Sa: 82 « ji_>^ J^ =>>- M 



E 



.i. -iIl 






i£ (_y I 



IjA>-Ij 



^jljll Attl j»^>— i" j j La) I 



fr 

i 



bin senedir. Yanm giinii be§yuz senedir. Bu hadisi §erif hicret zama- 
nmda idi. Salihler zamani sjiphesiz asri saadette idi. §imdiye kadar 
Hicreti nebeviyyenin 1299 senesi gecti. Demek kiyamete daha 201 sene 
kaldi. H. Isa'da ref'olundugu vakit 2000 senede yine niizul ederim buyur- 
mu§tur. Hicreti nebeviyyeye kadar 500 sene idi. Hicretten sonra da 
1500 sene ; tamam 2000 sene olur. 1400 den sonra artik alamati zuhur 
goruniir. Mesela Mehdi r^- 11 ^ elyevm zahirdir. Ya'ni diinyadadir. Mehdi, 
Imam Hasanul Askeri'nin oglu, Imam Muhammediil Mehdi'dir. Hulefayi 
Abbasiyye geldigi vakit iptida hilafete Ebu Ca'fer gecti. Nesli Rasulden 
olanlar kendusine muzahim olmamak icin kailediimege ba§Iandi. Mesela 
Imam Aliyyiir Riza.' Horasan cihetine firar etti. Sonra Imam Hasanul As- 
keri' Mekkede gizlendi. Imam Mehdi'de ol vakit sirroldu. Elyevm sirdir. 
Ekseri evkati Medinei miinevvere'de gecirir. Cedleri yamnda olur ve 
iakin kimse taniyamaz. imamlardan yalmz dordii Medine'de kahp vefat 
etmi§lerdir (Hasan, Zeyniii Abidin, Muhammediil Bakir, Ca'feriis Sadik) 
kubbei Abbas'ta medfunduilar, Ikisi Bagdat'ta (Musel kazim, Muhammediit 
Taki), imam Hiiseyn' Kerbeia'da, Ikisi Samra'da (Aliyyiin Naki, Hasanul 
AskerJ), biri Horasan'dadir. (Aliyyiir Riza'). }§te 1400 den sonra ol vak- 
tm ehlullai Medinei miinevvere'de cem' olup artik imam Mehdi'nin zu- 
hiirunu niyaz edeceklerdir. imam Mehdi, Medine'den zahir olup..,, diyor. 
Bu sozlere nazaran Seyyid'in tarihe vukufu pek az.. Mesela ; Abba- 
silerin ilk halifesinin Ebu Ca'fer olmasi, Imam Riza'nm Horasan'a firan, 
Hasanul Askeri'nin Mekke'de gizlenmesi; uydurmadir. Niyazi serhinin 
diger bir niishasinda da 12 Imam'in dordiiniin Mekke'de, altismm Safa 
ile Merve arasmda Medfun oldugu yazih.. Maamafih, Niyazi' §erhi, Sey- 
yid'in takrirlerinin zaptiyle meydana geldiginden not tutanlarm yanh§ 
tutmalan ihtimali de vardir. Yalmz bize lazim olan cihet §urasi ki Seyyit 
12 imami tasdik ediyor. Hatta bunlann medfenlerini soylerken Aliyyibni 
Ebu Talib'in medfenini zikretmiyor. Bu suretle "Risalei Saidiyye,, deki 
fikrini teyit etmi§ oluyor. Bundan ba§ka Mehdi'nin ekseriya Medine'de 
bulundugunu, fakat kimsenin tamyamadigim soyliyerek zimnen kendisinin 
gordugunii de anlatiyor. Fakat zannederim ki Muhammed Nur' Sia'mn 
« v ir ^2j ;u.i!u.j \j)\j-3\ ^* » hadisini biliyor da bu ru'yeti agikca anlatmiyor. 

Yine Niyazi'nin 

Ben dogurdura atasiz Isa'yi hem ; 
Ittisalim var ana, ayrilmazam ; 
Sanmaym Mehdi' benim, Mehdi odur, 
Adi Yahya'dir anm yamlmazam ! 

beyitlerini de §6yle anlatiyor : 



28b 



Ucue 



Mela 



L^iincii devre Melamileri 



281 



"Niyazi' Ef. nin Hazreti Isa' ya ittisalim var demekten maksadim tas- 
rih ve takyit ile Mehdi' oldugum anlasilmasin, Mehdi' odur. ya'ni imam 
Hasanul Askeri'nin oglu Muhammed Mehdi'dir diyor. Ciinki dersi sabikta 
da dedik. Imam Mehdf, Fatima evladindan ve imam Hasanul Askeri'nin 
ogludur. On iki Imam, miiteselsilen Imam Mehdi'ye munteki olur. . . . „ 
Ayni gazelin 

Vasfidir esmayi hiisna ciiraleten, 
Bu sozii lspatta aciz kalmazam. 
Sirrile bana icimden soyleniir : 
Misriya ; ben dogmazam, ben olmezem ! 

beyitlerinde de "Esmayi hiisna, imam Muhammediil Mehdi'nin vasfidir. 
Ciinki halifei Rasuldiir. Halife, miistahlefin aym olur. Mustahlefte olan 
kemalat, halifeden zahir olur „ dedigi gibi diger bir gazelin 

Nedir kur'amn esran, nedir esrann envari, 
Nedir Mehdi'nin etvari haber ver sirri esradan ! 

beytinde de Mehdi'din etvarmi zuhiiruna ait alamat olarak su suretle 
tevil ediyor: 

"Imam Hasanul Askeri'nin oglu Imam Muhammediil Mehdi, kiyamete 
yakin Medmei miinevverejden zahir olur ve zuhiirunun iic alameti vardir. 
Biri Basra'yi Firat nehri butiin biitun harap eder. ikinci ehli tevhit 
tekessiir eder; Mehdi'nin zuhurunda ehli tevhit amn askeri olur. Uciincusu 
miinecciminin kavline muhalif olarak ay, 14 iincii ve 15 inci gecelerde 
miitetabian tutuluf; ya'ni husuf vaki' olur. Kendine ait dahi iic alameti 
vardir: Biri orta boylu, ikincisi seyrek disjidir. Ociinciisu sag yanaginda 
buyiik bir siyah beni vardir „ 

Hulasa Seyyit Muhammed Nur', Siiyyetin bir §ian olan 'on birinci 
imam Hasanul Askeri'nin oglu Mehdi'nin kaim'ligiyle Gaybetini ve 
zuhurunu aynen kabul ediyor. 

Seyyid'i, Yezit' ve Maaviye'ye de cok aleyhdar gormekteziz. Niyazi'nin 

Yezidi bednam idi, ilimde haham idi ! 
It idi, Bel'am idi, ta§ra dili sahndi ! 

beytini serhederken Peygamber'in bir gece rii'yasmda "Bni Omeyye„nin 
minberine cikarak tebevviil ettiklerini goriiyor. Ertesi giinii J»ui .sioji aiUtfii., 
6i/nj «i^jusy^iji, j»ui. «sVi Jtiji j-ii ij>iu»U> u-ul ayeti nazil oluyor ki buradaki 
«y.UKjajsJi, den murat "Beni Omeyye,, oluyur[l]. Seyyit', bunian anlattiktan 

[1] Bu ayet §ii tefsirlerinde de aytiea boyle tevil ve tevcih edilmektedir. Yalniz . §11 



«* 



(f 



;sonra "Bunu miieyyit bir kac hadisi §erif vardir. Ezciimle Miinavi'de 
-»jti\s ^jc» j.c SjjUu {■}; tii Bir de Medinei miinevvere'de mescidi §erif yapi- 

hrken „ diye $> d'zS^^^J" ^.^./-bW ^i£tei:~ .j # i*»i,£U3o/ Hj»»,> k £.* 

hadisini anlahp Maaviye'nin mel'un ve bagilerin reisi oldugunu soyliyor. 

Seyyit, Misrii Niyazi'nin imam Hasan' ve Hiiseyn'in niibuvvetleri ha- 
kkindaki risalesini de tasvip ve buuu Miibiivveti ta'rifiye ile Nebi olduk- 
lan suretinde tevil ediyor ve hatta bu hususta §6yle bir vak'a da nak- 
lediyor : "Misri Ef. Oskiidar'da sakin iken bir risale telif etti. Bu risa- 
lesinde Imam Hasan ve Imam Huseyn r Mjiu ft te. m niibuvvetlerini kail 
oldu. Kostendil'li Mehmet aga (?) Istanbul'da bir tarika dehalet eder. 
Tekkeden o risaleyi alur. Kostendil'e goturiir. Kosendil'de §eyh Mus- 
tafa Ef. risaleyi goriir. Der ki; Benim Misri Ef. ye husnu zannim vardi 
Bundan sonra yoktur. Ona da emniyetim kalmadi. Mehmet aga ; nicin 
diye sorar. Iste imam Hasan ve imam Hiiseyn'in niibuvvetlerini kail 
oldugundan ; halbuki Niidiivvet, Fahri kainatla hatmoldu ; der. Sonra 
Mehmet aga der; Ben bunu tekkeden aldim. Bu hususta tekke §eyhine 
,§ukka yollar. Nihayet miinazaa ederler. Risaleyi leffen Uskiib'e tarafimiza 
gondermisjer. Cevab verdik. Risale dogrudur ve seriata muafiktir 
dedik. Sonra Seyh Mustafa Ef. ile de goriistiik. Vakia Hazreti Rasul, 
hatemdir, ama risaiet nebilerinin hatemidir. Seriat nebilerinin hatemi 
degildir, Niibiivveti te§riiyye bakidir. Ona \tJ ^ tabir olunur ;. dedim. 
Sonra kandi. 

Bir de fakiri Husii Pa§a, istanbul'a davet etti. Gittik. Bir giin Miis- 
tesan Fikri Ef. - Fikri Pa§a; Simdi Vezir olduya! - bir elinde bir risale 
geldi. Bu risaleyi Pa§a gonderdi; bir kere nazar edesin; dedi. Aksam 
Pasa, bunun icin seninle sohbet edecek. Sonra baktim; Misri Ef. nin 
■o risalesi! Sonra Pa§a ile ak§ami konu§tuk...„ 

Seyyid'in bahsimizi tenvir edecek bir telakkisini daha yazacagim : 

Kendisinden «v» J& *jy ^ £A K «Mi 4J ^■>" hadisinin fevilini tahriren 
soruyorlar. Seyyit, ince uzun, adeta muska yazmak igin kesiimi§ bir kagi- 
din iistiine bizzat kendisi atideki sozleri yaziyor. Bu kagit, el'an Sey- 
yid'in hulefasmdan kaymakam Ahmet B. mmerhumun kerimesindedir. 
Seyyid'in vefatmdan sonra ba§mdan cikanlan arakiye ile ustiinden gikanlan 

rivayetierinde Beni Umeyye'nin minbere ^lkmasi varsa da tebewiilleri yok.. "SafT tefsirine 
miiracaat ! Surei Esra. Sa : 262-263,,. Yine §ia rivayetine g-ore bu rii'yadan miiteessir olan 
Peygaraber'i tatyip icjin bu ayetle beraber ^iJfiiJj My\ l'l suresi de nazil olmu§tur TefsTri 
5afi. Sa: 486„. 

Eimmeden gelen hadislere nazaran Kadir gecesi Ramazan aymm 19, 21, 23 iincii 
gecelerinden biri, bazi hadislere gore 23 iincii gecesi, bazilarma gore de her u^ gecedir. 
«OUSUj-asiV^-:» Cilt : 2 ; Sa : 55-57. Kadir icin J^Jj-lye de bakmiz ! Sa : 120-126». 




282 



Uguncu devre Melamileri 



entari de mumaileyhada bulunmaktadir. Bu mukaddes emanetleri havl 
bogcada hifzedilen bu kagidin, muhteviyati dolayisile fotografini aldir- 
maga muvaffak olamadim. 

"Malum ola ki ismi Veli sureti hazeti Ali a^^?./ hazretleridir. Veli 
demek mutasarnf ve rabb demektir. imdi Rasulullah w u* -usij^ ismi 
rabb miisahedesi ekmeli mezahirde ve cemali tamda oldugundan §abt 
emred suretinde rabbini gordii ve ol sabi emred Ali suretinde id.L 
Zira ismi Veli zuhura gelse Ali' ruhaniyetiyle zuhur eder. Bundari 
« L^ ^ £>j^ } 'j.» a.i,^£> J4 c^f varit oldu ve Endiya r %j\^ hakkinda 
Allahii taala buyurdu: ub Jj^u^ va^s Lakin Hazreti Ali' sureti unsuri- 
yesinde Rarbb taala ittihadi oldu, yahut hululu oldu, yahut intibai oldu 
demek degildir. Belki Hazreti Ali sureti Rabbtaala mazhandir, tammidir. 
Eger suai olunursa ki Fahri alem dahi ismi Rabb taala mazhan tammidir; 
zira Vb jy &. ^ i/i &&■ buyurdu. Nicin Rabbini kendi suretinde miisa- 
hede etmedi ; Ali' suretinde miisahede eyledi ? 

Cevap bu ki; Fahri alem Rabb taala mazhan tammidir. Lakin ismi. 
Rabbi kendi suretinde miisahede eylemeyten Ali' suretinde miisahede 
eylemek ekmeldir. Zira mir'atta miisahede eylemek ziyade evzahtir. Bu 
sirn azim eger tafsil olunur ise sefki dimaya bais olur.„ 



Seyyit, Ali' ve Ehli beyte bu kadar muhip ve Siilige bu kadar 
meyyal oldugu halde diger mezheplere ve Siinni imamlarma hic ehem- 
miyet vermemektedir. Yine Niyazi' serhinde 



Benim ilmim kitmda miictehitler aciz oidular; 
Veli ilmi ilahinin deli divanesiyem ben! 



Uciincu devre Melamileri 2 8 j* 

Yoktar bularda ihtilaf, giinden iyandir bi hilaf; 
Her igleri hakka muzaf, ruheylemi§ Yezdan kamu! 

Beyitlerinda de "Onlarda ihtilaf yoktur. Ciinki ehli hakikatta ihtilaf olmaz, 
Biri burada olsa, biri de Yemen'de olsa birbiriyle miilakat ettikleri gibi 
anlasirlar. Ama a' mal mezhepleri beyninde ihtilaf coktur. Imami a'zam 
bir tiirlii der, Imami Malik bir tiirlii der. Velhasil birbirlerinin hilaf ma. 
belki kirk mezhep ve daha ziyade var; hep birbirine muhalif.,, 

Maamafih §iiyyete bu kadar meyyal olan Seyyit', Batini'lerden ho§- 
lanmiyor. Niyazi'nin 

Bu giin Ya'kubi kalbe Yusufu candan haber geldi; 
Kamisi piir nesim ile o canandan haber geldi. 

Beytini serhederken Yusuf kissasmi naklettikten sonra enfuse tatbik edib 
diyor ki: "Kur'an, enfiis ve afaki cami'dir. Fakat bir taife var. Onlara 
Taifei Batiniyye tabir olunur. Yalmz kur'ani enfuse hasreder. Mesela, 
salah afakiyi tanimayiz deyip salah, enfuse hasrederler. Savm keza.. 
Feraizi saireyi de oyle enfuse hasredip afaka tatbiki inkar ederler, Taifei 
zanadika gibi ki bunlar kafirdir. Hulasa kur'am enfuse hasretmek kiifur- 
diir. „ 

Seyyit, esasen Fatiha tefsiriyle yine Niyazi' §erhinde Bektasiiere de 
bu sebepten kizryor. 

Varidat §erhinde Nasranilerle Gulati Siayi da Hakk'i takyit ettikle- 
rinden ho§ gormiyor [1]. 

Hulasa Seyyit Muhammed Nur', her seyi Hakkm tecellisi goren, 
muhammed ve 12 Imami " Cem'iyyeti esmaiyye „ ye mazhar bilen "Siai 
Mufaddila <UA*k.a dan bir Sofidir. 



nden miictehitler acizdirler.. 
Imi, ilmi ilahi ve ilmi zevkidir. 
ir. Hatta kendileri de demi§- 
.u»i. ya'ni Imami a'zam der : 



beytini serhederken "Ehli tevhidin ilmi 

vi ^ii j** o^it denilmis. Ciinki ehli tevhidin 

Miictehidin ilmi ise ilmi nakli ve ilmi aklidi 

lerdir ki j^uj^ «\ki- ±.~y\^j,x.j awiij.^; v t_,«. 

Bizim mezhebimiz savaptir; hataya da ihtimali var. Sair mezhepler hata- 

dir; savaba da ihtimali vardir. iste Imami Safii' ve imami Malik' ve 

Imami Hanbel', velhasil her birisi boyledir. Yekdigerini tahtie ederler. 

Hic birinin mezhebi mansus degildir. Ya'ni hic biri hakkinda nas yoktur. 

Anin icin her kes muhayyerdir. Diledigi mezhebe tabi' olur.,, 

Hak mezhebi mezhepleri, deryayi zat me§repleri; 
Hasil kamu matlaplan; kadricredir her ari kamu! 



Seyylt'te Hurufilik: 

Hurufiligin, Bektasjlige asli bir umde olarak dahil oldugunu ve Bek- 
tasiligin muhtelif akidelerinden bir tanesini teskil ettigini bildigimiz gibi 



^.uai 



lU 



^j JWVj <Blj<, f U! 



Sa : 63 



U-l 



[1] 







284 



Ucimcii devre Melamileri 



bu mezhebin ayni zamanda bir cok buyiik sofilere de niifuz ettigini ve 
bunlardan bir kisminin inanarak, bir kismmin da kalabahga uyarak Hu- 
rufi akidelerine temaslarda bulunduklarmi bi'iyoruz. Humfiligi sjirlerinde 
terenniim eden sofi sairlerden biri de Misrii Niyazi'dir. 

Esmayi ilahiyyede bihat hiinerim var ; 
Her demde semavati hurufa seferim var ! 
Alemlere ebcet hocasi olmak olur ar, 
Edna goriinen ebcede ali nazanm var ! 

Beyitleriyle bashyan gazeli ve 

Iki kasin aresinde cekti hatti isteva 
Allemiil esmayi ta'Iim etti ol hattan Huda 

malta'h gazeli miimkun mertebe Huruf tlig-e temas eder. Bilhassa 

Ac gozun dildara bak ; ref' oldu vechinden nikap, 
Zulmeti stirdii cikardi ara yerden aftap.. 



gazelindeki 



otuz iki harfi bildik dort kifabml asidir, 
Safhai ve§hinde yazilmis, kamu biirtiyap. 
Her ne okursan giin otuz ikiden hali degil, 
Yiiziinun metnini gerheder okunan faslu bap. 

beyitlerinde bilhassa sarahat vardir [1]. 

Seyyit, bunlardan birincisile ikincisini §erhetmi§tir. Birinci gazeldeki 

Esmayi ilahiyyede bihat hiinerim var, 
Her demde semavati hurufa seferim var. 



Ucimcii devre Melamileri 



285 



kikiyedir ki meratibi ilahiyedir. Nuri Muhammedi, Nefsi kul, Tabiat,,, 
Heyula, Ars. „ 

Dagila terkibin otuz iki harf ola tamam, 
Noktai sirrim kamunun cevheirne kan ola ! 

beytinde de "Otuz iki harften miirat, meratibi halkiyyedir ki yirmi sekiz- 
dir. Nuri Muhammedi, Nefsi kiil, Tabiat...... Meratibi hakkiyye de dortturki 

stirei fatihada mezkurdur. llahiyyet, Rahmaniyyet, Rahimiyyet, Malikiyyet 
Yirmi sekiz, dort daha 32 olur. !§te bu 32 mertebe tamam olunca terkip- 
dagihr. Insan, her cevhere kan olur „ diyor. 

Iki ka§in aresinde gekti hatti isteva, 
Allemiil esmayi ta'Iim etti ol hattan Huda ! 

beytini §erhederken " Hatti isteva'dan miirat; Nefsi natika, ya'ni Hakikati 
insaniyye'dir „ diyor. Biraz a§agida da "Hurufiier indinde Seddeyn iki 
ka§a derler. tki kas, ortasina Iskender' deniliir „ sozlerini ilave ediyor. 
Seyyit Muhammed Nur'un, Hurufilerin akidelerine temas eden sozlerine 
nazaran Hurufi kitaplanm okudugu zannedilebilir. Fakat hic bir eserinde 
bu akideleri s5ylememi§tir. Binaenaleyh Hurufilerle hig bir munasebeti 
yoktur. 



Seyyid'in kerametlerl s 



beytinde diyor ki "tsim iic kisimdrr. Biri ehli sarfu nahvu maani indinde 
olan isimdir. Ta'rifi alet kitaplarmda masturdur. Biri Ahmet, Mehmet, 
Hasan ve Hiiseyin gibi isimlerden ibarettir. Biri dahi ehli hakikat indin- 
dedir ki bu cihetten isim taayyiin demektir. Ya'ni insanin goriinen 
viicuduna taayyiin derler. I§te burada esmayi ilahiyyeden miirat, taayyii- 
nattir. Huruf dahi uc kisimdir. Biri hurufi resmiyedir.... jr^^ v' gibi.. 
Biri hurufi suriyedir ki bu goriinen kainat ve cevahirdir. Biri hurufi ha- 



ti] Maamafih bu sozlerine bakip Niyazi'yi Hurufi addetmek tamamiyle yanlistir. 
Oglan seyh Ibrahim Ef. ve Gaybi'de bilmiinasebe soylediklerimizi burada yine tekrar etmi- 
yecegiz. Yalniz su kadar soyliyeiim ki ; Niyazi'yi ; Nesimi', Muhiti', Arsi, ve sair Hurufi 
§airleriyle karsilastinrsak hakikat meydana cikar. Niyazi'nin eserlerinde hurufiligin kokusu 
bile yoktur. Yalmz divaninda birkac g-azelinin birkac beytinde bu akideye de temas 
-etmi§tir. o kadar... 



Muhammed Nur'un her hususta keramati kevniyyeden ziyade kera- 
mati ilmiyyeye ve tasarrufi ahkamdan ziyade tasarrufi kuliiba ehemmiyet: 
verdigi anla§ilmaktadir. j/ j ' £~-* da kendisinin naklettikleri "Mii§ahede„ 
sahasmdan harice cikmamaktadir. Hatta kendisinin "insileh c.^-*' diye 
naklettigi bile ancak bir mu§ahededir [1]. 

Vefatindn sonra da kendisine harikulade keramat isnat edilmemi§tir. 
Bursa'li Tahir B. menakib v 5t * inda 1293 te istirumca, Istip, Kogana, ve 
Uskup havalisinin istilaya ugramiyacagmi, 1871 de Almanyanin Fransaya 
galib gelecegini bildirmesi, trene yeti§emiyen bir zatin, ruhaniyetinden 
istimdat neticesi, kendisini trenin icinde bulmasi, Haci Ahmet Baba'nin, 
Yemen' collerinde yolunu kaybetmi§ken kulagma « -&1 » sesinin gelerek 

[1] Insilah, ruhun bedenden ayrilmasidir ki ruh, bu halde cesedini goriir ; ba'zan diger 
bir mazhardan da zahir olabilir. 



286 



U?uncu devre MelamTleri 



oradan gegeri bir arap tarafindan kurtanlmasi gibi bir kag keramet 
kaydetmekredir [1]. 

Melamilerce maruf ve me§hurdur ki Seyyit, bir giin bir mahalle 
giderken yanindaki miiridi "Efendim; eviiyaullaha ba'zan tayyi mekan 
olurmus,, deyince "iste biz de yiiruyoruz yai„ diye mukabele etmis ve 
bu suretle keramata karsi fikrini bildirmi§tir. 

Varidat §erhinde de "Keramati ilmiye, keramati kevniyeye miimasil 
bulunmayan keramati hakikiyedir. Keramati kevniye, ancak zahitlerden 
zahir ve .„ziihd, terkedilince meslup olur. Halbuki keramati ilmiyenin 
zevali yoktur„ diyor [2]. 



Seyyid'in lisam 



Seyyit Muhammed Nur'un yalniz iki kiiciik manzumesi var. Buniardan 
biri -"i-jsiu §erhine yazdigi iic, digeri oujsd'aJiu a yazdigi be§ beyitlik 
arapca birer tarihten ibarettir. Baska manzumesi yoktur. 

Bu manzumelerde vezin ve kafiye kat'iyyen bulunmadigi gibi fikri 
nazmen ifa.de edebilmek saikasiyle kaideler biie bozulmus ve ma'na cok 
rekik bir hale geimi§tir. 

Buna muhabil, natika ve takriri gayet kuvvetli oldugu miitevatiren 
soylenen Muhammed Nur'un mensur risalelerinde lisam ve ifadesi selis 
ve muntazamdir. En muglak fikirleri vuzuhla anlatir, §erhlerinde de bu 
kudret gorunmektedir. Turkceyi, bilhassa Rumeli stvesini tamamiyle- 
benimsemis ve yazilannda kat'iyyen araphgim belli etmemistir. 



Seyyit Hhihammed Nur ve Tiirkliik: 



•Muhammed Nur', neslen arap oldugu halde tiirk harsini tamamiyle 
kabul etmis ve benimsemi§, Rumeli'li bir tiirk haiine geknistir. Risalele- 



[1] Menakibi §eyh Seyyit hace Muhammad Nuriil arabi li^SOi 1 &f *^y~ *r" C^ *r-*^' 
Sa : 61 - 65, 

Sa: 60. .'SU UJJljjV UJlU Ji*j>iiJj« U-j j :>UjJlj* 



U§iincii devre Meiamileri 



287 



rinden ve zaptedilen takrirlerinden giizel tiirkce bildigi ve bu lisam iste- 
digi gibi tasarruf edecek derecede benimsedigi anlasilmakta oldugu gibi 
sohbet meclislerinde bulunanlar da bunu teyit etmektedirler. 

Seyyit, 55 eserinden yalniz 17 sini arapca olarak yazmi§hr. Her halde 
bu 17 kitabi da kendisinden evvelki ve zamanmdaki alimlerin isrine 
iktifaen arapca yazmisfrr. Evradi iisbuiyye <^ Jt ~\ =\j } \ ve Risalei Gavsiyye 
^i M L- j V e Risalei §eyh Rislani DimiskT' d-* 1 W-j .£-;- *^ u -> gerhleri, serhi 
nutki Imam Ali' i c c u J U! c^ , Fazaili Imam Ali' ^ r Ul J* 1 ^ , §eyhi ehber'in 
kasidesinin §erhi, Ahmedibni idris'in salatirim serhi gibi miihim kitaplan ; 
Risalei ismailiyye -o^i *Jt-j , Risalei Salihiyye -uiu Mu» gibi tarzi teslik 
ve tarikmi irae eden asli risaleleri hep tiirkcedir. Hatta Varidat serhini 
arapca takrir etmis ve takrirleri zaptedilerek natamam bir serh maydana 
gelmisken ve > { &> k-i' j ^> v 1 - 1 ' ile cjjCiui cW i arapca yazmisken Varidat 
§erhile jU> j=/i Ali Urfi' Ef. ye ^oui dW i de Hariri zade'ye terceme 
ettirmistir. 

Butun buniar, Seyyid'in tamamiyle tiirklestigini, tiirk diyannda asir- 
larca tiirkler tarafindan terusil edilen ve esasatim tiirk ruhundan alan bir 
meslegin hakiki bir miiceddidi oldugunu lspat ve teyit ediyor. 

Muhammed Nur', bu turkiesmeyi yalniz asariyle degil, ef'aliyle de 
gostermis ve turklerle izdivac ettigi gibi kizmi da Pirzerin'ii bir tiirke 
— Abdiirrahim Ef. — vermistir. Ogullariyle torununa gelince; bunian 
gorenler, tamamiyle Rumeli'li birer tiirk olduklanm soylerler. 

Binnetice §unu soyliyebiliriz ki Muhammed Nur'da araphktan yalniz 
isminin sonundaki t ^.st » kelimesi kalmisti. Fakat bu da ancak ve ancak 
Muhiddin'e bir hurmet ve rabitayi irae eder. 



Asari? [Arap§alar] 



1. — Mecaiizzehra alessalatil kubra ^cn SjUH^c t^iji? "§eyhi ek- 
ber'in *.^ siu sinin §erhi„ 

2. — Elyakutiil hamra alessalatis sugra. ^/^\ s^-n^ i^CjiiJi "Muhid- 
din'in „ik- s y.-. §erhi„ 

3. — Mereciin nusiis !i§erhi Naksjl fusiis tJ -^\jX Cj ja j*j-»Ji^ "Mu- 
hiddin'in ^^sj.* una §erh„ 



288 



0§uncii devre Melamileri 



4. -- El'envarul Muhammediyye «i-uAi.>ij>yt "Seyyit §erifi Ciircani'nm? 
3^3 £>±*3 risalesine §erh. 1279 da Uskiip'te yazmistir. Bir niishasi Millet 
kutiiphanesindedir. Arapcalar; No 1124,, 

5. — Elletaifiit tahkikat fi §erhil varidat o.ijjv^i CJ .i J oU.^-ji j&M\ 

6. — Risaletiil mukaddime limutaliil fususil hikem ^jcJ-i^^jijiiu ^.jauaw 
"Muhiddin'in fususiil hikemini telhis,, 

7. — Risaleti beyanuttarik ve beyanniis saliki vel mesluki vessiiluk 
jjjUij JjUUj mu\ auj jj>n jU 2ji- v "Bu risalenin bir nushasmda ismi Risaletiil 
ahadiyyetil viicutiyye *»^t v-V^t-v dir. Suluk ahvalinden bahis kiiciik 
bir risaledir,, 

8. — ■ Risaletiin fi keyfiyyeti imanil Fir'avn ays_^ii£U\ \j..f j 3Uj "Fusus'- 
taki Fir'avn'm imam bahsini tavzih eder.„ 

9. — Risaletiin fi keramatil evliya .ujvi -U^j sslj "Tasarruf, kera- 
mati kevniyye ve ilmiyyeden bahistir,, 

10. — §erhi hakayikil e§ya' .Liyi j;U»- Cj js "Bu risaleyi gormedim,, 

11. — ■ Kenzul mahfi an ehiil hicub v ui-\j,*i 6 c ^it>.r "Suluk merati- 
binden bahis kiiciik bir risaledir,, 

12. — Burhaniis salikin ^iuh ^Uj; "keza siiluk meratibini bildirir,, 

13. — Me§ahidiit tevhit ju».yau**i- "Salikin siilukunde fenayi efal,. 
fenayi sifat, fenayi zat'ta, Isa ; Bekayi ef'al, bekayi sifat, bekazi zat'ta 
Musa; Cem', Hazretiir cem' ve cem'ul cem'de Muaammed' mesreplerine 
mazhar olacagmi bildiren bir sahifelik muciz, fakat gayet vazih ve miifit 
bir risaledir,, 

14. — Seyriit tevhid j-^yji^.- "Makamat ve meratibi siilukten bahistir,, 
15. — Kitabiir resad filmebedei vel mead aU(jUj.'jiUji v uf "Mukaddime- 

sinde meratibi, fash evvelinde mebdei, fash sanisinde meadi, hatemesinde 
Buruz'u anlatan ehemmiyetli bir kitaptir,,. 

16. — Risalei reddiye ala iradetil cuz'iyye vj4-'s>iji i* ■«>j'4i*j " Mevzuu. 
isminden anla§ihr kiiciik bir risaledir,,. 

17. — Mur§idiil u§§ak Ji£«iu.v "Tevhidi ef'al, sifat ve zati anlatan bir 
risaledir,,. 



Tiirkge asari : 



1. — §erhi evradi usbuiyye V 4 .*- 1 ^j 1 zs* "§eyhi ekber'in Salati iisbu- 
iyye'sinin serhi; buyiikce bir kitaptir,,. 



Ufiincii devre Melamileri 



289 



2. — Eddiii etiisseniyye fi serhi risaletilgavsiyye «rV^'-o zA & ^ "'J^ 
"§eyhi ekber'in Gavsiyye rialesinin seihidir; buyukce bir kitaptir,,. 

3.— §erhi kelami Imam r u t^z.A "Ali'nin V^ *> J^'j ^ ^> kasidesinin 
§erhi„. 

4. — Risalei noktatulbeyan iui^uiiuj Ali'nin a>iiiu.v*2rp kelamimn 
§erhi„. 

5.— Serhi risalei §eyh Rislam Dimiski (ihsariirrahman). 

6. — §erhi kasidetiis, §eyhul'ekber j^"i\^i^.^i CJ .i "lal^l uyjs^ij kasi- 
desinin §erhi„. 

7.— §erhi gazeli Haci Bayram M*e^i*o^ "Qalabim bir sar yaratmi§ 
iki cihan aresinde,, 

8,— Niyazi serhi "Misrii Niyazi'nin bazi gazellerinin §erhi. Takrirle- 
r inden zaptedilmi§tir„. 

9. — Risaletiin f i tefsiril Fatiha ^"laija-A-j 3i-j "Kiiciik bir risaledir,,. 

10.— Kitabiddevairi vel eflak fi beyani tasarrvfati sahibilmulki vel 
emlak dstVijiWi^u olij-r ^a jy»vij t^^ "Metinde zikredilmi§tir„. 

11.— Deliliil'u§§ak Jii-njJs "Siiluk meratibinden bahseden kiiciik bir 
risaledi,,. 

12. — Dairetiilviicud fi beyani mekamil Mahmud 'j^V u * ^. d >^ &> 
"Keza siilukten bahseden kiiciik bir risaledir,,. 

13.— Eddiirrunnefis ala salati Ibni Idris c-'-^Cr.^&u*®^^ "Ahmedibni 
idris'in Salat'im §erheden selis ve vazih bir risaledir,,. 

14.— Risalei tevhidiilbehiyye *&?^s ^j "Tevhidi ef al.sifat ve zattan 
bahis bir sahifelik bir risaledir,,. 

15. — Risale fi beyani siiliiki senat ve tarikat ve hakikat ££~ «i'c.J •JW 
cJ-a-jA*>jc-jj.i "Meratip ve makamattan bahis bir risaledir,,. 

16.— Risalei sahiki hakikat wV*jJjU ««-j "Beka mekamlanndan bahis 
kiiciik bir risaledir,,. 

17. — Risalei saadet ve §ekavet c,j\izjc»\~. in-j «Bu risaleyi g6:medim„ 

18. ~ Delailiilhayrat oi^i-ijS^ §erhi. Bir nushasi Istanbul §ehremaneti 
Mektupgusu Osman Bf. dedir. Biiyiik bir kitaptir. Seyyit bunu 1306 da 
Selanik'te yazmi§tir.„ 

19. — §erhi ezani Muhammedt tfJl / yA c p "Ezani, meratip ve meka- 
mata tatbik eden kugiik bir risaledir.,, 

20. — Sirn ezani Muhammedi alessalevatil hams ^isijUi^c rf juf jiiV- 
"Birincinin aym bir risalesidir.,, 

21. — Manzarulkiifr /xji>. «...i^ y^j i^ yui hadisinin §erhi.„ 

22. — Ecvibetiillazimeti fi es'ileti§ §eytaniyyetilmezkiireti fi Muham- 
mediyye *j#js J y^^fljik*ji-^j^;iUi% > j.i „Kiiciik bir risaledir.,, 

Melamiler — 19 



290 



Ugiincii devre Melamtleri 



23. — Hadil'u§sak jiaJW» "Mekamattan bahistir.,, 

24. — Tuhfetil Muhammediyye «ju^nai" 

25. — §erhi a'yani miimkinat ckj& aui Cjr s 

26. — Sirriinnebeilhak .li-itj 



j^ 



Bunlar , bende 
yoktur. Bir yerde 
de bulamadim. 



27. — Fazaili Imam Ali^c r U jsu» 

28. — Tefsiri surei Yusuf ju-j» J^- ^.-A" 

29. — Tefsiri surei feth ^s % iy . y^ 

30. — Menbaunnur fi rii'yetir Rasul ^)\\hi jyJ»^- "Kendi tercemei 
haline ait kiiciik bir risaledir.,, 

31. — Risalei ilmi hal ju^ <A\-j "Sifati siibutiyyeyi tevhid vechile 
bildiren bir risaledir.,, 

32. — Serhi akaidin Nesefiyye v„iiu'u* c p "Matbu'dur.,, 

33. — Risaletiil ismailiyye vel atiyyetiiddurriyyeti fi tarikin Nak§iy- 
yeti vel Melamiyye uwj =uis:Jijj> j ^.jjJWi.iij <jl..-VWUj " Mur§idi kamili, 
rabita ve teveccuhu, telkini zikri, yakin meratibini, Vilayet, Siddikiyyet, 
Kurbet, Ubudiyyet ve Ubudet, makamlanm bildiren 12 bap iizerine 
yazilmis, bir kitaptir.,, 

34. — Risaletus Salihiyye o.i«ji3ju,j "Seyyid'in en miihim olan bu 
eseri hulefasmdan Salih Ef. ye ithafen yazilmi§ olup salike makamati 
telkin tarif atim havidir^. Miirsitlere yarar.,, 

35. — ihtiyar ve kidem f x> } j^.\ risalesi. Bedreddin'm ihtiyar ve 
alemin kidemi fikirlerini teyit ve tavzih eder.,, 

36. — Ettemsi§ ala salati Ibhi Mesis. j+l. c*} «>• & j^' " Abdiisse- 
lamibni Me§i§1n salatim §erh„ Aynen Ismail Hakki'nm serhidir. Yalmz 
bazi yerlerde tafsilati havidir. Ismail Hahki'mn §erhini takrir ve bazi 
yerlerini tafsil etmistir.,, 

37. - Risalei Saidiye *ju« yuj "Mead ahvalinden bahistir. Seyyit, 
Ali'nin hayatta oldngunu bu risalede anlatiyor. 8-10 sahifelik bir 
risaledir.,, 

38. — Beyani tecellil Hak alel meratip ji;\^ &\tf au "Devir mera- 
tibinden bahis kiiciik bir risaledir.,, 



Seyyid'in bunlardan baska zaptedilmis bircok takrirleri ve iki mek- 
tup sureti vardir. 



IV 



SEYYID'IN TARZI TESLIKI 



Seyyit Muhammed Nur', saliklerini zikir ve esma tarikiyle teslik 
etmezdi. Mur§idin telkini meratipteki tarifatim miibeyyin "Risalei salihiy- 
ye,, sinde — ki bu risale tarzi teslikini gostermek itibariyle cok ehemmi- 
yetlidir — salike iic §ey lazim oldugunu, bunlann birinin mucahede, dige- 
rinin zikri daim, iicuncusuniin de esrari hilkate agah olup ikilik hicapla- 
lanni ref'etmek oldugunu soyleyip zikir hususunda §oyle diyor: 

"Esrari tarikat olan zikri daimi tahsile cah§in; zira gaflet, zikri daim 
ile ref'olur. Bu zikri daimin tahsili, ehli zikir olan kimesnenin talim ve 
telkinine miihtactir. Qiinki, cenabihak kur'anda buyurur : ^l y'jJtj.M ijit.1» 
Oj.ura^ Bu ayetten anla§ihyor ki me§ayihi izamin memuriyeti gerek celi 
ve gerek hafi, ancak keyf iyeti zikri talim ve beyandir. Yoksa zikri ila- 
hiyi adet ile kaydetmege hic bir vechile hak ve salahiyetleri yoktur. §u 
kadar ki bazan mubtediierin hallerine terahhumen ve istidatlanna nazaran 
yapilur,, 

Varidat §erhinde de ehli tarikin tevhidi, zikre mudavemet neticesinde 
tahsil edilen bir haldir; makam degildir. Bu, Leyla'ya karsi Mecnun'un 
haline benzer. Melik, Leyla'yi ona arzeyledi ve Leyla ; ya kays, ben 
Leylayim, bana bak ; dedi de Mecnun ; benden baska Leyla olur mu ? 
deyup daga kacti. Bu miicerret halden ibarettir. Ehli zikir de boylece 
kendilerine zikir galip olunca; zikir, zakir, mezkur, ittihad eder. Halbuki 
butevhidi makam degildir,, [1] Sozlerini okumaktayiz. 

Seyyid'in tarikinda rabita da yoktui. Filvaki risalei Ismailiyyede 
ikinci bapta uzun uzadiya rabitadan ve sureti icrasmdan bahsederse de 
bu eser, "risaletiil ismailiyye ve atiyyetiid diirriye fi tarikin nak§iyyeti 
velmalamiyye,, ismiyle tevsim edilmesinden de anla§ildigi vechile nak§i 



r U.y 



i JL 4)1» J 4)1 j£ <.»j|j.l! ^y> o_al. 



\*a.>- J 



i'\ ^ j,>u J* I a^y [1] 



Sa: 59 .... IJ* j\i.\ jl*>Ji ^j j/'-ilj jTi-Jij /jjl jl*"i f M 



292 



Ocuncii devre Melamileri 



ve melami nesvelerini cami' olarak yazilmis bulundugundan rabitayi da 
mevzuu dahiline almi§tir. Esasen Seyyit te yedinci bapta muhasebe, 
miirakabe ve intikalati anlatip bitirdikten sonra "sadati naksiyye suluk- 
lerinin nihayeti budur,, diyor ve meiatibi yakini ; vilavet, siddikiyyet ve 
kurbeti; ibadet, ubudiyyet ve ubudeti sekizinci baptan kitabm nihayeti 
bulunan 12 nci babm sonuna kadar olan kismmda anlatiyor ki buralan 
melamete mahsus makamati tevhit ve bakayi natiktir. 

Halbuki salah iisbuiyye §erhinde havatirm ref'ine imkan olmadigini 
kalbi sepde eden ve havatirm Haktan geldigini bilen kimseye bunlann 
zarar vermiyceegini anlatirken "bazi tarik ehli, havatir ref'i icin rabita 
yaparlar ve seyhlerini iki kaslan arasina alirlar; guya ki hatira gelmesiin 
deyu... halbuki daha buyiik kusur ederler; ciinki suhutlannda §eyh 
mukayyet olur. Zikir halinde de Allah derler; rabita ile iiluhiyyeti seyhe 
hasretmi§ olurlar. Bu ise kufiirdur. Ve hazreti Omer zamani hilafetinde 
asakiri islamin techizatim namaz dahilinde dahi fikrederdi. Bundan malum 
oldu ki kamile efkar ve havatir, hatta ibadetlerinde de ibadeti digerdir; 
zira zevki hazrettir [1] „ diyor. Seyyid'e nazaran rabita, miir§ide mahabbeti 
kamile ve miirsitte fenayi tam; zikir de, zikri daim, ya'ni Hak'tan ademi 
gafletten ibarettir. G6rmu§t(ik ki bayrami melamileri ve eski melameliler de 
aynen bu fikirde idiler. Melami halifelerinin bizzat arap Hocadan, ya'ni 
Muhammed Nur'dan felakkun edip yeti§tirdikleri salik ve halifelere telkin 
eyledikleri* zikri daim sudur: 

Salik, her ne isje me§gul olursa olsun kendisine hangi makam telkin 
edilmi§se kalben o hakikata tevecctihle ismi celali telaffuz ve tekellum 
etmeksizin daima fikrinden gecirir. Bu suretle, baktigi, gordugii, soyledigi 
konu§tugu, yuriidiigu, oturdugu yerlere, kimselere o isimle- nazar eder, 

Mesela; tevhidi ef'alde ise boylece konu§an, yiiruyen, oturn, kalkan 

kaffei ef'ali yapamn Allah ve biitun ef'alin de ef'alullah oldugunu daima 
hatirlar ve tevhidi ef'alin zikri olan «^'^ J' 1 »^» zikrini kalben ve suhuden 
zakir olur. 

Tabiatiyle kuvvetli bir ''telkin binefsihi,, olan bu tahattur git gide 
kendisinin tevhidi ef'alde zevk ve tahakkuk sahibi oimasmi badi oldugu 
gibi ayni zamanda Haktan gafleti ref'eder. Ku§adali Ibrahim Efendi de [2] 



.*J:lfj>. >js [1] 
[2] Ku§ada'h Ibrahim Efendi Halvetiyyei §a'baniyye me§ayihinden Melami me§rep bir 
zattir. Hacca giderken "Rabig,, da 1264 te vefat etmi§tir. Mektubati ve e§'an vardir. Ma§hur 
HamamT Bosna'h Haci Tevfik' ve Omeri Halveti'nin geyhidir. ihvam, vefabm umumiyetle 
1264 olarak kaydettikleri balde Sicilli osmam'nin ve ondan naklen Osmanh muelliflerinia 
1262 gostermesi yanli|tir. ipnul'Emin Mahmut Kemal Beyefendi'nin de Babi ali'de vesaik 



Ucuncii devre Melamileri 



293 



mektuplanndan birinde " el i§te goniil oyna§ta gerek,, diyerek bu zikri 
daimi tavsiye ediyor. 

Zikri daim, ilk zamanlarda bir kiilfet gibi gdriinur. Fakat bunda 
zikri daimiden gafil olmamayi tasmim etmenin hizumu yoktur. Yalniz 
mumkiin oldukca hatirlamak kafidir. Bu, yava§ yava§ bir riisuh haline 
gelir ve salik kendisinden ve muamelatta bulundugu halktan gafil olma- 
maya, her seyin Hak'tan ibaret bulundugunu zevketmege bastar. 

Bu giin de melamilerin zikri daimi bu, anlattigimiz tarzdadir. 



Makamati tevhid ve ittihad (meratibi f ena ve beka) : 



Melami siilukii, alti makam iizeredir, Bunlann ucii makamati tevhid, 
iieu makamati ittihad ; tabiri aharla iicii makamati f ena; diger iigii maka- 
mati bekadir. Makamati tevhit ve fena §unlardir: Tevhidi ef'al, Tevhidi 
sifat Tevhidi zat. 

Melamilikte tekke, ayini duhul ve sair kuyut ve merasim bulunmadi- 
gmdan bu meslege girecek saliki miir§it; tenha bir mahalde, mesela bir 
camide veya evinde kendisinin muvacehesinde diz dize oturtarak evveia 
zikri daimle beraber tevhidi ef'ali telkin, yani anlayacagi tarzda tarif 
eder. Ondan sonra salikin vazifesi Hak'tan gafil olmamak ve ihvanile 
sohbetlerde bulunmak suretile bu makami zevketmekten ibarettir. Bayra- 
mi melamileri, bu hale "goniil bekleme,, derlerdi. Miirsit salikin, maka- 
mmi zevkettigini anladikca sirasiyle diger makamati da birer birer 
telkin eder. 

Seyyid'in Risalesinden bir cogu bu makamattan bahistir. Fakat "Ri- 
salei Salihiyye„ si bilhassa mur§itlerin telkinlerine esas olmak iizere ya- 
zilmi§ bulundugundan bu makamlann tarifatim mezkur risaleden aynen 
yaziyoruz : 

1 — Tevhidi ef'al: "Suveri berzahiyyeden sadir olan ef'al, hakkin 
oldugu zevkan, ya'ni ilmi kuva ile siihut olunacaktir. Suveri berzahiyye 
demek kablel biat goriinen suyeri ekvandir ki ol suveri berzahiyyeden 
mesela bulut, bir suret; gok bir suret, daglar bir suret, hayvanlar bir 
suret, insanlar dir suret... Iste bu suretlere Suveri berzahiyye derler. Bu 
suretlerden zahir olan isjerin ciimlesi alelitlak hakkindir ve tevhidi ef'alin 

tetkik ederken o zaman Hicaz vatisi bulunan zatm Babi alT'ye vekayii muhimme miyaninda 
Ku|adali'nm vefatim da 1264 senesinde ihbarma ait evraki gordugii Vassaf Beyefendi 
merhumun "Sefinei evliya.,, sinda masturdur. (Cilt : 3. Sa : 73 - 74). 



294 



Ucuncii devre Melamileri 



edebi odur ki ef'alin ciimlesini, ya'ni bize nisbetle eyisini ve fenasmi 
Hakka nisbet ede... Qiinki, ef'alin eyiligi ve fenaligi bize nisbetledir, 
Yoksa Hakka nisbet olundukta ciimlesi hayirdir ve isimlerden miinezzeh- 
tir. Anm icin Ehlullah, ef'ali, hakka isbat eder. Yine Allah zina etti 
demez. Zira zina ismini icad eden nisbettir. Eger fi'lin kula nisbeti ol- 
mami§ olsa ol fi'lin eyiligi ve fenaligi tayin olunamaz. Ve ef'al sa.lik.inin 
esnayi zikirde rabitasi &\y\ jtl» y dir ve kur'anda deiili o^urUj ^jju- &h dur. 

Bir daha delii j«j\j jjij f\*n ve bir daha delil ci^t v * o-^oo „ dir[l]. 

2. — Tevhidi sifat: "Hayat, ilim, irade, kudret, seni', basar kelam;. 
Hakkmdir. Yani diri olan Allahtir ve bilen Allahtir ve kadir olan Allah- 
tir ve i§iten Allahtir ve goren ve soyleyen Allahtir. Bu surette salik, 
zevkan bilecek ki bu sifat ile mevsuf olan Zatullahtir. Ve bu sifatla sa- 
like ayine olup ol ayinede hazreti mevsufu mu§ahede edecektir ve bu sifatm 
kur'anda delilleri; evvela hayat Hakka mahsus olduguna delil f.^iS\j-\^\A\yM 
ayeti kerimesidir. Yani, hayat ancak Hakka mahsustur; esyada goriinen 
hayat hakkin hayatidir. Zira seriatta e§yamn hayati ilahiyye ile kaim ol- 
dugunda ciimle ehli kelam ittifak etmi§lerdir ve ilim Hakkin olduguna 
delil; &\x* uv\£\ j.s ve ^„'.ry r'-? (**>. ^ ayati kerimesidir. Ve kuvvet Hakkin 
oldugu i_,i-j u- sj.ii v j ^.-> &*~ i^J^ii^^i ijVii J^y iCjr -isyJ'ii ve iradet Hak- 
kin oldugu sj;i\ r «i & U jtij Atj u jia &j } ; semi' ve basar Hakkin oldugu 
j^\ G «Jij*j '„j Mfa^ •••••• ayati kerimeleriyle sabittir. Ve rabitasi <j > -,v* 

A\y\ dir„ 

3. — Tevhidi zat : "viicut Hakkmdir, gayrinin viicudii yoktur. Zira. 
a^jVi iau v jr ve c \/^i jni-iji &j *>-j &j <j^ u o'¥ demek e§ya madum de- 
mektir. Ma'dumun ise viicudu yoktur. Ancak viicut Haktir. Bu makamm 
rabitasi «iiyi^^y tir. Ve bu iic makam eshabina ehlullah ve ehli fena 
tesmiye ederler.,, [2] 

[1] Sofiyyun bu makama, mezlakai ekdam derler. Qiinkii saliki ibahaya sevkedebilir.. 
Fakat mur§idin soziinii dinlemek sarti esasi bulundugundan kamil miir§itler, saliklerini her 
§eyi hak gostermekle beraber (edebi mehammediye) tecaviizden meni' ve tecelliyati hassai 
muhammediyyeye mazhar etmege muvaffak olurlar. Hakkiyle tevhidi ef'ali zevkeden salik 
her §eyi ho§ goriir ve bir sey'e itiraz etmez. Lakin fevahi§e de meyledemez. Halbuki bunu 
ilmen bilenler, (istek haktir) diyerek ibahi oluverirler. Yalniz su muhakkak ki ekseriyyet 
bu ikinci kisimdadir. 

[2] Ehli fena tesmiyesinde sebep ef'ali, ef'ali ilahiyye ; sifati, sifati ilahiyye ; zevati, 
zati ilahide ifna ettiklerindendir. Bundan sonraki makamlar, baka makamlandir. £iinki 
bu makamlarda - salik evvelce Hakta fani oldugu gibi - Hakla baki olur. Bu maiyyet te 
artik maiyyeti mekaniyye ve zamaniyye degil, maiyyeti zatiyyeden ibarettir. Zikri daim 
makamati fenadadir. Baka makamlarmda zakir, mezkur olur ; mezkur ile birlegir (hului ve 
ittihatsiz..) Seyyid'in Miirsidiil u§§ak, Hadil us§ak, Siiluki hakikat, Mesahidiit tevbih, Tev- 
hidiil behiyye, Dairetiil yiicut risaleleriyle ; diger asarmm makamattan bahis kisimlannda 
da bu hususata ait kafi, muhtasar, miifit malumat vardir (miiracaat !). 



Uciincii devre Melamileri 



295 



4. — Makami cem' g f u> : Bu makamda salik Hakka kuva olur 
kuvasmda Hak zahir olur ve kendisi batin olur. a uil ,*& j^i ayeti kerime- 
siyle .oa-j, Mi\ t ~» «ju* aUb jji &\& hadisi §erifi bunu ifade eder. Bu makamda 
esya Hakta batin olur. §6yle ki e§ya denilen suveri ekvandir; suveri 
ekvan ise gozlerini kapadigm vakitte e§yanm suretleri insanin zihninde 
batin oldugu gibi makami cemi'de dahi e§ya, ilmi ilahide batin olur; zat 
ile zahir goriinur. Bu makam saliki, esyaya nazar eyledikte suveri ilahiy- 
yeye nazar eyler ve her ne ahkam zahir olursa ciimlesini Hakka isnad 
eder ve bu ahkama ahkami ilahiyye tesmiye ederler. ^.nj^. 6jUi <.s^>j ^i^i 
ayeti kerimesi, bunu ifade ve beyan eyler. Ya'ni Allah ve melekleri; 
ya'ni sifati ilahiyyenin ciimlesi zati Hakta batin oldugu cihetle ahkamin 
ciimlesini icra eden Haktir. Anm icin cenabi Allah, miracta hazreti 
Peygambere buyurdu: "^j ^j & \*&t >J»„ ve "y>i\ m *i\ &\x^z„ bunu ifade 
eder. Bu makamda salik, kesreti e§yadan mahcuptur. Bu kesret nedir? 
diye suai olunsa cevap vermekten acizdir ve bu makamda saliki cok 
durdurmazlar. Zira Hakikatta makam degildir. Belki bir hali istigraktan 
ibarettir. Mecnun'un Leyla benim, gayri Leyla yoktur dedigi gibi.. ve 
Makami cemi' de e§yamn batma riicuunun bir diger misali, mesela; diiz 
bir ovada bir direk olsa, sabah giine§i, o direge vurdukta bir golge 
gikar. i§te o golge mahluktur. O golgeyi giinesin tuluu izhar eyledi» Bir 
miiddet sonra giines. yukan ciktikta ve zeval vaktmda ol golgenin eseri 
kalmayup direkte batin olur. Salikte dahi, sCihut ve zevk sebebiyle Hak' 
kemaliyle zahir oldukta e§ya, zati Hakta batin olur, golgenin batin oldu- 
gu gibi; golgenin viicudi haricisi olmayip ancak goze bir karalti 
goruniip belki viicudi zillisi oldugu gibi halkin dahi viicudi hakikisi 
olmayup ve yalniz alemde bir §ey olup haricte asla viicudu yoktur. Yalniz 
golgenin inkan kabii olmadigindn halki dahi inkar kabil olamaz. Belki 
haik denilen, Hakkin ismi zahirinin hukmudiir. Ve mutlaka tecelliyati 
hariciyyeden ibaret olup viicudi haricisi yoktur. Anm icin ehlullah buyur- 
dular : »y>-J\te\j o~su ju^i a'yani sabite viicut kokusu duymadilar. Nerede 
kaldi ki viicutlan olsun ! Bu makama kurbi faraiz derler.,, 

5. — Hazretiil cem' £-Mj±>. : "Hazretul cem' demek, Hak batin; haik 
zahir demektir. Hak' batin, haik zahir ne demektir? Ya'ni ol haik ki 
zatm ilminde batin olmustu ve ilmi ilahide mahfuz olmu§tu ; o ilimde 
olan esmayi, Hak, kendi viicudiyle izhar ediip ve kendi hukmunii esmaya 
veriip esma. izhar eyledi. Ve zat kendi hukrminii esmaya nisbet eyledi- 
ginden esma zahir; zat, batin oldu. Bu halde goren, i§iten, soyliyen 
Haktir; lakin abdin kuvasiyle.. Bu makamda Hak, kulun kuvasi olup 
kulun hayati hakla, kudreti Hakla, sem'i Hakla, basan Hakladir. Nitekim 
hadisi kudside "j. ii_i^ j ^ j tj j*»i i s m=-jj uu Uj \s*a u*« 4 ^^u.* c^\ \»\ 



296 



Ugiineu devre Melamfleri 



d. &K) i*. J>.j» ya'ni ; ben kuluma mahabbet eyledigim vakitte o kulumun 
sem'i ve basan, yedi ve lisani ve ricli olurum. Benimle isitir, benimle 
goriir, benimle tutar, benimle soyler, benimle yiiriir. Bu makama ehlullah 
"kurbi nevafil,, tesmiye ederler. Bu makamin kemaline nail kimesneler 
herkesin bildigini bilir ve i§itir ve goriir. Ya'ni keramati ilmiyye ve ke- 
malati sifatiyye kendisinden sadir olur...,, 

6. — Cem'iil cem' ^i^ : "Salik bu makamda «^ujij ^Uiu^^vij JjVi.,*» 
ayeti kerimesini bir nazarda miisahede edecektir. §6yle ki abidden zahir 
ancak ef'^1 ve sifati ve viicudi Hak oldugundan abid evvel oldu ve ef'ali 
ilahiyyenin zuhuru abdin azayi semaniyyesine miitevakkif oldugundan 
abid, ahir oldu ve abdin suretinde zahir olan vucut, Hakkin oldugundan 
abid, batin oldu ve yine Hak, abid suretiyle zahir oldukta mahlukat 
tesmiye oiundugundan abid zahir olduj i§te bu makamda salik, suveri 
ekvandan bir surete nazar eyledikte bu dort nispeti bir surette miisahede 
edecek ve kendisinde dahi bu dort nisbeti miisahede eyliyecektir. Hatta 
bu siihut galebe eyledikte bir kimse kendisine suai edecek olsa ki 
"^wuij ^uyij ^vij JjVty»,, ayeti kerimesinin ma'nasi nedir? 01 dahi ceva- 
bmda der ki: evvel benim, ahir benim, zahir benim, batin benim... 
Yahut karsisinda olan surete sensin evvel, sensin ahir, sensin batin, 
sensin zahir, deyu cevap verir ve bu cevabmda sadiktir ki onun suhu- 
dunda Hak, bu suveri kendi vucudiyle izhar eylemistir.,, 

Muhammed Nur' bu alti makamdan sonra yedinci bir makam daha 
oldugunu, fakat bu son makamin, diger makamlar gibi peyderpey miir§it 
telkiniyle zevkerlilemiyecegini "Mesahidiit tevhit, Hadil ussak, Miirsidiil 
ussak... "gibi makamattan bahis risalelerinin umumunda soyliyon Hatta 
tiirkce "Miir§idiil ussak,, ta diyor ki "bu makam, Ahadiyyetiil cem', =i,j^i 
^u Ji\j\ makamidir. Ve bu makamda jj &\ ^ } ^-j >\ c~*s Uj varit oldu ve 
lisani &\ y\ ^.>bu tir. Badehu imani, tahkiki olup Hakkalyakine dahil oiur. 
Hakkalyakin bir makamdir, ana oyUij &3\ f u* ve r ti> r uu ve 3 u'yi f u, derler. 
Bu makamda ne kesret ve ne vahdet ve ne de tai hitap sabit olur. Bu 
makamin lisani «Asivi «fc^U- tir. 

Risalei salihiyyede de < ^.ii^t , jJbi \^\ t makami olan bu makam 
hakkinda §u sozleri okumaktayiz : 

"Ve yine ma'Ium olsun ki bu makamdan sonra bir makam daha 
vardir ki o makami takrir etmege ne bende kuvvet vardir ve ne/de 
takrir edecek olsam sende kuvvei fehim vardir. Qiinki o makam^j \±>.\ t 
*f p ul. oldugundan ancak gavsi a'zam olan zatin miilku olup teberruken 
bize dahi ta'lim ederler. Lakin, biz telkin edemeyiz. Zira kur'andai^sr y., 
... ajiju deyu gelmistir. Yetimi hakiki hazreti Rasuli ekremdir ve amn 



Ugiincu devre MelamTleri 



297 



mali ahadiyyettir. Biz andan nehyolunduk ki takarriip edemiyelim. Eger 
Rasulullah kendisi bizzat telkin ederse zevk alinir ve illa zevk ahnamaz.,, 

"Dairetiil vucut fi beyani makamil Mahmud» da makamati mucmelen 
ta'rif ettikten sonra §6yle bir daire yapiyor : 




bu dairenin bir msfi fena ve tevhid, diger msfi Baka ve ittihat makam- 
lan.olup ahadiyyetiil cem' makami merkezi dairedir. 

Goruluyor ki Seyyit Muhammed Nur'un vaz'ettigi tarzi teslik, dogru- 
dan dogruya iptidadan intihaya kadar "vahdeti vucut,, esasi uzerine 
miibtenidir. Bayrami melamlerinin siiluklerinde telkini meratip yoktu. 
Sohbet ve goniil bekleme ile sirn vahdetin ma'nen tahakkukuna intizar 
«derlerdi. Seyyit Muhammed Nur' ise, ; melami sulukunii daha maddi ve 
ilmi bir tarza ifrag etmi§tir. Nihayet bu usul, oyle bir hale gelmi§tir ki 
melamiler, miirsitlerinden bu meratibi peyderpey ders alir gibi alirlar ve 
sohbetlerinde, siihutlarmda bunu zevketmege cahsirlar. Binnetice melami- 
lerde, diger tasawuf ehlinde ve bilhassa eski melamilerdeki i§rakilik, 
tamamiyle kaybolmu§ ve vahdet, bir "inkisaf,, bir "tecelli ve tahakkuk,, 
halinden bir "ilim,, haline gelmistir. Halbuki, bu ilim, kitaplardan da 
pek ala ogrenilebilir. Muhammed Nur', "§erhi kelami ilami Ali,, risale- 





£98 



Ueuncii devre Melamileri 



sinde "gerek tevhidi ef al ve gerek tevhidi sifat ve gerek tevhidi zat ile= 
haik, zaib v jii ve fani; badehu zati Hakki mii§ahede ve hak nazan ve 
suluk ile haik fani ve Hak baki oldugunu mii§ahede eyleyiip ciimle Hak 
zahir olur. Ve lakin siiluki tevhid olmaksizm halka Hak demek kiifiirdiir. 
ju .Si s^i taifei Bektasiyyeye kendilerini nisbet eden melahide gibi bila 
siiluki tevhid, halka Hak demek ve nazarlarinda halkin viicutlan varken 
ana Hak itlak eylemek miicerret kiifiirdur...,, diyerek sulukiin, ya'ni miir- 
§idin telkininden sonra salikin tevecciih ve ihvanla sohbet neticesinde 
makamati zevketmenin tevhitte §arh esasi oldugunu soyliyorsa da, miir- 
§it, kendi anlayi§ma gore salike makamati istedigi yakit telkin edebilece- 
ginden bu telkin mes'elesi; demin soyledigimiz gibi melamiligi ma'nevi 
ve i§rakilikten adeta tecrit etmi§ ve melamet ilmi ve usuli bir tarikat 
haline gelmi§tir. 



jy * 



MELAMILIGIN INTI§AR SAHALAEI 



"Nuriyye melamiligi,, diyebilecegimiz son melamilerin, Anadolu'dan 
ziyade Rumeli' ve Istanbul'a yayilmi§ olduklanni goruyoruz. 

Esasen Rumeli'de zuhur ve inti§ar eden bu meslek; Selanik, Uskup,. 
Manastir ve hatta Bosna havalisini tamamile istilasi altina almi§tir. Bunun 
sebebini evvelce de soylemistik. Bu havali, bayrami melamilerinden beri 
melametin en ziyade yayildigi saha idi. Ayni zamanda, son zamanlarda 
arnavutlukta Bekta§iligin ve daha evvelce Rifailigin inti§an da halki 
vahdet telakkilerine miimkin merteoe a§ina bir hale getirmi§ti. Seyyit 
Muhammed Nur', bu havaliyi fa'aliyetine merkez etmekle isabeti fikrini 
isbat eylemi§ti. 

Qok eski zamanlardanberi asayi§sizlige de bir merkez olan bu muhit,, 
bilhassa son zamanlarda Sirplann, Yunanhlann, Karadaghlann, hatta 
Arnavutlann isyanlariyle daimi bir ke§meke§ icinde idi. Halkin tasavvufa 
meylinde, bu igtimai halin de dahli vardir. 

Miihammed Nur, her halde tek tiik melami bendelerine, melami 
me§rep dervi§lere kendisini tanittiktan ve niifuzunu zahiri ilmi ve miider- 
risligi ile tezyit ederek erkam hiikumete de kolayca hului ettikten sonra 
acele etmeksizin yava§ yava§ tarikini kurmaga basjamisti. Evvela nak§i 
dervi§ligi ve §eyhligi ile goriinen, fakat kendisine miiracaat edenleri me- 
lamet sulukii iizere teslik ve terbiye eyliyen Muhummed Nur, Istanbul'a da 
miiteaddit seyahatlar icrasiyle merkezin me§ayih ve ulemasiyle temas 
etmi§ ve hatta §eyhulislam Molla Beyi Bekta§i oldugu halde kendisine 
dehalet ve biata mecbur eylemi§ti. Mirefteli Abdullah' ve hariri zade 
Kemal gibi bir eok fazil ve zinufuz kimseleri tarikine alan Muhammed 
Nur', istanbul'da da niifuzunu temin etmi§ ve bir cok halife yetistirmisti. 

Bu suretle melamilik, miitekasif merkezi — arnavutluk miistesna, 
cunki orada yerle§en Bekta§ilige galebe mii§kildi — Selanik, Manastir, 
Uskup ve havalisi olmak iizere cenuben Tirhala, sjmalen Bosna havalisine 
kadar yayilmi§ ve §arki Rumeli'de de Edirne vilayeti dahilinde bir cok 
muride malik olmu§tu. Garbi Rumeli'den sonra en ziyade istanbul'da ve 



•gnn Ocuncii devre Melamileri 

Anadolu'da da Eskisehir', merkezi Tire olmak iizere lzmir', Bursa' ve 
Ankara'da intisar etmistir. 

Balkan harbinden sonraki muhaceretin de bu inti§arda miihim bir 
-amil oldugu muhakkaktir. Son melamiligin de kizilbasjigin aksine olarak 
daha ziyade merkezlerde ve mumkun mertebe ehli ilim arasinda inti§anm 
goruyoruz. Bu hususta da aynen Bayrami melamilerindeki miilahazatimizi 
serdedecegimizden tekranndan sarfi nazar ettik. 



MELAMI TEKKELERi 

Eski melamilerle, bayrami melamilerinin tekkeleri olmadigini g6rmu§- 
tuk. Seyyit' bir cok hususta —zikir, kisve, merasim ve ayin olmamasi 
#ibi — bunlara ittiba' eyledigi halde bazi hususta da ayn bir ictihat 
sahibi oldugunu gostermistir. Telkini meratip bayrami melamilerinde 
olmadigi halde Seyyit' tarafmdan ihtira' edilmi§tir. Tekke yapilmasi da 
boyledir. Filvaki son melami tekkeleri, ta'biri ma'rufiyle birer tekke 
olmaktan ziyade ictima' mahallidir. Qunki melamilikte, diger tarikatlardaki 
"dervis,, sinifi yoktur. Binae'naleyh bu tekkeler; miir§idin ailesiyle beraber 
oturdu§u ev, ihvanm istedikleri zaman toplanip sohbet ettikleri bir 
mecma'dan ibarettir. Yalmz diger tarikatlara karsj, cuma gunleri, cuma 
namazindan sonra; bazan cuma geceleri yalmz ismi celalle zikredilir. 

Muhammed Nur', bu tekkeleri, her halde ihvanin yalmz oralarda 
sohbet etmeleri ve haricte agyar i?inde kakikata ait bir §ey konu§ma- 
jnalanicin actirmi§tir. Rumeli istilasmdan evvelki melami tekkeleri sunlardir: 



Istruna^a i 



tki tane tekke vardi. Bir tanesi daha eski olup Seyyit Muhammed 
Nur', burada otururdu. Vefatinda, vefat ettigi mahalle def nedilip oraya 
birde muntazam ve miikellef turbe yapilmisbr. Seyyid'in hulefasmdan 
haci Faik Bey §eyh olmu§, 1319 da *Selanik'te vefat ettikten sonra 
Muhammed Nur'un son zamanlannda kiz olarak aldigi "Haci valde,, [1] 



[1] Haci Valde el'an sagdir. tjfskiidarda ikamet etmektedir. 



0§uncu devre Melamileri 



301 



tarafimdan idare edilmis. ve bu suretle kadmlara mahsus bir tekke hali- 
ne gelmi§tir. Bu tekke, istilada yanmi§sa'da Tiirbe yanmami§ ve bila- 
hara ta'mir ve tecdit edilmi§tir. El'an Melamilerin ziyaretgahidir. Mev- 
kufati ve turbedan mevcuttur. 

Ikinci tekke, yine nefsi kasabada olup evvela oglu §erif Efendi ta- 
rafmdan idare edilmi§, §erif Efendinin hicri 1323 te vefati iizerine Hule- 
fadan Haci Abi§ Efendi §eyh olmu§ ve bunun zamanmda istila vuku'bu- 
larak bu tekke kapanmishr. 



Selanik : 

Ali orfi Efendi Muhammed 
evini bir tekke haline getirmisti. 
magahi imi§.. 



Nur'a intisabmdan sonra yahlardaki 
Burasi istilaya kadar ihvanin bir icti- 



Doyran kazasi: 

Nenfsi kasabada doyranh §eyh Hamdi hoca Ef. tarafmdan idare 
edilen bir dergah el'an mevcuttur. Doyran'a tabi dedeli karyesinde is- 
tiladan evvel bir melami tekkesi vardi. 



Koprulu : 

Burada da bir tekke acilmishr. 
seyhinin kim oldugunu ogrenemedim. 



Hala mevcutmu§. Vaziyetini ve 



Tikve§ : 

Nefsi kasaba olan Gavadar'da bir tekke mevcuttur. Bu tekkeye 
evvela istrumcah Haci Suleyman beyin biradari Haci kadri Bey §eyh 
olup Balkan harbinde tekkeyi yangm ve yagmadan kurtarmaga muvaffak 
olmu§tur; Harpten sonra vefat etmistir. Tekke hala mevcut ise de kimin 
tarafmdan idare edildigini ve §eyhini ogrenemedim. 



Iftip : 

Hulefadan i§tipli Salih Rifat. Ef. tarafmdan yaptirilmishr. Bu tekkede 
kendisi seyh idi. 1326 da vefatindan sonra istila vuku'bulup tekke yandu 



302 



0$iinc3 devre Melamileri 



Pizren : 



Hulefadan Recep Ef. badehu Seyfettin Ef. §eyholmuslardir. Recep 
Ef. tahminen 1316 da, Seyfettin Ef. de isltla seneni vefat etmi§tir. Son 
seyh olan Omer Liitfi Ef. nin 1927 de vefatindan sonra kimin §eyh ol- 
dugunu ogrenemedim. 

Avret hisara tabi Isnefge karyesi: 

Muhammed Nur'un emriyle burada da bir tekke yapilmistir. Buraya 
•ewela hulefadan Haci Ibrahim Efendi seyh olmu§, 313-14 tarihlerinde 
vefati iizerine Doyran'h Mustafa Ef. seyh olup 322 de vefat etmi§, bilahara 
istilada bu tekke yanmisbr. 



Uskup s 

:■ Buradaki tekkeye evvela Muhammed Nur'un damadi ve halifetulhu- 
lefasi Abdiirrahim Fedai Efendi, ondan sonra Abdiirrahim Ef.nin oglu 
haci Kemal Ef. §eyh olmu§tur. Kemal Ef. tstanbul'a gedikten sonra -1328- 
oglu Hakki Ef. §eyh olmu§tur. Ei'an mumaileyh tarafindan idare 
•edilmektedir. 



Manastir : 

Rifai tekkesi iken .§eyh Ali Riza Ef . nin Muhammed Nur'a intisabi 
ve Safi Ef. den hilafet ahzetmesi iizerine melami tekkesi olmu§tur. Riza 
Ef. 331 de vefat etmi§tir. Tekke el'an mevcuttur. Fakat §eyhini ogreaemedim. 



Istanbul : 

Sehremini, saray meydanmdaki rifai tekkesi; seyh ahmet Safi Ef. 
Muhammed Nur'a biat ettikten sonra haftadan haftaya Rifai mukabelesi 
yapilmakla beraber bir melami tekkesi haline gelmi§ ve Safi Ef. kendisine 
intisap edenlerin hemen hepsini melamet nesvesiyle teslik eylemi§tir.. 
Safi Ef. takriben 310 tarihlerinde yefat eylemi§ ve tekke de 333 te fatih 
yangimnda yanmi§tir. 



Oguncii devre Melairmile 

Mevlevihane kapismda tarsus Rifai tekkesi: 



303 



Bu tekkenin §eyhi Abdulkerim Ef. de Muhammed Nur'un hulefasm- 
<dandir. Burasi da tamamiyle bir melami tekkesi olmu§tu. Kerim Ef. nin 
Bursa'ya nefyinden sonra tekke adeta kapanmis. ve nihayet son icraatta 
bilfiil seddedilmi§tir. 



V5 



SEYYIT MUHAMMED NUR'UN HALIFELERI 



Abdiirrahim Fedai: 



Pizren'lidir. Seyyid'in halifetiil hulefasi ve damadi idi. Oskiip'te bir 
medresede muderris ve uskup melami tekkesinde §eyh iken 1303 te 
seyyit'le beraber hactan evdet ederken vapur Siiveys kanalini gectigi 
siralarda vefat etmi§ ve cenazesi vapurdan cikanhp "Ayni musa,, nam 
mahalle defnedilmi§tir. Vefatina muhiplerinden Hakki §u tarihi soylemi§tir: 



Bu cihanm devrini hig bilmediler geyhu §ab, 
Kimse fehmetmez acap seyreyleyiiptiir bu dolap ! 

Pirimiz kutbi cihan azmeyledi ciin Mekke'ye 
Bilesince yar idi murgidimiz ali cenap.. 

Avdet iizre der sefine azmi firdevs eyledi, 
Vashni arzu edenler cigerin etti kebab. 

Cumle ihvan feyzalurdu bahri ilminden anm, 
Canlan yakti firaki, gegmimizden kan silap ! 

Hayderiydi, almadi eviadi kabrinden nigan, 
Bahr idi bahrile bahroldu Fedai'ydi iakab. 

Edelim Jij:J-\ erdi ciin hiikmi kader, 

Hakimi mutlak olur, hem ciimleye hiisni meab. 

Hiisni hatmine delildir tarihi «HakkT» iyan, 
« w>12jI iS J*' **-*j tirf <•»»- <t>**} JJ 1 * 

1303 ■ 



U^iincii devre MelamTleri 



305 



Abdiirrahim Ef; alim bir zat imi§. Bir defa ulumi resmiyyeden de 
icazet vermi§tir. 302 de Muhammed Nur'un mahdumu haci kemal Ef.* ye 
muazzam bir siinnet dugiimi yapilmi§ ve bu diig-iine, istanbul'dan bile 
ihvan davet edilmi§ti. MelamTler, sahralara yayihp mesela bir kismi bir 
tarafta sohbet, diger bir kitle ba§ka bir tarafta zikrile me§gul iken bir 
kismida ba§ka bir tarafta davul, zurna ile icrayi aheng ederlermi§. Bu hal, 
bazi mutaasiplar tarafmdan Istanbul'a "melamiler davul zurna ile zikre- 
diyorlar,, tarzinda bildirilmi§ ve istifsar i§in Muhammed Nur, istanbul'a 
davet edilmi§ti. 

Muhammed Nur' Istanbul'a Abdiirrrahim Ef. yi gondermi§ ve Abdiir- 
rahim Ef. meclisi me§ayih reisinin melami siilukiinii sormasi iizerine "edna 
siilukumuz halktan hakka suut ; ala sulukumiiz haktan halka niizuldiir,, 
deyip icap eden izahati vermi§ ve tekrar iiskiib'e avdat eylemi§tir. 
Istanbul'da Tarsus tekkesinde musafir olmushi. 



Asari : 



Tefsiri suretiil kevser : Abdiirrahim Ef. nin yegane arapga eseridir. 
Bu risalede sofiyunun vahdet telakkisini o kadar vuzuhla anlatiyor ki 
Muhammed Nur' bile "makami ahadiyyetiil cem'den varid olmu§tur. 
Izhan caic degildir. Buldugunuz yerde yakin; yahut ta saklayin;,, demi§- 
tir. Abdiirrahim efendi ke§ke bu risaladen baska risale yazmasaydi; hele 
nazma hic ozenmeseydi... Ilim ve ihatasi, tasavvuftaki rusiihu tamamiyle 
bu tefsirde goriinuyor. Sonundan bir kismini yaziyoruz. "ya Muhammed' 
Rabbine salat ediip ayni oldugun gibi enfiisii afak biiduniinii, belki 
budiini viiciidunu kurban et; taki sen hakikatta benim aymm oldugun ve 
benim gayrim olmadigin gibi benim zatimdan ba§ka bir eseri mevhum 
da kalmasin. 

Biidiin, nasil araplann hiyari emvali ise, butun ekvan da senin hiyari 
emvalindir. Onu tasadduk eyle ve benim vticudumla cemii zerratta envai 

tecelliyat ve eltafii kem alat ile bulun Kim, sana bugzeder, 

ve kadrini bilmezse ki o benim kadrim, ya'ni bu surede tafsil ve isaret 
eyledigim senin kadrinden ibarettir, ebter dir. Ya'ni, bu mii§rikin viicudii- 
niin neticesi, hatta viicudii yoktur. Belki hayali mahzdir ve gayri mev- 
cuttur. Hali, gayri mevcut vehim ve §irk oldugu gibi mevcut olmasmin 
da imkani yoktur, i§te bu, ebterdir. Sen nasil ebter olursun ki - ya 
Muhammed' - i§areti ahadiyyei zatiyyei kur'aniyyede tafsil olundugu gibi 

Melamiler — 20 



306 



O^uncii devre Melamileri 



sen, benim hayat ve kayyumiyyetimle hayyiilkayyumsun. Nasil ki iu-iif, 
soziimiizle de bunu ta'bir ettik,, [1]. 

Abdurrahim Ef. risalenin sonanda "au. }j3a Jr ***> ^u^J J c vuu* 

*^i^„ diyor. 



Risalei vehbiyye % 

Bu risale manzumdur. Fakat kafiyedn muarra acayip bir seydir. 
Lisan da gayet bozuktur. Misal olmak iizere birkac beyhni yaziyoruz : 

Huda'ya hamdii siikrolsun yaratti kudretinden ol, 
Kamu esya vii mevcudat aum emrin ediip makbul 
Bikulli alemi a'la, dahi esfelde kim vardir 
Ani tesbih ediip cumle dahi secde kiluplardir ! 

I§inde niishai insan ki zatma olup mirat, 
Kiluptur ciimleye serdar ana olmu§ delil bizzat. 

Salat ile selam olsun o Fahriil enbiyaya kim 
Buyurmustur hadisinde bilen nefsin olur hem nam !! 

Bilurmisin nedir miirsit ? o bir mazhari kullidir. 
Amnla bitti hep isler o mazhari Hak olmu§tur ! 

Bu risalede meratibi tevhid ve ittihadi anlatiyor. 

Kasidei nuniyye s 

Bin beyit kadar olup aym tarz ve aym vadidedir. Bu eserle guya 
"Muhammediyye,, yi tanzire cahsmishr ! 









jj]! 4>-^ j^.fj ^^ ,>* «J' J*- -^'> 






*.J^J J^" f>: 



..V!>i V'- 3 * 1 v~ Vl * jU ^ ^ ^^' ^^ V1 u ^. l > ^ 



Ucuncii devre Melamileri 



307 



§erhi Safiye : bu da manzum. 
Kasidei taiye : „ „ 

Meratibiil viicut : „ 



Hediyyetiil Hac : 

"Meratibi fena ve bekayi anlatan ve bunian menasiki hacca tatbik 
■eden kiiciik mensur bir risaledir. Sonunda seyyid'in Ibni fanz divani 
okurken muzdelifede ervahi enbiyaya miilaki olup hacta o mahalli 
Abdurrahim Ef. y e irae eyledigi de yazilmi§hr„. 

Risalei iradei ciiz'iyye, 

§erhi sirn •••3 il ^ 

Risalei ruhi kizil ala esran mebzul muammayi sirn ezel ^j^s ^ ml.j 

Jjlj-" lSL«» (Jji;* jlj.-t : 

Abdiirrahira Ef. bu acayip isimli risalede Seyyid'in hulefasindan Istip'li 
Salih Rifat Ef. nin 10 beyitlik vezinsiz, kafiyesiz, hatta manasiz bir gaze- 
lini nazmen §erhetmi§. Mukaddemede diyor ki 

f ki IL y^C-Vt s^ j jT[J\ &jjj_ fr)\\ c A ; J1 V^ 11 ^ c^ -^' ^-> 2i * 
■u— ilii_4 — , Cj\j~Jz>- _^i.c j.^i Jc c>!A^_i.LI oLl _,-i>£ c«sj ^l-» i^cjy'j ^jjj ,J-\ 
•J£.^ 3 Jrjb \^^ J t^T-^jj jjill ^ ely-l Ol_ r aLl <illr ji-l ^CJj »1^*- Ol 



r*" O I ,^>- 



yL-ll IjIJkij jJiU^. l r 'LiTj VU-^J V 1 ^- l r ;jl '-i^'^ o-^b Jl l4Ujlj U^- 
Bunian okurken bila ihtiyar Ziya P§. merhumun 



Gugetmesin oyle soz kulaklar, 
Alfldesi olmasun dudaklar ! 

beytini hatirhyorum. 

Risaleden anla§ihyor ki Abdurrahim Ef. adam akilh meczup bir zat 
oldugu gibi Salih Rifat Ef. ye de pek meclup imi§„ Esasen Melamiler de 
bunu soylemektedirler. Bu acayip risaleden bir kismim yaziyorum : 

Beyti evvel 

Dersimizdir ruhi mahbup dersi a§ki okuruz 
Ilmimize yok nihayet suret ile mesturuz! 



Ij ptl; ^l ili^ \^j±» js jie iCLJ d>la v 1 ^ 



308 



Ucancii devre MelamTleri 

Rif'ata saldm cemalin nurunu yaktm bem, 
Dersi aski mahvediip nur eyledin, aldm beni! 
Ciimle ussak per acuben uctular pervaneves, 
Girdin askm aynina gayr kalmadi aldm beni ! 
Sirn §in hem sendedir hem ciimle aymndir hemin 
Sirn kaftan [1] bir haber ver sanma hem aldm beni! 

Hamdiilillah ki cemali Rif at oldu can bana, 

Gam degil mahcub olanlar dimeyeler can bana! 

Asikm matlubu odur yar ile hemser ola; 

Ber miirad oldum bugiin hem Rif'at oldu can bana! 

Ma'deni ciimle avalim olmusam hem gelmisem 

Sanma ey zahit beni sen oldun nihayet bana!? 



Uciincii devre Melamileri 

Kimdir ol kim ola sevmiye cema.1 ? 
Mektebi irfana varmayan a'ma 
Ne bilur kim kimdir mecla? 
Niishai ademi eyledi mir'at; 
Tecelli eyledi nice zuhurat. 
OI sofo §eytan secde etmedi, 
Tardoldu ebedi kurba yetmedi, 
Camii CA*»-t nice der idi? 
Badei a§k ile hem harab idi. 
OI sirri sabbi arife sor da bil; 
Mescudi melaik hem ol etmi§ bil! 
Ifbu gencin tilsimm bulmak muliai; 
Ey «Fedai» ask ile sen buldun cemal! 



3-09 



Abdurrahim Ef . nin bu risalelerden maada manzumeleri de vardir. 
Bunlarda "Fedal,, mahlasmi kullanir. Lisaani ve si'riyeti bertaraf, fikirlen 
hakkinda bize bir malumat verebileceginden iki tanesini yaziyorum. 
Cezbesi bunlarda da goriinmektedir : 



Dalarken bahri vahdette 
Beni bu giin bulan salik 

Muhakkak nuri Hakkim ben 
Tecelli eyledi bedrim, 

Okundu Besmele ismim 
Goriindii her benim cismim, 

Goriindii dil bana mutlak, 
Muhakkak yiiziidiir hem Hak, 

Adim sehri melamette 
Okundu hutbede 4V.P 

Niceler cehdederler hem 
Amnciin zahidan bana 

Kufiirdiir sirrimim ziilfii 
Bu giin tutmug hep afaki 

J'ji f <&\Ji hem 
Budur ram hakikat bil; 

Bu giin benden duyan Hak'tir, 
«Fedai'» sehri itlakta 



Cikardm tiirlu gevherler. 
Bulur ol tiirlii dilberler! 

O iklimi hakikatta; 
Goriindii ruyi dildarlar. 

Verildi Fatiha resmim; 
Bulan bu yiizu izzetler! 

Gorenler buldular ltlak; 
Bunu bulandi Kanberler! 

Duyulmus ankayi mugrib, 
Bu sirdir Hakka cenberler! 

Goremezler bu giin vechim; 
Dediler dahi ekferler! 

Dahi ol hali ruhsanm; 
Budur sirn peyemberler! 

Bu giin sirn bana geldi, 
Sakm olma o serserler! 

Sakm sanma ki insandir! 
Kuruldu veche minberler!? 



'.Jic- = J t/ 



t [1] 






ABDURRAHIM E. HALIEFELERi 



Abdulehat Ef. 

Uskup'ludiir. Kurra hafizlarmdandir. Asan yoktur. Cskup'te tah- 
minen 1332 h. de vefat etmistir. 



Haci Hafiz Abdurrauf Ef. 

Icazetnameli hocadir. Bir muddet istanbul'da da bulunmustur. Be- 
yazit eamiinde va'zeder, va'zdan sonra cemaata zikrettirirmi§. 1340 ta 
Uskiip'te vefat etmistir. 



Yonus Ef. 

Pri§tine'li olup cezbedar bir zat imi§. Muhammed Nur' Pri§tine'de 
bir diigiine davet edilmis. §ehre girerken Yonus Ef, bir minareye cika- 
rak "Ey musliimanlar; Muhammet Rasulullah geliyor; -istikbal edin!„ diye 
bagirmaga baslamis. Bunu duyan hucalar Muftuye raiiracaatla §'ikayet 
etmisler. Nihayet yine hulefadan Haci Maksud Ef. Muftuye gidip "H. 



$ 



o i n Ociincii devreMelamileri 

Peygamberin varisi ulumu geliyor,, demek istedigini beyan ve iimmi ve 
cezbeli bir zat oldugnndan kusruna bakilmamasmi reca ederk mes eleyi. 
kapatmis. Piristinede tahminen 1330 da vefat etmisbr. 



Ismail Ef. 

Kocana koylerinden Maya dag'hdir. Rumeli'nin bir cok yerinde Tel- 
g raf mudurluklerinde bulunan bu zat takriben 1328 de vefat etmisbr. 
Nerede vefat ettigini ogrenemedim. 



AU URFl EFENDi 

Giiricenin «Polyan,, karyesinde dogmus ve ticaret icin Misir'a gide- 
rek uzun miiddet oturmus, bilahara Selanige gelerek orada tavattun 
etmis olan Ali Urft Ef. hakikatan alim ve fazil bir zattir .Seyyit Muham 
med Nm-'a intisap ve ahzi hilafet ettikten sonra Selamkte yalilardaki 
evini bir tekke haline ifrag eylemisti. 1305 te vefat ederek selamk mev- 
levihanesi civanna defnedilmistir. 



Asari: 

Serhi divam Niyazii Misn, tercemei hikemiAtaiye, tercemei maksadui 
aksaf tercemei insani kamil, serhi gazeli iiftade, es'ile ve ecvibei muta- 
savvifane, Muhammed Nur'un varidat serhinin tercemesi, kitaburresat 
filmebdei velmead tercemesi [1]. 

UrfT Ef nin manzumeleri de vardir. Bunlar vezin ve kafiye noktai 
nazarindan Abdurrahim Ef. nin manzumelerinden hallicedir; Bir gazelim 
yaziyoruz : 

Saliki tevhit olanda gaflet olmaz bir vakit 
Allah illa Hu diyende gaflet olmaz bir vakit. 
Ciimleyi Hak gozlemek ahkami zikrullahtir, 
Zikrile illa gSrende gaflet olmaz bir vakit. 

[Tl^^ar^^rn^irkVe ve gayri matbudur. §erhi varidat tercemesi f^}f 
tiiphaue inde tasawuf,, 983 numarada, kikemi atai tercemesi, darulfunun k.tuphanesmde 
6^™^. Digerleri melami ihvaniuda ve miiteferrik bir halde bulunmaktad,, 



Uciincii devre melamfleri 311 

Geles de herdem havatir, cehlile varid degil, 
Geldigin kanden bilende gaflet olmaz. bir vakit. 

Bir kere bidar olan can daima yakzandir, 
Gayriyi mahveyleyende gaflet olmaz bir vakit. 

Zevki Urfi'dir bu, kasdin tecriibeyse bil ki sen 
Varidi mevrut gorende gaflet olmaz bir vakit, 



Babamda ben baba iken babam dogurdu anami, 
Anamda meme emerken anam dogurdu babami! 

Beytiyle basjiyan ve abdurrahim Ef. nin bendeganindan ve Kosva 
vilayeti muhasebe memurlarmdan Ismail Hakki Ef. taraf indan §erhedilen 
bir de §athiyesi vardir. 

Urfi Ef. nin nesirlerinde lisani selis, ifadesi vazih ve muntazamdir, 
Miiritlerinden yeni§ehirli Vehbi Ef. ye yazdigi mektuptan bir kac ciimle- 
sini naklediyoruz : 

"Her ne diiriti sifat irade olunsa, mevsuf hazretlerini beyan ve vas- 
fettiginden, sifat, mevsufun aynidir. Amma mevsuf, sifatm ayni olamaz. 
Zira mevsuf, mahsur olmadigi gibi sifat kaim ve zahir olmak icin de 
mevsufa muhtactir. Mesela, ilim, sifattan bir sifattir. Ancak mevsuf, ya'ni 
alim olmadan ilim bilinmez ve zahir olmaz. Alim, ilme arif ve muhit 
oldugundan, ilim, alimin aynidir. Amma Alim, ilmin ayni degildir. Zira 
alim, ilmi ve her sifati camidir. Ilim, alimi cami' ve muhit olmadigi gibi, 
ilim, zahir ve kaim olmak icin de alime muhtactir. Hulasai kelam; fiil, 
fail ile zahir ve kaim oldugundan failin aynidir. Fail, fi'Iin muzhiri ve 
mutasarnfidir. Sifat dahi boyledir. Abdin ef'ale miidahalesi bahsine 
gelince: dersiniz &w j^, Vj jcti y tir. .&tyi»>^ dersini daha gormediniz. 
Bu bahis, o mertebenin dersidir. Cebir, hului ve ittihat, ikilikte olur. 
<&M 3^-^-v zevkine nail olan haktan maada mevcut gormez. Var ve mevcut 
gayn olmaymca, cebir, hului, ittihat kimden kime olabilir ? 

Tevhid, iskati izafattir. Izafat, Hak taala hazretlerinden maada veh- 
molunandir. insan, hayvan, kurt, kus, hacer, §ecer ve sair mahsusat ve 
ma'kulat, mevhumattir. Bunlarm kaffesi mahvolup t ji^aii j*ijit ^ ^.u au ^-» 
sirnna mazhar olan Hak'tan gayri gormez „ 

Hulasa Urfi Ef. nin biitiin asan ilim ve temkinine biirhandir. 



Istipli Saiih Rif »at Ef : 

I§tiplidir. Seyyit Muhammed Nur'a intisabindan sonra memleketinde 



312 



Ociincii devre melamileri 



yaptirdigi tekkede irsad ile mesgul iken 1326 tarihinde vef at ve tekkenin 
haziresine defnedilmistir. , 

Istilahati sofiyyeye dair bir risalesi ve divam vardir. §nrlen Abdur- 
rahim Ef. nin manzumelerine benzer. Divam darulfunun kiituphanesinde 
Haririzadenin bir mecmuasmda mevcuttur (M 263). 

Iyice bir murabbamdan iic parca ile bir bahariyesinden iki beyit 
yaziyoruz ; 

Seyyidim Nuri Muhummed eyledi azmi hicaz 
Nice evlad ve hem iyal ile revnak tiraz. 
Ola meymunu miibarek ehli Hakka sali hal 
Rehberi rahi hakikat eyledi azmi hicaz. 

Hem rikabinda yiiriir eshabii erkam edep, 
Ol habibin gem'ine cem' oldu bu pervane hep ; 
Sayesi Dariil amandir geyhimiz Nuriil arab ; 
Rehberi rahi hakikat eyledi azmi Hicaz. 

Pi§evayi Haknumaya her kim eyler ittiba', 
Haik icinde yoksa kadri Hak'ta eyler irtifa'.. 
Cumle eshab ile etti Rif ati de ictima' 
Rehberi rahi hakikat eyledi azmi Hicaz! 



Sevdigim mahbub cemalin agika arzeyledi, 
Nevbahar erdi yine azmi giilistan eyledi. 
Feyzini barani nisan gibi isar eyleyip 
Camei hadrayi melbus ho§ca seyran eyledi!! 

Rif'at Ef. nin Abdurrahira Ef. ile de hususiyeti vardir. Abdurrahim 
Ef. nin tercemei halinde yazdigimiz vechile yja & '4Uj bu zatin bir g-aze- 
lini §erhicin yazilmi§tir. 



Uskup'lii filintah zade hoca Mahmnt Ef. 

Tasawuf ve fikihta riisuhu olan hoca Mahmut Efendi 1310 da hicaz- 
da vefat eylemi§tir. Muhammed Nur'un hulefasmdan olan bu zatm alim 
ve fazil bir zat oldugunu, yalniz Melamiler degil, Usskup ulemasi da 
tasdik ediyorlar. 



Uguncu devre melamileri 



313 



Risalei ruh, §erhi kit'ai tmami Ali g-ibi eserleri bulundugunu Tahir 
Bey merhum, menakibinde yaziyor. 



Faik Mehmet Bey: 

istrumca'hdir. Seyyit Muhammed Nur'a biat ve naili hilafet olan 
Faik bey, Muhammed Nur'un vefatindan sonra dergahina §eyholmu§ ve 
1319 da miisafireten bulundugu selanik'te vefat eylemi§tir. Muhyiddin'in 
Risalei gasviyye'sini serhetmis, oldugu gibi ".u^u'u^ ofB c\yi£ , ^^ ^ 
i>>"<ii j*i i>>„ , ecvibei mutasavvifane gibi tasavvufi eserleri ve §iirleri de 
vardir. 

Tahir bey merhum, bir na'tinden su iki beyti almi§tir. 

Ta. ezelden Faiki bipare afiktir sana. 
Kil sefaat, lutfediip al kemteri senden yana ! 
Zati pakin ehli a§kin sevgili canamsm ; 
Ruzi mah§erde cemali pakini goster bana! 

Bu beyitlere nazaran Faik B. vezin ve kafiyeye agah imi§.. 



Haci Siileyman Bey: 

Istrumca'hdir. Seyyit, ekseriyetle esrafi beldeden olan bu zatin 
konagmda otururmuj. Risalelerinden bir cogunu, bu konakta yazdigim 
sonlarmda tasrfh ederek kaydetmektedir. Asarmi bulamadik. Seyyit'ten 
sonra tahminen 307 senesinde vefat etmistir. 



Haci Abdiilkadir Bey: 

istrumca'h olup Haci Siileyman Beyin biraderidir. Seyyit' bu zata 
"SiblTi zaman,, dermis. Tikves'te merkezi kazada yapilan tekkeye Seyyit 
tarafindan hilafet verilerek gonderilmis ve Abdulkadir Bey Balkad harbinde 
tekkeyi yagma ve ihraktan kurtarmaga muvaffak olmu§tur. Harpten sonra 
95 yaslannda vefat ve tekkenin haziresine defnedilmistir. 

Abdulkadir Beyin es'an da vardir. Fakat melami hulefasmdan ekseri- 
sinin manzumeleri gibidir. 



Goziin ac bak ki goresin 
Giinestir kim.ata tigin 



Ne remzi var bu ekvanin? 
Kamu ekvan alur feyzin!! 



314 



Ugimcii devre melamileri 



Uciincii devre melamileri 



315 



beyitleriyle ba§hyan manzumesini bizzat kendisi §erhetmi§tir. Beyin bir de 
"Musahabei maarif „ isimli risalesi vardir. Bu risale suai ve cevapli bir 
risaledir. Muhtasar, fakat tasawuf ve melamet hususunda mufittir, 
Atideki yazilan, mezkur risaleden naklediyoruz : 

" Suai : Alemi ma'nada bir pire varup suai ettim ki Hakka varmak. 
isterim; yol goster. 

Cevap : Yol senin nefsindendir 

Suai: Suret icin acaba bir viicut varmi? 

Cevap: Hayir, yoktur, kiyami ise ilmin taallukundandir. emri Kiin, 
ilmin taallukudur. cevabiyle cemii mevcudat, emri Kiin'den, ya'ni ilmi 
|lahinin taallukundan oldugunu anladim. 

Suai: Benim hayatim, ilmira ve iradem ve kudretim nedir? 

Cevap : Buyurdu ki sifati ilahiyyenin aynidir,, [1]. 

Haci Abdiilkadir B; H. Ali'nin 



<9 



Uj au ijlsj 



j»±r Uj -tu a b» 



matla'h meshur sj'rini de §erhetmi§tir. 



Haci ICani B* 



Haci Suleyman' ve Abdulkadir B. lerin biraderi Mehmet B. in ogludur. 
Her iki amicasindan da suluk gormiis. ve Abdulkadir B. den hilafet 
almisbr. 1341 de istanbul'da vefat etmi§tir. Asan yoktur. 



Ali Riza Vasfi Ef . 

Manastir'h ve Manastir rifai tekkesi seyhidir. Meratibi tevhidi sey- 
yitten, meratibi ittihadi Seyh Ahmet Safi Ef. den almi§br. Hilafeti de 
Safi Ef. dendir. Kesreti muridaniyle me§hurdur. 331 de vefat ederek 
tekkesinde defnedilmi§tir. Risalelerini bulamadik. 



Erbabi hal ve temkinden bir zat imi§. Mevlevilerin hig biri melamilig-ini 
bilmiyor. Dede Ef. ayni zamanda tarikati kadiriyyeden de miistahlef 
imi§. 1824 tarihinde 85 yaskrmda vefat etmi§ ve mevlevihanedeki tiir- 
beye defnedilmi§tir. 



Tire mevlevfhaness §eyhi Hayrullah dede Ef. 

t Kadiriyye ve mevleviyyeden miistahleftir. Tire'de teveliut etmi§tir. 
Dersten miicaz olup muderrislikte bulunmu§tur. Me§ayihi mevleviyyenin 
ekserisi gibi bu zat ta Mesnevi okumus. ve okutmag-a mezun olmu§tur. 
1333 de mevlevihane yandiktan soura Izmir'de Karantinede oturmu§, tek- 
ke, muhibbamn dardimiyle tekrar yapihnca yine Tire'ye g-elmi§tir. Mela- 
miligi ve melamet hilafetini, mevlevi tarikinde de §eyhi olan Eski§ehirli 
Haci Hasan dede Ef. den ahzetmi§tir. Miitevazi ve rind mesrep bir 
zat imi§... Mevleviler Hayrullah dedenin de melamiligini bilmiyarlar. 
Yalmz miilga Uskiidar mevlevihanesi §eyhi ve Uskiidar kiitiiphanesi 
miidiri Remzi Ef. dedenin miihriinu gormu§. Bu miihurde "Tire mevlevi- 
hanesi §eyhi Hayrulla baba„ yazih imi§. Hatta mevleviyyede baba 
ta'biri olmadigi halde bu ta'biri ihtiyar etmesinin sebebini sorunca 
"o civarda bana oyle diyorlar,, demi§„. Maamafih bununla melamiligini 
istidlal edemeyiz. "Baba„ ta'biri melamilerde de yoktur. Bu muhrim 
hakkine sebep yine her halde, Dede Ef . nin soyledigi marufiyyeti olsa 
gerek. Yahut ta Dede'nin Bekta§i babahgi da vardir. 

Biz, Hayrullah Dede'nin melarai halifesi oldugunu ve melameti eski- 
§ehir mevlevi §eyhi Haci Hasan dede'den ahzettigini, kendisine muntesip 
bulunanlann hemen hepsini melami yaptigmi, kendisinden evvel vefat 
eden Ali Ef. ve Sefik Ef. isminde iki zati Melamilikte istihlaf ettigini 
bizzat ihvanmdan ogrendik. Hicri 1347 de vefat eden Hayrullah dede'nin 
Odemig'te el'an bir melami halifesi vardir,,. 



Mirefte'li Hoca Abdallah Hnlnsf Ef s 



Eski§ehir mevlevihanesi §eyhi Haci Hasan dede Ef. 

Eski§ehir'lidir. Uzun miiddet Istanbul'da oturmus. ve Seyyid'le Istan- 
bul seyahatlarindan birinde gorii§erek melamet almi§tir. 

[1J Bu risale, Dariilfunun kuWphanesinde 16620 numarah mecmuadadlr. 



Mirefte'lidir. Istanbul'da ikmali tahsil ettikten sonra fatih civannda 
kadi ce§mesi medresesine miiderris olarak elli seneden fazla bir miiddet 
tedris ile me§gul olmu§tur. Muhammed Nur'a 1288 de istanbul'da biat 
eylemis. ve bilahara da hilafete nail olmu§tur. 

Gayet guzel ta'lik yazdigi cihetle ta§ basmasi matbaalarinda hattat- 
lik ta ederdi. Melami hulefasi icinde hakikaten temkin ve irfan sahibi,. 



r 



t 



316 



Ucuncii devre melamileri 



tarih ve ulu mi sairede bihakkin miitetebbi' ve alim, §iir ve insada mahir, 
zevahire riayetkar, edebi Muhammediyi hakkiyle gozeten bir zat imis... 

Caminin "Mir'atiil akaid,, ini tiirkce serhedip tabettirmi§ ve "Ta'rifati 
Seyyid,, i kendisi itmam ederek tab'ina muvaffak olmustur. Bunlardan 
baska Osmanhlann iptidayi saltanatmdan itibaren Abdulmecid'in zamani- 
na gelinciye kadar gelip gecen Salatinin, Sadnazam, Seyhulislam, kapu- 
dam deryalann tarihi veladet ve vefatlanm, culus, tayin ve infisallerini 
birer cetvelde irae eden "esmenil hadaik,, isminde bir eseri de vardir ki 
kendi el yazisiyle ta§ basmasi olarak 1267 de tabettirmistir [1]. 

Bu eserinbas tarafmdaki methiyyeden naklettigimiz §u iic beyit, Ef. 
nin kudreti siriyyesine ve lisaninm selasetine delildir : 

Nizambah§ayi alem hazreti Abdiilmecit hanm 
Zamani adli revnak verdi evrengi Siileymane. 

Sipihrarayi §evket, padi§ahi neyyiran tal'at; 
Fiirugi nutku zinetsazdir giilzan devrane. 

Odur sahip kiran, alihimem MehdTi Isi dem ; 
Adalette naziri gelmemigtir mulki imkane. 

Tahir B. merhum, "Osmanli miiellifleri,, nde "manzum ve matbu 
"Mantikuttayr,, tercemesj de muhibbamndan Fedai mahlasli bir sair na- 
mina muharrerse de asil terceme esasen bu zatindir,, diyor. 

1302 tarihinde vefat eden Abdullah Hulusi Ef. vasiyyeti mucibince 
San Abdullah Ef. nin ayak ucuna defnedilmistir. Mezar tasi Hamzavi 
tasjan gibi olup bas. tasmda girift sultis ile 

i£jj -^ u'. ^^ v r- HU - 1 



Ayak tasmda: 



^3 islky* c>j 



yazihdir. 



Ucuncii devre melamileri 
«i^Uil JU 'U! 



317 



§eyh Ahmet Safi Ff. 

istanbul'ludur. Babasi Miifti hamamindaki Rifai tekkesinde metfun 
meshur vaiz "Kara sankh §eyh„ tir fl]. Istanbul'da §ehremininde Saray 
meydanmdaki Rifai tekkesi §eyhi idi. 1288 de iatanbul'da Seyyit 
Muhammed Nur'a miilaki olup biat etmis, bilahara da Halife olmustur. 
Asan yoktur. Takriben 1310 da vefat etmi§tir. Tekkesinde medfundur. 



§eyh Keinal Ef. 

Baiat §eyhi namiyle maruf olup, Balat'ta mahkeme altmda Sunbuli 
tekkesi §eyhi idi. Babasi, Siinbul Ef. tekkesi seyhi Rizaeddin Ef. den 
miistahlef Mehmet Sakir Ef. dir, 

Kemal Ef. 1257 de dogmus, Rizaeddin Ef. ye intisap ederek hilafet 
almi§tir. 1288de Istanbul'da Muhammed Nur'a biat etmis, 1292 de hacca 
gidip yedi sene Emanati miibareke hazinest ba§ kitabeti hizmetini ifa et- 
mis, 1300 de Istanbul'a gelmis ve 1332 de vefat etmistir. Melami siilu- 
kiinii Hariri zade'den tekmil etmi§ ve yine mumaileyhten §a'bani tarikine- 
de intisab eylemisti. Asari yoktur. 



Vehbi Ef . 

Manastir'hdir. Seyyit'ten hilafet alan bu zatin alim ve fazil bir zat 
oldugunu Melamiler rivayet etmektedirler. Basma epeyce adam tobla- 
masi istipdat hukumetini §iipheye diisiirmekle Trablusgarb'a nefyedilmi§- 
tir. Menfasmda 5 sene kadar kalup afvedilmis ve Istanbul'a gelmistir. 
Hicri 1323 te Istanbul Beyoglu Kamerhatun camii imami iken vefat edip 
Kasimpasada Idrisi Muhtefi'nin sag tarafma defnedilmistir. 



[1] Millet. K. Tarih ; M 40. 



[1] Bu isimle maruf olan mumaileyhin asil adim ogrenemedik. 



I 



318 



Ucuncii devre melamileri 



|eyh Abdiilkerim Riihi Ef . ; 

tstanbul'ludur. Gencliginde enderona girmis, bir miiddet sonra cikip 
tutunciiliik, badhu arzuhalcilik etmistir. Tasavvufa merak ettigi cihetle 
bir cok mesayihle goriismiis, nihayet Safi Ef. den tarikati Rifaiyyeye 
suluk edip hilafet almistir. 1288 de Safi Ef. ile beraber Boyaci koyiinde 
hariri zade'nin yahsinda seyyit Muhammed nur'a mulaki olmu§ ve 
melamete siiluk eylemistir. 

Seyyit' rumeliye avdet ettikten sonra Abdiilkerim Ef. muhtelif 
tarihlerde iki kere gidip kendisiyle goriiserek nihayet melaim hilafeti 
almistir. Sehreminindeki Rifai tekkesiyle melevihane kapusundaki Tarsus 
Rifai tekkesi, Seyh Safi Ef. nin uhdesinde olmakla Abdiilkerim Ef. 
Muhammet nur'un emriyle Tarsus tekkesini Safi Ef. den ahp meclisi 
mesayih tarafindan kendisine tefviz ettirerek haftadan haftaya zahiren bir 
Rifai mukabelesi yapmak sartiyle melamiligi ne§re baslamistir. 

Abdiilkerim, basma bir cok murit toplarms ve bunlar melametle 
sermest olarak rast geldikleri kimselere vahdete ait laflar solemege 
basjamislar ve bendelerinin ser'an mubalatsizhklan goriilmiistur. Esasen 
kerim Ef. de zavahire pek riayet etmezmis. Kendisini bilenler, ekseri 
evkatimn kahvede tavla oynamakla geetigini soyliyorlar. Nihayet, bu 
ahval nukbetini mucip^olmus ve bursa'ya nefyedilmistir. 

Bursa'da bes sene kalan Abdiilkerim Ef. son zamanlarmda bir az 
ateh getirmis ve miivazenesizlik gostermis, 1323 te mahalli mezkurda 
65 yaslannda iken vefat etmistir. Bursa'da Ya'kup Ef. isminde bir zata 
hilafet vermis oldugunu ihvanmdan duydum. 

Asan: Seyyd'in Niyazi serhini itmam ve tezyil etmistir. «jus»v*» 
isminde Melami siilukune ait kiiciik bir risalesi vardir. 

Abdulkerim Ef. siir de soylemi§. Lisam selis, efkan muntazam olup 
diger Melami halifeleri gibi vezin ve kafiyeye bigane degildir. Mahlasi 
Ruhi'dir. 

Melami, tahti ketizin matlai ma'nayi insandir ; 
Melami, huhbi zatm mazhari mahbubi yezdandir. 

Melami, taifam kudsiyana kibledir cana, 
Melami, ehli vicdana mualla Ar;i Rahmandir. 

beyitleriyie bashyan uzun bir manzumesiyle 

Canlara canan olan Seyyit Muhammed Nur'dur ; 
Dertlere derman olan Seyyit Muhammed Nur'dur. 

matla'h medhiyesi, ihvam arasinda meshurdur. Bir na'ti ile bir gazelini 
yaziyoruz. 



9 



Ucuncii devre melamileri 

Ey viicud etvanna cevlan Habibi kibriya, 
Vey viicud esrarma seyran Habibi kibrya ! 

Vacidii mevciid seni mir'at edindi siiphesiz, 
Sireti Hak, surati Rahman Habibi kibriya ! 

§anmi tebcil icic geldi t&i'J^-'j.» 

Iste bnrhan ; sahidim Kur'an Habibi kibriya ! 

Vasfi Kur'an, hulku Kur'an, sahibi dliU».*.- 
Sirn yezdan, zahirin fiirkan Habibi kibriy ! 

Vechi pakin niiri semsi zati Hak meclasidir, 
Ciimle alem htisniine hayran Habibi kibriya ! 

Tahriii Hadi vii Yasm, Hayi Hakkin mimisin, 
Nunii Sadii Kaf jT^iilj Habibi kibriya [1] ! 

Hubbi zatm mazhari, kenzi viicudun matlai, 
Mebdei kiil aslma burhan Habibi kibriya ! 

Hasili Hak, zatini mahbub ediip ba'seyledi, 
On sekiz bin aleme sultan Habibi kibriya ! 

jiltilj j.5 lilj^-» nutku ikandir bize 

Goriinen, senden goren Siibhan Habibi kibriya ! 

Hizmeti na'ti serifin ile Ruhi' fahreder, 
Mahzi lutfundan diler ihsan Habibi kibriya. 

* * 
Tahtig-ahi dilde iclas eyledi sultam ask' 
Kiirsii sadra kuruldu bir azim eyvam ask.. 

Resgeder envari aski miibtela ussakma 
Mestedip iiftadegam oldular hayrani ask. 

Nevhai Nuh'a sebep oldiysa ger askm yeli, 
Garkeder ussakmi bastan basa tufani ask ! 



Gormedinmi Mustafa'yi, rehniimasi ask idi ; 
Leylei esra'da eilve eyledi Siibhani ask ! 



Bai Jli^ i aski gerhedrsen Ruhiya, 
Noktai Sirn Ali'den fagolur. Kur 'ani ask ! 



319 



[lj u «j (f- >.'o}Ja^A, 3 ^yij ^ i j.jsM£T_,a!!.j j surelerindeki hurufi mukattaatm Peygam- 
fcer in isimleri oldugunu anlatiyor. 



320 



Ucimeii devre melamileri 



ABDULKERIM EFENDININ HALIFELERI 



Kantarci Aziz Baba: 

Kantarcihkla temini mai§et eden bu iimmi zatin bircok kerametleri 
soylenmektedir. 344 senesinde 52 yasmda oldugu halde foc'eten vefat 
etmi§tir. Silivri kapusu mezarhgmda medfundur. 



Terlikgi Salih: 

Abdulkerim Ef. nin dervislerindendir. §ehzade basmda dukani vardi. 
Ilmi olmamakla beraber bir cok tasawuf kitaplan okumu§, hafizasi kuvvetli 
oldugundan bunian adeta ezberlemi§ ; bulundugu sohbetleri de harfiyyen 
hafizasina almi§ oldugundan ba§ma bir cok kimseleri toplami§ti. Natikasi 
hafizasindan kuvvetli olan Salih Ef., yanina gelenleri bendetmek. icin 
"te§kik„ usuliinu kullanirdi. Mesela; ««UJUsU^ iit^u'i» ayetini §azzolarak 
okursak "allah, alim kullanndan korkar,, ma'nasma gelir. Bu ne dimektir? 
Melekler ayet mucebince isyan edemezler. Allah', §eytani da meleklerle 
zikr ediyor; «o^S ^ ijA*-5» diyor. Melek ise ne icin isyan etti? Kuldan 
teklif sakit olmaz. «.c&J^k &>■ ^.j^b» ayetine nedemeli? §u halde teklif 
yine teklif ile sakittir v. s. gibi. 

Salih Ef. bilmiyerek benimsedigi bu eski batin! usulu sayesinde bir 
cok kimseleri hatta — cok gariptir — Mahmut Esat Efendi merhumu 
bile kendisine bendetmistir. 

Bu zat siyasete de karismishr. Ittihadii terakki firkasina girdigi ve 
hatta meb'usluga namzet ilan edildigi halde bir miiddet sonra muhalefete 
ba§larm§, nihayet Sinob'a nefyedilmi§tir. Avdetinden sonra 1341 de vefat 
edip merdiven koyiine defnedilmi§tir. Tahsili olmadigmdan asan yoktur. 
Karde§i Rasit Ef. el'an sagdir ve Goztepede terlikcilik etmektedir. 



!§air Alimet Ha m di B. (Nazimu! hikem) : 

Terlikci Salih Ef. nin miintesiplerinden olau Hamdi B. Istanbul'ludur. 
Babasi Gureba hastanesi ba§ doktoru Ahmet B. dir. Tiirk, Arap ve Acem 



Uciincu devre melamileri 



321 



edebiyatlannavakif oldugunu lahir B. merhum, yazmakradir [1]. istipdat 
devrmde Naci taradarlanndan olmakla mumaileyh tarafindan "Nazimul 
hikem,, lakabiyle tavsif edilmistir. Bir muddet Sansurlukta bulunmus bir 
arahk ta Aksarayda) tesis ettigi "Medresei edebiye,, mektebinin m'udir 
ve ders nazirhgmi ifa etmi§tir. Son memuriyeti Meclisi kebiri maarif 
azahgidir. Bu memuriyetten tekaut olan Hamdi B. 1335 te vefat ederek 
Uskudar'da Selami tekkesi haziresine defnedilmistir. 

Hamdi B. kakikaten kavT tabiat bir sairi muktedirdir. Ekseri es'an 
Mualhm mecmuasmda intisar etmi§tir. 

Muallim Naci'nin Nazimul hikem tavsifine dair su kit'a yi insat etmistir: 

Hamdi' ; midadi hikmet ile kilki mahirim 
Zinetliyor sahaifi i'cazi dembedem. 
Etmektedir zaman seni bir §airi hakim, 
Invanin olsa hikmeti var Nazimul hikem ! 

Oglu Ali' beyin tevelliidii miinasebetiyle de nevzada hitaben su si'ri 
soylemi§tir : * * 

Feyzi ruhaniyyeti Seyyid Muhammed Nur' ile 
Dog-du burci mes'adetten mihri tabanim Ali.. 
Eyledi nflri yakin asa miinevver gonlumii, 
Oldu didariyle ru§en ce§mi im'amm Ali.. 
Sende ben gSrmekteyim asan feyzi kudreti, 
£okmudur dersem sana mirah yezdamm Ali ? 
Bende ol bir arifi billaha manendi peder ; 
Anla sultanhk nedir alemde, sultanim Ali ! 
Yadigan omriisiin Hamdi' gibi bir sairin 
Murisi sandir degilmi sence unvanim Ali ? 



Hamdi'nin bir gazeliyle bir rubaisini de kaydediyoruz : 

Sanmayin takdfre kargi arzi tedbir eylerim ; 
Arifim, ben inkiyadi hiikmi takdir eylerim. 

DestyarTi kemalatiyle feyzi akdesin 
Ka'betullahi dili viram ta'mir eylerim ! 

Ben Melamf stretim, meczubi jevki vahdetim, 
Ziihdi hugk erbabm evzaimla dilgir eylerim. 



[1] Osmanh miiellifleri. Cilt : 2. Sa : 157?— 159. 



Melamile 



21 



322 



Ociincii devre melamileri 

Eylesem darbi asayi cezbe vadii dile 
Ayni i'cazi Kelimullam tefcir eylerim. 

Mushafi ruyin kihp her lahza derpi§i nazar 
Beyyinati hiisni yari hiisni tefsir eylerim. 

Bir hitabullahi natikdir viicudu ademin, 
Hak bilip ol niishai kiibrayi tevkir eylerim. 

Mihri pertevbarf askim, istesem Hamdi' bu giin 
Lem'ai f eyzimle car aktari tenvir eylerim ! 



ruba! 

Ben rindi melametzedei mefhurum ; 
Ziihhadile hembezm olamam, ma'zurum ! 
Rif'atta ne var cerha miibahat etsem ? 
Haki kademi Hace Muhammed Nur'um ! 



Ucuncii devre melamileri 



323 



Elmas Ef. 






Seyyah Manastir'li Haci Abmet Babas 

Bu zat ta Muhammed Nur'un hulefasmdandir. Erbabi ittikadan olan 
Haci Ahmet Baba 1308 tarihinde yasi yuze yaklasmisken Tarsus tekke- 
sinde x. ^^ W b*l, & &? r* ayeti tefsir edilirken bir "Ah cekip 
foc'eten vefat etmistir. Irak' ve Yemen' kit'alanm yaya olarak dolasmis 
olmakla "Seyyah,, lakabiyle sohret bulmustur. 

Tarsus tekkesinin haziresinde medfundur. Mezar tasi Hamzavi. 
taslari seklinde olup kitabesi sudur: 

y 

..-. iiUj ij j-«k>- uli 

\ K' A 

■c - 

Etrafi demir parmakliklarla cevrilip bir tiirbe haline getirilen Ahmet 
Baba'nm kabrinin yanma Kerim Ef. icin ne bir tas dikilmistir. 



Doyran'a tabi' Dedeli' karyesindendir. Ulumi resmiyeden icazet 
almis, bilahara Seyyit'ten de ahzi hilafet ederek Dedeli' koyundeki tek- 
keye seyh olmustur. 1324 tarihinde vefat ederek hayahnda ekseriya 
oturdugu bir mesire mahalline defnsdilmi§tir. 



Cengari Mustafa Ef. 

icazetli hocadir. Doyran' tekkesine seyh olmus, 1325 tarihinde vefat 
ederek tekkeye defnedilmistir. ihvani, bu zatm "Varidat,, i terceme 
ettigini soyliyorlar; fakat biz gormedik. 



Yakova'h Hafiz SUIeyman Baba: 

Tahminen 318 - 320 tarihlerinde vefat eden bu zat, Zeki, Pirzerin'Ii 
Haci Adem Ef. Hasan Ef. isminde iic zata hilafet vermistir. 

Zeki Ef; Seyfettin Ef. den sonra Pirzerin' tekkesine seyh olup 1928 
de vefat eden Omer Lutfi Ef. ye hilafat vermistir. 

Haci Adem Ef. de Hakki Ef. isminde bir seyhi ve Doyran' tekkesine 
§eyh olan Haci Hamdi hoca'yi istihlaf etmi§tir. Sey Hakki Ef. el'an 
Uskup' Melami tekkesi seyhidir. 

Hasan Ef. nin de Bosna'da Hayrullah Ef. isminde bir halifesi vardir 
ve heniiz hayattadir. 



Pirzerin'Ii Topal Recep Ef. s 

Pirzerin'de Riisdi muallimi olan bu zatm fevkalade nufuzu olup o 
civarda Melamiligi nesrettigi soyleniyor. Pirzerin'de yapilan tekkenin 
ilk seyhidir. 1318 de vefat etmistir. 



§ey Huseyin Sidki Ef.i 

Mora Yenisehir'inde 1264 te dogmustur. Babasi Sa'di tankatindan 
mustahlef ye Yenisehir Dergahi atik seyhi Hafiz Muhiddin' Ef. dir. 

Tasilini Yenisehir medresesinde icazet almak suretiyle ikmal edip 



324 



Uguncii devre meiaimleri 



•' 



Dergahi atik §eyhi bulunan buyiik biraderi §air Mehmet Vehbi Ef. den 
Sa'di tarikine intisap etmis. ve bilahara mezkur tarikattan hilafet te almisur. 
Sidki Ef. Yenisehir'den tskodra'ya giderek Riisumat memuriyetinde 
bulunmu§, sonra tekrar maskati re'sine avdetle Cemaati islamiyye bas. 
katibi olmu§tur. iskodra'da 14 sene kalan Sidki Ef. Muhammed Nur'a 
miintesip bir gok kimlelerle gorusmti§, bu suretle melamete mahabbet 
ederek o siralarda Doyran'da bulunan Seyyid Muhmmed Nur'u ziyarete 
gidip mumaileyhe intisap etmistir. Miiteaddit def'alar Seyyid'in sohbetinde 
bulunup Melamilikten de hilafet alan Sidki Ef. son zamanlanni zmir'de 
Diiyuni umumiye a'§ar memurlugunda bulunarak gecirmi§ ve 1337 senesi 
Muharrem'inin birinci giinu vefat ederek Emir sultan tekkesinde biraderi 
ve ilk §eyhi Vehbi Ef. nin yanina defnedilmi§tir. 

Osman Zevki Ef. 

Bu zata Zevki mahlasi, bizzat Seyyit tarafindan verilmi§tir. Tahmi- 
nen 1317 senesinde Selanik'te vefat etmi§tir. Fatiha'yi mufessir bir 
risalesi varmi§. 



Mehmed B. 

Istanburiudur. Safi Ef. den melamet, Muhammed Nur'un oglu §erif 
Ef. den hilafet almi§tir. 1343 Ramazan'inin 17 inci gecesi vefat etmi§, 
Edirnekapusu rnezarligma defnedilmi§tir. 

1334 te vefat eden Nurullah B. isminde bir zat ile Osan §fidi Ef. 
ye hilafet etmisjir. 



Osman §adi Ef. 

1299 da istanbul'da tevellut etmi§, tahsilini Darulfunun'da ikmal ede- 
rek Riyaziyat §ubesinden mezun olmu§tur. 

Fransizca, Ingilizce, Italyanca bilirmi§. Mehmet B. e intisap etmis. 
ve mumaileyhten hilafet almi§tir. 

Bir giin "Her ne yana egilsem her §ey o tarafa egilir.„ deyip sag 
tarafman egilmesi iizerine kar§isiedaki servi agaeinin da sag tarafa egile- 
rek kinldigini ihvamndan bir zat nakletti ! 

1338 senesinde vefat etmi§, Eyyup'ta Saip P§. turbesine defnedil- 
mi§tir. 



Ugiincu devre melamileri 



325 



< 









Kaymakam Ahmet Bey. 

Trablusgarp muhasebecisi Hafiz Hilmi B. in ogludur. istanbul'da 
dogmus, Askeri riisdisinde okuyup sonra Askeri Baytar mektebine e-irerek 
mektebi ikmal etmi§tir. 

. Bir ? ok tarikatlara girmi§, hatta me§hur Mehmet Ali Hilmi Dede 
baba'ya intisap ederek Bekta§T de olmustur. 

Nihayet Selanik'te iken, taburunun binba§isi Mahmut B. vasitasile 
Seyyid'in hulefasindan Doyran'li Ibrahim Ef. ile gorusmus, bilahara Mu- 
hammed Nur'a da miilaki olarak hilafet almistir. Seyyit bu zata «Yu- 
sufum,, dermi§. 

Ahmet B. Siyasete de kansmis. ve bu hal, sebebi nukbeti olmustur 
Ittihadu terakki hukumeti tarafindan Sivas'a nefyedilmis, mutarekede is- 
tanbul'a gelmis, yine itilafcilarla birle§mis, nihayet Hicaz'a oradan da 
Senf Huseym'le beraber Kibns'a ka ? mi §) 1341 de Kibns'ta vefat etmistlr 



Hariri zade Seyyit Mehmet Kemaleddin Ef. 



Melami halifeleri icinde alim, arif ve muttaki bir zattir. Bu itibarla 
Muhammed Nur'un Hoca Abdullah Hulusi Ef. den sonra en temkinli ve 
fazil bir bendesidir. 

1267 de Istanbul'da dogmustur. Babasi Halep'li §eyh Abdurrahman 
hariri' Ef. dir. Kendisi, neslen me§hur Tiirkmen seyhi ve risale sahibi 
§eyh Arslan'in dervislerinden seyh ali'nin bendesi ve Rifai tarikinde 
su'bei mahsusa sahibi seyh Biirhaneddin ebiilhasan Aliyyiil Hariri'ye men- 
suptur [1]. Tibyamn nihayetinde mufassal tercemei halini yazmishr [2]. 
Buna nazaran bes yasmda tahsile baslayip mukaddemati ulumu tahsilden 
sonra hafiz sakir Ef. nin derslerine devam etmis ve babasmdan Rifai ve 
Halveti tariklerine suluk eylemistir. 1284 te babasimn vefati iizerine bir 
miiddet ticaretle istigal ve badehu terketmis ve babasimn seyhi Sam'h 
Mehmet Enis Ef. den Halveti sulukunu itmam eyliyerek icazet almi§hr. 

1286 de Haleb'e "giderek dort ay oturup Abdullatifi Buhari' ile 
Istanbula avdet etmis ve mumaileyhten fikih ve hadis tahsil ettigi gibi 
kadiri icazeti de almistir. §eyh Kasimi Magnbi'den de Buhari okumustur. 

Hariri zade, 1288 nihayetlerinde Istanbul'a gelen Seyyit Muhammed 
Nfir'u Boyaci koyundeki yahsinda musafir etmis ve mumaileyhe biat 
eyliyerek Melami olmustur. Seyyit'ten ibni Fanz'm Kasidei taiyye'sini, 
Muhiddin'in Risalei ahadiyye ve Fusiis'unu okumus ve melami hilafetnamesi 
almistir. Bilahara 1290 da Rumeli'ye giderek uskiip'te Muhammed Nur'u 
ziyaret eylemis ve avdetinde Selanik'te seyh Ali' isminde bir zattan 
Ramazaniyye, §eyh Salih Lutfi' isminde birisinden de Sinaniyye hilafeti 
almistir. 91 de Misir'a gitmis, bir cok ulema ve mesayih ile goriisup 
Istanbul'a avdet eylemistir. 

Misir'dan geldikten sonra Hirkai serifteki evine cekilip te'lifat ve 
ir§at ile mesgul olmus; 1299 zilkadesinin ikinci giinu vefat ederek 
Eyyup'taki Rifai asitanesi haziresine defedilmistir. Sengi mezarmda su 
kitabe vardir: 

[1] Tibyan ; Cilt : 1 ; Sa : 289. Dr. Prof. Koprulu zade Fuat B. Ef. nin "Tiirkiye tarihi 
dinisi,, nde §eyh Ali* ve tarikati hakkmda Tzahat vardir. Miiracaat ! 

[2] Tibyan ; Cilt : 3 ; Sa : 303 ten itibaren. . -UU31 ttjji/i j «*«U ~*^ 



Ugiincu devre melamileri 



327 



alailj- ^-Jji .^Uic <b-L- 



j\._l nS j-Uil J-Jljlf «.^S. 



vefatmda 32 yasmda idi. 



* 



Mirefte'li Hoca Abdullah Hulusi Ef. nin, Hariri zade'den daha temkinli 
bir zat olddgunu soylemistik. Bu da Hariri zade'nin (Tarikati kemaliyye) 
isminde yeni bir tarikat kurmaga te§ebbiis eylemesiyle sabittir. Bunda 
her halde geneliginin de te'siri vardir. 

Tibyan'da "bu kitab* mubarek 41 inci kitabimdir,, diyor. Tahir B. 
asanndan 37sinin isimlerini yazmishr. Bunlardan yalmz J^i^ji^jc^is^ji^ 
ile ujTUJlTsi matbudur. Muhammed Nur'un "miirsidiil ussak,, ve "biirha- 
nussalikin„ini tiirkce §erhetmistir. ^uiaUj. ^«^isuia^ ismindeki bu §erh 
Darulfiinun kiitiiphanesinde 16609 numarah meemuadadir. Bir kisim asan 
Yahya Efendi kutiiphanesindedir. v^ijijWi v t»Tj ■j J utjj a jaijcr' s i hatti destiyle 
muharrer olarak Tahir Bey merhum tarafmdan Oskiidar'da Nasuhi' 
tekkesine vakfedilmistir. (§imdi Uskiidar kiitiiphanesindedir). En ehem- 
miyetli eseri iic cilt arapea ^''j^J-w-i^ji^» js^-jau" dir ki biitun tarikatlardan 
bunlann miiessislerinden, silsilelerinden ve siiluklarmdan bahistir. Fatih 
kiitiiphanesine vakfedilmi§tir. Diger asan muteferrik olarak melamilerdedir. 

Hariri zade de ekseri asanm tiirkce yazmi§tir. Ifadesi muntazam, 
lisam §elistir. Asarimn isimleri osmanh muelliflerinde [1] ve Vassaf B. 
merhumun gayri matbu u>i*~i- smda [2] vardir. 



[1] Cilt : 1 ; Sa : 155 - 157 
[2] Gilt : 3 ; Sa : 85 - 86 



BURSALI TAHIR BEY 



Hariri zade'den miistahleftir. Abdiilmecit' devri ricalinden Mirliva 
Oskiidarh Seyyit Mehmet Tahir Pa§a zade Rif at Beyin ogludur. 
— Rif'at Bey, Pilevne suhedasindandir — " 1278 de Bursa'da dogmu§tur. 
Iptidai ve riisdi tahsilini bitirdikten sorira askeri idadisine duhul ve 
mektepten 1296 da birincilikle ne§'et edip Harbiyeye gecmi§ ve 99 da 
piyade mulazimi saniligi ile cikip Manastir' askeri rii§disine Cografya ve 
Hendese; miilkiye idadisine Cografya ve Kavait hocasi olmu§tur. 

Bundan sonra Manastir, Uskup ve Selanik'te ekseriya maarife ait 
muhtelif memuriyetlerde bulunmu§, ilani me§rutiyette Bursa meb'usu 
olmu§tu. Melami ihvanina istinaden Ittihadii terakki'den bir grup ayirmaga 
tesebbiis eylemis ise de siyaset hayatmda pek te mnvaffak olamiyarak 
dort sene sonra mebusluktan cekilmi§, 1329 da kaymakamhktan tekaiit 
olmu§tu. Son zamanlarda Topkapi sarayi kutuphanesi mudurliigunde, 
Tarih enciimeni muavin azaligmda, Milli tetebbu'lar komisyonu fahri 
azaligmda bulunmu§tur. 

Hariri zade'nin vefatindan bir sene sonra Muhammed Nur'a da mii- 
laki o!mu§tur. Bilhassa tarih ve teracimi ahval ile me§gul bulunan Tahir 
Bey "Osmanh muellifleri,, ni 15 senede yazdigmi soyler; Arap ve Acem 
me§ahirine ait te boyle bir eser yazmak niyetinde bulundugunu ve bunun 
icin cah§makta oldugunu da ilave eylerdi. 

Osmanh mueliifleri, yanh§ ve kusurlanna ragmen bu hususta 
yazilmi§ iyi bir eserdir. Erbabi ittikadan olan ve kimseye boyun egmeyen 
Tahir Bey merhum, Cengel koyiinde bir kira evinde otururdu. Son za- 
manlarmda kuvvei dimagiyesine halel gelmi§, bir miiddet iiskudarda Zey- 
nep kamil hastahanesinde, bir miiddet te Cerrahpasada tedavi edilmi§ti. 
Nihayet 1343 rebiiilahirmin 9 uncu ve 1341 te§rini evvelinin 28 inci gunii 
Zeynep Kamil hastahanesinde vefat edip ertesi per§embe giinii Hiidai 
dergahi haziresine defnedilmi§tir. 

Vefatina Uskiidar mevlevihanesi §eyhi Remzi Ef. §u tarihi soylemistir: 

Bursali Tahir Beyin geldi zamani rihleti; 
Iftiraki eyledi eshabi ilmi derdnak. 



Ufuncii devre melamileri 
Namini asari ibka etti bu tarihte 



32Q 



* 



Asan (Matbu' olanlar) : 

Delilut tefasir jj-udij.jj 

Kiban me§ayih ve ulemadan 12 zatin teracimi ahvali. 

Me§ayihi osmaniyeden 8 zatm teracimi ahvali. 

Ulemayi osmaniyeden 6 zatin teracimi ahvali. 

Aydm' vilayetine mensup mesayih, ulema, suara, muverrihinin tera- 
cimi ahvali. 

Nazan Islamda fakr, tercemei hal ve fazaili §eyhi ekber, Turklerin 
ulum ve fumina hizmetleri, Katip celebi, Menakibi harp, Miiverrihini os- 
maniyeden Ali ve Katip celebfnin fercemei halleri, Siyasete miitealhk 
asan islamiye, Ahlak kitaplanmiz, Miintahabati mesari' ve ebyati osma- 
niye, Haci Bayrami veli, Osmanli muellifleri.. 

Gayri matbu' asan: 

Manashr'a mensup mesayih ve ulemayi suaranin teracimi ahvali. 

Fazaili imam Ali' "H. Ali' hakkmdaki ehadisi ve tercemelerini havi 
bir ri§aledir. Zeylinde Muaviyye' aleyhindeki hadisler de vardir,, . 

Haseneyn' hakkmda Bir risale. 

Menakibi Seyh Seyyid Hace Muhammed Nurul Arabi ve beyani 
Melamet ve ahvali Melamiyye. 

Mecmuai Tahir "Bazi §iir ve nesirlerini havidir,,. 



Tahir B. arada §iir de soylerdi. Uskiip Rifai §eyhi Sadeddin Sirn, 
Ala§ehir tahrirat katibi Enis, Bursa Misri §eyhi Mehmet §emseddin B. 
Jer tarafmdan tahmis edilen bir gazelini yaziyoruz : 

Gah rahiki ne§vei tevhide mecladir goniil ; 
Geh safayi zevki vahdetle miicelladir g-oniil. 

Asimani feyzi irfanda demadem seyreder, 
i£lj Jl mazhan mestana Musa'dir goniil.. 



330 



Ucuncii devre melamileri 

Qokmudur soylerse bangi Cjiisyi>_»»-iy ? 

Mazhari feyzi Muhammed Nuri mevladir goniil.. 

^l^»-^jp a masdar ka'bei Rahman'dir, 
Berkuru nuri ilahi, Ar§i a'ladir goniil.. 

Sirrmin idraki ancak ke§fii zevka munhasir ; 
Bu sebepten hallolunmaz bir muammadir goniil 

Munke§if olmaz riisum erbabina «Tahir» bu raz.. 
Negveyabi sahvei nuri tecelladir goniil ! 



Ali Riza Ef. 



Akribasmdan Haseki eczahanesi Eczaci ba§i§i Nazarettin B. Ef. nin 
verdigi malumata gore Sadattan olan Ali Riza Ef. nin babasi, Rif 'at Ef . 
isminde bir zattir. istanbul'da dogmu§tur. Tali tahsilini ikmalden sonra 
"Miilkiye'ye girerek 305 te nes'et etmi§, 306 da Manastir vilayeti vali 
maiyyetine tayin edilmi§ 307 de Yanya, vilayetine tabi' fskrapar' kazasi 
kaymakami o!mu§tur. 312 de Yanya'ya tabi' Pirmedi kaymakamligma 
terfi'an tayin edilen Ali Riza Ef. 319 Nisanmin 24 iincii Per§embe giinu 
tedavi edilmek uzere geldigi stianbul'da Sultan Selim'deki evinde 
vefat etmi§tir, 

Telifatiir Riza isminde bir mecmuai e§'an vardir. Mumaileyh, Arna- 
vutluk'ta bulundugu vakit evvela « Telifatiir Riza » daki ha§iyede « Bida- 
yeten mua§eretleriyle melufiyetimden na§i haklannda hiisni zanni samimi 
besledigim Tariki Nazenin ricaline biat edip » Bekta§i olmu§sa da « Bu 
mesleki enverde mur§idi ekberimden maadasmin ahvalini ef'aline mutabik 
ve ekseri atvar ve harekatim aklu §er'a muvafik gormedigimden mur§i- 
dimin emrine tevfikan bu miiddeiyam bi iz'an ile ihtilati kalbiyi kestim » 
dedigine gore Bekta§ilik, bu zati tatmin edememi§ olacak ki bilahara 
Melamete intisab eylemi§tir. Kendisi de bu hususta « Seyyidul evliya bu- 
lunan eazimi muhakkikini Melamiyyenin min gayri liyakatin iltifati bende 
nevazanelerine mazhar dii§erek makamati ehlullahi telakkun, teyakkun, 
tahakkuk ile kesbi rusuh » eyledigini yaziyor. 

Melamilige Bursa'h Tahir B. den intisap etmistir. Manastir'h Izzet 
Basri Ef. isminde birisine. ha§ri cismani ve vahdeti viicut hakkinda yaz- 
digi mektupta « Manastir'da arifi hakikat hazreti Tahir mevcut iken bun- 
dan ziyde soylemek bize diismez » dedigine nazaran Tahir B. e cidden 
merbuttur.Telifatur Riza hasiyesinden anla§ildigma gore Medine'li Mehmet 
Zafer Ef.nin hulefasmdan §eyh Seyyid Aliyyibni Salim'den §azeli tariki- 
ne de suluk etmistir. Maamafih Riza B. i, intisap ettigi tarikatlardan en 
ziyade Melamilik cezbedebilmi§tir. Seyyit Muhammed Nur' hakkinda yaz- 
digi ve a§agiya decettigimiz kaside buna kafi bir delil oldugu gibi mec- 
muai es'annda Melamilige ait daha birgok medhiyeler de vardir. 

Ali Riza' Ef, §iirlerirtden anla§ildigma gore lisani selis, tab'i metin bir 
§airdir. Kendisi, malumatmin cok noksan oldugunu soyliyor. Eger istedigi 



332 



Ucuncii devre melamileri 



gibi kesbi malumat edebilmi§ olsaydi hig §iiphesiz ustad bir §air olurdu. 
Muhammed Nur' hakkindaki kasidesiyle [1] bir gazelini yaziyoruz: 

Giin g-ibi tab veren mani ruhi enverine 
Nuri zatiyle cila vermi§ anm peykerine. 

§eyhuna, Seyyidiina Hace Muhammed Nur'un 
Baghdir Hizir nebi kakiili zi anberine. 

Hiisnii manendei siibbam behistidir anm, 
Diistii aski ruhu eshabi dilin ekserine. 

§ahtir, alemi ma'mde o sirri a'zam, 

Dil verirmi dii cihan ma meliki efkarine? 

Padijabani zaman sa.il olurdu andan 
Ragbet etseydi eihanm hele simii zerine ! 

Zevkbahg olsa i di gonliine miilki Nasut 
Cakrub eyler idi ziilfi btitam derine ! 

Buldu §aniyle §eref tahtigehi istidat; 
Haremin gahidir ol, kimseyi koymaz yerine! 

Varisi ekberi deyhimi gehi Levlakin, 
Taci Gavsiyyeti izzetle urunmus. serine. 

Kutbiil agvastir ol gavs degildir asla; 
Konmadi rengi siva imskalei cevberine! 

Cephesi masnki nur, ayinei ^1^ 

„Giin yiizii Fatiha tefsir ediyor haverine! 

§erhidir sirri kaza natikai efsahinm 
Miinceli nuri Huda basirai enverine! 

Oyle sakii safabahsj meanidir ki 

Te§ne ruhul urefa. her kadehi kevserine! 

Oyle Cem§idi cihani melekutidir ki 
Kudsiyan desti tese'iii uzatir safarine! 

Oyle sultani hasemperveri lahuti kim 
Ceberutiler olur ser bezemin ma'berine! 

Oyle bir saffikeni alemi kiibradir ki 
Cevelangahi feza tenk geliir hancerine! 

Oyle bir perdederi baclei vahdettir ki 
Saldi tufam bela savleti ask kisverine! 



Uciincii devre melamtieri 

Kalmadi miilki viicud i§re hicabu mani' 
Tarayan etti fena vechi ehad nazirine! 

Mahasal her neye olsa nigeran ol arif 
Vechi canane dogar mah gibi manzarine! 

Nurdur 6yle ki tesiridir elhak var ise 
Bahgi hasiyyet eden miirgi huma §ehperine! 

Miiftakir pertevi iclaline kursi hurgid, 
Miintefir aksi ruhu leylele.rin makmerine! 

Sayei pertevi iclali cihani azamut; 
Kibriya ziver olursa ne acap efserine! 

Feyzi hurriyyeti vicdan iledir mahii kayd, 
Hic tenezzulmii eder tab 'i cihan ziverine? 

* 
Halvetii kisvete mevkuf degildir feyzi; 
Ilmu irfan iledir rahniima kemterine! 

Hacei rehberi iistadi hakikatdandir, 
Akh kiil valih olur mantiki vecd averine. 

Tilsmu razi ilahi idi Fahri alem, 

Bu da miftahi mii'eyyed o cihan mefh^rine. 

§ahi merdan idi bir genci mutalsam hakka 
Bu da miftahi celidir o vilayet erine.. 

Acti esran nubiivvatii yilayati biitiin, 
Sagti tevhtdi Huda nurunu can ahterine... 

Tercemani haremi hasi ilahidir bu, 
Mahremi razi derundur dii cihan daverine. 

Dense sayeste buna mazhari liV-'is*!. 

Can bulur olmiig eser diigse yedi akd erine .. 

Feyzi enfasi Mesiha goriiniir nutk-unda, 
Ruhi meryem' bile agik demi canperverine! 

Iste asari; ahp ur mihaki tecriibeye, 
Nice isari fiiyuz etmede gor gakerine! 

Sensin ey hatimei kiimmeli ehli tahkik 
Fer veren nuri basiretle goniil makberine! 

Zairim turbei kalbimde kemalatim hep, 
Feyzbahg olmadasm insii melek ma'gerine! 



333 



[1] Tahir B. bu kasideyi «Menakib» inin nihayetine yazmistir. 



Seni miimkinmi sena kaiti kalemle hasa; 
Ben senahan olamam kenzi hafi masdarine! 



334 Ocuncii devre mlamilerei 

Arzi deryuzedir ancak kereminden maksad, 
Yoksa meddah olamam sen gibi din serverine! 

Feyz umup atifetinden dili suzam Riza, 
Yiiz surer §evhimizin dergehi devletlerine! 



GAZEL 

Sayei servi revan du§mii§ dili fevvareye, 
Servi simin eylemig peyda miyani hareye! 

Beyti ma'murun imadi, ya yedi beyza. gibi 
Saidi simini dilber saye salmis areye! 

Ravzai cennette acmi§ goncei ra'na sanur 
Kim bakarsa cesmi iffetle ruhi mehpareyei 

Custiicu kildim zeminii asimanu cenneti; 
Yarimin yokmug naziri; veh.dili bicareye; 

Tesliyetyab ol "Riza' kim her neye kilsan nazar, 
Vechi dilberden nijandir a§iki avareye! 



Ali Riza B. "Telifatur Riza„nm dordiincu babma mensur makalelerini 
yazmis. Bu mahaleler, bilhassa lisan ve imla kavaidine aittir. Koca 
Melaminin burada §ayam nazar fikirleri var. 

"Bizde Edebiyat varmidir?,, iinvanh makalesinde eski §ark ve yeni 
garp mukallitligini mukayese edip her iki taklidi de lisan ve edebiyatin 
istiklaline miinafi addederek diyor ki: 

"Bir vakitlarda dinimizin dilidir diye Arapcaya diisup Arab 'm soz- 
lerini kendimize yine Arapca soyliyerek ogretmek istememi§miyiz? Hatta ' 
pek cok tiirk ulemasimn en cok ve en giizel eserieri Arapca yazilma- 
mi§mi? Bir arahk ta cennetliklerin dilidir diye Acemceye du§iip Ace- 
min tath edah sozlerini de liizumlu, liizumsuz yerlerde dilimize kanstir- 
mami§miyiz? yahuz tek tiik kelimelerini soku§turmaktan ibaret kalsa ne 
ise... Usuli terkiplerini, sivei beyanlanm bile dilimize kanstirarak Tiirk 
oldugumuz halde Acem agzi satmaktan kurtulmaz olmu§ degilmiyiz?,, [1] 

Yine bu makalede Arap ve Acem mukallitligi miinasebetiyle imla 
usul ve kavaidine temas ederek "Harfleaimiz, Aracadan almdigi icin 
Arap yolundan sasmayiz demek pek dogrudur. Fakat, biz Arabin yo- 

[1] Sa: 318 



Ociincii devre melamileri 



335 



lunda gidiyormuyuz? Bir kere burasini diisunelim: Arabin 28, Acemin 
4 harfinin, bize lazim imi§ gibi hepsini almi§iz. „ deyip eski imlanm saka- 
metini ispat icin «j» harfini alarak su misalleri serdediyor: 



"Olmak tan 


jy 


Olmek ten 


iW 


Arabin birinci ma'nasina 


jy 


Bulmak tan 


J>. 


Bolmek ten 


J* 


Bolluk tan 


Jj- 


Aarabin sidik ma'nasina olan 


J<„[1] 



Bu hususta siyaku sibaki ileri siirmek isteyenlere de cocuklarm siyaku 
sibaki farkedemiyeceklerini soyliyor. Nihayet bize «£_ ci it j>t j*t ^. c « ii & » 
harflerinin liizumu olmadigim soyleyip imlanm bilhassa tiirkcedeki sait 
harflerin, yani €^ c. < d» nin muhtelif seslerinin tesbiti ile diizelecegini, 
tmnun icin de Frenklerin Aksanlanna ihtiyacimiz olmadigim, bu hususta 
da"Hazreti kur'anin mu§temilati masturesi„ne muracaatin, bizi ihtiyactan 
vareste kilacagim anlatip "Met, Hemze, buyiik hemze, otre, iki otre, 
ters otre, ters tenvin...,, gibi i§aretlerin kabulunii isteyor[2]. 

Bu uzun makalede Araplar, nasi! Acemin "gulab„im, soyledikleri 
gibi "ciillab,, yapip ta'rib etmi§Ierse bizim de lisammiza aldigimiz gibi 
yazmamiz luzumunu izah edip Arap ve Firenk taklidi olmamak ve 
dilimizin biinyesine muvafik bulunmak §artiyle "Sarf, Nahiv, bedi, beyan 
yapmak ve Firenklerin klasik usuli tedris kaideleri altinda bir lugat 
yazmak,, lazim oldugunu anlatip "Bunlar dururken Edebiyat ile ogra§- 
manm sirasi degildir,, hukmiinu veriyor. 

"Dilimizi her kese ogretmekten ne cikar?,, makalesinde de " ~*i# 
^*-\_^i- « _Jt liM iiiil<i»»- (sijT ((iu'i kelimelerini *Vj* •vt'* 'Ai' i^it-i». iisu-i t_-)UT> 
sekillerinde yazmak lazim geldigini izah etmektedir. 

"Soldan saga yazilsa ne cikar?,, makalesinde Rira B. Latin harflerine 
temas ediyor. Fakat bu hususta biraz ihtiyatkardir. "Firenklerin iba- 
dette §arka tevecciih ettiklerini, bizim cenuba miiteveccih oldugumuzu 
[3], aramizda bu hususta bile fark bulundugunu, bize gore giine§ ve 
aym §arktan garba, ya'ni sagdan sola gider gibi goriindugumi, onlann 
dini gunlerinin §emsi ve binaenaleyh arzin deveranina tabi' oldugu halde 
bizim dini senemizin kameri bulundugunu,, anlatmak suretile lzhan ga- 
rabet edip neticede "Yazilanmiz sagdan gitmi§, soldan gitmis; orasi 



[1] Sa. 320 -321 
[2] Sa: 324-325 
[3] Her tarafta boylemi ?! 



330 



Uguncii devre melamileri 



Ugiincu devre melamileri 



337 



lazim degil ! !§imiz goriilsunde buyuklerimiz nasil miinasip goriirlerse oyle 
yazilsm !„ [1] diye temayiilunu bildiriyor. 

Ali Riza B. in tanzimat §air ye ediplerini de okudugunu ve athta 
onlann milliyet fikirlerine kendi diisuncelerini de ilave etiigini ispat eden 
bu yazilan, o zamana gore fikirlerinin yeniligi noktai nazanndan bilhassa 
sayam nazardir. 



Haci Maksut Ef : 

Pristine'lidir. Seyyit Muhammet Nur, oglu §erif Ef. ve Abdurrahim 
fidai den suluk gormtis. ve Muhammed Nur'dan hilafet ahzetmistir. 

Erbabi takva ve azimetten olan Maksut Ef. Alti mermer imami iken 
1347 zilhiccesinde vefat ve San Abdullah Ef. nin yanina defnedilmistir. 
Daima tehecciit namazi kilar ve ekseriya nafile oruc tutardi. Tahsili de 
vardi. Erbabi temkin ve irfandan bir zatti. 



U lc ls a j. LlJ Jli! 



s Jj*- 



jJ>£ flc ji o\y^3jr^>- «J 1 



Ebu medyeni Magnbfnin 

matla'h meshur sj'rini ve Mevlana'mn 

matla'h gazelini §erhetmi§tir. 

Birinci risalesinden ilk beytin §erhini aynen yaziyoruz : 
« Nazimi fahim; 

( o^L- j^Ja— - j LJ_y oUW \ijj=- tj -j^) ) 

ile kasideye bed'ediyor. Biz hurufi aliyat idik; ya'ni miirekkep hokkasmda 
hrufi hattiyye batin ve miindemic oldugu gibi biz, sifati zatiyye ve esmai 
Hakkiyye ve a'yani ilmiyye, kablettaayyiin, kunhiizzat ve gaybiil gayb 
mertebesinde batin ve miindemic idik. Miirekkep hokkasmdan kalemi 
suri ile kagit zemini iizere isti'daden birbirine miimtaz a'yani ilmiyye ve 
miintehayi meratibi niizul olan sureti insaniyye suturunda taayyiin ve zu- 
hur eyledik demektir. » 



[1] Sa : 344. 



Maksut Ef. nin Hulusi mahlasiyle §iirleri de vardir. Bir tanesini derce- 
diyoruz: 



Cehlile sen olma dur; 
Hak ile bak ciimle nur, 

Aldi hiiviyyet nefes; 
Kendi olup bunca kes 

Ciinki "kiin,, oldu beyan, 
Ayni goriindii iyan, 

Evvelii ahir odur, 
Nisbeti, yok, Hu odur, 

Surete baksan eger 
Zahir odur kil nazar; 



Haci Cemal B. 



Her ne ki etti zuhur, 
Nuru goriindii iyan.. 

Aynii iyan oldu pes; 
Gayri degil ol heman! 

Oldu o dem lnii an; 
Gayri degil, ol heman! 

Batmu zahir odur; 
Arada yok adu san.. 

Oldu "Hulusi',, eser; 
Zahdiiriir binijan! 



Istanbul'ludur. Safi Ef. den suluk gormii§, Haci Maksut Ef. den hila- 
fet almistir. Zonguldak' Is Bankasi veznedan iken 1930 da vefat etmistir. 
Ihvani mahdut oldugu gibi halifesi de yoktur. 

Seyyid'in diger hulefasi: 

Muhammed Nur', oglu §erif Ef. ve torunu — Abdurrahim Ef. nin 
oglu — Kemaleddin Ef. yi de istihlaf etmistir. Fakat bunlann ikisi de 
adeta meczup bir halde bulunduklanndan eserleri yoktur. §erif Ef. Hicri 
1326 da vefat etmistir. Kemal Ef. bir miiddet Uskup' tekkesinde seyhlik 
etmis, 328 de oglu Hakki Ef. yi istihlaf ederek kendisi Istanbul'a gelmis 
ve burada irtihal eylemi§tir. 

§erif Ef. den sonra Istrumca tekkesine seyh olan Haci Abis Ef, 
Doyran' tekkesi §eyhi Hoca Hamdi Ef. isnefee tekkesi seyhi Hacf Ibrahim 
ve doyranh Mustafa Ef. ler de seyyid'in halifeleridir. Fakat bu wsvatm 
eserleri bulunmadigi gibi Istanbul'da ihvanlan da yoktur. Haklannda bir 
malumat elde edemedik... 

Her halifesi muteaddit zevati istihlaf etmistir. 



Melamiler — 22 



338 



Uciincii devre melamileri 



A§ik Vasffi': 



Kitabimizi bitirirken bir de Melami haik §airinden bahsedecegiz. 
"Asik Vasfi',, adiyle amlan bu zat, Avrethisar' kazasinm "Maya dag'„ 
karyesindendir. 

Gencliginde seyahata gikip Misir'a gitmis, bilahara memleketine 
gelerek saziyle a§iklara meydan okumaga ba§lami§, nihayet 1297 de 
Seyyid'le beraber hacca giden kafileye kan§ip Hicaz'a giderek Haci 
olmu§tur. Hac'yolunda Seyyid'e biat etmis. ve huzurunda saziyle su 
ilahiyi soylemistir : 

Kapladi her yani, dogdu Nurullah, 
Hidayet askeri dedi hiivallah.. 
Cari ile miirside dondiik eyvallah; 
Fethetti kulubu sirn"<fil^Ht" 
Ke§fetti vucudu Jui-l.. 



Bilindi esrari ma'na yuzunden, 
Secildi ikrari da'va yiiziinden. 
Teceltt eyledi esma yuzunden; 
Fethetti kulubu sirri '■ M*» ; 
Ke§fetti vucudu <fflji-i . . 

Erenler sancagin dikti meydane, 
Derildi bakmayan canii cihane.. 
* Ask sarabm icen oldu mestane ; 
Fethetti kulubu sirn .us~jS 
Kesfeiti vucudu <ui.«-l . . 

Camii vahdette okundu ezan, 
Hak salata da'vet olundu insan.. 
Kildi fedailer canini kurban, 
Fethetti kulubu sirn *h\f-t H 
Kegfetti viicudn <Jw.i~t . . 



Hacciilekber deyu olundu i'lan ; 
Ka'bei vaslmda donandik ehram. 
Vasfi' miiezzindir, Muhammed imam ; 
Fethetti kulubu sirn -Ai^-J i 
Kesfetti vucudu .uiUi-i.. 



Muhammed Nur'ile beraber Hac'dan avdet ettikten sonra Isnefce' 



Uciincii devre melamileri 



339 



tekkesinde oturan Asik Vasfi' es'anni bir divan halinde cem'etmis. ve 
tekkeye vakfeylemisse de bu divan, maalesef istilada tekkede yanmis ve 
siirlerinin bir kismi Melamilerde kalmistir [1]. 

As.ik Vasfi' hiirriyetin ilanindan evvel vefat etmistir. Bestelenmi§ 
olup daima soylenen §u nefesini de yaziyoruz: 

Meyhanei a§k meykesjeriyiiz, 
Hu sag-armm serhosjanyiiz. 
Qerhi felegin ciinbiisleriyiiz, 
Evladi Rasul bendeleriyiiz, 
§eyhul arab'm dervi§leriyiiz.. 

Dil vermisiiz ol dilanmiza, 
Biilbul hased eyler zanmiza... 
Erdik ereli g-iilzarimiza 
Biz Ali Ali' bendeleriyiiz, 
§eyhul arab'm dervisleriyiiz.. 

Ol Hayder' iciin cekti alemi [2] 
Cem'eyledi eshabiis selemi ... 
Kaldirdi cerag-iyle zulemi . 
Biz Ali Rasulin bendesiyiiz; 
§eyhul arab'm efkendesiyiiz.. 

Sultani Melam, hos verdi selam; 
§adetti bizi esrari kelam [3]. 
Imdada yetisti hayriil enam; 
Biz Ali Rasul bendeleriyiiz; 
Nuriil arab'm dervisleriyiiz... 

Pir seyyidimiz Nfiriil arabi ; 
Irfan yiiriidiir esrari lebi. 
Vasfi' bulup erkanii edebi 
Biz Ali Ali' bendeleriyiiz, 
Nuriil arab'm dervisleriyiiz. .. 



Bitti 



[1] Vasfi'nin 80 kadar si'rini toplamaga muvaffak oldum. 
[2] Yahut "01 Hayderi ciin cekti alemi,,. 
[3] Diger bir mecmuada bu misra' su tarzdadir: 
"§adetti bizi ol nesli imam,, 



Uciincii devre melamile 



341 



\ 



ILAVE 



1 — Kitabimizin ta'inin \hitammdan evvel elde ettigimiz su muhim 
malumatuda ilaveten kaydediyoruz : 

Ahmet Sarban'in Selim aga kiitiiphanesinde 75 ve 82 numaralarda 
mukayyet ve ayni niishadan istinsah edilmis. divamndan baska Darulfii- 
nun kiitiiphanesinde 802 numarada mukayyet ve 1180 de "Mustafa,, is- 
minde biri tarafindan yazilmi§ bir nushasile yine ayni kiitiiphanede Halis 
Ff. kitaplan arasmda 7169 numarada mukayyet ve 1285 senesinde yazil- 
mi§ diger bir nashasim bulduk. Bunlardan tt birincisinin uzerinde "Divam 
Ahmet serbani Hazretleri„ ikincisinin iistiide de " Divam Ahmed Sar- 
ban Dokakinzade,, yazili... Bilhassa ikinci kayit nazan dikkatimizi cel- 
betti. Millet kiitiihanesinde 16 numarada mukayyet istisnah tarihi 
mechul ve ancak "V„ harfine kadar olan kismi mevcut, natamam bir 
niisha daha var ki ustune " Divam AhmedT „ yazilmis. Emiri EL 
merhum, bu niishamn [ptidasina bir sahife ilave ederek aynen su mahi- 
mati yazmi§: 

«Dokakinzade Mehmet Pasa 964 oenesinde ve pederi Ahmet paga 920 senesinde ve- 
fat etmislerdir. Sahibi davan Ahmet B. m mahdumu sairi meshur Ahmet Fasih B. dir. 
Fasih'in dahi terki diinya edip dervisUk meslegine suluk etmesi ceddine ittibaendir. Sahibi 
divan Ahmet B. in validesi Sultan Bayezidi sani'nin kerimesi Gevheri Muluk Sultan oldu- 
gundan valide eihetinden Sultan Baynzid Han H. nin hafidi ve Yavuz Sultan Selim H. nia 
yegenidir. ve hem§ireleri de Neslisah Hamm sultan'dir. Gevheri Muluk Sultan 657 senesin- 
de vefat ederek Eyyup'ta ZalP§. mektepinde defmi haki gufrandir. §u halde §air Fasih'in 
silsilesi Fasih Ahmet B. ibni Mehmet B. ibni sahibi divan Ahmet B. ibni Ahmet P§. 
ibni Dokakinzade vezir Mehmet Ps. dir. Bu silsilenin boyle aldugu merhum Fasih'in hatti 
destile bir mecmuai muteberede dahi manzurumuz olmustar » [1] 

Divan sahibi Ahmet B. den ziyade Fasih'e ait olan §u kisa malumatta 
iki tenakuz var. Yukarda 920 de vefat eden Dokakinzade Ahmet Ps. yi 964 

[1] Osmanh muellifleri sahibi de her halde Fmiri Efendi. nin bu hs§iyesini gormu§,. 
yahut Emiri Ef. den buna ait malumat almis. olacak ki Fasih'i yazarken «Dokakinzade» 
namiyle amldigmi sSyliyor. §uara tezkirelerinde Fasih'in Dokakinzadeligine dair bir kayit 
yoktur. Hatta, sairi bizzat bilen ve menkabelerini kaydeden Salim bile boyle bir §ey yaz- 
miyor. Fasih'in hatti destile muharrer buyiikce bir mecmua Siileymaniye kiituphanesine 
mUlhak Nafiz P§. kitaplan arasinda 1514 numaradadir. Bu mecmuada dahi b5yle bir 
kayit yoktur. 



te vefat eden Mehmet P§. nin babasi olarak takdim ettigi halde asagida 
rasihin silsilesini yazarken 

« Sahibi divan Ahmet B. ibni Ahmet Ps. ibni Dokakinzade vezir Mehmet Ps.» 

•diyerek yukariki ifadesini cerh ve babayi ogvl, oglu baba yapiyor. 

Emiri Ef. bu derme catma malumati "Sicilli Osmani,, den almistir 
bicilli Osmani, Dokakinzade Ahmet B. e "Sultanzade,, unyanmm vererek 
Dokakinzade Mehmet Ps. nin oglu oldugunu, Zaim ve muteferrika 
olup 964 te vefat ettigini kaydediyor. [1] yine sicille nazaran Dokaniza- 
da Mehmet Ps. Gevheri miiluk Sultan'm zevzi olup 964 te vefat etmis- 
tir [2]. * 

Mehmet Ps. da Arnavutluk'taki Menobor dokasmm oglu olup Fatih 
zamaninda kardesi Mahmut'la Istanbul'a iltica ile musluman olan ve ma- 
beynde terbiye edilerek Sultan Selim zamaninda vezirlik eden ve niha- 
yet 920 de Amasya'da katledilen Ahmet R§. nin ogludur [3]. 

Semsettin Sami B. kamusiil alam'da Dokakin ve daha dogrusu 
"Le duc jean„ m fetihten evvel iskodra cihetini zapteden Normandiya bey- 
ennden oldugunu ve bilahara bunlann Arnavutlastiklarmi ve en meshur- 
lan olan Lek yani Aleksandir dokasmm Arnavutlara bazi nizamlar ko- 
yup bu nizamlann hala Malisorler iginde mer'i ve Lek Dokakin kanunu 
diye maruf bulundugu, sonra Iskender B. e tabi olduklanm, Arnavutlu- 
gun fethmden sonra da bu ailenin islami kabul eyledigini yaziyor[4] 

Dokainzade Ahmet Ps. Vezareti saniye rutbesini ihraz etmisken 
^akhran sefennden avdet ederken Bayburt'ta yahut Tayi seyhi 
denilen mahalde Sadn azam Hersekzade Ahmet Ps. ile beraber 
gazaba ogriyor/ Hatta Yrvuz, Cengiz turesince her ikisinin cadinnin 
iplerim kestirerek cadirlarmi baslanna yiktinyor. Amasya'da da askerin 
vezir Piri Ps. ile Muallimi sultani Halimi ? elebi'nin mallanni yagma et- 
mesi uzenne muharrik oldugu tohmetiyfe Dokakinzade, katlettiriiiyor [5] 
Amasya'da asagi pirlerin garbi cenubisinde yol kenanndaki mezarhk 
jgin de Mufti ibni kemal'in dedesi kemal Ps. turbesinde medfundur [6]. 

[1] Gilt: 1; Sa; 199. 

[2] Cilt: 4; Sa; 114. 

|3] Cilt: 1; Sa; 195. 

[4] Cilt: 3; Sa; 2181. 

[5] Tevarfhi Ali Osman; Lutfi Ps. Sa: 238. Sahaifiil ahbar; Sa: 456-457 Tacuttevarih. 
Ci t; 1; Sa: 285 Cilt; 2; Sa: 287. So.akzade ; Sa: 372-373. „Ya.niz MMutte^T^ 
Sehm Cafer celebi, yl katlettirdikten sonra nadim olup; nicin afvini reca etmedin? diye 
Dokakin Ahmet Ps. yi katlettirdi; diyorsa da Cefer celcbi'nin katli isianbul'dadir: Halbuki 
Dokakinzade, Cafer celebi nin katlinden evvel Amasya'da katledilmistir 

[6] Kitabeler: ismail Hakki; Sa: 123. 

Tahir B. Osmani, muelliflerinde (Cilt; 1. Sa; 306) dokakinzade Osman B. in terce- 



#• 



342 



Uciincii devre mlamflerei 



Uciineu devre melarmleri 



343 



Mehmet Ps. ya gelince bu zat, kanuni devrinde Sadn azam olan 
ve 926 da idam edilen vezir Ahmet P§. nin aknbasindandir. Halep 
beyler beyliginde bulunmus ve 961 de Misir valisi olmustu. 963 te 
infisal ederek 64 te vefat etmi§tir. 

Kanuni'nin veziri Ahmet P§. nin Arnavut oldugunda butiin tarihler 
ittifak ettikleri g-ibi Hammer de Dokakinzadelerden bulundugunu tasrih 
ediyor [1]. 

Dariilfiinun kiitiiphanesindeki her iki divanda divan sahibinin Doka- 
kinz ade'lerden bulunduguna dair sarahat vardir. 802 numarada mu- 
kayyet divanda §airin , muhre hakkedilmek iizere yazdigi §6yle bir beyit 
var ; 

Bendel mihri miihri diirci yakin 
§iid Ahmet ibni Muhammed Dokakin 

7169 numaradaki divanda bu beyit su suretle muharrerdir: 

Bendei mihri miihri diirci ayakm 
§iid Muhammed bin Ahmedi Dokakin 

Dk niishadaki beyitte vezin diisuktiir. Binaenaleyh dogrusu ikincisidir. 
Her halde bu beyitn Dokakmzade Ahmet P§. nin oglu Mehmet P§. ya 
soylenmistir zannindayim. §air, bundan baska bir kac muhiir beyti daha 
soylemi§. Bunlann biri Yahya isminde bir zata ait : 

Yazildi hatemi miihri Mucevher 
Culami Hak be Yahyebni Sikededr 

Acaba bu Yahya kim? "Gencinei raz„ da 

Arnavudun haslari, yegleri 
Nesli kadimim Dokakin beyleri 



mei halini yazdiktan sonra hasiyede biraderi Dokakinzade Ahmet P§. nm da «urefayi 
guaradan» oldugunu ve Amasya'da medfun bulundugfunu kaydediyor. Tabir B. in Doka- 
kinzade vezir Ahmet P§. ile divan sahibi Dokakinzade Ahmet B. i birbirine kan§tirmasi 
tamamiyle yanh§tir. 

Esrar dede'de Dokakinzade'nin 

Ey siri Hak ki nami serifinduriir Ali 
Kevser §arabi sakisidir himmetin eli 

matlaiyle bajlayan miiseddesini Mora'li Dervif Ahmed'e isnad ediyor. Bu zat, dordiincu 
Miirat tzamaninda yasamif Bagdad'a seyholmuf, bilahara Tarablusu |am'a hicretle Mevlevi 
hanede bir hiicrede uzleti ihtiyar eylemistir. Katiyen Dokakinzade Ahmet B. Je miinase- 
beti yoktur ve mezkur miiseddes, Dokakinzade divanmm muhtelif niishalarmda mevcuttur. 

Esrar dede, Mora'li Ahmet dede hakkmda Sefinei Mevleviye'ye muracaati tavsiye 
ediyor. Sefinede (Cilt; 2. Sa: 159-161). Bu miiseddes mevcut degildir. 

[1] Ali. Pegevi; Cilt; 1. Sa: 24. Sahaifiil ahbar; Cilt; 3; Sa: 520. Siileymanname. 
Solakzade; Cilt; l.Sa: 534. Hammer tercemesi; Cilt; 6; Sa: 58-59. 



beytiyle Dokakinzade'lerden oldugunu tasrih eden Sair Yahya' mi ? 
Yahya B.in babasinin ismini bilemiyoruz. Fakat bu tahminimiz belki de 
dogrudur ve Devsirme'den yetisen Yahya'mn babasi da Dokakin ailesiyle 
beraber musliiman olmu§tur. 

Hulasa Sicilli OsmanT'ye nazaran Dokakinzade Ahmet B.in §ecersi 
budur : 

Ahmet B. — Mehmet Ps. ( Gevheri muluk Sultan — Bayezit II) — 
Dokakinzade Ahmet Ps. — Menobor dokasi. 



Latifi; Ahmet B.in Dokakin ogullarmdan olup Siiieyman devri sair- 
lerinden bulundugunu "Tavn darat ve urfu izafat kullamr agir sipahi ve 
zeametle mutasarnf sancak payesinde bendei sahi,, iken fakrii fena 
ve uzleti ihtiyar ederek dervis oldugunu kayt ve "fakrii feniiya muteallik 
e§'an ve tariki hakikata miinasip ve mulayim giiftan vardir. Bu §iir, 
anin es'anndandir,, diyerek iki gazelinden §u: 

Zeynetmek iciin cennete insan iledirler 
Kulluga ana hur ile gilman iledirler 
Can yusufunu misri viicudunda bilursen 
Ken'an eline admi sultan iledirler 
Vaiz bizi korutma cehennemde od olmaz 
Yanmaga odun her kifi bundan ilrdirler 

D 
Her kim bize ta'neyler ise cinsi beserden 
Hak saklasun ani dilerim havfu haterden 
Kim aybimizi soyleyiip eylerse mezemmet 
Ya rabb piiret agzmi anin §ehdii §ekerden 
Kibr ile bize kin edene bari teala 
Iman ile §efkat vere vii siirmeye derden 

beytlerini ahyor [1]. 

Beyani tezkiresi, sairin yalniz ismini ve Dokakinzade oldugunu kayt 
ve Latift'nin aldigi birinci gazelin birinci beytini ilave etmis [2], Kinah 
zade Hasan celehi ise "Agir zeameti ve hayli ssvket ve riyasti var iken 
kusei fena ve inzivada ihtiyan kusei kanaat etmekle suluk,, ettigini ve 
"Fakrii fenaya muteallik es'an ve tasawuf ve hakikata mulayim giiftan,, 
bulundugunu soyleyip Latifi g-ibi mezkur gazelin iic beytini almistir [3]. " 

[1] Sa : 87. 

[2] Darulfiinun; Halis Ef. K. No. 1560; Varak : 110. 

[3] Darulfiinun; R«a Ps. K. No. 1921. 



t» 



344 



Ucuncii devre melamileri 



Ucuncii devre melamileri 



345 



Riyazi; "Dokakin ogullarmdandir. Devri Siileymanide mutasarnfi 
zeamet iken ferag edip ihtiyan kusei uzlet etmisti,, deyip divanindan 

Kuyi dildara varir sofiyi tesbih ile gor 
Benzer ibllse ki ol cennete tnar ile gider [1] 



§evk erdiigiince cak ederiz sabr hil'atin 
Hur§it olursa tiigme ana, mahi nev ilik 



Bize geldikge vefa cami doner gayra sunar 
Daimi aksinedir dbvri bu cerhi dunun 



Ucar can ku§u bu dami bedenden 
Heman ol demde ki diikendi dane 



beyitlerini ahyor [2]. 

Kaf zade Faizi'de "Ziibdetiil es'ar,, inda bu sairin bilhassa "Evasih 
Siileymanide fevt,, oldugunu tasrih ederek Riyazi'nin aldigi beyitlerden 
ikinci ve uciincu beyitleri almi§tir [3]. 

Bu beyitlerin hepsi, Selim aga, Millet ve Dariilfiiniin kutiiphanelerin- 
deki divan niishalannda "vardir. Binaenaleyh hic siipheye mahal yoktur 
ki bu divanlar, tezkirelerde tercemesi mezkuu Dokakin zade Ahmet B. e 
aittir. Yine tezkirelerin Ahmet B. in dervislige siiliikiinden evvel agir 
zeamete ve sevketii riyasete sahip oldugunu miittefikan beyanlanndan 
anlasihyor ki bu zat. hakikaten Dokakin zabe Vezir Ahmet Ps. mn taal- 
lukatmdandir ve her halde Dokakin zade Mehmet Ps. ile Gevheri muluk 
Sultan'nin oglu oldugu hakkmda "Sicilli Osmani,, nin verdigi malumat 
itimada sayandir. Yalmz "Sicilli Osmani,, nin bu bada oglu ayni tarihte ; 
yani hem Mehmet Ps. yi, hem de Sultan zade dedigi Dokakin Ahmet 



[1] Bu beyit, divand 



Qun saba can eline niikheti yar ile geliir 
Ruma san hacei £in miiski tatar ile geliir 

matrii gazelde olup soyledir : 

Kuyi yari dolanir sofivi tesbih ile gor 
Benzer iblise ki ol cennete mar ile geliir 

[21 Darolfumm: Yildiz. K. No. 2708. 

[3] Dariilfuniin; Halis Ef. K. No 3409 Varak : 3. «Kesfiizziinun» Ahmet B. e ait ma- 
lumati «Ziibde» den almistir. Cilt ; 1 : Sa : 503 



B yi 964 te oldiirmesi mutlaka yanhstir. Baba ile oglun ayni tarihte 
olmesi muhal degilse de biraz miisteb'addir. Hele "Ziibdetiil es'ar m 
evasih Suleymanfde,, oldugunu tasrih etmesinden sonra vefatmi 964 te 
tabui etmek busbiitiin giictiir. giinki bu tarih, 926 da ciilus ve 974 te 
vefat eden Suleyman'm ahdi saltanatmm evasiti degil, evahindir "Ziibde 
■mn sarahatina nazaran bu zat, her halde 950 - 955 senelerinde vefat 
etmisrir. 

§imdi gelelim Ahmedi Sarban'a: 

Arzettigimiz gibi Selim aga. K. sindeki divanla Darulfunun K sinde- 
ki 802 numarah divan, dogrudan dogruya Ahmedi Sarban'a nispet edil- 
mistir. 7169 numarah divanda ise "Divam Ahmedi Sarban Dokakin zade 
kaydi vardir. Her uc divan birbirinin aynidir [1]. 

San Abdullahj "Semeratiil fuad,, inda Ahmedi Sarban'm tercemei 
halinde ve suliikunde cok manzum ilahiyat buyurup gak kaygusuz ve 
gah Ahmedi tahallus etmislerdir. Bu siir onlann guftannbandir,, diyerek 

Vanmi ol dosta verdim haniimamm kalmadi 
Ciimlesinden el yudum pes dii cihamm kalmadi 

matla'Ii gazelini "Ahmedi,, mahlasiyle yazmistir [2]. La'li zade Abdiilba- 
ki de serguzestinde bu gazelle: 

Merd isen meydani askta can veriip canani gor 
Sadik isen ask icinde iste bui sultani gor 

matla'h gazelini almistir. Bu ikinci gazel, "Kaygusuz,, mahlasim haiz olup 
yalmz Selim aga. K. deki niishada vardir. Mustakim zade de "kendile- 
nnden es'an hakikat siar ve lediinm giiftar sudur eyleyiip gah Ahmed 
ve Ahmedi ve gah Kaygusuz tahallus buyurmuslar. Bunlardan baska 
bendegani hahsul cinanlanna ahyanen terbiyeyi miis'ir mekatibi hakikat esa- 
hplen zuhur eyleyiip ancak es'an merkumeden bazisi Sarihi Mesnevi Abdul- 

[1] Terci, Murabba', Niiseddes, Mesnevi ve saire itibariyle her iic divan bir birinin 
aymdir Ancak gazeller itibariyle Selim aga. K. sindeki niisha noksandir. Bu nushada Ah- 
met mahlasile 183 gazel vard.r. Halbuki 7196 numarah niishada 247 gazel, 2 natamam 
gazel 2 k,ta 35 Tuyug, 17 Mufred (6 tanesi miihiir icin sbylenmis) vardir. 802 numarah 
nushada ise 263 gazel, 1 natamam gazel, 1 kifa, 7 Tuyug; hepsi miihur icin soylenmis; 4 
mufred mevcuttur. Binaenaleyh 802 numarah niisha gazeliyat itibariyle en zengiu nushadir 
ve belim aga. K. smdekl niishada 79 gazel noksandir. Tuyug ve k.t'alarla miifredatta 7169 
numarah niisha zengindir. 

[2] Bu gazelin Sarban Ahmed'e aidiyetine dair «Sohbetname» de de bir kawt vardir 
«Kitabimizin 95 inci sahifesine mura^aat !» 



* 



346 



Uciincii devre Melamileri 



lah Ef. nin Serhi mesnevi 'lerinde ve ahar teliflerinde ve gayri mhallerde mas- 
tur ve sureti mekatip dahi sikattanbazi muhibbanimn mecmualannda muhar- 
rer bulunup bu fakiri kesiriit taksir destres oldugu mikdanni isbu meceilede 
azizi musariinileyh tercemeleri zeyline terkim etmegi miinasip fehmetti- 
gimden septii tahririne cesaret olundu,, deyip muhtelit vezinlerde (27) 
gazel ve ilahisini yazmistir. Bu 27 gazelin ikisi "Semeratul fuad ve Ser- 
giizest,, teki gazellerdir. Digerlerinin 8 tanesi "Ahmet,, mahiasiyledir ki 
bu 8 gazel, gerek Selim aga niishasinda, gerek Darulfiinundaki iki niis- 
hada mevcuttur. Bundan baska her iic niishada mevcut olan ve Mevlana- 
ya nazire oldugu anlasilan ve On iki Imam'i medheden 

Mazhan sirn Huda §ah seiamun aleyk 
Ka§ifi kul innema §ah selamiin aleyk 

matla'li ve 18 beyitlik medhiyesini de Mustakim zade "Kaygusuz,, mah- 
lasile alrmstir. 8 gazelin 7 tanesi "N„ harfinden evvelki harflerle kafiye- 
dar bulundugundan Milet . K . sindeki noksan niishada da vardir. Yalniz. 
27 gazelin 17 tanesi Hece vezniyle ve "Kaygusuz,, mahiasiyledir. Bunlar,. 
Darulfiinun ve Millet. K. lerindeki niishalarda yoktur. Yalniz Selim aga 
nushasinda mevcuttur. 

San Abdullah Ef. de Mustakim zade nin dedigi gibi"Ceva.hiri beva- 
hiri Mesnevi,, sinde Ahmedi Sarban, yahut Dokakin zade Ahmed B. in 
muhtelif mesnevilerinden, gazellerinden bazi beyitierle [1] iki mahalde 
bir miistezadmi iki parcaya ayinp tamam olarak almi§ [2], keza 3 
gazelini yine tamam olarak, bir gazeli de noksan, fakat makta' beytiyle 
derceylemi§tir[3]. 

San Abdullah, bu gazel ve beyitleri ahrken Ahmed Sarban, yahut 
Dokakinzade Ahmet B. e ait olduklanm tasrih etmemi§tir. Mevlana, Attar, 
Senai, Magribi, A§ik P§., Seyyid Nesimi ve sair sofi §airlerden aldigf 
gazel ve beyitlerin ba§ma sairlerin isimlerini yazdigi halde Sarban Ah- 
med ve Hakiki B. den [4] aldigi gazel ve beyitlerde sairi tasrih etmiyor. 
Anla§ihyor ki makta' beyitlerindeki Ahmed ve Hakiki mahlaslanm kafi 
goriiyor ve belki de bunian ihvamnm mali oldugundan tasrihe hacet 
gormeden tasarruf ediyor. Yalniz Cevahiri bevahiri mesnevi'deki gazel 
ve beyitlerin zikrettigimiz muhtelif divan niishalarinm hepsinde aynen 
mevcudiyeti ve Miistakimzade'nin Sarban Ahmed'in tercemei halindekt 



[1]. Cilt; 3. Sa: 120. 123- 143. 215. 
[2] Cilt; 3. Sa: 122- 123. 173. 
[3] Cilt: 1. Sa: 49. Cilt; 3. Sa : 132. 133. 203. 
4] Hakiki B. den be§ gazel almigtir. Cilt; 3. Sa : 192. 215. 192. 219. 286. 



Ugiincu devre melamileri 



347 



"es'an merkumeden bazisi Sarihi Mesnevi Abdullah Ef. nin serhi mesne- 
vilerinde,, bulundugu kaydi bize kat'iyetle isbat ediyor ki bu gazel ve 
§iirler, divan sahibi Ahmed B. e aittir ve Ahmed B. Ie Ahmedi Sar- 
ban da ayni adamdir. Simdi tekrar edelim : 

San Abdullah ve Mustakim zade'nin Sarban Ahmed'e nisbet ettik- 
leri e§'arm aynen Dokakin zade'nin divaninda bulunmasi, bu divanlar- 
dan birinin Ahmedi, ikisinin Sarban Ahmed'e ait gosterilmesi, dorduncii- 
sununde de "Divam Ahmedi Sarban Dokakinzade,, kaydimn mevcudiyeti, 
bunlardan baska Dokakinzade Aamed B. Ie Sarban Ahmed'in, 
isimierindeki ayniyet. Srban Ahmed'in 952 de vefat ettigi hakkmda 
Atat'den itibaren biitun tarihi eserlerin ittifakiyle, Ahmed Beyin"evasiti 
Siileymanide,, vefat ettigine ait "Zubdetiil es'ar,, daki sarahat, Ahmed 
B. in zeamet ve §evketii riyaset sahibi iken. dervi§ligi ve uzleti ihtiyar 
etmesi hakkinda tezkirelerin verdigi ' malumatin Sakayik, Semerat ve 
Segiizesti Melamiye iie Meiamiyei Sattariye'de Sarban Ahmed'in "Ser 
Sarbanan,, iken terki memuriyetle fakru fena tarikini ihtiyar eylemesi 
hakkmdaki rivayetin ayni olmasi, §uara tezkirelerinin Dokakinzade Ah- 
med B. den aldiklanm §iirlerin Ahmedi Sarban'in divaninda aynen bulun- 
masi bize Sarban Ahmed'in Dokakinzade Ahmed B. den basa bir zat 
olmadigim kat'iyet ve sarahatla isbat etmektedir. 

Esasen §airin Melamiligi, rind ve hatta §ahid baz mesrebi, arada 
dir gardarb oldugu, hemen butiin gazellerinde izanene ve vazihart 
goriilmektedir [1]. 

[1] Bu giin meydaai agk i^re §u kim merdi melamettir 
Taalluktan halas oldu yeri amn selamettir. 

D 
Yar egiginde §u kim sengi melametten kagar 
Yokdiiriir baginda devlet kim selametten ka?ar 

D 

Kim Ki delk ile murakka'dan umar yevki huzur 
Dii§tii gam ki§verine gormedi bir lahza siirur 



A§iki gurideler alemde §ahidbaz olur 
Gordiigii kebki hirami saydeder §ehbaz olur 



Cehdedip Ahmet cihandr bir nigara a§ik ol 
Kim hakiki a§ka iltir a§iki agki mecaz 

O 



=f* 



348 



Ucuncii devreMelartfileri 



Biitiin bunlardan baska Dokakinzade Ahmedi Sarban, divaninda 
Ismail Ma'suki'yi de bir medhiye ile medhii tebcil etmistir. Bu §i'ri ay- 
iien yaziyoruz: 

Kiintii kenzin gencine malik olan sultan dede, 
Gevheri diirri hakayik silkine umman dede. 

Her cihetten (J.IJ 4 nin remzine vakif olup 
Ma'nii zatii sifati fehmeden insan dede 

Tekyegahi ask icmde pabirehne cardarb, 
Sirri hakta sertirasu valihii hayran dede. 

Ruzii §eb fakrii fenadan fahrediip abdalves, 
Yek cihette dii ciham eyliyen seyran dede. 

Kendu nefsin kurtarup ktsretten azad eyliyen, 
Bagi vahdet icre her dem giil gibi handan dede. 

Hanei giinci fenada genci istigna bulup 

Bi beka alemde bir kac giinliige mihman dede. 

Bendei sahi velayettir muhibbi hanidan, 
Can ile Ali aba'mn yoluna kurban dede. 

Tigi sevk ile viicudun §erha scrha cak ediip 
Ate§i agk ile yanup yakilan biryan dede. 

Pir olup §ekli be§erde arifi rabbanidir 

Ana rahminde velayet gosteren Oglan dede. 

Hullei firdevsi neyler cakedup ten ciibbesin 
Hil'ati diinyi vii ukbiden kacan uryan dede 

Eylemez ke§fii keramet ilmi ihfadan kacar [1] 
Mahremi Hak olan eyler sirrim pinhan dede. 

Tigu tirine hasudun, miinkirin karsu durup 
Yiiziinu dondiirmez, eyler sinesin kalkan dede. 

Miilki §adT [2] alemi tahkik imi§ bil Ahmeda 
Dari diinyaya demistir kiilbei ahzan dede. 



Gorse bir mahbub kalmaz ihtiyari zerrec 
Ya ilahi kimse Ahmet gibi mecbur olmasun 



Olmasam cardarbu saf tira§ 
Her kil olurdu ^esmime hancer 



Bu misalleri istedigimiz kadar cogaltabiliriz. Bilhassa son beyit, Kalenderilik'le Mela- 
miligin tedahiilunii gostermek itibarile sayani nazardir. 

[1] Gecer "Niisha,,. 
[2] §ahi "Niisha,,. 



Ucuncii devre melamileri 



349 



Halis Ef. deki niishayi istinsah eden zat, cok dogru bir tahmin ile 
bu gazelin kenanna "Bu gazeli serif, galiba ismaili Ma'sukf hazretlerinin 
hakkinda buyurulraustur,, kaydim yazmis. ihtimal de bu kaydi istinsah 
ettigi niishadan aynen almis. 

Hakikaten, Suleyman devrinde bendei sahi velayet, muhibbi hanidani 
Ehli beyt olan, Ali aba'mn yoluna canini kurban eden, genc oldugu 
halde Kemal ve Irfan noktai nazarmdan bir piri rabbam addedilen, tigi 
§evk ile vucudunu serha serha eden, fam diinyaya birkac giinliige mih- 
man, Oglan seyh Ismaili Ma'§uki'den baska bir "Oglan dede,, yoktur. 
Kuvvetle muhtemeldir ki Dokakinzade Ahmedi Sarban, bu si'ri Oglan 
seyh'in sehadetinden sonra yazmi§tir. Hulasa; §u siir de yukandaki sa- 
rahati teyit etmekte ve Dokakin zade Ahmed B. in Sarban Ahmed oldu- 
gunu isbat eylemektedir. Anlasiliyor, ki tezkireler, sairin iinvanim asaletini 
gozeterek, Ahmet B. menkabenameler ve umumiyetle tasawuf! eserler 
ise sofiligini nazan itibara alarak Sarban Ahmed olarak kaydetmi§ler 
ve bu suretle bu ikilik meydana cikmistir. 

* 

Biitiin bu miilahazattan sonra dikkati celbeden bir cihet var. "Kay- 
gusuz,, mahlasiyle soylenen ve ekserisi Hece vezniyle yazilmis bulunan 
siirler, yalmz Selim aga. K. sindeki niishada vardir. Acaba "Kaygusuz,, 
mahlasiyle siir soyliyen de Sarban Ahmed'midlr? 

Tedkikatimizi bu cihetten yiiriitunce su neticeyi bulduk: 
istinsah edilmis bir sureti elimizde bulunan ve kitabimizm 205 — 
216 inci sahifelerinde hakkinda malumat verdigimiz mecmuada "Kaygusuz,, 
mahlasiyle 52 siir vardir. Bunlann ancak 10 tanesi aruzladir. Bu ilahilerin 
23tanesi, yalmz Selim aga. K. sindeki divanda vardir. Bu ilahilerden 
birinde Kaygusuz; Sarban Ahmed'i medhediyor [1]. Birkac kit'asmi ay- 
nen yaziyoruz: 



Bihamdillah ki erdi bize devlet, 
Anunla zahir oldu Hakka vuslet 

Hakikat Mehdii sahib zaman ol; 
Nigani bi ni§an olan heman ol ; 

Goz uciyle uyanr dii ciham, 
Anin yiiziin goren bulur imam, 

Bakarsan zahirine evliyadir» 
Sorarsan zatim sirri Hudadir, 

[1] Bu ilahi, Selim agak. deki divanda yoktur. 



£ii dogdu iistumiize nuri rahmet; 
Zamanm kutbu, piri, pirim Ahmed. 

Nihan icre iyan olan heman ol ; 
Zamanm kutbu, pfri, pirim Ahmed. 

Salar alemlere emnii aman ; 
Zamanm kutbu, piri, pirim Ahmed. 

Dilersen batimn nuri hafadir ; 
Zamanm kutbu, piri, pirim Ahmed. 



«u 



350 



Ujuncii devre melamileri 



Ucuneii devre melamileri 



351 



Ani sevenlere bildirdi Hakki 
Olunce «kaygusuz» var medhin oku, 



Kim ani sevmedi ol oldu saki ; 
Zamamn kutbu, piri, pTrim Ahmed. 



Selim aga K. sindeki divanla bu mecmuada kaydedilmi§ olan diger 
bir ilahisini de yaziyoruz: 



Ezeli kalu beliden 
Yoluna can kildim feda 

Bana feda kildi oziin, 
Bertim ile soyler soziin, 

Her dem benim ile olur, 
Benini ile alur, verir, 

Kaygusuz, bakma varma, 
Yandim tecelli narina, 



Kuluyum Sultan Ahmed'in 
Kurbamyim can Ahmed'in. 

Sif iginde godiim yiiziin ; 
Diliyim sultan Ahmed in 

Inileyup zari kilur ; 
Eliyim sultan Ahmed'in 

Dii§eg6r dost didanna ! 
Nuruyum sultan Ahmed'in. 



Bu ilahiye na't diyemeyiz. Her halde bu da birinci ilahi gibi Sarban 
Ahmed'e s6ylenmi§ bir medhiyedir. Esasen §air, mezkur divanda ve 
mecmuada muharrer 

Hamdulillah simdi bir alicenabim var benim 
Evliyanm himmetiyle fethi babim var benim 

matla'h gazelinin son beytinde de 

Kaygusuz eder ilayT sana siikriim budiidiir: 
Ahmed'in gibi melazim, hem meabim var benim. 

diyerek §fcyhini tebcil ediyor. 

PTrim, sultanim evliya 

Derd senindir, derman senin, 

diye ba§layan medhiye ile de mutlaka yine Sarban Ahmed'e hitap ediyor. 
Kitabimizin 66 nci sahifesindeki birinci ilahi de bu mecmuada §u 
suretie mukayyettir : 



Miirsidsin, kutbi alemsin ; 
Miirgidsin, kutbi alemsin. 



Hak yoluna giden gelsiin 
Hak keremi vardir bize 

Bu yolu hut buldu bulan 
Sirati mustakim olan 

Bu yoldur hizir geldigi 
Hizr abi hayvan buldugu 

Bu yuldur Ahmed'e gelen 
Gergeklerden baki kalan 



Yolumuz vusle voludur. 
Bu yol hidayet yoludur. 

Bulmayandir mahrum kalan; 
§imdi bu Ahmed goludur, 

Geliiben beyan kildigi ; 

Bu yol Muhammed yoludur. 

Ciimle yoldan muhtar olan, 
Bu yol ol devlet yoludur. 



Budur kaygusuz dediigii, 
Muhammed miras koydugu 



Alemin kaydin yedugii ; 
Bu yol ol rahmet yoludur 



Hic §uphe yok ki bu §iirde de "Simdi bu Ahmed yoludur,, demekle 
Sarban Ahmed'i kasdetmektedir. 

Esasen yine kitabimizin 215 inci sahffesinde miinderic ilahi de 



Pir Ali sultan pirimiz, 
Nuri Hudadir nurumuz, 



Muhammed Ali sirrimiz ; 
Esran envar ehliyiiz. . 



diyen kaygusuz ; Seyhi Ahmed B. in seyhi Oglan seyhin babasi ve kendi 
piri Ali Bahaeddini Aksarai'yi de zikrediyor. 

Hulasa ; buliin bu mesrudattan anla§ihyor ki ; Dokakinzade Ahmedi 
Sarban, Kaygusuz, mahlasiyle §iir soylememi§tir ve „Kaygusuz,, Ahmedi 
Sarban'in muridlerinden, ihtimal halifelerinden bir zattir. Bilahara bu zatm 
§iirleri Ahmed B.in §iirlerine kanstirilmistir. Maalesef §imdilik, kudretli 
bir mutasavvif haik sairi olan "Kaygusuz,, hakkmda kafi ve sarih maluma- 
timiz yoktur. 

II — Kitabimizin 50 - 51 inci saifesinde Ismaili Ma'suki'ye atfolunan 
gazel, E§ref oglu Abdullahi Rumi'nin divamnda (Sa : 75) §u suretie 
muharrerdir : 

Ey goniil bir derde diis kim anda derman gizlidir, 
Gel kans bir katreye kim anda umman gizlidir. 
Terkediip canii cihani giy feragat ciibbesin, 
Bu feragat ciibbesinde sirri suitan gizlidi. 
Degme bir horii hakire hor goriip hor bakma kim 
Gonliiniin her kusesinde arsi Rahman gizlidir. 
Muhib ise canii dil bulur hayati cavidan, 
Dervifia her bir soziinde abi hayvan gizlidir. 
Gor bu Esref oglu Rumi' bahri agkla neyledi ? 
Canii basi terkediip canii cihanda gizlidir. 

Halet Ef. K. sindeki 800 numarada mukayyet mecmuada bu gazel, 
•s* <rjib\kL..^(.Xv t kaydiyle Oglan seyh'e ait gosterilmektedir. Mecmu- 
adan naklettigimiz sekli, vezin ve kafiye noktai nazanndan daha mazbut 
ve mukemmeldir. Divanda biraz tahrif edilmise benziyor. Bu gazel, 
Xuncu asirdan evvelki bir mecmua ve ya divanda E§ref oglu'na ait 
olarak gorulmedikge kafi bir §ey soylenemez.. 



III — Yine Halet Ef. deki mecmuadan naklen 
dercettigimiz 



53 - 54 iincii sahifeye 



352 Ucimcii devre Melamileri 

Naklolur §eyh Safi'den bu haber 
§am §ehrinde zamaniyle meger 

matla'h mesnevi, Hamse sahibi Dokakinzadelerden Ta§hca'h Yahya B.int 
"Gencinei raz„ inda dibace ve tevhidden sonraki ilk hikayedir; binaen- 
aleyh ismaili Ma'§uki'nin degildir. 

IV — Kitabimizm 123 - 128 inci sahifeierlnde tercemei hali yazilan 
Idrisi Muhtefi'nin mezar tasmm kitab esini dercetmeyi unutmusuz. Burada 
yaziyoruz :^ 

f^ ii^ ^£ iJ~S>- J^\* 

f j Ji- ^j-J ojj ^_,C eL 

V — Sa 179 da bahsettigimiz Ibrahim babayi veli'nin Ramazan Ef. 
turbesi haziresindeki merkadinin kitabei sengi mezan da §udur: 



jUly 



CA) i^a ^.a 



_J ^^ j-o 



;l-A»cL*f oL— U) L-' 





,j-c_.-.<L, 


r 


LS^ 5 


liL. 


'C— «U _->i 

^ x "\ i 

«u . 


7- 
j- s 











BiBLiYOGRAFYA 



1. Abdullah Hulusl 
(Mirefteli) — 

2. Abdulbaki ( La'liza- 
de) ~ 



Esmariil Hadayik. «Ta? basmasi. 1267« [Tiirkce] 

Seriiiize§t. «Matbu'; 1175 senesinde yazilan niisha. Mil- 
let. K. No 1052, 1053» [Tiirkce] 

Musahabai maarif. «Dariilfiinun; 16620» [Tiirkce] 



5. Abdulkadir — 

4. Abdiilkerim Ruhi 

(Muhammed Nur'un ' 

haliMerinden) — ilahiyat mecmuasi. «Teriikci R a| itEf. de.» [Tiirkce] 



5. 
6. 

7. 

Abdilrrahim 
(Fedal) 

8. 

9. Abidin 



Surei Kevser tefsiri [Arapca] 
Risalei vehbiyye [Tiirkce manzum] 
Hediyyetiil hac [Tiirkce] 



Risalei ruhi kml ala esran mebzul muammayi sirri 
ezel [Tiirkce manzum] 



E ia 

a > 



u "3 



o 



o 



S -6 

ca 



10. 



11. 



Ahmed ibni Id- 
ris 



12. Ahmed Naim (Dariil- 
fiinun miiderrisle - 
rinden) — 

13. Ahmed Remzi (Us- 
kiidar kiitiiphanesi 
mudiirii) — 



Muhammed Nur'un Varidat §erhi tercemesi 

«8 Ramazan 1272 de yazilmi§tir. Dariilfimun. K. 562» 
[TiirkSe, manzum]. 

El'ikdun nefis fi nazmi cevahirit tedris 

lA^ s*\j*(&& trj&H j.cmi\ «Ahmed ibni Idris'in kelima- 
tim havi olan ve ibriz>.jrl i takliden yazilan bu kitap 1315 
H. de Misir, Bulak matbaasinda tab' edilmigtir.» [Arapca] 
Sflevat «1314 kanunuevvel. Istanbul; Mahmut B. matba- 
asi,» [Arapca] 



Sahihi Buhari muhtasan Tecridi sarih tercemesi 

«Evkaf matbaasi; 926'-928.» [Tiirkce] 



Miftahulkiitup v e esamii miiellifin fihristi. 

«Istanbul 1928-1346» [Tiirkce] 

melamiler — 23 



354 



Ugiincii devre melamileri 



14. Ali kulu Han (Muh- 

biriid devle) — Mecmaul fusaha ,u**ai ^J- «Tahran; 1295.» [Acemce] 

15. f — Varidat §erhi tercemesi. «Millet. K. 983» [Turkge] 

Ali TJrfi t 

1$, I — Terceme ve serhi kitabiir re§ad fil mebdei vel 

I meadiUUj UJ.1 i :>Ujt J&S'^j.Z > *srj «Beride.» [Tiirkge] 

17. Atai (Nev'izade) — Hadaikulhakayik fi tekmiletis. §akayik ^.uw jSi** 

j L Uijt ^^tj ^ (§akayiki no'maniye zeyli) «2 cilt; Mat- 

baai amire. 1286.» [Tiirkge] 

18. Bedreddini Simd- 

vi — Varidat o\>j\ 3 [Arapga] 

19. Cami ( Abdurrah- 



20. 



man) 



Ebu Ca'ferMu- 
hammedibni 
AUyybni Huse- 
ynibi Musebni 
B&biv eyhil 
kum'i ( §eyh 
Saduk) 

*>.V &, is*J* i*. "ts-J- 1 



Nefehatul lins ^JVl oUai «Fatih Murat molla. K. No 
1302. [Acemce] 

— Men la yahzuruhul fakih < ; aji«_ r i*y,y «2ciit. Mat- 

baai Ca'feriye; Lekhno; 1302. H.» [Arapga] 



21 



— Risale fil itikadat obU» Vi i* *si- j «Iran; 1320. H. » 

[Arapga] 

22. Ferit ( Dariilfiinun 

miiderrislerinden) — Vahdeti viicut. «Matbaai amire ; 1331.» [Tiirkge] 

— Tiirk edcbiyatmda ilk mutasavviflar. «Matbaai 

amire; 1911.» [Tiirkge] 

— Tlirkiye tarihi dinisi. «Miilkiye mektebi matbaasinda 
ia§ basmasile matbu 1926-1927.» [Tiirkge] 



23. 
24. 



Fuat (Koprulii 
zade; M.) 



25. 
26. 



— Anadoluda islamiyet. «Dariilfiinun Edebiyat fakiiltesi 
mecmuasi. 1922-1338. Sayi : 4-5.» [Tiirkge] 

— Enfluence du Chamanisme Turco - Mongol sur 
les ordres Mystiques Musulmans. «istanbul ; 1929.» 

[Fransizga] 



Ugiincii devre melamileri 



3se 



27. Gulamu Muhammed 
ibni miifti Rahimul- 

lahi Ldhuri — Hazinetiil asfiya u-vifc> «Lekhno ; 1920. H.» [Acemce] 

28. Hiiseyin Vassaf (Ra- 

C1 ) — Sefinei evliya «5 Cilt ; bilhassa miiteahhirini mesa- 

yihin teracimi ahvalini ihtiva etmesi dolayisile gok kiymetli 
oian bu eserin tab'i Tiirk tasawuf edebiyati igin gokla- 
zimdir.» [Tiirkge] 

29. Ismail Hakki (Mu- 
liamind Nur'un der- 

Vi§lerinden) ,— Sandukatfil maarif. «Seyyid Muhammed Nur'un risa- 

/ lelerini havi mecmua.» 



30. ibrahim(Ku§&dah)— 

31. Ismail Hakki (Bur- 
sali) — 

32. Kaygusuz Abdal — 

33. Kemaleddin (Hariri 
zade) — 



34. Magribi (Muhamme- 
dibni §irin) — 



35. Mevldnd Celd- 
leddini Rumi — 

36. — 

37. — 



38. Muhammed Abdiir- 
rauf (imam. Mena- 
vi) 



Mektubat. «Bendeki yazma niisha.» [Tiirkge] 

Lubbul Ifib ve sirrussir^i^j jo «Millet. K. du- 
mi ger'iye; M 874.» [Tiirkge] 

Budalaname. «Ta§ basmasile matbu'dur.» [Turkge] 

Tibyam vesailul hakayik fi selasilit taraik 

jJijklj-iU. j jj'li-lJJuj iU «Bu kitap hakkmda birinci 
kismm Bibliyog-rafyasmda malumat vardir.» [Arapga] 

Cami Clhannuma. «Devir ve tevhit meratibini daire- 
lerle tavzih eden kiigiik, fakat gok giizel bir risaledir, 
Muhammed Mur 270 inci sahifedeki daireyi bu risaleden 
almistir. Ayasofya. K. mecmua ; M 2087. Halet Ef. K. 
mecmua; M 800. mezkur kiitiiphane mecmualan arasinda 
251 numarada bu risaleye sit katip ve garihi belli olmiyan 
bir §erhte vardi.» [Acemce] 



Mesnevi. «1268; Istanbul: Matbaai amire. Sair matbu' 

ve yazma niishalar.» [Acemce] 

Kfilliyyat. «Lekhno, 1302.» [Arapga ve Acemce] 

DTvani keDir. «Eski bir yazma ; Halet Ef. K. M 687.» 

[Acemce] 



El kevakibiid durriyye fi teracimis sadetis so- 

fiyye v^l^Ul^-J V- 1 "/ 1 ^ 1 «1274. H. de yazilmi f . 
niisha. Dariilfiinun; Halis Ef. M 6495» [Arapga] 



i 

v 



356 



Ugiincii devre melamfleri 



39. Muhammed ibni 
Murtezd (Molla 

Feyz) — Kitabiissafi fi tefsiri kelamullahil vafi. 

tjljjl^!^ j«-i" «1286, Iran.» [Arapga] 



iS jUJt v U.r' 



40. 
41. 
42. 
43. 
44. 
45. 
46. 
47. 
48. 
49. Muhammed Nur 

(El'arabi,Seyyid) 
50. 
51. 
52. 

53. 



54. 
55. 
56. 
57. 
58. 
59. 
60. 

61. 

62. 



Muhiddini ara- 
M 



63. 



J^-Jl^jjJ j^dl^ji, [Tiirkge] 

v Ui- J»ijA ,jilt>Xll [Arapga] 

Obj'^l^^ j iiUj«ell ijilla! [Arapga] 

iS^OI ijUtl^e. «i^jll Jlf [Arapga] 

t y J ^ii\jA ^fii cr»>-llt^ [Arapga] 

u-iJ" u'. 1 *^^ e Lr ia:!l^j!l [Tiirkge] 

sUtj'juU j alijlulif [Arapga] 

■uiiai^j-i" j yUj [Tiirkge] 

J. fi f U r 5^ Cj .i [Tiirkge] 

oliJIai^ [Arapga] 

iij fl^V <Jrl=- jti ^j^ [Tiirkge] 

*juAt ^»>'i(l [Arapga] 

-i!H..yij ittit [Tiirkge] 

"^^ViVj 5jiH;Jl [Tiiakge] 

•U- U iJUj [Tiirkge] 

i^»itfli» i)U j j^^-jJle^ls [Tiirkge] 

«>.u»-« 5jU.j [Tiirkge] 

^ft^-t iijji ^jj! [Tiirkge] 

Niyazi §erhi [Tiirkge] 

<^aJ julic rjj [Tiirkge] 

Ihtiyar ve kidem risalesi [Tiirkge] 



•s p 
S -a 



> *0 



o «t 
— j 05 

S -5 



.2 "O 

■"S * _Q 



o 
1/3» 



J* 
< 



— Fiituhati Mekkiyye. «jg cu^a«Misir; 1293.» [Arapga] 



j^S-ljs^ti «Istanbul ; 25 Zilka'de ; 



Fususiil hikem. 

1287.» [Arapga] 
Nak§lil fllSUS. ^j^ijljta «Fususiil hikemin telhisi. [Arap- 
ga] Bu kitabi Mesnevi sarihi Ankara'h Ismail Hakki tiirk- 
geye terceme ve §erhetmi§tir. Bu gerh 1328 de istanbul, 
Metin matbaasmda tab'edilmistir. » 



Ugiincii devre melamileri 



357 



€7. Riza 



68. Sadeddin (Teftaza- 



I ellf atur RlZa. «Aknbasmdan Haseki hastanesi eczaci 
basisi Nazarettin B. deki miiellifin yazdigi niisha.» [Tiirkge] 



zani) 



69. 



Sadeddin (Miis- 
takim zade) 



— §erhi Makasid. «Istanbul ; 1305 Muharrem Ef. mat- 
baasi.» [Arapga] 

Mektubati Imam Rabbani tercemesi. «3 Cilt. 

1270-1277. Istanbul ; Litografya matbaasi.» [Tiirkge] 



7# Mektubati Imam Muhammed Ma'sum tercemesi. 

«3 Cilt. Birinci cilt Rakim hattiyle. Istanbul; 1277. Litog- 
rafya matbaasi.» [Tiirkge] 

71. Seyyid Serif CCiir- 

Cal) — Ta'rifat oU^o «Matbaai amire. 1269. H.» [Arapga] 

72. Sureyya — Sicilll Osmani. «5 Cilt; Matbaai amire 1311.» [Tiirkge] 

73. Seret eddin (Dariilfti- 
nun mtiderrislerin- 

den) — Simavne kadisi oglu §eyh Bedreddin. «Evkaf 

matbaasi ; 1925.» [Tiirkge] 

74. Serif (M. Nur'un og- 



75. 



lu) 



Tahir (Bursali) 
76. 

77. Zafer (§eyh) 



— M. Nur'un tercemei haline ait risale. [Tiirkge] 

- Bendedir - 

— Menakibi §eyh Hace Muhammed Nuriil arabi 
ve beyani Melamet ve ahvali Melamiyye. 

«M. Nur'un muhtasar tercemei haliyle bazi eserlerinden 
bir kag ciimleyi ihtiva eden bu gayri matbu' eserin bir 
niishasi bendedir.» [Tiirkge] 

— Osmanll miiellifleri. «4 cilt. Istanbul ; Matbaai amire. 
1333. «1343.» [Tiirkge] 

— U.JlJ>!l*>ri *^Aii\j\jf'^\ v \zr «istanbul; Tas basmasi. 1302.» 

- §azeli evradmi da havidir. - [Tiirkge] 



64. Niyazi (Misri) 
65. 



Divan. «1254. H. Bulak.» [Tiirkge] 

Devrei ar§iyyei Misnyye. «Bu kitap hakkmda ikinci 

kismin Bibliyografyasinda malumat vardir.» [Arapga] 



66. Recep^Vahyi — Bursali Tahir Bey. 

niye.» [Tiirkge] 



«1334. istanbul; Matbaai Orha- 



t 



Iamile 



melamuer 



350 



ESAMI FIHRISTI 

iSMI HASLAR ALFABE SIKAStYLEDIR 



Aabaza Mehmet Ps 136 

Abbas (Melarai miimessili) 178 

Abbasiler 169, 279 

Abdalhk, Abdallar 14 

Abdal Musa 70 

Abdullah (Seyyit) 181 

Abdullah (Bosnah, Fusus sarihi) 78, 
79, 80, 94, 171, 172, 241, 246 

Abdullah (San, Mesnevi sarihi) 40 
42, 46, 48, 61, 69, 77, 79, 85, 86 
93, 94, 98, 114, 124, 132, 136 
137, 138, 139, 140, 141, 143, 149 
172, 174, 179, 150, 186, 192, 193 
196, 199, 202, 203, 204, 212, 345 
346, 347 

Abdullah baba (Bektasi) 70 

Abdullah (Seyyit, La'li zade) 138 

Abdullahisarkavi 241, 242 

Abdullahil Ensari (§eyhulislam) 5, 
12, 14, 16, 26, 209, 213, 242 

Abdullah Nasih (Himmetzadelerden) 
128, 129 

Abdullah Jbni menazil 4, 11, 12, 13, 
16, 24 

Abdullahibni Muhammedil murtai§ 6, 
7, 14, 25 

Abdullahibni Muhammedibni Abdiir- 
rahmaniir raziyyiis. sa'ranT 8 

Abdullah Mehdiyyi Baverdi 5 



Abdullah Hulusi (Mirefteli) 138, 239, 
244, 299, 315, 316 

Abdullahil Mufaddil 181 

Abdulahat (Seyh) 309 

Abdiilahat Nun 90, 131 

Abdullatifi Buhan 326 

Abdiillatifi Halebi 241 

Abdiilaziz (Sair Tifli'nin babasi) 130 

Abdiilaziziiddebbag - 247 

Abdiilaziz (karacelebizade) 43 

Abdiilaziz (Sultan) 73, 180, 182, 
238 

Abdulbaki (La'li zade) 36, 37, 38, 
40, 42, 43, 46, 48, 49, 50, 56, 71, 
72, 73, 119, 128, 136, 137, 142, 
151, 161, 163, 164, 165, 166, 170, 
173, 174, 175, 192, 193, 194, 195, 
196, 198, 200, 202, 203, 204, 212, 
213, 214, 345 

Abdiilbak! (Dariilfiinun muallimlerin- 
den) 73 

Abdiiihaccam 23 

Abdul ganiyyiin Nablusi 242 

Abdiilhalik (Seyh. kazanh (235, 236, 
241 

Abdiilkadir (Haci) 313, 314 

Abdiilkadir (Seyyit, Gulami Kadir, 
Belhi) 178, 179, 181, 182, 183, 
184, 185, 186, 202, 213, 215, 239 

Abdiilkadir (Geylani) 15, 20 



1* 



Abdulkerim (H. Husnii P§. nin ba- 
basi) 179, 238 

Abdulkerim (Seyh, Istip'li) 236 

Abdulkerim Ruhi (Seyh) 180, 239, 
303, 318, 322. 

Abdiilmecid (Sultan) 238 

Abdiilmecid (Seyh Sivasi) 79, 124 

Abdiilvehhabiis §a'rani (Imam) 12, 
62, 63, 242, 247 

Abdiirrauf (Haci. Hafiz) 309 

Abdiirrahim (Fedai) 240, 287, 302, 

304, 305, 306, 307, 308, 309, 312, 
336 

Abdurrahman (Seyh. Hariri) 324 

Abdiirrazzaki Kasan? 262 

Abdiissamedi Sebiisteri 242 

Abdiissamed (Nureddin) 262 

Abdiisselamibni Me§i§iil Haseni 247 

Abdi Ps. (Ni§anci). 146 

Abidin (Manastirh) 249, 250 

Abi§ (Haci) 301, 337 

Adem (Haci) 323 

Adile (Sultan) 73 

Ahmed (Dokakinzade. Sarban) 340, 
341, 342, 343, 344, 346, 347, 349 

Ahmed (MiiftL Gaybi'nin babasi) 
114 

Ahmed (§eyh) 232 

Ahmed Said (Seyyit) 181 

Ahmed (Seyyid) 181 

Ahmed (Seyyid) 181 

Ahmed (Seyyid. Pasmakci zade) 
164 

Ahmed (Bolulu. Bayrami) 128 
Ahmed (Doktor) 320 
Ahmed (Kaymakam) 281, 325 
Ahmed (Seyh. Kalburcu zade) 114 
Ahmed (Sultan. I.) 61, 113, 136, 137 
Ahmed (Sultan. III.) 142, 163, 165 
Ahmed Abdal 13 



Ahmed A'rac (Seyyid) 181 

Ahmed baba 285, 322 

Ahmedi bican 39 

Ahmedi Cesti 13, 14 

Ahmed Dede (PegevT) 25, 175, 176 

Ahmedi Faruki (Imami Rabbani) 

170, 233, 241, 262, 263, 264 
Ahmed (Gazali) 9 
Ahmed Hamdi (Nazimulhikem) 320 
Ahmedi Horasani 37 
Ahmedi Mekki 241 
Ahmed Ps. (Dokakinzade. Yavuz 

vezirlerinden) 340, 341, 342, 343, 

344 
Ahmed Ps. (Dokakinzade.) Kanuni 

Siileyman vezirlerinden) 342 
Ahmed Ps. (Girit fatihi) 146 
Ahmed Remzi (Uskiidar kutiiphanesi 

mudiirii) 162, 315 
Ahmedi Rumi 87, 88 
Ahmed Sarban 45, 55, 56, 57, 58, 

59, 61, 62, 64, 65, 66, 67, 69, 70, 

71, 81, 83, 90, 91, 95, 98, 103, 

104, 163, 171, 172, 174, 198, 199, 

202, 204, 208, 213, 214, 215, 236, 

340, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 

351 
Ahmeduzzahidi 242 
Ahmed YesevT 168 
Ahmedibni Abdiilkuddus (Ebiilme- 

vahib) 242 
Ahmedibni Hamdan 14 
Ahmedibni Hanbel (Imam) 99, 282 
Ahmedibni Hudreveyh 5, 6, 7, 11, 

25 
Ahmedibni Idris (Seyh. Seyyid) 

247, 248, 249, 267, 268, 276 
Ahmedibni ismail 24 
Ahmed Safi (Seyh) 239, 302, 314, 

317, 318, 320, 337 



360 



melatmler 



Ahmedibni Yahyelcell a7, 25, 27 

Ahi, Ahilik, Ahiler 167, 168, 170 

Ak biyik 39 

Aksaray (Konya) 43, 45, 46 

Ak §emseddin (§emseddin Muham- 

medibni Hamza) 39, 40, 41, 42, 

170 
Akka 237 

Aleksandir Dokakin 341 
Ali (Gelibolu'lu) 13 
Alaeddin (Vize'Ii) 67, 68, 92, 171, 

208 
Alaeddini Aksarayi (§eyh) 45, 46 
Alaeddini Attar (Hace) 241 
Alaeddini Erdebili (Hace) 33, 38 
Alauddevle (Rukuddin) 170, 262, 

264 
Ali (Fazili Izniki) 124, 136, 172 
Ali (Gedai. Sair) 161 
Ali (Hafiz. Melami mumessillerinden) 
178 

Ali (Seyyid) 231 
Ali (Seyyid. Pamakci zade §eyhul- 

islara) 161, 163, 164, 165, 174, 

175, 180, 196 
Ali (§eyh) 232, 233 
Ali (§eyh) 326 
Ali B. (Nazimulhikem Hamdi'nin 

aglu) 321 
Ali (Tabur imami) 237 
Ali (ZeynuTabidinibnil Huseyn. I- 

mam) 38, 182, 231, 279 

Ali Burhaneddin (Ebiil Hasanul Ha- 

riri) 326 
Ali Abo 8, 15, 25 
Ali Ayni (M. Dariilfunun miiderris- 

lerinden) 35, 38, 63, 107 
Ali Canip 165 
Ali dede (Pasmakgi) 69 
Aliyyibni bindaribnil Hasaniissayra- 

f i 7 



Aliyyibni Ebu Talib (Imam) 38, 59, 
60, 62, 63, 64, 65, 68, 84, 98, 
99, 168, 182, 190, 191, 197, 198, 
199, 212, 213, 231, 235, 240, 241, 
242, 250, 265, 275, 276, 277, 279, 
281, 282 

Aliyyibni Osmanibni Ebu Aliyyul 
Gaznevi 3 

Aliyyibni Sehlibni Ezheri Isfihani 
7, 8 

Aliyyi Kurdi 15, 26 

Ali Nutki dede (Seyyid) 187 

Ali Ps. (§ehid. Sadn azam) 165, 
166, 173, 178 

Ali Riza (§eyh) 302 

Ali Riza (Kaymakam) 331, 334 

Ali Riza Vasfi (Seyh) 314 

Ali Sermi (Nakst) 74, 126 

Ali Urfi (§eyh) 250, 287, 301, 310, 
311 

Aliyyul atval (Karaba§i veli) 241 

Aliyyul Havvas 62 

Aliyyun Naki (ibni Muhammediit 
Taki. Imam) 279 

Aliyyiir Riza (ibni Musel Kazim. 
imam) 62, 182. 279 

Aliyyii§ §enavi 242 

Aliyyiittavfi 241, 242 

Alp tekin 24 

Amasya 341 

Amribni Miislime (Ebu Hafsul Had=- 
dad) 5, 6, 7, 12, 14, 22, 24, 25 

Anadolu 16, 26, 33, 34, 39, 109, 
165, 167, 168, 169, 184, 234, 235, 
236, 237, 238, 239, 299, 300 

Ankara 33, 34, 35, 37, 40, 71, 109, 
123, 133, 169, 300 

Antalya 234, 235 

Arabistan 79, 171 

Arayi§ 247 



tnelan 



361 



Arif (a'yandan) 138 

Arif (Muallim) 182 

Arslan (Seyh Raslani Dimi§ki) 249, 

326 
Ar§i 102, 284 

Askeribnil Huseyn (Ebu tiirabi Nah- 
^ §ebi) 3, 5, 6, 7, 10, 11, 24 
Asim (Zeyli Ziibde sahibi) 143. 
Asik Pasa (Seyh, Sair) 346 
Atai (Nev'i zade) 41, 42, 43, 44, 

46, 48, 55, 68, 76, 78, 123, f24, 

125, 213 
Attar (Feriduddin) 3, 5, 11, 12, 

179, 346 
Avni (Yenisehirli) 101 
Avni (istanbul Posta mudiir muavin). 

205 
Avrethisar 302, 338 
Aya§ 42 

Ayhan bibi (Seyyide) 181 
Ayniilkuzati Hemedani 7 
Ayni Musa 304 
Ayse (Binti Ebu Bekir) 82 
Ayvansarayi (Hiisezin) 84, 209 
Azizi Horasani 190 
Aziz baba (Kantarci. Seyh) 320 
Aziz Mahmud Hudai 39, 90, 136, 

137, 141, 245 
Azizi Nesefi 176 

B 

Ba'lebek 276 
Baba (Seyyid) 171 
Babai, Babailik 167 
Baba Nehhasi 39 
Baba Yusufu Hakiki 39 
Bagfdad 7, 25, 85, 137 
Bahaeddin (Sultaniil ulema) 9, 25 
Bali (Sofyah) 76, 245 
Balikesir 216 



Bali )Gazanfer E. ihvamndan) 68, 

69 
Barak baba 167 
Basra 280 
Ba§ci ibrahim 45 
Batlamyos 272 
Batmilik, BatinTler 16, 25, 26, 99, 

167, 197, 204, 283 
Batom 237 
Bayburt 341 
Bayezidi Bistami 5, 6, 7 14, 20, 

37, 242, 263 
Bayezid (Sultan. II.) 340 
Bayramiyei semsiye 248 
Bedr (Seyyid) 231 
Bedriiddini Simavi 170, 238, 244, 
245, 249, 250, 252, 253, 254, 255. 
256, 257, 258, 259, 260, 261, 264 
Bedml veli (Seyyid) 231 
Begpazan 40 

Bekta§iler 26, 42, 49, 60, 69, 99, 
103, 104, 128, 167, 168, 170, 171, 
181, 191, 197, 203, 206, 274, 283, 
298, 299, 300, 325, 331 
Bekir Resad 178, 179, 180, 182, 
238 4 

Belgrat 82, 123, 141, 165, 201, 238 
Belh 181, 182 
Beni nicran 99 
Beni iimeyye 280, 281 
Besir (Kalburcu §eyh) 114 
Be§ir aga (Lebeni, Siiteu) 93, 94, 
128, 141, 161, 163, 172, 173, 174, 
188, 196, 201, 204 
Beyani (Tezkireci) 343 
Bibi Sacide 181 
Bibi Saide 181 
Bibi Seyyide 181 
Biga 238 



362 



Melamiler 



melamile 



363 



Binyamin (tbni Yamin) 42, 43, 48, 

91, 170, 174 
Bizagu 167 

Bizans Bizanslilar 167, 169 
Bistam 6 
Bolu 43 
Bosna 72, 76, 79, 133, 236 238, 

241, 299, 323 
Buhara 10 
Burhaneddin kihe (Aylik hanlardan) 

181 
Burhaneddin kihc 181 
Bursa 33, 35, 39, 40, 42, 45, 75, 

78, 109, 124, 161, 171, 172, 182, 

206, 214, 238, 300, 328 

C 
Ca'fer (§eyh: Seyyid) 76 
Ca'fer! — Imami 197 
Ca'f eriissadik ( ibni Muhammediii- 

bakir. Imam) 37, 38,^62, 64, 68, 

182, 279 
Ga'fer Celebi 341 

Cami (Abdurrahman) 4, 16, 19, 26 
Celal (Muallim) 216 
Celaleddini Devvani 251, 262 
Celaleddin Rumi (Mevlana.) 9, 25, 

.34, 58, 60, 67, 104, 108, 143, 

146, 167, 168, 191, 197, 199, 262, 

264, 273, 274, 346 
Celveti, Celvetiye 39, 194 
Cemal (Haci. §eyh) 337 
Cernal (Kopriiluzade) 13 
Cemaleddini (Seyyid) 181 
Cemaleddtn Tebrizi 38 
Cevdet 45 

Cevri 25, 142, 149, 172, 206 
Cezayiri bahri sefid 238 
Ceyhun 25 
Cibal (Kuhistan ve Hemedan) 6 



Cubeyribni Mut'im (Sahabeden) 10 
Ciineyd 4, 6, 7, 8, 9, 25, 38, 242, 

Catalca 238 

Ce§ti, Cestiler 16, 263 

Cubuk suyu 33 

D 

Davud (Peygamber) 240 

Davudi Tai 38 

Dedeli (Koy) 301, 323 

Deli orman 170 

Demir Han (Hamza Bali'nin oglu) 

76 
Demir Hisar 234 
Dervis Ahmet (Morali) 342 
Dervi§ Hasan (Husami) 85 
Dervis Mehmet (Hoca) 241 
Di'bili Huzai (§air) 60 
Dorsun fakih 169 
Doyran233, 234, 301, 302, 337 

E 
Ebu Abdullahissecizi 6 
Ebu abdullahilbiisri 7 
Ebu abdullah Muhammedibni Ali- 

yyiittirmizi 7 
Ebu abdiirrahmanissulemi 7, 8, 12,. 

13, 14, 22, 23, 24 
Ebu Ali Fuzeylibni lyazil Kufi 10 
Ebu Ali Keyyal 13 
Ebu Ali Muhammedibni Abdiilveh- 

habussakafi 11, 12, 13, 16, 24 
Ebu Amriil tstahri 242 
Ebu Amr Muhammedibni IbrahTm- 

iizzucaci 7 
Ebu Amribni ismailibni Niiceyd 

Ahmedussiilemi 7 
Ebu Ali§akikibni ibrahimiil Belhi 

11 



<M 



Ebu Bekr (Ibni Ebu Kahafe) 10, 

20, 84, 198, 235, 241, 276 

Ebu Bekir dede (Seyyid) 25, 178, 

187, 206 
Ebu Bekr Muhammedibni Amrulver- 

rakuttirmizi 6 
Ebu Bekr Muhammedibni Ahmedib- 
. ni. Hamdunil ferra 12, 13 
Ebu Bekribni Miislimibni Abdullahi- 

zzeheri 10 
Ebu Bekri Nessac 9 
Ebu Bekri §ibli 12, 13 
Ebu Hanife (Imami Azam) 98, 100, 

282, 283 
Ebu Ishak ibrahimibni Yusufibni 

Muhammeduzziicaci 6, 7 
Ebu Ishak Safiyyiiddin 37 
Ebu Ismail Ahmedibni Hamza 12, 

13 
Ebu iyazibni Mansuri Kufi 10 
Ebu Ca'fer (Abdullah. Halife) 279 
Ebu Ca'ferul Haddad 242 
Ebu Hamzai Horasani 6, 7 
Ebu Kasimi Giirgam 9 
Ebiil Fazlibni Hasan 3 
Ebiil Fazlibni Hasanisserahsi 8, 13 
Ebiil Hasan ASiyyil Hariri 25 
Ebiil Hasani Ciircani 37 
Ebiil Hasaniis§azeli 247 
Ebiil Hiiseyn Salimiilbarusi 10, 24 
Ebulkasn Biisti 13 
Ebu Muhammed Abdullahibni Mu- 
hammedibni Abdurrahmaniirrazi 8 
Ebu Muhammed Abdullahibni mu- 

hammediil Harraziirrazi 6, 7 
Ebu Muhammed Haddadiil Haccam6 
Ebu N asri sirac 8 
Ebu Osma.ni Magribi 9 
Ebu Osmam Hiyri 5, 6, 7, 8, 9, 

12, 14 



Ebu Saidulharraz 20 

Ebu Said Ebiiihayr 8, 12, 13 

Ebu Talibi Mekki 250, 251 

Ebu Yusuf (Imam Muhemmed) 98, 

100 
Ebiin Necibi Suhreverdi 9, 38,242 
Ebiis Suud 5o, 68, 72, 86 ; 
Ebiis Suudibnis §ibl 20 
Eflaki (Ahmed Dede) 9 
Eflatun 274 
Edebali 136, 169 
edirne 34, 46, 48, 55, 85, 88, 109, 

143, 170, 206, 215, 299 
Egri dere 90 
Ekberiyye 233, 241 
Elmas (Seyh) 323 
Eivani §irazi (§eyh. §air) 346 
Emin (Haci) 235 
Emlri Sikkini (Omer dede) 37, 39, 

40, 41, 42, 76, 91, 142, 170, 174, 



Emir Sultan 33 

Emiri 340, 341 

Enver 144 

Enis 329 

Erdebil 38 

Erzurum 136 

Esat Dede (Mesnevihan. §air) 205 

Eskisehir 300, 314 

Esrar Dede (§air. Tezkireci) 144, 

186, 342 
Esrefi Rumi (Abdullah) 19, 21, 168 
Evhadeddini Kirmani 34, 167 
Evliya Qelebi 80, 124, 131 



Faik Mehmet (Haci. §eyh) 300,313 
Faik Resad 144 

Faik Siileyman (Ruznamceci) 124, 
132, 156, 174, 188 



364 



MelamTle 



melamiler 



3 65 



Faizi (kaf zade) 344 

Fahreddini iraki 167 

Fahri 215 

Fas 247, 248 

Fasih (Dede. §air) 25, 186, 340 

Fatima (Binti Muhammed) 62, 63, 

99, 280 
Fatima (Ahmedibni Hudreveyh'in 

zevcesi) 6 
Fatima" (S. Abdiilkadir'in kardesi) 

181 
Fazlullahi Huriifi (Fazli yezdan) 100, 

101, 103, 128 
Fazlullahi Rahimi 202 
Fehim (§air) 143 
Ferhad Ps. (Iran serdan) 81 
Fethibni Aliyyil Mavsili 10 
Feyzl (Simkes zade) 162, 205 
Feyzullah (§eyh Murad tekkesi sey- 

hi) 182 
Fikri P§ 281 
Filibe 123, 201 
Fir'avn 244 
Fisagor 274 
Fuad (Koprtiluzade, Dr. Prof.) 131, 

132, 169, 198 
Fuzeylibni Iyaz 11 

G 

Galib (§eyh. §air) 88, 187 
Gazali 8, 9, 76, 251, 262 
Gazanfer (§eyh) 67, 68, 69, 75, 91, 

171 
Gazanferi sani (§eyh) 69 
Gazne 24 
Gaybi (Sun'ullah) 45, 55, 91, 92, 

103, 105, 111, 114, 115, 118, 119, 

120, 121, 122, 172, 193, 194, 199, 

205, 215, 216, 274 
Gelenbevi 251, 262 



Gelibolu 34, 234 

Gevheri Muluk (Sultan) 340, 341, 

343, 344 
Girit 179, 238 
Gradas (Koy) 235 
Goynuk 40, 41, 42 
Gulameddin (Seyyid) 181 
Giifti (§air. Tezkire sahibi) 85, 86, 

131, 143 
Giilseni (Ibrahim) 85 
Gurice 310 

H 

Habibi A'cemT 38 

Hablbullahi Buhari 241 

Haci Bayrami veli 26, 33, 34, 35, 

36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 91, 93, 

133, 142, 169, 170, 189, 207, 208, 

247 
Haci Bektasi veli 151 
Haci Keyvan Kabai (Haci Bayram) 

74, 93, 94, 421, 40, 141, 172, 

174, 196, 201 
Hacegii Semerkandi .241 
Haci Hasan (§eyh) 314, 323 
Haci Valide (M. Nur'un zevcesi) 

240, 300 
Hadf (§air) 80, 88, 89 
Hadi (Bursah) 88 
Hadi (Edirneli) 88 
Hafiz Mehmed 10 
Haksan 197 
Hakki (§eyh) 302 
Hakki (Kalkandelen'li) 941 
Hakiki B. 133, 192, 193, 198, 201, 

202, 203, 204, 211, 212, 21-, 245 
Halep 25, 326, 342 
Halil (Emir. aga) 175, 176, 178 ■ 
Halil (Haci. Mora Yenisehir'H ) 190 
Halil (Alay emini) 239 



<% 



Halil Ps. (Sadn azam) 124, 136, 
137, 141 

Halim (§air) 56 

Halimi Qelebi (Muallimi Sultani) 341 

Halveti, Halvetiye, Halvetilik 34, 
79, 90, 91, 128, 141, 194, 233, 
241 

Hamduni Kassar (Ebu Salih) 3, 4, 

5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 20, 
22, 23, 24 

Hamdi (§eyh) 301, 323, 337 

Hamdi 69 

Hamid (Alay imami) 237 

Hamideddin (§ey Hamidi veli. Ebu 

Hamid. Somuncu Baba) 33, 34, 37, 
38, 39 

Hammer 132 

Hamza Bali (Bey. Kara Bali. Hace 
Hamza) 45, 69, 72, 73, 74, 76, 
77, 78, 106, 124, 131, 133, 164, 
171, 176, 178, 188, 213, 946, 263 

Hartman 13, 14, 22, 26 

Harezm 25, 179, 197 

Haririyye 25 

Hasan 242 

Hasan (Iraki zade) 48, 49 

Hasan Celebi (kinali zade). Tezki- 
reci) 343 

Hasan (§eyh) 46 

Hasan (§eyh) 242 

Hasan (§ah) 181 

Hasan Ali 70 

Hasam Bisri 38, 241 

Hasam Esterabadi 37 

Hasan (Ibni Ali. imam) 99, 276, 279, 

281 

Hasanibni Muhammed (Mecmua sa- 
hibi) 81 

Hasam Kabaduz 75, 77, 78, 79, 80, 
83, 94, 114, 123, 124, 171, 172, 



196, 201, 204, 209, 213, 214 
Hasam §ebiisteri 242 
Hassan (Ibnia Sabit) 211 
Hasaniil Anziil ekber (Seyyid) 231 
Hasanul Askeri (ibni Ali. imam) 61, 

62, 63, 202, 279, 280 
Hasanul Kuveysni (§eyh) 232, 233, 

234, 235, 236 
Hasene binti Ali 49 
Hankah (Belh muzafatindan) 181 
Harun (Peygamber) 198 
Hasim (Seyyid. Bursah) 161, 163, 

172, 173, 174, 196, 203 
Hasim Baba (Oskiidarli) 19, 21, 69, 

97, 239 k 
Ha§imi Osman (Seyyid Osmani Ha- 

simi) 69, 70 
Hasim P§. (Kutiiphane sahibi) 56 
Hasimiyye (Bayrami kolu) 171, 188 
Hatemi Asam 6, 11 
Havariyyun 277 
Hayreddin (§eyh) 45 
Hayrabolu 55, 171 
Hayrullah (§eyh) 41 
Hayrullah Dede (Tire Mevlevi §eyhi) 

315, 323 
Hayyam (Omer) 100 
Hazmi B. 129 

Helvayi Baba (§eyh Ya'kub) 46 
Hemdem Said Celebi 190 
H erat 25 
Hicaz 325, 338 
Hilmi (Hafiz) 325 
Himmet (§eyh) 128 
Himmetiye 128 
Hifzi Tevfik 70 
Hifzi Ps-234, 235, 237 
HizirDede 39 

Horasan 8, 14, 24, 25, 26, 168, 279 
Horpe§te 80 



366 



melamiler 



Hoy 33 

Hulefayi rasidin 64, 98, 142 

Huda kulu 241 

Hudeybiye 193. 

Husameddini Ankaravi 64, 67, 71, 

72, 78, 106, 114, 123, 133, 171, 

174, 201, 204 
Husameddin Celebi 168 
Husameddini Ussaki 85 
Husami (Sair) 30, 85, 86, 139, 140 
Husami Ahmed 85 
Hurufi, Hurufilik, Huriifiler 99, 100, 

101, 102, 103, 119, 120, 128, 283, 

284 
Huseynibi Aliyyibni Ebu Talib (!- 

mam) 38, 62, 63, 99, 182, 231, 

234, 276, 279, 281 
Huseynibni Muhammed (Siilemi) 12 
Hiiseyin (Aga. San Abduliah Ef. 

nin babaligi) 136, 137, 279 
Hiiseyin Dede (Isik) 175, 196 
Hiiseyin (§ah) 181 
Hiiseyin Bey (ihtisap agasi) 179, 

180 
Hiiseyin Fahreddin Dede (Bahariye 

MevlevT seyhi) 102, 191 
Hiiseyin Husnii Ps. 179, 238, 281 
Hiiseyin (Seyh. GaybT'nin oglu) 118 
Hiiseyin (Lamekani) 77, 78, 80, 81, 

82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 90, 92, 

93, 94, 107, 110, 113, 124, 133, 

171, 172, 209, 211, 212, 213 
Hiiseyin Sidki (Seyh) 323 
Hiiseyin (Serif) 325 
Hiiseyin Vassaf (Haci) 112, 126, 205 
Hiisnu (Muhasebeci) 128 
Husnii (Ruznamceci) 238 

I 

ibni Kemal (Kemal P§. zade) 45, 



72,171 

Ibni Sina 251 

Ibni Fanz (Hamevi) 240 ' 

Ibrahim (Seyh) 43 

ibrahim (Peygamber) 198, 251, 252 

Ibrahim (Culseni) 86 

Ibrahim (Hace. Seyyid) 181 

Ibrahim (Haci. Seyh) 302, 337 

Ibrahim (Kusadah) 292 

Ibrahim (Ibni Demir Han ibni Ham- 
za) 76, 77 

Ibrahim Ps. (Nevsehi.Ii) 173 

Ibrahim Ps, (Sadn azam. Kapudan) 
165 '' 

Ibrahim (Seyyid) 231 

Ibrahim (Seyyid) 181 

Ibrahim (S. Osmam Hasimi'nin oglu) 
69 

Ibrahim (Sultan. I.) 138, 146 

jbrahim (Seyh Sah ) 38 

Ibrahim Babayi veli (Ef.) 178, 179 

Ibrhim ibni Edhem (Ebu Ishak) 6 ( 
11, 43, 242 

Ibrahim Hakkt (Erzrum'lu) 217 

Ibrahim ibnil Huseyniil Kiirdiyyiil 

Medemyyiil Melami 241, 242 ' 

tbrahimi Hindistani 37 

Ibrahimi Zahidi Geylani 38 

Ibrahim (Oglan Seyh) 45, 50. 55,- 
74, 77, 81, 86, 90, 91, 92, 93, 94, 
95, 97, 98, 100, 101, 102, 103, 
104, 105, 106, 107, 109, 110, 111, 
112, 114, 122, 124, 128, 151, 172, 
192, 194, 196, 198, 201, 204, 210, 
211, 212, 213, 245, 274, 284 

ibrahimul Bisri 37 

ibrahimiis §amanki (§eyh) 233, 
234, 241, 242 

Idris (Peygamber) 276 

Idris Ali (Imam) 248 



melamiler 



367 



4* 



4- 



Idrisi Muhtefi 74, 77, 93, 94, 106, 
114, 123, 124, 125, 127, 128, 130, 
132, 134, 136, 137, 140, 142, 163, 
172, 174, 176, 179, 180 187, 196, 
201, 212, 213, 239, 317 

tdrisiler 248 

Ignaz Goldziher 26, 33, 36, 38 

Ihsan (Hamamizade) 70, 131, 134 

Ilyas (Peygamber) 120, 276 

llkas Mirza 123 

Imamiyye (§iai isna Aseriyye, Ca' 
feriyye) 61, 63, 99, 198, 233 

Ince Bedreddin 39 

Irak 4, 45, 55, 182, 322 

Iran 136, 137, 167, 168, 169, 182, 

. 197 

Isa (Peygamder) 62, 63, 99, 198, 
255, 256, 258, 277, 278, 279, 
280 

Ishaki Harezmi 37 

Iskenderiye 232, 234 

ismail (Baygin) 176 

Ismail (Seyh) 310 

Ismafli 197 

Ismail P§. (Cerkes) 238 

ismaili Qorumu 241 

ismail Hakki (Bursah) 21 

Ismaili Ma'suki (Oglan §eyh. Qelebi 
Seyh) 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 
50, 55, 56, 58, 67, 68, 69, 72, 
85, 91, 95, 98, 103, 106, 124, 
170, 171, 174, 195, 215, 348, 

^ 349, 351 

Ismail ibni Haci Ali (Idrisi Muhtefi' 
nin oglu) 124 

Ismailiizziibeydi 242 

ismeti 146 

Isnefce 302, 337, 338 

istanbul 43, 44, 46, 48, 55, 68, 71 
75, 79, 90, 109, 114, 128, 136 



137, 138,139,141, 165, 166, 170, 
171, 176, 179, 181, 182, 188, 206, 
215, 232, 237, 238, 239, 244, 248, 
299, 302, 317, 318, 325, 326 

Istirumca 179, 234, 239, 240, 241, 
285, 300, 305, 309, 313, 314, 337 

iskrapar (Yanya muzafatindan) 331 

iskodra 179, 237, 324 

istip 235, 285, 301, 311 

izzeddin 39 

izmit 238 

izmir 238, 300, 324 

K 
Kabalistler 274 
Kadri (Haci. Seyh) 301 
Kadiri Kadiriler 49,50, 263, 315, 326 
Kadibulbani Mavsili 15, 25 
Kalender ibni Haci Ali (Idrisi Muh- 

tefi'nin oglu) 124 
Kalenderi, Kalenderlik 14, 15, 16, 

26, 85 
Kalkandelen 235, 241 
Karahaniler 25 
Kassariyye 3 
Karaman 45 
Kasimi Magribi 326 
Karasi 238 
Kastomonu 237 
Kaygusuz (Ahmet Sarban'in dervis- 

lerinden) 348, 349, 350 
Kaygusuz Abdal 70, 103 
Kayseri 33 
Kabil 25 

Kamil (Molla) 239 
Kani (Haci. §eyh) 314 
Katip £elebi 72, 77, 78, 81, 123, 

213 
Kemal (Haci. Muhammed Nur'un 

toronu) 240, 302, 337 



# 



- 



368 



mlamile 



melamiler 



Kemal (Haci. M. Nur'un oglu) 305 
Kemal (Baiat §eyhi) 317 
Kemaleddin (Haririzade) 74, 231, 232, 

233, 235, 239, 244, 248, 287, 

299, 317, 318, 326, 327 
Kemaleddin (Seyyid) 181 
Kibris 238, 325 
Kizilca Bedreddin 39 
Kizilbasjar, Kizilba§hk 26, 203, 260, 

274, 300 
Kocana 234, 235, 285 
Konya 45, 79, 128, 167, 182, 237, 

238 
Kosva 240 

Koyunluca Ahmed 33 
Kopriiliizade Fuat (Dr. Pori ) 169, 
301 

Kostlndil 281 
Kudus 231 
Kunduz 181 

Ku§eyri (Ebulkasim Abdulkerim) 3, 
4 

Kutbuddini Ebheri 38 
Kutbu han 71, 123 
Kiibreviyye 9, 14 
La^ahya 42, 43, 114, 120, 216, 217 



Lal Sebaz Kalender 15,16,26 
Latifi (Tezkireci) 343 
Lut (Peygamber) 198 

M 
Mahfuz ibni Mahmud 6 
Magribi (Muhammedibni Sirin) 269, 

346 
Mahmud (Binbasi) 325 
Mahmud (Filintah zade. Hoca. §eyh) 

312 
Mahmud (Sultan. II.) 188 



Mahmudi Bisri 37 

Mahmudi Gaznevi (Sultan) 24 

Mahmudi Isfihani 242 

Mahmudi Kefevi 40, 41 

Mahmud Kemal (Ibnul' Emin) 181 

Mahmudi Kerhi 37 

Mahmudi Kurdi 241, 242 

Mahalletul Kubera (Misir koylerin- 

den) 231 
Maksud (Haci. Seyh) 138, 309, 336, 

337 
Males. 234 

Malik (Imam) 282, 283 
Manastir 179, 238, 299. 302, 314, 

317, 322, 328, 331 
Mansur (Huseynibni Hallac) 204, 

263 
Ma'rufi Kerhi 38 
Mara§ 237 

Maveraeunnehir 24, 25, 169 
Maya dag 338 
Medine 235, 237, 247, 279, 280, 

281 
Mehdi (Muhammedibinl Hasaniil As- 
keri. Imam) 43, 60, 61, 62, 63, 
64, 202, 257, 258, 261, 277, 278, 
279, 280 
Mehmedi Rumi (Seyh) 76 
Mehmed Dede (Aga zade) 143 
Mehmed (Hifzi Abdulbaki) 138 
Mehmed Bey (Seyh) 324 
Mehmed (Kadi. La'lizade) 138 
Mehmed (La'li. Seyh) 141, 161, 

196, 205 
Mehmed (Pasmakci zade) 164 
Mehmed (Seyyid) 137 
Mehmed (Sultan. III.) 81 
Mehmed (Sultan. IV.) 146 
Mehmed Ali (Seyyid) 181 
Mehmed Aga 281 



369 



I 

■o 



Mehmed Aga (Dariissaade Agasi) 

128 
Mehmed Ali Hilmi Dede Baba 325 
Mehmed Ali P§. (Kapudani derya) 

73 
Mehmed Amiki 76 
Mehmed B. (Dokakinzade) 340 
Mehmedi Bican(Yazici zade) 34, 39 
Mehmed Dede (Nalmci) 46 
Mehmed Emin (Halidi) 175, 176 

207 
Mehmebi Kirimi (Sair, Meddah) 131 
Mehmed Niyaz kulu 241 
Mehmed Simai (Sultani Divani) 25 

102, 190 
Mehme Ps. (Dokakinzade) 340, 341 

342, 343, 344 
Mehmed Ps. (Vezir) 113 
Mehmed Ps. 137 
Mehmed Semseddin (Seyh) 241 

242 
Mehmed Semsedbin (Seyh) 329 
Mehmed Tahir P§. (Seyyid) 328 
Mekke 34, 231, 232, 233, 236, 240 

247, 248, 297 
Melike Hatun 34 
Meryem 62 

Menobor Dokasi 341, 343 
Menavi (imam) 247 
Mevleviyye, Mevlevilik. Mevleviler 
9, 14, 25, 73, 88, 128, 141, 170, 
171, 172, 186, 187, 190, 191 
194, 197, 205, 206, 314, 315 
Meysur 248 
Mihali? 39 

Mimsadi Dineveri 38, 242 
Mirei NisMburi 8, 15 
Mirefte 239, 244 

Misir 77, 79, 231, 233, 234, 237 
238, 247, 248, 320, 338, 342 



Molla Bey (Mir Ahmed Muhtar. 
Sevhulislam) 239, 299 

Molla Fenari 33 

Molla Gurani 41 

Molla Idris 241 

Molla Zeyrek 39 

Molla Muhammed Abd 241 

Mogol 169 

Mora 165, 179, 190, 238, 323 

Muaviye 329 

Muhammed (Dervi§. Melami) 233 
236, 237, 248, 249 

Muhammed (Mustata Rasul. Pey- 
gember) 11, 17, 20, 38, 64, 98 
182, 190, 191, 198, 199, 204 209 
212, 234, 235, 237, 240, 241, 242 
266, 267, 269, 283, 296 

Muhammed (Seyyid) 231 

Muhammed (Seyyid) 231 

Muhammed (Seyyid) 234 

Muhammed (Seyyid) 181 

Muhammed Bahaeddin Babiil Hak 
(Sevyid) 181 

Muhammed Bahaeddin (Naksbend) 
241 

Muhammed Baki Billah (Hace) 241 
Muhammed (Ebiinnuceba) 241, 242 
Muhammed Ma'ruf (Seyyid) 181 
Muhammed Ma'suki Tusi 8, 15, 25 
Muhammed Ma'sumi Serhendi 241 

262, 264 
Muhammed Nur (El'arabi) 36, 73 
97, 118, 138, 188, 231, 232,' 233 
234, 235, 236, 237, 238, 239, 24o' 



241, 242, 243 
248, 249, 250 
258, 259, 260. 
266, 267, 268 
274, 275, 276 



244, 245, 246, 247, 
953, 255, 256, 257, 
261, 262, 264, 265, 
269, 271, 272, 273, 
277, 278, 279, 280, 



281, 282, 283, 284, 285, 286, 287 



Melamiler — 24 



370 



melamiler 



290, 291, 292, 297,299, 300, 302, 
303, 304, 305, 310, 311, 312, 313, 
317, 318, 322, 324, 326, 328, 332, 
336, 337, 338 
Muhammed Zahidi Bedah§i 241 
Muhammedibni Abdiir Rasul (Sey- 

yid. Seyh) 63 
Muhammedibni Ciibeyr (Sahabeden) 

10 . 
Muhammedi Dineven 38, 242 
Muhammedjbni Fazliil Belhi 8 
Muhammedibni Idris (Safii. Imam) 

282 
Muhammed(Ebu Ca'fer. Kuleyni) 98 
Muhammediil BeblavT (Misir Nakibiil 

esrafi) 234 
Muhammedi Bekri 38, 242 
Muhammediil Biideyri 241 
Muhammed Hamuye 8 11 

Muhammediis Siinusi 247 
Muhammediit Taki (i6ni Aliyyiir 

Riza. imam) 62, 181, 182, 279 
Muhammediil Vasiti 242 
Muhammediyye-(Tarikat) 247, 249 
Muhiti (Sair) 102, 284 
Muhyi (§air. Bezci zade) 128, 129, 

130, 205 
Muhyiddmi Arabi (Seyhi ekber) 12, 

16, 19, 20, 21, 22, 34,45, 62, 63, 

79, 98, 108, 119, 139, 142, 167, 

170, 182, 205, 240, 242, 243, 244, 

249, 254, 258, 260, 261, 262, 263, 

264, 266, 267 
Muhyiddin (Kastomonu'Iu) 241 
Muhtar (Seyyid) 178, 179, 180, 184, 

185, 213, 246 
Musa (Peygamber) 198 
Musel Kazim (Ibni Ca'feriis Sadik. 

Imam) 62, 182, 279 
Musel Muberka' (Seyyyid) 181 



Muslihuddin 241 

Mustafa (?) 340 

Mustafa (Bey.) 55 

Mustafb (Cengari. Seyh) 323 

Mustafa (Doyranh. §eyh) 337 

Mustafa (Halep valisi) 173 

Mustafa (Sinan zade. Seyh) 124 

Mustafa (Sultan. I.) 136 

Mustafa (Sultan. II.) 165 

Mustafa (Seyh. gerkesj) 188 

Mustafa (§eyh. Tirabzon'lu) 237, 
241 

Mustafa (Seyh) 302 

Mustafa (§eyh. Kostendil'li) 281 

Mustafa (§eyhulislam) 124, 135 

Mustafa Dogan (Seyh) 241 

Mnstafa P§. (Kara) 94 

Mustafa P§. (Musahip) 146 

Mustafel Bekri 241, 242 

Musul 25 

Mutahhar (Seyyid) 231 

MCinir (Belgirat'li) 82 

Miirat (Sulnan. II.) 34 

Miirat (Sultan. IV.) 124, 131, 132, 
136, 137, 141, 146, 342 

Murat (Seyh. Nak§bendi) 164, 181, 
182 

M. Siireyya 69 

N 

Nabi (Sair) 165 

Naci (Muallim) 321 

Nahifi (Sair) 25, 186, 206 

Naih (Sair. Kadim) 131, 132, 139, 
143 

Naksbendi, Naksbendilik 34, 126, 
141, 182, 206, 232, 233, 235, 236, 
237, 241, 349, 263, 291, 299 

Nasir Abdulbaki Dede (Seyh. Sey- 
yid) 187 

Nasiriiddin (Seyyid) 181 



melamiler 



371 



Nasiruddin Ubeydullahi Ahrar (Ha- 

ce) 241 
Nasr Abadi 12 
Nazim (Sair) 143, 144, 145 
Nazim P§. 183 
Nazmi Mehmed (Seyh. Sair) 131, 

132 
Nazif riasan Dede (Seyh. Sair. Ye- 

ni§ehirli ) 190 
Nebi (Haci) 235, 236 
Necmiiddin Aliyyi Sirazi 242 
Necmiiddini Kubra 9, 25 
Necmiiddin Daye 167 
Nedim (Sair) 134, 144, 165 
Nef'i (Sair) 102, 143 
Nesli§ah (H. Sultan) 340 
Nesimi (Seyyid, Sair) 52, 102, 168 

214, 248, 346. 
NesMI Ahmed Dede (Sair. Seyh) 
25, 143, 144, 145, 146, 172, 206 
Nezip 238 

Ni'meti, Ni'metiyye 197 
Nisan (Sair) 139 
Ngabur 3, 4, 5, 6, 7, 9, 12, 25 
Niyazi (Misri. Seyh. Sair) 62, 97, 
168, 245, 246, 249, 258, 261, 277, 
278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 
310 
Nizameddin (Seyyid) 90, 102 
Nuh (Peygamber) 127, 276 
Nureddin (Koca Mustafa P§. Seyhi) 

175 
Nureddin Aliyyibni Abdul Kuddus 

242 
Nureddin zade (Seyh Muslihuddin) 
69, 75, 192, 201, 205 

O 
Oniki Imam (Eimmei Isna a§er) 58, 
59, 60, 61, 64, 98, 141, 199, 279, 



280, 283 
Osman B. (Dokakinzade) 341 
Osman (ibni Affan. Halife) 84, 198, 
235 

Osman (Hakiki zade) 90, 91, 211 
Osman (Ha§imi. Seyyid. Emir) 68, 

69, 75, 171, 188, 192 
Osman (Sultan. II.) 136 
Osman B. (istanbul Sehremaneti 

Mektupcusu) 176 
Osman Aga (Haci) 163, 164, 172, 

173 
Osman P§, (Topal) 238 
Osmam Rumi 37 
Osman Salahaddin Dede (Seyh) 73, 

74, 126, 187 
Osman Sadi (Seyh) 324 
Osmam Zevki (Seyh) 324 
Osmaniil Meragi (Ebiil Feth) 242 

6 

Omer (Seyh) 123 

Omer Abdiir Rasul ( Seyh) 84; 198, 

__ 233, 234 

Omer (ibnil Hattab. Halife) 84, 198, 

235 
Omer Lutfi (Seyh) 305 
OmeruI Fuadi (Seyh) 241 
Omer Vahid (Dilaver Aga zade) 

175. 178 



Pertev P§. (Cukadar) 44 

Peste 80 

Pir Ali Bahaeddin (Aksarayi) 43, 

44, 45, 46, 48, 55, 91, 170, 171, 

174, 196, 213, 215, 351 
Pir Ahmed 46, 47 
Pir Ahmed (kalburcu §eyh) 114 
Piri§tine 309, 310, 336 



372 



Melamiler 



Pirzerin 237, 287, 302, 304, 323 
Polyan (Gurice koylerinden) 310 



R 



Rados 42, 43 

Ragjp P§. (Sadn azam) 175 

Rahimi (Habesi zade Abdiir Rahim. 

Sair) 164, 173, 174, 175, 178, 

215 
Ramazan (Seyh. Haivetiyeden Ra- 

mazaniyye kolu miiessisi) 179 
Ramiz (Tezkire sahibi) 85, 88 
Raslan (Sey Arslan. Dimiski) 25, 

247 
Ra§id (Miiverrih) 165, 166 
Recep (Seyh. Topal) 302, 323 
Recep P§. 234 
Refii (Sair) 102 
Re§it(Mustafa. §eyh Galib 'in babasi) 

187 
Rey 6, 7 

Reyhan (Seyh) 15, 26 
Rifai, RifaTler, Rifailik 25, 197, 239, 

299, 302, 303/ 314, 317, 318, 326 
Rif at 331 

Riyazi (Tezkire sahibi) 88, 344 
Riza (Tezkire sahibi) 85, 131, 135, 

143 
Riza Tevfik 100, 101, 102, 103, 118, 

119, 120 
Rizaeddin (Seyh) 317 
Rieu 132 

Rum diyan (Anadolu) 234, 235, 246 
Rumeli 16, 26, 46, 109, 170, 171, 

188, 206, 236, 237, 238, 286, 299 
Rukniiddin Muhammedi Nahhasf 38 
Riistem Ps. (Vezir) 123 
Rusuhi Ismail Dede (Mesnevi §arihi. 

Ankaravi) 187 



Sabya 247 

Sa'dt (Seyh) 324 

Sabn (Baygm) 176 

Sadeddin (Mustakim zade) 42, 43, 
45, 46, 47, 49, 56, 67, 68, 69, 71, 
81, 90, 124, 129, 130, 132,. 133, 
134, 135, 137, 141, 159, 161, 162, 
175, 178, 180, 196, 203, 204, 211, 
212, 245, 346, 347 

Sadeddini Bagdadi 37 

Sadeddin Sirn (Seyh) 329 

Sadeddini Teftazani 262 

Sadik Vicdani 37 

Sadreddini Konevi (Seyhi kebir) 9, 
34, 63, 79, 168, 262 

Sadreddin Musa 38 

Safai (Tezkireci) 131, 130, 132, 143 

Safiyyiiddin Ahmediil Medeni 242 

Safvet (Seyh) 112 

Salahaddmi Tavii (§eyh) 38 

Salahaddin Zerkubi Konevi 168 

Salih (Terlikci) 320 

Salihul Berberi 20 

Salih Rif'at (Seyh) 301, 307, 311, 
312 

Salim (Tezkireci) 131 

Salim (Seyyid) 231 

Salimul Barasi 3, 10 

Samaniler 24, 25 

Sami (§air) 165 

San Saltik 42 

Sayda 237 

Sehli Tiisteri 4 

Selanik 179, 183, 234, 238, 239, 299, 
300, 310, 326, 328 

Selcukiler 167, 169 

Selim (Sultan. Yavuz. I.) 340, 341 

Selim (Sultan. III.) 170 



melamiler 



373 



Seimam Farisi (Sahabeden) 20, 60 

Selim P§. (Servili) 237 

Serdab (Mehdi'nin mahalli gaybeti) 

61 
Semendi (Ne§ati Ahmed Dede) 143 
Senai (Hakim. §air) 346 

Serez 139, 170, 234, 244 

Seriyyi Sakati 38 

Seyfeddin (Seyh) 302 

Seyfullah (§eyh. Seyyid) 90, 102 

Seyyid Serif (Ciircani) 16, 19, 91, 

239, 244, 262 
Simavne 244, 245 
Sinaniyye 326 
Sinan Ommi 97 
Sivas 167, 325 

Solfasil (Solfasol, Ziilfazl. koy) 33 

Sofya 123, 201, 245 

Sultan Veled (Bahaeddin Muhammed) 

9, 168, 191 
Suriye 25, 167 
Subki (imam) 247 
Sufyani Sevri 3 
Siileyman (Haci. Seyh) 301, 313, 

323 
Siileyman (Kanuni. Sultan) 42, 43, 

44, 45, 46, 55, 103, 123, 254, 

342, 343, 344, 345, 348 

Siileyman (Seyyid. Seyh) 181, 182, 

202 
Suleymam Buhari 37 
Siileyman ibni Haci Ali (Idrisi Muh- 

tefi'nin oglu) 124 
Suleymam Iskenderani 37 
Siileymam Isfihani 37 
Suleymam Tiirkmani 15, 25 
Siinbiili 317 
Siinusiler 247 
Suveys 240, 304 



Sa'ban (Hoca) 237 
§a'bani 317 

§a'bam veli (Seyh) 241 
Sadiyyi Rumi 37 
§afiilik 233 

§ah Ali (Tap tab) 90, 91 
Sah Siicai Kirmani 5, 7 
§akiki Belhi 11, 242 
§akir Mehmed (Seyh) 317 
§akir (Hafiz, Hoca) 326 
§am 5, 7, 34, 79, 247 
Sami zade 146 
§azeliyye 247, 248 
§ekuri (§eyh) 128 

§em'un (Havariyyundan) 277 
Semseddin Sami 341 
§emseddini Sivasi 79, 124, 127 
§emseddini Tebrizi 9, 25, 198 
§erefeddin (Dariilfiinun miiderrisle- 

rinden) 63 
Serif (M. Mur'un og-lu) 231, 232, 

233, 235, 236, 237, 238, 240, 301, 

336 
Serif Aga (Haci) 238 
Serif Ahmed 36 
§eyh Amu 12, 13, 14 
Seyh Aliyyi Semerkandi 45 
Seyh Ahmed 46 
Seyhii KirmanT (Sair) 39 
§eyhi (Zeyli Sakayik sahibi) 79, 86, 

87, 88, 90, 95, 97, 111, 112, 129, 

131, 134, 162, 164 
§eyh Siileyman 43 
§ia, §u, Siilik 59, 60, 61, 64, 65, 

98, 99, 197, 198, 216, 217, 277, 

279, 280, 281, 282, 283 
Siai Mufaddile 99, 198, 199 
Sihabeddini Suhreverdi 15, 242 
§ihabeddin Muhammedi Tebrizi 38 



374 



Melairiiler 



Taib (Osmanzade. §air) 142, 165 

Taif 247 

Tal'at (§eyh) 232, 233 

Talib (Seyyid) 181 

Tal'ati Huseyin (§air). 94, 112 

Tahir (Bursaii) 13, 33, 35, 39, 45, 

80, 87, 113, 231, 242, 285, 328, 

329, 331, 341 
Tahir P§. (Kethuda) 180 
Tahirul MedenT 242 
Tarablus garp 317, 325 
Tarablus §am 342 
Tayi § eyhi (Amasya yolunda bir 

mahal) 341 
Tekir dag 55 
Tevfik (Haci)239 
Tikves, 239, 301, 313, 315 
Timur leng 169 
Tire 300 
Tifli Ahmed Qelebi (Sair) 130, 131, 

132, 133, 134, 135, 172, 211, 212 
Tirabzon 130 
Tirhala 123, 179, 238 
Torlak Kemal 244 
Tuna 238 

Tursun Baki (Seyyid) 181 
Tiirkistan 14, 168, 197 
Turkmenler 8, 25 

U 

Ubeydullah (Seyyid) 191 
Ulu Arif £elebi 191 
Urfa 181 

U 
Oftade (§eyh) 39 
Uskup 179, 234, 235, 237, 238, 239, 

248, 281, 285, 299, 302, 304, 312, 

328 



Uveysiyye 233, 242 
Uveysul Kareni 242 



Va'di (Bursaii) 86, 87 

Va'di (Aair) 86, 87 

Vasfi (Asik) 338, 339 

Vasiyyuddinul Kadi 38, 242 

Varadin 165 

Vecdi (Sair) 144 

Vehbi (§eyh) 317 

Vehbi Mehmed (Seyh. §air) 324 

Veled (Sipahi zade. Hamzavi) 76 

Vize 67, 68, 171 



Ya'kub (Kermiyani) 75, 188 

Ya'kub (Seyyid) 231 

Ya'kub (§eyh) 46 

Ya'kubi gerhi (Hace) 231 

Yahuda 277 

Yah3-a (§eyh. Be§ikta§li) 41 

Yahya (Hamse sahibi. Dokakinzade) 

343 
Yahya (Peygamber) 198 
Yakova 323 

Yanya 179, 232, 233, 238, 331 
Yusuf (Seyyid) 231 
Yusuf (Seyh) 232, 233 
Yusuf (Peygamber) 283 
Yusufi A'cemi 242 
Yusufibni Huseynur Razi 6, 7 
Yusufi Sineeak 101, 102 
Yusuf Sinan (Koca Mustafa P§. 

§eyhi) 75, 188 
Yemini (Agriboz'lu. Hurufi Sair) 60 
Yemen 247, 248, 283, 285, 322 
Yenbu 237 

Yeni§ehir (Mora) 190, 324 
Yezid (Ibni Muaviye) 280 



Melamiier 



375 



Yildinm Bayezid (Sultan) 33, 37 
Yonus Emre 35, 102, 109, 125, 168, 
170 



Zaim Ali Aga (Habe§! zade) 178, 
187 



Zafer (Seyh) 247, 248 
Zal P§. 46, 340 
Zeyd (Seyyid) 231 
Zeyd (Seyyid) 231 
Zekeriyyel Ensari 242 
Ziya (Ihtifalci) 175 
Zongfuldak 337 



w 



UMUMI FIHRIST 

llk clevre melamileri 
( Melametiler ) 



Mukaddime 



Sahife 



I 



Ebu Salih Hamdun ibni Ah- 
med ibni Ammariilkassar ... 3 

II 

Hamduni Kassardan ba§ka ve 
kismen ondan mukaddera me- 
lametiler 5 

III 

Hamdunun silsilei tarikati ve 
kendisinden sonra Melamet 
mumessilleri 10 

IV 
Sofiyenin Melamet ve Melami- 
ler hakkinda iki zit telakkileri 17 

V 
Melametilige v e tarihcesine 
umumi bir nazar 22 

Bibliyografya(Birinci kisma ait) 27 

Ikiraci clevre melamileri 
(Bayramiler) 

I 

Haci Bayrami Veli 33 

Haci Bayrami Velinin silsilei 
tarikati 37 



II 



Melaini Kutublari 
Melami piri Omer dede (Emi- 

ri Sikkini) 40 

Ayash Binyamin 42 

Aksarayh Pir Ali ...... . 43 

Qelebi §eyh ismaili Ma'suki 

(OglanSeyh) 48 

Sarban Ahmet 55 

Sarban Ahmedin meshur der- 

visleri 67 

Hasjmi Seyyit Osman 68 

Ankarah Husameddin 71 

Hamza Bali 72 

Bursah Hasan Kabaduz .... 78 

Fusus §arihi Bosnali Abdullah 79 

Lamekani Hiiseyn . '80 

Husami . 85 

Va'di 86 

Ahmedi Rumi 87 

Hadi . 88 

Ogian §eyh Ibrahim ...... 90 

Gayb! (Sun'ullah) ....... 114 

Idrisi Muhtefi 123 

Bezci zade Muhiddin (Muhyi) 128 

Tifli Ahmet Qelebi ....... 130 

§eyhulislam Mustafa (Ebiilme- 

yamin) 135 

iznikh Fazil Ali 136 

Sadn azam Halil Ps 136 

Haci Hiiseyn Ag-a 136 



/L) 



Melamiler 



377 



San Abdullah 137 

Nesati Mhmed Dede 143 

Cevri 148 

Mustafa Resmi 151 

Isik Hiisey Dede 151 

La'li §eyh Mehmet ...... 151 

La'li zade Abdiilbaki 153 

Haci Kabayi (Haci Keyvan. 

Bayram) 156 

Besir Aga 158 

Seyyid Ha§im 161 

Seyhiilislam Pa§makcizade Ali 163 

Sadir azam §ehit Ali P§. . . . 165 

III 

Bayrami Melamiliginintariheesi 167 

Anadoluda Sofiligin inki§afi . 167 

Bayramiligin zuhuru 169 

Bayrami Melamilig-inin zuhuru 

ve tarihcesi 170 

Seyyit Bekir Re§at 179 

Ibrahim Babayi Veli 179 

Seyyit Abdiilkadin Belhi ... 181 

IV 
Melamflik 
Melamilik ve diger tarikatlarla 

munasobeti 190 

Melamilige diihul . 192 

Melamilikte usuli teslis ve zikir 194 

Melamilerde keramet 195 

Melamilikte §iilige temayiil . . 197 

Melamilikte diinyaya nazar . . 199 
Melami - Hamzavilikte teskilat 

ve miitabaat 201 

ilave . 207 

Bibliyourafya , . . 218 

U^iincli devre melamileri 

1 

Muhammed Nur (Maddi ve 



manevi hayati) 231 

Seyyit M. Nur'un Naksbendi 

silsilesi 241 

Halveti - §a'bani silsilesi .... 241 

Ekberiyye silsilesi 241 

Oveysiyye silsilesi ....... 242 

II 

— Seyyidin iizerinde muessir olan 

sofiler — 

Muhiddini Arabi ve Seyyit M. 

Nur . 243 

Seyyide diger sofilerin tesiri . 244 

III 

Seyyidin tasavvufi fikirleri 
(Varidat §erhi) Ahiret, melek 

ve Mead 250 

Irade ve ihtiyar 253 

Hayati Isa 255 

Alemin kidemi ve Kiyamet . . 257 
Seyyit M. Nur'da Vahdeti 

viicud 261 

Seyyid'e gore Muhammed ve 

hakikah Muhammediyye . . . 266 

Meratibi hakkiyye ve halkiyye 268 
Hey'et ve . Hikmeti kadime ve 

M. Nur ... 271 

M. Nur'da devir ve tenasuh . 272 

M. Nur'da Siilik 275 

M. Nur'da Hurufilik 283 

M. Nur'un kerametleri ..... 285 

M. Nur'un lisani ........ 286 

M. Nur ve Turkluk 286 

M. Nur'un asan 287 

Seyyid'in tarzi tesliki 291 

Makamati tevhid ve ittihad. . 293 

V 

Melamiligin inti§ar sahalan . . 299 

Melami tekkeleri 300 



378 



MelamTler 



VI 

Seyyit M. Nur'un Halifeleri 

Abdiirrahim Fedai ....... 304 

Abdiirrahim'in Halifeleri ... 309 

Abdul Ahat 309 

Haci Hafiz Abdurrauf 309 

Yonus 309 

Ismail 310 

Ali Urfi 310 

Salih Rif'at 311 

Filintah zade Mahmut 312 

Faik Mehmet 313 

Haci Siileyman . 313 

Haci Abdiilkadir 313 

Haci Kani 314 

Ali Riza Vasfi 314 

Haci Hasan Dede 314 

Hayrullah Dede 315 

Mirefteli Abdullah Hulusi ... 315 

Seyh Ahmed safi 317 

§eyh Kemal .......... 317 

Vehbi 317 

§eyh Abdulkerim Ruhi .... 318 

Kantarci Aziz^Baba 320 

Terlikci Salih 320 



Ahmet Hamdi(Nazimul hikem) 320 

Seyyah Haci Ahmet Baba . . 322 

Elmas 323 

Cengari Mustafa ........ 323 

Yakovah Hafiz Siileyman Baba 323 

Pizrenli Topal Recep ..... 323 

§eyh Hiiseyin SidkT 323 

Osman Zevki 324 

Mehmet B. 324 

Osman §adi .......... 324 

Kaymakam Ahmet B 325 

Hariri zade Seyyit Mehmet 

Kemaleddin 326 

Bursah Tahir B. 328 

Ali Riza 331 

Haci Maksut 336 

Haci Cemal B 337 

Seyyid'in diger hulefasi . . . 337 

Asik Vasfi 338 

Uave 340 

Bibliyografya 353 

Esmani fihristi 358 

Resimler (20 tanedir. 12 yaprak) 
Haritalar (4 tanedir. 4 sahife) 
Notalar (8 tanedir. 6 sahife) 



Sahife 



Satir 



YANLI§LAR 



Yanlig 



Dogfru 



3 


1 


Hmdun 


Hamdun 


4 


7 


Sehli Tester! 


Sehli Tiisteri 


5 


19 


Kesif 


Ke§if 


5 


20 


Nazisiz 


Nazirsiz 


7 


6 


Hudreviye 


Hudreveyh 


7 


27 


Eb Hamza 


Ebu Hamza 


8 


11 


SarhasI 


Serahsi 


8 


27 


Hameviys 


Hamuye 


9 


3 


Siiherverdi 


Siihreverdi 


11 


9 


Hudreviyye 


Hudreveyh 


11 


28 


olan 


olarak 


15 


16 


Siiherverdi 


Siihreverdi 


21 


3 


icabati 


icabeti 


23 


7 


umbesinden 


umdesinden 


. 24 


24 


vadisi 


valisi 


25 


13 


§eyler 


§eyhler 


38 


23-24 


Siiherverdi 


Siihreverdi 


41 


14 


gfiremezdi 


girmezdi 


44 


10 


oglunun 


oglumun 


48 


24 




"Bu satinn sonune 
konacak,, 


53 


17 


sursti 


sureti 


06 


U 


Ahmeei 


Ahmedi 


57 


10 


Qe§mi 


Qe§mei 


57 


17 


el 


al 


59 


20 


Kahn isyan 


Kaldi misyan 


60 


10 


nazimdan 


nazimda 


63 


38 


■UU;» ^A^ii 


AiLJk (.y„]l^Jle ig^U 


68 


36 


Halvi 


Hulvi 


75 


30 


Keremyam 


Ke r m iy ani 


107 


20 


ahval 


akval 



i u 




Melamiler 




110 


21 


redgten 


rengten 


114 


1 


Ibranim 


Ibrahim 


114 


1 


Snn'ullah 


Sun'ullah 


128 


14 


eeyzalanlar 


feyzalanlar 


132 


1 


j 


j» 


144 


12 


duysun 


donsiin 


144 


23 


garra olursam 


garralanirsam 


164 


2 


Aavs 


Gavs 


167 


5 


Ssfiligin 


Sofiligin 


167 


25 


Burak 


Barak 


168 


35 


hocasi 


kocasi 


179 


37 


[1] 


[2] 


180 


15 


[1] 


[2] 179 uncu sahifeye aittir. 


181 


8 


(J- Si oU.L* 


(^iL!l(jUJL-> 


181 


24 


viladetleriyle 


vefatlariyle 


182 


16 


1441 


1341 


185 


19 


Saf i 


Sofi 


196 


4 


atfediliyor 


atfedilmiyor 


198 


11 


zamda 


zamanda 


199 


36 


Li«b 


«.J J j 


201 


32 


^ olunur 


ol nur 


204 


23 


safiyanesiyle 


sofiyanesiyle 


205 


29 


[1] 


[2] 


205 


31 


[1] 


[3] 


224 




Misiri 


Misrii 


227 


6 


1 Murabba, 199 gazel 1 Murabba, 2 Miistezad, 199 








gazel 


228 


6 


Halet Ef. 


Be§ir Aga 


232 


3 


[2] 


]!] 


232 


37 




■Ulljl 


233 


17 


jjU-j 


JJ^-3 


245 


19 


t -i 


a"i J 


247 


18 


[1] 


[2] 


247 


18 


[2] 


[3] 


247 


20 


[1] 


[4] 


247 


22 


[1] 


[2] 


247 


25 


Miinavi 


Menavi 


247- 


28 


[2] 


[3] 


247 


.■ 32 


[1J 


[4] 









Melamiler 




248 


26 


Ahmedi 




Mehmedi 


249 


18 


Muhammedibni 


Ahmedibni 


250 


2 


§erni 




§erhi 


251 


26 


Devani 




Devvani 


251 


36 


jtr 




r 


266 


1 


lai 




tai 


273 


30 


d* 




d'* 


248 


16 


kitabinl asidir 


kitabm ashdir 



381 



-■t: v . ;:■-<- 



IsssfatT-j 



LsfWJistf-S 






r asay 



'W 



P : f B W?EK: 



;& 4-: 



i|MW*«f*^l 






«•* 



i i 






_g5jsr: 



Hi&Hi 






H >,i-i55f.|"~:.Q 



§■11 



BfcH 






Omer dede' (Emiri SikkinT) nin tiirbesi 

Izmit-Goyniik 




IBiiiliiif II ||1: £ 
|~.rn*-b : : i ":; 5> 'i J- 



pHFP~r ■ ■" 'i 






!i-i!..i-fir-.-t±Ttr^^u v ^-^.;.^?4.[iK: i^-t-; j ■ i f i u 
f^^'l i.['J3 j >V- v- " ■ ffUH 'jf.t-v :} 'f j M 



n tunjn '•tf'tM ' ■ ■ ■ ■; ■ .i~r.. i ■ ; >■'.-■ ■•'■'■ .-. 'e i ^ *■.•-■. 



yr-^p-r-^ -}..? r' u.y ; -J..- :^- t;?Bf< ^i.uW,;. , l^r'rff f 






m 




\i&*$ 







II.. 



Pfr Ali Bahaattin'in mezari 



Konya-Aksaray 



TES , -.-- ■^■ 






■'%: 



•"-..ar r* 



W 



,-^*~ s 



v v / .'*''' 'i» 1 * 






5f^:^ji|^^i^^M 






*fc**'T.-* s 



m ] 



• ■* 1 >kjm rttmu ,^ UlttK ga0m^J 



.III. PI r Ali'nin ayak tagi 








lili.* 






*ty~- •-■*■-■■ if ; # , ;■■ 

* . .. - . V • !• ■ ...» J J 






iii#r;ji 



Sfe/Jl 



XV Pir Ali' nintiirbesinin difmda kapimu iis- 
ttindeki kitabe 



.V. Pir Ali'nin turbesimin harici manzarasi 



«p? 




«ST 



itr. 



«ML! 







itU 


v fflFlii™ 











-1111111 




■ i.~ ,v +3«$ 




;liilllllllil 


1 1*«l» 1 


;; ? : iS 






^s§£ 


IS;1 


- : 1 i>*«7~ 


e i V-8S 




1 :If.„ -iiMI 




> -'i^m 






"tVp^H 






■:.W$?& V% 




i j"T^*"Vi-%. $ 




-Jss&jub 




■2*i,;3E 


'■SS 


<3hB£kJ 






§£? df 


iS^i-ifes 


W3SK.lt 


S^-*"is 



Pak 




,VI. Og"lan §eyh Ismaili Ma'fuki'nin merkadi 
Istanbul-Rumelihisari 
Kayalar camii 



.VII. O&lan §eyh Ismaili Ma'§uki'nin 
me§hedi 

Istanbul-S.Ahmet 



iJ4. <.t* 

j- -'■■fst 










*o*f-r-!:-:-;:»-*- ! ,j.,,.-' . :■• .:;. T. •:. 



.VIII. Hamza Bali'nin me§hedi 

Istanbul-Deveoglu 

camii avlusu 



.IX. Hamza Bali'nin merkadi 

Istanbul-Silivri kapisi 




**i" 




.X. Sarban Ahmed'in turbesi 

Hayrabolu 



.XI. IdrTsi Muhtefi'nin merkadi 

Istanbul-Kasim P§. 



i. I.L..E 






s m 



.XII. 

Lamekani Hiiseytn Ef. nin merkadi 
Istanbul; Davut Ps-§ah sultan 
camii avlusu 




.XIII. Og-lan seyh Ibrahim Ef. nin tiirbesi 
istanbul; Aksaray-Oglanlar 
tekkesi 










h* I 



ffii&i 



.XIV. 



Gaybi'nin merkadi 



Kiitahya-Musalla 




• 'f \, J <- 



.XV. 



Sari Abdullah'm merkadi 

Istanbul-Maltepe 



is: f- h 

-*-.-*, UJl.-s- 





.XVI. 



Haci Kabai'nin mezan 



Istanbul-TopkapL 




.XVII. Seyyit Ha§im'in kabri 

Istanbul-Edirne kapisi 




.XVIII. §eyhulislam Pa§mak§i zade Seyyit 
Ali'nin mezan ( Ortada.. Nihayetteki kiigiik 
ta§ jHaci Osman aga'nindir) 

Istanbul - Edirne kapisi 










: • j^y lm j" '.? rfrT^y ; rffi-^rr-'- * fc -*^ ' ■ i l' '■■'*>'*' • "" ^'-y*- 3~-^f 

i-^.^^i.::;fev^:W-"??t:''t i ^rjftTr:.t---i fr?t >z3- ??»:: <?" i. afcr: 



FSI 









fefcS» 1 



4i* 



^^< 








— 4-i 






: 'i.; — h ■V i rt*?j : 'ffi 
«.;-■ ■ .rf >::t~:j 



j/yy » i;T'. :^>V/ j TT f«% !■: *?^ : T^JTT > ; .i.\, : ^' f ;, v ^TjT . , tJ>.-..7*-.-J 1 ■ { ^- j. : j, ■*, : :■ 1 ■ .TiT^ T « * :. 'i <:}i ! 7S1 

hteaj gnn-^ l .:: *!;.. ■<•!!! :" . fl.4ti*fa:jS:>-t-f'»S;jr^sfcl''V! ' ■ '■: " »'. '»W^a^ffl 



i 



.XIX. 



La'li zade Abdulbaki'nin merkadi 



Istanbul-Eyup 



"j"v 



•> .-•-•.-.-- 









«XX, Muhammed Nur'un el yazisi 

Hifzi P§. ya mektup 




. MB >tt^^ Xt&Atlni~jm h^L^d^lfa, ^«A x m\ . 



iH.NYfif 



HBtA 1 L A H 1 DtJTBK 

/l/i? / /^ bu gon lu m nol <Ju bu go /? /u 



p frlTD 1 . M HhlTj hjUJl|n« g 



<&<•• tf iga mm U , 

iT iTin 






^ / ^ ^ ra ^ ^ um y £n c/> t>u 



go. 



■--5-5- *[ *t <* 




/v 



^ 



'W ya n </< 61/ gon /u 



* ) m 



131 Al >1 111 \ 



'n y&n mi /d c/e r 






/> 60 I q/c/ bu gon 



-gff- 



'Q]j 'O 1 -j 



/» 



/w 



ya/r mi e/i e/er "*& 



=fe 



f? tv I e/u bti qq o lu tn 



H'^ i IlUji i U 1 



II 

Aym ilahtnin diger bir tarzi 

U § § A K ilah! s o p y a 

/1/0/ Oirjg gin /J _^W „o/jubogo n lu 




t/e v <Ji ga m//r i S e fen </im </ol p/y iu $° n f to m 






^fe ... ^ 



i 



3- 



-fa* 



Noldu bu gonliim Noldu bu jronliim 
Derdu gammla Doldu bu gonliim 

Metin; Sa : 207-208 



^^ ^bz^""^ 1 ^ 



III 



IV 



Icazmakamibda'kefes 

S O F Y A S 
de n y° I bu • $ yo f I dor 



^ 



Nak g f 



±. 



des ia gi 



de 

' ■ir **! A ^ 



/t yo I bu <&* y" -fy i dur 

"T I T "P^-"^ r - ^^ 



y 



fe^j h> di ■% 



<te 



" ^r 



ne 



^m 



ku v. / ^ 



3±E2E 



f e ia 



O^J 



tffe 



n go r ne 



Ku 



mm 



l dur 



S 



Hakka giden yol bu yoldur Tevhid eden gor ne kuldur 
Ciimlenin maksudu oldur Boyle bir Allahimiz var 
Metin; Sa: 46 



E Y A T 1 M A K A M I N D A 

-2^? /i/ d 6/ Zf 



H E F E S AfilEDOTSK 

fa »ey Je me. a t /j£ 




ATH1HBPES t 



BA§KABlRTARZl 



-r/ 



t "<2 aey f e 



mi &l U b 



pTTJJ j . y | 'ijti Ui} rrrnTi^ ^ 






h&k / s m/ 



/ruf* (// /, 



«r 



njuii^u uiuj ni^hlP 






ha k i S m/ , 



kor </' // mtz 



y vd/ Uh /?t/ 







S?- r--j E 



Zahit bizi ta'neyleme Hak ismin okur dilimiz 
Sakin efsane soyleme Hazrete varir yolumuz 
Metin; Sa : 130 



VI 



siAh Ilahi 



B T S A T 



8/ I me. 



ye n d 



f yi/ si/ f i 



ke 



I 



fe 



3: 






B 



— — «r^ — «r-^ — «t^ » gJ ^ — — a> — «& — ■ — «i-S* — * — -j 5u« > (V 




Gormiyen ean Yusufun ken'ani bilmez kandedir 
Oz viicudu "misrmm sultam bilmez kandedir 

Cehdebip tavn be§erden cikmayan talib bu.giin 
Kaldi nisyan icre ol nisyam bilmez kandedir 

Cismii canin sirrmi fehmetmeyen avareler 
Gerci agiktir veli canani bilmez kandedir 

Icmiyen vuslet garabin yar elinden her zaman 
Benzer ol mahiye kim ummani bilmez kandedir 

Sirn cam bilmeyip seyreyliyen serge§teler 
Devreder devran ile deyrani bilmez kandedir 

Miibtelayi a§k olup cananesini bilmiyen 

Derd ile dermandadir dermam bilmez kandedir 

Can kulagiyle igit Ahmet, Muhammed nutkudur 
Kendi nefsin bilmiyen Rahmam bilmez kandedir 

"Sarban Ahmed„ 



VII 



ARAK t L A H 1 



# 



P* 



3fc 



i_±= 



y /e go nu 



E T S A I 
/ fe 



U»* 



J V-»r 



«re 



f/ jve s/ /?/ 



U 



vni-ii lini li i no irffr ^ 



ca, I 



c& 



m 






-2~ 



3El 



* 






n. m 



& 



Itfjn'lln 



Tam 



m 



y /i 



e y/ 



/z 



Eg 



$ 



^ 



/»e /(■£ n< m se 



h -n ni»i *i:iff Tl J i i 1 1 h^rt B 



ijilii|l>M)jfl?l : !i|ig j 



iwtiiniTj^ 



^ - i^ i 



= 



H 1 L A H 1 

Pakeyle goniil cejmesini ta durulunca 
Dik dur ffSzunii gonlune gonliin goz olunca 
Metin; Sa: 83 



E V S A T 



VIII 

EtiS BYHi MAKAIISBi N E P S S 

SEN&iHSBKAl 



7?3i/?e/ 




SPP 



U-\ ^4 



ga r/ 



m n se r/ 



„ ^ ^j — - 



^ 



^ 



-3g— «6- 






,<@> fip 



Meyhanei a§k meykejleriyuz, 
Hu sagarinm serhoslariyiiz 
(Jerhi felegin cunbiijleriyiiz 
Tivladi Rasul bendeleriyiiz 
§eyhul arabin dervi§leriiiz. 
Metin: Sa: 336 



Bu ilahileri, istanbul Konservatuvan Tfirk musikisi tasnif heye'ti reisi Rauf Yekta Bf - notaya 

alimglardir 






Istanbul Darulfununu 

Turkiyat Enstitusu 

Ktiruldugu tarih : 1924 




Istanbul: Evkaf Matbaasi 
1931 



i 

"-i: 

s i 

W: 



Turkiyat Enstitiisii 



t! 



Turkiyat Enstitiisii, vekillef heyetince tanzim edilerek yiiksek tas- 
. tike iktiran eden 12 Kanunuevvel 1340 (1924) tarihli talimatname ile 
kurulmustur. 1926 danberi hususi biitceye malik olmus ve hakiki faa- 
liyeti ozamandan baslamigtir . Gayesi Tiirk tarihinin muhtelif subeleri 
(medeniyet tarihi, Hukuk tarihi, iktisat tarihi, din tarihi, vesaire), Tiirk 
edebiyati, Tiirk lisaniyati, Tiirk etnografyasi, Tiirk cografyasi sahala- 
rmda yeni tetkikat ve nesriyatta bulunmak, memleket dismdaki sair 
mtimasilmtiesseselerle miinasebata giri§erek beynelmilel bir ilml mer- 
kez vazif esini ifa etmektir . Kuruldugu zaman 7000 cilt olan enstitu 
Kitaplan bugiin 11000 cilde erismistir, gtinden giine de zenginlesmekte- 
dir. Mecniualar bundan harictir . Enstitu mtidiirliigii Tiirkiyeden ve 
digardan gelecek her tiirlii ilml muracaatlari ve yardimlan memnuniyetle 
kabul eder . Enstitu «Tiirk edebiyati tarihi" muderrisi Kdpriiltlzade 
Mehmet Fuat-Bey tarafmdan idare ediimektedir. Avrupadaki beynel- 
milel §ohreti haiz mlistesrikler miiesseseleriyle daimi mtinasebatta 
bulunulmaktadir . 

Ne§riyat : ' 

Turkiyat Enstitiisii a§agidaki seriler dahilinde nesriyat yapmaktadir: 

Mccrnualar : ■■ 

1 — TurkiyatMecmuasi(ikiciltcikmistir.Ucunciihazirlanmaktadir). 

2 — Tiirk Hukuk ve iktisat tarihi Mecmuasi ( ilk sayisi yakmda 
cikacaktir) . 

Diger silsileler : 

1 — Tiirk haik Mkayelerine ve saz§airlerine ait metinler ve 
tetkikler / (Alti tanesi cikmistir) . * 

2 — Tetkikler (iki tane cikmssTir). 

3 — Terciime eserler (bes tane cikmistir) . 
'■■; 4 — Lisan! eserler (iki tane cikmi§tir) . 

5 — Anadolu Tiirklerine ait tarihi menbalar. (bir cilt cikmi§tir)„ 



4 — 



6 

7 
8 



Anadolu Turklerinin Haik edebiyati (bir cilt ?ikmi§tir) 

Vesikalar (iki tane cikmigtir). 

Muhtiralar (Fransizca olarak bir tane cikmi§tir)T 



* * 



Turkiyat Mecmuasi I 



Mudiir: Kdpriiliizade Mehmet Fuat 

350 sayfa: istanbul : Matbaa-i Amire 1925; eski harflerle ; fi'ati 140 kurus. 

Birinci cildin milnderecati be§ kisimdan ibarettir: tetkikler, notlar 
ve vesikalar, tenkit ve tahlil, kitabiyat tenkitleri, turkiyat haberleri. Ay- 
nca metinden hari^ olarak tic tane fotografi vardir . 

Tetkikler kismindaki makaleler §unlardir: 1) Kopruluzade Mehmet 
Fuat : Meddahlar (1-45) . 2) Barthold : Orta Asyada Mogol filtuhatma 
kadar hiristiyanlik (47-100) . 3) Mehmet §erefeddin : Selgukller devrin- 
de mezahib (101-118) . 4) Kopruluzade Mehmet Fuat: Lutfi Pasa (119- 
150). 5) Friedrich Giese: Osmanli imparatorlugunun tesekkiilii mese- 
lesi (151-171) . 6) Ali Canip: Nedimin hayati ve muasirlanmn tel&kki- 
leriyle ya§adigi devirde edebi mevkii ( 173-184 ). 7) Kopruluzade Meh- 
met Fuat: Oguz etaolojisine dairtarihi notlar(185 211). .8) Abdulkadir: 
Kitab-i Dede Korkud hakkmda(213-219) . 9) Barthold: Kutadgu-bildigin 
zikrettigi Bogra Han kimdir? (221-226). 10) Necibasim : Hibbetiilhakaikin 
diger bir nushasi (227-233) . 11) Ludvig Liketi : "Kirgiz,, kavim isminin 
mensei (235-249) . 

Notlar ve vesikalar kisminda §unlar vardir: 1) Kopruluzade Meh- 
met Fuat: Harezmgahlar tarhine ait (251-254). 2) Kopruluzade Mehmet 
Fuat: aybetiilhakaika dair (255-257). 3) Abdulkadir: Turk kabile isim- 
lerine dair (258-2(j5) . 

' Tenkit ve tahlil kisminda (267-289) : Kopruluzade Mehmet Fuat 
Beyin"llkMutasavviflar„i hakkmda C.Huart, Mordtmann ve J. Nemeth'in 
tenkit ve tahlilleri . 

Kitabiyat tenkitleri kisminda (291-326): C. Huart'm "Les Saints." 
des Derviches tounieurs„ii ? Bedros Keresteciyan'm "Dictionnaire ety- 
molog. d. la langue Turque„u, Rauf Yekta'nm "Turk musiki tsrihi,, , 
J. Laurent'm "Garbi Asyada Bizans ve Selcuk Turkleri,,, Sadri Maksu- 
di'nin Huey-hu'lar hakkmdaki makalesinin K5prultizade Mehmet Fuat Bey^ 
tarafmdan; A. Krause'nin "Cengiz Han, 5 mm Von Rastarn taraf mdan;Lud- 



— 5 — ' . 

wig'in "Rustem Pa§anm Osmanli tarihi„nin Mordtman tarafmdan; J. We- 
ladimirtsov'un "gengiz Han^inm N. Poppe tarafmdan tenkitleri vardir. 
Turkiyat haberleri kisminda(327-350). Ttirkiye, Fransa, Ingiltere, Al- 
manya, Macaristan, gek-islovakya, Bulgaristan, Beleika, Rusya Azer- 
baycan ve Tiirkistandaki turkiyat faaliyeti hakkmda kitabiyat maJumati 
vardir . 



Tiirkiyat Mecmuasi II 

639 sayfa; istanbul : devlet matbaasi 1928 ; eski harflerle fiati 250 kumg. 

Makaleler : 1) Kopruluzade Mehmet Fuat : Anadolu beylikleri tari- 
hine ait notlar (1-32). 2) W. Thomsen : §arkl Turkistanm mazisine 
dair (33-59) . 3) Ahmet Zeki Velidi: Oguzlarm hmstiyanligi meselesine 
ait (61-67) . 4) W. Barthold: Orta Asyada islamiyetin intisar ettigi za- 
manaait bir abide (69-74). 5) Abdullah Battal: Sahib Giray Hanyarhgi 
(75-101). 6) Ali Canip: Osmanzade Ahmet Ta'ib Efendi (103-129) 
7) Abdulkadir: Tiirk Rivayetlerinde «Boz Kurt„ (131-137). 8) Kiragos: 
Mogollar (139-217). 9) Kopruluzade Mehmet Fuat: Tuyug (219-242). 

10) H. Nihal- Ahmet Naci : Anadoluda Tilrklere ait yer isimleri (243-259) 

11) Caferoglu Ahmet: Mirza §efl 4 hakkmda notlar (267-271) . 12) Te's- 
chner: Osmanlilarda cografya(271-314). 13)Ahmet Zeki Velidi: Harezm- 
de yazilmi§ eski tilrkce eserler (315-345) . 14) Mubarek Galip : Mentese 
Ogullan devrine ait bazi kabir taslan (347-363). 15) Hamit Zllbeyir 
Haci Bektas tekkesi (365-382). 

Notlar ve vesikalar : 1) W. Barhold: Radloffun lugatini yeniden ne- 
|ir meselesi (385-387) . 2) Necibasim: «Kirgiz,, kelimesinin istikakina 
dair (387-390) . 3) Necibasim: Tiirkcede "q„ mn "t„ ye ve «t, nin "d„ye 
inkilabi ve kirk sayisinm asli (390-392) . 4) Ahmet Zeki Velidi- Kert 
mi-Kilrt mtl? (392-396). 5) Hamit Hamdi: "Korkud,, a ait (396-397) 
6) Abdulkadir : "Boz Kurt,, hakkmda (397) . 7) Hasan Fehmi : San'at ta- 
rihimize ait bazi notlar 398-401) . 8) Kilisli Rifat:"Siiheyl ii Nevbahar„a 
dair (401-409) . 9) Kopruluzade Mehmet Fuat: ilk osmanli sikkeleri hak- 
kmda (410-412) . 10) Kopruluzade Mehmet Fuat : "Germiyan Beyligi,, 
tarihine ait (412-414) . 11) Kopruluzade Mehmet Fuat: Pinti Hamit'(415" 
416) ... 12) Kdprultizade Mehmet Fuat: "Aydm Ogullan,, tarihine ait 
(417-426) . 13) Koprtiltizade Mehmet Fuat : "Osman Zade Ta'fb„e dair 
(427-430). 14) Kopruluzade Mehmet Fuat .-"Meddahlar,, makalesine ait 
(430-434). 15) Kopruluzade Mehmet Fuat: "Ftizulf,, ye ait bazi notlar 
(434-436). 16) Kopruluzade Mehmet Fuat: Klfisik Tiirk nazmmda"rubal. 



[ 



■■ —'6 — ■ ■ 

§ekliiiin eskiligi (437-440) . 17) Kopruliizade Mehmet Fuat : Harezm§ahlar 
devrinde bir Tiirk lisaneisi (441-444) . 18) Abdulkadir:"Umay„ilahesi 
hakkmda (444-446) . 

Garpta §ark eserleri : tenkit ve tahlil( 449-462). Kopriiltizade Mehmet 
Fuat Beyin"Tiirk edebiyati tarihi „hakkmda Profesor Krelitz ve Mordt- 
mann'm makaleleriyle| NecibasimJ Bey tarafmdan nesredilen Hibbetiil- 
hakayik hakkmda Kovalski'nin tenkitlerini ihtiva ediyor.f 

Kitabiyat tenkit ve tahlilleri: 1) Ahmt Zeki Velidi:"§eyh Muhsin 
Fanl„(Htiseyin K&zim Bey) Tarafmdan nesredilen "Mahdumkulu Divani,,- 
nin tenkidi(466-471). 2) Kopruliizade mehmet Fuat:"Divan-i ttirki-i Sultan 
Veled„in tenkidi(475-481). 3) Kopruliizade Mehmet Fuat : "Ferhengname 
tercilmesi,, ve "Siiheyl ii Nevbahar,, hakkmda (481-479). 4) Koprulilzade 
Mehmet Fuat : ibn Xatib'm"Ferahname„si hakkmda tenkit (479 -496) . 5) 
Koprtiliizade Mehmet Fuat: Ismail Hakki Bey tarafmdan ne§redilen"Kita- 
beler„hakkinda tenkit (497-501) . 6) Koprulilzade MemetFuat: Sadettin 
Ntlzhet Bey tarafmdan ne§redilen"Karaca Oglan„hakkmda (502-505). 7) 
Kdprtiltizade Mehmet Fuat :"PirI Reis„in Paul Kale tarafmdan ne§redilen 
"Bahriyye„si hakkmda (506-508,;). 8) Koprtiliizade Mehmet Fuat: A. 
Godard,, taraf indaii nssredilen"Gazne ve Gazne abidelerindeki kitabeler,, 
hakkmda (509-512). 9) Kopruliizade Mehmet Fuat: "Jean Deny "tarafm- 
dan ne§redilen"on sekizinci asir sonunda Cezayir Ttlrk yenigerilerinin 
tilrkiileri „v, hakkmda (512-518). 10) Abdulkadir:"A.W. Anoxin„in"Altay 
§amanhgma ait mevat„i hakkmda (518-522) . 11) Caferoglu : «ProfesOr 
Kozma„nm"Hakaslar„i hakkmda (522-525). 12) Caferoglu: "Samailovig,, 
tarafmdan nesredilen«muasir Osmanh lisanmin muhtasar sarf ve nahyi,, 
hakkmda (525-526). 13) Caferoglu: Oriantalia„ hakkmda (526-528). 
14) Barthold: "M. T. Czaplikca„mn"Orta Asya Tiirkleri"hakkmda (528-) 
534) [Akdes Nimet bey tarafmdan tiirkceye cevrilmi§tir].15)KontStephan 
Zicy: "Marquart"in"§imal kutpu havalisi^hakkinda miladi onuncu asra^ 
ait arapca bir tezker" hakkmda (535-538) [Ragip Hulusi Bey tarafindanif 
tiirkceye cevrilmi§tir] . ■ * ^ : ■ 

Tiirkiyat haberleri kismmda ( 541-639 ) : Tilrkiye, Almanya, . Isvec, 
Belcika, Macaristan, Ingiltere, §ura Cumhuriyetleri ittihadi, Yugoslavya, 
Fransa, Qek-tslovakya, ve Danimarkadaki Tiirkiyat faaliyeti hakkmdaki 
biitiin mahlmati muhtevidir. 



Tiirk haik hikayelerine ve Saz§airlerine 
ait meitnlerve tetkikler 



1~ Gevheri 

Kdpriiliizade Mehmet Fuat 

99 sayfa; istanbul : Yeni Matbaa 1929; 75 Kurus. 

Tiirkiyat E nistitusu. tarafmdan ne§redilmeye baslanan "Tiirk Saz§air- 
lerine aitmetinler ve tetkikler „killliyatmm birincisidir. En me§hur Saz- 
■fairlerimizden olup 17 nci asirda ya§iyan Gevheri'nin san'ati hakkmda 
jnalumatla §imdiyekadar nesrolunmayan 176 parca §iirini muhtevidir. 

* 

* * 

2 — Erzurumlu Emrah 

Kopruliizade Mehmet Fuat 

39 sayfa; I stanku!; Evkaf Matbaasi 1929. 30 Kuru§. 

Bu kulliyatm ikincisidir. 19 uncu asinn me§hur Sazsairlerinden Em- 
•rahm hayat ve san'ati ile 13 parca §iirini ve Mhilerinden birinin no-'^ 
iasi ile Emrahin Niksardaki mezannin resmini muhtevidir. Sonunda 
yine sarkl Anadoluya mensup diger bir Emrah ile §iirleri hakkmda 
^oylenen rivayetler vardir. 

* * 

3 — Pir Sultan Abdal 

Sadettin Niizhet 

75 sayfa Istanbul: Evkaf MatbaaS! 1929; 60 Kuru§. 

Ktilliyatin iicunctlsudtir. 17nciasirm Saz§airlerinden ve batmf baba- 
Tanndan olup idam olunmak suretiyle oien Pir Sultan Abdalm hayati, 
§5hreti, batmi sahsiyeti, eserleri ve edebi sahsiyetini gosteren ve 105 
iparca nefesiyle nefeslerine ait 6 notayi ihtiva eden bir eserdir. 

:■ '4- — 16nci asir sonuna kadar Tiirk Saz§airleri 

Kdpriiliizade Mehmet Fuat 

70 sayfa; Istanbul ■ Evkaf Matbaasi 1930; 60 Kurus. 

JKtllliyatin dordilnciisildur. Tarihi mensei besinci asra kadar cikan 



• . ■ • — 8 — 

ilk sazsairlerimizden itibaren 16nci asira kadarki Sazsairlerinin tarihini 
ve 16nci asirda ya§ryan 4 sazsairi ile ele gecen siirlerini muhtevidhv 

5— Kayikgi Kul Mustafa ve Geng Osman hikayesi 

Kopriiliizade Mehmet Fuat 

80 sayfa; Istanbul: Evkaf Matbaasi 1930; 60 Kurug. 

Kulliyatm besineisidir. 17nci asir sazsairlerimizden Kayikci Kul 
Mustafanm hayatiyla, tarihi tarku ve destanlarindan, san'atmdan b£- 
histir.Aynca Kyikci Kul Mustafanm eseri olan Geng Osman hikaye- 
sinin muhtelif Anadolu rivayetlerini de tespit ve mukayese eden bii 
eserin sonuna Kul Mustafanm. 32 parca siiri ilave edilmistir. 






6 — Koroglu Destani 

Edehigat asistanlarmdan Pertev Naili 

Istanbul 1931; Evkaf Matbaasi; r 

Bu kitap, darillfiinun mezuniyet tezi olmak iizere yazilmis bir tet- 
kikle buna'ilave edilmis metinlerden tesekkul ediyor. Metinler 145 tane 
siirle 3 tane mensur mukaddemeden ibarettir . Munderecati sunlardir: 

Mukaddeme . Baslangic : Tiirk destanlan ve destani mahiyette haik 
hikayeleri-Koroglunun bunlar icindeki mevkii ve ehemmiyeti . I) Kor- 
oglu rivayetleri . l-rivayetlerin mevzuu (l-Paris (Xodzko) rivayeti; 2-0z- 
bek rivayetn 3-Istanbul rivayeti; 4-Holoflu rivayeti; 5-Urfa rivayeti; 
6-Yalvag rivayeti; 7-Eiaziz rivayetleri; 8-Samailovic rivayetleri; 9- Von 
Haksthasen rivayeti; 10-Maras rivayeti) 2-muhtelif rivayetlerin muka- 
yesesi (iMve-Koroglunun Ermeni rivayeti). 3-Koroglu destani muhte- 
lif unsurlarmm tahlili . 4-K6roglu rivayetlerinin eskiligi ve yeniligi 
meselesi . II) Muhtelif rivayetlere gore Koroglu destammn ideolojisi 
destan kahramam hakkmda haik teMkkileri . III) Koroglu destanmm 
tesirlerL: I-K5roglu siirleri-yeni ve eski olanlan . 2-on altinci asirsaz- 
sairlerinden koroglu. 3-Sazsairleri . Klasik sairler ve Koroglu . 4-halk 
edebiyatmda KOroglu destamnm izleri. Ttirklerden baska milletlerde 
Koroglu . 6-bugun Koroglu an'anesi . 7-Koroglu destanmin cografi isim- 
lerde izleri-destanin intisar sahasi. IV) Koroglu destamnm mensei me- 
selesi . Zeyil: metinler: I) maras metinleri (ilave: bir conkten almmi§ 
iki parca ile Marasta yazilmis bir parca) . II) Elaziz rivayetleri . III) 
Yalva? rivayeti . IV) Urfa rivayeti . 




9 



Tetkikler 



I — Orta Asya Tiirk tarihi hakkmda dersler 

W. Barthold 

222 sayfa; Istanbul Evkaf matbaasi 1927; eski harflerle; 120 kurus. 

Orta Asya Turk tarihinin en bilyiik mutahassislarmdan biri olan 
merhum Profesor Barthold taraf mdan Tiirkiyat Enstitusiinun davetiyle 
Istanbul Dariiltanununda verilmis olan 12 dersten ibarettir. Barthold bu 
eserinde Tiirk tarihi hakkmda nasil bir usul takip edilmesi ieap etti- 
gini kisaca anlatmis ve Orta Asya Tiirk tarihi hakkmda ilmin en son 
neticelerini terkibl bir surette ortaya dokmustur. Eserin basmda kisa- 
ca Bartholdun hayati ve eserleri zikrolunmus, sonuna da 20 sayifalik 
bir endeks ve bibliyografi ilave olunmustur. 12 dersin mevzulan sun- 
lardir: I) Gok-Turkler; 2) Kun, Siyanpi, Juan-juan (Avar) gibi kavim- 
lerin irki meselesi; Orhon abidelerinde zikrolunan kabileler: 3) Uygurlar, 
§arki Turkistamn tamamen ttirklesmesi; 4) Tiirkler arasinda isl^rnlyetin 
intisari; Hazarlar, Bulgarlar, Karahanhlar; 5) tslam Tiirklerin islam ul» 
kelerinde filtuhati; 6) Selcukiler ve Kipcaklar: 7) Karahitaylar ve Tiirk- 
lerin §ark ve garp ile medenf munasebetleri; 8) Harezm ve Sir-derya 
havzasmm Tiirk tarihindeki ehemmiyeti, Cingizin zuhuru; 9) Tiirkistanm 
Mogollar tarafindan zapti; 10) Altin Orduda Mogollarm ttirklegmesi me- 
selesi; 11) on dordundii asrm ilk yansmda Turkistamn sukutu-Cagatay 
Devleti-Aksak Temiiriin zuhuru; 12) Aksak Temuriin devleti-Ozbek Han- 
lari devri ve bu devrin medeni hayati . 

2 — Milli edebiyat cereyammn ilk miibessirleri 
ve Divan-i tiirki-i basit 

Kopriiliizade Mehmet Fuat 

. 79-f83 sayfa; Istanbul: Devlet Matbaasi 1928; eski harflerle; 100 Kurus. 

Bu kitap milli edebiyatimizin §imdiye kadar zannolundugu gibi on. 
dokuzuncu asirda degil, cok daha eski zamanlarda ba§ladigmi ispat 
eden ve bu cereyamn 16 nci asirdaki mumessillerinden "Edirneli Naz- 
mi„nin hayat ve eseri hakkmda malumat veren bir eserdir „ Eserin 
sonuna M Nazmi„nin saf ttirkce ile yazdigi siirlerden miirekkep "Dtvan-i 
tiirkl-i basit,, ilave olunmus ve butiin eser biiyiik tiirkcti "Gok Alp„m 
maneviyetine ithaf olunmustur. 



— 10 — 

Tercume eserler 

1 — - Bekta§ilik tetkikleri 

F. W. Hasluck-Wrkceye geviren: Ragip Hulusi 

141 sayfa; istanbul: Devlet Matbaasi 1928; eski harflerle; 100 kurus. ^ 

Ttirkiyat Enstitusuntin kurdugu * Anadolunun dint tarih ve etnog- 
raf yasma dair tetkikat merkezi,, taraf indan .yapilacak nesriyatin ilk 
sayisim teskil eden bu eser geng yasmda olen ve "Yunan,Roma,Bizans, 
Cenoya,Venedik,Tiirk,, tarih.cografya, arkeoloji ve halkiyatma ait bir-" 
cok milhim tetkikler nesreden mtiellifin "Atina tngiliz mektebi senelik 
mecmuasi"nm 19,20 ve 21 inci eiltlerinde cikan muhtelif makaleleri- 
nin Ragip Hulusi Bey taraf indan yapilmis terciimelerinden ibarettir . 
Basta Kdpruluzade Mehmet Fuat Beyin kticiik bir mukaddemesi olup 
raetinden haric iie harita ve iki levhasi vardir. Mttnderecati sunlardir: 
Bektasilarm cografi tevezziiu (1-52); iki taraf i perestisgahlar ve bek- 
te§i propagandasi (42-84); bektasmk ve siinni miislilmanlik-Anadoluda 
bektasmk ve hiristiyanlik-Avrupada bektasihk ve hiristiyanlik-siyasi 
gizli avamil. Notlar: Haydar, Hoca Ahmet ve Karaca Ahmet hakkmda 
(85-87) Anadoludaki Arap mezarlan (88-98); Tiirk tarih ve haik men- 
kabesine ait tetkikler (99-135); Kara Osmanoglunun zuhuru-kirklar-San 
Saltik rivayeti-sultanlarm kihc kusanmasi; Konya Sultanlan zamanm- 
da hiristiyanhk ve islamiyet (136-141) . 



2 — Osmanli imparatorlugunun kurulusju 

H. A. gibbans-tiirhgeye geviren: Ragip Hulusi 

281 sayfa: Istanbul : Devlet matbaasi 1928 (metinden hari? 6 harita); eski harflerle; 150 kurus. 

Bu eser, kurulusu meselesi ilim alemince hentiz malum olmiyan 
Osmanli Imparatorlugunun teessUsu hakkmda en son (1915 te) yazilan 
eserdir. Eserde umumiyetle yanhs bir nokta-i nazar takip edilerek 
Giese ve Kopruliizade Fuat Bey tarafindan tenkit edilmisse de bir ba- 
kimdan yine kiymetli bir eserdir. Bilhassa Osmanlilann Avrupaya gec- 
tikleri zaman Balkan yarimadasmin dahili vaziyetini tasvir etmekiti- 
banyla tarihin bir cihetini aydmlatmaktadir . Eserin fihristi sudur : 
Birinci mephas. - Osman: tarihte yeni bir lrk zuhur ediyor (1-38); ikinci 
mephas. - Orhan: yeni bir millet tesekktil ediyor ve garp alemiyle te- 



— 11 — 

masa geliyor (39-91) ; iicuncu mephas. - Murat: Osmanhlar Avrupada 
bir imparatorlugim temellerini kuruyorlar (92-157); dordiincu mephas. 
- Bayazit: Osmanhlar Bizans imparalorluguna tevarils ediyoriar (158- 
236); laliika a: Osmanlilann mensei ve saltanatlan hakkmdaki an'anevi 
yanlis tel&kkiler (237-252); lahika b: on dordiincu asir zarfinda Ana- 
doludaki emaretler (253-376); mtistekil hiristiyan devletleri ve harici 
devletlere tabi arazi (277-280); netice (280-281) . 



3 — Ulug Bey ve zamani 

'W.- Barthold-tiirkgeye geviren: Tahirotjlu Akdes Aimet 

165 sayfa; Istanbul: Evkaf Matbaasi 1930; 150 kuru§. 

Profesor Barthold gibi krymetii^bir tarihci tarafindan 1918de yazilan 
bu eser adeta bir Temurliiler Devleti tarihidir. Eski telakki ile yalmz 
siyasi degil, medeni tarih hakkmda da mahimat vermesi itibanyla biz 
Turkler icin ayn bir ehemmiyeti haizdir. Eser yedi baptan miirekkep 
oliip sunlardir: 1) Mogol Imparatorlugu ve Cagatay Devleti; 2) Ulus 
emirleri. Temiirun saltanati: 3) Ulug Beyin cocuklugu; 4) Hakim snV_ 
tiyla Ulug Bey, harici vak'alar; 5) Ulug beyin ' Maveratinnehirdeki ic- 
raati; 6) Ulug Beyin ilmi mesguliyeti ve hususi hayati; 7) Ulug Beyin^ 
hayatinm sonu ve Ttirkistan tarihinde yeni bir devrin baslangici. Eserin 
sonuna isimler cetvelinden baska Ulug Beyin hayatimri kronolojisini 
gosteren bir cetvel de ilave olunmustur . 



4 — Orta Asyada Arap futuhati 

H. A. R. Gibb-tiirkgeye geviren: M. Hakki 

85 sayfa; Istanbul: EvkafjjMatbaasi 1930; 60 kurug. 

Arap futuhati munasebetiyle garbi Gok Turkler hakkmda yazilmis 
olan en son (1922 de) eserdir. Fihristi sudur: I. - methal: Oksus havzasi; 
eski tarihi (3-6) ; siyasi tefrikalar (6-11); Arap menbalan (11-14); 2. - 
ilk akmlar : A§agi Toharistanm fethi (14-16); Sogd ve Buharanm ilk 
istMsi (16-21)1; Araplarm cekilmesi (21-25) ; 3. - Kuteybenin futuhati 
(25-27) ; Asagi Toharistanm istirdadi (27-28) ; Buharanm fethi (29-31) 
takviye ve ileri hareket (32-41); Yaksart vMyetlerine seferler (41-49); 
4.- Turklerin mukabelesi (49-72); 5.- Maverailnnehrin istirdadi (72-82); 
Bibliyografi (83-85). ' . 



I 

1 i 
U i' 



— 12 — 
5 — Venedik Menbalamia nazaran §ark Meselesi 

Max Silberschmidt-turkgeye $eviren : Kopruliizade Ahmet Cetnal 

203 sayfa: Istanbul: Evkaf Matbaas! 1930: 135 kurus. 

Osmanh imparatorlugimun zuhuru zamamndaki sark meselesini 
tafsil eden bu eser bilhassa simdiye kadar terkibf eserler icin istifade 
edilmemis olan Venedik hazine-i e vrakma istinat ettigi icin Tiirkiye- 
nin siyasi tarihi bakimmdan fevkalade miihimdir. 



— 13 — 



Anabolu Turkferme ait tarihi metinlei 



i — 



r j3 t 



j 



591 sayfa metin; Istanbul: Devlet matbaasi 1928; 450 Kurus. 

Tiirkiyat Enistitusti tarafmdan nesrine baslamlan "Anadolu Tiirk- 
lerine ait tarihf menbalar,, kulliyatinm birinci cildi olan bu gok mti- 
him farfjsf metin istanbul kutiiphanelerinde mevcat dort nushayi kar- 
§Uastirmak suretiyle Kilisli Rifat Bey tarafmdan hazirlanmis, ve eserle 
mtielhfi hakkmda Kopriiliizade Fuat Bey tarafmdan 17 sayfalik bir 
mukaddeme yazilmistir, Ayrica eserin sonuna mufassal bir fihristle 
bir endeks ve nusha farklanyla yanns-dogru cetvelini havi 75 sayfa- 
lik bir lahika konulmustur. Bizzat Anadoluda, Anadolunun 14tincii 
asinna ait olarak yazilmis olan bu eser sayesinde tarihimizin bu dev- 
n oldukca aydinlanmis oluyur. 



LisanTeserler 

Muellifi mefhul: 94 sayfa; istanbul Evkaf: Matbaasi 1928; 100 Kurus. 

Yegane nushasi istanbulda sehit Ali Pasa kiituphanesinde bulu- 
nan bu eser 15 inci asir baslarmda veya Utincii asir sonlarmda Mi- 
sirda yazdmistir. Eser hakkmda Kopriiliizade Mehmet Fuat Beyin niu- 
kaddemesmi muhtevidir. Eser Krpcak ttirkcesi hakkmda olup Tiirk li- 
saniyah bakimmdan cok miihimdir. Eserin istin^ahi ve basmi, Kilisli 
Rifat Bey tarafmdan yapilmistir. 



2 — ilijTVi jU 6\j»^\ 



metin 155 sayfa; lugatge ve grameri 186 sayfa; Istanbul: Evfkaf Matbaasi 1931; 400 Kurus. 

14 iincii asrin lisaniyat alimlerinden Abti Hayyfinm 1312 miladide 
Misirda yiieude getirdigi bu eser simdiye kadar yalniz bir defa olarak 
Istanbulda bir tek nushaya istinaden ve gayri ilmi bir surette basil- 
mi§ti. Ahiren istanbul Darulfunununda lisaniyat muderris muavini 
Caferoglu Ahmet Bey tarafmdan yeni bir nushasi bulunan bu eser 
mumaileyh tarafmdan iki nusha iizerine mukayeseli bir surette bas- 
tinldigi gibi Tiirk elifbesine gore hlgatcesi de hazirlanmi§ ve grameri 
de ilave olunmugtur . Bugtin elde bulunmiyan birgok lisanf eserlerden 
istifade ettigi anlasilan Abu Hayyanin bu eseri Tiirk Lisaniyati baki- 
mmdan gok miihimdir . ' 



Anadolu Turklerinin haik edebiyati 

- 1 — Maniler 

270 sayfa; Istanbul : Devlet Matbaas 1928; eski harflerle; 120 Kurus. 

Tiirkiyat Enistittisti tarafmdan nesrine baslanilan "Anadolu Tiirle 
rinin haik edebiyati,, kuljiyatimn birinci cildidir. Mani tarzihm mense 
ve tekamtilii hakkmdaki mufassal bir mukaddeme Mhika olmak tizere 
Kopriiliizade Mehmet Fuat Bey tarafmdan yazilacaktir. 1760 maniyi 
ihtiva eden bu cilt Kilisli Rifat Bey tarafmdan haziiiannus olup sonu- 
44 sayfalik bir de lugatge ilave olunmustur. 



1 — Anadoluda Tiirk A§Iretleri 

Ahmet Refik 

236 sayfa; Istanbul: Devlet Matbaasi 1930; 200 kurus . 

Anadoluda ve Rumelide yasiyan Tiirk asketlerine dair divan-i hti- 
mayun miihimme defteiierinde bulunan ve hicri 966-1200 yillan arasma 
ait bulunan 244 titikmu muhtevidir. Sonuna bir endeks ilave olunan 
bu eser o devrin etnografis! ve ictimai hayati hakkmda miihim bir 
menbadir . Basma Ahmet Refik Bey tarafmdan on sayfalik bir mukad- 
deme ilave olunmustur . 



— 14 — 
2 — Osmanli devrinde Tiirkiye madenleri 

Ahmet Refik 

60 sayfa; istanbul : Devlet Matbaasi 1931: 60 kurus. 

Ttirkiyede cikan madenlerle bu madenlerin isletilmesine dair di- 
van-i hiimayun milhinime defterlerinde bulunan ve hicrt 967-1200 y ll- 
larma ait olan 73 tane liukmu muhtevidir. Baginda Ahmet Refik Beyin 
11 sayfalik bir mukaddemesi ve sonunda endeksi bulunan bu eser 
Tiirk medeniyeti hakkmda slmdiye kadar hio istifade edilmiyen vesi- 
kalardan mtlrekkep olup etnografi itibanyla da ehemmiyeti haizdir. 



Muhtiralar 



]. — Influence du cliamanisme Turco-Mongol sur 
les ordres mystiques musulnians 

Kopriiluzade Mehmet Fuat 

19 sayfa; Istanbul : Zellig matbaasi 1929; 30 kurus. 

Istanbul Darillfiinunu Tiirkiyat Enstitiisii muhtiralari serismin 
birinci kitabi olup "Lund,, dinler tarihi kongresmde okunmustur. 
Bu kilctlk muhtira Kopriiliizade Mehmet Fuat Beyin hazirladigi Ttlrk 
diniyatina ait biiyiik eserden bazi kisimlanmn bir hiillisasi sayilabilir. 



asiimaKta oian Kttapiar 



Melamiler 

Konya lisesi edebiyat muallimi Abdiilbaki beyin edebiyat Fakulte- 
sinden mezun olurken yaptigi tezdir . §imdiye kadar 1.3 formasi basil- 
migtir . 13 formamn = mtlnderecati §unlardir : I) ilk devre melamileri 
(bu klsimda, bazi melfimi §airleriyle melamfligin tarihi ve mahiyetl 
hakkmda malumat vardir) ; II) ikinci devre melamileri = Bayramtler. 
(bu kisimda da yine sairler ve eserleri hakkmda malumat verilmi§tir). 



Tiirk Hukuk ve Iktisat Tarihi Mecmuasi 

Tiirkiyat Enstitiisii tarafmdan memleketimizdeki biiyiik bir boslu- 



— 15 — 

gu doldurmak icin her yil ne§redilecek olan bu meemuadan sjmdiye 
kadar 14 forma basilmistir . Mecmua 20 forma olacaktir. 14 formamn 
miinderecati §unlardir : Ahmet-Zeki Validi : Mogollar devrinde Anado- 
lunun iktisadi vaziyeti (1-42) ; Dr. Giro Truhelka : Bosnada arazi mese- 
lesinin tarihi esaslln (43-60); Dr. H&mit Sadi: Pa§aeli [§arki Trakya- 
mn cografyasma ve iktisadi tarihine dair notlar] (71-104) ; Dr. A. Ca- 
feroglu : Ttikyu ve Uygurlarda Han Unvanlan (105-119) ; Abdiilkadir: 
"Orun„ ve "Ultis,, meselesi (121-133); Prof. W. Barthold : Ilhanhlar 
Devrinde Mali vaziyet (135-159) ; Dr. P. Wittek : Ankarada bir ilham 
kitabesi (161-164) ; Prof. Dr. Kopriiluzade Mehmet Fuat : Bizans Mu- 
esseselerinin Osmanli Miiesseselerine Tesiri Hakkmda bazi miilahaza- 
lar (165-224) . Bu makale daha bitmemistir . 



Tiirkiyat 'Mecmuasi III 



Tiirkiyat Enstitiisuniin bircok kltaplarmm birden basilmasi dola- 
yisiyla geciken bu cildin slmdiye kadar 8 formasi basilmistir: Josef 
Strzygowski : Tiirkler ve OrtaAsyaSan'atiMeselesi(l-80) . W. Thom'sen: 
Mogolistandaki Tiirk?e kitabeler (81-118) .